PDA

View Full Version : Ateizm Nedir?



Tengri
27-09-07, 14:51
Ateizm, Tanrı inancının reddidir. Tanrı fikrine dayalı "Teist" dünya görüşünü kabul etmemek demektir. Yani "Tanrı'ya inanmamak", yada "Tanrı inancının yokluğu" anlamına geldiği söylenebilir.

Ateizm Tanrı’nın "varolmadığına inanmak" demek değildir. Tanrı’nın "varolduğuna inanmamak" demektir. Bu noktaya dikkat ediniz, çünkü bu önemli bir fark. Ateizm bir "inanç" değildir. Fazladan bir açıklama, yada bir öneri sunmaz ateizm. Ateizm yalnızca, belli bir inancın yokluğu demektir.




..Neden ateist olunur?


Ateist olmak için çeşitli sebepler olabilir. Ateizm Tanrı’ya olan inancın yokluğu demek olduğundan, Tanrı kavramıyla karşılaşmamış olmak bile teorik olarak ateist olarak nitelendirilmek için bir sebep olabilir. Fakat kendilerini ateist olarak nitelendiren insanlar genellikle bu konuda kafa yorup araştırma yapmış ve bilinçli bir şekilde Tanrı kavramına inanmamayı seçmiş kişilerdir.

Dünyaya kızgın olduğu için veya Tanrı’dan nefret ettiği için ateist olmak ise sanılanın aksine çoğu ateist için geçerli değildir. Bu tür sebepler Tanrı konusunda kafa yorup araştırma yapmak için birer motivasyon kaynağı olabilirken, iddia edilenin aksine, Tanrı kavramının reddi için kullanılan sebepler değillerdir. Nitekim bir ateist dinin dünyaya zarar verdiğini düşündüğü için çevresindeki din figürlerinden ve dinsel düşünceyi temsil eden kavram ve kişilerden hoşlanmıyor olabilir. Fakat bir insan varlığına inanmadığı bir şeyden nefret edemez.



· Ateizmin çeşitleri var mıdır?


George H. Smith'in sınıflandırmasına göre ateizmin "negatif ateizm" ( ya da "zayıf ateizm") ve "pozitif ateizm" (ya da "güçlü ateizm") olarak iki çeşidi vardır. Negatif ateizm, Tanrı'nın varolmasını prensip olarak mümkün görmekle beraber, varolduğuna dair hiçbir gerekçe bulunmadığı gerekçesiyle Tanrı'yı reddeder.

Pozitif ateizm ise, Tanrı'nın varolmasını mümkün görmez. (Bunu, Tanrı kavramının geçerli bir şekilde tanımlanmadığı, içinde çelişkiler taşıdığı veya absürd olduğu, vs. gibi gerekçelere dayanarak yapar).

Yani negatif ateizmde bir iddia yoktur, sadece bir red vardır. Pozitif ateizmde ise hem bir red, hem de bir karşıt iddia vardır. Daha anlaşılır bir dille ifade edilirse, negatif ateist Tanrı kavramına "Varolabilir, fakat varolduğu kanıtlanmadığı sürece bu iddiayı kabul edemem" şeklinde yaklaşır. Pozitif ateistin yaklaşımı ise, "Tanrı'nın varolması mümkün değildir" şeklindedir.

İkisi de sonuçta Tanrı kavramını reddetmek noktasında birleştiğinden, ateizm tanımlanırken ikisinin ortak noktası olan "Tanrı'ya olan inançsızlık" kullanılır. Çünkü bu inançsızlığın sebebi ne olursa olsun, ister delil yetersizliği, ister Tanrı kavramının anlamsızlığı veya absürdlüğü, isterse Tanrı kavramıyla hiç karşılaşmamış olmak olsun, hepsinin ortak noktası kişide Tanrı inancının varolmamasıdır.

Bir de ateizmden farklı olarak, inançsızlığın başka türleri kabul edilebilecek agnostisizm, deizm ve panteizm denen düşünceler vardır.

Agnostisizm :

Tanrı’nın ne varolduğuna ne de yok olduğuna inanmak için yeterince kanıt olmadığını, dolayısıyla bu konuda bir karar verilemeyeceğini söyler. Fakat agnostisizmin "teist agnostisizm" ve "ateist agnostisizm" olarak ikiye ayrılabileceğini söyleyen uzmanlar da vardır. Bu uzmanlara göre, teist agnostikler Tanrı’ya inanmak için yeterince kanıt olmadığını kabul etmekle beraber yine de Tanrı’ya inanmayı tercih ederken, ateist agnostikler Tanrı’ya inanmamayı seçer. Bu şekliyle ateist agnostisizm "zayıf" ateizm haline dönüşmektedir.

Deizm:

Deizm, evrenin bir yaratıcısı olduğunu kabul etmekle beraber, dinlerin ilahi olduğunu kabul etmez. Deizmin bakış açısına göre, Tanrı başlangıçta evreni yaratmış ve sonra işleyişine karışmamıştır. Dinler ilahi değil, insan yapısıdır.

Panteizm :

Bir de panteizm denen bir düşünce vardır ki, içinde Tanrı adı verilen bir kavram içermekle beraber, daha çok din dışı bir bakış açısı olduğu söylenebilir. Panteizme göre, Tanrı evrenin "tüm"ü, "bütün"üdür. Varolan her şey Tanrı'nın bir parçasıdır. Bu düşünce, Tanrı'yı doğaüstü bir metafizik kavram olmaktan çıkarıp, doğanın içine sokarak dinlerdeki tipik "Kişi Tanrı" anlayışından uzaklaşmaktadır.



· Bizi Tanrı yaratmadıysa kim yarattı?


Bu soruda iki mantık yanlışı bulunmaktadır. Döngüsel akıl yürütme ve çelişki. Döngüsel akıl yürütme (ya da totoloji), bir noktadan başlayıp, dönüp dolaşıp yine o noktaya dönmek demektir. Evreni yarattığı söylenen bir şeyin tanımından yola çıkıp (Tanrı), sonra o yaratmadıysa kim yarattı diye soruluyor. "Yaratılmadıysa nasıl yaratıldı?" diye sormaktan bir farkı yok bunun.

Bu soruyu soran kişilerin zihninde evren için yaratılması dışında düşünülebilecek başka bir seçenek olmamasının ve bu kişilerin yaratılma fikrini bu kadar doğal görmelerinin tek sebebi çocukluklarından beri yaratılma fikrine alıştırılmış olmalarıdır. Halbuki yaratılma (yoktan var edilme), çok alışılmışın dışında bir fikirdir. Kolay akla gelecek ve mantıklı bir şey değildir. Nitekim bu yüzden insanlığın düşünce tarihinde, "yaratılma" kavramı nispeten yeni bir kavramdır. (Birkaç bin yıllık). Ondan önce, daha çok "Bir şeyden başka bir şeye dönüşme" vardır eski mitolojilerde ve inançlarda. Çünkü bir şeyin yoktan ortaya çıkması pek kolay akla gelebilecek bir varsayım değildir.

Bu konuda teistler tarafından sorulabilecek doğru soru “Evren nasıl ortaya çıktı?” sorusu bile değildir. Çünkü bu da evrenin önce yok, sonra var olduğunu kabul ediyor. Doğru soru “Evren hep var mıydı, yoksa sonradan mı ortaya çıkmıştır?” sorusudur. “Çıktıysa nasıl ve neden?” diye soru devam ettirilebilir. Ayrıca “Evrende neden hayat vardır?” sorusu da bunlara eklenebilir. Ki bu soruların bir kısmı bilimin (kozmoloji ve teorik fizik) alanına girmektedir. Girmeyen kısmı için ise dünya üzerinde hiç kimse güvenilir bir yargıda bulunamaz.


· Eğer dinler yanlışsa niye bu kadar çok kişi inanıyor?



Çünkü üç büyük din, aslında tek bir din sayılır. Hıristiyanlık ve Müslümanlık Tevrat'ı referans alır. Toplumdan topluma biraz farklılık gösteren bu inanç sistemi toprağa dayalı büyük imparatorluklar ortaya çıkmaya başladığında, bu imparatorluklarla birlikte yayıldı. Bu inanç sisteminin mensubu olan toplumlar, tarihte siyasi ve askeri açıdan daha başarılı oldular ve bu yüzden de inançları yayıldı. Eğer başka bir dinin mensupları Hıristiyan Avrupa ve Müslüman Türk ve Araplar kadar yayılmacı ve gaddar olsalardı, şu anda birileri eğer bu söz konusu din doğru değilse neden bu kadar kişi ona inanıyor diye soracaktı.

Cennet, cehennem, Allah, Şeytan, Adem, Havva fikirlerine dayalı bu inanç sisteminin bu kadar yaygınlaşmasının sebebi odur. Fakat, "Neden tüm toplumların şu ya da bu şekilde bir dini vardır ve neden tümü doğaüstü güçlere, ruhlara, Tanrı ya da tanrılara inanır?" diye sorulursa, o zaman cevap değişir.

Bunun sebebi dünyanın neresinde doğarsa doğsun, tüm insanların aslında bu evren denen bilinmezde aciz oluşu. Neden varolduğumuzu bilmiyoruz. Hayattaki amacımızı bilmiyoruz. Hayatta bir amacımız olup olmadığını bile bilmiyoruz. Kökenimizi zaten bilmiyoruz. Hele de geleceğimizi, ölümü ve ölümden sonrasını hiç bilmiyoruz. Dolayısıyla bu kadar boşluk içindeki bireyleri bir araya getirebilmek, bir amaç etrafında toplayabilmek ve onlara hayatta sağ kalıp bir şeyler yaratma ve bir şeyler başarma mücadelesinin içine çekebilmek için fikirsel olarak tutunacakları dallar göstermek gerekiyordu. Bazı ruhani liderler ve karizmatik toplum önderleri de insanlara bu tür gerekçeler verdiler. İşte dinler bundan ibarettir diyebiliriz.

Bu başka işlere de yaradı toplumda. Çünkü din öyle bir kontrol mekanizmasıdır ki, normalde bir amaç etrafında toplanamayacak binlerce değişik kişi ve karakteri kontrol etme imkanı veriyor. Dünya nimetlerinin haksız bölüşümünü de insanların kolay kabul etmelerini sağlayacak bir psikolojik kontrol mekanizmasıdır din örneğin. Bu amaç için idealler zaten. Hatta bazılarına göre dinlerin ortaya çıkış sebebi de odur, yeryüzündeki tek fonksiyonları da.

TEKNOKAN
27-09-07, 15:10
evet bunu özellikle bazı arkadaşların okuması lazım.

NécЯo
06-10-07, 00:00
abi ben bunları zaten biliodum ama sana bi soru sormak istiyorum yni arkadaşlarım soruyo bana hepde bende sana soruom :D diolarki sen şmdi tanrı yoqtur diosun o zmn bu kuranı kim yazdı hz. muhammed gerçek deilmiydi yni sen şmdi tarihimi yalanlıosun diolar snra eğer tarihi yalanlıosan türkiye osmanlı falan kurulmuamıştı diyim onada inan diolar o zmn karl marx die biride yoq seni kandırmşlar fln diolar napcm ya urasılmıo böle tiplerle :D bunun cvbnı werirsen çok sevinirim

Tengri
06-10-07, 00:48
walla dostum cevap gecikti k.bakma yeni gördüm...

ben bu yazıyı alıntı yaptım ateist değilim.

NécЯo
06-10-07, 20:49
ok ben bakarm bşka yerdn o zmn =)

underground1
03-11-07, 12:59
ateistler şu soruya cevap versinler bu kadar şey nasıl oluyoda bütün peygamberler birbirini tanıyor kitaplarını biliyor ve hepsi aynı şeyi söylüyor sadece bu bile ALLAH(c.c) nin var olduğunu kanıtlar ve zaten varın da yaratıcısı odur yokunda

denizaltı
04-11-07, 01:48
abi ben bunları zaten biliodum ama sana bi soru sormak istiyorum yni arkadaşlarım soruyo bana hepde bende sana soruom :D diolarki sen şmdi tanrı yoqtur diosun o zmn bu kuranı kim yazdı hz. muhammed gerçek deilmiydi yni sen şmdi tarihimi yalanlıosun diolar snra eğer tarihi yalanlıosan türkiye osmanlı falan kurulmuamıştı diyim onada inan diolar o zmn karl marx die biride yoq seni kandırmşlar fln diolar napcm ya urasılmıo böle tiplerle :D bunun cvbnı werirsen çok sevinirim

aslında bakarsan şimdi bir düşündüm de, arkadaşlarının bakış açısı hiç de küçümsenecek gibi değil...

NécЯo
04-11-07, 09:46
evet ama cevab buldum

erk_scream
10-11-07, 18:37
Benim ateist bir arkadaşım vardı ve o zaman öğrendikten sonra aramı kesmiştim iyide yapmıştım hiç pişman değilim kemalistim ama dinsiz değilim bu korkunç bi şey çünkü ALLAH a inanmamak psikolojik yönden zayıf bir insanın düşüncesi ve inancıdır bence..

ozozo
10-11-07, 19:33
kimsenin inancina karismaam kendi inancimada karistirmam nokta!

nikılıs
10-11-07, 21:37
bu konu açılmışken konuyla ilgili bazı şeylere değinmek istiyorum.bir ateist asla cahil insanlardan çıkmaz.inançlıların arasında oldukça fazla cahil vardır.sebebide bu insanlarda araştırma sorgulama güdüsü yoktur.kendine öğretilenle yetinir.onun için sorgulamayı düşünmek bile çok tehlikelidir.peki bir müftü neden ateist olur? işte TURAN DURSUN un hikayesi:



Yaşamı :Turan Dursun, 1934’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Gümüştepe köyünde dünyaya gelir. Dursun ailesinin 8 çocuğundan biridir. Daha 5 yaşındayken babasının arzusu ve kararıyla tüm ailesiyle birlikte Ağrı’nın Tutak ilçesinde dedesinden kalma yerlere tekrar sahip olmak ve oraları işletmek umuduyla göç ederler. Babası aileyi geçindirmek üzere köylerde imamlık yapmaya başlar. Kıt kanaat geçinen babasının tek arzusu oğlunun Basra’da ve Küfe’de bulunmayacak derecede bir din alimi olmasıydı. Babası kendisini yatılı din okullarına, kuran kurslarına, ünlü hocalarının yanına eğitim için verir. 5 yaşından itibaren dini eğitim almaya başlayan Turan Dursun’un hocaları arasında şunlar vardır: Şeyh Ramazan, Molla Nadir, Molla Zahid, Çerkez Hoca, Tahir Efendi...

Bu hocalardan dini eğitimi alabilmek için ta Ağrı’dan Muş’a, Adana’ya ve ordandan Türkiye’nin birçok şehrine, kasabasına ve köyüne gider. Biri hariç tüm hocalarýnda bedava eğitim görür. İşte bu hocadan ders alabilmek için kendisinden istenilen zamanın parasıyla 100 TL’yi ödeyebilmek için hem esans satmaya hem de hocalık yapmaya başlar ve ancak böylelikle o hocadan ders alır. Kendisinin hocalık yaptığı kişi ise daha sonraları Ankara Elmalıdağ Müftüsü olur. Askerlik çağına ulaşana kadar Kürtçe’yi, Çerkezce’yi, Arapça’yı öğrenir. Kendisi bir İslam hukukçusu, İslam kelamcısı, hadis bilimcisi, usulü hadisçisi, doğu ve din etnoloğu olur. Antropolojiyle de yakından ilgilenir.


Müftülük Yılları: Müftülük sınavını kazandıktan sonra ilkokul diploması olmadığı için tayini yapılamaz ve bu yüzden İstanbul Mahmutpaşa İlkokul’nu kısa sürede dışardan bitirir. Sivas müftüsü iken de ortaokulu dışardan bitirir ve en son liseyi tam bitirmek üzereyken (sadece dört dersi kalmışken) ölümcül bir silahlı saldırıya hedef olur. İlk imamlık deneyimlerini askere alınmadan önce Tarsus’a bağlı Baltalı köyünde yapar. Askerliğinden sonra İstanbul’da bulunan İsmailağa ve Üçbaş Medreselerinde hocalık yapar. Daha sonra müftülük yılları başlar. İlk olarak Tekirdağ’da müftü yardımcısı olarak göreve başlar. Ardından Gemerek’te, Altındağ’da, Sivas’ta ve son olarak da Sinop’un Türkeli ilçesinde müftü olarak görevde bulunur. 1958 yıllında başlayan müftülük görevi 1966’ta son bulur. Bu yıllar arasında birçok şeye tanık olur, sürgün edilir.

Sivas’tan Sinop’a sürgün edilmesinin sebepleri:
- Çirkinlikleri gidermek.
- Sivas’a bağlı bütün köylere 50’şer ağaç diktirmek.
- Müftülük lojmanı yerine göğüs hastalıkları hastanesinin yapılmasına önayak olmak ve yaptırmak.
- Bu hastanenin yapılması için köylerden ve kasabalardan yardım olsun diye buğday toplamak.
- İmamların eğitimine önem vermek, onları sinemaya götürmek, imamlar için konferanslar vermek, Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşarak imamlara diploma verilmesini sağlamak. onlar için bu alanda ilk olan„ imamları yetiştirme kursları“ açmak, bu kurslara ordaki din adamlarının Atatürk büstüne çelenk koyması şartıyla askeriyeden karavana (yemek) dağıtmak. Bu olayla Atatürk büstüne çelenk koyan ilk müftü ve ilk din adamlarından biri olmakla tarihe geçer.
- Sivas’ın Hazar köyündeki su kaynağından yeterince yararlanmak için baraj yapılması için çalışmalar yürütmek.

Müftü iken İslam’ı, Hıristiyanlığı, Yahudiliği hem kendi kaynaklarından hem de diğer kaynaklardan yararlanarak daha detaylı bir şekilde birbiriyle karşılaştırıp, kökenlerini aramaya yönelik bilimsel çalışma yürütür. Bu çalışmanın yanında söylenceleri ve efsaneleri de okur. Bu yoğun çalışmalar dini inancında sarsıntılar yaratır ve ama o gerçek inancı ve allah aşkını hep içinde yaşamıştır.


Prodüktör ve Yazarlık Yılları: Üç çocuk babası Turan Dursun, inancındaki sarsıntı nedeniyle müftülükten istifa eder ve çöpçülüğe başvurur. Bir arkadaşının önerisiyle TRT’de Ambar memurluğu, malzeme memurluğu, koruma memurluğu ve evrak memurluğu gibi görevlerde çalışır. Bu tür işler onu tatmin etmez. Ardından prodüktör sınavlarına girer ve başarılı olur. Bundan sonra TRT’de Kültür Müdürlüğü’nde dinsel yayınların hazırlanmasında prodüktör olarak çalışır. Birçok yapıma imzasını atar, bunlardan en çok yankı uyandıranlar ise şunlardır: "Tarihte Türkler", "Başlangıcından Bu Yana İnsanlık" ve "Akşama Doğru". Araştırmasını kendisinin yaptığı ama bir türlü yapımına izin verilmeyen "Birinci Büyük Millet Meclisi Öncesi Ve Sonrası" adlı yapıtı vardır. 16 yıllık TRT’deki görevinden 1982 yılında emekliye ayrılır.

1987 yılında Doğu Perinçek’le tanışır ve onun yardımıyla "2000’e Doğru" adlı dergide "Din Bilgisi" adında bir sayfada yazmaya başlar. Daha sonra Saçak, Teori, Yüzyıl gibi dergilerde de yazar. Yanı sıra birçok kitabı yayına hazırlar. İbn-i Haldun'un Mukaddime'sini Türkçeye çevirir.




Takvimler 4 Eylül 1990'ı gösterirken silahlı saldırıya uğrar ve ölür.


Kitapları :Kur'an Ansiklopedisi (14 cilt)
Kutsal Kitapların Kaynakları (3 cilt) Kaynak Yayınları
Din Bu (4 Kitap) Kaynak Yayınları
Kulleteyn (otobiyografi) Kaynak Yayınları
Şeriat Böyle Kaynak Yayınları
Allah Kaynak Yayınları
Dua Kaynak Yayınları
Kur'an Kaynak Yayınları
Turan Dursun Hayatını Anlatıyor (söyleşi)
Müslümanlık ve Nurculuk Kaynak Yayınları
İlhan Arsel'e Mektuplar Kaynak Yayınları
Ünlülere Mektuplar Kaynak Yayınları

ece231
10-11-07, 21:54
evet bunu özellikle bazı arkadaşların okuması lazım.

kesinlikle..:kiki:

atilimkanatli
11-11-07, 00:05
ateistler şu soruya cevap versinler bu kadar şey nasıl oluyoda bütün peygamberler birbirini tanıyor kitaplarını biliyor ve hepsi aynı şeyi söylüyor sadece bu bile ALLAH(c.c) nin var olduğunu kanıtlar ve zaten varın da yaratıcısı odur yokunda

Gözünü kapat ve insanları kandırmak için bir kitap yazacağını düşle, insanların seni 1400 seneden daha uzun bir süre hatırlamaları için. Ne yazardın? Hırsızlık yapın, çalın demezdin herhalde. Çünkü sana inanacak kimse olmazdı.Bütün kitap yazanlar da bunları kullanmıştır.Peki ben sana bir soru soracağım, neden bütün peygamberler kitap yazarken(tanrı tarafından indirilirken(!) ) insanların uğramadığı yerleri seçmişler? Peki neden tanrı muhammed'in cinsel hayatına karışsın ki? bu kitap tüm insanlık için gönderilmedi mi? neden muhammed'in kimi hangi sıraya koyacağına karışsın ki? şimdi bunları bana inkar etme kuranı çok iyi biliyorum ki bu yüzden bir ateistim.Lütfen bana mantıklı bir cevap ver; NEDEN???

güneş
11-11-07, 00:11
teşekürler ateistlere hitap edecek güzel bir konu.

firativerson
31-01-08, 07:47
abi ben bunları zaten biliodum ama sana bi soru sormak istiyorum yni arkadaşlarım soruyo bana hepde bende sana soruom :D diolarki sen şmdi tanrı yoqtur diosun o zmn bu kuranı kim yazdı hz. muhammed gerçek deilmiydi yni sen şmdi tarihimi yalanlıosun diolar snra eğer tarihi yalanlıosan türkiye osmanlı falan kurulmuamıştı diyim onada inan diolar o zmn karl marx die biride yoq seni kandırmşlar fln diolar napcm ya urasılmıo böle tiplerle :D bunun cvbnı werirsen çok sevinirim

cunku hepsi bir onceki kitabi alip okuyor icinden yaziyor :) bu kadar basit :) yahudiler 10 emir den sonra hikayelerini yazmislar kitap olmus, hristiyanlar o hikayelerden yola cikarak yeni hikayeler yapmis hepsi baglantili, muhammed de onlardan almis kendi cinsel hayatina gore duzenlemis olay budur :) eger okudyusan incil filan surekli yahudulerden kudusten filan bahseder, yahudilerin ne kadar iyi oldugunu filan yazar incilde.. muhammed de bi mix yapmis iste kafasina gore :) mantikli cevap bekleyemiyorum kimseden cunku koru korune biseylere inanmis , dusunmekten yoksun bir insanla zaten tartisilmaz

aynalı kalem
16-02-08, 01:50
Bismillahirrahmannirrahim
1-Allah (c.c)bilmek isteyen önce kendi yaratılışına baksın,aptal değilse yaratılış mucizesini görecektir.(nedense herkes okumuş tahsilli olduğunu idda etmiş ama cahilce yazılar yazmış)
2-Kendisine kitap indirilen peygamberler dışında nebilerde vardı onlara kitap gelmemişti.
3-Peygamber efendimiz(s.a.v)okuma yazma bilmiyorduki diğer kitapları okuyup sabah kalkıp peygamberliğini ilan etsin.
4-Kuran-ı kerimi çok iyi bildiğini iddia edenler var,bilmek anlamak değildir ,anlasaydın ataistim demezdin LAİLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RASULALLAH derdin.
5-İslamiyet körü körüne inanç değildir.Düşünmesini bilene işte KURAN-KERİM,içindeki mucizeleri bilim yeni yeni keşfediyor.Hatta kuran kaynak kitapları oluyor.
6-Peygamber efendimize(s.a.v)delidir diyene bende"AYNADA KENDİNE BİR BAK HALA İNSAN ŞEKLİNDEMİSİN "diye sorarım?(yanlış anlamayın kötü bir şey söylemiyorum aynaya bakan kişi karşısında insanda görse başka bir şeyde,neticede inkar edecek ya o açıdan yoksa uslup bozmayı sevmem)
ALLAH (c.c)GAFUR dur RAHİMDİR inşallah hidayete erersiniz neticede müslüman doğdunuz.SELAMETLE.

NoBabyy
23-03-08, 14:46
Ben de bir ara çok düşünmüştüm Allah gerçekten var mı? Gerçekten dünya fani mi ahiret var mı?
Sonra bu konuda biraz araştırma yaptım.Ve olayın bilimsel olarak kanıtlandığını gördüm.Herkese tavsiye ederim "BİG BANG VE TANRININ VARLIĞI adlı kitabı.Evrenin bir hiçten nasıl varedildiğini ve gün gelip mutlaka son bulacağını kanıtlamışlar.Ve bubu kanıtlayan bilim adamı aynen şunu söylüyor
"Bu Tanrıya bakmak gibi bişey!"
Evet arkadaşlar bir doğaüstü güç var.Herşeyi sıfırdan var eden ve gün gelince yine yok edecek olan bir doğaüstü güç!

!! Denizim !!
02-04-08, 00:53
Saygı falan duyulmaz Allaha inanmayan insanlara...Diğer dinlere neyse...Ama Allaha inanmayanın dinimi varda saygı duyacaz?İnancımı varda saygı duyalım?YOK!Yokluğa inanda bir varlık beklemesin...Saygıymış sevgiymiş...Bunların hiçbirisi YOK onlara...Saygı duyacak diyorsanız siz yöneticilerde sizde aynısınız demektir...Kitaba inanmıyorsunuz hürmet etmiyorsunuz demektir çünkü Kur'an da yazar bu tip insanlar ve nasıl davranılması gerektiği;)

Fil Hamdi
02-04-08, 02:47
banane tabide ateizm konusunda senin ne işin war=? gerillamısınız xD

insanların inandığı değerlere dil uzatırsan bi gün o dilini keserler:smile: o yüzden çeneni kapalı tut:okay:

krizantem_17
15-04-08, 19:22
ateizme yakınlık duymaya başladım...mantıksız gelmiyor...blgiler için teşekkürler!!!

<champion>
15-04-08, 19:56
ateizme yakınlık duymaya başladım...mantıksız gelmiyor...blgiler için teşekkürler!!!


sana söyleyecek birşey kalmamış artık eminim ki bunun bile tam manasını bilmeden cevap yazmışsındır sen

YURTSEVER-ml
17-04-08, 01:34
Saygı falan duyulmaz Allaha inanmayan insanlara...Diğer dinlere neyse...Ama Allaha inanmayanın dinimi varda saygı duyacaz?İnancımı varda saygı duyalım?YOK!Yokluğa inanda bir varlık beklemesin...Saygıymış sevgiymiş...Bunların hiçbirisi YOK onlara...Saygı duyacak diyorsanız siz yöneticilerde sizde aynısınız demektir...Kitaba inanmıyorsunuz hürmet etmiyorsunuz demektir çünkü Kur'an da yazar bu tip insanlar ve nasıl davranılması gerektiği;)


İnanç özgürlüğü inanmama özgürlüğünüde kapsar? İnanlara saygı gösterilmesini istiyorsan, inanmayanlarada saygı gösterilmesini istemelisin.

rimotrian
15-05-08, 01:13
çok güzel paylaşım tşk ederim.

мєLL_ŦB
27-05-08, 19:52
Allah'a ınananlar Allah olmasa bıle sonunda bıse kaybetmıyecekler (ben sonuna dek ınanıyorum elhamdülillah müslümanım ve Allah'a ınancım sonsuz) ama ateist bilmemneist olan arkAdaslar cok sey kaybedecekler ki onlara göre Allah varsa;)

D3cCc4L
29-05-08, 15:59
salakça birşey ateistlik

LaZpanyoL
29-05-08, 16:10
Ateizm Tanrı’nın "varolmadığına inanmak" demek değildir. Tanrı’nın "varolduğuna inanmamak" demektir.

Girişi Bile SAcmalık Böyle Bir Cümle mi olur..

Herşey Tesaduf olarak oluşmadıya..
Biz Dünya'ya Tesadüf olarak Gelmedikya..Herşeyin Tek Bir Yaratıcısı Varıdr.. Allah (C.C)

zeyno34
29-05-08, 16:55
Ateistlik tartışılıyor.Ben ayetleri yazdığım zaman kapatılıyor.
Haaaaa doğruuuuu şeffaf ve hoş görülü bir dininiz var

arap58
29-05-08, 19:36
bazılarının dini inancı bile yok ama gene sazanlamış............................

barismert
31-05-08, 11:50
ateizme yakınlık duymaya başladım...mantıksız gelmiyor...blgiler için teşekkürler!!!


Eğer açıklayıcı metinlerden bu kadar çok etkileniyorsan bence sen kesinlikle metin okuma.Şu an bu lafı etmen bile snn şu anki dininden çıkardı.Yerinde olsam Dinimi tazelemek için Yasin Kitabını açar " Din Tazeleme " duasını gece gündüz okurdum !!

24 saat
02-06-08, 15:39
Eğer açıklayıcı metinlerden bu kadar çok etkileniyorsan bence sen kesinlikle metin okuma.Şu an bu lafı etmen bile snn şu anki dininden çıkardı.Yerinde olsam Dinimi tazelemek için Yasin Kitabını açar " Din Tazeleme " duasını gece gündüz okurdum !!

merak etme o alevi zaten normal onun icin

underground1
05-06-08, 22:28
ya bazı zeki!!!!!!! arkadaşlar Hz.Muhammed'in cinsel hayatının Allah'ın kitabında ne işi var diye soruyorlar zaten orda öyle bir yazı yok siz hadislerle Kur'an ı karıştırıyorsunuz daha hadisler toplum yaşamını düzenlemek için söylenmiştir

ceza delisi
09-06-08, 15:46
anlayamadığım iki dinden biri ama ateistler neye vea kime inanıolar?

MUHAMMEDİ
10-06-08, 11:24
anlayamadığım iki dinden biri ama ateistler neye vea kime inanıolar?

ataistler inanmamaya inanırlar. hatta inanmamaya inanarak inançlarına karşı gelirler.

ali58
10-06-08, 21:11
Gözünü kapat ve insanları kandırmak için bir kitap yazacağını düşle, insanların seni 1400 seneden daha uzun bir süre hatırlamaları için. Ne yazardın? Hırsızlık yapın, çalın demezdin herhalde. Çünkü sana inanacak kimse olmazdı.Bütün kitap yazanlar da bunları kullanmıştır.Peki ben sana bir soru soracağım, neden bütün peygamberler kitap yazarken(tanrı tarafından indirilirken(!) ) insanların uğramadığı yerleri seçmişler? Peki neden tanrı muhammed'in cinsel hayatına karışsın ki? bu kitap tüm insanlık için gönderilmedi mi? neden muhammed'in kimi hangi sıraya koyacağına karışsın ki? şimdi bunları bana inkar etme kuranı çok iyi biliyorum ki bu yüzden bir ateistim.Lütfen bana mantıklı bir cevap ver; NEDEN???
yani arkadaşıma katılıyorum.bi düşün bundan kaç yüz yıl önce insanlar elma yere düşünca allah istedi o yüzden oldu.yer çekimi bulunana kadar buna byle dediler.biraz düşünürsen herşeyin bilimsel bi açıklaması cıkıo.insanın nasıl olduğu oluştuğu ortaya cıkacak.

pumilan
12-06-08, 17:47
hepnız sacmaladınz ateizim cok dogru bır kavramdır... bu gercekdır ... dıyer dınlerın hepsı ınsan uydurmasıdır.bence.. neden mı cunku cok sacmadır ... bır kanıt yokdur.. kankıt olrak bana kuran demeyın onlarıda ... ınsanlar uydurmuslardı..r

pumilan
12-06-08, 17:50
Gözünü kapat ve insanları kandırmak için bir kitap yazacağını düşle, insanların seni 1400 seneden daha uzun bir süre hatırlamaları için. Ne yazardın? Hırsızlık yapın, çalın demezdin herhalde. Çünkü sana inanacak kimse olmazdı.Bütün kitap yazanlar da bunları kullanmıştır.Peki ben sana bir soru soracağım, neden bütün peygamberler kitap yazarken(tanrı tarafından indirilirken(!) ) insanların uğramadığı yerleri seçmişler? Peki neden tanrı muhammed'in cinsel hayatına karışsın ki? bu kitap tüm insanlık için gönderilmedi mi? neden muhammed'in kimi hangi sıraya koyacağına karışsın ki? şimdi bunları bana inkar etme kuranı çok iyi biliyorum ki bu yüzden bir ateistim.Lütfen bana mantıklı bir cevap ver; NEDEN???


arkadasim kesınlıkle sana katılıyorum cok dogru solemıssın..bende ateistim..we buna ınancla yasıyorum bu arada ateistik dın degıldır..dın sacmalıkdır.. ateist bır ınancdır.

pumilan
12-06-08, 17:56
aslında bakarsan şimdi bir düşündüm de, arkadaşlarının bakış açısı hiç de küçümsenecek gibi değil...


arkadasım hepsı yalandır.neden dıe sorcaksan cunku ozaman.. insanlar.. cahılıye donemındelerdı o donemlerı bılıyormusun bılmem.bılmıyorsan ac arasdır.adamın bırıde...bu dın sacmalaıgını cıkardı.. we.. ozaman dan berı ıyılıgı tasfıt etmeye calsıyorlar.. hepsı sacmalıkdır.kuranı kerımıde kanıt olrak sunmaya basladılar...onuda ınsanlar yazdı.. allah degıl.ole bır kavram olamaz zaten.

SGNMS
12-06-08, 20:39
.... allah degıl.ole bır kavram olamaz zaten.

olmadığını nerden biliyorsun ya varsa sen sonuna katlanamya razı mısın? senin savunduğun düşünceyle yok olup gidicez kendi öğretinden çok eminsin ... ya bizim savunduğumuzz gerçekse o zaman sen napıcaksın senin savuduğun şey gerçekleşiyorsa bizim hiç bir zararımız olmıyacak ya bizim ki gerçekleşirse senin halin ne olucak ??????????

Hanzala
14-06-08, 16:50
olmadığını nerden biliyorsun ya varsa sen sonuna katlanamya razı mısın? senin savunduğun düşünceyle yok olup gidicez kendi öğretinden çok eminsin ... ya bizim savunduğumuzz gerçekse o zaman sen napıcaksın senin savuduğun şey gerçekleşiyorsa bizim hiç bir zararımız olmıyacak ya bizim ki gerçekleşirse senin halin ne olucak ??????????

tamamen katılıyorum bizim ki gerçekse bi zararımız olmayacak çünkü zaten Kuran'a göre yanlış yaşamıyoruz zaten Kuran'a göre yaşadığımız için İnsan gibi yaşıyoruz...
ama ateizmi savunanların sonu ne olacak Allah bilir

kanıt diosun Kuran'ı biliyorum diosun
1400 yıl önce cahiliyeden kalma bir kitapta şu anda bulunan bilimsel kanıtlar var
şu anda bulunan bilimsel gerçekler o kitapta yer alıyor
o zaman bilinmeyen şeylerde orda yazıyor
kalıntıları çok sonraları bulunan eski uygarlıklardanda bahsediyor
eski peygamberlerden de bahsediyor
sence bir insanın tek başına bunları bilmesi abes değil mi...?

garydelgadov
14-06-08, 16:59
bu arkadaşLar düşünce özgürLügüne sahipsiniz istediginizi düşünmek en dogaL hakkınız kimse size hakaret etmek zorunda değiLdir
siz bu dünyada yaşayabiLdiginiz en güzeL şeyLeri yaşamaya bakın ve yangından uzak durun hep serinLemeye bakın
çünkü öLdükten osnra bir daha serinLeme şansınız oLmayacak :x

!! Denizim !!
14-06-08, 17:40
hepnız sacmaladınz ateizim cok dogru bır kavramdır... bu gercekdır ... dıyer dınlerın hepsı ınsan uydurmasıdır.bence.. neden mı cunku cok sacmadır ... bır kanıt yokdur.. kankıt olrak bana kuran demeyın onlarıda ... ınsanlar uydurmuslardı..r

Hadi sen bana Allah'ın olmadığını kanıtla??Sabırsızlıkla bekliyorum:ragaci

KiMBuPiSLiK
15-06-08, 03:23
onlarda allahın onlara verdikleri beyinle düşünüyorlar.haklılar şartlar...

ceza delisi
16-06-08, 16:51
Allah yarattığı kullarını herşeyden çok severmiş ama neden o zmn bayan kullarına kısıtlama vermiş? (tmm haşa Allah'ın kurallarına bişe diyemem ama) bayanlar neden 2. planda neden bi bayan evlendiği erkeğe vea babasına bağlı olarak yaşıo? yani bi bayan evine ailesinden (kendi) birini kocasına sormadan sokamıo? neden erkekler üstün ve bayanlar ezilio? neden hiç bir tane bile bayan peygamber olmamamış vea olmuşta dünyada erkek egemenliği kurulsun die bahsedilmio olabilirmi?

!! Denizim !!
16-06-08, 22:40
Allah yarattığı kullarını herşeyden çok severmiş ama neden o zmn bayan kullarına kısıtlama vermiş? (tmm haşa Allah'ın kurallarına bişe diyemem ama) bayanlar neden 2. planda neden bi bayan evlendiği erkeğe vea babasına bağlı olarak yaşıo? yani bi bayan evine ailesinden (kendi) birini kocasına sormadan sokamıo? neden erkekler üstün ve bayanlar ezilio? neden hiç bir tane bile bayan peygamber olmamamış vea olmuşta dünyada erkek egemenliği kurulsun die bahsedilmio olabilirmi?

Bayanlar hem biyolojik yaradılış gereği hemde duygusal anlamda erkeklerden daha zayıflardır bu kanıtlanmış bir gerçek..Dolayısıyla bi yerde erkeğin himayesinde olması şarttır..Şimdi sen gecenin 2 sinde istanbulda bir ücra sokakta dışarı çıkıp tek başına dolaşabilirmisin?Hayır ! Ama yanına bir erkek alıp çıkabilirsin öyle değilmi?
Kadınlar bir olayla karşılaşsa bir damla kan görse düşüp bayılıyor:smile:

erk_scream
24-06-08, 21:48
Bayanlar hem biyolojik yaradılış gereği hemde duygusal anlamda erkeklerden daha zayıflardır bu kanıtlanmış bir gerçek..Dolayısıyla bi yerde erkeğin himayesinde olması şarttır..Şimdi sen gecenin 2 sinde istanbulda bir ücra sokakta dışarı çıkıp tek başına dolaşabilirmisin?Hayır ! Ama yanına bir erkek alıp çıkabilirsin öyle değilmi?
Kadınlar bir olayla karşılaşsa bir damla kan görse düşüp bayılıyor:smile:

HAHA :hahah: ÇOK KOMİKSİN KADINLAR DUYGUSAL YÖNDEN DAHA ZAYIFMIŞ O YÜZDEN KADINLAR DAHA UZUN YAŞIO DİMİ Bİ KERE ERKEKLER İÇİN HAYAT STRESTEN İBARET İŞ HAYATI OLSUN FALAN FİLAN O YÜZDEN ERKEKLER GENEL İSTATİSTİKLERDE KADINLARDAN DAHA AZ YAŞIO KADINLAR FİZYOLOJİK YÖNDEN ZAYIF... ASLINDA MANTIKSAL OLARAK HAKLISIN DUYGUSAL YÖNDEN DERKEN ÖRNEK VERDİĞİN GİBİ KADINLAR KAN DAMLASINA BİLE DAYANAMIO AMA BU AYRI Bİ KONU :okay:

miss kelebek
24-06-08, 21:52
einstein da ateist..

zeyno34
25-06-08, 15:54
Hiçbir sofu yoktur ki, kendisinin bağlı bulunduğu mezhepten başka mezhebe girenleri, yaratılışına göre, ya düşmanlık, nefret ve tiksintiyle, ya aşağılayıcı gözle görmesin, ya da durumuna acımasın. Üstün din, hep hükümdarın ve ordunun bağlı olduğu dindir, Zayıf mezheplere üstünlüğünü, acımasızca ve çok aşağılayıcı biçimde hissettirir. Yeryüzünde henüz gerçek hoşgörü, gerçek vicdan özgürlüğü yoktur. Her yerde, her milletin öteki bütün milletlerden ayrı ve ayrıcalıklı bir şekilde sevgilisi olduğu sanılan bir Allah’a tapılır.

Her kavim yalnız kendisinin gerçek Allah’a, dünya çapında Allah’a, doğanın hükümdarı olan Allah’a ibadet etmesiyle övünür. Ancak, bu hükümdar, dünya araştırılır ve incelenirse görülür ki, her toplumun, her mezhebin, her fırkanın ya da her dinin mensupları, her şeye gücü yeten Allah’tan; özenle ve çalışarak ancak teveccühüne hak kazanma ayrıcalığına eriştiklerini öne süren az sayıda uyruklarını kapsayan ve ötekilere hiç de kulak asmayan, aciz bir hükümdar yaparlar.

Din koyucuları ve bu dinleri tutan ruhaniler, dini aşıladıkları milletleri ötekilerden ayırmayı açık bir şekilde istemişlerdir. Bunlar, kendi sürülerini farklı damgalarıyla öteki sürülerden ayırmak istediler. Bunlar kendilerini izleyenlere, başka ilahlara düşman ilahlar, özel ayinler, cemaatler, ibadet yerleri, dini törenler verdiler ve özellikle kendilerine bağlı güruhu, öteki dinlerin aşağılayıcı, küfür ve iğrenç olduğuna inandırdılar. Bu hile ve oyunla, bu açgözlü aldatıcılar, mezheplerine girenlerin ruhlarını kimseye danışmadan istila edip büyülediler. Bunları, uysal olmayan, toplum dışı yaptılar, insan topluluğuna bağlılık ve ilgilerini yok ettiler. Fikirlerine ve kendi ayinlerine uygun fikir ve ayinlere sahip olmayanların tümüne mahkum, lanetlenmiş gözüyle baktırdılar. İşte bu şekilde, din, insanların yüreklerini kapatmaya ve insanın hemcinslerine karşı beslemesi gereken sevgiyi yüreklerden uzaklaştırmaya erişmiştir. Uysallık, iyilikseverlik, merhametli olmak gibi ahlakın bu ilk erdemleri, dini hurafelerle kesinlikle uyum kabul etmez.
Jean Meslier

Kanka Bot
26-06-08, 01:31
einstain da ateist..


Derin bir imana sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum. Bu durum şöyle ifade edilebilir: Dinsiz bir bilime inanmak imkansızdır!
Albert Einstein

( John Clover Monsma, The Evidence Of God In Expanding Universe (Genişleyen Evrende Allah'ın Varlığının Delilleri), s. 256)

PrObLeM_BoY
26-06-08, 02:37
hepnız sacmaladınz ateizim cok dogru bır kavramdır... bu gercekdır ... dıyer dınlerın hepsı ınsan uydurmasıdır.bence.. neden mı cunku cok sacmadır ... bır kanıt yokdur.. kankıt olrak bana kuran demeyın onlarıda ... ınsanlar uydurmuslardı..r
Sen bana kendini kanıtla bakalım,yaradılışını,nasıl bu hale geldiğini,ufacık bir beyinle nasıl bu kadar büyük işler başardığını(ufacık beyin derken insan beyninin fizyolojik yapısını kast ediyorum yanlış anlaşılmasın),dünyanın nasıl oluştuğunu,insanların içinde yaşadığı varlığın biyolojik yapısını milyarlarca yıldır neden çözemediğini?Bunları da ispatla veya anlat bana...Yaratılmadığının hiç bir kanıtı yok ama yaratıldığının kanıtları var senden daha üstün güçlü birşey var ki sana milyarlarca yıl vermiş sen hala onun yaptığı şeyleri çözememişsin.Ufacık bir şeyi bile diriltememişsin,dünyanının doğru düzgün ötesine gidememişsin,sadece yaşamayı biliyorsun...Yaşamayı biliyorsan,sorgulamayı da bilirsin sorgula ve inan sana tavsiyem!


Allah yarattığı kullarını herşeyden çok severmiş ama neden o zmn bayan kullarına kısıtlama vermiş? (tmm haşa Allah'ın kurallarına bişe diyemem ama) bayanlar neden 2. planda neden bi bayan evlendiği erkeğe vea babasına bağlı olarak yaşıo? yani bi bayan evine ailesinden (kendi) birini kocasına sormadan sokamıo? neden erkekler üstün ve bayanlar ezilio? neden hiç bir tane bile bayan peygamber olmamamış vea olmuşta dünyada erkek egemenliği kurulsun die bahsedilmio olabilirmi?
Sadece 60 70 yıllık bir dünya duruşu olarak bakarsan kadınları güçsüz görürsün...Allah kadınlara annelik gibi bir mükafat vermiş iyi bir annenin mükafatının öbür tarafta çok büyük olacağını söylemiş,iyi bir eş olan kadının mükafatının çok iyi olacağını söylemiş biten bir dünya da alınan üstünlükleri fazlasıyla bitmeyen bir dünyada vereceğini söylemiş bu mu kula kısıtlama?Neden bayan peygamber yok demişsin.Kadının eline arabayı veriyorsun karşısına araba çıkınca direksiyonu bırakıp ayaklarını çekip çığlık atıyor yapmayan kaç tane kadın tanıyorsun?Peygamberlik verilip dini savunurken karşısına kılıç çekilince napacak kadın sıçrayıp kendi yandaşları için savaşabilecek mi?Dinini yaymak için binlerce kilometre yürüyebilecek mi veya at üstünde gidebilecek mi?

ankarali89
26-06-08, 12:57
cunku hepsi bir onceki kitabi alip okuyor icinden yaziyor :) bu kadar basit :) yahudiler 10 emir den sonra hikayelerini yazmislar kitap olmus, hristiyanlar o hikayelerden yola cikarak yeni hikayeler yapmis hepsi baglantili, muhammed de onlardan almis kendi cinsel hayatina gore duzenlemis olay budur :) eger okudyusan incil filan surekli yahudulerden kudusten filan bahseder, yahudilerin ne kadar iyi oldugunu filan yazar incilde.. muhammed de bi mix yapmis iste kafasina gore :) mantikli cevap bekleyemiyorum kimseden cunku koru korune biseylere inanmis , dusunmekten yoksun bir insanla zaten tartisilmaz


Hud suresi 13.Ayet:

Yoksa, "Onu (Kur'an'ı) kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: Eğer doğru iseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin.

sparda
26-06-08, 13:31
ALLAH yoksa dünyayı ve bizi kim yarattı eğer tesadüfen olduysa tesadüfü kim yarattı misal benim bi arakdaşımla tesadüfen bi yerde karşılabilmem için ikimizinde sağ olması gerek birimizden biri olmazsa böyle bir tesadüf söz konusu bile olamaz.yani dünyanın ve bizim tesadüf sonucu oluşabilmemiz için o tesadüfü başlatan şeyin de var olması gerek bunu bi anlatabilirmisiniz.atesitler.

YURTSEVER-ml
26-06-08, 13:41
Bayanlar hem biyolojik yaradılış gereği hemde duygusal anlamda erkeklerden daha zayıflardır bu kanıtlanmış bir gerçek..Dolayısıyla bi yerde erkeğin himayesinde olması şarttır..Şimdi sen gecenin 2 sinde istanbulda bir ücra sokakta dışarı çıkıp tek başına dolaşabilirmisin?Hayır ! Ama yanına bir erkek alıp çıkabilirsin öyle değilmi?
Kadınlar bir olayla karşılaşsa bir damla kan görse düşüp bayılıyor:smile:

Güzel...

Daha önce bir konuda uzunca değinmiştim, şimdi kısa olarak geçeceğim...

İlkel komünal toplumlarda kadının erkekten birçok yönden üstün olduğunu biliyormuydunuz?
Yada tezlerinizin yaratılış gereği değil de toplumsal gelişmenin bir sonucu olarak değişim gösterdiğini?

Kısa örnekler ile aktaracağım...

Mesela poliandri yapıdaki aileler...
Poliandri ne demek?
Bir kadının birden çok kocası olması demek, ilginç değil mi?
Günümüz toplumunda çok karılılığın bile meşru gösterilme çabalarını düşünürsek, çok kocalılık kadının ölüm fermanı ile eşdeğerdedir.

Mesela yeni doğan çocukların annenin soyunda gösterilmesi...
Günümüzde bilim adamları tarafından Havva geni olarak tanımlanmış mitokondriyal DNA'dan insan soyunun araştırıldığını biliyormuydun?
Bu ne demek?
Soy ağacı oluşturulmada, yani insanlık tarihinin araştırmalarında, anneden alınan bu DNA'dan yararlanılıyor.
Ama bu günümüzde karşımıza yoğun olarak babanın soyunu taşıdığımız gibi dayatma ile süslenmiştir, Y kromozomunu evet babadanda alıyoruz fakat bu bize soy araştırmalarında yardımcı olamıyor.
Bu gibi konular erkek egemen toplumun dayatmaları ile şekillenmiştir...

Mesela evde kumandanın erkekte olması durumu günümüz değimiyle...
Bu toplumlarda bunun tam tersi mevcuttu...
Evlenen erkek, kadının evine gidiyordu...
Mülkiyet ilişkilerinde, basit haliyle, evin, evdeki araçların mülkiyeti kadına aitti...

Yani anaerkil bir toplumdan bahsediyorum...
Ama bu kadının erkek üzerinde baskısı olarak anlaşılmasın, ezmeye yönelik bir üstünlük değildir bu...

Gelişen toplumsal şartların, değişen üretim biçimleriyle, kadının analık hukukunun yıkılması, ataerkil bir topluma geçişin zemini ve devamını sağlamıştır. Yani sınıfların doğuşu ile kadının ezilmesi birbirine eşdeğerdir. Kurtuluşuda sınıfların ortadan kaldırılması ile olacaktır...

Gerici ideolojiye ve her türlü dinsel safsatalara karşı, bilim devrimci teoriden yanadır. Sosyalizmin bu tarihsel ve toplumsal veriler üzerinde gelişen düşüncesi, erkeğin kadın üzerinde oluşturmuş olduğu bu gerici tahakkümleri ortadan kaldıracak tek düşüncedir...

Kanka Bot
26-06-08, 13:45
Ve birde Poligami vardır :kiki:

NeYazsamOlmuyor
26-06-08, 14:36
Bir Yerde Okumuştum

Biri birine dio
Tanrı Dİe Bİşe YOq Nie Namaz Kılıon İbadet Edion
Diğeri Dio Warsın Yok Olsun
Eğer Yok olsa benim namaz kılama fln bi suçu olurmu boş yere yapmış olurum ölüp giderim
ama warsa da senin gibi inanmayanların way haline



tam toparlayamadım ama anlaşılıo ..

!! Denizim !!
26-06-08, 15:12
Güzel...

Daha önce bir konuda uzunca değinmiştim, şimdi kısa olarak geçeceğim...

İlkel komünal toplumlarda kadının erkekten birçok yönden üstün olduğunu biliyormuydunuz?
Yada tezlerinizin yaratılış gereği değil de toplumsal gelişmenin bir sonucu olarak değişim gösterdiğiniz?

Kısa örnekler ile aktaracağım...

Mesela poliandri yapıdaki aileler...
Poliandri ne demek?
Bir kadının birden çok kocası olması demek, ilginç değil mi?
Günümüz toplumunda çok karılılığın bile meşru gösterilme çabalarını düşünürsek, çok kocalılık kadının ölüm fermanı ile eşdeğerdedir.

Mesela yeni doğan çocukların annenin soyunda gösterilmesi...
Günümüzde bilim adamları tarafından Havva geni olarak tanımlanmış mitokondriyal DNA'dan insan soyunun araştırıldığını biliyormuydun?
Bu ne demek?
Soy ağacı oluşturulmada, yani insanlık tarihinin araştırmalarında, anneden alınan bu DNA'dan yararlanılıyor.
Ama bu günümüzde karşımıza yoğun olarak babanın soyunu taşıdığımız gibi dayatma ile süslenmiştir, Y kromozomunu evet babadanda alıyoruz fakat bu bize soy araştırmalarında yardımcı olamıyor.
Bu gibi konular erkek egemen toplumun dayatmaları ile şekillenmiştir...

Mesela evde kumandanın erkekte olması durumu günümüz değimiyle...
Bu toplumlarda bunun tam tersi mevcuttu...
Evlenen erkek, kadının evine gidiyordu...
Mülkiyet ilişkilerinde, basit haliyle, evin, evdeki araçların mülkiyeti kadına aitti...

Yani anaerkil bir toplumdan bahsediyorum...
Ama bu kadının erkek üzerinde baskısı olarak anlaşılmasın, ezmeye yönelik bir üstünlük değildir bu...

Gelişen toplumsal şartların, değişen üretim biçimleriyle, kadının analık hukukunun yıkılması, ataerkil bir topluma geçişin zemini ve devamını sağlamıştır. Yani sınıfların doğuşu ile kadının ezilmesi birbirine eşdeğerdir. Kurtuluşuda sınıfların ortadan kaldırılması ile olacaktır...

Gerici ideolojiye ve her türlü dinsel safsatalara karşı, bilim devrimci teoriden yanadır. Sosyalizmin bu tarihsel ve toplumsal veriler üzerinde gelişen düşüncesi, erkeğin kadın üzerinde oluşturmuş olduğu bu gerici tahakkümleri ortadan kaldıracak tek düşüncedir...
Anladığım kadarıyla Amazonlardan bahsediyorsun yani mitolojiden:smile:
Ne ilginçtir ki Peygamber efendimizin bile yaşadığına hadi yaşamış olsa bile onun peygamber bile olamayacağına inanmayan sizler Amazonlara inanıyorsunuz:smile:
İlk kadınlar amazonlardı vahşiydik sonra toplumda değişmeler göstererek hassas hale geldik öylemi:smile: Amazonlar sadece bir söylenti,bir mitoloji,yani hikaye:smile:
Evet bazı kalıntılara rastlandı ama kesin bir şey yok sadece bir inanış:okay:
Gelelim poliandri ailelere Hindistanda bir gelenektir bu..Ama Türk toplumlarında böyle bir şey yoktu tek eşlilik vardı kadın ve erkek eşitti islamiyeti kabul edene kadar daha sonra islamiyet kabul edildi ve erkeğe çok eşlilik hakkı tanındı.Dinimize görede bunun gayet mantıklı bir açıklaması var oralara girmeyeceğim..

Şimdi gelelim babanın soyunu taşıyoruz saçmalığına..Bunun erkeğin üstünlüğüyle ne gibi bir alakası vardır anlamış değilim şayet bilim ne diyorsa elbetteki ona uyarız..Günümüzde babanın soyunu taşıyoruz diye bir dayatma falanda yok ayrıca..Toplum bana bişeyi dayatamaz hakikat neyse odur..inanan insanlar bilimsel gelişmeleri takip etmez bilimden uzak insanlarmıdır?Veya şöyle sorayım sana Hiç Allaha inanan bilim adamı yokmudur?bütün bilim adamları ateistmidir?Kadının analık hukukunun yıkıldığı da yok kadının ezildiğide...hak vardır hukuk vardır kimse kendini ezdirmesin olur biter işte o kadar:okay:

YURTSEVER-ml
26-06-08, 15:34
Anladığım kadarıyla Amazonlardan bahsediyorsun yani mitolojiden:smile:
Ne ilginçtir ki Peygamber efendimizin bile yaşadığına hadi yaşamış olsa bile onun peygamber bile olamayacağına inanmayan sizler Amazonlara inanıyorsunuz:smile:
İlk kadınlar amazonlardı vahşiydik sonra toplumda değişmeler göstererek hassas hale geldik öylemi:smile: Amazonlar sadece bir söylenti,bir mitoloji,yani hikaye:smile:
Evet bazı kalıntılara rastlandı ama kesin bir şey yok sadece bir inanış:okay:
Gelelim poliandri ailelere Hindistanda bir gelenektir bu..Ama Türk toplumlarında böyle bir şey yoktu tek eşlilik vardı kadın ve erkek eşitti islamiyeti kabul edene kadar daha sonra islamiyet kabul edildi ve erkeğe çok eşlilik hakkı tanındı.Dinimize görede bunun gayet mantıklı bir açıklaması var oralara girmeyeceğim..

Şimdi gelelim babanın soyunu taşıyoruz saçmalığına..Bunun erkeğin üstünlüğüyle ne gibi bir alakası vardır anlamış değilim şayet bilim ne diyorsa elbetteki ona uyarız..Günümüzde babanın soyunu taşıyoruz diye bir dayatma falanda yok ayrıca..Toplum bana bişeyi dayatamaz hakikat neyse odur..inanan insanlar bilimsel gelişmeleri takip etmez bilimden uzak insanlarmıdır?Veya şöyle sorayım sana Hiç Allaha inanan bilim adamı yokmudur?bütün bilim adamları ateistmidir?Kadının analık hukukunun yıkıldığı da yok kadının ezildiğide...hak vardır hukuk vardır kimse kendini ezdirmesin olur biter işte o kadar:okay:

Bilim öncülüğünde, antrolopolojik araştırmalar ile ispatlanmış ilkel toplulukları mitoloji olarak nitelendirip, yukarıdan inen, hiçbir bilimsel dayanağı olmayan dini bir gerçeklik olarak kabul etmeniz bir cehalet ürünü değilse nedir?

Benim için tartışmanın burada bittiğini söylemek isterim.

Erkekler ne kadar şanslı ki, erkeklere has çok eşliliği meşru görebilecek, bunu hak-hukuk-din ile bağdaştıracak kadınlar mevcut.

Veheyl erkeklere ve bu düzene diyelim o zaman...!

counter9
26-06-08, 18:42
Hiçbir sofu yoktur ki, kendisinin bağlı bulunduğu mezhepten başka mezhebe girenleri, yaratılışına göre, ya düşmanlık, nefret ve tiksintiyle, ya aşağılayıcı gözle görmesin, ya da durumuna acımasın. Üstün din, hep hükümdarın ve ordunun bağlı olduğu dindir, Zayıf mezheplere üstünlüğünü, acımasızca ve çok aşağılayıcı biçimde hissettirir. Yeryüzünde henüz gerçek hoşgörü, gerçek vicdan özgürlüğü yoktur. Her yerde, her milletin öteki bütün milletlerden ayrı ve ayrıcalıklı bir şekilde sevgilisi olduğu sanılan bir Allah’a tapılır.

Her kavim yalnız kendisinin gerçek Allah’a, dünya çapında Allah’a, doğanın hükümdarı olan Allah’a ibadet etmesiyle övünür. Ancak, bu hükümdar, dünya araştırılır ve incelenirse görülür ki, her toplumun, her mezhebin, her fırkanın ya da her dinin mensupları, her şeye gücü yeten Allah’tan; özenle ve çalışarak ancak teveccühüne hak kazanma ayrıcalığına eriştiklerini öne süren az sayıda uyruklarını kapsayan ve ötekilere hiç de kulak asmayan, aciz bir hükümdar yaparlar.

Din koyucuları ve bu dinleri tutan ruhaniler, dini aşıladıkları milletleri ötekilerden ayırmayı açık bir şekilde istemişlerdir. Bunlar, kendi sürülerini farklı damgalarıyla öteki sürülerden ayırmak istediler. Bunlar kendilerini izleyenlere, başka ilahlara düşman ilahlar, özel ayinler, cemaatler, ibadet yerleri, dini törenler verdiler ve özellikle kendilerine bağlı güruhu, öteki dinlerin aşağılayıcı, küfür ve iğrenç olduğuna inandırdılar. Bu hile ve oyunla, bu açgözlü aldatıcılar, mezheplerine girenlerin ruhlarını kimseye danışmadan istila edip büyülediler. Bunları, uysal olmayan, toplum dışı yaptılar, insan topluluğuna bağlılık ve ilgilerini yok ettiler. Fikirlerine ve kendi ayinlerine uygun fikir ve ayinlere sahip olmayanların tümüne mahkum, lanetlenmiş gözüyle baktırdılar. İşte bu şekilde, din, insanların yüreklerini kapatmaya ve insanın hemcinslerine karşı beslemesi gereken sevgiyi yüreklerden uzaklaştırmaya erişmiştir. Uysallık, iyilikseverlik, merhametli olmak gibi ahlakın bu ilk erdemleri, dini hurafelerle kesinlikle uyum kabul etmez.
Jean Meslier

+666 çok haklısın
bende ateistim vede mutluyum

counter9
26-06-08, 18:44
ALLAH yoksa dünyayı ve bizi kim yarattı eğer tesadüfen olduysa tesadüfü kim yarattı misal benim bi arakdaşımla tesadüfen bi yerde karşılabilmem için ikimizinde sağ olması gerek birimizden biri olmazsa böyle bir tesadüf söz konusu bile olamaz.yani dünyanın ve bizim tesadüf sonucu oluşabilmemiz için o tesadüfü başlatan şeyin de var olması gerek bunu bi anlatabilirmisiniz.atesitler.

peki allahın dünyayı yarattığını nasıl kanıtlayabilirsin?
ya da bizleri nasıl yarattığını kanıtlayabilirsin?
o 5 kuruşa yaramayan hikayelerlemi

Kanka Bot
27-06-08, 21:11
peki allahın dünyayı yarattığını nasıl kanıtlayabilirsin?
ya da bizleri nasıl yarattığını kanıtlayabilirsin?
o 5 kuruşa yaramayan hikayelerlemi


Sen akisini nasıl kanıtlayabilirsin?


“Big Bang teorisi evrenin tek ve büyük bir patlama ile başladığını kabul eder. Ama bildiğimiz gibi patlamalar maddeyi dağıtır ve düzensizleştirirler. Oysa Big Bang çok gizemli bir biçimde bunun tam aksi bir etki meydana getirmiştir: Maddeyi birbiriyle birleşecek ve galaksileri oluşturacak hale getirmiştir.”
Prof. Fred Hoyle

Fred Hoyle, The Intelligent Universe, London, 1984, s. 184-185

"Biz astronomik standartlar göz önüne alındığında, çok fazla özen gösterilmiş, kollanmış ve şefkat gösterilmiş bir grup yaratıklarız... Eğer evren şu anki en hassas kesinliğinde yapılmış olmasaydı hiçbir zaman var olamazdık. Benim görüşüme göre mevcut şartlar, evrenin insanın içinde yaşaması için yaratıldığını gösteriyor".
Prof. John O'Keefe, NASA'da astronomi uzmanı

Heeren, F. 1995. Show Me God. Wheeling, IL, Searchlight Publications, p. 200.


"Fizik kanunları çok üstün bir dehanın ürünü gibi görünüyor... Evrenin bir amacı olmalı".
Prof. Paul Davies, İngiliz astrofizikçi

Davies, P. 1984. Superforce:The Search for a Grand Unified Theory of Nature. (New York: Simon & Schuster, 1984), p. 243.


"(Evrendeki) bu kompleksliği mümkün kılan kanunlarda hayret verici bir ince ayar görünüyor. Evrende var olan bu kompleksliğin gerçekleşmesi, "mucize" kelimesini kullanmamayı çok güçleştiriyor".
Prof. George F. Ellis, İngiliz astrofizikçi

The Anthropic Principle: Laws and Envirnoments. The Anthropic Principle, F. Bertola and U.Curi, ed. New York, Cambridge University Press, 1993, p. 30.


“Kanıtları inceleyen herhangi bir bilim adamı kendisini şu sonuca varmaktan alıkoyamaz: Yıldızların içinde meydana getirdikleri sonuçlar göz önüne alındığında nükleer fiziğin kanunları kasıtlı olarak tasarlanmışlardır.”
Prof. Fred Hoyle

Fred Hoyle, Religion and the Scientists, London: SCM, 1959; M. A. Corey, The Natural History of Creation, Maryland: University Press of America, 1995, s. 341


"Demek istediğim şudur ki evrenin bir amacı vardır. Orada öyle, bir şekilde şans eseri var olmamıştır".
Prof. Roger Penrose, Matematikçi

Heeren, F. 1995. Show Me God. Wheeling, IL, Searchlight Publications, p. 233.


“Evrenin genişleme hızı o kadar kritik bir noktadadır ki, Big Bang'ten sonraki birinci saniyede bu oran eğer yüz bin milyon kere milyonda bir daha küçük olsaydı evren şimdiki durumuna gelmeden içine çökerdi.”
Stephen Hawking

Stephen Hawking, A Brief History Of Time, Bantam Press, London: 1988, s. 121-125


“Çok küçük sayısal değişikliklere hassas olan evrenin şu andaki yapısının, çok dikkatli bir bilinç tarafından ortaya çıkarıldığına karşı çıkmak çok zordur... Doğanın en temel dengelerindeki hassas sayısal dengeler, kozmik bir tasarımın varlığını kabul etmek için oldukça güçlü bir delildir.”
Prof. Paul Davies, İngiliz astrofizikçi

Paul Davies. God and the New Physics. New York: Simon & Schuster, 1983, s. 189


“Eğer yıldızlar birbirlerine biraz daha yakın olsalar, astrofizik çok da farklı olmazdı. Yıldızlarda, nebulalarda ve diğer gök cisimlerinde süregiden temel fiziksel işlemlerde hiçbir değişim gerçekleşmezdi. Uzak bir noktadan bakıldığında, galaksimizin görünüşü de şimdikiyle aynı olurdu. Tek fark, gece çimler üzerine uzanıp da izlediğim gökyüzünde çok daha fazla sayıda yıldız bulunması olurdu. Ama pardon, evet; bir fark daha olurdu: Bu manzarayı seyredecek olan "ben" olmazdım... Uzaydaki bu devasa boşluk, bizim varlığımızın bir ön şartıdır.”
Prof. George Greenstein, Astrofzikçi

George Greenstein, The Symbiotic Universe, s. 21


“Gerçeklerin akıl süzgecinden geçirilerek yorumlanışı ortaya koymaktadır ki, üstün bir Akıl, fiziğe, kimyaya ve biyolojiye müdahale etmiştir ve doğada varlığından söz etmeye değer bilinçsiz güçler yoktur. Gerçeklerin hesaplanmasıyla ortaya çıkan sayılar o kadar akıl almazdır ki, beni bu sonucu tartışmasız biçimde kabul etmeye götürmektedir.”
Prof. Fred Hoyle

Paul Davies. The Accidental Universe, Cambridge: Cambirdge University Press, 1982, s. 118 (Hoyle'dan alıntı)

Bunlardan dahamı zekisin ?

arap58
28-06-08, 13:40
Sen akisini nasıl kanıtlayabilirsin?


“Big Bang teorisi evrenin tek ve büyük bir patlama ile başladığını kabul eder. Ama bildiğimiz gibi patlamalar maddeyi dağıtır ve düzensizleştirirler. Oysa Big Bang çok gizemli bir biçimde bunun tam aksi bir etki meydana getirmiştir: Maddeyi birbiriyle birleşecek ve galaksileri oluşturacak hale getirmiştir.”
Prof. Fred Hoyle

Fred Hoyle, The Intelligent Universe, London, 1984, s. 184-185

"Biz astronomik standartlar göz önüne alındığında, çok fazla özen gösterilmiş, kollanmış ve şefkat gösterilmiş bir grup yaratıklarız... Eğer evren şu anki en hassas kesinliğinde yapılmış olmasaydı hiçbir zaman var olamazdık. Benim görüşüme göre mevcut şartlar, evrenin insanın içinde yaşaması için yaratıldığını gösteriyor".
Prof. John O'Keefe, NASA'da astronomi uzmanı

Heeren, F. 1995. Show Me God. Wheeling, IL, Searchlight Publications, p. 200.


"Fizik kanunları çok üstün bir dehanın ürünü gibi görünüyor... Evrenin bir amacı olmalı".
Prof. Paul Davies, İngiliz astrofizikçi

Davies, P. 1984. Superforce:The Search for a Grand Unified Theory of Nature. (New York: Simon & Schuster, 1984), p. 243.


"(Evrendeki) bu kompleksliği mümkün kılan kanunlarda hayret verici bir ince ayar görünüyor. Evrende var olan bu kompleksliğin gerçekleşmesi, "mucize" kelimesini kullanmamayı çok güçleştiriyor".
Prof. George F. Ellis, İngiliz astrofizikçi

The Anthropic Principle: Laws and Envirnoments. The Anthropic Principle, F. Bertola and U.Curi, ed. New York, Cambridge University Press, 1993, p. 30.


“Kanıtları inceleyen herhangi bir bilim adamı kendisini şu sonuca varmaktan alıkoyamaz: Yıldızların içinde meydana getirdikleri sonuçlar göz önüne alındığında nükleer fiziğin kanunları kasıtlı olarak tasarlanmışlardır.”
Prof. Fred Hoyle

Fred Hoyle, Religion and the Scientists, London: SCM, 1959; M. A. Corey, The Natural History of Creation, Maryland: University Press of America, 1995, s. 341


"Demek istediğim şudur ki evrenin bir amacı vardır. Orada öyle, bir şekilde şans eseri var olmamıştır".
Prof. Roger Penrose, Matematikçi

Heeren, F. 1995. Show Me God. Wheeling, IL, Searchlight Publications, p. 233.


“Evrenin genişleme hızı o kadar kritik bir noktadadır ki, Big Bang'ten sonraki birinci saniyede bu oran eğer yüz bin milyon kere milyonda bir daha küçük olsaydı evren şimdiki durumuna gelmeden içine çökerdi.”
Stephen Hawking

Stephen Hawking, A Brief History Of Time, Bantam Press, London: 1988, s. 121-125


“Çok küçük sayısal değişikliklere hassas olan evrenin şu andaki yapısının, çok dikkatli bir bilinç tarafından ortaya çıkarıldığına karşı çıkmak çok zordur... Doğanın en temel dengelerindeki hassas sayısal dengeler, kozmik bir tasarımın varlığını kabul etmek için oldukça güçlü bir delildir.”
Prof. Paul Davies, İngiliz astrofizikçi

Paul Davies. God and the New Physics. New York: Simon & Schuster, 1983, s. 189


“Eğer yıldızlar birbirlerine biraz daha yakın olsalar, astrofizik çok da farklı olmazdı. Yıldızlarda, nebulalarda ve diğer gök cisimlerinde süregiden temel fiziksel işlemlerde hiçbir değişim gerçekleşmezdi. Uzak bir noktadan bakıldığında, galaksimizin görünüşü de şimdikiyle aynı olurdu. Tek fark, gece çimler üzerine uzanıp da izlediğim gökyüzünde çok daha fazla sayıda yıldız bulunması olurdu. Ama pardon, evet; bir fark daha olurdu: Bu manzarayı seyredecek olan "ben" olmazdım... Uzaydaki bu devasa boşluk, bizim varlığımızın bir ön şartıdır.”
Prof. George Greenstein, Astrofzikçi

George Greenstein, The Symbiotic Universe, s. 21


“Gerçeklerin akıl süzgecinden geçirilerek yorumlanışı ortaya koymaktadır ki, üstün bir Akıl, fiziğe, kimyaya ve biyolojiye müdahale etmiştir ve doğada varlığından söz etmeye değer bilinçsiz güçler yoktur. Gerçeklerin hesaplanmasıyla ortaya çıkan sayılar o kadar akıl almazdır ki, beni bu sonucu tartışmasız biçimde kabul etmeye götürmektedir.”
Prof. Fred Hoyle

Paul Davies. The Accidental Universe, Cambridge: Cambirdge University Press, 1982, s. 118 (Hoyle'dan alıntı)

Bunlardan dahamı zekisin ?



:bravo::bravo::bravo::okay:

counter9
29-06-08, 01:36
ateizme inanıyorum vede mutluyum

sparda
29-06-08, 15:08
peki allahın dünyayı yarattığını nasıl kanıtlayabilirsin?
ya da bizleri nasıl yarattığını kanıtlayabilirsin?
o 5 kuruşa yaramayan hikayelerlemi


çünkü hiçbirşey kendiliğinden olmaz.ALLAH nasıl oldumu diyorsun onu bilemem bende öyle düşündüm mesela ama ALLAH düşünce vermiş kullanmayı denedim düşündüm düşündüm sonra kendi kendime ALLAH'ın nasıl olduğunu bilemem ama yaşadığım bu dünyada hiçbirşey kendiliğinden olmuyo dedim kimse kendiliğinden oluyo diyemez imkansız mesela bizim evide inşaat işçileri yapmış inanırmısın.ta geçmişi düşün çok geçmişi hiçbirşey yok tesadüf nasıl başlayabilir.o tesadüfü kim yarattı dünya toz bulutunun çok hızlı bir şekilde dönmesiyle oluşmuş o tozbulutunu kim yarattı.mantıklı bişeyler söylersen ateist olurum.
şimdi hikayeleri boşver hiçbir hikaye yoksay bilimsel ve mantıksal olarak düşünmeye çalış belki işe yarar.

pumilan
30-06-08, 08:41
ARKADAŞIM!!! Bunların cevabıını kımse wereemz! ! !
Herşey tesadüf!!!
Allah olduna nasıl ınandın kı!! küçüklügükden beri sana ole ogrettıler! kendı dınını sen secmedın!! sana secdıler!
ingilterede dogsan hiristiyan!
türkiyede dogsan musluman baska cinde dogsan budist olcakdın!! bu din işi çok saçma!!..!!

Bu arada! ateizim olcam diye ateist olamassın!!! bebe işi degildir bunllar!!ben ateistim! we!! ateistlerin kendi yaşam bicimleri warDR!..

ultra_hell
05-07-08, 13:21
ARKADAŞIM!!! Bunların cevabıını kımse wereemz! ! !
Herşey tesadüf!!!
Allah olduna nasıl ınandın kı!! küçüklügükden beri sana ole ogrettıler! kendı dınını sen secmedın!! sana secdıler!
ingilterede dogsan hiristiyan!
türkiyede dogsan musluman baska cinde dogsan budist olcakdın!! bu din işi çok saçma!!..!!

Bu arada! ateizim olcam diye ateist olamassın!!! bebe işi degildir bunllar!!ben ateistim! we!! ateistlerin kendi yaşam bicimleri warDR!..

puhahahha nasıl bir yaşayış tarzıymış bu :D
hayatları boyunca yusuf çekerek yaşarlar ve öbür dünya inancı olmadığından egoist yaşarlar.....yalanmı :stan:

ingilterede, çinde doğup müslüman olan çok...ne yani ben ingilizsem müslüman olamazmıyım....

cahil cahil konuşma....cahil olmasan zaten ateist olmazdın

sparda
06-07-08, 16:27
ARKADAŞIM!!! Bunların cevabıını kımse wereemz! ! !
Herşey tesadüf!!!
Allah olduna nasıl ınandın kı!! küçüklügükden beri sana ole ogrettıler! kendı dınını sen secmedın!! sana secdıler!
ingilterede dogsan hiristiyan!
türkiyede dogsan musluman baska cinde dogsan budist olcakdın!! bu din işi çok saçma!!..!!

Bu arada! ateizim olcam diye ateist olamassın!!! bebe işi degildir bunllar!!ben ateistim! we!! ateistlerin kendi yaşam bicimleri warDR!..

haklısın kendi dinimi ben seçmedim bana seçtiler ama seçme hakkım hala vardı bende diğer dinlerle islamı karşılaştırdım kuranda tekbir hata bulamazsın ama diğer büyük dinlerin kitaplarını incele baştan sona hata eğer araştırdığımda kuranda bir hata bulsaydım o zaman ateist olurdum nedenmi kuranda bir hata bulsaydım diğer dinlere girmezdim diğer kutsal kitaplarda açık açığa bin hata bulabilirsin çünkü bi araştır.

1.ALLAH olduğuna hiçbirşeyin tesadüfen olamaycağını bildiğim için.
2.ALLAH'ın varlığını gösteren birsürü kanıt gösterebilirim sana.


insan maymundan evrimleşmişse
1.İlk maymun nasıl oldu sence hiçbir hücresi olmadan kendi kendini nasıl yaratabilir?
2.neden evrimleşme durdu insandan daha mükemmel bi yaratık çıkmadı?
3.ruhu nasıl açıklarsın eğer tek bu dünya varsa insan ölünce ruhu nere gidecek?
4.darwin bi itirafında insan beyni gibi bir bilgisayar yapılsa dünyanın 2 katı olurdu diye itirafta bulunmuştu.sence darwin bile kendi yaymaya çalıştığı inanca inanamazken sence darwinin itirafı çok doğru böyle bir mükemmellik harikası nasıl tesadüfen 1-2 karışlık kafatasına sığdırılabilir.
5.istersen sana ALLAH'ın varlığına dair birsürü kanıt söyleyebilirim ama bence onlar yeter.inşallah sorularıma cevap verebilirsiniz.

nasıl ki dünyada binaları çizen mimarlar - yapan ustalar, elbise diken terziler, ayakkabı yapan ayakkabı imalatçıları vs.. varsa insanları ve insanların hizmetinde olan şeylerin de bir yapısıcı vardır. o yaratandır, ALLAH'dır

ALLAH'IN VARLIĞI
1. Olanak Belgesi: Evren/Varlık, olabilirler türündendir. Açıkçası varlık ve yokluğu eşittir. Varolduğu gibi, olmayabilirdi de. Varolurken de, sonsuz oluş biçimlerinden herhangi birinin olması olasıdır. En az varolan kadar olmayan da varolma şansına sahiptir. Her olabilir ise kendi dışında bir sebebe bağlıdır. Öyleyse önce varolmayı, sonra da varolma biçimini olmamaya ve olması olası diğer biçimlere yeğleyen birisi vardır. O da Allah'tır "cc".



2. Değişim Belgesi: Evren değişkendir, durmadan değişiyor. Değişen herşey sonradan olmuştur. Bu bakımdan madde ezeli/başlangıçsız olamaz. Evet, maddenin termodinamik yasasına göre sürekli yokluğa doğru kayması, evrenin, uzayın durmadan genişlemesi, güneşin hızla tükenişe doğru yol alması gibi olaylar, varlığın bir başlangıcı olduğunu gösteriyor. Sonradan olan her varlığın bir yaratıcısı vardır; nedensiz sonuç ve sanatkarsız sanat olamaz. Nedenler ise zincirleme sürerek sonsuza kadar gidemez. Öyleyse durmadan değişen, ezeli olmayıp sonradan oluşan ve bir ilk nedene gereksinim duyan şu evrenin de bir değiştiricisi vardır. O da Allah'tır.



3. Düzen Belgesi: Her varlık kendi parçalarıyla bir uyum ve bütünlük içinde olduğu gibi, bütün evren de kendisini oluşturan varlık parçalarıyla bir uyum ve bütünlük içindedir. Bu ise bir düzen ve düzenliliğin varlığını gösteren yanıltmaz bir kanıttır, ve bir Düzenleyici'ye tanıklık eder ki, O da ancak Allah'tır.



4. Sanat Belgesi: Atomdan insana, hücreden yıldızlar topluluğuna kadar bütün evrende ince ve baş döndürücü bir sanat göze çarpmaktadır. Evet, bir baştan bir başa evrendeki her eser: çok büyük sanat değerine sahiptir; çok değerlidir; çok kısa zamanda ve çok kolay yapılmaktadır; çok sayıda olmaktadır; karışık ve çeşit çeşittir; süreklidir... Oysa, görünüşe göre, kısa zamanda, çok sayıda, kolay ve karışık yapılan işlerde sanat ve değer olmaması gerekir. Ancak yapan Allah olursa, o zaman herşey değişir ve zıtlar biraraya gelir...



5. Hikmet/İncelik ve Amaç Belgesi: Her varlıkta kendine özgü bir amaç izlendiği göze çarpmakta ve bir zerrede bile boş, amaçsızlık, anlamsızlık ve savurganlık sayılacak herhangi bir durum gözlenmemektedir. Oysa, ne madde aleminde, ne bitki ve hayvanat dünyasında, ne de eşya ve olaylarda bilinç ve kavrayış var değildir ki, bu amaçlar zinciri izlenebilsin. Öyle ise, evrendeki bu bilinçli işleyişi, bu hikmet ve amaçları ancak Allah'a dayandırmakla akla yatkın, doğru bir yol tutmuş olabiliriz.



6. Yardımlaşma Belgesi: Birbirine en yakın olandan en uzak olana kadar, bütün yaratıklar birbirlerinin yardımına koşuyor. Aralarında hiç ilişki bulunmayan iki ayrı varlık türü, böyle bir yardımlaşmada aynı bütünün parçaları gibi birbirini destekleyip tamamlayabiliyor. Düşünmeli ki, bakteriler, solucanlar ve toprak elbirliği içinde ve aynı amaç çevresinde toplanıp bitkilerin yardımına koşuyor ve bu durum yinelenip duruyor. Akıl ve bilinçten yoksun bu varlıkların, aklı ve bilinci şaşkınlık içinde bırakan bu işleri, perde arkasında Varlığı Gerekli bir Zat'ın hikmet dolu bir işini gözler önüne sermektedir. Açıkçası bütün evren, bu yardımlaşma diliyle "Allah" demektedir.



7. Temizlik Belgesi: İnsandan toprağa, yerden göğün derinliklerine kadar bütün evrendeki temizlik, başlı başına bir kanıt olarak, bize Kuddüs/Temiz adıyla adlanmış bir Zat(cc)'ı anlatmaktadır. Evet, toprağı temizleyen bakteriler, böcekler, karıncalar ve nice yırtıcı kuşlar.. rüzgar, yağmur ve kar.. denizlerdeki buzdağları ve balıklar.. üstümüzde gökyüzü, uzayda kara delikler; bünyemizde kanımızı temizleyen oksijen ve ruhumuzu sıkıntılardan kurtaran manevi esintiler hep Kuddüs isminden haber vermekte ve o Kutsal Varlığı göstermektedir.



8. Yüzler Belgesi: Gerçekte bütün yaratıklara genelleştirilmesi olası iken, konuyu somutlaştırmak açısından işin, yalnızca insanı ve her insan ferdini diğerlerinden farklı kılan onun en belirgin ayırıcı niteliği durumundaki insan simasını ele alarak konuya yaklaşmış olalım; Herhangi bir insanın yüzü, en ince ayrıntısına kadar kendisinden önce geçmiş milyarlarca insandan hiçbirisine kesinlikle benzememektedir. Bu kural kendisinden sonra gelecekler için de olduğu gibi geçerlidir... Bir yönde birbirinin aynı, diğer yönde birbirinden ayrı milyarlarca resmi küçücük bir alanda çizip, sonra da kendileri gibi olması olası milyarlarca resimden ayırmak ve o herşeyi sonsuz olasılık yolları içinde bir yola ve bir şekle sokmak, elbette ve elbette yarattığı her varlığı, hem de hiç kapalı bir yanı kalmamak üzere bilen ve o varlığa istediği şekli vermeye gücü ve ilmi yeten Cenab-ı Hakk'ı en sağır kulaklara bile duyuracak güçte bir duyurudur. Evet, simada yer alan uzuvları/organları başka simalardaki uzuvlardan ayrı yaratmak ve her gözü mutlak biçimde diğer gözlerden ayırıcı bir özellikle donatmak, gözünde perde olmasa bile, sinesinde gönül bulunan her vicdan sahibine, bütün bunları yaratıp sonsuz hikmetlerle donatan Zat(cc)'ı gösterir ve tanıttırır...



9. Tanrısal Yönlendirme, İçgüdü {Sevk-i İlahi} Belgesi: Yavru ördek, yumurtadan çıktığı anda yüzmesini becerebiliyor. Kozadan çıkan karıncalar, hemen dehliz kazmaya başlıyor. Arı, çok kısa zamanda sanat harikası olan peteği, örümcek ise, gergef inceliğindeki ağını örebiliyor. Bütün bunlardan anlıyoruz ki, bunlar ve bunlar gibi olanlar başka bir alemde öğretilen bilgiyle ve yaratılıştan gelen bir yetenekle iş görüyorlar. Oysa insan, her şeyi bu dünyada öğrenmek zorundadır; hem de varlıklar arasında yeteneklilik bakımından en kusursuz yaratık olduğu halde. Demek oluyor ki, diğerlerine bu özellikleri veren doğrudan kendileri değil, her yaptığını hikmetle yapan bir Zat'tır ki, onlara böyle bağışta bulunmuştur. Kilometrelerce ötede yumurtalarını bırakıp dönen yılan balıklarının yavruları, yumurtadan çıkar çıkmaz yola koyulur ve annelerini sanki elleriyle koymuş gibi bulurlar. Bunu İlahi bir sevkten başka ne ile açıklayabiliriz? Hayvanlarda gördüğümüz bu olağanüstülük, ancak ve ancak Allah'ın bir vergisi olarak açıklanırsa, işte o zaman buna akli ve mantıki bir açıklama gözüyle bakılabilir. Yoksa, başka her yorum, yalnızca bir safsatadan ileriye gidemez...



10. Yaratılış ve Tarih Belgesi: Her insanda iyi ve güzele karşı bir sevgi, buna karşılık kötü ve çirkine karşı da bir nefret duygusunun varlığı, tersi hiç kimsenin düşüncesinden bile geçmeyecek açıklıkta bir gerçektir. Demek oluyor ki, bu duygular, ahlaklı davranma ve iyi işler yapma yönündeki yönelişleri, ahlaksızlıktan ve çirkin davranışlardan da nefret verip kaçınmayı sağlayan yapıları bakımından tanıklık etmektedir. Ki, insana iyiyi, güzeli emreden, onu kötülük ve çirkin davranışlardan da yasaklayan düzenin sahibi kim ise, kendisine bu duyguları veren de, O Zat'tır. Bu Zat da, hiç kuşkusuz Allah'tır. Dinler tarihi tanıktır ki, beşeriyet/insanlık hiçbir devrini dinsiz geçirmemiştir. Batıl, hatta gülünç bile olsa hemen her devirde bir dine inanmış ve bir manevi sistemi takip etmiştir. Ayrıca, inanmak bir zorunluluk ve gereksinimdir; o yaratılışta vardır. İnsan yaratılışına bu gereksinimi yerleştiren Zat'la, bize inanmayı emreden Zat, aynı Zat'tır. Ve o da Allah'tır.



11. Duygular Belgesi: İnsan, binlerce duyguyla donatılmıştır. Her duygu, madde dışı bir ortamdan çağrı niteliği taşır. Ancak insanda bir duygu daha vardır ki, o doğrudan doğruya Yaradan'ı tanıtır. Bu duygu, insanda varolan sonsuzluk duygusudur. Bu duygu nedeniyle insan sürekli sonsuzluk için didinir ve çırpınır. Sonlu olan hiçbir şey, onu gerçek manada doyuramaz. Ve bu duygu, insana başka bir sonlunun etkisiyle verilmiş olamaz. Sonlu olan sebeplerin hiçbiri, bu sonsuzluğu sunamaz. Oysa, bunun varlığı ortadadır, yalanlanması da olası değildir. Öyleyse bu duygu bize, bizi bu duygu ile yaratan Zat tarafından verilmiştir.. Ve, sonsuz yaşamı da yine O verecektir.



12. Birlik Belgesi: On yalancı, arka arkaya gelip bize evimizin yandığını söylese, bu adamların hayatta bir kez bile doğru söylediklerini duymamış olmamıza karşın, "ihtimal/belki" der onlara inanırız; ortada birlik durumu vardır. Oysa, sözünü ettiğimiz ittifak/birlik, binlerce Elçi, yüzbinlerce ermiş ve milyonlarca da inanan insan arasında meydana gelmiş bir ittifaktır. Çeşitli zamanlarda ve ayrı ayrı bölgelerde yaşamış bu insanların ittifak ettiği en birinci nokta, "Allah vardır" gerçeğidir. On yalancının bir yalan üzerindeki ittifakına değer verildiği halde, milyonlarca, hem de hayatlarında bir kere bile yalan söyledikleri duyulmamış Nebiler/Elçiler ve velilerin bu çaptaki ittifakına inanmayan insan nasıl insan olabilir? Ve ona nasıl akıllı denir?



13. Kur'an Belgesi: Kur'an-ı Kerim'in Kelamullah (Allah Kelamı/Sözü) olduğunu kanıtlayan bütün deliller, aynı zamanda Allah'ın varlığının da belgeleri durumundadır. Kur'an'ın Allah kelamı olduğuna ilişkin yüzlerce delil vardır ve bunlar, konuyla ilgili İslam kaynaklarında en ince ayrıntısına kadar açıklanmıştır. Biz konunun kanıt yönünü o çalışmalara aktarmakla yetiniyoruz. Evet, bütün bu deliller, kendilerine özgü dilleriyle "Allah vardır" derler.



14. Elçiler Belgesi: Elçilerin ve özellikle Elçiler Önderinin {Hz.Muhammed'in} "sav" elçiliğini kanıtlayan bütün deliller de, yine Allah'ı anlatan belgelere eklenmelidir. Zira Elçilerin varlıklarının amacı, Tevhid, açıkçası Allah'ın varlık ve birliğini duyurmaktır. Öyleyse, her elçinin kendi elçiliğini kanıtlayan bütün delilleri, aynı zamanda bütünüyle Allah'ın varlığına da delil olmaktadır. Ne var ki, onların elçiliğini kanıtlayan deliller şu andaki konumuz dışında kaldığından, teker teker üzerinde durmayacağız. Şimdilik yalnızca şunu belirtelim ki, bir elçinin hak nebi olduğunu gösteren bütün deliller, aynı kuvvetle, hatta ondan da öte bir kuvvetle "Allah vardır ve birdir" demektedir.



15. Hayat-Ruh ve Vicdan {Yaşam-Benlik ve Duyunç} Belgesi: Yaşam görünür bir bilinmez!.. Evet, o görünür nedenlerle açıklanamayacak kadar düşündürücü ve Yaratıcı Güc'e tanıklık etmesi bakımından da açıktır. Evet o, doğrudan doğruya Yaratıcısını gösterir ve duyurur. O, bilinmez oluşuyla bilim adamlarını, açıklığıyla da halktan insanları büyüleyen sihirli bir olaydır. Ve yaşam adeta hal diliyle: "Beni var edip yaratan ancak Allah'tır" der.. İçeriğini bilmemekle birlikte, varlığından kimsenin kuşku duymadığı ruhumuzun ve onun işlevlerinin bedenimizi yönetiş biçimi de, yine Allah'ı bildiren delillerdendir. Dünyada Emir Alemi'ni temsil eden cevher/öz ruhtur ve ruh, bu aleme ancak ilerlemek ve gelişmek, olgunlaşmak için gelmiştir. Hikmetin sonuca etkisi konumuzun dışında olduğu için, biz burada yalnızca onun tanıklık ettiği noktaya değinmekle yetiniyoruz.

Evet, madde alemiyle içeriği noktasında hiçbir ilişkisi olmayan ruhun kendine özgü bir alemden buraya gönderilişi, olgunlaştırılmaya bağlı tutuluşu ve bunun da belli bir yazgıyla yürütülüşü, kuşkusuz Allah'ı gösteren önemli delillerden biridir. Diğer taraftan, insandaki iç sezişler ve görünür bir neden yokken Rabbe dönüşler ve O'na yönelişler ve bu olayların milyonlara ulaşan sayıda yinelenişi açık bir delildir ki, insanda yaratılıştan var olan ve Hakk'ı bulmanın en önemli araçlarından biri durumunda bulunan vicdan, kendi Yaratıcısı'na tutkundur ve bütün varlığıyla O'nunla bağlantı halindedir. Ruhlara sorulan "Yaradanınız Ben değil miyim?" sorusunun yanıltmaz tanıklarından biri de, vicdan değil midir? İşte vicdan, bu tanıklığın hakkına uyma zorunluluğunun yönlendirmesi ile "Allah" demektedir...



16. Isı Yasası: Termodinamiğin ikinci kanunu olan ısı kanunu kainatta ısının tedricen azaldığını yani ısı kaynağı olan varlıkların ısısını yitirerek mutlak sıfır derecesine gitmekte olduklarını açıklar. O zaman enerji tükenecek ve hayat sona erecektir. Yanmakta olan güneş, parlayan yıldızlar ve canlıların vatanı olan yeryüzü... Bunların hepsi belirli bir zamanda yaratılmış olan varlıklardır. Çünkü bunların tümünde mevcut olan enerji tükenmeye doğru gitmektedir. Bu olgu da onların belli bir zamanda başlamış yani yaratılmış olduklarını gösterir. Eğer kainat yaratılmışsa, bir yaratıksa, ezeli bir yaratıcıya muhtaç demektir. Çünkü arada bir yaratıcı kabul etsek, o zaman da onun da yaratıcısı olması gerekir ki bu da saçmadır. Kabul etmek zorunda olduğumuz bu yaratıcının, herşeyi kapsayan bilgi sahibi, hiçbir şeyle sınırlanmayan bir kudret sahibi ve ezeli olması gerekir. Açıkladığımız kanuna göre kainatta mevcut olan ısının varlığı, kainatın ezeli olması ihtimalini imkansız kılmaktadır.Kainatta ısı varsa, ona ısı verici düşünmek zaruridir. Zira soğumuş haldeki maddede ısı, kendiliğinden oluşmaz. Kainat ezeli olsaydı, sıcak halde değil, soğuk halde bulunurdu.



17. Güneş Enerjisi: Eğer yıldızlar ezeli olsalardı tükenmekte olan bugünkü durumlarında olurlar mıydı? Ömürlerini tüketip sönmüş olmazlar mıydı? Bununla birlikte güneşin, enerjiye dönüşüm sebebiyle kütlesinden bir miktar kaybettiğini biliyoruz. Fakat kütledeki bu azalma o kadar küçüktür ki uzay boşluğuna kıyasla yıldızların küçüklüğü gibidir. Burada anlatmak istediğimiz şudur: Yıldızlar bütünüyle ışık ve ısı yayımı az da olsa kütlelerinden madem ki bir miktar kaybetmektedirler ve bu kesindir, bu halde onlar ezeli ve ebedi olsalardı şimdiye dek çoktan yok olup gitmeleri, yani bütünüyle enerjiye dönüşüp kitlelerini yitirmeleri gerekmez miydi?



18. Yaşam: İnkarcılar şöyle derler: Hayatın oluşumu basit olayların tesadüfi birleşimi sonucudur. Sonra bu basit bileşimler birbirleriyle birleşerek, evrimleşerek şu anda mevcut bulunan hayatı oluşturmuştur. Fakat buna dair ellerinde delil var mıdır? Bu konuda ortaya koymaları gereken en büyük delil de şu olmalıdır: Hayatı oluşturan tüm elementler, geçmişte olduğu gibi bugün de vardır ve onlar bunu kullanabilirler. Geçmişte tesadüflerin yaptığını söyledikleri şeyi bugün kendileri bilinçli olarak yapsınlar! Hayatı hangi elementlerin oluşturduğu biliniyor... Bunların birleşim oranları biliniyor... Hayatın oluşması için ne gibi ortamın gerektiği de biliniyor... O halde ilk oluştuğu gibi hayatı laboratuvarda yaratmaları gerekmez mi? Bunları bir araya getirseler bile hayatın insan iradesiyle doğduğunu iddia edebilirler mi?

DNA: {İnsanın genetik şifresini taşıyan} bir DNA herbiri 24 cilt tutan 2500 ansiklopedinin kapsadığı bilgiyi kapsar... En ilkel elektronik beyinlerin dahi bir yapıcı olmadan oluşamayacağını kabul eden insan, nasıl bu kadar muazzam bir sistemin tesadüfen oluştuğunu söyleyebilir? Bütün bunları, iradeden, düşünceden, akıldan yoksun, kör, sağır ve dahası canlı olmayan maddenin yarattığını, oluşturduğunu iddia etmek hangi akla, hangi mantığa, hangi ilmi düşünceye sığar? Maddenin, kendi kendine göz, kulak ve kalp gibi oluşumlar göstermesi, aklın alacağı, izah edilebilecek bir durum değildir. Herbiri belirli bir işlevi yüklenmiş olan bu organlar belli bir amaç için yaratılmışlardır. Bunları kullandığımız aletlere benzetebiliriz. Kullandığımız basit aletlerin bir usta, bir yapıcı olmadan yapılamayacağını görürüz ve kabul ederiz de, bunlardan çok daha karmaşık yapı ve işlevler yüklenen organların tesadüfen oluştuğunu söyleriz? Onların şu ısı ve hareket kanunlarına göre faaliyet gördüklerini tespit etmemiz yetmez. Acaba bunları yapan ve belli kanunlara göre hareketlerini takdir ve tayin eden mühendis kimdir?

Hayatın kökenini tesadüfe bağlayan kişi ile Allah'a bağlayan kişi aklen eşit olabilir mi? Kainat, yaratıcı değildir, ancak yaratılmıştır. Kim kainata ve doğaya yaratıcı sıfatı verirse cahilce ve alçakça Allah'a ortak koşmuş olur. İnsanın iradesi (dileme yeteneği), kudreti (gücü) ve ilmi (bilme yeteneği) onu maddeden ayırıcı özelliklerdir. Maddenin insana bilme, anlama yeteneği vermesi, onu güçlü kılması ve dileme yeteneği ile donatması mümkün değildir. Bütün bunları insana verebilecek tek merci Allah'tır. "Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinde Allah'ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?" {Zariyat 20-21} İnsanın benliğinde de Allah'ın yaratıcı olduğuna dair birçok deliller mevcuttur. Benliğin (ve ruhun) varlığı bir delildir. İyilik ve kötülük etme yeteneğinin hepsi delildir. Yine evrende mevcut olan benliğimizle ilgili acayip ve madde ile ilgisi olmayan birçok olay da delildir. Gerçekten insan maddeötesi birçok garip şeyler yapmaktadır. Hipnotizma, ruh çağırma, telepati gibi olaylarda kişi vücudundaki maddi göz olmadan bazı şeyleri görebilmektedir...

Bütün bunlar, bizde maddi olmayan birşeyin var olduğuna, varlığın sınırlarını aştığını, duyumların ve duyumlarla yapılan ölçümlerin onu ihata edemeyeceğini, bunların hepsinin insanın derinliklerine inmekle anlaşılabileceğini ve madde ya da hesaba sığdırılamayacağını gösterir. Organlarının çalışması duran ve ölen insanın sadece maddi varlığını kaybetmediğini, ölen insanda bunun ötesinde maddi olmayan bir parçanın da ayrıldığını, insanın maddi varlığı dışında başka birşeye de sahip olduğunu gösterir. Bu şey nedir? Elbette insanın nefsi ve ruhudur. Topraktan yaratılan ise yine toprağa döner...

Sonuç olarak: Hayatın başlangıcı, oluşumu Allah'ın varlığına delildir. Hayatın çoğalması da yine Allah'a delildir. Hayatın türlere ayrılması, yayılması Allah'a delildir. Kainatın merkezi olan insan ve ondaki yüce sıfatlar, Allah'ın varlığına delildir. İnsan ruhu, benliği -yaratılışı ve harikulade oluşu- Allah'ın varlığına delildir. Yalnız bu bile Allah'ı bilmek için yeterlidir.



19. Duanın Kabulü: Sıkıntıya düşenlerden dilediğini kurtarması, Allah'ın süregelen bir kanunudur. Kafir de olsa, sıkıntıya düştüğünde kalbinden Allah'a yönelerek dua eden kişiye Allah yardım edebilir. Başından bu tür olaylar geçmiş kişilerin anlattıkları anılar, bu yardımı açıklar. Başından bu tür olaylar geçmemiş tek kişi göstermek zordur. Ben, sen, o... Her gün olagelen yüzlerce olaydan size birkaç tanesini örnek olarak anlatalım: Bunlar, kişinin yalnız olmadığını, korunmaya layık olduğunu ve sıkıntıda Allah'ın onu koruduğunu gösterir. Elemli bir kalple Allah'a yönelenin ve O'ndan yardım isteyenin duasının kabul edildiğini gösterir. Allah'ın kişiyi yalnız bırakmasından daha büyük felaket olabilir mi? Bu tür olaylarda insan, Allah'ın kudretinin eserlerini ve duasını kabul edişini müşahede eder. Bu tür olayların hepsi Allah'ın varlığına delildir... Bu konu ile ilgili birkaç olay anlatalım:

a) 1 Ekim 1944 tarihli R.Digest adlı bağımsız dergide şu başlık vardır: "İbadet ve duaya inanmıyor musunuz?" "Duanın etkisine ve inkar edilmez gücüne bugün artık inanıyoruz. Sıkıntı ve dehşet karşısında insanların kendileri dışında yüce bir güce yönelmeleri garipsenemez. Asıl garipsenecek şey, böyle bir durumun yadırganmasıdır. Korkunç bir anı gördüğümüzde biz de aynısını yaparız..." Major Allan Landberg -New Jersey doğumlu- Avustralya civarında denizde dokuz arkadaşıyla birlikte uçarken düştüklerini ve başlarına gelenleri şöyle anlatıyor: İki kauçuk sala binme ve kurtulma ümidi arama ihtimalimiz vardı ama yapmadık. Çünkü yanımızda ne ekmek ne de su kalmamıştı. Bütün havacılar endişe içindeydiler. Uçağın geri savunmacısı çavuş "Albert Herhander" dua ediyor ve biz de ona iştirak ediyorduk. Yakıcı güneş altında başımıza gelecekleri bekliyorduk. Dudaklarımız çatladı, dilimiz şişti. Duasına devam eden "Albert" ile duaya bile mecalimiz kalmadı. Üç gün sonra akşam üzeri bir karaltı gördük. Sonra yaklaşınca gözlerimize inanamadık. Bunlar, çırılçıplak Avustralya yerlileriydi. Siyah derili, kıvırcık saçlı bu adamlar, mercan avlamak için geldiklerini, yollarının burası olmadığını, kendilerini bu yöne meçhul bir etkenin sevkettiğini, buna da hayret ettiklerini söylediler. Böylece kurtulmuştuk.

b) Şam Radyosu, 10.1.1965 yılında öğleden sonra saat 2.45'te, İngiltere'de yayınlanan bir tıp dergisine dayanan bir yayın yapıyordu. Sözkonusu dergi, olayı bizzat yaşayan doktorun imzasıyla hadiseyi yayınlamıştı. Müzmin bir hastalıktan dolayı hastanede tam 13 yıl yatan genç adam bu süre içinde yapılan tüm tedaviler sonuçsuz kaldığı için doktorlar usanmışlardı. Olayı nakleden doktor, hastayı son defa muayene etmiş, ümit olmadığını görmüştü. Çaresizlik içinde hasta doktora: - Ümit yok değil mi doktor? diye sordu. Doktor: - Ümit artık yalnızca göktedir. Duayı dene. Dua etmeyi biliyor musun? Hastalığı on üç yıl devam eden genç, ilk olarak dua ediyordu. Bir hafta sonra hastasını ziyaret eden doktor, onu rahat ve iyileşmiş olarak buldu. Doktorların bir türlü altedemedikleri hastalığın geçmiş olduğunu hayretler içinde gördü.

c) 1951-1954 yılı Süveyş Kanalı gerilla saldırılarına katılan bir Mısır'lı genç anlatıyor. Üç gerilla olarak stratejik bir alandan geçen bir demiryolunu havaya uçurmak için yola çıkmışlardı. Gece aydınlıktı. Gökyüzü berraktı ve çok uzaktan farkedilebilirlerdi. Düşman bunları görüp ateş açabilirdi. Arkadaşlarından biri ellerini açıp "Allah'ım bize bulut gönder" deyince, biraz sonra nereden geldiği belli olmayan bir bulut gelip etrafı karanlığa boğdu ve ayın önünü kapattı. Planladıkları harekatı başarıp, sağ-salim geri döndüler. Üç düşman devletin Mısır'a hücumu sırasında olanları her birimiz işitmişizdir. Portsaid kenti alevler içinde yanarken halk içten dua etmiş, bunun üzerine yağmur yağarak bütün yangınları söndürmüştü. Bütün bunlar halkın konuştuğu günlük meselelerdir.

Bu konuda başından bir olay geçmemiş tek müslüman yoktur. Bütün imkanlar ortadan kalkınca, çaresiz olarak Allah'a sığınır. O zaman da dua kabul olunur ve sıkıntı giderilir. Bunun en belirgin örneği, kuraklık anında çıkılan yağmur duasıdır. Tabiidir ki bunun tevbe, namaz ve dua gibi yapılması gerekli rükünleri de vardır. Resulullah(sav)'den günümüze kadar insanlar bu hususta birçok olay nakletmiştir ve birçok kişi de kabul edilen dualarını anlatmaktadırlar. Tarihçi eleştirmenlere rağmen bu tür olayların varlığı ve devam etmekte oluşu sürekli olarak anlatılagelmektedir. Duanın kabulü belgesi, şartları vuku buldukça sürekli bir biçimde olagelmektedir, ve olacaktır. Bunların hepsi, dua edenlerin dualarını işiten ve kabul eden yüce bir varlığın bulunduğuna işaret eder. Bu varlık, müslüman ya da kafir, kim olursa olsun, dua edenin duasını kabul eder. İhtiyaç halindeki bir müslümanın duası her türlü ahvalde kabul edilir. Ve tabii duanın kabulü onun hayrına idiyse...



20. Elektron Hareketi: Hareket halindeki herşey belli bir zamanda ve mekanda başlayan hareketle bu eylemine başlamıştır. Bütün elektron ve kütleler dairevi bir hareket halindedirler. Her elektron ve kütlenin de bu hareketinin belirli bir zamanda ve mekanda başlaması gerekmektedir. O halde bu başlangıç noktası bize varlıkların başlangıç anını yani yaratılma zamanını verecektir. Bu düşünceden hareketle kainatın bir yaratıcı tarafından belli bir zamanda yaratılmış olduğu sonucuna ulaşırız. Bu ise yoktan yaratmadır. Yoksa hiçbir şey kendiliğinden yoktan var olmaz.



Kaynak: İnancın Gölgesinde-Nil ve İslam'da Allah'a İnanmak-Yenda (sadeleştirerek)


istersen sana kendim düşüüp bulduğum kanıtlarıda yazabilirim şimdilik bu kadar sorularımın cevaplarını bekliyorum.yazdıklarımıda iyi düşün.istersen googleden darwinin başka itiraflarınıda bulabilirsin.

alptegin
08-07-08, 20:07
ok ben bakarm bşka yerdn o zmn =)

Arkadaşım sana bu konuda şunu söylüye bilirim deneyimlerime dayanarak
anlamadıklarını kınarlar demiş üstad.
bana dün şunu sordu aynı bünyeye sahip birisi sen ruh yok diyorsun sende bana tanrının olmadığını göster dedi ve ekledi beynini göster.
polemiğe girme.
dünyada iki çeşit insan yaşar
1. algılanabilir dünyada yaşıyan insan
2. görünen dünyada yaşıyan insan

sen 1.sinde yaşa onlar 2.sinde yaşıyor

inanan birisini bilgiyle bildiklerinle düşüncelerinle etkileyemezsin çok zordur senden nefret eder aslıdna hayattan nefret eder kendileri inanmak için inanırlar.
ha bide kavga çıkartırlar dinime saldırıyosun saygı duy derler oysa ki bir çok din öğreti dinlerinin dışında Ateizme saldırır.

gün gelir devran döner bir çok din geldi dünyanın yaşı 4,567 milyar yıldır bunun içinde bir kaç bin yıl önemli değildir evren için biz bir göz açıp kapamayız sadece.
Vel hasıl A-teizm bilene güzeldir. :okay:

alptegin
08-07-08, 20:33
Ultra hell

puhahahha nasıl bir yaşayış tarzıymış bu :D
hayatları boyunca yusuf çekerek yaşarlar ve öbür dünya inancı olmadığından egoist yaşarlar.....yalanmı :stan:

ingilterede, çinde doğup müslüman olan çok...ne yani ben ingilizsem müslüman olamazmıyım....

cahil cahil konuşma....cahil olmasan zaten ateist olmazdın

ALINTI.
----------------------------------------------------------------
Mesajını alıntı yapmadığı için bu şekilde yapmak zorunda kaldım.
Şu yazdığın mesajda aslında hiç bir şey yazmadığının farkındasındır umarım,
Asıl egoistler dört kadınla evlenenlerdir.
Ben bu polemiklere girmem şahsen ama yazdıkların karşısında kendimi gülmekten alamıyorum kimseyi kendimden kültürel olarak aşşağıda görmemde ancak yaptığın saldırının cevabını vermek durumundayım.

Sen kabul etsende etmesende bazı gerçekler vardır, önümüzde ki yüz yılda bu gerçekler ortaya çıkacaktır. (Burada Semavi dinleri baz almıyorum bütün dinleri kastediyorum. ayrıca semavi dinlerle ilgili hiç bir şuphem kalmadığınıda gönül rahatlığıyla söylüye bilirim yani Al-ilah değil tamamen bağımsız bir tanrıyı bile temsil edemez.) Umut ediyorum ki bu kadar çabuk sonuçlanmaz çünkü bu insanlık için büyük bir yıkım olur en azından bizim gibi toplumlarda.

neyse burda lafı fazla uzattım sanırım.


hayatları boyunca yusuf çekerek yaşarlar ve öbür dünya inancı olmadığından egoist yaşarlar.....yalanmı :stan:

Yalan canım. onlar genel olarak senin duymadığın duyduğun zaman yusuf yusuf yapacağın konuları yemiş bitirmiş olurlar ve senden bir kaç yüz kat daha insanların yararını düşünürler. (Örn. Afrikada bu yıl 5000.000 fazla insan susuzluktan öldü onlar için uğraşırlar. sen maç izlersin.) Onların içleri rahattır çünkü onlar YAŞADIKLARININ bilincinde olduklarını bilirler (Örn. Kendimden biliyorum. :smile:)



ingilterede, çinde doğup müslüman olan çok...ne yani ben ingilizsem müslüman olamazmıyım....


Evet olmazsın. Çünkü muhtemelen aynı polemiği yapıyor olurdun sadece ingilizce yada çince konuşuyor olurdun.
Ayrıca islamiyetten haberi olmayan insanlarda var Aborjinler mesela hiç bir dini bilmiyorlar bir kısmı paganist (putperest) sen şimdi orda doğmuş biri olsaydın ? neyse ZORLAMIYALIM.


Şahsım adına şunuda söylüye bilirim. Genel olarak İslamı savunurum zamanında iyi şeyler yapmıştır. (Çünkü yapmak zorundadır neyse )
yani bi Aristotales kadar diyebilirim bir kısım insanı aydınlatmıştır fazla değildir. Türklere yaramamıştır.



cahil cahil konuşma....cahil olmasan zaten ateist olmazdın


Harikasın canım kardeşim.



:bravo::bravo::bravo::bravo::bravo::bravo::bravo:: bravo::bravo::bravo: :kiki::kiki::kiki::kiki::kiki::kiki::kiki::kiki: :p:p:p:p:p:p

alptegin
08-07-08, 21:08
Sen akisini nasıl kanıtlayabilirsin?


“Big Bang teorisi evrenin tek ve büyük bir patlama ile başladığını kabul eder. Ama bildiğimiz gibi patlamalar maddeyi dağıtır ve düzensizleştirirler. Oysa Big Bang çok gizemli bir biçimde bunun tam aksi bir etki meydana getirmiştir: Maddeyi birbiriyle birleşecek ve galaksileri oluşturacak hale getirmiştir.”
Prof. Fred Hoyle

Fred Hoyle, The Intelligent Universe, London, 1984, s. 184-185

"Biz astronomik standartlar göz önüne alındığında, çok fazla özen gösterilmiş, kollanmış ve şefkat gösterilmiş bir grup yaratıklarız... Eğer evren şu anki en hassas kesinliğinde yapılmış olmasaydı hiçbir zaman var olamazdık. Benim görüşüme göre mevcut şartlar, evrenin insanın içinde yaşaması için yaratıldığını gösteriyor".
Prof. John O'Keefe, NASA'da astronomi uzmanı

Heeren, F. 1995. Show Me God. Wheeling, IL, Searchlight Publications, p. 200.


"Fizik kanunları çok üstün bir dehanın ürünü gibi görünüyor... Evrenin bir amacı olmalı".
Prof. Paul Davies, İngiliz astrofizikçi

Davies, P. 1984. Superforce:The Search for a Grand Unified Theory of Nature. (New York: Simon & Schuster, 1984), p. 243.


"(Evrendeki) bu kompleksliği mümkün kılan kanunlarda hayret verici bir ince ayar görünüyor. Evrende var olan bu kompleksliğin gerçekleşmesi, "mucize" kelimesini kullanmamayı çok güçleştiriyor".
Prof. George F. Ellis, İngiliz astrofizikçi

The Anthropic Principle: Laws and Envirnoments. The Anthropic Principle, F. Bertola and U.Curi, ed. New York, Cambridge University Press, 1993, p. 30.


“Kanıtları inceleyen herhangi bir bilim adamı kendisini şu sonuca varmaktan alıkoyamaz: Yıldızların içinde meydana getirdikleri sonuçlar göz önüne alındığında nükleer fiziğin kanunları kasıtlı olarak tasarlanmışlardır.”
Prof. Fred Hoyle

Fred Hoyle, Religion and the Scientists, London: SCM, 1959; M. A. Corey, The Natural History of Creation, Maryland: University Press of America, 1995, s. 341


"Demek istediğim şudur ki evrenin bir amacı vardır. Orada öyle, bir şekilde şans eseri var olmamıştır".
Prof. Roger Penrose, Matematikçi

Heeren, F. 1995. Show Me God. Wheeling, IL, Searchlight Publications, p. 233.


“Evrenin genişleme hızı o kadar kritik bir noktadadır ki, Big Bang'ten sonraki birinci saniyede bu oran eğer yüz bin milyon kere milyonda bir daha küçük olsaydı evren şimdiki durumuna gelmeden içine çökerdi.”
Stephen Hawking

Stephen Hawking, A Brief History Of Time, Bantam Press, London: 1988, s. 121-125


“Çok küçük sayısal değişikliklere hassas olan evrenin şu andaki yapısının, çok dikkatli bir bilinç tarafından ortaya çıkarıldığına karşı çıkmak çok zordur... Doğanın en temel dengelerindeki hassas sayısal dengeler, kozmik bir tasarımın varlığını kabul etmek için oldukça güçlü bir delildir.”
Prof. Paul Davies, İngiliz astrofizikçi

Paul Davies. God and the New Physics. New York: Simon & Schuster, 1983, s. 189


“Eğer yıldızlar birbirlerine biraz daha yakın olsalar, astrofizik çok da farklı olmazdı. Yıldızlarda, nebulalarda ve diğer gök cisimlerinde süregiden temel fiziksel işlemlerde hiçbir değişim gerçekleşmezdi. Uzak bir noktadan bakıldığında, galaksimizin görünüşü de şimdikiyle aynı olurdu. Tek fark, gece çimler üzerine uzanıp da izlediğim gökyüzünde çok daha fazla sayıda yıldız bulunması olurdu. Ama pardon, evet; bir fark daha olurdu: Bu manzarayı seyredecek olan "ben" olmazdım... Uzaydaki bu devasa boşluk, bizim varlığımızın bir ön şartıdır.”
Prof. George Greenstein, Astrofzikçi

George Greenstein, The Symbiotic Universe, s. 21


“Gerçeklerin akıl süzgecinden geçirilerek yorumlanışı ortaya koymaktadır ki, üstün bir Akıl, fiziğe, kimyaya ve biyolojiye müdahale etmiştir ve doğada varlığından söz etmeye değer bilinçsiz güçler yoktur. Gerçeklerin hesaplanmasıyla ortaya çıkan sayılar o kadar akıl almazdır ki, beni bu sonucu tartışmasız biçimde kabul etmeye götürmektedir.”
Prof. Fred Hoyle

Paul Davies. The Accidental Universe, Cambridge: Cambirdge University Press, 1982, s. 118 (Hoyle'dan alıntı)

Bunlardan dahamı zekisin ?


Bunun zeki olup olmamakla alakası yoktur arkadaşımi.
Peki neden yoktur: İnsan inanmak için inanır, Ve insanları bilinç altları yönlendirir ön bilinç seviyesi ne kadar yüksek olursa olsun sonucu bilinç altı yani İD belirler ve çocuklukluk yıllarında günümüzde kimin hangi dinden olacağı bir güzel bilinç altına işlenir. Burada çok büyük bir laf ediyorum, aynı şekilde senin hoşlanacağın kadın tipi arkadaşlarını neye göre seçeceğin dahi bebeklik çocukluk dönemlerinde ki bilinç altının nasıl doldurulduğuyla alakalıdır.( Örn. Bebeklik ve erken çocukluk döneminde tuvalet alışkanlıkları düzgün verilmeyen çocuklar diğer yaşamlarında dağınık ve düzensiz olurlar) kast ettiğimi anlamışsındır umarım dinlerinde durumu bundan ibarettir.

Şu anki zamandan örnek vermek gerekirse tanrının olmadığını hiç kimse ıspat edemez akside ıspat edilemez Dünya dinlerinin hiç birinin tam olarak tanrıyı yansıtmadığını ıspat edebiliriz gerçeği görebilecek bilinç altına sahip birisi bunu görebilir ancak ve ancak bilinç altı buna izin verirse arkadaşım.

akabininde sen bunlardan iyimi biliyorsun diyorsun hadi iyi bilmioyrum desem bile şu ilk verdiğin yani ;

-------------------------------------
“Big Bang teorisi evrenin tek ve büyük bir patlama ile başladığını kabul eder. Ama bildiğimiz gibi patlamalar maddeyi dağıtır ve düzensizleştirirler. Oysa Big Bang çok gizemli bir biçimde bunun tam aksi bir etki meydana getirmiştir: Maddeyi birbiriyle birleşecek ve galaksileri oluşturacak hale getirmiştir.”
Prof. Fred Hoyle

Fred Hoyle, The Intelligent Universe, London, 1984, s. 184-185
----------------------------------------

bununla ilgili olarak Tubitakın bilim dergisinin çalışmalarını gözden geçirmeni tavsiye ederim. Aslında olayın ne kadar basit olduğu ortadadır. her güzel şeye özel gökten inme anlamlar yüklemezseniz bu tüm insanlık için bizden sonra gelecek olanlar için iyi olacaktır.Bunların dışında çocuklarımıza çocukluk yaşlarında din ile ilgili konularda eğitim vermememizde gerekir kendi seçimlerini yapmalarına izin vermeliyiz mantıklısıda budur buna kimse itiraz edemez eden dininden şuphe ediyordur.

demek istediğim şu din konusu çok daha derin bir konudur ve çok değişkendir. ondan daha az yada çok biliyorsun diyerek yada daha kabaca KOPYALA YAPIŞTIR yaparak çözümü kenara bırakalım bir ilerleme gösterilemez kendinizden parçalar katmalısınız ki paylaşmış olalım fikirlerimizi düşüncelerimizi haksızmıyım.

he diğer insanların fikirlerini paylaşmakda güzeldir ama değişikliklerini ortaya koymak daha güzeldir.

yazdıklarına göz gezdirdimde çoğu safsata kişisel görüş tamamen kişisel ayrıca sana sormak isterim marsta neden hayat yok? (Ek olarak marsta çok uzun bir zaman önce hayat olduğu düşünülüyor o ayrı)

See_You_L4t3r
09-07-08, 13:11
Ateistlerede Evrımcılere hep sormusumdur Dostlar...
Pekı bu hayat nerden geldı?
-ıste maymundan olduk bız
Peki dostlar maymun nerden geldı
-ıste o evrımlestı bu solyle oldu bu bole oldu maymun oldu
Hmm guzel peki ilk basta ne vardıda oldu bunlar
-ilk basta bır toz bulutu vardı hacı
anlıyorum pekı bu toz bulutu nerden geldı hoca
-ya buda sorumu canım o toz bulutu hep vardı
Yapma ya
-tabi canım
Yahu kendısıne bıle faydası olmayan aklı olmayan bır toz bulutuna hep vardı demeyi mantıgın alıyorda Butun kudretı elınde bulunduran Herseyi yaratan Allaha vardır demeyi neden mantıgın almıyor
-Ya aslında ben bu konularda tam bılıgılı deılım bıraz daha arastırır gelırım hadı kib
der ve gıderler bı dahada goremem kendılerını ama Allaha ınanca donenlerde oldu
Saygılar...

alptegin
09-07-08, 19:26
Ateistlerede Evrımcılere hep sormusumdur Dostlar...
Pekı bu hayat nerden geldı?
-ıste maymundan olduk bız
Peki dostlar maymun nerden geldı
-ıste o evrımlestı bu solyle oldu bu bole oldu maymun oldu
Hmm guzel peki ilk basta ne vardıda oldu bunlar
-ilk basta bır toz bulutu vardı hacı
anlıyorum pekı bu toz bulutu nerden geldı hoca
-ya buda sorumu canım o toz bulutu hep vardı
Yapma ya
-tabi canım
Yahu kendısıne bıle faydası olmayan aklı olmayan bır toz bulutuna hep vardı demeyi mantıgın alıyorda Butun kudretı elınde bulunduran Herseyi yaratan Allaha vardır demeyi neden mantıgın almıyor
-Ya aslında ben bu konularda tam bılıgılı deılım bıraz daha arastırır gelırım hadı kib
der ve gıderler bı dahada goremem kendılerını ama Allaha ınanca donenlerde oldu
Saygılar...

Canım kardeşim senin karşına çıkan ateistler pek bilgili değilmiş yada bu konuyla bazıları uğraşmak istemezler, sıkılmışlardır anlatmaktan (kendimden biliyorum)

neyse
var sayalım tanrı var (ki olduğunu var saysak bile bir bilincinin olduğunu varsayamıyoruz onuda boşveriyoruz.) demek istediğim şu bu platon mantığıyla sorduğun soruya karşılık sana sormak isterim Tanrı var ise bile neden kendinize kılıf biçiyorsunuz yani şöyle bi soruyla var saydığımız zaman tanrının varlığını Muhammed onun resulumu oluyor, Kuran onun kitabımı oluyor ki kurandan 1.000 yıl önce yazılmış daha kapsamlı, bilgi dolu ve insan tarafından yazılmış kitaplar var onlar kendilerine filozor dedikleri için bu gun bir farklı bir gözle bakılıyor.

Ayrıca Allah (Tanrı demiyorum) kendini neden gizliyor kullarından? ayrıca kuranda matematik, mantık, birbiriyle çelişen cümlelerde mevcutken diğer insan yazımı kitaplar çok daha düzgündür.

ayrıca canlı yaşamı denizlerde başlamıştır. yani biz denizden karaya geçmiştir maymanlarla akrabayız şu anda eski adı zahire olan ülkede insansı maymunlar yaşıyor aile düzenleri sosyal ikişkileri örgütlü bir yapıları mevcut bunun dışında amerikada deneysel araştırmalar yapıyor 2. yada 3. nesil olmalarına rağmen ev yaşamına adapte olmuş MAYMUNLAR mevcuttur. (hepimiz primatız özünde) :nono:

bu konuda yazılacak binlerce konu fikir var ayrıca sizdende bu konularda çalışmanızı bekliyoruz.
yazmadım sıktım.:okay:
az ve öz yazdığın için teşekkür ederim. :smile:

See_You_L4t3r
09-07-08, 21:46
Dostum sna tek 1 soru benden
evren nasıl meydana geldı?

punk_4ever
09-07-08, 22:56
hepnız sacmaladınz ateizim cok dogru bır kavramdır... bu gercekdır ... dıyer dınlerın hepsı ınsan uydurmasıdır.bence.. neden mı cunku cok sacmadır ... bır kanıt yokdur.. kankıt olrak bana kuran demeyın onlarıda ... ınsanlar uydurmuslardı..r

ewt snle aynı fikirdeyim bnde ateistim ve ayrıca hrşeyin bilimsel bi açıklaması vrdır !!

JigSaW
10-07-08, 13:23
Ateistlerden bir soruma cevap vermelerini istiyorum.
Çok korktuğunuzda ne yapıyorsunuz?

counter9
10-07-08, 15:30
herkes saygı göstermelidir
kimse kimseyi dışlayamaz
buraya yazanların çoğunda gördüğüm
düşünce şu
Ateistler Türk olamaz
Ateistleri burdan kovalım
Ateistler insan değil
aynen böyle mesajlar gördüm
herkes saygı göstermeli birbirine
Ateistim ben

alptegin
11-07-08, 19:40
Ateistlerden bir soruma cevap vermelerini istiyorum.
Çok korktuğunuzda ne yapıyorsunuz?


ya ne istiyorsunuz bizden anlamıyorum ne demek çok korktuğunuzda ne yapıyorsunuz, sizde aslında hiç birşey yapmıyosunuz.

ayrıca şahsen tüm korkularımla yüzleştim. ve aslında korkulacak birşey göremiyorum. zaten an ve an çürüyen bi organizmayım, neden korkacakmışım,

ayrıca fazlasıyla üzülüyorum bu kadar allahtan korkan insan var ve yanı başımızda allahtan korkan insanları öldürüyorlar kadınlarının ... dilim varmıyor asıl siz buna nasıl samimi inanmış insanlar olarak göz yumuyorsunuz? ( bunun gibi onlarcasına ) birkeresinde Çeçen bir askerin faryatlarını dinlemiştim ve şu sözleri sarf etti; HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ DİN KARDEŞLERİMİZE...

eğer samimi iseniz hacca gideceğinize paranızı onlara gönderirsiniz onlar gibilere gönderirsiniz bu başka konu tabi ki.... neyse başım ağarıyo konuyu fazla karışırdım sanırım..

eğer Tanrı inancımızın olmadığını ve kötü olaylar karşısında dua etmek gibi eylemler yapmadığımız için ne hissettiğimizi öğnrenmek istersen bunun cevabını yazılı olarak vermek zordur yaşamak lazım.

ayrıca neden korktuğunda önemlidir insansa ve yamyam bi bünyeyse şahsen onun insansı olduğuna tam insan olmadığına karar veririm. üzülürüm.

alptegin
11-07-08, 20:22
Dostum sna tek 1 soru benden
evren nasıl meydana geldı?


Arkadaşım diğer konuda bahs ettiğin soru bumu acaba ? çeşke belirtseydin neyse
Cevaplamıya çalışacağım.

Evren nasıl meydana geldi: Bu soruya ne böyle böyle oldu ve ondanda böyle böyle oldu diye hiç bir ateist,teist cevap veremez dünya üzreinde ki hiç kimse en azından şu dönemde cevap veremez.

ama

Senin merak ettiğin şey evrenin yaradılışı ise ve sen Semavi dinlere inanıyor isen burada bir kavram farklılığı mevcuttur öyle ki bin yıllardır öğreti dinlerinin haricinde ki dinlerde bu yanlış üzerine güçlenmiş kemikleşmiştir.

Yanlış nedir: Aslında şöyle bi etrafına bakınca Güneş ay çiçekler yıldızlar neler neler küçük beyinlerimizle bunlara bir anlam vermek istiyoruz o noktada eğer bir dine mevcutsak ve şuphelerimiz var ise şuphelerimiz ölüyor kesinlikle bir tanrı olmak zorunda diyoruz kendi kendimize. Ve hatayı yapıyoruz çünkü eğer derinlemesine araştırma yaparsanız tüm gökten inme dinlerin Tanrıyı ifade edemeyeceğini anlamış olursunuz.

Bunun dışında yaratıcıyı kim yarattı diye sorula bilir, yada tanrının bir bilinci olmadığını söylüyebilirsiniz hepsinin doğruluk payı vardır.


ayrıca Alıntıdır, ve bilinen bir gerçektir;


Evrene tanrıların doluşmasının çoktanrıcı dinlere özgü olduğu, tektanrıcılığın "doğası gereği" böyle olmadığı savı, akla yatkın, kulaklara hoş gelecektir. Burgubilimci buna "Siz öyle sanın" yanıtını verecektir. Tekti teklemeydi, üçtü üçlemeydi tartışmasına girmeyeceğiz. Çünkü çok daha büyük sayılardan söz edeceğiz.

- Evren, zamanımızdan 13 milyar 700 milyon yıl kadar önce, bir "Büyük Patlama" ile oluşmaya başladı (1).
- Yok yaa! Yanında mıydın? (2)
- En büyüğünden en küçüğüne ipuçları bunu gösteriyor: Astronomi alanında, 1950'li yıllardaki buluşlara göre evren Edwin Hubble'ın ortaya çıkardığı "Hubble Yasası" uyarınca şişiyorsa ve bunu destekleyen Albert Einstein'ın "Genel Görelilik Kuramı" denklemi doğrultusunda bir meçhule doğru gidiyorsa (3), bundan ne çıkar? Civciv çıkmaz herhalde. Bundan ve bu kanıtı destekleyen "ardalan ışınımı" denen, uzaydan gelmekte olup BP sırası oluşmuş ama varlığını sürdüregeldiği sanılan dalgalardan ve de yüksek enerji fiziği deneylerinden çıkan burgubilimsel sonul sonuç, içinde yaşadığımız evrenin düzeninin Büyük Patlama sonrası oluştuğudur.

Ödünüzü patlatan büyük patlama.

JigSaW
11-07-08, 22:23
*YAZILAR ALINTIDIR*

*ATEİSTLERİN YAZININ TAMAMINI OKUMASINI TAVSİYE EDERİM*
Bütün varlıkları Allah yarattı. Öyleyse Allah'ı kim yarattı?


Zamanımızda saf zihinleri bulandırmak, körpe dimağları ifsat etmek için ortaya atılan sorulardan biri de "Bu mahlûkatı Allah yarattı, peki ya Allah'ı -hâşâ- kim yarattı?" sorusudur.



Aynı soru müşrikler tarafından bizzat Peygamber Efendimize (asm.) sorulmuş ve bu soru üzerine Cebrail (as.), Allahü Azîmüşşân'dan İhlâs Sûresini cevap olarak getirmiştir. Bu sûre ile şirkin bütün nevileri kökünden kesip atılıyor, tevhidin bütün mertebeleri en güzel bir şekilde izah ve ispat ediliyordu. Resûl-i Ekrem (asm.) Efendimiz de bu soruyu soran kimselere yine İhlâs Sûresi ile cevap verilmesini beyan buyurmuşlardır.(1)




Biz de Resûlulluh’a (asm.) ittiba ederek bu soruya İhlâs Sûresi ile cevap vereceğiz. Cenâb-ı Hak İhlâs suresinde kendisini kullarına şöylece bildirmektedir:


"De 'ki O Allah'dır, bir tektir. (O) Allah'tır, Samed'dir. Tevlid etmediği gibi, tevellüd de etmemiştir. Hiçbir şey O'nun dengi (ve benzeri) değildir."



Bu sûre Allah'ın varlığının, birliğinin, eşi ve dengi olmadığının en güzel, en cami, en güzel bir ifadesidir ve Kur'ân-ı Kerîm'in tevhid noktasında bir özeti gibidir. Bu konudaki diğer âyet-i kerîmeler, bir bakıma bu sûrenin tefsiri hükmündedirler.

“De ki: O Allah'tır, Ehad'dir.”




Âyet-i kerîmedeki Allah lâfzı Cenâb-ı Hakk'ın zâtına işaret etmekte, Ehad ise, O'nun birliğini ifade etmektedir. Burada şunu belirtmek gerekir ki, Ehad ism-i şerifi "adet olarak" bir demek olmayıp, "yegâne birdir", "tek birdir", "şeriksiz birdir", "kendinden başkası hep mahlûk olan bir" manasına gelir. Yâni O'ndan başka bütün birler adet olarak birdirler, mahlûkturlar, mümkindirler.



Cenâb-ı Hakkın zâtının bir olduğunu, kudsî mahiyetinin hiçbir mahiyete benzemediğini, mekândan ve zamandan, cisimden ve cisme ait bütün özelliklerden münezzeh olduğunu ifade eder.



Cenâb-ı Hakk'ı "Ehad" olarak bilen bir insan O’nu kimin yarattığı gibi bir sorunun ne kadar saçma olduğunu hemen anlar. Böyle bir mü'mini hiçbir vehim ve vesvese şüpheye ve tereddüde düşüremez.

"Allah Samed'dir."



Yâni, O hiçbir şeye muhtaç değildir, herşey O’na muhtaçtır. Bütün istek ve arzulara cevap veren, bütün ihtiyaçları gideren yegâne merci O'dur.

"Lem yelid”



Yani, Ehad ve Samed olan Allahü Teâlâ, evlâd sahibi olmaktan, doğurmaktan ve bölünüp - parçalanmaktan münezzehtir.




"Allahü Teâlâ, Ehad, Samed olduğu için tecezzi etmez, O'ndan ne bir cüz, ne bir cevher, ne bir madde kopup ayrılmaz, çıkmaz ve O'nun cinsi, nev'i, benzeri olmaz, hiçbir ihtiyacı eksiği, gediği bulunmaz. Ancak O'nun ilminde bulunan mümkinattan dilediği O'nun yaratmasıyla husule gelir. 'Ol' demesiyle olur."(2)



O Vahid-i Ehad bölünme ve parçalanmadan münezzeh olduğu için, kendi zâtından bir ilâh sudur etmesi muhaldir. Mahlûkatını ilmi, iradesi, kudreti ile yaratır. Yarattığı mahlûkatın O'na denk yahut O'ndan güçlü olması muhaldir.



“Ve lemyuled”



Yâni, bir başkasından doğmamıştır, sonradan olmamıştır; evveli yoktur, ezelîdir. O'nun olmadığı bir zaman tasavvur edilemez.

Bu ayet, Allahü Teâlâ hakkında babalığı, analığı, başkasından doğmuş olmayı reddetmekle, başta Hıristiyanların "teslis" akidesi olmak üzere her türlü velediyet fikrini reddeder.

“Ve lemyekün lehu küfüven ehad.”



Yâni, hiçbir şey O'nun dengi (ve benzeri) değildir. Merhum Elmalılı Hamdi Efendi, bu âyetin tefsirinde şöyle buyurur:



"Ne evvelinde doğuran bir sabıkı, mafevki, ne de âhirinde doğmuş, doğacak bir lâhiki, matahtı olmadığı gibi, O'na kadr ü şânında beraber olacak hiçbir vech ile hiçbir denk, ne zâtta, ne sıfatta hiçbir müsavi, hiçbir mümasil; ne zıtlaşacak, ne birleşecek hiçbir eş, ne arkadaş, ne rakip hiçbir şerik ü nazır olmamıştır ve olamaz. Yâni, ezelde olmamıştır. Ondan başka bir Vâcib-ül Vücûd daha yoktur, ezelde olmayınca sonradan lâyezelde olması muhal bulunduğunu da ihtara hacet yoktur. Çünkü sonradan olanda ne kadar kemâl farzedilse mümkün, hadis, mahlûk olacağı için O'na müsavi, O'na beraber olamaz." (3)


Sûrenin önceki âyetleri tevhidin bütün mertebelerini özet olarak ifade ettiği gibi, bu âyet-i kerîme de Cenâb-ı Hakk'ın Zâtında benzeri, fiillerinde ortağı ve sıfatında benzeri bulunmadığını beyan ile şirkin akla gelebilecek bütün türlerini reddetmektedir.



İhlas suresinin kısa bir açıklamasını verdirten sonra söz konusu soru hakında şunları da ifade etmekte fayda görüyoruz:



Şu varlık aleminin yaratıcısı ancak ve ancak vücudu vâcib, ezelî ve ebedî, zâtında ve sıfatlarında benzeri bulunmayan Allah'dır. Elbette, O Zât-ı Akdes hakkında böyle bir soru sorulamaz. Çünkü kim yarattı sorusu ancak mahlûkat için sorulabilir.



Allahü Teâlâ Ehad’dir; birdir, zatında şeriki yoktur.
Allahü Teâlâ Samed'dir. Bütün mahlûkat yaratılmalarında, devam ve bekalarında, idare ve tedbirlerinde her an O'na muhtaçtır. Hiçbir şeye muhtaç olmayan O Ehad ve Samed hakkında böyle bir soru sormak O'nu tanımamanın, bilmemenin bir ifadesidir.



Allahü Azîmüşşân doğmadan ve doğurulmadan münezzehtir. Ezelî ve ebedî olan ve kendisinden üstün bir varlık tasavvur edilmeyen O Zât-ı Zülcelâl'in, bir başkasının tesiri ile, vücuda gelmesi nasıl tevehhüm edilebilir?



Allahü Teâlâ'nın eşi, benzeri, dengi ve küfüvvü yoktur. Ne ulûhiyyetinde, ne rubûbiyetinde, ne mabudiyetinde, ne hallâkiyetinde ve ne de hâkimiyetinde O'na denk ve misil olacak hiçbir varlık düşünülemez. Zerre kadar aklı olan bir insan böyle bir Zât hakkında bu çelişkili sorunun sorulamayacağını bilir.
Evet, "Cenâb-ı Hakk'ı -hâşâ- kim yarattı?" sorusunda açık bir çelişki vardır. Şöyle ki: Allahü Teâlâ Hazretleri'nin vücudu zâtidir. Ezelî ve ebedîdir. Eşi ve benzeri yoktur. Herşeyi yaratan ve herşeyin kendisine muhtaç olduğu bir Zata yaratılma izafe edilirse çelişki ortaya çıkar. Hakikatlerin zıddına dönüşmesi gerekir.


"İnkılâb-ı hakâik, ittifaken muhaldir ve inkılâb-ı hakâik içinde muhal-ender muhal, bir zıddın kendi zıddına inkılâbıdır. Ve bu inkılâb-ı ezdad içinde bilbedahe bin derece muhal şudur ki: Zıt, kendi mahiyetinde kalmakla beraber, kendi zıddının aynı olsun."(4)



Soru bu hakikatin ışığında incelendiğinde şu tezatlar ortaya çıkar:
Allahü Teâlâ'nın -hâşâ- yaratıldığı vehmedilirse o halde, O Zât-ı Mukaddes'in hem ezelî, hem hadis (sonradan yaratılmış), hem Hâlık, hem mahlûk, hem sonsuz kadir, hem sonsuz âciz, kısacası, hem ulûhiyetin sonsuz kemâl sıfatlarına, hem de mahlûkiyetin sonsuz eksik sıfatlarına sahip olması lâzım gelir.



Soru böyle sonsuz çelişki ve zıtlıklar taşıdığı gibi, birçok imkansızlıkları da içine almaktadır. Bunlardan sadece birisi olan "Teselsülün muhaliyeti"ni nazara vermekle yetineceğiz.




Bir an için O Vâcib-ül Vücud hakkında böyle bir soru sorulduğu farzedilse, o zaman bu soru o noktada kalmaz. Yâni Cenâb-ı Hakk'ı yarattığı vehmedilen o halikın da bir halikı, onun da halikı... sorulur. Böylece soru silsile haline sonsuza kadar gider. O hâlde bu sorunun mahiyeti muhale, imkânsızlığa dayanır ve böyle bir soru sorulamaz.




TEselsülün muhal olduğuna dair bazı misaller takdim edelim:



On-onbeş vagonlu bir tren düşününüz. Bu vagonlardan herbirisini bir önceki vagon çeker. Ve nihayet iş lokomotife dayandığında artık "lokomotifi kim çekiyor?" diye bir soru sorulamaz. Zira, çekip fakat çekilmeyen bir lokomotif olmazsa bu nizam bozulur ve hareket meydana gelmez.



Aynı şekilde, bir şekerin nasıl yapıldığını sorsak, bize cevaben, şeker fabrikasında yapıldığı söylenecektir. Şeker fabrikasmdaki âletlerin nerede yapıldığını sorduğumuzda onların da tezgâhları gösterilecektir. Sonunda mes'ele bir zatın ilmine, iradesine ve kudretine dayanmazsa, tezgâhın da tezgâhı sorulacak ve teselsüle gidilecektir.



Diğer taraftan bir elma, tabiri caiz ise, elma fabrikası olan ağacında yapılmaktadır. Bu ağaç ise kâinat fabrikasında inşa edilmiştir. Eğer elma ağacının da, kâinatın da yapılması sonsuz bir ilim ve kudret sahibine verilmezse, kâinat fabrikasına da bir fabrika, o fabrikaya da bir fabrika gerekecek ve çıkmaza girilecektir.




Bir nefer emri onbaşıdan, o da yüzbaşıdan ve başkumandan da padişahtan alır. "Ya padişah kimden emir alıyor?" şeklinde bir soru sorulamaz. Zira padişah da birinden emir alsa, o da raiyyet derecesine iner ve emir aldığı zât padişah olur. Bu durumda birinci şahıs padişah değildir ki: "Padişah kimden emir alıyor?" diye bir soru sorulabilsin. Padişah denilince, emir veren, fakat emir almayan bir hükümdar akla gelir.



Bu misâllerden anlaşıldığı gibi, bu kâinatın yaratılışının; zâtı, esması ve sıfatlarıyla ezelî ve ebedî olan Allah’ın ilim, irade ve kudretine dayanması zaruridir.



"Cenâb-ı Hakk'ı -hâşâ- kim yarattı?" diye firavunâne soru soranlar “teselsülün muhal oduğunu” bilmediklerini ve nefisleriyle bir demogoji yaptıklarını açığa vurmuş olurlar.




*ALLAH sizleri ve bizleri hidayete ulaştırsın (AMİN)*

alptegin
11-07-08, 22:39
Arkadaşım yazdığın mesajı içtenlike ve bizim iyiliğimizi hoşluğumuzu düşünerek yazdığını biliyorum.
vel hasıl bu kadar yazıyı okudum benim için hiç bir anlamı yok ve çok sıradan yazılar özel bir anlam taşımıyorlar yani. Tanrının bunları söylemesi onu normalleştirir gibi geliyo yani özel bir şeyi yok ben daha iyisini yazarım mesala.

JigSaW
11-07-08, 22:46
Arkadaşım yazdığın mesajı içtenlike ve bizim iyiliğimizi hoşluğumuzu düşünerek yazdığını biliyorum.
vel hasıl bu kadar yazıyı okudum benim için hiç bir anlamı yok ve çok sıradan yazılar özel bir anlam taşımıyorlar yani. Tanrının bunları söylemesi onu normalleştirir gibi geliyo yani özel bir şeyi yok ben daha iyisini yazarım mesala.


Arkadaşım seni inançsızlığa iten sebep nedir.Ne olduda bu düşüncelere sahip oldun ve eğer müslümanlık,Allah.din kavramları hakkında cevap almak istediğin soruların varsa bizimle paylaşmanı isterim.Mesela ben paylaşıyorum ve soruyorum.Kimden veya hangi düşünceden etkilendin.Elbet ki senide etkileyen bir şey olmuştur ateistliği seçmen konusunda.

alptegin
11-07-08, 22:50
Benim ateist bir arkadaşım vardı ve o zaman öğrendikten sonra aramı kesmiştim iyide yapmıştım hiç pişman değilim kemalistim ama dinsiz değilim bu korkunç bi şey çünkü ALLAH a inanmamak psikolojik yönden zayıf bir insanın düşüncesi ve inancıdır bence..


ya iyiki bu foruma üye olmuşum senin bu mesajını gördümde kendi kendime gülüyorum.

psikolojiden ne anlarsın öncelikle senin bildiğin psikoloji kız tavlama taktikleridir sanıyorum. zayıf olan doğduğu anda ona verilen bir isim ile kabullendirildiği dinle yaşayıp ölen hiç birşey yapmadığı çeşitli ibadetler yapıp öldükden sonra hurilerle yatıcam ben diye bekliyen birisin.

Ateist ise günlerini gecelerini maçlarda yada kız peşinde gezmek yerine kendini bilgiye adamış ve bir primat olarak koskoca evrenin gizlerine erişmiye çalışan dünyayı algılarıyla gören canlıdır.

kimin psikolojisinin zayıf olduğu ortadadır, ayrıca birinin psikolojisinin zayıf olmasının nedenide sonuçta Allahtır değilmi.

Tahminen o arkadaşın seninle bağlarını koparmıştır.

Dünya toplumlarında bizim gibi çocuklar söz alıncaya kadar sözler gücünü korumaya devam edecektir, anlamını özünü kaybetmiş sözler.

Vakti geldiğinde değerler, dürüstlük ve bilginin ışığıyla aydınlanmış metafizikuslar yetişecek ve kazanacaktır. kötülük sok bulacak biliyoruz.

alptegin
11-07-08, 23:03
Arkadaşım seni inançsızlığa iten sebep nedir.Ne olduda bu düşüncelere sahip oldun ve eğer müslümanlık,Allah.din kavramları hakkında cevap almak istediğin soruların varsa bizimle paylaşmanı isterim.Mesela ben paylaşıyorum ve soruyorum.Kimden veya hangi düşünceden etkilendin.Elbet ki senide etkileyen bir şey olmuştur ateistliği seçmen konusunda.


Arkataşım benimde hayatımda dönüm noktalarım oldu elbette bende en az sizin kadar inanmıştım semavi dinlerden islama elimden gelenide yaptım insanları örgütlemek istedim bi yerden yakmalarını sağlamak istedim her tarafta eziyet vardı, orta ikinci sınıftaydım 97 senesiydi sanırım çeçenleri kırıyolardı ruslar onlara destek olmak istiyordum ama yolunda gitmiyen bişeyler vardı. yolunda gitmiyen şeyler insanların samimiyetsizliğiydi inanıyorlardı ama yolunda gitmiyen birşeyler vardı eksik kalmış birşeyler.

neydi o insanlarda ki eksik olan şey.

insanlıktı evet insanlıktı, din öğretmenimiz man kafanın tekiydi ve kendi gibi insanlar yetiştiriyordu farketmiştim.

sonra liseye başladığımda din derslerine girmedim hiç birisine.
öfkeden nefretten isyan etmekden değildi bilgidendi. olayın ne kadar farklı olduğunu gördüm. bilginin ışığıyla aydınlandım. tüm dinleri araştırdım en azından hepsinin (şahen) gerçek anlamda Tanrının dini yada tanrıyla en ufak bir bağlantılarının olmadığını gördüm. sonrada tanrının olmadığını gördüm. bunlar böyle iki satırda anlatılıcak konular olmamamakla birlikde şunu söylemek isterim, gerçekden samimi olarak din kavramını anlamış aydınlanmış insanlara saygı duyarım ama şu durumda hiç birşey göremiyorum, bu konuda ve o yüzden tüm dinlerin insanların aralarında ki insani bağı koparmakda ki büyük faktörlerden biri olarak görüyorum.

See_You_L4t3r
11-07-08, 23:14
Ateist Arkadaslar iyi OKUYUN BUNU!
Bir gun imamı azam hazretlerı bır ateistle tartısmaya gırer
Ateist Allah yokdur haydi ispatla der
İmamı azam tmm ıspatlıyacam ama
Once bır eve gıdeyım kıtaplarımı alayım der
ımamı azam gıder aradan haftalar gecer donmez
KAfir adam korktuda gelemedı der
sonra imamı azam gelır
kafır dalga gecer nerede kaldın...
İmamı azam derkı
evıme gıderken bır nehır vardı ustundekı kopru yıkılmıs
bende oturdum oraya bekledımkı kopru kendı kendıne olsun
kafir gulmeye baslar
İmamı azam devam eder
sonra havadan taslar kalaslar geldı çakıl geldı kum geldı orada bırlestıler Sanatlı bır kopru oldu...
Kafir gulmekten yerlere yatar bu adam delırmıs der neler sacmalıyor...
Imamı azam yahu bılmezmıısn o kopru dunyanın bır parcasıdır ben kopru tesedufen oldu dıyorum sen koskoca dunya hem dunya daha sanatlıdır
cıcekler bocekler o kopru yalnız basına olmuyorda Koskoca dunya nasıl oluyor
KURANI KERIM DEFALARCA TEKRARLIYOR ''EFELA YAGILUN''
HİÇ DUSUNMEZMISINIZ NE KADAR AZ DUSUNUYORSUNUZ....

JigSaW
11-07-08, 23:15
bilginin ışığıyla aydınlandım. tüm dinleri araştırdım en azından hepsinin (şahen) gerçek anlamda Tanrının dini yada tanrıyla en ufak bir bağlantılarının olmadığını gördüm. sonrada tanrının olmadığını gördüm. bunlar böyle iki satırda anlatılıcak konular olmamamakla birlikde şunu söylemek isterim, gerçekden samimi olarak din kavramını anlamış aydınlanmış insanlara saygı duyarım ama şu durumda hiç birşey göremiyorum, bu konuda ve o yüzden tüm dinlerin insanların aralarında ki insani bağı koparmakda ki büyük faktörlerden biri olarak görüyorum.

Öncelikle şunu söyliyim.İki satırda anlatılacak konu değil demişsin.İsterse bin satır olsun.İsterse bin sayfa tutsun bu konu.Konuyu konuşacak en güzel ortam burası.Bu konu basite alınacak bir konuda değil.Ben kimsenin cehennem ateşinde yanmasını istemem.İnşallah hepimiz cennette oluruz.
Benim merak ettiğim "bilginin ışığıyla aydınlandım"demişsin.Nedir bu bilgi.Tam olarak söyleyebilir misin?

İkincisi bazı şeyler yaşamışsın dediğin kadarıyla.Ben şu görüşteyim
Elmastan bir ev düşün,bu evde oturanlardan bazısı diyelim evi kötü hale getirsede, evi kırıp döksede, evi darmadağın etsede ev gene Elmastan bir evdir.Yani yaşadığın bir olayı direk İslamla, Allah ile bağdaştırmaman gerekir.
Dünyada çok şey oluyor.Müslümanların yaşadığı olumsuz çok şey;ama çoğu halen gene müslüman.Neden onlar bir olay karşısında hemen dinine yüklenmedi.Neden onlar -haşa- Allah'a isyan etmedi.Bunlarıda düşünmeni isterim.

sparda
17-07-08, 15:30
Arkataşım benimde hayatımda dönüm noktalarım oldu elbette bende en az sizin kadar inanmıştım semavi dinlerden islama elimden gelenide yaptım insanları örgütlemek istedim bi yerden yakmalarını sağlamak istedim her tarafta eziyet vardı, orta ikinci sınıftaydım 97 senesiydi sanırım çeçenleri kırıyolardı ruslar onlara destek olmak istiyordum ama yolunda gitmiyen bişeyler vardı. yolunda gitmiyen şeyler insanların samimiyetsizliğiydi inanıyorlardı ama yolunda gitmiyen birşeyler vardı eksik kalmış birşeyler.

neydi o insanlarda ki eksik olan şey.

insanlıktı evet insanlıktı, din öğretmenimiz man kafanın tekiydi ve kendi gibi insanlar yetiştiriyordu farketmiştim.

sonra liseye başladığımda din derslerine girmedim hiç birisine.
öfkeden nefretten isyan etmekden değildi bilgidendi. olayın ne kadar farklı olduğunu gördüm. bilginin ışığıyla aydınlandım. tüm dinleri araştırdım en azından hepsinin (şahen) gerçek anlamda Tanrının dini yada tanrıyla en ufak bir bağlantılarının olmadığını gördüm. sonrada tanrının olmadığını gördüm. bunlar böyle iki satırda anlatılıcak konular olmamamakla birlikde şunu söylemek isterim, gerçekden samimi olarak din kavramını anlamış aydınlanmış insanlara saygı duyarım ama şu durumda hiç birşey göremiyorum, bu konuda ve o yüzden tüm dinlerin insanların aralarında ki insani bağı koparmakda ki büyük faktörlerden biri olarak görüyorum.

kararında çok haklısın ama onlar müslüman değildi müslüman olsa bile kuranın en çok önem verdiği şeyler akıl bilim temizlik insanlıktır.yardımlaşmadır.bunlar insanı diğer varlıklardan üstün kılar.kurana göre yaşamıyorlar gösterişte dindarlar ama pislikten bakılmıyolar.çok haklısın ünlü bir yazarmı ne müslüman olmuş sonra islam ülkelerini gezmiş bakmış insanların insanlıkla alakası yok açıklamasında müslüman olmadan önce bu ülkeleri gezseydim islamı seçmezdim demiş.çok haklı.ama kuranda bunlara çok önem veriliyo insanların öyle olmaları kendi suçları mesela baban sana siğara içme diyosa sen içiyosan babanın bir suçu yoktur.veya öğretmenin sana hırsızlığa bulaşm diyosa mesela sen bulaşıyosan bu senin suçundur.sana yanlışları söyleyip bulaşma diyolar ama senin seçimin bulaşıyosan senin suçundur.hakloısın çoğu yobaz ama ALLAH dememişki.değilmi?hayatta hiç birşeye bakarak hiçbirşeyi suçlama kuranı okusaydın mantıklı düşünebilirdin.

RaPiM WaHSeT
24-07-08, 01:53
kuran okuyana sure ezberleyene kadar bilime ilime çalısın...Türkiye adına hizmet vermş olursunuz hem...Osmanlı zamanında 10 bin tane cami varmış şimdi 100.000 tane her ilçede 6 tane cami war bu ne kardesim ya? bi tane bile kilise bile yok hristiyanlar insan değilmi?

MUHAMMEDİ
07-08-08, 09:38
sayın form görevlileri yukarıdaki mesajı silmeleri için çok acil harekete geçmeleri gerekir. Böyle bir kelam bir insana asla yakışmaz.

yApqu
07-08-08, 10:56
kuran okuyana sure ezberleyene kadar bilime ilime çalısın...Türkiye adına hizmet vermş olursunuz hem...Osmanlı zamanında 10 bin tane cami varmış şimdi 100.000 tane her ilçede 6 tane cami war bu ne kardesim ya? bi tane bile kilise bile yok hristiyanlar insan değilmi?


Camii Huzur buLmak İçindir Girmediğin girdiysende öyLESİne girdiğin için anlamazsın.Müslüman üLkede Camii oLur! Kilise de var taksim de veya başka yerlerde.git gir kilisede ne halt yersen ye sana kimse karışmaz.git ingilterede amerikada yaşa Ama oralarda bile atesit bualamzsınız.Hristiyanlar bile Allah'ın varlığına inanıyor sizin gibiler böyle safca konuşuyor.hristiyanlarda insan hatta görüyüoruz ki hristiyanlıktan müslümanlığa geçen binlerce insan var.türkiye adına bişeyler yapmış olursunuz diyosun Türkiye Müslüman bir ülke olduğu için Yapacağımız Herşey Allah Huzurundadır.Ahlak Çerçevesi İçinde yaparız.Kuran Okuruz Allah'a Yalvarırız.

zeyno34
07-08-08, 15:20
kuran okuyana sure ezberleyene kadar bilime ilime çalısın...Türkiye adına hizmet vermş olursunuz hem...Osmanlı zamanında 10 bin tane cami varmış şimdi 100.000 tane her ilçede 6 tane cami war bu ne kardesim ya? bi tane bile kilise bile yok hristiyanlar insan değilmi?

Son derece gereksiz binalar kaldıki ezan seside ciddi bir rahatsızlık.
Kilisedende çan sesi geleceğine göre bence hepsi kapatılmalı!!:okay:

Kanka Bot
07-08-08, 16:48
kuran okuyana sure ezberleyene kadar bilime ilime çalısın...Türkiye adına hizmet vermş olursunuz hem...Osmanlı zamanında 10 bin tane cami varmış şimdi 100.000 tane her ilçede 6 tane cami war bu ne kardesim ya? bi tane bile kilise bile yok hristiyanlar insan değilmi?

Siz bilim ile uğraştında uzaya füze fırlattında caminin minaresine mi çarptı füzeniz. Türkiye genelinde 30 ila 40 bine yakın kilise ev olduğundan haberin yok mu senin ? Hatta hristiyanların Türkiyede

40-Adet Vakıfları
7-Şirket
7-Dergi
7-Gazete
7-Radyo
3-Yayınevi
5-Kitabevi
1-Kütüphane
44-Adet Dernekleri var

yazdığın yoruma tekrar gelirsek

Halkının %80 i müslüman olan bir ülkede tabiki o kadar cami olacak 100 bin tane cami var diye 100 bin tanede kilisemi olmalıydı.

ThinkingMan
07-08-08, 17:23
Son derece gereksiz binalar kaldıki ezan seside ciddi bir rahatsızlık.
Kilisedende çan sesi geleceğine göre bence hepsi kapatılmalı!!:okay:

Yazık sana Bi gün doğru yolu bulursun umarım

punk_4ever
08-08-08, 19:14
çünkü hiçbirşey kendiliğinden olmaz.ALLAH nasıl oldumu diyorsun onu bilemem bende öyle düşündüm mesela ama ALLAH düşünce vermiş kullanmayı denedim düşündüm düşündüm sonra kendi kendime ALLAH'ın nasıl olduğunu bilemem ama yaşadığım bu dünyada hiçbirşey kendiliğinden olmuyo dedim kimse kendiliğinden oluyo diyemez imkansız mesela bizim evide inşaat işçileri yapmış inanırmısın.ta geçmişi düşün çok geçmişi hiçbirşey yok tesadüf nasıl başlayabilir.o tesadüfü kim yarattı dünya toz bulutunun çok hızlı bir şekilde dönmesiyle oluşmuş o tozbulutunu kim yarattı.mantıklı bişeyler söylersen ateist olurum.
şimdi hikayeleri boşver hiçbir hikaye yoksay bilimsel ve mantıksal olarak düşünmeye çalış belki işe yarar.
hiç bişey kndiliginden olmuosa allah nasıl oluşmuş o zaman?? ztn bilimsel ve mantıksal düşürsen her şeyin bi açıklaması oldugunu anlarsın.örn:havaya attıgın top yere düştü nie?? allah istedi die mi hyr yerçekimi die bişi oldugu için konuya böyle bakarsan hrşeyin bilimsel bi açıklaması oldugunu görürsün
yani bunların hiçbirini allah ypmıo...ama sn inanıosan inan bn sna karışmam bu bnm düşüncem:okay:

Kanka Bot
10-08-08, 23:07
aziz nesini sevmem ama 10 numara bi sözü vardır. ve şöyle demiştir "Allah yoktur diyemeyiz çünkü bunu diyebilmek için yokluğunu kanıtlamamız gerekir"

Yok diyenler buyrun siz kanıtlayın iddanızı bakalım...

güneş
11-08-08, 00:37
Gereksiz mesajlar silinmiştir. bir daha uyarmam. Konuyu dağıtanlara ceza işlemi uygulanacaktır. Bu son uyarım

kakarakandak
11-08-08, 00:46
Gereksiz mesajlar silinmiştir. bir daha uyarmam. Konuyu dağıtanlara ceza işlemi uygulanacaktır. Bu son uyarım

yukarıdaki soruya cevap verdim ve mesajım gereksiz diye silindi
cevapladığımda 'konu dışı' olacaksa ben o soruyu nasıl cevaplandırıcam ?

güneş
11-08-08, 00:50
yukarıdaki soruya cevap verdim ve mesajım gereksiz diye silindi
cevapladığımda 'konu dışı' olacaksa ben o soruyu nasıl cevaplandırıcam ?

Verilen örneklerden dolayı silinmiştir. ve ilk örneği de sen vermişsin. karşınızda çocuk yok. neyi ima ettiğiniz bilmediğimi mi sanıyorsun.

kakarakandak
11-08-08, 01:00
Verilen örneklerden dolayı silinmiştir. ve ilk örneği de sen vermişsin. karşınızda çocuk yok. neyi ima ettiğiniz bilmediğimi mi sanıyorsun.

sadece bi örnekti :smile:
neyse sağlık olsun
mod olan sensin,saygı duyarım;D

desire dilek
11-08-08, 14:51
herhangi bir şeye yok demek için önce bir aramak gerekir aramadan yok demek yalancılık olur ALLAHı aramadan yok diyorsunuz .Beni arayın ben size kendimi bulduracağım buyuruyor ALLAH c.c arayan mevlasını bulur.çok uzaklarda arama içinde maneviyatta ara mutlaka bulacaksın bulmak istedikten sonra

teos__35
11-08-08, 16:46
herhangi bir şeye yok demek için önce bir aramak gerekir aramadan yok demek yalancılık olur ALLAHı aramadan yok diyorsunuz .Beni arayın ben size kendimi bulduracağım buyuruyor ALLAH c.c arayan mevlasını bulur.çok uzaklarda arama içinde maneviyatta ara mutlaka bulacaksın bulmak istedikten sonra

evet bir şeye inanmak istedikten sonra mutlaka inanırsın insanlar binlerce yıldır doğa üstü güçlere inanmıştır bir insanın bir tanrıya inanması zor değildir

sparda
13-08-08, 12:56
hiç bişey kndiliginden olmuosa allah nasıl oluşmuş o zaman?? ztn bilimsel ve mantıksal düşürsen her şeyin bi açıklaması oldugunu anlarsın.örn:havaya attıgın top yere düştü nie?? allah istedi die mi hyr yerçekimi die bişi oldugu için konuya böyle bakarsan hrşeyin bilimsel bi açıklaması oldugunu görürsün
yani bunların hiçbirini allah ypmıo...ama sn inanıosan inan bn sna karışmam bu bnm düşüncem:okay:

dediğim gibi bunu çok düşündüm sonra kendi kendime ALLAH'ın nasıl olduğunu bilemem ama yaşadığım bu dünyada hiçbirşey kendiliğinden olmuyo dedim.sonra baktım bizim ev kendilinğinden dikilmemiş biz tesadüfen girmemişiz bayaa bi emek harcanmış mesela bu yazı kendiliğindn yazılmadı sana yemin ederim benim tuşlara uyguladığım basınç sayesinde yazıldı.eminim sende basınç uygulamışındır.evet herşeyin bilimsel açıklaması var darwinin zırvalıklarının bilimsel açıklamasıda yapıldı tamamen uydurma olduğu anlaşıldı zaten bilim de hiçbirşeyin kendiliğinden oluşmadığını söyler yani bilimsel olarak hiçbirşey kendiliğinden oluşmaz.sence chriss angel yerçekimini tesadüfenmi yoksa belli bir emek sonucumu yeniyo?ALLAH nasıl oldu bilemem ama bence bu bizim aklımızın alabileciğinden çok büyük bir konu hem bizim kendiliğimizden oluştuğumuza inanıyorsunda hemde bilimsel mantıksal ve yaşadığımız dünyanın durumuna bakarak hiçbirşeyin kendiliğinden oluşmadığını bildiğimiz gördüğümüz halde ALLAH'ın kendiliğinden oluşamadığını nerden biliyon hemde herşeyin gizli hiçbirşeyi görmediğimiz bilmediğiz halde anlamıyom.günaha giriyommu girmiyommu ALLAH günah yazmasın ama bi şekil anlatmak lazım size?iyi bi düşün bence bunları.

kizilirmakss
19-08-08, 16:48
Girişi Bile SAcmalık Böyle Bir Cümle mi olur..

Herşey Tesaduf olarak oluşmadıya..
Biz Dünya'ya Tesadüf olarak Gelmedikya..Herşeyin Tek Bir Yaratıcısı Varıdr.. Allah (C.C)


herkeze selam

Şu bir gerçekki bizi uzaktan izleyen bekleyen bir allah eminim yoktur. Ancak bizi yaratıcı bir güç var. Buna Allah deyin başka birşey deyin. Kuran Allah demiş kuran inmeden öncede Allah diyorlardı. Kuran var olan bu söylemi bozmamış ve devam ettirmiştir. Tanrı vardırı nasılki ispatlıyamıyorsak olmadığını da ispatlayamayız. Ancak yaratıcıdan gelmemiştir denilen kuranı açıp okumadan ve gereğince kavramadan önyargılı değerlendirmekte hatadır.

İnsanlar yaratılmamıştır ki inancıda ispatlanamaz. Bunuda söyleyemezsiniz. Eğer birşey söylüyorsanız deliliniz olmalı.

Aklın alamadığı kadar büyükbir güç. Hatta vardır yoktur bile diyemeyeceğin kadar tarifsiz. Çünki bir zamanlar yok da yoktu.

İşte bu güç bana göre Allah ismi ile tarfi edilmeye çalışılıyor kimi bunu kavrıyor kimi reddediyor kimi ise sürü psikolojisine göre hareket ediyor

:)

sparda
26-08-08, 15:17
dinler neden oluştu insan neden birşeye inanma ihtiyacı duydu birşeye inanmadanda hayatını aynı şekilde sürdürebilirdi ama ALLAH insanın kalbine inancı koymuştur insan o nedenle inanma ihtiyacı duymuştur bizi kendinin yarattığını bulmamız içinde bize düşünme yeteneği vermiştir.ALLAH'ın varlığına dair tüm dünyanın gördüğü sayısız delil vardır.bunları görmek istememeniz sizin sorununuz.öyle büyük bir güç olduğuna inanıyonda ALLAH'a neden inanmıyon düşünme yeteneği olmayan tek başına bi güç yok etmek ten başka birşey yapabilirmi?yok etmeyi bırak kullanan olmadıktan sonra bir güç hiçbir işe yaramaz güç vardır sonsuz hayal bile edemeyeceğimiz bir güç ama kullanan ALLAH'tır bu gücü yani ALLAH'ın gücüdür.elektrik enerjisini düşün misal o enerjiyi başka biri bir ampule yönlendiren devreleri kurmazsa tek beşına bi işe yararmu?

<-yavuZ->
14-09-08, 00:23
hepnız sacmaladınz ateizim cok dogru bır kavramdır... bu gercekdır ... dıyer dınlerın hepsı ınsan uydurmasıdır.bence.. neden mı cunku cok sacmadır ... bır kanıt yokdur.. kankıt olrak bana kuran demeyın onlarıda ... ınsanlar uydurmuslardı..r


ßari uymuyosun inanmıyosun diLini uzatma dinimize de deLirtme inSanLarı ...Sırf sizin yüzünüzden ban yicem ..


arkadasım hepsı yalandır.neden dıe sorcaksan cunku ozaman.. insanlar.. cahılıye donemındelerdı o donemlerı bılıyormusun bılmem.bılmıyorsan ac arasdır.adamın bırıde...bu dın sacmalaıgını cıkardı.. we.. ozaman dan berı ıyılıgı tasfıt etmeye calsıyorlar.. hepsı sacmalıkdır.kuranı kerımıde kanıt olrak sunmaya basladılar...onuda ınsanlar yazdı.. allah degıl.ole bır kavram olamaz zaten.


hepinize acıyorum yaa...nasıL hesap vericeqsiNiz ßilmem..


kuran okuyana sure ezberleyene kadar bilime ilime çalısın...Türkiye adına hizmet vermş olursunuz hem...Osmanlı zamanında 10 bin tane cami varmış şimdi 100.000 tane her ilçede 6 tane cami war bu ne kardesim ya? bi tane bile kilise bile yok hristiyanlar insan değilmi?


ne okuyup ezßerLiceğimide sana sorcak haLim yok:okay:

<-yavuZ->
22-09-08, 23:52
ateizm = saçmaLık
:puah:

teos__35
23-09-08, 11:13
ateizm : gerizekalı mutantların dini :D

öncelikle ateizm bir din değildir.tamam peki sen hiç bir zaman göremiyeceğinin ne olduğunu nerde yaşadığını neden yaşadığını nasıl var olduğunu asla bilemiyeceğin bir tanrıya inan 1400 yıl önce yaşamış birinin güya tanrısı tarafından indirilen kitabına inan herşeyi sorgulamadan kabul et ve gerizekalı olan biz olalım ne kadar kolaymış yaw

pumilan
29-12-08, 01:46
öncelikle ateizm bir din değildir.tamam peki sen hiç bir zaman göremiyeceğinin ne olduğunu nerde yaşadığını neden yaşadığını nasıl var olduğunu asla bilemiyeceğin bir tanrıya inan 1400 yıl önce yaşamış birinin güya tanrısı tarafından indirilen kitabına inan herşeyi sorgulamadan kabul et ve gerizekalı olan biz olalım ne kadar kolaymış yaw


çok doğru söylüyorsun seninle aynı düşüncedeyim! Bazı insanlara bizlere..farklı gözle bakıyorlar ama...bizlerde insanız.tamam inanmıyoruz bizlere göre veya herkeze göre kendi düşüncelerimz var..bunlara saygı duyulması lazım..ama başkasının gelip gerizekalı demesi yada mutant demesi kendi ayıbı...eyer kendi dininde bir bilgi sahibi olsaydı...Böle konuşmazdı..Ateist olan çoğu kişi bütün dinlerle bilgisi vardır ama kendi yolunu kendi çizmişdir.