Y@R@M@SsS
17-09-07, 14:34
Başbakan Erdoğan için ezan geç okunduğu gazetelerde köşe yazılarına konu oldu. Merhum Özal için de başbakan olduğu dönemde cuma namazının yarım saat bekletildiği ortaya çıktı.
Merhum Turgut Özal, başbakan olduğu dönemde ODTÜ ile Beytepe arasında bulunan Tepe Mobilya'ya incelemelerde bulunur. Yıl 1986, aylardan Mart. Başbakan Özal'a, YÖK Başkanı İhsan Doğramacı refakat eder. Günlerden cuma olduğu için öğle saati gelince Özal cuma namazı kılmak ister. Bölgedeki en yakın camiye gidileceği belirtilir. Bölgedeki en yakın cami tam da ogünlerde yeni açılan Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampusu'nun cami güzelliğindeki mescididir. Haber salınır üniversite yetkilileri ve cami imamına.
Öğrencilerin heyecanı
Öğrenciler heyecanlıdır. Ama bu heyecan yeni mescidte ilk kılacakları cuma namazı içindir. Daha önce Yıldız Amfi'nin bodrum katında ayrılan bir bölümde cuma namazı kılan öğrenciler, güzel halılarla bezenmiş, modern mimari ile inşa edilmiş bir camide cuma namazı kılacak olmanın heyecanını yaşıyor. Zira Başbakan Turgut Özal'ın kampusa geleceğinden haberleri yoktur.
Öğrenci ve personelden oluşan cemaat abdestini alıp mescidteki yerini alır. İmam cuma sohbetini tamamlar, ilk sünnet kılınır ancak bir türlü cumanın farzına başlanmaz. Öğrenciler 5-10 dakika derken sıkılmaya başlarlar. Keza birçoğunun da belki dersi başlayacaktı bir süre sonra. Namazın gecikmesi 15-20 dakikalara çıkınca öğrenciler kendi aralarında "ne oluyor yahu, nerede bu imam" diye mırıldanmaya başlarlar. Bunun üzerine bir görevli, "Bir misafirimiz var, onu bekliyoruz" der.
Kim bu misafir yahu?
Derken bu gecikme 25-30 dakikaya çıkınca sabrı taşan öğrenciler, "Kim bu misafir yahu, Allah'ın katında herkes eşittir. Kimsenin bu kadar cemaati bekletmeye, farz namazını geciktirmeye hakkı yok" şeklinde kendi aralarında sitemli konuşmaya başladığı anda. Kısa boylu, lacivert takımlı biri beraberindekilerle içeri girer.
Evet Başbakan Turgut Özal'dır bu ve tek tek safları öğrencilerin omuzlarına dokunarak geçer ve en ön safta kendisine ayrılan yere gelip oturur.
Öğrencilerin hafif kızgınlıkları birden memnuniyete dönüşür. Keza hepsi ülkenin başbakanı ile cuma namazı kılacak olmaktan haz duymuşlardır.
Ardından müezzin kamet getirir ve imam farzı kıldırır.
Haber, solcu öğrencilere de ulaşır
Çıkışta, Özal ve YÖK Başkanı İhsan Doğramacı, rektörlük binasını ziyaret edip Rektör Ali Bozer'den bilgi alacaktır. Cami dışında makam araçları ile polis araçlarından Başbakan Özal'ın Beytepe Kampusu'ne geldiği farkedilir ve diğer öğrencilere kadar haber ulaşır.
Bunun üzerine o günlerde YÖK'ten en büyük şikayetçi olan solcu öğrenciler hemen rektörlük binası önüne gelirler. Bu fırsatı kaçırmayan sol görüşlü öğrenciler, o bildik sloganları atarak YÖK, Doğramacı ve
Özal'ı protesto ederler.
Böylece Özal'ın Beytepe Kampusu'ne gelişinden hem sağ görüşlü hem de sol görüşlü öğrenciler memnun kalmış olur.
Merhum Turgut Özal, başbakan olduğu dönemde ODTÜ ile Beytepe arasında bulunan Tepe Mobilya'ya incelemelerde bulunur. Yıl 1986, aylardan Mart. Başbakan Özal'a, YÖK Başkanı İhsan Doğramacı refakat eder. Günlerden cuma olduğu için öğle saati gelince Özal cuma namazı kılmak ister. Bölgedeki en yakın camiye gidileceği belirtilir. Bölgedeki en yakın cami tam da ogünlerde yeni açılan Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampusu'nun cami güzelliğindeki mescididir. Haber salınır üniversite yetkilileri ve cami imamına.
Öğrencilerin heyecanı
Öğrenciler heyecanlıdır. Ama bu heyecan yeni mescidte ilk kılacakları cuma namazı içindir. Daha önce Yıldız Amfi'nin bodrum katında ayrılan bir bölümde cuma namazı kılan öğrenciler, güzel halılarla bezenmiş, modern mimari ile inşa edilmiş bir camide cuma namazı kılacak olmanın heyecanını yaşıyor. Zira Başbakan Turgut Özal'ın kampusa geleceğinden haberleri yoktur.
Öğrenci ve personelden oluşan cemaat abdestini alıp mescidteki yerini alır. İmam cuma sohbetini tamamlar, ilk sünnet kılınır ancak bir türlü cumanın farzına başlanmaz. Öğrenciler 5-10 dakika derken sıkılmaya başlarlar. Keza birçoğunun da belki dersi başlayacaktı bir süre sonra. Namazın gecikmesi 15-20 dakikalara çıkınca öğrenciler kendi aralarında "ne oluyor yahu, nerede bu imam" diye mırıldanmaya başlarlar. Bunun üzerine bir görevli, "Bir misafirimiz var, onu bekliyoruz" der.
Kim bu misafir yahu?
Derken bu gecikme 25-30 dakikaya çıkınca sabrı taşan öğrenciler, "Kim bu misafir yahu, Allah'ın katında herkes eşittir. Kimsenin bu kadar cemaati bekletmeye, farz namazını geciktirmeye hakkı yok" şeklinde kendi aralarında sitemli konuşmaya başladığı anda. Kısa boylu, lacivert takımlı biri beraberindekilerle içeri girer.
Evet Başbakan Turgut Özal'dır bu ve tek tek safları öğrencilerin omuzlarına dokunarak geçer ve en ön safta kendisine ayrılan yere gelip oturur.
Öğrencilerin hafif kızgınlıkları birden memnuniyete dönüşür. Keza hepsi ülkenin başbakanı ile cuma namazı kılacak olmaktan haz duymuşlardır.
Ardından müezzin kamet getirir ve imam farzı kıldırır.
Haber, solcu öğrencilere de ulaşır
Çıkışta, Özal ve YÖK Başkanı İhsan Doğramacı, rektörlük binasını ziyaret edip Rektör Ali Bozer'den bilgi alacaktır. Cami dışında makam araçları ile polis araçlarından Başbakan Özal'ın Beytepe Kampusu'ne geldiği farkedilir ve diğer öğrencilere kadar haber ulaşır.
Bunun üzerine o günlerde YÖK'ten en büyük şikayetçi olan solcu öğrenciler hemen rektörlük binası önüne gelirler. Bu fırsatı kaçırmayan sol görüşlü öğrenciler, o bildik sloganları atarak YÖK, Doğramacı ve
Özal'ı protesto ederler.
Böylece Özal'ın Beytepe Kampusu'ne gelişinden hem sağ görüşlü hem de sol görüşlü öğrenciler memnun kalmış olur.