PDA

View Full Version : karakter analizi (vücut anatomisine göre)



dead_blow
23-09-05, 09:55
VÜCUDUN DURUŞU

Daima omuzları düşük, başı öne veya yana doğru eğik, yüzü gerginve göğsü çökük gezen insanlar hayatı pembe görmeyenlerdir. Ümitsiz, cesaretsiz, kıskanç ve hasettirler.İnsanlara karşı içlerinde ya bir nefret yahut da bir tiksinti, hayata karşı bir hoşnutsuzluk vardır.

Böyle durmayı huy edinmiş insanların sukutu hayal ve bedbinliği herhangi bir felaketin neticesi değildir. Bunların ruhları siyahtır. Her şeyi daima fena görürler, fena görmeyi adeta isterler. Fena görecek bir şey bulamazlarsa hayal kırıklığına uğrarlar.


VÜCUT YAPISI

Esas olarak üç tip vücut yapısı Vardır. Zayıf yani entelektüel tip, orta yani bedenen faal tip, ve ılımlı tip. Bu üç yapı esastır. Aşağıda aldığımız tipler bu esasların insanlar arasında görülen değişikliklerindendir.

ZAYIF YAPI:

Zayıf, yani entelektüel tipin yüksek ve geniş alınlı , büyük bir kafası küçük bir yüzü vardır. Yüzünün hatları zarif çizilmiştir. Burnu ince, çenesi sivridir. vücut narin, çelimsiz ve çok zaman nahif olur. Omuzlar dar ve düşük, kollar biraz uzun ve ince, parmaklar uzun ve sivridir.

Bu tip kimseler zihnen son derece faal olmakla beraber bedensel hassasiyetleri kıttır. Onun için biraz tembelliğe eğilimli olurlar başka insanlarla alakaları soğuk ve cemiyet insanı olamazlar.

İyi konuşurlar ama konu ancak yüksel entellüktel bir sahaya dökülünce… çok okurlar ve kaba sporlardan ve oyunlardan nefret ederler. Seziş ve anlama özellikle son derece kuvvetlidir. Her şeyi görür ve mükemmel en muhakeme ederler. Eleştiri kabiliyetleri mükemmeldir.

Herhangi bir işle uğraştıkları zaman da zihinlerini kayıtsız şartsız olarak o işe vermekte birincidirler.

ORTA KARARLI YAPI :

Boyları orta vücutları da ne zayıf ne şişman olan tiplerin çeneleri, alınları omuzları ve elleri ekseri dört köşeye yakın bir şekil arz ederler. Adale ve kemikleri çıkıktır. Bu tipler bedenlerini meşgul edecek herhangi bir faaliyet olmazsa kederlerinden ölecek zannedersiniz. Böyle yapıya sahi olanlar asla rahat durmazlar.

Çoğunlukla spora karşı derin bir ilgi gösterirler. Kaba saba sporla uğraşan çoğunlukla atletlerin bu yapıda oldukları görülmüştür.
Bu tipler bina içinde oturarak kafa veya el yorarak yapılacak işlerden nefret ederler. Genellikle kurucu, yapıcı, madenci, orman mühendisi, fabrikatör veya denizcidirler. Gece rüyalarında veya gündüz hülyalarında kaşif, asker veya atlet olmayı özlerler. Ekseri cesurdurlar. Sevdikleri hatta hiç tanımadıkları yabancıları korumak için hayatlarını tehlikeye koymaktan çekinmezler.
Bütün bu özellikler madalyonun bir tarafı ...

Madalyonun diğer bir yüzü ise, bu tiplerin zihni tembellidir. Bu yapıda olanların çoğunlukla zihnen durgundur. Parlak keskin pratik bir zekadan mahrum olurlar. Bazıları da müstesna edecek kadar parlak zihni hassasları olmakla beraber hiçbir işe yaramaz. Zira bunlar beyinlerini işletmekten son derece nefret ederler. Zihinlerini kullanmaktansa adalalelerini çalıştırmayı tercih ederler.

ŞİŞMAN YAPI:

Bir daire esası üzerine kurulmuş olan tiplerin yuvarlak yüzleri, şiş yanakları geniş delikli burunları birkaç kat çeneleri ve biraz fıçıyı andıran toprak vücutları vardır. Elleri etli ve yumuşaktır.

Şişman adam şen, mülayim ve kurnazdır. Zengin sofraları, rahat yatakları, cazip kadınları ve diğer bütün zevki sefayı sever. Zihnen ve bedenen rahat olmak gibi asabi gerginlik veya zihni faaliyet kabilinden dertleri olmadığı gibi bedeni faaliyette bulunmak arzusunu da asla duymaz.

Şişman adamların çoğunluğunun hayret verici bir zarafeti ve hareket hafifliği vardır. Kurnazlıklarından bahsetmiştik. Bunlar akıllıdırlar. Rahatlarını severler. O kadar ki bu rahatlarını temin etmek için bile rahatlarını bozmak onlara ağır gelir. Onun için başkalarını kullanmayı iyi bilirler.

Midelerine düşkün oldukları için bakkal kasap fırıncı asçı lokantacı veya otelci gibi meslek sahiplerinin arasından öylelerine çok rastlanır. Aynı zamanda kurnazlıkları ve sakin huyları sayesinde iyi birer diplomat da olurlar. Siyaset hayatı puro içen ve etrafındakilerin sırtına vurarak dediklerini yaptıran şişman adamlarla doludur.

UFAK TEFEK YAPI:

Boyları kısa olmakla beraber vücutlarının her tarafı tamamen birbirine orantılı olanlar enerjik ve alçak gönüllüdürler. Bunlar haklarını çiğnemekten nefret eden idealist ve adalet perver insanlardır. Kendilerine karşı gelenlere şiddetle hücum eder ve çoğunlukla başarılı olurlar.

Kimseden hiçbir şeyden korkuları yok gibidir. İstedikleri şeyi doğru yoldan elde edemedikleri takdirde hile yoluna sapmaktan asla çekinmezler. Enerjik, ateşli, şehvetli ve asabidirler. Son derece hazır cevap ve espritüel olurlar. Tarihe yeni bir seyir vermiş olan dahilerin çoğunun bu yapıda insanlar oluşu dikkat çekicidir.

KISA VE ZAYIF YAPI:


Kısa ve zayıf yapıda olanlar utangaç ve çekingendirler az konuşurlar, mütevazdirler. Kendi içlerine kapanık olurlar. Ancak hayatlarında muazzam bir olay olduğu takdirde heyecana gelirler. O zaman da hadise kendi aleyhlerinde ise telaştan elleri ayakları dolaşır ve çoğu zaman kendilerini kaybederler, düşünmez olurlar.

Çekingen oldukları için herkesle ahbaplık etmezler. Ama herhangi birisiyle arkadaş oldular mı bu arkadaşlığı muhafaza etmek için ellerinden geleni yaparlar. Sadakatleri sonsuzdur. Uysal bir köpek gibi arkadaşlık hatırı için her şeye boyun eğer ve her şeyi kabul ederler.

dead_blow
23-09-05, 09:57
KAFA ŞEKİLLERİ

UZUN KAFATASI:

Kaşlardan kafa tasının arkasına doğru, yani profilden uzun, alnı yüksek olan kafalar ekseri kadın başlarıdır. Bu gibi insanlar dost tabiatlı, toplumsal dışa dönük insanlardır. Bir parça nefislerine düşkün olurlar. Yaptıkları işin beğenilmesini mutlaka isterler, ama kompliman budalası değildirler. Sahte iltifatla samimi hayranlığı ayırt edebilirler. İstikbal hakkında planlar kurarlar. Her işi önceden düşünür, tasarlarlar. Sevdiklerini müdafaa etmek gerektiğinde aslan kesilirler ve kendi haklarını da başkalarına yedirmeyi asla istemezler.

KISA KAFATASI:

Kaşlardan kafa tasının arkasına doğru kısa olan kafalara genellikle kadınlarda pek rastlanmaz. Bu çeşit başa sahip olanlar seyahat edip yeni dostlar kazanmaya bayılan ve bugünü ancak bugün için yaşayan kimselerdir. Zekaları son derece keskindir ve en yakın arkadaşlarını bile daima hayrete düşüren düşünme kabiliyetleri vardır. Karşınızdakinin içinden geçenleri anlamak sanatında birer usta oldukları için çok çabuk dost kazanırlar. Ama kazandıkları dostları aynı kolaylıkla da kaybederler.

DÖRT KÖŞELİ KAFATASI:

Önü ve arkası yassı bir kafaya sahip olan kişi tedbirli bir adamdır. Batıl inançlara sahip olması da çok muhtemeldir. Bir insan alışılmış, hazır yollardan yürümeyi tercih eder. Kendi kendine yeni bir yol açmaktan çekinir. Alıştığı şeyleri, daha iyileri için bile olsa terk etmek onu üzer. Orijinal fikirlerden ve atılganlıktan mahrumdur. Az konuşur ve kendinden pek bahsedilmesini sevmez.

YUVARLAK KAFATASI:

Önden, arkadan ve yandan bakılınca adeta yuvarlak bir manzara arz eden kafaya sahip olanlar kendilerine pek fazla güvenirler. Nefislerine düşkündürler. Huzursuz olurlar. Yeni yeni maceralara atılmak için sonsuz bir istek duydukları için herhangi bir işe uzun zaman bağlı kalamazlar ve tabi ki maymun iştahlıdırlar. Yaradılıştan kumarbaz olurlar ve herhangi bir şeyde işi şansa bırakmaktan asla çekinmezler.

UZUN BAŞ:

Topyekün başı uzun olan insan iyi ve hayırlı işler yapmaktan hoşlanır. İnsaniyeti bir bütün olarak sever ve insanlığı mesut etmek için kendini fedaya hazırdır. Dindardır, ağır başlı ve mağrurdur. Vazifesini ciddiye alır ve her şeyden üstün tutar. Vicdanen titizdir ve iş hayatında da, ev hayatında da vazifesini hakkıyla başarmak en büyük emelidir.

UZUN DAR BAŞ:

Uzun ve dar başlılar azimkar, ısrarcı ve hatta inatçı olurlar. Girişimci değildirler. Denenmemiş, yeni bir sahaya atılmak bunlar için görülmemiş bir şeydir. Önceden denenmiş ve ispat edilmiş şeyler üzerinde çalışmayı tercih ederler.

UZUN GENİŞ BAŞ:

Hem boyu uzun hem de eni geniş olan bir baş mücadeleci bir yaradılışın işaretidir. Ama kavgacı değil. Böyle bir kafaya sahip olan insan icap edince çarpışır, fakat mütecaviz değildir. Ona sırrınızı hiç çekinmeden söyleyebilirsiniz. Bu kişi herhangi bir mevzu üzerinde kem küm ederek dolambaçlı yollara sapmaktan hoşlanmaz. İnsanların iyi ve hayatın güzel olduğuna inanır.

KISA GENİŞ BAŞ:

Başı geniş fakat kısa olanlar maddi ve pratik tabiatlıdırlar. Böyle bir insan en fazla beş hissi idare eder. Bu tip herhangi bir şey hakkında o şeyin görünüşüne, kokusuna, rengine v.s. göre hüküm verir. Biraz çekingen olmakla beraber etrafındakilerle kolayca geçinir. İstediği zaman pek şirin olmasını bilir. Bedeni faaliyet isteyen işler ve pek beyinle alakadar olmayan, basma kalıp memurluklar için biçilmiş kaftandır.

dead_blow
23-09-05, 10:00
GÖZLERİN RENGİ

Siyah gözler büyük ihtiras, ateş ve coşkunluklara alamettir. Ama siyah gözlü kimseler çok zaman kurnaz olurlar.

Kahverengi gözler diğerlerini düşünen, uysal ve uyumlu ruhların aynasıdır. Ama kahverengi gözlüler bazen sadakatsiz olurlar ve işler istedikleri gibi gitmeyince sinirlenirler.

Mavi gözlüler ekseri çevreleri tarafından çok sevilir. Zaten onlar da çevrelerinin sevgisine ve takdirine çok bel bağlarlar. Vazifelerine pek düşkün değildirler.

Yeşil göz iyi bir karar verme ve kuvvetli kabiliyet göstergesidir. Yeşil gözlüler biraz kinci ve son derece kıskanç olurlar.

Kurşuniye bakan mavi gözler şairane tabiatların, romantik huyların göstergesidir. Kurşunimsi mavi gözlüler pratik işlerde başarılı olamazlar. Daha hayalci, dalgın bir hayat sürerler


GÖZLERİN BİÇİMİ

Patlak gözler inat ve azim gösterir. Gözleri patlak olanların başladıkları işi bitirmeden bıraktıkları görülmemiştir. Böyle kimseler kuvvetli bir hafıza sahibidirler ve ayrıntılara çok önem verirler.

Gözleri yuvarlak, berrak ve iri olanların erkeklik veya dişilikleri kuvvetlidir. Birbirinden ayrı olan gözler açık, dürüst ve sade, biraz da basit bir tabiatın işareti sayılır.

Birbirine yakın gözler hıyanet, kurnazlık ve kusursuzluk işaretidir.

Çekik gözler de kurnazlığa alametse de bu gibi kimseler başkalarını çok düşündükleri için kurnazlıklarını iyi amaçlarda kullanırlar.

Badem gözlüler tatlı fakat kuvvetli, dıştan sakin, içten fırtınalı, kabiliyetli şahsiyetlerin aynasıdır.

KAŞLAR

Kaşlarını cımbızla yolup kalemle şekillendiren kimseler karakterlerinin en kuvvetli göstergelerinden birini ortadan kaldırıyorlar demektir. Zira kaş deyip geçmeyin. Kaşların da kendine göre bir lisanı vardır.

Kaşların karakter tahliliyle en alakalı olan yakınlıklarıdır. Kaşları birbirine çok yakın olan insanların karakterleri ekseri şüphelidir. Bu gibi kimseler ekseri samimiyetten uzak, hilebaz olurlar. Bir insanın kaşları birbirinden ne kadar uzak olursa, karakteri de o derece dürüst ve açık demektir.

Kaş biçimi de bir insanın karakterini anlamak hususunda çok önemlidir.

Yumuşak kavisli kaşları olan kimseler yumuşak, sanatkar ruhludurlar.

Kalkık kavisli kaşlar zayıf karakter ve kararsızlık işaretidir. Gözlere yakın kavissiz kaşlar ise azim ve karakter kuvvetinin göstergesi sayılır. Kalın, düz kaşları olan bir insan pratik ve azimkar olduğu için aklına koyduğunu yapar. Dağınık veya çalı gibi kaşlar çok değişken ruh halinin delilidir. Dağınık kaşlı insanlar pek zeki olurlar ve zekalarının parlaklığıyla başkalarına tesir ederler.

dead_blow
23-09-05, 10:01
BURUN

BURUN ŞEKLİ:

Düz, eski Yunan tipi burun entelektüel bir yaradılış ve sanat işaretidir. Bu tip burunlu kimseler kendi cinslerine karşı biraz soğuk davranırlar. Ekseri, etrafındakilerle samimi olamazlar. Bu kimseler etraflarından sevgi görmeseler de mutlaka ve daima hürmet görürler.

Gagaya benzeyen, kemerli burun sahibi olanlar yüksek, komuta eden mevkilere uygun, kudretli şahıslar olurlar. Böyle kimseler sorumluluktan kaçınamazlar ve palanlarını gerçeklemek için ellerinden geleni yaparlar. Çok zaman işi etrafındakilerin hislerini hiçe saymak suretiyle başarırlar.

Büyük, sarkık burun tarihten evvelki devirlerde bile alay konusu olmuştur. Onun için böyle burun sahipleri, alaya karşı bir müdafaa silahı olarak acı ve sert bir maske takınırlar. Halbuki aslında son derece hassas ve herkesle dost olmaya hazır bir tabiat sahibi olurlar.

Kalkık burun nasıl yapılış ve görünüş itibarıyla sarkık burundan farklıysa, kalkık burunların tabiatı da sarkık burunlardan çok daha farklıdır. Kalkık burunlular sabırlı ve canlı kimselerdir ve ekseriye bu sabır ve canlılıkları yüzünden çok sevilirler. Kalkık burunluların karşılarındakileri eğlendiren neşeli ve konuşma tarzları olur. Böyle kimseler dediklerini yaptırmayı severler ama inatçı değildirler.

Kısa burunlular ekseri şair tabiatlıdırlar. Bununla beraber hayatın pratik cephesini de tanırlar ve idare ederler. Sakadan, mizahtan anlarlar. Kuvvetli espri sahibi olmaları da muhtemeldir.

Ama bu kabiliyetlerini asla karşılarındakini avlamak veya incitmek maksadıyla kullanmazlar. Herhangi bir meselenin can alacak noktasını bulmakta ve herhangi bir güçlüğü anında halletmekte birincidirler. Kısa burunlular aynı zamanda başkalarını çok düşünen kimseler oldukları için kabiliyetlerini başkalarının emrine amade kılmaktan asla çekinmezler.

KULAKLAR

Kulaklar, tabir caizse kendi halinde, göze, dikkate çarpmayan kulaklar oldukları sürece, yüzden karakter okumak isteyenleri pek meşgul etmezler. Ama herhangi bir şekilde emsallerinden ayrılıp nazarı dikkate çarptıkları an önem içerirler.

KULAKLARIN HACMİ:

Ufak kulaklar çekingenlikle karışık bir incelik işaretidir. Küçük kulaklılar ekseriyet itibariyle yaradılıştan sıcak kanlı oldukları halde, mahçubiyetleri yüzünden insanlara pek sokulmazlar. Kulakları ne kadar büyürse kabalığa meyil o kadar artar.

KULAKLARIN DURUŞU:

Kulaklar kafaya yapışık durursa kulak sahibinin biraz hissi ve hayalperest bir insan olduğu neticesine varılabilir. Bu gibi insanlar sessizdirler. Bununla beraber zamanında can alacak fikirler yürütmeleri, onları saf sananlara ne kadar aldandıklarını ispat eder. Zira bu insanların düşünce ve anlayış kabiliyetleri çok fazladır.

Dik kulaklar, cesareti ve hem bedeni hem de ahlaki kuvveti gösterir. Dik kulaklar bazen kuvvetlerini lüzumsuz yere kullanmak sevdasına kapılırlarsa da sıkıntılı ve zor durumlarda etraflarına çok yardımları dokunur.

Kalkık kulaklar, ekseri cimrilik, hırs işaretidir. Böyle kulakları olanlar çok zaman kibarlık ve incelikten mahrumdurlar. Niyetleri iyi dahi olsa etrafındakilere bunu anlatmakta güçlük çekerler. Başkalarının kötülüğünü istemeseler bile iyiliğini istedikleri pek nadirdir. Böyle kimseler ekseri vakitlerini kendi yararları için planlar kurmakla geçirirler.

dead_blow
23-09-05, 10:03
AĞIZ VE DUDAKLAR

İnsan uyanık olduğu müddetçe ağzı ve dudakları sürekli hareket halindedir. İnsan konuşur, gülümser, güler, dudak büker, surat asar. Bu hareketleri esnasında ağız ve dudakların uyandırdığı tesir çok önemlidir. Fakat burada değişen ifadelere göre değil de ağız ve dudakların hareketsiz duruşuna göre karakter okumasından bahsedilecektir.

DUDAKLARIN DURUŞU:

Dudaklarını sürekli aralık tutarak hep ağzı açık gezen insan zayıf karakterli, geveze bir insandır. İnsanları ve durumları kavramakta pek başarılı değildir. Çoğu zaman kulaktan kapma, saçma sapan veya yanlış bilgilere göre karar verir.

Dudaklarını ekseri sımsıkı kapalı tutan insanlar da çoğu zaman kararlı ve cesur kimselerdir. Hayatın havailikleriyle uğraşacak zamanı pek bulmamakla beraber gerektiği zaman neşelenmesini bilirler. Sevgilerinde sadık, hislerinde sabit olurlar.

Dünyanın ve hayatın komik tarafını pek göremezler. Başladıkları işi iyi olarak bitirmek onlara büyük bir huzur ve iç rahatlığı verir. Zor ve acil durumlarda böyle kimselere güvenenler aldanmazlar.

DUDAKLARIN BİÇİMİ:

Sevdiklerini cidden ve içten severler, ama sevgili seçmesini pek bilmezler ve biraz da çapkın olurlar. Bazıları tembel bir vicdan sahibi oldukları için, kendilerini tamamen dünya zevklerine kaptırmamakta zorlanırlar. Bazıları ise hayattaki herşeyi hiçe sa***** tamamen zevk için yaşarlar.

Alt dudak göze çarpacak kadar sarkarsa oburluk işaretidir. Böyle kimseler için yemek yemek hayatın belli başlı zevklerinden biridir. Alt dudağı sarkık olanlar sevecen ve iyi niyetli birer dostturlar. Arkadaşlarının dertlerini bıkmadan dinlerler. Ama zaten ellerinden dinlemekten başka pek bir şey gelmez.

Zira kararsız oldukları için kendi hayatlarına bile bir yön çizmekte zorlanırlar.
Üst dudağı sarkık olan bir insan ise çekingen, kendi içinde yaşayan bir şahıstır. Hayatı ve insanları iyi anlar, görüş ve sezişi kuvvetlidir. Bununla beraber fikirlerini kendine saklar.

Onun için böyle bir kimsenin hakiki değerini anlamak çok zaman güç olur. Onun asıl şahsiyeti başkalarını korkutan veya yıldıran zor durumlarda meydana çıkar. Böyle zamanlarda bir insan büyük sorumlulukları hiç sesini çıkarmadan üstüne alır.

Dudakların ucu aşağı doğru kıvrık olan insanın melankolik olacağı tabiidir. Böyle kimseler her şeye kara gözlüklerle bakmaya ve iyi bir vakit geçirdiklerini kendilerine karşı bile reddetmeye kalkışırlar. Bununla beraber dürüst, sadık, cömert ve iyi kalpli olurlar.


ÇENE YAPISI

Kemikli çene katiyet ve azim ifadesidir. Böyle kimseler kendilerine güvenirler ve başkaları için de destek olurlar. Kemikli çeneli insan fikirlerinde hiçbir zaman yanılmaz. Karar vermezden evvel her fikri iyice ölçüp biçmek, tartmak adetidir. Bir kere kararını verdi mi bir daha dönmez.

Yassı çeneliler yaradılıştan soğuk olurlar. Böyle bir insan çıkarı konu olduğu zaman kaplan kesilir. Azimle, yılmadan ve yorulmadan çalışır. Fakat çıkarı olmadığı yerde onu bulamazsınız. Hele başkalarına yardım etmek bahsinde gölgesi bile görünmez.

Sivri çeneli insanlar da kinci olurlar. Fakat aynı zamanda pek sinsi ve kurnaz oldukları için bu kinlerini saklamasını iyi bilirler. Tedbirlidirler. Hiçbir zaman ihtiyatı elden bırakmak istemezler.

Yuvarlak çeneli olanlar, pratik meseleleri ihmal etmeksizin hayatın tadını çıkarmasını bilirler. Böyle kimseler işlerini, mesleklerini bile bir tür zevk edinirler. Onların hayatın pratik cephelerinde bu kadar başarılı olmalarının sırrı da belki budur. Güler yüzlü ve kendilerinden emin oldukları için etrafındakilere daima neşe, itimat ve teselli dağıtırlar.

Uzun, dört köşeli bir çene dürüst fakat sıcaklıktan mahrum bir tabiata işarettir. Böyle insanlar ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar bir kabuk içine çekilmiş gibidirler. Onun için kimse onlara pek fazla yanaşmaz. Bu tip insanların bir kusuru da inanılmaz bir biçimde inatçı olmalarıdır.

dead_blow
23-09-05, 10:05
CİLT YAPISI VE GÖRÜNÜŞÜ

DÜZGÜN VE YUMUŞAK CİLT:

"Bebek cildi gibi" olarak adlandırılın bu cilt gerçekten bu tarife son derece uygundur. Böyle kimseler kendilerini idare etmekten tamamen aciz oldukları için başkalarına güvenirler. Sadık ve hoş sohbettirler. Çabuk rencide olurlar. Alaya hiç tahammülleri yoktur. Kişilikleri gergin olduğu için kendilerini tutamayıp ağladıkları çok olur. Çok korktukları şey başkaları tarafından ciddiye alınmamak veya dalga geçilerek küçük düşmektir.

DÜZGÜN VE SIKI CİLT:

Sıkı ve gergin görünen , parlak renkli cilt, ince bir yaradılışın göstergesidir. Böyle kişiler ekseri kültürlü olurlar. Güzel şeylere âşıktırlar. Zarif , sakin ve temiz bir yaşayışı manen ve maddeten her yerde her zaman ararlar. Güzel bir süs eşyası almak için boğazlarından kısmak onlara vız gelir. Kargaşalık onların en nefret ettiği şeydir. Gülürtülü zarafetsiz ortamlar onların en nefret ettikleri ortamlardır.

Böyle kimseler daima titizdirler. Sanata karşı büyük eğilimleri vardır. Güzelliğe o kadar hayrandırlar ki, kadife, dantel, mücevher gibi şeyleri veya beğendikleri herhangi bir eşyayı sadece okşamak bile onlara zevk verir. Asil aileden gelmiyorlarsa bile yaradılışlarında reddedilmez bir asalet vardır. İnce ve muammalı düşünüş tarzları ve hisleriyle başkalarından ayrılırlar. Zevk son derece ince halleri ve tavırları ise zarif ve kibardır.

KABA CİLT:

Cildi kaba, açık ve büyük olan kimselerin saçları ve sakalları kalın ve sert , yüz hatları da büyük ve kaba olur. Ciltleri kaba olanlar karakter bakımından da düzgün ciltlerin aksidirler. Hal ve tavırları beceriksiz, hatta çok zaman kabadır. Sözlerinde de bir dobra dobralık, hatta patavatsızlık sezilir.

Dinamik ve kudretlidirler. Çok zaman giyim kuşamına üst başına pek aldırış etmezler. Bir gömleğin kırışık olması kravatın kostüme uymaması , ayakkabının boyasız kalması onun nazarında düşünülmeğe bile değmez şeylerdir.
Böyle kimseler yüksek bir sesle konuşur ve içten gürültülü kahkahalarla gülerler. Diplomatlıktan ve idareden anlamazlar.

İçleri neyse dışları da odur. Vurdulu kırdılı komedilere, kaba sert sporlara bayılırlar. Mücadeleci ve dayanıklıdırlar. Hayatın zor ve fırtınaları onları öyle kolay yenemez. Böyle bir insan geniş açık ve ileri fikirlidir. Toplum önderliğine çok yakışır ve önderlik etmekten de büyük zevk alır.


Cesur kuvvetli ve dayanıklı olan her şeye hayrandırlar. Tabiatın fırtınalı bir deniz veya yıldırım gibi kudretli ve haşmetli, dehşet verici güzelliklerinden hoşlanır. Dost tabiatlıdır. Dostluk arkadaşlık konusundaki ki fikirleri basittir. Sevdiğiyle arkadaş olmak ister. Arkadaş olduğuna da içten coşkun bir sevgiyle sever. Kendisine aynı coşkun yakınlığı gösteren herkesi dost sanarak kanması da görülmemiş şey değildir.

KABA VE KALIN CİLTLER:

Cildi kaba, kalın, ve sımsıkı olan bir insanın ekseri sonsuz bir hayat kaynağı vardır. Yalnız bu enerji ve hareketlilik son derece mütevazidir. Böyle bir insan harekete geçti mi etrafındakileri adeta huzur içinde bırakan parlak başarılar kazanır. Ama bu devre geçtiği zamanda tembelleşir, durgunlaşır, normalin altında bir sönüklük arz eder. Böyle kimseler ekseri tatlı dil, güler yüzden anlamazlar. Onun için başa geçtikleri zamanda emirlerinde olanları güzellikle yola getirmek hiç akıllarına gelmez. Doğrudan doğruya zora ve kuvvete dayanırlar.

YAĞLI VE ESMER, DÜZGÜN CİLT:

Görünüş itibariyle düzgün, sıkı, renk itibariyle esmer olan yağlı cilt ekseriye iyi karar vermesini bilen insanda bulunur. Böyle bir insan daima tedbirli ve ihtiyatlı olarak hareket eder. Herhangi bir işi iyice tahlil ve tetkik etmedikçe üzerine almaz. Bazen de ihtiyat yüzünden önemli fırsatları kaçırdığı olur. Bu onun nefsine karşı duyduğu güveni azaltır.

Hareketlerinde ne derece ağır ve tedbirliyse , sözlerinde o derece ani ve düşüncesizdir. Etrafındakilerle, bilhassa yakınlarıyla konuşurken sözlerine hiç dikkat etmez. Onları çoğu zaman kırar.
Herhangi bir yenilik onu ürkütür ve zamanında kızdırır. Sonra daima kendi istediği olsun ister. İşler kendi arzusuna göre olmadı mı canı sıkılır, hatta sinirlenir.

KARA SARI CİLT:

Bilhassa vücudunun ve boynunun cildi kara sarı renkte olan insanlar ekseri pesimisttirler. Pek fazla enerji sahibi olmadıkları için daima yorgun ve isteksiz olurlar. Bununla beraber ne yapmak istediklerini bilirler ve ona göre harekete geçerler.

Etrafındakilere etki etmesini çok iyi becerirler. Zihinlerini herhangi bir şey üzerinde toplamakta birincidirler. Bir şeye alıştılar mı fena alışırlar. Huylarından vazgeçmeleri pek güç olur. Böyle insanların ani ve sebepsiz kararlarla, içlerinden geldiği gibi hareket etmeleri pek nadirdir. Sakindirler. En olmadık ve önemli vaziyetler karşısında bile sabırlarını kaybetmezler.

Çok zaman onların bu sakin, tedbirli temkinli halleri etrafta soğuk olduklarına dair bir fikir yaratır. Bu gibi kimseler bilhassa uzun zaman süren, hafıza ve dikkat isteyen işler için biçilmiş kaftandır.

dead_blow
23-09-05, 10:09
SAÇLAR

SARI SAÇ:

Sarışınlar ekseriyetle kuvvetli, orijinal fikirli, her vaziyete uyar, hevesli, yaratıcı ve çeşit kabiliyetli kimselerdir. Değişikliğe bayılırlar. İyi bir şey. Ama sarışınların çoğu da lüzumundan fazla kıymet bilmezlerdir. Herhangi bir şeyin başında bitirinceye kadar durmak kabiliyetleri azdır.

Canları sıkıldı mı - ki çok çabuk sıkılır- ellerindeki işi bırakıp bir yeni işe başlamayı tercih ederler. Bir kere harekete geçtiler mi yeri göğü birbirine katarlar. Kendilerini ve enerjilerini idare etmek kabiliyetinden mahrum oldukları için enerjilerini lüzumundan fazla sarf eder ve hemen yorulurlar. Sabırlı olmazlar, çabuk ve hevesle çalışırlar.

Huzursuz tabiatları daima yeni heyecanların peşinde koştuğu için hercai ve belki de sadakatsiz olurlar.
Sarışınlar etraflarına hakim olmayı ve söz geçirmeyi severler. İşlerinde ve özel hayatlarında liderlik etmek sevdasındadırlar. Bu hususta sarışın kadınlar daima sarışın erkeklerden baskın çıkar.

Sarışın bir erkekle evli olan sarışın bir kadın kocasını ve evini istediği gibi idare etmesini bilir. Ama ev işlerinden çabuk yorulur ve bıkar. Onun için sık sık alışverişe, sinemaya, terziye veya dişçiye gider.
Sarışınların bir de kuvvetli karakterde olanları vardır. Böyle sarışınlar cesur ve sabırlıdırlar. Kavgacı olmamakla beraber, karşılarındakini yatıştırmayı da bilmezler. Hisleri daima kontrol altındadır.

Başkalarının işlerini merak etmez. Kendini alakadar etmeyen işlere burnunu sokmadığı gibi, başkalarının kendi işlerine karışmasından da nefret eder.

KIZIL SAÇ:

Kızıl saçlı olanlar veya saçları herhangi bir şekilde kızılı andıran sarışınlar çok benzerler. Ama arlarında belirgin farklar vardır. Mesela, kızıl saçlılar sabırlarını sarı saçlılardan daha çabuk kaybederler. Daha çabuk neşelenirler ve daha çabuk üzülürler.

Neşeleri sarışınların neşesinden daha coşkundur. Ama bir kere canları sıkıldı mı sarışınlardan daha fazla sıkılırlar. Ufak tefek şeylere sıkılırlar. Ufak tefek şeylere üzülürler, ama üzüntüleri uzun sürmez. Neşeleri, uçarılıkları çabucak kendini gösterir. Kızıl saçlı meraklıdır. Başka insanlar onları alakadar eder. Başkalarının özel hayat ve işleriyle çok meşgul olur. Herhangi bir konu üzerinde kesinlikle karar veremez. Şüphecidir. Bununla beraber gayet dost tabiatları, sıcak bir kanı vardır ve pek girgindir.

KOYU RENK SAÇ:

Siyah ve kestane saçlılar hem yapı hem de yaradılış bakımından sarışınlardan çok farklıdırlar. Evlerini çok severler. Alıştıkları hayattan ayrılmak onlara ölüm gelir ve galiba biraz da tembeldirler. Sarışınlardan daha az sabırlı, daha tedbirli, daha düşünceli, daha ağır ve titiz olurlar.

Enerjilerini özenle kullanmasını bilirler. Sac rengi koyu olan bir insan titiz ve dikkatli olduğu için ayrıntılı işlerde çok başarılı olur. Sanat kabiliyeti ve sanat sevgisi kuvvetlidir. Sadık, doğru ve çok zaman dindardır. Sarışınlardan daha anlayışlı daha müsamahakardır.

SAÇIN İNCELİĞİ VE KALINLIĞI

İNCE, YUMUŞAK ŞAÇ:

İnce ve yumuşak telli saçları olan bir insanın tabiatı da ekseri saçına benzer. Bu insan inceliğe, nezakete, temizliğe düşkündür. Böyleleri evlerinin güzel ve derli toplu olmasını isterler. Pisliğe gelemezler. Bu gibi insanların sabır ve azmi de biraz az olur.

Herhangi bir şey de ısrarla sebat etmezler. Kültürlü, kibar mekanlarda hoşlanırlar ve ekseriyetle dikkatine çarpmayan ince güzelliklerden zevk alırlar, bu gibi kimselerin en büyük kusurları fazla hassasiyetleridir. Çabuk ve boş yere alınırlar. Bir işe hevesle başlarlar, ama aynı zamanda bıkarlar ve bitirmek istemezler. Güzel şeylere düşkünlükleri israfa yol açar. Çok zaman bütçelerine açık vardır. Ama onlar buna o kadar aldırış etmezler.

KALIN TELLİ SAÇ:

Saçlarının telleri kalın, sert ve kaba olanların da yaradılışları çok zaman saçlarına benzer. Hatta hal ve tavırları da kaba sabadır. Kuvvetli ve dobra dobradırlar. İncelikli, basiretli hareket etmek onlara göre değildir. Yüksek sesle konuşurlar. Kılık kıyafetlerine çoğu zaman özen göstermezler. Kaba saba sporlara düşkündürler. Daha ince tabiatlı insanların bulunduğu ortamlara tahammül edemeyerek kendileri gibi kimselerle arkadaşlık etmekten hoşlanırlar.

ORTA KARAR SAÇ:

Ne pek ince ne de pek kalın olan saçların rengi de ekseri koyu kestane olur. Böyle saç kuvvetli bir şahsiyet, keskin bir zihin ve sağlıklı bir kişilik göstergesidir. Böyle saçı olan bir insan önceden ve çabuk karar vermekten çekinir. Herhangi bir kararı vermeden önce en ince ve ufak noktalarına kadar hesap eder.

Karar verince de derhal harekete geçer. Uyanık olunması gereken yer ve saatlerde onun uyuduğu görülmemiş bir şeydir. Söylediklerinizi dinlemekte değer bulursa dinler, hem de tüm dikkatini vererek. Ama söylediğiniz alakasını çekmedi mi sizi dinlemez ve bunu da söylemekten çekinmez. Her şeyi görür ve her ortama derhal uyum sağlar. Tarih ve günleri çok iyi hatırında tutar. Onu dinlemek son derece zevklidir. Bir noktadan öbürüne atla***** lafı uzatıp karıştırmak gibi huyları yoktur.

KADINLARDA SAÇ ŞEKİLLERİ

KISA, YUVARLAK, KIVIRCIK SAÇ:

Saçları düz olduğu halde kıvırtarak kısa ve yuvarlak kesen insanların, kendilerini sıkıntıya sokmak istemeyen, biraz da havai kadınlar olduklarından emin olabilirsiniz. Böyle kadınlar canlı ve hareketlidirler. Sudan şeylerden bahsetmesini severler. Bu onların akılsız olduğunu göstermez. Bilakis, zeki ve akıllıdırlar ve icap ettiği zaman akıllarını kullanmasını bilirler. Yalnız kendilerini sıkıntıya sokmak istemezler.

TOPUZ:

Saçlarını gergin olarak toplayıp topuz yapan kadınlar ekseri soğuk, sert ve titiz olurlar. Kendi kendilerine karşı müsamaha göstermedikleri gibi başkalarına karşı da müsamaha göstermezler. Alışılmamış, değişik şeyleri kabul etmek istemezler. Topluluk ve kalabalıktan hoşlanmadıkları gibi arkadaşları da yoktur ve kendi başlarına kalmayı tercih ederler.

KAHKÜL:

Saçlarını alınlarının üzerinde kırkma gibi kesen kadınlar şen ve akıllıdırlar. İltifattan hoşlanırlar. Sadıktırlar ve hislerinde ifrata kaçarlar. Ekseri tatlı dilli olmakla beraber zamanında acı konuşmasını da bilirler.

ERKEKÇE KISA SAÇ:

Saçlarını bir erkek gibi kısacık keserek dümdüz bırakan kadınların tabiatında da biraz erkeklik vardır. Böyle kadınların kıyafetlerinin de erkekliğe kaçtığını görürüz. Daha ziyade erkeklerin yaptığı işlerde çalışır, erkeklerin yaptığı her işi yapabildiklerini ispat etmeye kalkışır ve durmadan "keşke erkek olsaydım!" derler.

ERKEKLERDE SAÇ ŞEKİLLERİ

KISA SAÇ:

Saçlarını iyice kısa kesen bir erkek nefsinden emin ve kudretlidir. Sanattan ancak yüzeysel bir zevk alır. Hafif eserleri dinleyip dansetmesini çok sever. Fakat herhangi bir muzik aletini çalmasını öğrenmek aklından bile geçmez. Zaman zaman aptalcasına inatçı olur. İnsanları sevmez ve insanların iyi olabileceğine pek inanmaz.

UZUN SAÇ:

Saçlarını ensesine kadar uzatan erkeklerin sanat müptelası olduklarından asla şüphe etmemek lazımdır. Bu gibi kimseler herhangi bir sanat dalında ellerini denemeden rahat edemezler. Nazik ve hassas olurlar. Sevdikleri işi ciddiye alır ve çok zaman sadakat gösterir.

YAPIŞIK SAÇ:

Saçları kabarmadığı halde briyantini fazla kullanan kimseler kararsız tabiata sahiptirler. Kesinlikle bunlara güvenmeye gelmez. Saçlarını ayna gibi parlatıp kafasına yapıştıran bir erkek başkalarına pek fazla güvenir ve kendi tatlı canını sıkıntıya sokmaktan çekinir. Samimi arkadaşları azdır. Hayatta sadece zevk ve safa arar. Oldukça yüzsüzdür. Hakaretlere gülerek tahammül ederek karşısındakinin sabrını tüketir.

YANDAN AYRILAN SAÇ:

Saçını yandan ayıran erkek temkinli, kendi halinde, kudretli ve durgun bir adamdır. Macerasız, dalgasız, fırtınasız, sakin bir hayat sürer. Hayatı kendi çizdiği dar çerçeve ve muhitten ibaret görür. İyi huylu ve sevecen olduğu için müsamahakardır ve bütün tanıdıkları tarafından çok sevilir.

ORTADAN AYRILAN SAÇ:

Pervasız bir tabiatın işaretcisidir. Saçını ortadan ayıran insan sırf yenilik olsun diye görülmedik şeyler yapar. Bu sebepten başı çoğu zaman beladadır. Ama o buna aldırmaz. Zaman zaman acı konuşur. Hazır cevaptır.

AYRILMAMIŞ SAÇLAR:

Saçlarını hiç ayırmadan arkaya doğru tarayıveren erkek çok meşgul ve faal olduğu halde görünüşe pek aldırış etmeyen bir erkektir. Kuvvetli bir şahsiyete sahiptir. Başkalarının tesiri altında kalmaz. Pratik işlerden hoşlanmaz. Kitap okumak ve sanatla meşgul olmak onun yaradılışına daha uygundur. Kendi düşünceleriyle o kadar dopdoludur ki başkalarıyla meşgul olacak vakti yoktur onun için pek az dost edinir.

dead_blow
23-09-05, 10:11
ÇİZGİ GİBİ BIYIK:

Üst dudağın yukarısına kalemle çizilmiş gibi incecik duran bir bıyık, kuvvetli görünmek istemesine rağmen aslında kendi kabiliyet ve kararlarından her zaman emin olmayan bir şahsı işaret eder. Böyle bir insan aslında zeki ve kabiliyetli, kuvvetli ve azimkar olsa bile kendinden emin değildir ve daima bir hata işlemekten korkar. Her neyse ki böyle kimseleri etraflarındakiler çok severler de onlardan cesaret ve itimat verecek yakın bir dostları olur.

KISA VE DÜZ BIYIK:

Diş fırçasına benzeyen kısa ve düz bıyıklı kişi dikkati kendi üzerine çekmek isteyen ve bunun için elinden geleni yapan kişidir. Böyle insanlar daha ziyade siyaset hayatına atılmaktan hoşlanırlar. Ama herhangi bir inancı müdafaa etmek için değil de sırf şahsiyetlerini göstermek içindir. Herhangi bir toplulukta kalkıp uzun nutuklar veren tipler arasında düz, kısa bıyıklılar çoktur. Ekseriyet böyle kimseleri can sıkan, nahoş şahıslar olarak gördüğünden onlarla fazla dost olan bulunmaz.

KISA BIYIK:

Bu insan üstü, başı konusunda büyük bir itina gösterir. Başkalarının alay edeceğinden korkmasa her gördüğü aynada kendini süzeceğinden emin olabilirsiniz. Zaten giyinip kuşanmak onun için saatler süren bir merasimdir. Bu erkek etrafının sevgisini kazanmak için can atar. Ama kendi nefsine çok düşkün olduğu için kimseye fazla yaklaşmaz. Spor, müzikal, komedi, caz gibi hafif eğlenceler peşinden koşar.

KESİK KENARLI KALIN BIYIK:

Kenarları birbirine paralel olan kalın bıyıklar daha ziyade durmuş oturmuş, ununu eleyip eleğini asmış erkeklerin göstergesidir. Böyleleri mükemmel bir ev erkeği olurlar.

Hayatın uğraşlarını sabırla karşılarlar. Kendilerine bağlı olanları mümkün olduğunca mutlu etmeyi kendilerine vazife bilirler ve bütün mesuliyet ve meşguliyetlerine rağmen neşe ve eğlenceye de düşkün olurlar, vakit ayırırlar. Bununla beraber havailikten kesinlikle hoşlanmaz ve havai kimselere karşı müsamaha göstermezler. Çevrelerindeki herkes böyle erkekleri kendileri de farkında olmadan, gayrı ihtiyari bir önder, bir reis olarak tanır ve onlara hürmet eder.

SARKIK BIYIKLAR:

Dudak kenarından aşağı doğru sarkan bıyıklar, bu bıyığı taşıyan erkeğin düşünceli, enerji dolu ve ihtisas sahibi olduğunu işaret eder. Bununla beraber böyle insanlar düşünceyi her şeyden fazla sevdikleri için harekete geçmeleri biraz güç olur.

Bir kere harekete geçtiler mi onları durdurmak mümkün değildir. İstedikleri hedefe sahip olmadan içleri rahat etmez. Telaşlı zamanlarında gözü etrafı görmez. Biraz aksi ve geçimsiz olur. Ama aslında gayet dost tabiatlı, samimi ve sıcak kanlı bir insan olduğu için geçimsizliği uzun sürmez.

UZUN BURMA BIYIK:

Kenarları burulmuş uzun bıyık, sahibinin şakacı, şen ve sıcak kanlı bir insan olduğunu ispat eder. Böyle insanların her şeyi delip geçen bir zekaları vardır. Aynı zamanda bütün dünyayı ve insanları içine alan geniş ve sıcak bir kalbe de sahiptirler. Çevrelerinde daima sevilir ve aranırlar. Sıradan olayları sanki olağanüstü birer maceraymış gibi anlatmasını bilirler. Son derece cömerttirler


BİÇİMLERİ

KISA VE TIKNAZ YAPI:

Ufak tefek, tombalak yapılı insanlar gayet sakin ve şendirler. Herhangi bir toplulukta etrafa hayat saçarlar. Ama pek fazla alaka gördüler mi şımarmaları mümkündür. Çabuk öfkelenir ve aksileşirler. Kızdıkları zaman bağırır çağırır veya kalp kırıcı sözler söylerler. Ama bu, kendilerini unuttukları içindir. Zira aslında iyi kalpli ve iyi huyludurlar. Kalp kırmak istemedikleri için yaptıklarına pişman olurlar ve hiç kin tutmazlar.

UZUN BOYLU SALLAPATİ YAPI:

Uzun boylu, gevşek yapılı, sallapati tavırlı insanlar ufak tefek, tıknaz tiplerin aksine, ağır hareket ederler ve herhangi bir şey üzerinde ağır ağır, uzun uzun düşündükten sonra karar verirler.

Asla aceleye gelmezler. İyi huyludurlar. Asabi olmakla beraber kontrollerini kaybedip kendilerini unutmaları seyrek görülür. Cesur ve metindirler. Hayatın darbesine gülümseyerek tahammül ederler. Onların iyi huylarından, sabır ve tahammüllerine ilave olarak bu tipler iyi niyetlerini çatık ve kaba bir maske altında saklamasını da bilirler.

KISA GÖVDELİ, UZUN BACAKLILAR:

Bellerinden yukarısı pek kısa, bacakları ise iyice uzun olan tipler görünüş ve hareket tarzı itibariyle beceriksiz bir tayı andırılar. Havaidirler. Yaşamaktan memnundurlar ve günleri -tabir caizse- zıplaya sıçraya geçirmek idealleridir. Hayatları muntazam değildir, zira daima bir şeyler yapmak istedikleri için muntazam bir gidişattan nefret ederler.

Çoğu zaman hareketlerinin belli bir hedef veya amacı yoktur. Sırf hareket etmiş olmak için hareket ederler. Amaçsız da olsa daldan dala konmak, gezip tozmak onları tatmin eder ve hayatlarını doldurmaya yeter.

UZUN GÖVDELİ, KISA BACAKLILAR:

Herhangi sahaya atılırlarsa parlamaları olasıdır. Asil bir aileden gelmeleri muhtemeldir. Gelmiyorlarsa bile yaradılıştan asildirler. İyi birer aile insanı olurlar. Bilhassa mizah tarafları pek kuvvetlidir. Azim ve iradeleri sonsuzdur. Dünyanın sorunlarını yenmek onlara sadece kendi zeka ve kabiliyetleri için bir deneme olarak kabul etmek isterler.

Yenilseler bile boyun eğmezler. Er geç yine bellerini doğrultur ve kendilerini yeneni mutlaka yenerler. İnsanlarla iyi geçinirler ama alıştıkları çevreleri ve eski arkadaşlarını daima yenilere tercih ederler.