PDA

View Full Version : Yazari Bilinmeyen Siirler



Sayfalar : 1 [2] 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13

urunguşat
14-01-09, 17:23
Caresiz kalmak

Caresiz kalmak nekadar zormus meger..
Daha öncede zor günler gecirdim,agladim,yalniz kaldim,
ama bukadar caresiz degildim..
bukadar bezmedim hayattan ve insanlardan..
Baska zaman durmadan calan telefonum artik bir kösede duruyor cünkü biliyorum zaten aramicaksin..
Nedenini sordugumdada böyle gerekiyor diyeceksin
Kacamak cevap vereceksin..
Bir süre sonra hersey düzelecek diyeceksin ama düzelmiyor iste düzelmiyor..
Gelecegimize dair hayaller kuruyorduk oysa..
Sen bana calisma diye israr ediyordun rahat olamam diyordun Kiskanirim diyordun..Simdi ne oldu?
Nerde oldugumu, iyi veya kötü oldugumu bile merak etmiyorsun...
Önemsiz oldum..
Hayatinin bir parcasi degilim artik..
Kalbin benimle carpmiyor artik..
Ben senin degilim artik biliyorum
Bir günde oldu ne olduysa..
Ne zaman karar verdin susmaya
Ne zaman vazgectin benden
Sorularimin cevabini bulamadim..
Söylemedinki israrlarima ragmen
Oysa bilmek benimde hakkimdi..
Ayrilik dedikleri bu galiba
Daha önce yasamadigim icin bilmiyorum..
Ayrildik mi?
Bize ayrilan süre bukadarcik miydi
Doyamadim ki sana
Seninle kavga etmek bile mutlu ediyordu beni
Cünkü biliyordum..Ikimizde barismak icin can atiyorduk
Ama bunun dönüsü yok artik..farkindayim

Bilirsin kalbim ne diyorsa dilimde onu der..
Senden nefret ediyorum demicem basim göge ersin diye
Cünkü inan nefret etmiyorum
Beni tek basima biraksanda seni seviyorum
Sevmek böyle bisey galiba..Karsiliksiz olsa bile onun icin canini verecek kadar yigitsindir..
Senin sevgin bitti diye benimkide bitti anlamina gelmez
Seni sevip sevmemeyi artik bana birak
Bari buna ben karar veriyim
Son bir sözüm var sana:
Tekrar birini seversen onu ortada birakma
Ansizin gitme..

urunguşat
14-01-09, 17:24
"o" Anlar’a!!!

"Her gün bir yerden göç etmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel,
Bulanmadan, donmadan akmak ne ala,

Her şey dünle beraber gitti, can cazım
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım."
(Mevlana)

"O'YSA ANLAR"

"Mİ-ADINA"

Yeşil/kırmızıya, mavi/kırmızıya, şaraba, sabahın serinliğine, serçenin pıtı-pıtısına

Ve tenin-deki salyangoz tutunuşlara teslimiyeti yaşadığım anlar-dan beri..

Anladım ve bilmeden sevdim-yüreğimden

Bir ırmağın akışı gibiydi hayat...

Asi, teslim olmayan kendisinden b-aşka-sına..

_Önüne setler çekilse de, akışını biriktirirdi, o_

Öncesi/sonrası, eskisi/yenisi, başı/sonu olmayan sade-ce bir akış-kan-lıktı...

Hep-yeni, hep-ilk kez yaşanan...

İrade-denilen, korkuların gard-kalkanı...

Tereddüt, korkuların eseri...

Ve insan-denilen iradesinin esiri...

_Mor (sadece MOR) dışına-asi, içine-uy/sa

urunguşat
14-01-09, 17:24
Hiç kalbin acıdımı...
Hiç kalbin acıdımı sebepsizce,
Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri,
Dolunaya baktığında hissettin mi hiç
Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu,
Ve acı bir şekilde farkına vardın mı,
Kalabalık içinde sessizce dolaştığını…

Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin;
Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki,
Tuttuğun el sana huzur verir de;
Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın…

Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun;
Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın,
Tek damla düşmesin diye çabalarsın;
Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların,
Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların,
Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda…

Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları,
Yaşadıkça yaşar bu sevda kalbinde,
Büyüdükçe büyür kalbin, bu sevdayı saklar içinde,
Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne,
Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur…
Duyguların ağır gelir; ezilirsin
Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende,
Teslim olursun ölüme,
Sessizce…

urunguşat
14-01-09, 17:24
Bİtaneme
BIRTANEM

Bu gece neden bu kadar sessiz

ve neden bu kadar soğuk?

ne yanan sobanın sıcaklığı

ne de sıcak bir yaz güneşi

bir nefesin,bir tenin kadar

ısıtmıyor ısıtamıyor inan

işte seni sensiz yaşıyorum

bu soğuk gecelerde

hele birde çöktü mü

derinden bir sessizlik

dokunma bana sakın ağlarım

ağlarım gecenin soğuk koynunda

sen ne kadar zalim olduğunu

bilir misin gecelerin?

uykusuz kaldığın oldu mu hiç

yaşadın mı gecelerin uzunluğunu

yaşadın mı söyle!

saniyeleri dakikalara,

dakikaları saatlere dönüştürüp

sabahı edemedigin oldumu hiç

veya yatagın içinde bir saga sola döndünmü?

yada gecenin bir yarısında

ayak sesi dinledigin oldumu

pencere önlerinde

karanlıktan gelen karanlıga karışan

insanları izledinmi hiç?

benzettigin oldumu aralarında

yada kaç kişiyi benzettin en azından

o an kanının dondugunu

işte o an bayılacagını hissettinmi hiç?

dogru sen bunları nerden bileceksin

bilmen için senin

benim gözümle bakman gerek

bilmen için sevmek

yada anlaman için ben olman gerek...

ben olamazsın ama canım!

belki birgün sende seversin

belki sende beklersin birilerini

tıpkı benim gibi

benim seni bekledigim gibi...

urunguşat
14-01-09, 17:25
bir yol masalı
aynı trenin
yolcusuydular
aynı kompartımanda
yan yana iki kişi
demir tekerlekler
dönmeye başladığında
pencereyle çevrelenmiş
sinema perdesi gibi camdan
aynı filmi izlemeye başladılar
şehirden çıkıncaya kadar
camdan su gibi akan
sokaklar evler evler
yürüyen insanlar ve talaşla koşuşan
köpekler kediler
ve oynaşan çocuklar

yaşlı olanın düşüncesinde
perdede hızla akan hayat
diğerininse aynı manzarada düşünde
gideceği yerde kuracağı yeni bir hayat

şehir bittiğinde
sırayla geçmeye başladığında perdeden
denizler dağlar ve ormanlar
yaşlı olanın içinde acıtan bir sızı
ve dağlarda bir kuş olmak düşünde
ve ellerine geride kalmış bir mevsimden
damlayan iki ılık yaş
diğerininse aynı manzarada gözünde
mavi gökyüzü, enginde gemiler
yeni kentlerde umuda yolculuk

biraz daha ilerlediğinde zaman
bir merhabayla birbirlerine uzatıp ellerini
ve isimlerini söyleyip
yol arkadaşı oldular
sonra koyu bir sohbete daldılar
özellikle de birbirlerine
yaşamdan söz edip
aynı perdede aynı anda
açılan ve kapanan kapılarla
izledikleri farklı filimleri anlattılar

böylece şimdi ikisi de
biraz daha rahattılar

daha da ilerleyince saatler
gözler kapandı
ve her ikisi de
diğerinin anlattığı filmi unutup
kendi rüyalarına daldılar

kaç istasyon geçtiler bilinmez
yaşlı olan uyandığında
inmiş olduğunu fark etti arkadaşının
yeni yaşam istasyonunda

o devam etti yoluna
son istasyona doğru
ve nerde indiğini kimse bilmedi
kendinden başka

nice zaman sonrasında
diğeri yeni yaşamında
fırtınalı bir mevsimin
soğuk yağmurunda ıslanmış
ve üşümüş yürürken yolda
küçük bir kuş bedeninin
sürüklendiğini görünce suda
çoktandır unuttuğu
trendeki yol arkadaşını
canlandırdı usunda
acı bir tebessümle
anımsadığı tek şey
onun kuş olma düşü
ve ona anlattığı kendi filmiydi

sonra ıslanarak ve üşüyerek
sessizce devam etti yoluna

urunguşat
14-01-09, 17:25
Öp Beni

Gece güne kavuştuğunda
Rakıya gamı meze yaptığında
Gözlerin uzaklara daldığında
Avucuna çiseleyen yağmur damlasıyla
Dudakların susuz kaldığında
Kapat gözlerini
Öp beni! ...

Hayatından geçen, her hangi kadın gibi
Güzde ki hüznü sarar gibi
Bitimsiz mektuplar yazar gibi
Efkarına yar eder gibi
Çakır keyf vakitlere sığmaz gibi
Kapat gözlerini
Öp beni! ...

Birkez daha aşkı gördüğünde
Tutkuları ilmek ilmek ördüğünde
Gidene dur dediğinde
Vefayı koynuna yar ettiğinde
Bir sözün ruhunda bin saadete erdiğinde
Martıların yakomozlarla seviştiğinde
Kapat gözlerini
Öp beni! ...

Bağlamanın telinde
Bedri Rahmi'nin şiir güllerinde
Hüzzamın, türküye seslenişinde
Dünden kalanı yarına eklediğinde
Kaldırıpda başını uzakları düşlediğinde
Sağ elini sol yanına getirdiğinde
Kapat gözlerini
Öp beni! ...

Yaşamla ölüm arasında
Açlıkla tokluk molasında
Anılarının geceni kuşatmasında
Sıcacık bir gülüşe tutsak kaldığında
Gem vuramadığın duygularının arsızlığında
Ruhun sıkılıp, yüreğin daraldığında
Boşverip gerçeklere umuda sarıldığında
Kapat gözlerini
Öp beni! ...

urunguşat
14-01-09, 17:26
Bir Kalpte İki Kişi Olmaz



Sanırım uzun zamandır,
bilmezlikten geliyor,
görmek istemiyorsun .
Sen hala aynı duygularla yaşıyorsun.
Sevgi ile sarılmayı,
Sabah kollarında uyanmayı bekliyorsun.
Unut…


Kaybettiklerimiz ortada.
Gözlerimdeki sevgiyi,
kalbimdeki heyecanı,
içimdeki coşkuyu öldürdün...
Yok ettin.
Anlamak istemiyorsun.
Bittim ben.
Hala bana yeşilleniyorsun..


Sevginin yerine başka sevgiler koyulmuş,
ellerimi başka eller tutarken,
kalbim başka aşkla çarparken,
en önemlisi ,
kalbimin ev sahibi varken.
Kiracı olduğunu anlayamıyorsun.
Bir kalpte iki kişi olmaz.
Üzülerek söylüyorum bunu sana,
Bil ki..!
Benden vazgeçmelisin.
Hiç görmedin bilmek istemedin.
Bu kalpte hiç olmadın sen.
Yeter ne olur !
Bittim ben.

Sevmek yetmiyor görüyorsun.
Aşk adına duygu yok kalbimde,
sevgin kalbimi doldurmadı.
Hep bir şey eksik,
yada boştuktu .
Bu sevgin aşkı yaşatacak kadar,
güçlü ve anlamlı olmadı.

Kalbim buruk,
kalbim paramparça,
ama anla beni artık...
Bu kalpte hiç olmadın sen.
Elveda ey seven
Elveda sana!
Yeter ne olur !
Bittim ben.

urunguşat
14-01-09, 17:26
Pie
Ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
Ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda çocuklar pia'yı görseler bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldız basar bir hançer gibi çıkıp giderdim
ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese
singapur yolunda demeseler
bana bunu yapmasalar yorgunum üstelik parasızım pasaportsuzum ne olur sabaha karşı rıhtımda
seslendiğini duysam pia'nın sırtında yoksul bir yağmurluk çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk ellerini tutabilsem pia'nın ölsem eksiksiz ölürdüm

urunguşat
14-01-09, 17:27
Aşka ve sevgiye dair
Aşk ikidir sevgi bir;
Aşk yalan,sevgi gerçektir.
Aşk sudur,sevgi susuzluk.
Bu yüzden sevgi hasrettir,
Özlemektir,beklemektir.
Asıl maharet:
Susuzken suyu içmek değil
Karşısına geçip seyretmektir.
Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak;
Aşk açmaktır,sevgi katlamak.
Sevgi saklamaktır
Yüreğini,gözlerini
Ve de ellerini saklamak
Bahar geldiğinde…
Bir çiçeğe,yeşile,çimene
Aşık olamazsın ama seversin.
Arkadaşına aşık olamazsın
Ama seversin.
Toprağa fidanı aşkla değil
Sevgiyle dikersin.
Sevgi için ölünür,aşk öldürür.
Aşk kıskançtır,nankördür
Sevgiyi öldürür.
Aşk Kabil’dir,sevgi Habil.
Aşkla sevgi aslında kardeştir
Babaları insandır,Adem’dir
Aşk için şiirler yazarsın,
Şarkılar yaparsın;
Sevgiyi anlatamazsın.
Çünkü yüreğine sığdıramazsın.
Kalbini aşka kapatabilirsin
Ama sevgiye kapatamazsın
Sevgi gizli,aşk aşikardır.
Yüz vermeyince unutursun
Sen aşığım diye daha kendini kandır.
Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır.
Dahası da var:
Aşkın gözü kördür,
Fazla naz aşık usandırır;
Aşk oyun,aşık oyuncaktır.
Sevgi ise yaşamdır,hakikattir.
Aşk aceledir,
Sevgi usul usul sabırlıdır.
Acele işe hem şeytan karışır.
Aşk ateşlidir
Çünkü hastalıklıdır.
Sevgi ılıktır
Çünkü sağlıklıdır.
Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir
Aşka ve sevgiye dair…

urunguşat
14-01-09, 17:27
sana beni sev demiyorum
sana beni sev demiyorum,
yalnizca yüreginden bir parça ver,
oraya sevgi tohumlarini ekmesini,
ben beceririm...

sana hep yanimda ol demiyorum,
yalnizca yüreginden bir parça ver,
oraya sokulup ayrilmamayi,
ben beceririm...

sana şarkilarla beni söyle demiyorum,
yildizlara baktiginda beni gör orada demiyorum,
demiyorum işte, anlasana!
korkmasana...

bana yüreginden bir parça ver,
kendi bestemi bulmayi,
ben beceririm...

bana yüreginden bir parça ver,
yildizimi bulup aglamayi,
ben beceririm...

ölürken beni sayikla son nefesinle demiyorum,
bana yüreginden yalnizca bir parça ver,
oraya gömülüp, seninle birlikte
toprak olmasini, ben beceririm

urunguşat
14-01-09, 17:28
Düş! Düşsüzlüğüme

--------------------------------------------------------------------------------

Düş! Düşsüzlüğüme
“Bir yenilgi sonrasında
Gece; 04.26
Bir fincan kahve,
Bir karalama kağıdı,
Bir kalem,
Küllükte yanan bir sigara
Ve tüm hücrelerimde sen”


Dışarıda köpek sesleri
Sevdadan mı, efekt için mi?
Yoksa isyan mı haykırdıkları?
Beni ayakta kılan, sevdan!

İçindeyim gece karanlığının
Karanlık ve kararsızlık değil midir hayat?
Bir ışık gerekiyordu geceye ve hayata
İkisini de aydınlatan, sevdan!

Düşten güzeldir gece
Kapkaradır ve sonrası aydınlık
Düşsüzlüğüme düş! Yarat kendini
Geceye ve düşe renk veren, sevdan!

En güzeli düşlerini düşlemek
Düşlerine su gibi sızıp dolaşmak
Düşlerim, düşlerin bir olduğu an,
Anı anlamlandıran, sevdan!

Mutlu olmakmış yaşama amaç,
O halde düşlerde yaşamak gerek.
Arıt kendini düş düşsüzlüğüm(d)e;
Düşsüzlüğüme düş olan, sevdan!

urunguşat
14-01-09, 17:29
Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular,
rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın,
senin etinden, tırnağından ayrı,
senin kokundan uzak.



Şu anda hiç bir şey mümkün değil.
Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak
ve her şeyden mahrumum ben.
Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.



Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.



Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada;
Seni ve beni hatırlayacaklar



İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız



Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın



Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...



Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim.



Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel
Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri
En karanlıklarda bile uzanır bir el
Kendiliğinden açar sabaha perdeleri



Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü
Her zaman en güzel, her yerde eşsiz
Sen yaprak, sen köpük, sen kuş tüyü
Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz



Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı
Yazmak her şeyi bir bir kumların üstüne
O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz
O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne.



Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar
Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde
Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde
Kirpiklerinde keman, bebeklerinde gitar...



Bir daha dünyaya gelsem
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye



Seni görmediğim günler
Karanlıktayım, katran gecelerdeyim
Cehennem misali bir yerdeyim
Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse
İşte öyleyim...



Gözleri namuslu namuslu parlar insanların
Gökyüzü inadına mavi
Yaşamak inadına güzel
Bu şehirde sen varsan...



Bütün kadehlerimi hep sana adıyorum
Hep senin için bu bir bir boşalan şişeler
Umutsuzluğum, sarhoşluğum senin eserin
Senin yüzünden bu delicesine içmeler

urunguşat
14-01-09, 17:29
Dayanmak zor yalnızlığına akşamların
Unutmak mümkün değil seni bir şarkı gibi
Ağır ağır ilerleyen bu zaman içinde
Her an bir sarhoşluktur sensizliğin verdiği



Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın..
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.



Bir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan
Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan
Özlenen sen, özleyen sen, özleten sen
Varken doyulmayansın, yokken dayanılmayan



Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Bu ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum



Beni çağırdığını bir defa duyabilsem
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum



Dün kopan bir yapraktı,düşen bir kuru daldı
Bugünden güzel değil bulacağın yarında
Aç ellerini bir bak yanan avuçlarında
Dün gitmiş yarın yok bize bir bugün kaldı



demek o beni sevmiyor
demek o beni anlamıyor
bana içkimi verin
bana kadehimi verin
bir daha ölmek istiyorum



Bir yerlere varmadan, nasıl böyle
Hiç durmadan akıp gidiyor günler
Yaşam diye verdiğin bu mu söyle
O mu sırtıma sapladığın hançer



Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim
Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz
Yürüdüm bir yolun sonuna geldim
Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz



Zamanlar kalleş şimdi, herşey artık bir oyun
Manzaralar hüzünlü insanlar ağlamaklı
Bir akşam getir bana, gizlice ve en saklı
Saatleri birer birer dudaklarında sun



Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
'Seviyorum' diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?



Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi
Akıtır taşa, toprağa kanımı
Dünya seninle aydınlık ve güzeldi
Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı



seni arıyorum kalabalık caddelerde,
tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun..
perişan hayallerimin başladığı yerde,
sana sesleniyorum, duyuyor musun?



beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin..
ya o karanfil , baygın kokulu çiçek.
gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin,
anladımki bu ömür sensiz geçmeyecek.



yalnız sen varsın beyaz gülüm,
evde bahçede ve sokakta,
bir eylül akşamı gördüğüm ,
o beyaz hayalsin uzakta..



yeter.. gel artık yeter..
karanfiller açtı gel
kış bahçesinde , güller
beyaz güller açtı gel

urunguşat
14-01-09, 17:30
İstesem ben bu ömrü, bu talihi istemem
Böyle durup durup senden ayrılmak varsa
Orada bir mezar kazılır benim için
Ayrılığın nerede başlarsa.



Şimdi en açık renginde gözlerin
Şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak
Anlatılmaz bir şey var aramızda hazin
Şiir gibi bir şey seninle yaşamak



Çirkin olan,fena olan ne varsa unut
Gözlerimin söylediği şarkıyı dinle
Ellerimizde sevgi içimizde umut
Bütün iyilikleri paylaşalım seninle



Varlığın dudaklarımda bir bal tadı
Yokluğun en korkuncu ölümlerin
Senden başka dindiren olmadı
Acısını içimde kanayan yerin



Bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin
Yıldızların en parlak olduğu zamansın
Denizlerim senin kıyılarında sakin
Bırak ellerini avuçlarımda kalsın



Aşkın büyülü sesini duyuyor musun
Şimdi onun gülleri açan güz bahçelerinde
Gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun
Çoban kulübelerinde balıkçı kahvelerinde



Benimle kal zaman bitinceye kadar
Benim ol yüzyıllar ve çağlar boyunca
Bir ömürdür seninle geçen dakikalar
Ölümden güçlüyüm sen yanımda olunca



Şimdi öyle büyük ki beraberliğimiz
Nabzın benim bileklerimde vurmakta
Artık bütün kaygıların ötesindeyiz
Benimle en güzelsin aynalardan uzakta



Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi
Aşktı o! Beni durup yenileyen
Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi
Oydu, dolu dizgin gidişime dur diyen



Dönebilmek o dönüşü olmayan yollardan
Sürekli bir aldanış bir daha bir daha
Hiç bitmeyecek gecelerden bir sabaha
Çikabilmek ve sevmek durmadan usanmadan



Konuşmak konuşmak gözlerle fısıltılarla
Duymak büyülü sıcaklıgını beyaz ellerin
Her geçen dakika var oldugunu anlamak için
Yaşamak arzu dolu dudaklarda, şarkılarla



Unutmak ne varsa kötülükten yana
İnmek sevilen gözlerin derinligine
Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildigine
Bin yıl içmek o sulardan kana kana



Her gün ona koşmak dağlardan tepelerden
Her yerde, her zaman onsuz edememek
O en tatlı hayal, en büyük gerçek
Anlarsın taşan o, günlerden gecelerden



Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi
Neydi çekip kendine, beni bağlayan
Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
Elleri ta içimde o dev miydi



Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun?
Bir aşk çizgisi var her şeyden öte
O çizgiden başka bütün çizgiler
Aşkı tüketmede



Her düşünce aşka teğet geçiyor
Tanığı çizgiler var olduğumuzun
Bir aşk çizgisi var her şeyden önce
Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun?

urunguşat
14-01-09, 17:30
Akşam erken çöker yalnızlığıma
Sokak sokak gezer ararım seni
Hasretin gönlümün yangınlarında
Alev alev yanar ararım seni




Her seven sonunda düşüyor derde
Bu aşk kitabının yazanı nerde
Bir aşık inandı.. çok sevdi diye
Terketmek kanun mu aşk kitabında?




Nereden bilecektin seni sevdiğimi
Hiç fısıldamadım ki kulaklarına aşkımı
Senin için
Günlerce gecelerce ağladım
Nereden bilecektin
Hiç silmedim ki yanında gözyaşlarımı..




Kalbimde arama eski yerini
Sen gözümden akan sele karıştın
İstesem de artık sevemem seni
Hasret rüzgarına yele karıştın..




Kırılan kalbim var dinmez bir kini
Ömrümce sürecek aşka yemini..
Kavuşmak imkansız artık sevgilim
Dönüşü olmayan yola karıştın..




Ayrılık kapıyı çalıyor açma
Biraz daha düşün zamanımız var..
Ne günler yaşadık bak sayfa sayfa
Seninle yazılmış romanımız var..



Gönül kapısından hemen uçma dur!
Selamsız vedasız böyle kaçma dur!
Bilinmez yerlere yelken açma dur!
Seninle mutluluk limanımız var! ...




Bir anda yokuşa çevirme düzü
Dargınlık bir aşkın tadı ve tuzu
Hatırla Tanrıya verdiğin sözü
Ayrılmak yok diye yeminimiz var...



Gezdiğim her yerde hatıran dolu
Bilmem ki ben nasıl unutacağım
Ne yazık bu aşkın yok başka yolu
Yarın bu şehirden ayrılacağım




Aldırma görürsen yaşlar gözümde
Şarkımız olacak yine dilimde
Mektubun cebimde, resmin elimde
Yarın bu şehirden ayrılacağım..



Ayrılık çanları çalsa ansızın
Elveda sevgilim diyecek misin?
Önünde diz çöksem, gitme kal desem
Bakmadan ardına gidecek misin?




Ayrı yönde akan ırmaklar gibi
Dalından uçuşan yapraklar gibi
Ümitsiz, çaresiz aşıklar gibi
Kalbinden aşkımı silecek misin?
Son ümidi yere serecek misin?



Kendini boş yere teselli edip
Sevdadır nasılsa geçici deyip
Yaşlı gözlerini gizlice silip
Bakıp da yüzüme gülecek misin?



Haklısın, aramızda dağlar, denizler var,
Haklısın, aramızda uçurumlar.
Senin sevdaların, üç günlük masal,
Benim sevdalarım, Allah'ına kadar.




Elma şekeri mi sandın aşkı,
Ne şiirin şiir, ne şarkın şarkı.
Hele bir kırılsın, hele bir kırılsın feleğin çarkı,
İşte ben o zaman görürüm seni.




Halâ tahta masalara yazıyorsam adını,
Aşk kitaplarında arıyorsam tarifini aşkın,
Kahır mektuplarında yeniden buluyorsam seni,
Islak mendillere siliyorsam gözyaşlarımı,
Eyvahlar çekiyorsam her biten aşkın ardından,
Bana sor yalnızlığı..

urunguşat
14-01-09, 17:30
Bu benim ilk aldanışım değil,
Bu benim son yıkılışım değil,
Bırak bu sahte gözyaşlarını,
Bırak bu masum bakışlarını.
Üzülme, benim için üzülme,
Üzülme bu son için üzülme,
Ben, ben, ben yeterim kendime..



Varsın da bir dağ gibi büyüsün hasretin içimde,
Varsın da her gece
Bir kemanın tellerinde ezilsin kalbim,
Varsın da bir daha değmesin ellerim ellerine,
Asla pişman değilim.



Hatırla, bir adam diyordun hatırla,
Ömür boyu sevsin beni ömür boyu,
İşte o deli, işte o çılgın, işte o adam benim.
Çünkü ben,
Çünkü ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim.



Severken ne kadar büyükse insan
Ayrılırken yine büyük olmalı
Ne kadar insafsız olsa da zaman
Sevenler her zaman bir dost kalmalı..



Bir ecel olsa da ayrılığımız
Bir ömür sürse de pişmanlığımız
Koca bir mazi var yaşadığımız
Geçmişe her zaman saygı duymalı..




Yırtılmış olsa da resimlerimiz
Yabancı olsa da isimlerimiz
Nefrete dönse de sevgilerimiz
Yine de o aşka saygı duymalı
Sevenler her zaman bir dost kalmalı..




Duydum da inanmadım
Aşka gülüp geçmişsin
Benimkisi aşk değil
Bir oyundu demişsin
Zafer senin zaferin
Eser senin eserin
Sevin ey zalim sevin
Bak bir erkek ağlıyor..



Bana bunu yapmayacaktın
Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
Ve öylesine gururlu bitişin.
Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu
Erken düştü masken yüzünden
Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil
Bir hiçtin
Görüyorsun işte
Gittin
Ve de bittin…



Bana bunu yapmayacaktın
Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni
Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin
Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni?
Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin?..



Artık
Adın ihaneti çağrıştırıyor bana
Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini
Söyle
Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun
O acımasız hançerini? ..
Bil ki
Bundan böyle
Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana
Yaklaşmam yasak
Dokunmam yasak
Ve ömrümce
Sarılmam yasak sana!..



Ayağım ayağıma dolaşır sonra
Gözlerim büyür büyür, kocaman olur
Bakarsın dilim tutulur, hiç konuşamam
Bana gel deme!



İşte resimlerine bakıp avunuyorum
Hayallerim yetiyor bana ne güzel
Zaten ölesiye hasretim aydınlıklara
Ve bitimsiz bir özleyiş bendeki
Kanatlanabilirim, uçabilirim belki
Bana gel deme!



Aklımdan çıkmıyorsun
Sensiz bomboş bu hayat
Susma öyle ne olur
Bana kendini anlat..



Aşkımızdan kime ne
Sevdamızdan kime ne
Başkasından bana ne
Ah benim nar çiçeğim
Canım ipek böceğim
Meraktan öleceğim
Bana kendini anlat..



Ey benim gönlümün nazlı çiçeği
Barışın ellere, küsün bana mı?
Sana kim öğretti böyle sevmeyi
Bayramın ellere, yasın bana mı?




Duymadın gönlümün haykırışını
Kırdın şu gönlümün sabır taşını
Görmekten usandım çatık kaşını
Gülüşün ellere, nazın bana mı?

urunguşat
14-01-09, 17:31
Uçurdun yellere ümitlerimi
Düşürdün dillere çektiklerimi
Soldurdun içimde hayallerimi
Baharın ellere, kışın bana mı?



Çok yalvardım gitme diye ben ona
Yıllar sonra dönüyormuş bana ne
Seviyordum gülüp geçti aşkıma
Şimdi beni seviyormuş bana ne..



Neyleyim ben dökse bile yaşını
Ben unuttum çoktan onun aşkını
Vursun artık o taşlara başını
Çok pişmanmış yanıyormuş bana ne..



Gönlümde aşk saati bak durdu
Seven kalbim beklemekten yoruldu
Yıllar var ki ne aradı ne sordu
Şimdi beni soruyormuş bana ne...



uykusuz gecelerin
sabahını bana sor
yarım kalan aşkımın
eyvahını bana sor
bana sor yalnızlığı
ayrılığı bana sor
mutluluğu bilirsin
mutsuzluğu bana sor.



karşılıksız sevginin
vefasız sevgilinin
bomboş kalan bir elin
acısını bana sor..



Daha dün diyorsan geçen yıllara
Gözlerinde anılar hala yeşilse
Ve hala ıslaksa kirpiklerin
Bırakıp bütün mutlulukları
Bırakıp bütün güzellikleri bir yana
Bekledinse yollarımı
Bekle geliyorum...



İsyan edip ağladığın mevsimlerde
Aşkımla silebildinse gözyaşlarını
Sevemedinse benden başkasını
O bensiz gülüşler avutamadıysa seni
Dindiremediyse hasretini yıllar
Ve bir türlü unutamadınsa beni
Bekle geliyorum...



Her şarkı bir sevdadan dökülür mısra mısra
Her şarkı yaşanmış bir masalı resmeder Düşün çamlar arasını, mehtaplı geceleri, masmavi denizleri
Düşün şimdi yollara serpilen ümitleri
Hadi bir şarkı da sen
Söylesene! ..



Bak büütün güzelliklerin tümü sende
Bak sende gülümsüyor en amansız özlemler
Unut bir yerde bensiz olduğunu, çaresiz
Ayrılıklar sevenlerle yücelir
Hadi sil gözlerini
Gülsene! ..



Bitimsiz bir sevdadır yaşamak
Sevmekse en güzeli mutlulukların
Sense içimde en tanrısal gerçeksin
İşte yüreğim bildiğince çarpıyor sen, sen diye
Sende gözlerim, sende ellerim, sende sen olan varlığım
Düşünsene! ..



Bakma sen yağmurların sağnak döküldüğüne
Bakma sen gecelerin karanlığına
Bu pembe umut sütten de beyaz
Bu senli hayal gülden de kırmızı
İşte renk renk çiçekleri aşkımızın
Görsene! ..



Ve bir gün dur diyeceğim geçip giden zamana
Son kurşunu sıkacağım sensizliğe
Öbek öbek mutluluklar taşıyacağım dağ eteklerinden
Sana gökten yıldızları koparacağım bir bir
Sana bitmez tükenmez sevdalar getireceğim
Beklesene!..



Böyle uzak uzak bakma gözlerime ne olur
O küskün bakışlarını saplama yüreğime
Bir sen kaldın düşlerimin zirvesinde
Bir sen kaldın umutlarımın ötesinde
Bir sen...




İstemem sevgili yüzüme gülme
Eğer ki sonunda ağlatacaksan
İstemem sevgilim ümitler verme
Sonunda dünyamı karartacaksan




Ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim
Bir ömür boyunca sevenlerdenim
Ellerin ellerime değmesin derim
Eğer ki sonunda bırakacaksan

urunguşat
14-01-09, 17:31
Gönüle vurulmaz asla bir kilit
Seveni öldürür kırılan ümit
Sevgilim yanıma yaklaşmadan git
Eğer ki sonunda ayrılacaksan




Ne köleyim ne de bir kul
Vicdan bir borç, hayat okul
Alın sizin olsun akıl
Ben bu köyün delisiyim



Ateşleri kül ederdim
Kurşunları gül ederdim
Şu dağları yol yapardım,
Acıları bal yapardım
ben olsam..




Ben olsam ah ben olsam
O dağlarda ben olsam
O yollarda ben olsam
Oralarda ben olsam
Sokaklara aşk yazardım
Acılara son yazardım
ben olsam.



Yoksullara çul olurdum
Her sevene kul olurdum
Elimde aşk bayrakları
Yasaklardım yasakları
Ben olsam ah ben olsam...




Sen hayatımın en vazgeçilmez aşkı
Sen uğrunda en çıldırdığım esmer
Sen yolunda savaşlar verdiğim sevdam
Sen uğrunda ölümlere gidip geldiğim
Sen beklediğim
Sen özlediğim
Sen gizlediğim...



Güneş doğmayı unutabilir
Sabah olmayı
Yağmur yağmayı
Çiçekler açmayı unutabilir
Kuşlar uçmayı
Baharlar gelmeyi
Ama ben seni asla...



Ne zaman bir şiir okunsa aklımdasın
Ne zaman bir telefon çalsa karşımdasın
Sen tanrımın en güzel armağanı
Sen hayatımın en gerçek yalanı
Sen bütün huylarımı ezbere bilen
Sen gözyaşlarımı en iyi silen
Sen dünyanın en güzel kadını..



Sen yemeğimin tuzu
Yüreğimin buzu
Anasının en güzel kızı
Sen kalbimde en tatlı sızı
Sen bütün varlığımın en sevimli hırsızı
Sen sevdikçe sevilesi
Övdükçe övülesi
Öptükçe öpülesi aşkım...



Sen beni yokluğuyla delirten
varlığıyla yolumu yolundan çeviren
Sevdasıyla beni bir dağ gibi deviren kadın
Bundan böyle senden sorulsun günahlarım
Sende bütün sorularım
Sende bütün cevaplarım
Adam olmuşsam senden
Katil olursam senden
Ben çoktan vazgeçtim kendimden
Ama senden
Asla kadınım
ASLA! ...



ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşum
senden öncesi yoktu seninle var olmuşum
sende bütün ümitler,sende bütün özlemler
beni bende arama artık ben sen olmuşum



Aramızda dağlar var
Aramızda uçurumlar
Yaklaşma yanılırsın
Ben öldüğümü bilirim
Sen yaşadığını sanırsın
Kendini bilmeden daha
Beni tanıyamazsın...



Günlerim ateşe gebe
Gecelerim sancılı
Varamadık sabaha
Ben bir yumak düğüm düğüm
Sen karmakarışık bir kördüğüm
Kendini çözmeden daha
Beni anlayamazsın...



Dudaklarımda yaşayamadığım
Çocukluğumun, gençliğimin şiiri
Dört yanım hüsran
Dört yanım yalan
Dört yanım hüzün
Dört yanım isyan!




Vazgeçtim bütün saltanatından,
Sevdalarından köhne dünyanın
Ne dostta vefa
Ne aşkta huzur
Her gün bir yıkım
Kalbimden vurur!




Yıkılır kalırım bu sağır akşamlarda
Önümde dağ gibi bir yalnızlık
İçimde yıllanmış yorgunluklar
Unutulmuş eski bir adrese çıkar yollarım
Çayımın ilk yudumunda o
Sigaramın son nefesinde o
Anlarsa beni.. bir tek o anlar

urunguşat
14-01-09, 17:32
Bağırdım
Dağlar, taşlar uyandı çığlıklarıma
Denizler yandı yangınlarıma
Gökte yıldızlar ağladı
Benim bu zavallı yalnızlığıma
Bir tek sizi uyandıramadım
Bir tek sizi! ...



Alın sizin olsun bütün saltanatıyla dünya
Bütün sahteliğiyle hayat
Alın kucaklayın gönlünüzce
O bitmeyen ihtiraslarınızı
O dinmeyen bencil aşklarınızı!




Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın
Denizin durgunluğu, gözlerimi
Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır
Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin
Beni unutamazsın bilirim.



Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın.
Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak
Ama sen yine de sözlerime aldırma.
Gözlerin zamansız ıslanmasın.
Çünkü, artık çocuk değilsin
Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin.



Ne zaman karşıdan bir gemi geçse
Kalbim durur, ölür gibi olurum.
Ayrılıp gidişin gelir aklıma
Mendiller sallanır ben kahrolurum



Üstüme yıkılır bu koca şehir
Kalbim paramparça bir taş olurum
Ne zaman karşıdan bir gemi geçse
Gözümde kurumuş yaşlar bulurum



Benden son arzumu sorsaydın eğer
Seni son bir defa görmek isterdim
Ayrılıp gittiğin o günden beri
Nerdesin nasılsın bilmek isterdim
Bir beyaz karanfil vermek isterdim




Bir cennettir bu dünya sevmesini bilene
Gerçek olur her rüya görmesini bilene





Gel seninle sevgilim mutluluğa gidelim
Şu üç günlük dünyada sevelim sevilelim
Dikenler bir gül olur ateşler bir kül olur
Dağlar bile yol olur gelmesini bilene



En güzel yerinde bitti aşkımız
Bir gönül sayfası daha kapandı
Ansızın terketti umutlar bizi
Bir gönül sayfası daha kapandı.



İkimiz sevmiştik delicesine
Ayırdılar bizi ölürcesine
Ölmeden toprağa gömercesine
Bir gönül sayfası daha kapandı




Ayrılıkmış meğer aşkın bedeli
Kalbim paramparça gönlüm bir deli
Nasıl diner sensiz gözümün seli
Bir gönül sayfası daha kapandı.





Bu son buluşmamız
Bu son görüşmemiz
Kimbilir bir daha karşılaşmayız
Belkide bir daha görüşemeyiz
Ayrılmalıyız ayrılmalıyız..



Senin gözlerin yaşlı
Benim yüreğim yaslı
Bu aşkta bir umut kalmadı yazık
Seni bir başkası bekliyor artık
Yazık..Ayrılmalıyız..




Yıllardır çektiğim yetmezmiş gibi
Karşıma sen çıktın bir sen eksiktin
Kaderime borcum bitmezmiş gibi
Bahtıma sen çıktın bir sen eksiktin




Zalimsin diyemem az gelir sana
Bana karlar yağar yaz gelir sana
Derdinden ölsem de naz gelir sana
Yoluma sen çıktın bir sen eksikt

urunguşat
14-01-09, 17:32
Ömrümün en güzel senelerini
Alıpta gittiniz bu şehir ve sen
Gönlümün en masum ümitlerini
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen

Döktüğüm yaşlara aldırmadınız
Giden gençliğime acımadınız
Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız
Beni iyi tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var

Unuttun mu diye sorma
Unutamam ceren gözlüm
Sitem edip gönül kırma
Dayanamam ceren gözlüm

urunguşat
14-01-09, 17:32
Seni yazdım hayatıma
Gönlümün her sayfasına
İnan senden başkasına
Sarılamam dayanamam



Islanırsa eğer gözün
Yüreğime çöker hüzün
Ne olursun gülsün yüzün
Sen gözümde tüten duman
Sen vardığım en son liman
Sen Tanrı'mdan bir armağan
Sini unutmam ceren gözlüm



Aldattılar
Ümitlerimi, hayallerimi
Özlemleri, düşlerimi
Parça parça
Kopardılar! ..
Sonra unutulduğuma inandım
Sevdiğimden ayırdılar.



Kendilerini hep "çok" bizi hep "yok" saydılar.
Ve sonra kuyruklu bir yıldız gibi kaydılar, kayboldular..

urunguşat
14-01-09, 17:33
Kimbilir ne kadar güzelsin bugün
Benden uzaklarda doğum gününde
Hatırla ne kadar mutluyduk canım
Seninle geçen yıl doğum gününde



Kim derdi sonu bu öyle bir aşkın
Belki kurumuştur çoktan gözyaşın
Kutlu olsun sana bu yeni yaşın
Bana da sensizlik doğum gününde

urunguşat
14-01-09, 17:33
Kimbilir ne kadar güzelsin bugün
Benden uzaklarda doğum gününde
Hatırla ne kadar mutluyduk canım
Seninle geçen yıl doğum gününde



Kim derdi sonu bu öyle bir aşkın
Belki kurumuştur çoktan gözyaşın
Kutlu olsun sana bu yeni yaşın
Bana da sensizlik doğum gününde



Benim için bir mum yaktın mı bilmem
Camlardan yollara baktın mı bilmem
Ah burada olsa dedin mi bilmem
Yoksa unuttun mu doğum gününde



Kimbilir kiminle kesildi pasta
Bir dilim düşmez mi bu eski dosta
Sen sevinç içinde ben ise yasta
Senden uzaklarda doğum gününde



Çatlamış sabır taşım
Bir alev her gözyaşım
Ah benim dertli başım
Bir o döner bir de ben
Bu aşkın tek gerçeği
Asla yok geleceği
Yüreğim kan çiçeği
Bir o kanar bir de ben.



Al götür eskici kalbimi benim
Neyim var neyim yok sorma bir daha
Gözümde yaşlardır birtek servetim
Acıyıp yüzüme bakma bir daha

urunguşat
14-01-09, 17:34
Baharda gelmedin yazda gelseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım
Nasıl sevdiğimi sen de bilseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım



Kaç gece terk ettim kaç sabah koştum
Seninle doluydum sensiz bomboştum
Geç olsa da aşkı sende bulmuştum
Kaderimi baştan çizemez miydin
Bu kördüğümü sen çözemez miydin
Daha önceleri gelemez miydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım..



Kalbim sarıl diyor aklımsa bırak
Gönlüm hep seninle ellerim uzak
Sen yolun başında ben de son durak

urunguşat
14-01-09, 17:34
Senden uzakta seni yaşadım
Maziye yeniden daldım bu gece
Acı bir pişmanlık sardı içimi
İçmeden bir başka oldum bu gece



Seni düşündükçe başka kollarda
Kadehim kırıldı avuçlarımda
Sana dur demeyen gururumu da
Ayaklar altına aldım işte yine ben



Bensiz ne haldesin şimdi kimbilir
Sen yoksun bu hayat nasıl çekilir
Gözümde canlanır anılar bir bir
Resmini bin defa öperim yetmez



Denize dökülen bir ırmak gibi
Öyle ak içime öylesine dol
Yarına açılan bir yaprak gibi
Unuttur mazimi geleceğim ol

urunguşat
14-01-09, 17:35
Hasretin yerini müjdeler alsın
Bırakta mutluluk kapımı çalsın
Bütün acılarım dünlerde kalsın
Unuttur maziyi unuttur gülüm



Yorgunum yıllardır hep beklemekten
Yorgunum gönlüme sabır ekmekten
Kurtar artık beni hasret çekmekten
Bir ömür boyunca seveceğim ol.



Madem ki içinde o ateş söndü
Bir daha yakmadan gidebilirsin
Aklımda kalmasın bu son bakışlar
Yıllardır verdiğin kederi görme
Üstüme yıktığın kaderi görme
Ömrümden çaldığın günleri görme
Beni de görmeden gidebilirsin

urunguşat
14-01-09, 17:35
Demek ben suçluyum bir tek sen haklı
Ben zalim bir düşman sense zavallı
En güzeli alıp beni asmalı
Beni affetmedin affetmiyceksin



Zorlama kendini veda etmeye
Zorlama gözünden yaşlar dökmeye
Mecbur değilsin birşey demeye
Hiç bir şey demeden gidebilirsin..



Seninde gözlerin ıslanır bir gün
Hele bir ümidin kırılsın da gör
Ne yaşama arzun ne aşkın kalır
Kurduğun hayaller yıkılsın da gör

urunguşat
14-01-09, 17:35
Dumansız bir yangın başlar
Amansız bir deprem kopar
Yıkılır kalırsın bir dağ olsan da
Hele bir sevdiğin terketsin de gör
Bu koca dünyayı yakasın gelir
Eski resimleri yırtasın gelir
Bütün aynaları kırasın gelir
Sırtına bir hançer vurulsun da gör



Adımın önünde adın yazılı
Resmimin yanında resmin basılı
Sabrım sabıkalı, sevdam azılı
Hasretin kanıma girdi girecek

urunguşat
14-01-09, 17:36
Sevmeyi bilemedin
Sevilmeye hakkın yok
Gün sayıp beklemedin
Özlenmeye hakkın yok!
Sevdamla coşmadın ki
Dağ deniz aşmadın ki
Umutla koşmadın ki
Kavuşmaya hakkın yok!



Aşk nedir bilmedin ki
Sevildin sevmedin ki
Mutluluk vermedin ki
Mutluluğa hakkın yok!

urunguşat
14-01-09, 17:36
Aldığım her nefes sana yazılı
Korkarım ki sensiz ömrüm sayılı
Yüreğim tutuklu gönlüm cezalı
Hasretin kanıma girdi girecek.

Kahır dolu rüzgarlar esiyor içimde
Yıkılıp kalıyorum bu sağır akşamlarda
Beni sensizliğe nikahladılar
Yenildim duygularıma
Yenildim gururuma ağlayamadım
Şimdi sanadır bu ağlayışım

urunguşat
14-01-09, 17:37
Gözümde dağlar gibi büyüyor hasretin
Gelip gelip özlemin doluyor içime
Yokluğunda şair kesildi gönlüm



Oysa nelere katlandı bu gönül
Ne acılarla halay çekti bu yürek
Ne ihanetlere gülüp-geçti bu gözler
Bir yokluğuna alışamadım
Bir de sensiz bu akşamlara
Unutamam demiştin giderken bana
Ben de unutamadım

urunguşat
14-01-09, 17:37
Biliyorum şimdi saçlarını yaban eller okşuyor
Gözlerine başka gözler gülüyor
Gözlerin ki gördüğüm gözlerin en güzeliydi
Varsın adı hasret olsun artık bu sevdanın
Varsın sonu ayrılık olsun bu romanın
Bitmedi bitmeyecek bu şarkım
Nerede olursan ol
Kiminle olursan ol



Yanındayken bile özlerdim seni
Şimdi içimde bir başka yangın
Şimdi gözlerimde en ıslak bakışın
Ölmek kaderde var biliyorum
Herşeyin sonu yakın

urunguşat
14-01-09, 17:37
Ama sen de bil ki
Yağmurlarca sevdim seni
Yağmurlarca sana yandım
Hatırla derya gözlüm
HATIRLA AŞKIM..



Seninle zamanların en ölmezini yaşamıştık
En büyük çemberini çizmiştik mutluluğun
En geniş açılarına aşkı taşımıştık beraberce
Hatırlar mısın?

urunguşat
14-01-09, 17:38
Yağmurlar yağdırmıştık en kurak mevsimlerde
Boy boy umutlar yeşertmiştik içimizde
O ne özlemlerdi gizlediğimiz
Ey sevgili nerdesin?



Sen bensiz ben sensiz az mı ağladık
Az mı kaçtık gölgesinden ayrılığın?
Tanrıya kaç geceler avuç açtık
Hatırlar mısın?
http://www.turkforum.net/images/statusicon/user_offline.gif

urunguşat
14-01-09, 17:38
Yere serdim onurumu,
Hiçe saydım gururumu.
Kucakladım umudumu,
Koştum sana inanmadın.
Yasak koydum şu gönlüme,
Ne geçti ki ah elime.
Bağlanmak mı ne kelime,
Öldüm sana inanmadın.



Artık gidebilirsin gideceğin yere
Sana kal diyemem
son ümit senden olsun
Senden olsun son pişmanlık
Bil ki hayır diyemem..

urunguşat
14-01-09, 17:39
yaşam bir kitaba benzer..
yaşam bir kitaba benzer..
ön kapağı geleceği
yazılar yaşananlar
resimler hatıraları
dipnotlar dostlukları
sayfalar yılları
arka kapağı ise geçmişi
temsil eder...

öyle bir kitap yaz ki
yazılan kadar resimleri ve dipnotları
daha çook olsun
öyle bir kitap yaz ki
ön kapağı tertemiz kadar dopdolu da olsun ...

ve
öyle bir kitap yaz ki,
her köşesinde ben olayım,tatlım...

urunguşat
14-01-09, 17:39
RuhuM Sensiz HuzuRsuz..iMKaNSıZı`m
Yüreğimden ayrılık şarkıları geçiyorsa ,
Gene adımlarım sana doğrudur.
Kırmızı olur akşamlarım,
Kırmızı felakettir derdin!
Felaket ne demek...
...
Odam mum ışığı,
Denizin kokusunu özlüyorsam,
Gene dümeni sana kırmışımdır
Boğulur musum sana her geldiğimde öyle diyordun!
boğulmak ne demek...
...
...
...
Kaç dümen kırdım onun yolunda..
Kaç kez söyle düş bozgunu!
Dumanım biraz sarı
biraz kızılca
Ondan kalan küllerim var
Oynadıkça dağılıyor havaya
titriyorum.
bir o yok!
Oysa ben kaç adım yakınında
Soluğuna titredim
bir tek onun haberi yok!
geriye ölü bir suskunluk bırakacağım
hiç açılmamış yaralardan kanayacak sancısı,
ve gözleri ağır yaralı
heryerde beni arayacak
Boğulmak mı dedim?
boğulmak budur işte
kokum umulmadık düşecek
yanına ıssız bir gece
pişmanlık bir bir kemirecek
ruhunu her bir öpüşte
boğulmak nedir diye sormuştun
boğulmak budur işte.
değil mi?

BOĞULMAK BUYMUŞ İŞTE.

urunguşat
14-01-09, 17:40
uzak düşlerde senin yüreğin
Uzaklarda Senin Yüreğin
biliyorum sevdiğim
uzaklardasın
uzaklarda senin yüreğin
tel tel saklı kokuların dudaklarımda
avuçlarımda hayallerin
biliyorum

ah ne olurdu
sözlerini saklasaydım kulaklarımda
geceleri baykuşlar ötmeseydi
yengeç kıskacına düşmeseydi duygularım
ah ne olaydı
sen yanımda olsaydın
biliyorum sevdiğim uzaklardasın
uzaklarda senin yüreğin

kuşların çırpınışlarını
gökyüzünde haykırışlarını duyuyorum
biliyorum sen de duyuyorsun
kalp atışlarımı
uzat elini tutuver yüreğimi
umutların umutlarımda olsun
ki kar yağmasın ilkbaharıma
solmasın yeni açan çiçeklerim
biliyorum sen de istiyorsun
ama dağlarda karlar eriyor
yüreğim yüreğinde eriyor sevgilim

biliyorum uzaklardasın
uzak düşlerde senin yüreğin
biliyorum..

urunguşat
14-01-09, 17:40
ARTIK ÖNEMLi DEYILSIN

Beni üzdügün zamanlar oldu
yüregim hep gamla doldu
kalbimdeki yerin soldu
artik önemli deĞilsiN

Yalanlarina kana kana
artik inanmiyorum sana
böyle bakma bana
artik önemli değilsin

Sen beni hic anlamadin
beni hep sevdigini sandim
simdi bende uyandim
artik önemli değilsin

Agliyorum arkandan simdi
ama sevgim eskidendi
askim duruldu dindi
artik önemli değilsin

urunguşat
14-01-09, 17:41
Kurbanın olayım ağlama çocuk! :(

http://kai.iks-jena.de/misc/irak/070403c.jpg

Kurbanın olayım ağlama çocuk!

Sen can çekişiyorsun çocuk..
Sen kaybettiğin annenin sıcaklığını arıyorsun ölmeden..
Az sonra öleceksin..biliyorum..
Gözlerinde ışık sönecek..
Ama o son bakışların beni korkutuyor çocuk..
ÖYLE BAKMA BANA NE OLUR SUÇLAMA BENİ....

çığlığını biz çaldık Çocuk..
oynayamadığı oyuncaklarını..
rüyalarını..
annenin akmayan sütlerini..
ve nihayet hayatını..
Biz öldürmüştük, genç yaşta babanı...
ÇÜNKÜ HEP SUSDUK ÇOCUK...
SEN AĞLARKEN BİZ SUSDUK..

urunguşat
14-01-09, 17:41
MELEKLERİN AŞKI

Şehrin üstüne ne zaman karanlık çöker o zaman çıkar
karanlığın meleği
saçar umudunu kalbiyle.
kapkaradır gözleri,saçı,dudağı karanlığın meleğidir o
diğer meleklerden tek farkı kanatlarının siyah olmasıdır ve bu onu yanlızlığa iter
ama
birgün dolaşırken yağmurun altında
karanlıkta
şehrin en ıssız yerinde karşılaşır yanlız olan şehrin meleğiyle.
konuşur arkadaş olurlar kısa sürede
artık karanlık sokaklarda yanlız değildir
şehrin meleği
git gide bağlanır şehrin meleği karanlığın meleğine
içinde olan duyguları
büyür büyür.
bekler havanın kararmasını artık sabırla
karanlığın meleği gelse diye
sabredemez şehrin meleği
çeker güneşin önüne kara bulutları
getirir karanlığı
karanlığın meleği gelir yanına huzurludur mutludur
şehrin meleği
sığınacak bir kucak bulmuştur
artık
ve
tan vakti yaklaşınca güneş gözükmeye başlayınca karanlığın meleği gitmelidir
bu gidiş ağlatır şehrin meleğini
ıslatır onun kokusunun sindiği sokakları
teninin değdiği duvarları
olan olmuştur artık şehrin meleği kapılmıştır aşkın en kara tadına
aşık olmuştur karanlığın meleğine
her gün doğuşu onun için azap
her gün batışı onun için bir doğuş olumuştur
ve
dayanamaz anlatır içindeki olanları güneşe
güneş daha fazla dayanamaz
çekilir gökyüzünden getirir karanlıkla karanlığın meleğini
karşı karşıyadır şehrin meleğiyle karanlığın meleği
başı eğiktir şehrin meleğinin
birden
yanağından gözyaşları damlar
dayanamaz karanlığın meleği
gelir ve siler gözyaşlarını
yağmur ıslatır ikisini
karanlığın meleği şaşırır biras korkar!!
hafifçe kaldırır karanlığın meleği şehrin meleğinin yüzünü
gözlerine bakar ve anlar gözlerinden
gözleri konuşmuştur
bu kez
şehrin meleğinin
tam konuşmakta olan karanlığın meleğinin dudaklarını parmağıyla
susturur şehrin meleği
ve
"SENİ SEVİYORUM"der
karanlığın meleği
durur
birden her taraf kararmaya başlar
göz gözü görmez
şehrin meleği etrafa bakar ama göremez karanlığın meleğini
o an
kulağının yanında bir fısıltı duyulur
"SENİ SEVİYORUM"die
gözyaşları dinmiştir
artık
şehrin meleğinin
gökyüzünden
yağan yağmura inat sarılırlar karanlığın içinde
iki aşık.

urunguşat
14-01-09, 17:47
Hayat seni yaşamamı istedi
Yaşadımm
Ama keşke
Yüreğinden giderken
Ölüm beklemese baş ucumda
Yinede
Yolun gülle
Yüreğin sevgiyle dolsun
Sana en kötü sözüm bu olsun!!!!!!!!!

urunguşat
14-01-09, 17:48
BİR SEVDA İSTİYORUM...

Bir gönül istiyorum beni sürgünden alsın
Bir sevda istiyorum hasretime son versin
Bir sabah istiyorum hazanım bahar olsun
Çile yüklü geceme bir sevda istiyorum

Bir beste istiyorum şarkımızı söylesin
Bir dua istiyorum seni bana eylesin
Cana can istiyorum sevildiğini bilsin
Yıllarca küllenmeyen bir sevda istiyorum

Bir takvim istiyorum mevsimler bahar olsun
Bir rüzgar istiyorum sancılarımı alsın
Bir umut istiyorum kara yazgımı silsin
Yalnız benim olacak bir sevda istiyorum

urunguşat
14-01-09, 17:48
Bir acı yanaştı yüreğimin
Durgun kıyılarına,
Dalgalandı duygularım,
Bir tokat gibi indi yüzüme,
Islak dudaklarında,
Kelimelerin cümle olup
Canımı yaktığı
Şiir imgelerinde…

İçimin akıp
Sığ sularına karıştığı
O gün,
Duygularınla örtüştü
Özlemlerim,
Gözlerimde uyanıyor
Sandığım güneşin,
Uzaklara sevdalıymış,
Hasret denizine olta atmış
Her doğan günün ardında
Yâr diyerek bekleyen
Sen;
Aşk seni çoktan yâr etmiş
Kendine…

Yüreğim gözlerinde ki hasret bulutlarının
Sağanak yağışlarıyla ıslanıyor,
Üşüyorum!
Ya gülüşün doğsun yüzüme,
Ya da bırak gideyim…

Sen yeni şiirler yaz gidenlere,
Beni üç nokta olarak ekle son dizelere…

urunguşat
14-01-09, 17:49
SEVDA ÇİÇEĞİ

yürürüm yağan yağmurlar altında
elele bir aşkıklar görsem ağlarım
sızlar o an acı çeken yüreğim
seninle yeniden hayata gelmiş gibiyim

geceler gündüzler anlatır ikimizi
içimizde büyür sevda çiçeği btanem
gizliden gizliğe inkar etsekte sevgimizi
seveceğiz birbirimizi kimseler duymadan

ne zaman görsen seni korkar yüreğim
bir gün beni terk edip gidersin diye
bir gün bende söneceğim güller gibi
adsız sevdiğim edebiyenbekliycek..........

son nefesime kadar bekleyeceğim
döneceğin anı ela gözlüm

urunguşat
14-01-09, 17:49
Ey sevdiğim!
Ey sevdiğim!
Sevdim seni derken; dilim ol,
Aldan duvağım kınam; ışıktan telim ol,
Ben yollara yalnız çıkamam; kolla beni,
Sevdiysen eğer; gel tut elimden elim ol…..

--------------------------------------------------------------------------------
Ey sevdiğim!
Bülbül gibi gülün nazından kaçan gönlüme;
Kuşlar gibi kanat çırpmada
Aşıklar yurdunun ufkunda uçan gönlünle;
Turnalar gibi bir başka semaya gitmede

Sakın çalma,gönlüme vurduğum demirden gülümü;
Bırak gönül toprağımda yeşersin,
Sakın çalma,gözlerime kondurduğum tebessümümü;
Bırak gözyaşlarımla dolduracağım gamzelerimi gülüşüm alsın,
Sakın çalma,aşkın göğsünde okunla söz dinletemediğim arsız yüreğimi;
Bırak şu sevimli bedene hayat bahşeden yürek atışı olsun,

Yazık günah olmaz mı bu cana?
Bırak günden güne umut tohumları düşsün yüreğe;
Fidan olsun…fidanı da bir orman
Eğer böyle olmasaydı
Ne kalırdı bana?……

urunguşat
14-01-09, 17:50
Gözlerin var senin hiç aklımdan çıkmayan,
Ellerin var sıcaklığını bir saniye bile yitirmediğim,
Dudakların var dokunmaya bile kıyamadığım,
Ve bir sürü engel var önümde bir türlü yenemediğim...

Ben senin beni sevmeni değil, bana gelmeni sevdim,
Beni bulmanı,sevdamın rengi olmanı sevdim
Sevdim
Ilık bir rüzgar eşliğinde parmak uçlarınla yükselmeni
Minicik bir buse için yanaklarıma...

Şiirlerime baktımda biraz önce,
Hep seni sevdiğimi anlatmak istemişim onlarla,
Ne kadar başarılı olmuşum bilmiyorum..?
Hiç söylememişim açık açık sevdiğimi oysa
Hep ima etmişim şiirler boyunca,

SENİ SEVİYORUM

Ben senin beni sevmeni değil, beni üzmeni sevdim,
Gidişinin ardından arkana dönüp bir el sallamanı
Gölgeni seyretmeyi, seni hayal etmeyi sevdim...

Sana zarar gelmesi, üzülmen, ağlaman ve dağlanması yüreğimin
İnanmıyorsun biliyorum ama üzülüyorum senden daha fazla
Acını hissediyorum anlamıyorsun,
Sevgi bu olsa gerek,
Sevmek hissetmektir,
dokunmak,
konuşmaktır,
söylemektir sevdiğini...

SENİ SEVİYORUM


Ben senin beni sevmeni değil, seni beklemeyi sevdim,
Bir günü bile ziyan etmeden bir saniye bile yeterdi yüzünü görsem
Sesini duysam ve belki ufak bir öpücük sevmeye dair...

Yorgun akşamların sonunda bile bekleyip gece yarılarını
Şiirler adıyorsam sana,
Uyku girmiyorsa gözüme ve hiç çıkmıyorsan aklımdan
Rüyalarım bile sana dairse birkaç saatlik uykularımda
Ben seni gerçekten seviyorum demekki...

Ve korkuyorum seni sevmekten,
Korkuyorum sana zarar vermekten,
Seni üzmekten, acı çektiğini görmekten korkuyorum,
Bir gün gitmenden, bir gün gidecek olmamdan korkuyorum.
Sen hiç sensiz kalmadın ki bilemezsin bu acıyı,
Yoruyor beynimi sorma bir lanet bir başağrısı, bir kırgınlık
Sabahlara kadar uykusuzluk ve yanımda hayalin...

Şimdi ben senden beni sevmeni isteyemem,
Öyle çok engel varki, öyle çok fırsat varki,
Öyle bir tezat var ki sevmelerimize dair.
Ben senin beni sevmeni değil, bir sesini duymanı,
Bir seni seviyorum mesajını sevdim...

Korkuyorum seni sevmekten,
Bir gülüşüne dünyaları değişmem,
Tek bir busene, gözlerinin kısılışına gülerken...

Sırtımda bir ağrı ki sorma,
Ölümümün yaklaştığını hissediyorum
Demekki bu ağrı sırf üzüntüden...

Geceleri de sevmeyeceğim artık yıldızlarıda
Seni benden esirgeyen o akşam üstlerinide sevmeyeceğim
Seni benden alan, kaçıran, ömrümü hüzne boğan
Pazartesiyide sevmeyeceğim artık Salıyıda
Cumartesiyide, Pazarıda
Taa ki seni geri verene kadar...

Öyle çok yaklaşıyorum ki sana söylemeye,
Dudağına ufak bir öpücükle en sevdiğim demeye,
Ellerinden yüreğine girmeye, seni hissetmeye,
Üzeceğimden korkuyorum sonra seni,
Sesinin titremesinden, uykularının bölünmesinden korkuyorum...

Öyle yakınsın ki oysa bana,
Nefesini hissediyorum ensemde...
Öyle uzaksın ki bana,
Nasıl anlatsam bilemiyorum...

SENİ SEVİYORUM

Söylememem gerekiyor biliyorum,ama susmuyor içim,
Defalarca tekrarlamak geliyor, binlerce, milyonlarca kez,
Oysa öyle uzaksın ki bir o kadar da yakın bana...

Ben senin beni sevmeni değil, seni beklemeyi,
Ben senin beni sevmeni değil, bana gelmeni sevdim...

Ağrıdıkça ağrıyor sırtım bilmiyorum neden?

Bir şiir yazıyorum, bir şiir daha mavi adına
İlk kez içinde mavi olmayan adını mektup koyuyorum.
Mektup olsun bu şiirin adı mektup tadında anlattıklarım için sana.
İlk kez bir şiirde yazdığım için seni sevdiğimi,
Bir ilki hatırlattığı için sana, bana...

Ağladıkça içerilerimde, göğsümün orta yerinde,
Fırtınalar kopuyor sanki,
Bir sesini duyunca haykırıyor kalbim, bir yüzünü görünce
Tutamıyorum yerinden çıkacak gibi sen bilmiyorsun...

Ben hissediyorum seni içimde,
En ufak üzüntünle sıkışıyor kalbim, başıma ağrılar giriyor
Ki sırtımın ağrısı tahmin edemeyeceğin boyutlara ulaşıyor
Sen bilmiyorsun, seninle yüreğimde ağlıyor,
Bilmiyorsun o dalgalar geçtiğin ölüm en yakın dostum benim!

Sen bilmiyorsun...

ben
SENİ ÇOK SEVİYORUM

urunguşat
14-01-09, 17:50
İstanbul Ağlıyor

Dış görünüse bakmayin aldatabilir
Zenginligi aramayin o bile solabilir
Sizi gülümseten birini arayin,
Cünkü sadece bir gülümseme
Karanlik bir günü aydinlatabilir...


Trende biletsiz sevdalar vardı
Vagonlar kaçaklara göz yumarlardı
Aksada yüreklere kar pınarları
Sevdanın arkası var
Ardı bahardı!

İstanbul ağlıyor sen ağlıyorsun
Hadi git git artık ne duruyorsun?
Yolcular hep kaçak biz ise tutuklu
Gözler ağlıyor tutkulu çocuksu
İstanbul ağlıyor sen ağlıyorsun
Sevdiğin bekliyor ne duruyorsun?

Yıldız avlarım yüreği mavisinde
Her dem bakışlarına
Gözlerinin deryasında
Pusu duran ellerimi sana tuzaklarım
Her tetik düşürdüğümde gözlerim
Ölüme az kalır
Yalnız gördü ya!
Gelir bende kalır yalnızlık
Uzar geceler..
İstanbul'a yağmur yağar karla karışık
Kar'ı ayıklar yağmur kokuları alırım koynuma
Ot koyarım göz ucuma
Anla
Yine yangın
Yine hasret
Yıkanan İstanbul'dan düşen payıma
Bir de
Yüzünün giderken ki ıslaklığı..!

Gül damlası düşmüş ateş yurduydu
Dağlara dil uzatan narlı kuyuydu
Yağsada gönüllere gam geceleri
Ceren yarasında AŞK büyütürdü..
Yaksada gönülleri gam geceleri
Ceren yarasında Dert büyütürdü..

İstanbul ağlıyor ben ağlıyorum
Hadi kalk gel artık dayanamıyorum
Yolcular geldiler sen yoksun içinde
Yüreğim can veriyor acılar

urunguşat
14-01-09, 17:50
bulamazsın benim gibisini...
en güzel ben çizerim isminin baş harfini,
en platonik ben yaşarım sevdaları,bu mahallede...

en çok ben ağlamışım,
en çok ben terkedilmişimdir...
en safı,çok çabuk kananı;
yarası en kolay açılanı,
en zor kapananı,
ve en fazla yazanı benimdir,hayat defterine...

ençok ezileni,
ve de en kolay harcananı
buraların en tez kandırılanı benimdir.
yeri gelince bir kelimesiyle kurulan dar ağacı benim içindir.

son arzumsa haykırmak istediğim ismindir...

dedim ya;
benim gibisini bulamazsın,
çünkü benimdir en aradığında bulunmayanı

urunguşat
14-01-09, 17:51
Şimdi Ben Seni Senden Ayrı Seveceğim...
Duydum ki hala bekliyormuşsun beni
Anlamadın mı bu gidişim son
Bekleme beni artık dönmeyeceğim
Ben artık seni senden ayrı seveceğim

Ne umutlarla başladı bu aşk
Ne umutlarla başladı bu sevgi
Nasıl yükselttik bu sevdayı
Nasıl çıktık elele ufuklara
Gökyüzünden haykırdık insanlara
Biz seviyoruz diye bağırdık kainata
Şimdi ben seni senden ayrı seveceğim

Rüyamı gördük biz seninle
Hayal mi kurduk güzellikler üstüne
Ayrılığa hazırlamadık kendimizi
Düşünemedik bu rüyanın birgün biteceğini
Şimdi ben seni senden ayrı seveceğim

Neydi bizi bizden ayıran
Neydi o gece paylaşamadığımız
Yoksa gurura yenik mi düştü aşkımız
Şimdi ben seni senden ayrı seveceğim

Sorma neden geri dönmediğimi
Unutmuş olamazsın bana söylediklerini
İncildim kırıldım acı sözlerinle
İnanmanı isterdim bütün kalbinle
Özlem hasret bitsin diye
Kuşlar gibi geldim seni görmeye
Ayrıldık gözyaşları ile döndüm geriye
Şimdi ben seni senden ayrı seveceğim...

urunguşat
14-01-09, 17:51
AlıŞMa DoKuNma SevMe

Alışma bana,ne yapacağım belli olmaz,
bugün varım,yarın birden yok olurum..
Dokunma bana,kapanmamış yaralarla doluyum,canımı acıtma..
Sevme beni,yoğun duygularımda kaybolursun,tutuştururum ..
Çözmeye çalışma sakın,seninle karışır iyice kördüğüm olurum..
Güveniyorsan kendine inandır beni aşkın varlığına,
sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki,vazgeçemezsin,tutkun olurum
Yıkabilirsen duvarlarımı,sakın bırakma beni,

Tüm tutkularım ve gücümün arkasında,hala minik bir çocuğum, büyütemezsen kaybolurum

urunguşat
14-01-09, 17:52
İZMİR AĞLADI GİTTİN,izmir,ağladım,aşk,sevgi,aşk,

Gittin,
Tüm acıları yıldız misali serpeleyip yüreğime,
Harabeye dönen hayatımı, beni,
Bu koca şehri yıkıp geçtin,
Tek beni değil, martıları, denizi,
Öylece boynunu büküp,
Gözlerimdeki yaşla,
Kalbimdeki yasla,
İzmir’i ağlatıp gittin.
Şimdi gözlerimden sen damlıyor,
Bu şehrin sokakları,
Sen damlalarıyla yıkanıyor,
Deli bir rüzgar esiyor buralarda,
Yokluğunun ayak sesleri çınlıyor kaldırımlarda,
Tek ben değil sevdiğim,
Bu koca şehir,
İzmir ağlıyor.
Bak,
Dinle,
Martılar çığlık çığlığa,
Seni, sadık bir sevgili gibi iskelede bekliyor,
Tek boynu bükülen sen değilsin der gibi,
Gidişine tek ben değil,
Koskoca şehir,
İzmir ağlıyor.
Bu koca şehir
Sensizlikle yıkandı,
Bu koca şehir
Sen giderken sessizce ağladı,
Mavileri çıkarıp koynundan, karalara boyandı,
Gidişine tek ben değil sevdiğim,
Koca şehir,
İzmir ağladı.
Sensizim,
Sesim çıkmaz, sessizim,
Bak gözlerime, anla,
Nefesimdin, nefessizim,
Canımın canını aldın giderken,
Dermanım yok halsizim,
Bir beni değil,
Bu koca şehir,
İzmir ağladı

urunguşat
14-01-09, 17:53
en güzel sonbahar

En güzel sonbahar aşkıydın sen
Mevsim yaprak dökümü
Şehir İstanbul

Yağmurlarla yıkanan
Köhne bir evde otururdun
Bulutlardan uzak bir yerde
Bana yakın

Ben deli dolu
sen önce güzel
öylesine bir aşk işte
su katılmamış günahsız

hayat bir çıkmaz sokaktı
aşağı Dolapdere’ye bir yol giderdi
gündüzleri eskiciler geçerdi sokaktan
akşam sen okuldan dönerdin

pencerende yeşil perdeler vardı
evinde çeşitli danteller
annen biraz yaşlıcaydı
elleri vardı tombul tombul

sokaktan serseriler geçerdi
çocuklu kadınlar geçerdi
çingeneler fahişeler geçerdi sokaktan
baban eve gece yarısı gelirdi

sen perdeni aralar bakardın
ben son parama zar atardım
kahveci kürt hasan erkete deli ismail
o bakışlarına dalar kalırdım

her akşamdı kapıda bekleyişim
çokça çıkardın pencereye
baban bana serseri derdi de
sen inanmazdın yine

sen utangaç ben dertli güzel
harika bir aşktı yaşadığımız
şu çapulcu çingene mahallesinde
son Romeo son perde

bir sigara çıkardı cebimden
alevi senden külü benden
perden yavaşça kapanırdı
bir tütün kokusu kalırdı
sonbahar gecesinden

urunguşat
14-01-09, 17:53
Gittin...


Ben arkandan sadece baktım.
Oysa söylenecek okadar çok şeyim vardiki..
Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş.
Ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim diyecektim sana

Konuşamadım..


__________________________________

Gittin...


Gidişini görmemek için gözlerimi kapadım
Öylesine acıdıki içim tutup koparsalardı kolumu
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.


Ağlayamadım...

urunguşat
14-01-09, 17:54
KaLaMaM...!
Kalamam...!
Serseri bir şarkı bir akşam üstü parçalar beni...
Tutmasın elleriniz,ellerinizdeki şefkat,ellerinizdeki hançer...
Aklım uçar gider;nazlanırım,sızar kalırım kimseler kaldıramaz...

Beni hırpalayın...
Herbiri paslı çivilerinizi sokun dilimin yumuşaklığına...
Kangren olurum,kesin kollarımı ama yine de kalamam...
Dilimde nasır tutacak,dokunduğu her dudağı çizip kanatacak...
Kalamam; kanatırım,kanarım!...
Ama Kalamam...!


Bir bekleyenim vardı,bir zamanlar...
Aynı soğuk iklimin,aynı sıcak sesi mi hala?
Aynı suyun aynı yatağı serilmese de ayağıma,gitmeliyim...
Toz gibi dağılmalıyım omzunda...
Gitmeliyim...!


Kalamam...!
Beklemekten bahsetmeyin!
Zehir akar içimden kanım değil,bakamazsınız,zehir tutar bayılırsınız...
Altımda çul yok,üşürüm...
Bana deli deli yanmalar düşer,sofranızda ateşiniz yok!
Sığ sular kırmızıya bulandıkça ...
Doğru sözler art arda kullanılınca...
Ben buralarda nefes alamam...


Merhabalar vardı...
Merhabaların heyecanı,telaşı...
Merhabalar vardı;eksik,bazen yalan bazen sahici...
Merhabalarım kırıldı;kalamam!
Gitmeliyim..
Vakti geldi...
Bağlasanız duramam...

Kalamam...!
Eksilmişim,azalmışım...
Eksilten ,azaltan merhabalara inat...
Selamı çoğaltan,coşturan illerde...
Dillerde...
Ve ellerde...
Son bulsun nefesin diye...
Kalamam artık...

Kalamam...!
Asidir yüreğim, laf anlatamam...
İç kanama gibiyken adın canımda...
İmkanı yok...

urunguşat
14-01-09, 17:55
Geçmiyor günler yine benden habersiz
Gidiyorum gidiyorum buralardan sensiz
Resmini aldım karşıma ağlıyorum sessiz sessiz
Nazımdın yüreğimde esip durdun en derinde
Yolcuydum son seferinde indirdin beni kayıp şehirde
Bekliyorum seveceğin mevsim bahar geçse de
Gözlerime çizdim seni açmaya korkuyorum
Büyümüyorum gözlerinde gittikçe küçülüyorum

Ne yağmurlar ne bulutlar yağdı içime sönmedi
Senden başkasını sevmedim sevemedim
Her şeyi sildim gönlümden bir seni silemedim
Gözlerime çizdim seni açmaya korkuyorum
Büyümüyorum gözlerinde gittikçe küçülüyorum

urunguşat
14-01-09, 17:55
365 Virgüllü Sessiz Bir Şiirdin Sen

yerimiz kalmadı
birazdan kovacaklar bizi
seni içindeki siyahla
beni kimbilir hangi nedenle
ama gideceğiz...

yerimiz kalmadı
ikimizi de tanıdılar ikimizde yakalandık
şiir yazarken ve ıslanırken
ikimizde ıslandık
kimbilir hangi nedenle
ama gideceğiz

yerimiz kalmadı
seni tanıyamadım adın ne diyemeden
belki gölge gibi açık bir giz olup
arayacaklar bizi
üstümüzde saklı kalan yeşil
üstümüzde kurumayan anlık bulut kırığı
üstümüzde yüzün sarıya çalan
ama gideceğiz

yerimiz kalmadı
herkesin kaldığı yerde
ben kıyıya vurup kendimi indim gemimden
vurup kendimi düşünden çalılanları
saydım!
bir zamanlar çocuk ve çoktum
şimdi azaldım
ve ıslandım
ama gideceğiz

yerimiz kalmadı
buradan sadece yağmurun olduğu yere
ve sadece yağmurda ışığın göz kamaştırdığı
ve ikiside tanıdık gelecek düşüne
gideceğiz...

urunguşat
14-01-09, 17:55
Severken Unutmayı Öğrenemedim

Hayat mektebinde,
Kabuk bağlamış yaraya inat nefes almayı,
Karanlığa inat,
Bir mum ışığında yaşamayı öğrendim .
Öğrenemediğim tek bir şey vardı;
Unutulduğumu bile bile
Ölümüne severken unutmayı öğrenemedim.

Kuru ekmekle,
Tuza banıp karın doyurmayı,
Sırtımdaki kamburuna inat
Hayatla her an savaşmayı öğrendim.
Öğrenemediğim tek bir şey vardı ;
Gelmeyeceğini bile bile
Yetim yüreğimle sensiz yaşamayı öğrenemedim.

Her karanlık geceden sonra
Aydınlık bir sabaha uyanacağımı,
Nehir olup aksa da gözlerim
Bir gün güneşle kuruyacağını öğrendim.
Öğrenemediğim tek bir şey vardı;
Dönmeyeceğini bile bile
Mavilere sensiz kanatlanmayı öğrenemedim.

Severken unutmayı
Bir türlü öğrenemedim..
Tek kusurum buysa; özür dilerim.

urunguşat
14-01-09, 17:56
hayriyeme
ne dersen de
bırakmıcak ellerim ellerini
hep öpecek dudakalarım tenini
sana veririm hayattan günlerimi
sözle bulamıyorum tarifini
çünkü sen en güzel
sözlerden de güzelsin
benim için hatatımdan da
değerlisin


Elime dünyaları verseler
içinden bir seni seçerdim
Tek nefeslik ömrüm kalsa
senin adını söylerdim
dünyaya yeniden gelsem
yine seni severdim

urunguşat
14-01-09, 17:56
sessiz çırpınışlar destanı
Sessiz çırpınışlar destanıdır
Sessiz yok oluşlar… Kimselere demeden aşık olmalar
Belli etmeden,
Hiçbir kaçamak bakışı
Suçüstü yakalatmadan bakmalar
Rüyalarını kendinden dahi saklamalar…
Bir şiir
Bir türkü
Bir ela göz
Her türlü çağrışımdan uzak durmalar….
Sessiz çırpınışlar destanıdır
Sessiz yok oluşlar…

urunguşat
14-01-09, 17:57
Hala O’ndayım... Aklımın yokuşu yok!..

Sen, hiçbir zaman kopmayacak kıyamet!
Özlediğim kadar gel bana...
Un ufak edelim gölgelerin sesinde yeşeren esir kalpleri...
Geçelim hayattan... Aşk bizimdir!
Sen bir kez gül bana deryalara salarım yunusları...
İçimden gemiler kalkar... Bir kez gül yeter...
Ey gecelerime kelepçeler vuran asi sevda düşkünleri!
Çelmeyin aklımı... Hala O’ndayım... Aklımın yokuşu yok!
Bir yemin verdim adına. Sonunda sen varsın!
De bana senden nasıl geçeyim...
Vurmaz mı beni kumrular...
kalmaz mıyım kendime?... Kendim zalimdir bilirim...
Üç kurşun buldu kalbimi... Üç kez biçtiler kefenimi
Kana bulanmış bir gelinliğin saflığında yittim.
Aklayın beni sular... Yar geliyor...
Kanım çekilsin... Gözüme zifir çalın...
Almayın gözümün önünden yolları...
Yar geliyor...
Ardında turna katarları... Elinde beyaz gelincikler
Bir yanı Leyla bir yanı Mecnun...
İsimsiz yar geliyor...
Kar kokulu yaz geliyor...
Saçlarını salmış gene kör dünyanın göbeğine...
Marazı merhamette bitiren yar geliyor
Adını söylesem kaybolacaksınız!
Adıyla, kanıyla hiçliğiyle yar geliyor...

urunguşat
14-01-09, 17:57
Senin adın kavuşmak olsun

Tarifsiz bir sevdada kimliksiz bir sessizliktin
Haykırışlarla çağlarken yüreğim durgun limanımdın
Sen benim adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun

Fırtınalarda yolunu kaybeden gemi misali
Rotasız ve pusulasız kalmışken yüreğim
Ve hoyratça savrulurken bir limandan bir limana
Teslim olmuşken kaderine
.................
Sen benim adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun..

Bakmaya kıyamazken gözlerine
Tutmaya cesaret edemezken ellerini.
Ve bütün cümlelerin sustuğu o yerde
Sessiz bir haykırıştı yüreğim
Eşsiz bir mutluluktu yaşadığım
Sen benim adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun.

Son bahar yaprakları dökülürken içimden
Hazanı yasarken bahar kokulu sabahlar da
Yüreğim üşürdü gözlerimden sel olup akan yağmurda
Sırıl sıklam ıslanırken ruhum
Solmuştu bahçemde ki tüm güller
Sen o bahçemdeki açan tek güldün
Sen adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun.

Dağ çiçeğim yaban gülüm asi sevdam.
Saçının bir teline bir ömür adadığım
Gözündeki bir damla yaşına şehirleri yaktığım
İsyanım feryadım kavuşulmazım
Sen vazgeçemeyeceğim yasaklım
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.

Sen benim yanı başımdaki uzağım
Sen benim uzağımdaki en yakınım
Dokunmam yasak sevmem yasak
Sensiz bu hayatta yaşamak tuzak
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.


Sisli bir gecede ses olup da gel
Bir sonbahar gününde yağmur olup da gel
Soğuk bir kış gününde rüzgar olup da gel
Ilık bir yaz gecesinde düş olup da gel
sen bana yasaklarından sıyrılıp da gel
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.

Bir gün gelirde tutarsam ellerini
Bakarsam gözlerine sevgi dolu
Doğarsa sende yeniden bu beden
Ve o gün verirsem şayet son nefesimi
Ölmeden haykırmak isterim son bir kez
Sen adını koyamadığım
sen yaban gülüm sen dağ çiçeğim
sen ruhu revanım sen yaşama sevincim
yasaklım adı bende saklım
senin adın kavuşmak olsun
senin adın
senin adın seviyorum olsun
seviyorum olsun
seni seviyorum,seni seviyorum

urunguşat
14-01-09, 17:58
S e n

S e n
Ç e k i n -G e n
Durgun K a D ı n
Pembe-Mor tonlarıma vurgun KadıN
Senin o muhtaç l ı ğın
Eskitil e m e yen prangaların
Ama beni dinle
Ben seninle ne sevişmeler düşledim
...........

Ölmesek --- E ğ e r
Aşkları yaşamaya değer
............
Sen bensiz
Sen nedensiz
Kuşkularınla yersiz
Gözlerine okunan türkülere tükürensin
.............
Acımasız imgeler yığınısın
Sen
.............
.............

Ben sözcüklerin dans eden haliyim
Aşkın çiçeklerle donatılan bahçesiyim
Şiirlerden örgülenmiş tenim
Kurşun işlemez bir katman
Sıkıysa gir içine
Orada sevda seslenir
Aydınlığın muştusu v a r...
..............

Ne zaman
Ki prangaların eskitilirse
İşte o zaman AhmeD Arifin sevdası olursun
Ve Nazımın memleket özlemiyle yanarsın
Öyleyse çınarlar dikmeli Anadolu da
Serin gölgesinde serin yaşansın aşklar
..............
..............

Yoksa biz suskun piramitlerin gizemi miyiz
Böylesine derinden kopan çığlıklarımızın monologlarıyla
Suskunuz
..............

urunguşat
14-01-09, 17:58
Sanırım Ben Bu Savaşı Kaybediyorum...
Sanırım ben bu savaşı kaybediyorum..
Eriyorum, her geçen gün eriyorum,
Damlalarım dökülüyor yalnızlığıma.
Konuşamıyorum bazende
Bağırmaya çalıştıkça boğazımdan çıkan hırıltılar
Benim kulaklarımı sağır ediyor ama;
Siz duymuyorsunuz..

Ektiğim çiçeklerim:
Sularını mı eksik ettim birgün?
Güneş yüzü mü göstermedim?
Konuşmadım mı onlarla?
Anlatmadım mı yıkık dökük dünyamı, sevdalarımı, dünümü-bugünümü?
Ama hepsi soldular..
Sonbahar ağaçlarının yaprakları gibi sararıp döküldüler..

İçimin acısından duramıyorum,
Zaptedemiyorum artık titreme nöbetlerimi..
Sonsuz karanlık beni içine çekerken,
Anlıyorum artık, herşeyi anlıyorum..
Sanırım ben bu savaşı kaybediyorum..

urunguşat
14-01-09, 17:59
Ver beni verebilirsen..
Ver beni verebilirsen

bu yürek benim değil
benim degil su yuksek dağların karı
benim dağlarımda güneş doğardı
ver geri verebilirsen sıcaklıgımı..

fazla gelirmiş sevmenin bu kadarı
fırtınalar gözlerimde pusu kurmus
bu gözler benim degil
ve geri verebilirsen bahar yagmurlarımı

ben ben degilim,göturdun
ellerimi umutla actırıp yurudun
bu eller bu umutlar benim degil
ver beni verebilirsen yeter öldürdüğün..

urunguşat
14-01-09, 17:59
Deja vu.
yarım bıraktığım her şiir,
adını koyamadığım bir savaşın mağlubiyetidir.
sargı bezidir bazen umutlarım,
narkozsuz neşterlenmiş düşüncelerime.
ve her platonik umudum,
intihara müteşebbisimdir.
beslenmemiş her sevgim.
hergün üvey bir çocuk getirir,
kimsesizler yurduma.
ben kendine yenik düşmüş,
bir komutanım.
ordularım sayısız küfürle donatılmış
ve küfürsüz bir hayatı seçmişim.
bu çelişki,
iktidarımın ölüm cuntacılarına davettir.
ve kan
her davetimde saçılan,
yıllanmış bir seraptır.
on gıyaba bir idam,
bir idama yüz can kaybedince,
cellatlığı bırakmıştır kör hayallerim.
çünkü kesilen her zaman kendi parmağımdır.
ve parmağım geleceği gösteren pusulamdır..
misallere,masallara,velhasıllara,
doymuş bir çoçuk doğururum her sabah.
ve her sabah kapıları zencirli bir evin,
anahtarını pencereden bırakırım boşluğa.
ki attığım her anahtar,
bir çilingirin eline düşer.
ve aslında o kapı hiç bir zaman,
zaten kapanmamıştır.
o kapıyı kapalı gören gözlerimdedir.
ve kapıya koşmayan ruhumdadır suç
bir milyon ölüm,
her gün bir ceset,
her düşte bir sala.
ve gün be gün
deja vu......

urunguşat
14-01-09, 17:59
sevgİyİ Gostereceksen Soylemek Yetmez.
Sevgİ Gozlerİnde Olacak Sozlerİn Yetmez.
Sevgİ Herseydİr Kalbe Hapsedİlmez.
Seveceksen Benİm Gİbİ Sev Ama Yuregİn Yetmez


Bazen Zİfİrİ Bİr Karanlİkta Veya Sİslİ Bİr Gecede
Yİldİzlarİ Seyredİyorum
.sankİ Guzel Gozlerİne Kİlİtlenmİs Gİbİ Gozlerİm
Tek Bİr Yİldİza Takİlİp Kalİyor.
Ertesİ Gunde Ben O Yİldİzİ O Karanlİkta
Buluyorum.
Daha Sonrakİ Gunlerde De...
Cunku Artİk Gozlerİnİ Tanİyorum


Sen Hİc Denİzİn Dİbİne Bakİnca Yemyesİl
Ormanlarİ Gordunmu?
İmkansİz Deme
Cunku
Ben Senİn Gozlerİne Bakİnca
Olulerİn Bİle Sahİt Olamadİgİ O Cennetİ
Gordum

urunguşat
14-01-09, 18:00
Birtanem seni görmeye görmeye görmeyi özledim
Çiğtanem seni boşyere üzmüşüm sonradan anladım
Birtanem seni özleye özleye kalbimi avuttum
Çiğtanem seni söyleye söyleye kendimi unuttum

Birtanem beni sor beni bul
Birtanem gönül sana köle kul

Seni yar diye koynuma aldığımdan beri
Korkardım gideceğinden
Şimdi yar nerede hani yar nerede diye
Duşer oldum pencerelerden
Şarkılar nerede hani çok severek hani
Söylerdik incelerinden

Bu sebepten sen gece gel ya da bu gece gel
Ya bu gece gel ya da gelir ecel

Birtanem gece lambalar yandımı aşk saklanmıyor
Çiğtanem bir zamanlar ah çağlayan gönül şimdi damlamıyor
Birtanem beni sevmeye sevilmeye sen aliştırdın
Çiğtanem şimdi yerlere göklere sığmıyor aşkım

"Şarkı bir çağrıdır
Ve ince yerinden söylendikçe şarkıdır"......

urunguşat
14-01-09, 18:00
Aşk
Yüreklere şiir, dudaklara mühür
ölümsüzlüğün adıdır aşk

Aşk
rüzgara asılmış
deniz kokulu bir gecedir belki
saçlarını tarayan bir deniz kızının
mehtabı öpen bakışlarında.
sahil boylarında sabah olurken

aşk
göğsüne sığındığımız
sımsıcak bir yürektir belki
soluğunu soluğumuza kardığımız
içimize sevgi taşıyan her bahar
gecenin kollarında martılar uyurken

aşk
üç bin üç yüz altmış beş yıl
bir ipek böceği sabrı ile dut yaprağına
gökkuşağı rengi güzelliğinde
sevgi çiçeği dokumaktır.
ve yollara düşüp bir seher vakti
bakire bir sümbül kokusuyla yıkayıp tenini
bir kumru saflığıyla sevdiğine vermektir kalbini.
bir ırmağın nazlı akışında sabahı beklerken

Aşk
ay ışığında soyunan
karbeyaz bir kadının tenidir belki
belki bir ceylan yavrusudur yüreğimizde
yaslanıp uykulu gözlerine
öyle nazlı, öyle ürkek
dağ doruklarında gezdiren bakışlarını.
akşamın kollarında düşler kurarken

aşk
yıldızların gökyüzüne gülümsemesidir
altında her gece gelip geçtiğimiz
denizler dalgalanırken
ve kanatlanırken duygular martı uçuşlarında
konup bir tomurcuğun kızıl dudaklarına
gönlünün duasını adamaktır geceye
ılık bir düş vakti
şairler mehtabın gözlerine şiirler okurken

Aşk
ölümsüzlüğün adıdır belki
tutkulu yüreklerde..
damardaki kanın
Dudataki tadın
güneşe aya ve gökyüzüne ışıkla yazılan
kalplere hançerle kazılan
yaşamın kaynağı
sonsuzluğun en güzel hikayesidir AŞK..

urunguşat
14-01-09, 18:01
Seni sen olduğun için sevendir
Yüreğinin sesini uzaklarda bile dinleyendir
İki eli kanda olsa derdine yetişendir
Varolduğunu hissetiren,kıymet bilendir
Dostdur sözde değil özdedir adı...

Sabun köpüğü değil, darlık anında kaybolmaz
Sözünün eri güvenirliği tartışılmaz
Bilirsin, çıkılan yolda yarenlikden caymaz
Hayatına girdi mi kolay kolay çıkamaz
Dostdur sözde değil özdedir adı...

Yüreğini menfaatsiz sunar
İyiliğin için sözleri acıya bular,
Vakti zamanı gelir söyledikleri bir bir çıkar
Yoktur senle dolan kalbinde ne fitne fucur ne de çıkar
Dostdur sözde değil özdedir adı...

Yangınlardaki yüreğine, varlığı ile ferahlık
Mutluluklarında, üstüne dikilen saf ipekden bayramlık
Bilmez ne rol ne sahtekarlık
En büyük özelliği yaradılışı doğallık
Dostdur sözde değil özdedir adı...

Yalnızlıklar rıhtımından alıp götürür, süt beyaz yelkeniyle
Uçurum kenarından çeker,adı şefkat elleriyle
İyiki varsın dedirttiren, avucunda tuttuğu yüreğiyle
'Sen cansın benim dostumsun ' ağız dolusu kelimeleriyle
Dostdur sözde değil özdedir adı....

Tüm Dostlarıma....

urunguşat
14-01-09, 18:01
Yine sana sesleneceğim



Senin kim olduğunu hiç bilmeden



Senin kim olduğunu en çok bilerek



İsyankar zambakların çılgın nilüferlerin



Dört nala açan kiraz çiçeklerinin



Dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım



Sarı bir hüzün kızıl bir gurur



Ve siyah bir öfkeyle konuşacağım sana





Sana oklardan değil yaylardan bahsedeceğim



Gülün dikeninden değil



Gülleri ve dikenleri doğurmaktan yorulmayacağım



Topraktan söz açacağım



Akan su gelmeyecek kelimelerime



Suyu şefkatle kucaklayan damlaları dinlendireceğim



............



Yine sana sesleneceğim



Senin kim olduğunu hiç bilmeden



Bilmek istemeden



.........



Alaattin'in sihirli lambasından çıkan cin bana gelseydi



Ve ne dilersem dilememi isteseydi



Hiçbir şeyi elde etmeyi dilemezdim



Bir şeyden vazgeçmek isterdim sadece



Hayatta bir şeyden vazgeçmek lutfedilseydi



Bedeli her şeyim olsa bile



Sana seslenmekten vazgeçmek isterdim



Garip değil mi sana seslenmekten vazgeçtiğimi



Bundan hoşlandığımı düşünüyorsun belki de



Oysa sana seslenmek bütün hesaplarımı gördüğüm şu dünyadaki



Tek geride kalmış hesap benim için



Bu dünyadaki tek yük



Bu seslenişin kalbini avucumda tutabilmek



Kürek mahkumu için kürek neyse



Benim için de sana seslenmek o



Bir yandan gemiyi ufka ulaştırmanın tek yolu



Öbür yandan bileklerimden sızan kanların



Gönlümü işgale yönlendiği bir rotanın can suyu



Oysa ben sana kürekten değil gemiden bahsetmek isterdim



Atalarım bana kadınlara gökyüzünü



Gemileri ve yelkenleri anlatmayı öğrettiler



Sen kürekleri yağlı urganları



Geceyi siyaha gömen fırtınaları öğretmeye çalışıyorsun



Sana ellerimle dokunarak gözlerimle okşayarak



Göstermek istedim



Rüzgarla şişen beyaz yelkenleri



Ama senin vaktin yoktu



Ben bunu hiç anlayamadım



Kavmimin kadınları bana öğretmediler ki



Bazı kadınların beyaz apletlerden daha çok



Siyah apletleri sevebileceğini



.............



Sana sesleniyorum



Ve gözlerin bileklerimden parmak uçlarına



Toplanmış kan pıhtılarını seyrediyor



Kürekleri bırakamıyorum



Önce yücelttiğin sonra terkettiğin aşkın onuru için



Kalemi bir an elimden düşürmüyorum



Ankara Kalesi’nin önünde



Sana sesleniyorum



..............



Benden kaçıp cennete gitmek isteseydin



Seni cennetin kapısına kadar götürürdüm



Bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydı



Cehennemle konuşur Seni ona anlatabilirdim



Oysa sen ne cenneti isteyebilecek kadar aşık oldun



Ne de cehennemi isteyebilecek kadar ayrılık



Seviyorum seni ama dedin



Hoşçakal diye ekledin



Şimdi gitmeye mecburum



Belki yine gelirim, umarım gelirim



Son söz oldu



Cennet ve cehennemin dillerini



Savaş naralarını ve aşk şiirlerini



Gazelleri ve boleroları öğreten atalarım



Senin sözlerinin anlamını öğretmediler



Hiçbir şey söylemeden gittin



Ayrılığın dilsiz olduğunu ben senden öğrendim



Dilsiz olanın yaşayabileceğini sen öğrettin bana



Ve kalemimle ilk defa yavan gözlerle baktın



Yine yeniden sadece sana sesleneceğim



Müebbet bir aşk dışında



Bildiğim tüm duygularımı terkedeceğim



Sana sesleneceğim yine



Seni sadece kuru bir sevgiyle değil



Derin bir hüzünle binlerce yıllık bir gururla



Ve pervasız bir öfke ile sevdiğimi duyuyor musun



Mütevazi bir sevgiyle değil



Küstah bir aşkla sevdim seni



Ben Oosmanlı gibi



Kollarımın yetişmediği bir aşkı kucaklamaya çalışırken



Ölen köprülerin ülkesindeki Venedikteki son sancağı



Kışın üşümemek için şal yaptın kendine



Neden bilmiyorum özlemin artıyor içimde



Gün geçtikçe eksilir demiştim oysa



Atalarımın öğrettiklerine de ters düşse de



Sana inanırım bilirsin



Zamanla unutursun demiştim



Niye daha derinleşiyor öyleyse



Derinleşiyor özlemin



Ve gönlümde bir iç savaşta dökülen kanları



Coşturuyor ayrılık sözlerin



Öfkelerimin kararlılığını



Aşka katık ederek konuşacağım



Bedenim bu dünyayı terkedene kadar



............



Öyle sanıyorum ki



Hüzünle ve acıyla pek barışık olmadığın için



Benden uzun yaşayacaksın



Benden sonra kelimelerim gelecek gönlüne



Onların benden geldiğini bir tek sen bileceksin



Küstah bir aşkla seveceğim seni



Ben savaş ve ölümle haşir neşir olan



Kelimeler dışındakileri unutmaya gayret edceğim



ÖMrün geri kalınında



Sana sesleneceğim yine



Ben seni beyrut gibi sevdim ama



Sana ne Mağribi ne de Manhatten'i anlatamadım



Bağdat ve Şam'ı işgale yeltenmişken



Venedik! ten gelen ihanet tarumar etti ordularımı



Sarı bir keder, kızıl bir kibir, siyah bir isyanla konuşacağım sana



Senin kim olduğunu hiç bilmeden



Ağlayan zambakların dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım



Senin kim olduğunu en çok bilerek



Kavmimin bana vaadettiği tüm aşkları terkedeceğim



Müebbet bir aşk, Sarı bir hüzün



Kızıl bir gurur ve siyah bir öfkeyle konuşacağım



Bu dünyayı terketme müjdesi gelene kadar



..........



Hüznü, gururu ve öfkeyi bilseydin keşke



Hüznün beni aşan taşkınlığını



Gururumun binlerce yıl önceden miras kalmış hoyratlığını



Öfkelerimin hiçbir zaman sona ermeyecek ve azalmayacak kararlılığını



Anlayabilseydin



Anlatabilirdim sana



Seninle yaşanan bir aşktan sonra



Ayrılığın ölüm bile olsa



Mavi bir ölüm olacağını

urunguşat
14-01-09, 18:02
Gel otur yamacima
Seni sana anlatayim..
Ben seni cok eskilerden bilirim..
Piriltisini ruhunun gostermeye geldim
Ruyalarina girecegim
Aski ne kadar ozledigini anlatacagim sana..

Asik olmaktan ne kadar cok korktugunu,
Ozlem buyudukce nasil daha cok korktugunu,
Korktukca nasil umudunu karartigini
anlatacagim sana..

Gel sana mutsuzluguna dokunmani ogretecegim..
Gel otur yuregimin kiyisina
Zayifligini anlatacagim sana..

Haykirmak istedigin
Ama icinde sakladigin zayifliklarini
anlatacagim..

Sana zayifliklarini bilmenin ,
Seni ne kadar guclendirecegini anlatacagim..
Sana senin bildiginden fazlasini
anlatmayacagim.....

Sadece senin sozlerin,
Senin yuregin,
Senin bakislarin olacagim..
Sana seni gosterecegim..
Gel gece yastiga basini koydugunda
Kurdugun dusleri anlatacagim..

Kurdugun duslerden ne kadar korktugunu da
gosterecegim..
Korkunun sonunun olmadigini
fisildyacagim uykularina..
Bun aslinda bildigini soyleyecegim sana..

Kactikca ,kactigin yerde
Daha cok kacman gereken seni bulacaginida
soyleyecegim..

Ne zamandir ruhuna kimsenin dokunmadigini anlatacagim....

Gel sana asik olanlari elinin tersiyle ittigini
Ama asil asik olmak istedigini anlatacagim..
Aasik olunca nasil bir nehir gibi deli akacagini
Nasil bir ruzgar gibi esecegini anlatacagim..

Sel olacagini,
Cig olacagini anlatacagim..
Kendini bulmak icin ask yolunda
Nasil yikintilarin ustunde yuruyecegini
anlatacagim..

Bunu senin nasilda bildigini,
Nasil yeniden korktugunu,
Bildikce nasil da yuregini gomdugunu anlatacagim..
Geceler boyunca sevismelere nasil dus buyuttugunu anlatacagim..

Gel otur ruhumun renklerinin yanina..
Anlatacaklarimin seni nasil korkutacagini
anlatayim..

Bu yalanci mutluluk oyununu bozacagimdan,
Sendeki ogercek sene dokunacagimdan
nasil korkacagini anlatayim..

Sonra sana dair her cumleden sonra,
Her korku engelini gectikten sonra,
Zaten senin bildigin
Bildigini sakladigin seni ne kadar sevecegini
anlatayim sana..

Haydigel kacislarini sonlandir.....
Anlatayim seni sana.....
alinti

urunguşat
14-01-09, 18:02
Aslında ben değildim?
Bir şey olmamış gibi davranan
Binbir umutla her yeniden doğan
Uçmayı yeni öğrenmiş kuşçasına
İçinde çoşku dolup taşan
Ve haykırmamak için kendini zor tutan
Ben değildim

İtiraf ediyorum
Bendim `yok bir şeyim` diyerek gülümseyen
Savaştan çıkıp ta bir çıkmaz içinde kalan
Bendim O` nu arayan
Bir adım geride olan
Kabul ediyorum
Ben idim !
Bilmek zorunda olduğum
Ve
Aklımdan çıkaramadığım/çıkarmadığım
Şeylerde vardı
Bir gün dahi silmesini başaramadığım
Zihnimde
Bazı şeyler söylenmese daha iyi olur
Evet doğrudur
Ama bilmeni istedim sadece
O` ben değildim

urunguşat
16-01-09, 18:12
Seni Sevmek icin Seni Yasamak Lazim



Issız bir sahilde bomboş bir bankta aklıma gelse gözlerin
fırtına kopsa,bir yağmur yağsa da ıslansa iliklerim
kurarken hayalini ve düşlerken seni
ve vururken yüreğime en hırçın dalgalar
ipe hasret idamlık gibi,
hep bekliyorum seni

seni görebilmek için geliyorum aynı sokağa
ağlarken gözyaşlarım düşmüyor senin bastığın toprağa
avucumda umutlarım, beklerken kapını sabahlara kadar
ve gömerken kalemimi mısralara
sana hasret idamlık gibi,
hep bekliyorum seni

sensin beni pencereler önünde,
seni beklemeye mahkum eden
ne zaman döneceksin?
ben cezamı çoktan çektim.
sigaramdaki zehir gibisin
dün içimi, bugün beynimi
yarınsa bedenimi kemireceksin

sessizliğim,sukutun göstergesi
ve sedamın, sesimin kısıldığı an
dikenine sarılmış bir gül ve toprak kokusu
beyazına hasret siyah,
siyahın cümbüşünde buz mavisi
dumana bulanmış sarı
İstanbul’a küsmüş gri
ve kırmızıya çalan yeşil,
senin rengindi belki
ama sen gideli
yeşile ne kırmıza çaldı
ne buz mavisi cümbüşünde siyahın
nede siyah hasret beyaza
hasret kalan yalnızca bendim
sen gittiğin günden beri…

…sen gittiğin günden beri
her sabah geceyi ve her gece gibi sabahı bekledim
sensiz geçen her gün için bir çentik
her çentiğin başına bir hafta çizdim
her iki kelimenin başına adını
ve sonuna bir ünlem koydum
belki dönersin diye……

her hecenin bir kelimeye benzediği
ama kelimelerin hiçbir anlam ifade etmediği,
bir romandaki hayal kahramanı gibiyim
gözyaşlarım sanki sen okudukça akacakmış gibi
sanki sen okudukça yitip gidecek bu beden
bitecek elbet,
bu romanında bir son olduğu zaman gelecek
o da benim gibi anlayacak sensizliği
ve sonun yanında hiçbir zaman bir mutlu olmayacak

yine sensiz sonu olan bir şiir
ben kaybeden kahraman,
siyah galip beyaza,
İstanbul’u silmiş gri,
haftalar ay, aylar yıl olmuş duvarlarda.
yağmurda ıslanmamış iliklerim,
yine pencereler önündeyim,
ip çekmişler sana hasret bedenime.
ağlamışım…
gözyaşlarım yalnız kendini yakmış
aslında ben seni hiç sevmemişim.
Çünkü seni sevmek için

urunguşat
16-01-09, 18:12
Yuregime Kazıdım Seni


Eğer çıkıp gideceksen günün birinde hayatımdan,

Durma şimdi git! ....Ve arkana bile bakmadan...

Yüreğime kazınan ve Silinmeyen acılar bırakmadan...git

Eğer gitmiyorum diyebiliyorsan kal. ama, sonsuza dek,

Ne olursa olsun.engellere takılmadan, bir ömür boyu kal.

ya hep benim ol... ya da hiç..... anlıyor musun?

Gelip gitmelere,

Yarım kalan aşklara

Tahammülüm yok artık benim

Öylesine sev ki eğer seveceksen;

Varlığım nefesin kadar içinde olsun.

Öyle bir bak ki gözlerime; eğer bakacaksan

Varlığın vazgeçilmezim olsun.

Ömür boyu sev seveceksen.... yoksa; ...

çek git hayatımdan,düşlerimden,düşüncelerimden...

Kendinden hiç bir kalıntı bırakma,topla git neyin varsa varlığımda.

Yalnızca beni bırak bana.

Yalnızlığımla beraber yeni düşlere sal beni...

kalacak kadar yürekli değilsen eğer...

Sevdiğime pişman etmeden Git. Gideceksen....

Ahımı Almadan Git! ! ! !

Bırak Beni Kendimle

Erkekçe kalırım ben gene de tek başıma..

Ama söyle lütfen.söyle...susma ne olur

Yüreğime kazıdım seni de..hadi durma

Aynı Benim Gibi..çünkü ben seni

urunguşat
16-01-09, 18:12
Sensizlikten Yoruldum İnan



Sana
Kapamadım kalbimin kapısını
Gülüşlerini unutmadım
Sen Düşlerimde olmadan nefes alamam ki
Rüzgârın yön değiştirdiği yerdeyim şimdi
Sensizlikteyim
Dudaklarımı aralayıp
Hep söylediğim kelimelerdesin
Özlemlerimde, hasretimde, yalnızlığımdasın
Uykularımın en yorgun zamanlarında
Uyanıp ansızın gece yarıları
Yüzüme düşen sensizliğin hüznündesin
Unuttum sanma,
Ben nerde yaşıyorsam sen ordasın
Sana ne yazsam
Ve ne kadar anlatamasam dostlarıma
Bir o kadar büyürsün içimde
Ve bir o kadar gizemli
Şimdi
Hüznümün başa çıkılmaz anında
Bir sigara yakmalıyım önce
Kuytu akşamların
Senli vakitlerini düşleyip
Sesini anımsamalıyım yine
Tebessüm etmeliyim
Ve dünyanın en şanslı şairi olmalıyım
Sırf seni sevdiğim için
ve sana yazılan her duygum okunduğu için
Onur duymalıyım
Gittin biliyorum
Beni yiyip bitiren bir merak,
Yüzünü göremediğim günlerin acısı kalbimde
Ellerinde olamamamın çaresizliği
Ve yalnızlığımın baki kalması
Hep acı verecek biliyorum
Gündüzlerin aydınlığında
Kısıp gözlerimi semaya bakıp
Bir parça bulut arayacak gözlerim
Umut ederek yağmurun değmesini tenime
Bekleyeceğim.
Senin için yanan tenime
Biliyorum,
Dokunmayacaksın
Kayıp şehirlerin
Karanlık sokaklarında çaresiz kaldım
Ayaklarımda umudumun ağır prangaları
Ellerimde yokluğunun kelepçeleri
Kimselerin bulamayacağı bir yerdeyim
Sendeyim
Sana en az pencerene gelen bir serçe
Yolda gördüğün bir çocuk
Sahilde tek başına oturduğun bir bank
Gizli gizli ağladığını gören bir ayna
Ellerinden dudaklarına değen bir sigara
Üzerine alelacele giydiğin bir elbise
Uyumak için
Ellerinle bir sevgiliyi sardığın gibi sardığın bir yastık
Gözlerine düşen uykusuzluk
Okuduğun bir kitap
Canını sıkan bir insan
Öpülesi dudaklarınla ısırdığın bir erik
Ve hep beklediğin
Hayallerini süslediğin o sevgili kadar yakın olmak istedim
Biliyorum ben sana dokunamadan
Avuçlarında bir hayatı tadamayacağım
Biliyorum
Sensizliğin karanlıklarında şiirler yazıp
Her şeye rağmen içimde yaşayacaksın
Senin yerin orası biliyorum
Sokağımdan geçmesen de
Kokunu duymasam da en güzel çiçeklerde
Sırf yakın olmak adına
Balkonundaki bir kaktüsün dikenlerinde
Küçük ellerine batmak için
Her zaman dua edeceğim
Yoruldum inan
Düşler kurmaktan
Nefessiz kalmaktan
Boş bir evde
Yalnızlığın şarkılarını söylemekten bıktım
Yoruldum inan
Yoruldum sensizlikten
Her sabah soğuk suyu vurup yüzüme
Aynada kendimi mutsuz görmekten
En güzel günlerinde baharın
Sahillerde boş boş gezmekten
Durup durup sana yazdığım şiirleri
Duvarlara okumaktan
Ve cevap beklemekten bıktım inan..


Seni seviyorum
Seni özlüyorum
Diye söyleyemediğim
Telefonumun çalmasını beklerken
Yüreğimin sesini duyamadığım
Her an için kendime kızıyorum inan
Sana da kızıyorum
Beni bu boş âlemde
Sevgisiz bıraktığın
Yüzümü güldürmediğin için
Sesinin kulaklarımı okşamasını
Dokunamadığım teninde
Olabilmeyi
Şiirlerime güzelliğini yazmayı her fırsatta
Ne kadar istiyorum bilsen
Oysa
Yoksun
İçinde sana dokunamadığım
Seninle olamadığım bir dünyada
Bahar gelmiş
Çiçekler açmış
Gülmüş, ağlamışım ne önemi var
Ben yokluğunda geçen zamanı
Hiç yaşanmamış saydım
Biliyorum
Ölümüm seni düşünürken
Ve yanımda olmadığın bir vakit
Ansızın gelecek
sen hiç acısını çekmediğin yokluğumda...
Bilmeyeceksin bile öldüğümü
Ben hiç tamamlanmamış sayacağım
Gözlerimi kapattığım hayatımı
Ve verdiğim son nefeste bile
Acılar çekerken
Seni arayacağım
Biliyorum
Gözlerimin baktığı
Dudaklarımın seni sayıkladığı hiçbir yerde olmayacaksın
Ölümün acısı hafif kalacak
Sesini duyamadan çıkan canımdan
Sen bensiz bir hayatı
Bensiz geçen zamanı sevdin
Hep gizemli kalmayı
Kaçmayı
Ve sevilmeyi sevdin
Hiç çaba sarf etmedin
Bir nebze olsun
Cesaret edemedin sevmeyi beni
Düşlerde bir masal
Rüyalarda bir gizem kalmayı seçtin
Olamadın benimle
Bir kez yüzüme bakıp
İçinden geldiği gibi
Seni seviyorum
Seni özlüyorum diyemedin
Ben senli zamanların içinde
Hep sevinçten gülen
Heyecandan ne yaptığını bilmeyen
İçi içine sığmayan koca bir adam değil de
Oyuncağı eline verilmiş bir çocuk gibi
Hep gülücükler saçtım
Ağlayarak geçen koskoca bir zamana inat


Dünyanın en güzel yeri gözlerinin içinde saklı
Baharın yemyeşil dallarında artık hüzün var şimdi
Rüzgârlar sesini kesmiş
Ve yağmurlar boşa ıslatıyor kaldırımları
Gözlerimin uykuya düştüğü
Ve karanlığın aydınlığa hasret kaldığı yerdeyim
Sensizlikteyim.

urunguşat
16-01-09, 18:12
Ne Özlemekten Yoruldum Ne de Sensizlikten.!

Ne özlemekten yoruldum...
Ne de sensizlikte duruldum...
Kollarım yoruldu boşluğunu sarmaktan
Borçlanmış gibi sensizliği yaşıyorum
Yoruldum koşuşturmaktan...
Aşkım nefesim hayatım...
Sensiz bir hiçmiş gibi
Boylu boyumca uzanıyorum yokluğuna
Nefes alamadığım dar sokaklar buluyorum
Adını arıyorum dağılmış çöp torbalarında
Ateşler yakıyorum...
Savuruyorum savruluyorum
Dudağının üstündeki küçük yara izinde boğuluyorum
Sensizim
Seninleyim
İçinde ve dışındayım
Gidip geliyorum
Uzaklaşıp sana koşuyorum
Gelip kurtarmayacak mısın beni
Uçurumlardayım...
Sana düşüyorum
Yorgun akşamlardayım sana doğuyorum
İğneleri batıyor sabahların
Söküp atıp sana uçuyorum
Tutmayacak mısın beni...
Ne özlemekten yoruldum
Ne de sensizlikten
Bitirmeyecek misin beni?
Soyup atmayacak mısın hayata?
Bir meleğin öpücüğüydü seninki
Kirli, masum, yetmez, bitirmez...
Bir öpücükle öksüz bırakmayacak mısın beni?

urunguşat
16-01-09, 18:13
yoruldum





Yoruldum; anlaşılmamaktan,
Sevdiklerimi, sevenlerimi "dost" yapmaya çalışmaktan,
Yüreğime kulak tıkayıp mantıklı olmaya
Çalışmaktan,
Haksız ithamlarla yaralanmaktan.
Yoruldum;
sevgime hak ettiği değeri bulamamaktan,
Güzel bildigim insanları bir bir hayatımdan çıkarmaktan,
Sevdiğim gibi sevilmeyip,
sevmeyi isteyip de sevememekten,
incinmekten, yalnızlıktan, gözyaşlarından...
Yoruldum;
Dostluk limanımda huzur bulmayan okyanusun,
beni bilmeden yaralamasından.
Camdan bir vazo olan yüreğimin,
her defasında parmaklarımın arasından kayıp tuzla buz olmasından.
Dipsiz bir sevgi kuyusu bulduğunu zanneden sevgi çiceğimin,
umutsuzca solmasından,

urunguşat
16-01-09, 18:13
Kadın adamı çok seviyordu...
Yemyeşil ovalarını verdi adama
Yaşam fışkıran.
Beni seviyor musun ?
Evet, dedi adam...
Güneşini, ayını verdi kadın
Yıldızları taktı bir bir adamın omuzlarına...
Beni seviyor musun ?
Tabi, dedi adam...
Kadın çağladı
Gürül gürül akan pınarını verdi adama.
Beni seviyor musun ?
Elbette, dedi adam...
Kadın bağlandı
Yaşam ipini adama verdi.
Bir oldular tek oldular adamla.
Beni seviyor musun ?
Biliyorsun, dedi adam...
Kadın dağlarını verdi adama
Tırmandılar doruklara.
Beni seviyor musun?
Aşağılara baktı adam zirveden.
Başkalarını gördü
Sustu adam...
Ağladı kadın...
Gözyaşını verdi adama
Almadı adam...
Kadın onurunu verdi adama
Şaşırdı adam...
Sordu yine usulca kadın
Beni mi seviyorsun ?
Onu da seviyorum seni de, dedi adam...
Sustu kadın...
Verecek bir şeyi kalmadığında...
Senin yüreğine ihtiyacım var, dedi adam
Başkasını sevebilmek için...
Çıkarıp yüreğini verdi kadın.
Korktu adam...
Beni sevmiyor musun, dedi adam.
Sesi yoktu kadının söyleyemezdi.
Gözleri yoktu kadının ağlayamazdı.
Kalbi yoktu kadının sevemezdi.
Onuru yoktu kadının yaşayamazdı.

ALINTI

urunguşat
16-01-09, 18:13
Ve sonra....
Kırk atlı olarak,sırılsıklam ter içinde...
Yalnış yere geldiğimizi anlayacağız..
Kırk gündür geldiğimiz mesafe,
Kırk çeşit badire ve....
Kırk akla durgunluk veren tablo.
Ama hayal kırıklığı değil.
Kırk el tersiyle kırk alnı sıvazlayacak.
Kırk hatta seksen,belkide bin yorgunluk damlası,
Yere akacak..
En öndekimiz sadece ''geriye'' manasında,
Bir işaretle yalnışlığı haber verecek..
Kırk atlı geriye döneceğiz.
Ufukta kalakalacağız bronz heykeller gibi.
Ardımızda dev bacalar,makineler,gürültü
Ve dağ gibi binalar..
Bizi donduran tablo bu.

ve

Bronz heykelleri,hani önleden sonraları mehter müziği diye
gürültü konserleri veren müzelere paylaştıracaklar.
Bu mizanseni sık,sık düşünürüm.Bilinmeyen bir yerime ince bir sızı kaplanır.
Ama biz..
O kırk kişi ölmedi..
Ölmedik..
Kılıcımız,atımız,kaftanımız
hatta iri yapılı,onaltı kiloluk gürzleri
havada saatlerce sallayabilen adaleli kollarımız,
o tozlu müzelerde..
Ama kırk ruhu müzeye teslim etmek
bizim harcımız değil.
Çünkü...
Türk'üz,Müslümanız.Ve yapacak işlerimiz var.
Karar vermişsekte yaparız..
Daha söylemeye lüzüm yok ..

BİZİ İYİ TANIRLAR..

O kırk ruh..Belki kırk bin ruh...Kimi bilmem hangi dağda çoban,
Kimi simitçi,kimi talebe veya müdür.
Kimiside benim gibi biçare,sabırsız..
Biz konuşmalıyız,gözlerimiz anlaşır.
Gözyaşlarımız kurudu.
Gönüllerimiz ağlar.
Ve bir dağdan,bir dağa sevgi ırmakları akıtırız.
Irmaklar coşarsa anlayın ki,

AYAĞA KALKIYORUZ.

Bazen durgun akar.
O zaman dua edin kurumasın.
İşte o çobana,müdüre,öğrenciye,simitçiye,herkese sesleniyorum;
Ayrı yerlerde aynı sıkıntıları terliyoruz.
Öyleyse uzatın ellerinizi.Ben ellerimi size doğru uzattım.
Bekliyorum..
Lakin sabırsızım..

SİZ SABIRLIMISINIZ?

urunguşat
16-01-09, 18:13
Seni sevdim ben.
Kalbim şimdi bir sokak çocuğu
Kelebekleri göç etti gönlümün
Issızlaştı hayat sanki
Sanki, sabahı eksik şiirlerimin.
Sanki, gecesi hep kanayan bir yara
Ve sanki, artık hep kanayacak...
Ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim
Çare yok, ağlayacak.


Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Kapıları kendime ben açamadım
Ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni
Düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım..
Sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım.
Savunamadım seni kimselere
Anlatamadım seni kimselere
Kimsesiz kaldım,
En çok da sensiz...


Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben..
Sana uyumak,
Sana uyanmaktı hayat.
Sıratını geçtim yaşarken korkmadan
Korkumu geçtim cesaretle, ihanetle
Berduş bir yalan masumiyeti öptüm bile bile
Tek sen gitme diye
Sonbahar oldum yaprak yaprak
Ağaç oldum köklerimi unutarak
Tesellisiz bir geceye fırlatıldım
Kalbimi dar ****se kapatarak
İçimdeki bir kanarya
Hiç susmadan ağlayacak


Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak
Seni sevdiğimi bağırdım mehtabına
Beyazında akladım bulutunun
Mavi mavi sevdim seni içim kan ağlayarak


Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum
Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak....


ADINI BİLMEDEN
Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, “var”lığınla gülüşünü...
Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ve, “yar”lığa süzülüşünü.

Ben seni, sesini duymadan sevdim...
Ve duymadan nefesini.
Ben seni adını bilmeden sevdim...
Ama; sevdim!..

Üşüyüşünü sevdim...
Üşüyüşünü sevdim onüçüncü ayın ilk günü;
“Gel, ısıt” deyişini!..
Bekleyişini sevdim beşinci mevsimin gün bitimlerinde, bilerek gelmeyeceğimi...
Akşam alacalarının gönlüne yürüyüşünü sevdim...
Ve, kıpırtısız, karanlığa gömülüşünü sevdim.
Bir de;
“Gel, ısıt” deyişini!..

Ben seni, adını bilmeden sevdim.
İhtiyacım... Cevabım...
İsimler koydum sana; bahar yelim, çiçek tarlam... Gökkuşağım, ışığım... Kuşkanadım, pembe rüyam, çiy tanem...
Seni, adını bilmeden sevince öğrendim; seni sevmek için gerekmiyordu ismini bilmem...
...Sevdim işte!

Ben, seni; yaşını bilmeden sevdim...
Ben seni, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ben seni, sesini duymadan sevdim.

Ve hatta öğrenmeye korkarken, bilmeye kıyamazken seni...
...seni sevdim.
Seni sevdim.

İçime salıncaklar kurdum gönlümün ipleriyle...
Oturdun, sallayamadım; dokunurum diye korkumdan!
Dolaştın boynuma bir sarmaşık gibi; okşayamadım.
...Koklayamadım!
Dalgalarını taramamış olan parmaklarım yabancı saçlarına...
Ve hâlâ bilmiyorum, gözlerin ne renk?.. Hangi yıldızlar mahpus içinde?

Ve ben sana hâlâ seni sevdiğimi söyleyemedim!..
Ama ben seni; adını bilmeden, yaşını bilmeden... Yüzünü bilmeden, sesini bilmeden...
...seni bilmeden sevdim.
Seni, “bilmeden” sevdim!
Senin olmadığın ve benim olmadığım bir sokaktaki köşebaşında çarpıştı duygularımız!
Döküldü içindekiler ve döküldü içimdekiler...
Sen yoktun orda ve ben de yoktum;
Ama sevda vardı!

urunguşat
16-01-09, 18:13
içime işledim sesini,içime
ruhuma huzur,gözlerime bayram bildim yüzünü
yüreğini yüreğime mühür bildim...
adın ezberimde kaldı
boğazımda bir düğüm vardı
gündüzüme,geceme
anıma,uykuma
bedenime,ruhuma gebe bıraktın yüzünü.
yüzün hayallerimin başrol oyuncusu
sesin kulaklarımın melodisi oldu.
sana dokunamadan
seni hissedemeden
sana yaklaşamadan bile hatta
SEVİYORUM SENİ...

alinti

urunguşat
16-01-09, 18:14
Seni körü körüne değil
Gözlerim açık seviyorum

Kurduğumu değil gördüğümü
kalp gözüyle, ruh diliyle

Senin olmanı umduğumu değil
Sen olanı bencesine seviyorum

Kara sevda değil benimki
ne kara bağlıyorum ne tortu

Ak sevda benimki bilki
Beyaz gülistan içindeki

Aklıma geldikçe yüzün
içlenmiyor güçleniyorum

Uzaktayken benden sen
Götüren yollara nefret
Gittiğin güne lanet değil
Getirecek mesafeye minnet
Geleceğin an'a bayram diyorum

Ben aşkı sana dönük
hasreti kavuşma habercisi
Acıyı elbet biteceği için..
Sadece seni sadece sen
olduğun için seviyorum.

O kadar çok seviyorum
Benimle birlikte toprağa götürmek değil kolayca
Bensiz sonsuz ufuklara uğurlamak kadar zor
Sevgin kadar bağlan diye bırakarak seviyorum

Seni ölesiye, öldüresiye değil
doya doya her anını kana kana
yaşayıp yaşatacak kadar
hüzün değil çoşkuyla
hazan değil umutla
kuşku değil huzurla
sitem değil duayla
kefen değil duvakla
Seviyorum...
<******> alinti

urunguşat
16-01-09, 18:14
'Kurtulsun söylenmemiş sevgiler karanlıklardan
El değmemiş duygular uyansın...''


Y a b a n c ı l ı ğ ı m s ı n ..!
Karanlığım, yalnızlığımsın
Açılmayan kapılarımda
Y o k l u ğ u m s u n ...


Ş i i r l e r i m d e k i
Kayıp gözlerimsin
Adı var sureti yokluğumsun
K a y b o l u ş u m s u n

Bir anlaşılmaz boşlukta
Gölgelerin bile gezinmediği
El yordamıyla
G i d i l e m e y e n
B i l i n m e z l i ğ i m s i n ..!

Sen benim
Adanmış şiirlerimsin.....

alinti

urunguşat
16-01-09, 18:14
kac cemre düsmeli yüregime..

Kaç cemre düşmeli yüreğime,
ısınmak için yeniden.
Unutmak için, yeşil nazarlarını,
kaç bahar geçmeli,
hasretinin üstünden...

Kaç ceylan su içmeli,
sevda sebillerinden.
Kaç güvercin uçmalı,
vuslat semalarında.
Kaç yağmur ıslatmalı tenimi,
arınmak için özleminden...
Kaç menekşe açmalı saksılarımda,
boyun bükmeden.
Kaç ilkyaz yaşamalı gönlüm,
üşümeden
Ve
kaç sene,
kaç ay,
kaç gün,
kaç saat,
geçmeli,
akan kanı dindirmek için,
yaralarımın üstünden

alıntı

urunguşat
16-01-09, 18:14
Boşver be yaşı başı


gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü... bak ellerin ayakların kocaman.
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir
kış günü, öl gitsin...
parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin...
Boş ver be yaşı başı, kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir od aya, ister kıra
bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle
bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...
yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?

urunguşat
16-01-09, 18:14
olurya dedim bir gün
sende olurya...
belki ben olmazsam..
ne farkeder ya..

sever dedim bir gün ...
kader bu ya..
hiç yasamamistim...
ask derler ya...

alismak lazim...
belkide susmak..
ama hepsi bitince...
tek sen kalirdin ya...

yillarin sonu aylara
aylar bitince günlere
günleride odamin penceresinde
sana biter ya..

yakalayamadigim günes
gidemedigim daglarda söndügü zaman
bakamadigim gözlerinde..
son kez islanmasina dayanamam...
bu yagmurlarda olmasa..
inanki....
kimse görmeden sokaklarda aglayamam..

urunguşat
16-01-09, 18:15
BıRaK GiT...!
Bırak git bu yüreği..
Bu yürek seni çoktan terketti..
Şahidimdir sabahı iple çeken gecelerim..
Dudaklarımdan akan sözcükler şahidimdir..

Sen,sensizliği öğrettin bana..
Ben'se soğuk gecelerde yağan yağmurlarla,
Şiirlerimle eşlik ettim sana..
Şimdi Yokluğun bağrımda yanan bir kor ateş..
Suskunluğun cehennem ateşi kadar sıcak ve yakıcı..
Korkuyorum artık sessizliğinden..
Ama terketmeli
ve
Unutmalıyım seni...

Ben,tüm benliğimle..
Gururumu hiçe sayarak..
Tüm yaşanmışlıkların anısına..
Senin yoluna aptalca düştüysem..
Herkesi karşıma birer birer aldıysam..
Ve buna rağmen sesin titremeden..
"Bitti" ile başlayan son cümleni kurduysan..
Ve bu son sözünün sonuna noktayı koyduysan..
Bırak git bu yüreği...
Sana artık bir faydası olmaz..

Artık kendime daha fazla acı çektirmeden..
Seni beklemeden ve düşünmeden..
Yüreğimden çık git istiyorum..
Son gözyaşlarımla seni ıslatarak..
Öylece ,çaresizce seni bırakarak..
Bir kere olsun yüzüne bakmayarak..
Çekip gidiyorum yok olan varlığından..


Şimdi;
Bırak git bu yüreği..
Bu yürek seni çoktan terk etti..
Artık mühürlü bu yürek..
Sensizliğe yemin etti....
alıntı

urunguşat
16-01-09, 18:15
Düşümden Düştün.. Canın Acımadı Ya??

ne zaman düştün sol yanıma da, vuruldum sözlerimden
benim yazım değilsin, korkarım kışım da
tenimde çıldırmış bir dilek tutuşturur iliklerimi
sen ateşsin
saat 17:28
kimbilir, şimdi neredesin

yoruldum korktuğum yangınlara yakalanmaktan
suya düştü intihar, boğuldu son bakış
kimi istesem uzaktır kıyı boyları
vedalar alnıma işlenmiş, nakış nakış

aşk! Sevdiğim ama dokunamadığım çiçek
kulaç attığım dalgalara sıkıştı haykırışım
gitmeyi öğrettiler bana, kalmak nasıldır..?
nasıldır bir göğüste endişesiz uyumak..?
yırttığım takvim yapraklarında ağlıyor çocukluğum
söylesene, nasıldır dudaklarını bir dudakta uyutmak..?

ne zaman girdin aklıma da, karıştım gecelerde..?
benim sevdam değilsin, korkarım sevenim de
yürekte şaha kalkmış bir arzu ıslatır dilimi
sen havasın
saat 22:16
kimbilir, şimdi hangi kuytudasın

arındım ve çözüldüm geçmişin kirli nefesinden
geceye düştü uyku, titredi acı soluk
kimi çağırdıysam, kapalıdır seslerinin yolu
üşümeler içimden akıyor, oluk oluk

tutku! Bildiğim ama gösteremediğim resim
akıttığım renklere takıldı gül yüzlü uçurtmam
susmayı öğrettiler bana, konuşmak nasıldır..?
nasıldır, bir sesin içinde bağdaş kurup dinlenmek..?
yitirdiğim öpüşlerde yanıyor sevgilerim
söylesene, nasıldır bir yüreğin içinde demlenmek..?

ne zaman geldin yanıma da, dağıldı hüznüm
kaçarım değilsin, korkarım tutanım da
sen topraksın
saat 22 39 kimbilir, şimdi hangi duygunun uykusundasın
(ALINTI)

urunguşat
16-01-09, 18:15
Hayırsız İstanbul...

Saganaklardayim nedensiz, Istanbul seni benden çalali
Artik senin güzel gözlerinle görmeli
Senin nefesinle solumaliyim Istanbul'u bu sabah
Sesin kadar güzel, senin kadar güzel olmali
"Hayirsiz Istanbul…"
Sariyer'deki balikçi meyhanelerinden duyulmali
Istanbul sarkilari bizi anlatan
Yasamaliyim Istanbul'u yeniden
Sarniçlarinda bogulan asklar canlanmali
Camilerinde kiliselerinde dualar kabul olmali
Mumlar sönmeden türbelerinde
Serin sularinda aksin olmali Istanbul gibi
Marti kanatlarinin altindaki bogaz yamaçlarinda
Yasanan yüzyillarin asklari dolmali içime
Sen istanbulda
Istanbul benim içimde olmali
Istanbul olmaliyim
Surlarinda kalan izlerini bulmaliyim
Seni eski zaman sevdalarinda kucaklayan
Istanbul'un dudaklari gibi
Dudaklarina kanmaliyim
Sen istanbulda bir ask
Ben Istanbul olmaliyim
Istanbul'u seninle yasamaliyim yeniden
Ellerin bütün vapurlarini oksuyorken nazim gibi
Güvertelerinde ayak izlerin henüz duruyorken
Ben kanatlarimla üzerinde olmaliyim Istanbul'un
Hazarfen Çelebi gibi inadina
Istanbul askinin özgürlügüne ölebilmeliyim
Fatih haliçten girdi sessizce
Ben yüreginden vurmaliyim fütursuzca
Saganaklarinda seninle islanmaliyim
Bütün islakligimizda Istanbul
Bütün üsümelerimizde Istanbul olmali…
Sultanahmet Ayasofya bizi anlamali
Ben Istanbul' da bir lodos
Ben istanbulda bir yelkenli
Ben istanbulda deniz kokusu olmaliyim
Sarmaliyim Istanbul'un seni sardigi kadar
Gözlerin Istanbul olmali,
Gecesinde dilek tuttugum yildizlari gibi
Ben yildizlara bakmaliyim
Senin istanbulda düslere daldigin kadar
Bizans'in biraktigi gibi Istanbul'u
Istanbul seni bana birakmali,
Bir Istanbul sabahi
Bilirim ki
Istanbul susar
Istanbul aglar
Iste askim Istanbul kadar zor olmali
Istanbul sana susamali
Benim sana susadigim kadar
Bu hasret Istanbul'a da koymali bana koydugu kadar..

urunguşat
16-01-09, 18:16
Aliştim Ayriliklara

ALIŞTIM AYRILIKLARA
Sen, hayatıma girmeden önce ben vardım.
Sen, hayatıma girdiğinde ise ben yine vardım
Ancak birbirinden farklı iki varlık
İki kişilik, iki ruh, iki beden olarak...
Yokluğunda ben;
Geceleri oturur; Radyo dinlerdim.
Aşıkların birbirine armağan ettiği şarkıları,
Ben de yalnızlığıma armağan ederdim.
Herşey anlamsızlaşırdı çoğu kez.
Ve çoğu zaman anlamsızlıklarda kaybolur giderdim.
Yaşamak mı daha acı veriyor yoksa ölmek mi? gibi
Acımasız sorularla kendimi irdelerdim.
Varlığında ise herşey bambaşkaydı.
Ben bir başkaydım.
Gecelere seninle beraber veda eder.
Günün ilk ışıklarına seninle Merhaba derdim.
Ve anlamlı gelirdi herşey.
Anlam karmaşaları bir bir terketti beni.
Sen de var olmayı, seninle birlikte yaşamayı
Ve herşeyi seninle paylaşmayı severdim.
Seni her geçen gün daha da çok severdim.
Ancak nerden bilebilirdim ki masalın sona ereceğini
Nerden bilebilirdim habersiz çekip gideceğini.
Dün vardın bende vardım.
Bugün yoksun; Bense varmıyım yokmuyum bilmiyorum.
Dolmayacak cinsten bir boşluksun şimdi.
Ne sana benzeyen biri bu boşluğu doldurabilir.
Ne de yeniden çıkıp gelsen SEN doldurabilirsin.
Öyle bir boşluk ki sorma gitsin.
Boşver ve sevgili
Alıştım ben yalnızlığa ayrılıklara
Bırak artık böyle sürüp gitsin!

urunguşat
16-01-09, 18:16
Sen artık başkasının okuduğu bir şiirsin...

Sen artık başkasının okuduğu bir şiirsin,
Ve hayırsız dudaklarda son buluyorsun..
Gece yarıları, seni bitiriyorlar!
Ama ben inadına,
Sana yeniden başlıyorum her sabah.
Oysa sen sadece benim okuduğum bir şiirdin,
Seni sevmiyor olabilirim,
Hatta unutabilirim zamanla adını..
Ama unutmam seni.!!
Sevdiğimdin!
Sevgilimdin..


Bu oyunda kazanan olmadı sevgili,
Kirlenen ve temiz kalan var..
Kumarda hayat galip yine!!
O günlerden bize yar olan..
Atmaya kıyamadığımız resimler sadece…
Şimdi ikimizin de geceleri çok farklı!!
Birimiz başını yastığa koyuyor,
Birimiz bir yabancının omzuna..
Ve ikimizde değişik başlıyoruz güne!!
Birimiz uykusuz kalmış…
Birimiz yarin koynunda..!!

Biliyorsun..
Düzenin insanı değilim ben..
Hiçbir zaman da olmadım..
Bu dünya seni de kirletti vaktinden önce,
Hikaye kötü bitti…
Yazık!
Düşümdeki güzeli sen sanmışım……
Birkaç parça şiir..
Güleryüzlü bir albüm,
Ve mektuplar..
Böyle bir bozguna bu kadar anı yeter..
Bir tek şunu unutma!
Hayatımda okuduğum en güzel şiirdin sen.

Alıntı !

urunguşat
16-01-09, 18:16
Gitme.....
Gidişin ölüm gibi geldi,birdenbire ve apansız
Öyle ayaz öyle karanlık ve öyle yalnız
Kuru bi hoşçakal asılı kaldı dudaklarımda
Oysa gitme demeliydim sana
Gitme ve kal yanımda
Belkide hiç saklamamalıydım gözyaşlarımı
Belki döner ellerinle silerdin
Mendilini bana bırakırdın belkide....
Sarılırdın yine.....
Ve ben yine rüzgardan titriyorum derdim sana...
Gülümserdin.....
Daha sıkı sarılırdın almak için titrememi
Ama bilmezdin daha çok titreyeceğimi....
Gitme......
Hadi uzat elini yüreğime
Senin ellerinde can bulur yüreğim....
Hadi bir daha bak gözlerime
Bakarsan eğer gitmeyeceksin biliyorum
Biliyorum ya eminim sanki
Gülümsemene,bakışlarındaki davete güveniyordum.....
Hadi dur ne olur
Bir kere daha düşün.....
Masum bir çocuk gibi bırakma......
Gitme.....
Ne olur gitme.......
Hem sensizlik, hem karanlık......
Bilmiyorsun aslında karanlıktan korktuğumu......
Dur gitme.........
Ağır gelir bana karanlığın yükü.....
Gözbebeklerin bile kaybolur benim karanlığımda.....
Dur.....gitme.....


HOŞÇAKAL......

alıntıdır...

urunguşat
16-01-09, 18:16
yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola

seni sen yapan ne kaldı söyle ?
beynin ! yüreğin ! düşüncelerin ! ideallerin .
gem vurmadığın ne kaldı ?
düşüncelerini mi söyleyebiliyorsun özgürce,
yoksa gelecekle ilgili mutlu hayaller mi kurabiliyorsun ?
ya da beynini mi geliştirebiliyorsun.
özgürce yaşayabiliyormusun sevdalarını.
çılgınca haykırabiliyormusun sevdiğine "seni seviyorum" diye.
hangisini yapabiliyorsun.
söyle seni diğer insanlardan ayıran ne kaldı ?
anlat bana; ayşeden, fatmadan, ahmetten, mehmetten farkını...
ben farklıyım deme boşuna göster bana...

yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola,
beynini çöp sepetine atacaksın.
bırak özgürce yaşasın kalbin aşklarını.
evet
belki kırılacaksın, üzüleceksin;
ama sonra hatırlayacaksın geçirdiğin günleri.
yaptığın çılgınlıklara sende şaşacaksın.
güleceksin sevdiğini 1 saniye olsun görebilmek için yaptığın şeylere
( uydurduğun mazeretlere ).
gülerken ürpereceksin,
özleyeceksin o saf duygularını ve :
keşke diyeceksin...
keşke sunsaydım kalbimi sevgiliye.
delice çırpınışlarını hatırlayacaksın yüreğinin,
öpüşmelerindeki tadı dudaklarında hissedeceksin.
sonra onu düşüneceksin
( hiç aklından çıkarmadığını hatırlayarak )
ama kesinlikle beynini katmayacaksın bu işe.
aşkta mantık yoktur sevgili. mantık riskleri reddeder.
ama her aşk bir risktir. "ya hep ya hiç" diyebileceksin.
sonuna kadar gideceksin.
sonunda uçurum olduğunu bile bile.

yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola.
yanında olduğunu o zaman göreceksin.
ve hissedeceksin o zaman senin için çarpan yüreğin sesini,
aşkın iki kişilik olduğunu öğreneceksin.
..........

urunguşat
16-01-09, 18:16
Sevgi emekmiş
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,
Kendimi bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım.

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil,
Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım.

Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.

Sevmek ile sevilmenin yolu önce kendini sevmekten geçermiş,
Neden kendine aşık olduğunu anladım.

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım.

Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.

Ve sevilenle ağlayamıyor, kaçıyorsan ondan, çaresizliktenmiş,
Senin acın için odamda tek başıma hıçkırıklarla ağladığımda anladım.

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım.

Fakat, hakedermiş sevilen onun için dökülen her bir damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım.

Ìyi niyet tokmakmış sevilenin başına bazen,
Başımda şişlikler oluşunca anladım.

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım.

Tek başına ayakta durabilecek kadar güçlüysen, yanında tutanlar varmış,
Neden hiç yalnız kalmadığını anladım.

Ve "Sana ihtiyacım var, gel" diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana "git" dediğimde anladım.

Biri sana "git" dediğinde, "kalmak istiyorum" diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım.

Dostun seni bir kez terkedermiş, bin kez değil,
Aslında hep yanımda olduğunu anladım.

Ve bir kez terketti mi seni, affetmek çok zormuş,
Bende affedemediğin şeyin ne olduğunu anladım.


Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.

Özür dilemek değil, "affet beni" diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım.

"Affedemem, çok geç" demek gururdan başka bir şey değilmiş,
hala sevgi varsa içinde eğer,
Tutsak kalbimin kapılarını kırıp, içine baktığımda anladım.

Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.

Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.

Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar,
ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

ALINTI

urunguşat
16-01-09, 18:17
Bitmiştik..
Tükenmişlikle..
Gözlerin arasında bir yerdeyim. ..
Ne yerdeyim. ..Ne gökte...

Yalan söylemedim hiçbir zaman...
Korkum vardı..
Titremekliydi hallerim. .
Kalbim derin bir yaranın üzerine veriyordu acı acı nefesleri ni..
Amaçsız yürüyordu ayaklarım yıllardır..
Derin bir yağmura çektin beni...
Kelimeler ini içtim..Sarhoş oldum..
Bir gece yarısı susuşlarına düşürmüştüm,bir damla gözlerimden..
Birde...
ihanet mi? sorusuna veremediğim susuşlara..

Susarak..
susa susa..
Susadım günlerce....

...

Kapımın kilidi korkudan kapandı...
Korkuları..
Acı , sızı ve özlemleri kilit yapmışım farkına varmadan kapılarıma...
Şimdi ben bile açYasak Kelime Kullandınızıyorum yüreğimin kapısını....
Ve farketmed en...
Sende bir kilit vurdun... .
Adı neydi bunun?..
Yağmurda gözyaşımı..ihanetmi..Yokluk mu..?
Bilemem..
Bilmekte istemem..
Tek hissettiğim..
Daha yolun başındayken hayatın..
Sonumu beklemem. ..

Şemsiyemi açtım..
Bilmek istedim..
Yazdım...
Yağmur yağarken..

...

Yağmur yağıyordu..Üşümüştün..
Nasıl oldu bilmiyoru m...
İçeri aldım seni..
Sessiz kaldık bir süre öylece..
Tozlu raflara,Unutulmuş kitaplara dokundu ellerin..
Durmadan bakınıyordun etrafa...
Unutulmuş duygulara sebep aradın kalbimin her köşesinde..
Ve şimdi kilitli kapıları zorlar oldun..
İçimi acıtıyorsun..
Bu gece son...


Dokunma yüreğime.....

urunguşat
16-01-09, 18:17
Aşk oLmayan GönüLLerde Hayat oLmaz..
Unutmadım, unutamadım seni,o öldüren sevgini,
vazgeçmedim senden umudu kesmedim gözlerinden,
bekledim doğan güneşle, belki o getirir diye seni,
karanlıkta yıldızlara sordum, yoksa onlar mı getirirdi sevdiğimi.

durmadım,yılmadım kalbimden, kalbine duyurana kadar sevgimi,
bitiremedim, nefret etsem bile bu yok eden özlemi,
canımı yoluna verdim, yıkılmamak için savaştım, ah bir görsen beni,
ben seni sevdim, ben sana kaldım, yeter artık çağır şu yüreğimi.

elimden gelen sadece büyük bir haykırış,
umutsuz belki, bir ihtimal bile olmasa da bu yakarış,
neden bir tanem, neden, gelsen şimdi biter her acı yine kalplerde barış,
sevgiye senin ki, hadi bir kalp bağışla bana, sanadır bu yalvarış.

görmüyor musun bitiyorum sensiz, eriyorum bir mum gibi,
hadi ateş ol tekrar yak beni, hatırla hor görme geçen günleri,
boş kalmasın anılar kalmasın yaşanmışlığıyla, koparma içimden,
bitsin bu ayrılık, ellerimi tut yine sen değil misin ki yaşamımın tek sebebi.

koş tekrar benimle aynı hayallere, sımsıkı tut bırakma benim gibi,
ben seni tutarken kaybetmemek için, yakala hadi attım sana kalbimi,
gördün mü ışığı geleceği gösteriyor şimdi, ayrılmayan ikimizi, bitmeyecek sevgimizi,
en güzel duyguların başladığı, senin bana gelen en saf halini.

anladın mı seni seven bir kalp var yeryüzünde, seni arayan,
buldun mu şimdi aradığını, yalnızlığın hain kollarında,
verdin mi kararını, uyandıracak mısın beni bu kötü rüyadan,
açacak mısın kollarını, yeniden ısıtacak mısın benimle varlığımı, yine her an.

urunguşat
16-01-09, 18:17
Mahlasım Kalır...
Unutmak bilmeze, kurdun tuzağı,
Yok mu vicdanının yemine bağı?
Gafil ! Koparsan da etten tırnağı,
Birinde, birinin yarası kalır.

Biraz yetinmedin, hep dedin “daha”
Hem kır ayağımı, hem kalk de şaha!!!
Sana alemlerde sahte kahkaha,
Bana da aşkımın mirası kalır.

Sevda gemimize, ruhsuz tayfayı,
Getirdin, çatladı kalbimin fayı,
Açtım diyorsun ya, beyaz sayfayı,
Bil ki vebalimin karası kalır!

Çamura buladın bu berrak nehri,
Ne çare!Öfkemle yıksam bu şehri,
Badedir diyerek verdiğin zehri,
Kussam da nöbeti, sarası kalır.

“Sana mahsusum de” başkasına es,
Nasıl kesilmesin aldığım nefes?
Dile kavuşursa içimdeki ses,
Ahirete kadar narası kalır.

Körpe gülistanı nasıl da biçtin,
Abı-ı hayatımı, fasılda içtin,
Zahirî sevmişsin, asıl’da hiçtin,
Halil’i gömsen de mahlası kalır.



Alıntıdır.

urunguşat
16-01-09, 18:18
AĞLADIM

Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde,
Bu gece yine için için yanıyorum,
Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum,
Seni, gidişini, sevişini, herşeyini...
Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim,
Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor...
Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde...
Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum,
Onları sana benzetiyorum,
Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali...
Dedim ya, seni düşünüyorum bu gece,
Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü,
Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu,
Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını
Ve birgün ansızın bırakıp gidişini...
Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını,
Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum,
Bir daha çıkamasın diye...
Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin,
Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin?
Gittin son bir veda ile gözü yaşlı,
Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı,
Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım...
Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım,
Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine,
Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala...
Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz,
Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz...
Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm,
Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm,
Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna,
Ne yazık ki, ihmal edildin bir hata uğruna,
Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin,
Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı,
Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna,
Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin...
Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın,
Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin...
Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün,
Ve ardına bakmadan gittin...
Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım...
Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz,
Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil...
Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç?
Parça parça edilmiş, yıkık ve virane,
Bir o kadarda vefasız...
Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım...
Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm...
Unuttum dedim, unutacağım dedim,
Unutamıyorum dedim, unutmam dedim...
Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden,
Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde,
Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde,
Hatıraların, gözlerin ve sözlerin...
Şiirlerini getirdiler bana,
Beni öldüren şiirlerini...
Vefasız dediğini duydum, yıkıldım,
Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma,
Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi,
Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım...
3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim...
Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde...
Belki birgün sesini duyarım umuduyla
Telefon bekledim günlerce,
Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca
Ağladım ağladım,
Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım...
Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye,
Olurda içinde görürler beni diye...
Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye,
Olurda içinde seni görürler diye...
Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken,
Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye,
Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın,
Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce,
Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle...
Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum,
Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde...
Düşmüyor adın hiç dilimden,
Öleceğim gülüm bir gün ben,
Senin sevginden, senin derdinden...
Bir gün göreceğim yine belki seni,
Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni...
İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım,
Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım...
Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye,
Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi;
Seni unutmam için öldürseler bile,
Karşılık olarak dünyayı verseler bile,
Darağacı kurup idam etseler bile,
Senden başkasını asla sevmeyeceğim...

urunguşat
16-01-09, 18:18
Hayat
Hayatta Bir Gemi
Seni Sevdim Seveli
Oldum Ben Bir Deli
Seni Gördügüm Günden Beri"""

urunguşat
16-01-09, 18:18
Yildiz Yagmuru
Bir yildiz yagmuru islatir beni
düsürken damlalar o gül yüzüne
her damla göz yasi sorarken seni .
yildizlar döserim ayak izine ,


kuruyan dallara göz yasi yürür
yaprakalar titresir yol verir daglara
yildiz kümeleri yere dökülür
sehrayine döner karanlik yollara .



artik ne gam keder ne aci ne dert
umutla yeseren her mevsim bahar ,
ve gün gün ruhlarda büyüyen hasret
solgun yürekleri sonsuza boyar

urunguşat
16-01-09, 18:18
Hapisane
Hapisane deyip gecme
sakin Hapisane Cayi icme
Icersen O Cayi
Unutamazsin Sen O Maziyeyi"

urunguşat
16-01-09, 18:18
Iyiki Dogdun
Sen Gözlerimdeki yas
yanagimda Ates
Ve Kalbimdeki Acisin
Sen ki sevilmeye Layiksin
Dogum Günün Kutlu olsun

urunguşat
16-01-09, 18:19
Arkadas
Bitmesi gerken bu büyük savas
onun zaferiyle biit arkadas
seni seviyorum demesi bile
beni aglatmaya yetti arkadas

ismini ismimin yanina atin
ona ait ne varsa toplayip yakin
sevdigim taptigim o mechul kadin
elveda etmeden gitti arkadas
bir veda etmeden gitti arkadas

urunguşat
16-01-09, 18:19
Hadi Sil Gözlerini
Bulutlar göc ederken bu sehrin üzerinden
neden gözlerin sirilsiklam bakiyor
biten bir sevgi olsun hadi sil gözlerini
senin bu bitgin halin beni derinden yakiyor

en yakin arkadasim üzme artik kendini
haykir küfret dünyaya küs bütün kederini
bütün günahlarini ödedin bedelini
saniyorsunki o da senin gibi yaniyor


aldaniyorsun dostum o nun keyfi yerinde
sen acilar cekerken o zevkin seferinden
toz pempe hayallerde yeni ask pesinde
sende hasret onda ask besteleri caliyor:

urunguşat
16-01-09, 18:19
Kader
Kaderim Bumus Böyle
Allahim Nemis Benim Cektiyim Böyle
Muhakkat Gidecegiz Öyle Güzel Yere
Sakin Söylemeyin Kötü söz Öyle"

urunguşat
16-01-09, 18:19
Cesme
Su Cesme Viran Cesme
Tasi Var Turnasi Yok
Kirmayin su Feyzonun kalbini
Yapacak Ustasi Yol

urunguşat
16-01-09, 18:19
Bir Bak Su Halime
Dayan Gönlüm Dayan
Su Dünya Bile Yalan
Hey Sevgilim Buna inan
Sevecegim Seni Ölünceye Kadar
Buna Inan

urunguşat
16-01-09, 18:20
Yillar Sonra
Anımsadım sizi
Bin dokuz yüz kırk dört
Berlin caddeleri …

Geçtiniz
mahallemizden
Bıraktınız
aynı izleri

urunguşat
16-01-09, 18:20
Yüreğindeki En Sıcak Yere Göm Beni..
Yoksun gözlerimde bu gece,
Karanlık ezer içimdeki türküleri.
Uzat ellerini,
Üşüyor yüreğim,
Umutlarını ört üzerime.
Islanıyor kirpiklerim.
Yüreginle sil gözlerimdeki yanan denizleri.

Yoksun,
Gülüşlerimde bu gece,
Yalnızlık deler icimdeki düşleri.
Hasretine gebe gönlüme,
Baharımsı gülüşlerini giydir.
Ne olur dokun gözlerime.
Yoksa, kayacak aynalarımdaki
Sevdana gülümseyen yıldızlarım.
Gözlerinle yıka karanlığa boyanmış ellerimi.

Yoksun,
Bozkırlarım yeşermiyor bu bahar...
Kökleri yolunmuş tomurcuklarla
Sarıyorum hasretini...
Gözlerimde solmuş anılarla
Soluyorum icimdeki sevgini...
Bırak dökülsün gözyaşların
Tozla toprağa karışmış yüreğime...

Yoksun acılarımı son kez icime cekerken...
Bir cüz daha iciyorum
Hüznün okyanuslarından.
En tuzlusundan,
En acısından,
Kana kana sensizliği iciyorum
İsmini sayıklayan dudaklarımla...
Ne olur son kez ört üzerimi
Üşümesin karanlıklarda gözlerim...
Gözyaşlarınla yıkayıp,
Acılarınla kefenleyip,
Yüreğindeki en sıcak yere göm beni...

Alıntı - Anonim

urunguşat
16-01-09, 18:20
BiZ YeTMeZ MiYDiK BiRBiRiMiZe:::...

Bu sefer hersey baska.
Cok daha baska iste hersey..
Bu gidisin dönüsü yok sanki.
O i$ik yoktu gözlerinde.
"Bekle"..! demedi gözlerin.
Her zaman ki gibi bakmadilar iste ..
Bakmadilar
Korktugum sey bu muydu?


Ne kadar beklemeliyim daha?
Bilmiyor muydum bir gün bu günün gelecegini?
Anlamamis miydim zaten imkansizin pesinden kostugumuzu?
Hissetmedim mi sanki kalbimin sonradan alismadigim acilari cekecegini?
Biliyordum,
Anladim,
Hissettim...
Ama birsey yapamadim..
Engel olamadim..
Kalbimi kenara atip seni silemedim...


Gitmedin..
Bitmedin..
Gidemedim..
Bitiremedim..


Hersey bu kadar zor mu olmaliydi?
Sevene aci cektirmek doganin kanunuydu sanki?
Yalana bak..!
SEN yaptin,
BEN yaptim
>>BIZ<< YAPTIK!


Asabilirdik herseyi..
Gögüs gerebilirdik acilara..
Herkes saygi duyardi bize..Biz saygi duysaydik kendimize..!
Sen kalirdin belki de.. Ben seni okadar sevmeseydim
Yada cok sevdik..Ondan pes ettik
Kandiralim yine kendimizi..Evet cok sevmistik biz diyelim..A
gir di sevgimiz diyelim..Tasiyamadik birbirimizi diyelim mesela..
Ben cok sevdim diyelim, yada sen..ne fark eder ki?
Inanirlar mi dersin..Sen inanmazsan..Ben inanmazsam.. Kim inanirdi ki?..
Yada inandirmak zorunda miydik onlari?..Biz bilseydik yetmez miydi..
Sen bana, Ben sana kalsaydim..Biz yetmez miydik birbirimize?
Neden ki bu sorular şimdi..



...::: ALıNTı :::...

urunguşat
16-01-09, 18:20
Bak yine soldu güneş.Kapadı perdesini gülen dünyaya.Ve hüzün çöktü bir karanlık akşama.Bembeyaz düşlerimi bogdu içimdeki sensizlik..Kapadı yollarımı yine gözlerin..Unutulmaya yüz tuttu adın..

Bu evde yine hüznün * siyaha boyanmış düşlerin * yarım kalmış bir aşkın parçaları geziniyor..Adeta boguşuyorum hayalinle * içimi acıtan gözlerinle..

Matemlere bürünüp * şakagından vuruyorum masum sevdamı..Yine yine nefes nefese kalıyorum girdaplar içinde..Gözlerim öylesine yorgun * kalbim öylesine bitkin * sense hala hala herşeyimde gizlisin..

Bitsin artık bu işkence bitsin...?!

Biliyor musun..?

Çiçekler baharı kucakladı *

Yıldızlar geceleri sardı * sarmaladı..

Ama ben seni kucaklayamadım

Ama ben seni sarıp sarmalayamadım...

Hayat diğerlerine umut dagıttı

Mutluluklar her kapıyı çaldı

Ama ben umutsuz kaldım

Ama benim kapım çalınmadı

Artık sensizlige dair ne varsa yakmalı

Bu sevdayı da maziden saymalı

Sana dair ne varsa içimden atmalı artık atmalı

Görüyorsun işte sen artık bittin ve *

YaLınayak kaldı bir sevdam daha...alıntı..

urunguşat
16-01-09, 18:21
Acıyan yanımsın
yokluğunun sessiz çığlıklarındayım
gönlümde geceyi karşılıyorum
dışarısı soğuk buğusu
karanlığın zifirine vurulmuş yüreğim
bir yanım bıçak yarası
diğer yanım bir düş yangını
gözlerin değiyor yüzüme
düğümleniyor söyleyeceklerim
nerdeydin? hangi zamanların
kirpikler inde asılı kalmıştın
hangi mevsim avuçlarına almıştı
içimdeki sendende öte seni
oysa nasılda saklamıştım
yüzünü düşlerimde
nasılda taşımıştım yüreğini içimde
şimdi bir bir dökülüyor yıldızlar geceye
hüzünler yağıyor üzerime
sen yine zamanın ötesindesin
bense bilinmezl erindeyim
yokluğuna uzanan vakitleri n
aslında asırlar öncesinden
acıyan yarımdın
hep vardın siyahımda



alıntı

urunguşat
16-01-09, 18:21
Bir Çocuktan Annesine...
Dün bir partiye gittim anne, bana öğütlediklerin aklımdaydı,
"İçki içme yavrum" demiştin, yalnızca soda içtim anne.
Dediğini yaptığım için içim gururla doluydu,
Diğerlerine benzemedi m ve ickili araba kullanmad im.
Ben doğru olanı yaptım anne, tıpkı senin dediğin gibi...
Şimdi parti sona eriyor anne ve herkes içkili
Arabayı kullanmay a başladım anne, tam yola çıkacaktım,
Diğer araba beni görmedi anne, bana bir eşyaymışım gibi çarptı.
Kaldırımda uzanmış yatarken yaralı,
Polisin "Bu çocuk sarhoş" dedigini duydum anne
Bana çarpan sarhoşsa onun hatasını ben mi ödeyeceğim anne?
Burada ölüyorum anne, hayatım bir balon gibi sönecek mi?
Etraf kan dolu anne, benim kanımla.
Hissediyo rum, birazdan öleceğim.
Sana son bir şey söylemek istiyorum anne,
Yemin ederim hiç içmedim,
İçen ben değil, onlardı anne..... .
Galiba bana çarpanla aynı partideyd ik,
Tek fark; o sadece sarhoş, bense ölüyorum anne.
İnsanlar neden içer anne?
Şimdi keskin bir acı duyuyorum, tıpkı bıçak gibi.
Bana çarpan çocuk yürüyor, görüyorum. Bu haksızlık!
Kardeşime söyle ağlamasın anne, babama söyle cesur olsun.
Mezarımın başına "babasının kızı" diye yazmayı unutmasın.
Birileri ona içkili araba kullanmam asını söylemeli anne.
Nefesim tükeniyor, gittikçe halsizleşiyorum.
Ne olur ağlama arkamdan.
Son bir sorum var anne elveda demeden önce,
Suçlu ben olmadiğim halde ölen neden benim?

urunguşat
16-01-09, 18:21
Nerdesin Be AŞK..
Nereye baksam "gel beni bul" diye haykırıyor AŞK.
Takılıp gidiyorum ardından aşkın sesinin. Ulaşmaya çalışırken o sese,
yakalamaya çalışırken; tökezliyorum her defasında ona giden yolda
Düşüyorum...

Her düşüşten sonra, yamalı bir sevda daha bırakıyorum ardımda.

Ve anlıyorum her defasında neden hep kaçtığımı sevdalarımı yaşamaktan...

Ve anlıyorum her defasında neden hep yarım bıraktığımı aşklarımı..

Ve anlıyorum her defasında, kendime yasakladığım sevdalarım ve sevdayı
yaşamamışlıklarım, bitişleri görme cesareti yoksunluğundan başka birşey
değil...


"Sonsuz ve ölümsüz aşk yoktur"

Ama o ses...
Ahh o aşkın beni çağıran sesi yok mu?
Tıkayamıyorum kulaklarımı artık.
"Bulduğumda yaşayacağım bu sefer" kararlılığı ile koşuyorum hep.
Düşüyorum....

En ufak bir sendelemede hemen yeni bir arayışa itiliyor yüreğim, sonra bir
yeni arayışa daha, sonra bir yenisine daha.....
Bu öyle bir kısırdöngü ki, aynı anda çoğul sevdalar esiyor yüreğime;
eşzamanlı aşklar yaşıyorum..
Fırtınayı bekleyen ben, yetinmeye çalışıyorum rüzgârlarla..
Üselik çoğu rüzgâr bile değil ve aslında ben çoğunu en baştan anlıyorum,
kendimi kandırıyorum..
Ama gene de atıyorum aşkın ılık esen rüzgârlarına kendimi.
Sonu başından belli yarım yamalak sevdalar yaşıyorum.
Her yamalı aşktan sonra daha fazla artıyor açlığım, daha fazla artıyor kana
kana içme ihtiyacım..

Her biri için "acaba bu kez doğru kişi mi" diyerek eş zamanlı aşklar
yaşıyorum.
Ve ben, her defasında; daha da üşüyen bir yürekle başbaşa kalıyorum, daha da
yalnız bir yürekle..

Ahh!
Ama suç bende, salaklık bende..
Çok şey istiyorum ben!!!!
İnsan olmalı ruh ikizim olmalı, erkek olmadan önce...
Ruhumu soyabilmeli giysilerimden önce..
Zihinsel uyum "olmazsa olmaz" larımın başında geliyor..
Elleri bedenimden önce saçlarımda gezinebilmeli...
Ruhum ile sevişebilecek bir yüreğe sahip beden olmalı yatağımdaki..
Ve eğer mümkün ise..
Lütfen..
Birlikte uyuyup birlikte uyanabileceğim biri olsun bu sefer...

Görüyorsunuz ya; ne çok şey istiyorum. Üstelik bu kadar da değil, liste daha
uzuyor...

Tekrar aşkı yaşamayı yasaklasam kendime, eskisi gibi yarım bırakıp gitmeye
karar versem???...
mi acaba?

Ama hayır, ben artık gerekirse boğulmak istiyorum sevda denizinde.
Sonları da yaşamak istiyorum artık..

Şimdilerdekilerde değil ama, öncekiler, önceki sevdalarımda hep ışıl ışıl
gözler vardı...
sürekli düşünüldüğüm ve düşündüğüm, arandığım ve aradığım, çılgınca
özlediğim ve özlendiğim, bulutların üzerinde yaşıyormuşcasına yaşanan
sevdalardı benimkiler.
Hep öyle kalsınlar istediğim için yarım bırakıldılar zaten.
İstemedim o ışıl ışıl gözlerin donuklaşmasını..
İstemedim telefonumun nadiren çalmasını..
İstemedim paranoyalarımla başbaşa kalmayı..
Korktum hep bitişlerin acımasızlığından..

Sanırım aşk benden intikam alıyor.
Dolu dolu, dopdolu aşkları yaşamadım, yarım bıraktım.
"Madem öyle gel böye" diyor şimdi bana...
"Gel beni bul" diye haykırırken bir yandan, diğer yandan da "ohh canıma
değsin, sana sunduğum fırsatları geri teptin zamanında, kendi düşen ağlamaz"
diyor sanki..

Ey Aşk !
Af diliyorum senden işte...
Çıksana artık karşıma, savursana beni fırtınalarınla...


alıntı..

urunguşat
16-01-09, 18:22
Hüzünlendirmiyor Beni Yokluğun

Hüzünlendirmiyor beni yokluğun,

Ben yarını düşünmeyi sevmem. Ne olacaksa hemen şimdi olsun isterim.
Seveceksem şimdi, öpeceksem şimdi, susacaksam şimdi, güleceksem
Şimdi...
Zaman bir kez geçer insanın eline, o anın bir daha tekrarı yoktur. Ne
Yaşarsan bir kere yaşarsın. Bu yüzden sevmem beklemeyi. Bu yüzden
Bekleyerek geçen zamana acırım.

Ama bu kez bir şey oldu, bir şey...

Şimdi yarını beklerken hiç kızmıyorum. Sen yoksun ya, bu gece de sensiz
Geçecek ya, "Olsun" diyorum, "Bizi bekleyen çok güzel günler var
Önümüzde..."

Nedir beni böylesine değiştiren şey? Nedir geleceğe dair umutlar
Beslememi sağlayan şey? Aşkın elbette... Başka açıklaması olabilir mi?

Sen olmadan da keyif alarak yaşayabiliyorum. Bir yerine iki kadeh rakı
Içiyorum, biri senin için. Sevdiğimiz şarkıları art arda iki kere
Dinliyorum, biri senin için. Sabah uyanınca pencereyi açıp temiz havayı
Içime iki kere çekiyorum, biri senin için. Balkonda güneşin bedenime
Işlemesi için 5 dakika kalırdım eskiden, şimdi 10 dakika kalıyorum.
Yokluğunda hayatı iki kişilik yaşıyorum. Yokluğunda hayata dair ne
Varsa
Yine seninle paylaşıyorum.

Özlemekse özlüyorum elbette... Hasret şarkılarını kim benden daha iyi
Söyleyebilir? Kim gökteki yıldızlara bakıp onları senin gözlerin yerine
Koyabilir? Kimin yüzüne seni düşündükçe bir gülümseme yayılabilir?

Dedim ya değişiyorum diye, eskiden böyle koyu bir özlemin içinde
Olsaydım isyanım sığmazdı içime. Bir siyah hüznün içinde kıvranır
Dururdum, bitmek bilmezdi geceler. Şimdi öyle değil... Şimdi seni
Özlemek sevdamızın olmazsa olmaz parçasıymış gibi geliyor bana.

Sonbahardayız ama ben ilk yazın sevincini taşıyorum içimde. Ve
Biliyorum
Ki, hiç bitmeyecek bir baharı yaşayacağız birlikte. İşte bunun için
Hüzünlendirmiyor beni yokluğun(alıntı)

urunguşat
16-01-09, 18:22
AğLadım.....(Severek Ayrılanlara) AĞLADIM

Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde,
Bu gece yine için, için yanıyorum,
Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum,
Seni, gidişini, sevişini, her şeyini...
Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim,
Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor...
Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde...
Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum,
Onları sana benzetiyorum,
Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali...
Dedim ya seni düşünüyorum bu gece,
Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü,
Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu,
Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını,
Ve bir gün ansızın bırakıp gidişini...
Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını,
Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum,
Bir daha çıkamasın diye...
Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin,
Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin?
Gittin son bir veda ile gözü yaşlı,
Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı,
Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım...
Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım,
Uzaklara gittin, belki bir daha asla geri dönmemecesine,
Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala...
Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz,
Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz...
Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm,
Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm,
Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna,
Ne yazık ki ihmal edildin bir hata uğruna,
Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin,
Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı,
Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna,
Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin...
Bir daha unutuldun, sevdanla baş başa bırakıldın,
Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin...
Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün, ve ardına bakmadan gittin...
Beni benle baş başa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım...
Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz,
Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil...
Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç?
Parça, parça edilmiş, yıkık ve virane, bir o kadarda vefasız...
Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım...
Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm...
Unuttum dedim, unutacağım dedim, unutamıyorum dedim, UNUTMAM dedim...
Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden,
Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde,
Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde,
Hatıraların, gözlerin ve sözlerin...
Şiirlerini getirdiler bana,
Beni öldüren şiirlerini...
Vefasız dediğini duydum, yıkıldım,
Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma,
Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi,
Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım...
3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim...
Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım her yerde...
Belki bir gün sesini duyarım umuduyla telefon bekledim günlerce,
Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca ağladım, ağladım,
Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım...
Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye,
Olurda içinde görürler beni diye...
Benim kalbimi de istediler, ama vermedim kimseye,
Olurda içinde seni görürler diye...
Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken,
Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye,
Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın,
Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce,
Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle...
Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum,
Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde...
Düşmüyor adın hiç dilimden,
Öleceğim gülüm bir gün ben, senin sevginden, senin derdinden...
Bir gün göreceğim yine belki seni,
Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni...
İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım,
Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım...
Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye,
Ve her yerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi;
Seni unutmam için öldürseler bile,
Karşılık olarak dünyayı verseler bile,
Darağacı kurup idam etseler bile,
Senden başkasını asla sevmeyeceğim

urunguşat
16-01-09, 18:22
Zamanında söylenmemiş sözler
Yakar içimi gün be gün ..
Seni iyice kaybettiğimi anladıkça
Keşkeler çoğalır,



Keşke...

Keşke, sen giderken dur deseydim
Seni sevdiğimi söyleseydim..
Hayatımda ilk defa seni böle sevdiğimi bilseydin,
Kalırdın belki gitmezdin...

Hala gözümün önünde,
Kararsızlık içinde, karma karışık bir şekilde
Beni öpüp, hatta dönüp bir kere daha öpüp
Arkanı dönüp gidişin..

Ne kadar karışıktı kafan
Bana sormuştun doğrusu bu değil mi diye..
Oysa, ayrılalım derken bana sormamıştın.
Ama ayrılalım dediğin gün bile
Beni sevdiğini söylemiştin..

İşte bu yüzden şimdi düşünüyorum da..
O karmaşıklık içinde arkanı dönüp gittiğinde,

Sana Kal Deseydim !..

Kalır mıydın benimle (alıntı)

urunguşat
16-01-09, 18:22
SUS Kİ KELİMELERİM SENİ VURMASIN...
birzamanlar aşk sözcükleri dökülen o dudaklar
şimdi lal olmuş
suskun
sessiz

aslında konuşkan
sürekli bişeyler anlatan
ama
bizden sevgimizden aşkımızdan
başka çok şeyi anlatan
kelimelerde bi biz yokuz

günün nasıl geçti?
nasılsın?
bu böylemi olacaktı?

içime sakladım herşeyi
seni..
aşkımı..
sevgimi..
senin gibi davranıyorum
oyunu senin gibi
senin kurallarına göre oynuyorum
ama biliyormusun
birgün
ellerinden kuş olup uçucam
gittiğimi hiç anlamayacaksın

birgün sevgime acıktığında
biliyorum ki ogün sevgi orucuna başlamış olacaksin
öyle ki
asla bir lokmasını tadamıyacağın
bir sevginin hayali yaşatıcak seni

bu yüzden gereksiz kelimeler kullanma
en iyisi her zamanki gibi sus sen
suski
kendi kelimelerin seni vurmasın!!!(alıntı)

urunguşat
16-01-09, 18:23
Papatya Tarlası
Papatya tarlası…
Bir papatya tarlası düşün…
İlkbahar ayı…
Ve sen, onun yanından geçen yolda
yürüyorsun… Ve o patya tarlasında
bir papatya dikkatiniçeker…
Binlercesinden biridir ama sen,
onun yanına gidersin…
Onda seni çeken bir şeyler vardır…
O papatyayı olduğu yerden koparırsın…
Sadece senin olsun istersin,sadece senin…
Öleceğini düşünmeden. Ve gidersin o tarladan…
İçindeki şiddetin durduramadığı bir bencillik,
ama bir o kadar güzel ve hapsedici.
İşte bu TUTKU…

Yine o tarlanın
kenarındaki yolda yürüyorsundur…
Yine milyonlarcası arasında
bir tanesi seni çeker…
Yaklaşırsın, yanına gidersin o papatyanın…
Gözlerin başkasını görmez olur o an…
Onun için herşeyi yapmak istersin…
Dokunmak istersin, dokunamazsın…
Orda, onunla ölmek istersin…
Ama birden hafif bir rüzgar eser ve
bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna…Dayanamazsın onun kokusuna…
Unutturur her şeyi bir anda
ve o kokunun geldiği yöne gidersin…
o papatya orda kalmıştır…
Yüreğinin bir kenarında…
Paylaşılmamıştır bir çok şey…
Unutulmaz belki…
Ama geri de dönülmez ona…
İşte Bu AŞK…

Yine o yoldasın…
Papatya tarlasının yanından geçen…
Ve yine bir papatya…
Milyonlarcasının içinde seni çeken…
Gidersin yanına…
Orda kalırsın…
Hiç Ölmesin diye her şeyi yaparsın…
Tüm gücünle onunla olmak istersin…
Oradan seni koparacak hiçbir güç,
olmadığına inanırsın…
Ve orda onunla ölene kadar birlikte kalırsın… İşte bu da SEVGİ…



Alıntı...

urunguşat
16-01-09, 18:23
Büyümek

Büyümeyi beklemek zor iş çocuk!
Şeker kavonozuna sandalyesiz erişmek...
Mahallenin haylaz çocuklarına
Günlerini göstermek...
Oyuncak arabalar yerine sahicilerini sürmek...
Veya bakkala izinsiz gitmek degil ki büyümek
Büyümek sandığın aslında bitmektir çocuk!
Bilmezsin.

Büyüdüğünde,
Düşlerinde uçuşan hayallerini,
Artık yakalayamadığını fark edersin.
Göz açıp kapayıncaya dek,
Yitip gidenin zamandan başkası olmadığını...
Ve rüyalara düşen yaprakların,
Sadece çocuksu düşlerin ağırlığına dayanıklılığını...
Düş yaprakları güçsüzdür çocuk!
Bilmezsin.

Büyümek, düşlerini satmaktır.
Büyümek, oyuncaksız kalmaktır.
Büyümek dizlerdeki yaraların,
Yüreklere taşınması...
Büyümek acımaktır, kanamaktır,
Yanmaktır çocuk!
Bilmezsin.

urunguşat
16-01-09, 18:23
Sana Söyleyeceklerimi Susturdum !!

Sonbaharda ağaçların yapraklarını döktüğü gibi
Döktüm dilimdeki sözcükleri
Hepsi bir haykırış hepsi bir yakarıştı
Sen anlamadın.


Artık

Geride bırakıyorum sana ait olanları
Kelimeri ve şarkıları başkası için söylenmek üzere
Raflara kaldırıyorum
Senin içinde geçtiğin bir sözcük bile olmayacak artık.

Sana dair olanlar söküyorum tek tek
En zorda insanın geçmişini
ve anılarını sökmesiymiş


Anlıyorum


Hep peşinden gelecek bir geçmiş de istemiyorum
Artık geçmişimi de bırakıyorum arkamda
Geriye bakıp daha çok hatırlamak
ve üzülmek istemiyorum
Unutuyorum desem yalan
Unutmuyorum
Şimdilik
Sadece alışıyorum
Alışmak unutmanın başlangıcıymış
Önce alışırsın
Sonrada unutursun
Unuttuğunda da geri dönmesin
Bakmasın bile


Şimdi.
Söyledim sözleri de geri alıyorum
Siliyorum birer birer bütün yazdıklarımı
Karalıyorum adımın yanına yazdığım adını

Senle yaptığım
Doğrularımı ve yanlışlıklarımı ayıklıyorum
Yanlışları koyuyorum bir köşeye
Doğrular zaten benim doğrularım

Bu aşkın bütün hesabını kapatıyorum
Bize dair hiç bir şey yok artık
Ne sen ne ben artık bir şey söylemeyeceğiz
Söylesende ben duymayacağım



Sözcükler anlamını yitirdi artık.
Sana dair söylenecek bütün sözleri tükettim
Kelimeler dilsiz artık
Lal ettim dilimi
Sana bir şey söylemiyorum....

urunguşat
16-01-09, 18:24
Çok Sevdim Diye mi?

Nedenini bilmiyorum,
Ama...
Bugün herzamankinden daha çok ihtiyacım var sana...

Çok eksiğim bugün...
Yine batıyor güneşle birlikte kayboluyor tüm direncim,umutlarım!
'Ben artık onsuz yapabiliyorum...!dediğim günler toz duman olup yapıştı yine boğazıma,
Nedense tutamıyorum sensizliğin çıldırtan isyanını bugün!..
Damlıyor gözyaşlarım...

Bak,
Yine çekildi;
Evli evine,köylü köyüne!
Nedenini bilmiyorum,ama;
Evsiz,köysüz kaldım bugün,bu gece...!

Herkes sığınacak bir çatı buldu gerçek benliklerde,
bense sensizliğin kimliksiz çatısına sığındım yine...
Bana gelen tüm yollar kapandı,yolsuz kaldında dönemedin mi?
Yoksa çıkar bi yol mu buldun kendine!!
Bilmiyorum sebebini,sonucunu çok yanlızım bu gece...

Çözülmeyen düğüm,
Kanıtlanamayan suçlar gibi sensizlik...
Yetmiyor yaşamaya,
Bi ben bi de sensizlik...
Nedenini bilmiyorum,ama;
Çok koyuyor bugün,bu gece bu bilinmezlik!


Herşeyi bi nedene bağladımda,bi olmayışını bağlayamadım sonuca...
Belki de bunun için acıtıyor bu denli,kıvrandırıyor....
Çok sevdim diye mi kaybettim seni,çok sevilemedim diye mi...
Tüm sessiz çığlıklarıma inat bozuyorum gizli suskunluğumu ...

urunguşat
16-01-09, 18:24
Sensizlik
Yine hüzün rüzgarları esiyor gönlümde,
Yanlızlığın ve sessizliğin çığlığı duyuluyor.
Bir başka geçiyor sensiz geceler,
Bir başka aydınlanıyor sensiz günler.

Geçtiğin yollara baktıkça gidişin geliyor aklıma,
Su gibi akıp gittiğin günleri hatırlıyorum.
Sana engel olamadığım için kendime kızıyorum,
Ve 'NEDEN' diye soruyorum!... NEDEN?..

Senin için yazdığım satırları okuyorum rüzgarlara,
Seni nekadar sevdiğimi söylemeleri için,
Kulağına fısıdamaları için,
Sessizce dinle,duyacaksındır.


(alıntı)

urunguşat
16-01-09, 18:24
uzun ve okumaya değer bir şiir
Yalnız Bir Opera / Murathan Mungan

ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim

imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
Geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha
fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

Başlangıçta doğruydu belki. Sıradan bir serüven, ratsgele bir ilişki
gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan ,
benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.
Ve hala bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
Bütün kazananlar gibi
Terk ettin


Yaz başıydı gittiğinde. Ardından, senin için üç lirik parça
yazmaya karar vermiştim. Kimsesiz bir yazdı. Yoktun. Kimsesizdim.
Çıkılmış bir yolun ilk durağında bir mevsim bekledim durdum.
Çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.


Sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu
yüzündeki kuşkun kedere, gür kirpiklerinin altından
kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine
çerçevesine sığmayan
munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine
lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu


Yaz başıydı gittiğinde. Sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti
Mayıs. Seni bir şiire düşündükçe kanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibi
uçucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma. Önceki şiirlerimde hiç kullanmadığım bu sözcük usulca düşüyordu bir kağıt aklığına, belki de
ilk kez giriyordu yazdıklarıma, hayatıma.
Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha. Aşk mıydı,
değil miydi? Bunu o günler kim bilebilirdi? "Eylül'de aynı yerde ve
aynı insan olmamı isteyen" notunu buldum kapımda. Altına saat: 16.00
diye yazmıştın, ve saat 16.04'tü onu bulduğumda.

Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
Takvim tutmazlığını
Aramızda bir düşman gibi duran
Zaman'ı
Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını


Gittin. Koca bir yaz girdi aramıza. Yaz ve getirdikleri.
Döndüğünde eksik, noksan bir şeyler başlamıştı. Sanki yaz, birbirimizi görmediğimiz o üç ay, alıp götürmüştü bir şeyleri hayatımızdan, olmamıştı, eksik
kalmıştı.
Kırılmış bir şeyi onarır gibi başladık yarım kalmış
arkadaşlığımıza. Adımlarımız tutuk, yüreğimiz çekingen, körler gibi tutunuyor, dilsizler gibi bakışıyorduk.
Sanki ufacık birşey olsa birbirimizden kaçacaktık.

Fotoromansız, trüksüz, hilesiz, klişesiz bir beraberlikti bizimki.
Zamanla gözlerimiz açıldı, dilimiz çözüldü güvenle ilerledik birbirimize.

Gittin.şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.


Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
Ne kalacak bizden?
bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim
Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
Bizden diyorum, ikimizden
Ne kalacak?

Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları
gibiyiz. Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada bir
şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibi.
Artık hiçbir duygusunu anlamayan çocuklar gibi
Ve elbet biz de bu aşkla büyüyecek
Her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz

kış başlıyor sevgilim
hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor
bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan
oysa yapacak ne çok şey vardı
ve ne kadar az zaman
kış başlıyor sevgilim
iyi bak kendine
gözlerindeki usul şefkati
teslim etme kimseye, hiçbir şeye
upuzun bir kış başlıyor sevgilim
ayrılığımızın kışı başlıyor
Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime.


Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak, yazıya oturup sonu
gelmeyen cümleler kurmak, camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak...

Böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alır
çünkü her şey bir o kadar anlamsızdır
içinizdeki ıssızlığı doldurmaz hiçbir oyun
para etmez kendinizi avutmak için bulduğunuz numaralar
Bir aşkı yaşatan ayrıntıları nereye saklayacağınızı bilemezsiniz
çıplak bir yara gibi sızlar paylaştığınız anlar, eşyalar
gözünüzün önünde durur birlikte yarattığınız alışkanlıklar
korkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara,
çağrışımlarla ödeşemezsiniz
dışarıda hayat düşmandır size
içeride odalara sığamazken siz, kendiniz
Bir ayrılığın ilk günleridir daha
Her şey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıkla

Gün boyu hiçbir şey yapmadan oturup
kulak verdiğiniz saatin tiktakları
kaplar tekin olmayan göğünüzü
geçici bir dinginlik, düzmece bir erinç
suyu boşalmış bir havuz, fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesiz
bakınıp dururken duvarlara
boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çiçek, unutulmuş bir oyuncak, eski bir çerçeve gibi, hani, unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasında kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi
kendimizin içinden yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar
gibi
yeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutukluluk haline, bir trafik
kazasına, başımıza gelmiş bir felakete, işkenceye çekilmeye, ameliyata
alınmaya
kendimizi hazırlar gibi
yani dayanmak ve katlanmak için silkelerken bütün benliğimizi
ama öyle sessiz baktığımız duvarlar gibi olmaya çalışırken,
ve kazanmış görünürken derinliğimizi
Ne zaman ki, yeniden canlanır bağışlamasız belleğimizde
bir anın, yalnızca bir anın bütün bir hayatı kapladığı anlar
o tiktaklar kadar önemsiz kalır şimdi
hayatımıza verdiğimiz bütün anlamlar


denemeseniz de, bilirsiniz
hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar


Bana Zamandan söz ediyorlar
Gelip size Zamandan söz ederler
Yaraları nasıl sardığından, ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden. Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten, bir ise yaramadığını bildiğiniz gibi. Dahası onlar da bilirler. Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler,
öyle düşünürler.
Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak, sırtınızdaki hançeri çıkartmak, yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden
karşılaşmak kolay değildir elbet. Kolay değildir bunlarla baş etmek,
uğruna içinizi öldürmek. Zaman alır.
Zaman
Alır sizden bunların yükünü
O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar
dibe çöker. Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir. Bir
yerlerden
bulunup yeni mutluluklar edinilir.
O boşluk doldu sanırsınız
Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir

gün gelir bir gün
başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide
o eski ağrı
ansızın geri teper.
Dilerim geri teper. Yoksa gerçekten
Bitmişsinizdir.

Zamanla yerleşir yaşadıkların, yeniden konumlanır, çoğalır, anlamları
önemi kavranır. Bir zamanlar anlamadan yaşadığın şey, çok sonra değerini
kazanır. Yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır.

Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Herşeye iyi gelen Zaman sizi kanatır


ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla
günlerin dökümünü yap
benim senden, senin benden habersiz alıp verdiklerini
kim bilebilir ikimizden başka?
sözcüklerin ve sessizliklerin yeri iyi ayarlanmış
bir ilişkiyi, duyguların birliğini, bir aşkı beraberlik haline getiren
kendiliğindenliği
yani günlerimiz aydınlıkken kaçırdığımız her şeyi
bir düşün
emek ve aşkla güzelleştirilmiş bir dünya
şimdi ağır ağır batıyor ve yokluğa karışıyor orada
ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla
Bunlar da bir ise yaramadıysa
Demek yangında kurtarılacak hiçbir şey kalmamış aramızda


Bu şiire başladığımda nerde,
şimdi nerdeyim?
solgun yollardan geçtim. Bakışımlı mevsimlerden
ikindi yağmurlarını bekleyen
yaz sonu hüzünlerinden
gün günden puslu pencerelere benzeyen gözlerim
geçti her çağın bitki örtüsünden
oysa şimdi içimin yıkanmış taşlığından
bakarken dünyaya
yangınlarda bayındır kentler gibiyim:
çiçek adlarını ezberlemekten geldim
eski şarkıları, sarhoşların ve suçluların
unuttuklarını hatırlamaktan
uzak uzak yolları tarif etmekten
haydutluktan ve melankoliden
giderken ya da dönerken atlanan eşiklerden
Duyarlığın gece mekteplerinden geldim
Bütünlemeli çocuklarla geçti
gençliğimin rüzgara verdiğim yılları
dokunmaların ve içdökmelerin vaktinden geldim.

Bu şiire başladığımda nerde,
şimdi nerdeyim?
yaram vardı. bir de sözcükler
sonra vaat edilmiş topraklar gibi
sayfalar ve günler
ışık istiyordu yalnızlığım
Kötülükler imparatorluğunda bir tek şiir yazmayı biliyordum
İlerledikçe... Kaybolup gittin bu şiirin derinliklerinde
Aşk ve Acı usul usul eriyen bir kandil gibi söndü
daha şiir bitmeden. Karardı dizeler.
Aşk... Bitti. Soldu şiir.
Büyük bir şaşkınlık kaldı o fırtınalı günlerden


Daha önce de başka şiirlerde konaklamıştım
Ağır sınavlar vermiştim değişen ruh iklimlerinde
Aşk yalnız bir operadır, biliyordum: Operada bir gece
uyudum, hiç uyanmadım.
barbarların seyrettiği trapezlerden geçtim
her adımda boynumdan bir fular düşüyordu
el kadar gökyüzü mendil kadar ufuk
birlikte çıkılan yolların yazgısıdır:
eksiliyorduk
mataramda tuzlu suyla, oteller kentinden geldim
her otelde biraz eksilip, biraz artarak
yani çoğalarak
tahvil ve senetlerini intiharla değiştirenlerin
birahaneler ve bankalar üzerine kurulu hayatlarında
ağır ve acı tanıklıklardan
geçerek geldim. Terli ve kirliydim.
Sonra tımarhanelerde tımar edilen ruhum
maskeler ve çiçekler biriktiriyordu
linç edilerek öldürülenlerin hayat hikayelerini de...
korsan yazıları, kara şiirleri, gizli kitapları
ve açık hayatları seviyordu.
Buraya gelirken
uzun uzak yollar için her menzilde at değiştirdim
atlarla birlikte terledim yolları ve geceleri
ödünç almadım hiç kimseden hiçbir şeyi
çıplak ve sahici yaşayıp çıplak ve sahici ölmek için
panayır yerleri... panayır yerleri...
ölü kelebekler... ölü kelebekler...
sonra dünyanın bütün sinemalarında bütün filmleri seyrettim.
Adım onların adının yanına yazılmasın diye
acı çekecek yerlerimi yok etmeden
acıyla baş etmeyi öğrendim.
Yoksa bu kadar konuşabilir miydim?

ipek yollarında kuzey yıldızı
aşkın kuzey yıldızı
sanırsın durduğun yerde
ya da yol üstündedir
oysa çocukluktan kalma gökyüzünde hileli zar
ölü yanardağlar, ölü yıldızlar
ve toy yaşın bilmediği hesap: ışık hızı

AŞKIN BİR YOLU VARDIR
HER YAŞTA BAŞKA TÜRLÜ GEÇİLEN
AŞKIN BİR YOLU VARDIR
HER YAŞTA BİRAZ GEÇİKİLEN
gökyüzünde yalnız bir yıldız arar gözler
gözlerim
aşkın kuzey yıldızıdır bu
yazları daha iyi görülen
Ben, öteki, bir diğeri ona doğru ilerler
ilerlerim
zamanla anlarsın bu bir yanılsama
ölü şairlerin imgelerinden kalma
Sen de değilsin. O da değil
Kuzey yıldızı daha uzakta
yeniden yollara düşerler
düşerim
bir şiir yaşatır her şeyi yaşamın anlamı solduğunda
ben yoluma devam ederim. Bitmemiş bir şiirin ortasında
Darmadağınık imgeler, sözcükler ve kafiyeler
yaşamsa yerli yerinde
yerli yerinde her şey

şimdi her şey doludizgin ve çoğul
şimdi her şey kesintisiz ve sürekli bir devrim gibi
şimdi her şey yeniden
yüreğim, o eski aşk kalesi
yepyeni bir mazi yarattı sözüklerin gücünden


Dönüp ardıma bakıyorum
Yoksun sen
Ey sanat! Her şeyi hayata dönüştüren

urunguşat
16-01-09, 18:24
Üşüyorum,
Sensiz daha karanlık burda geceler, korkuyorum.
Yıldızlar soluk gecelerde, bense yine aynı dertte, sende...
Her an seni düşünmek ne kadar zor
Başım,vucudum, heryerim ağrıyor, yorgunum
Seni düşünmekten, özlemekten, beklemekten
Sana ait ne varsa yıkıp gittiğin ve sana dair ne varsa beslediğim
Hepsi birer nöbetçi kapımda
Senden kurtuluş yok bana
Onlar mı bırakmıyolar yoksa ben mi gitmek istemiyorum? bilmiyorum...
Bilmek neye yararki bunca vakitten sonra
Seni kaybettim!!!
Kayıp gittin avuçlarımın arasından
Yerin doldurulmaz, acın unutulmaz
Bu yaralar nasıl iyileşir, orası mechul, birde canımı nasıl yakıyor bu yaralar bir bilsen..
Ama yınede umudum var vuslata dair
Nedensiz olsada, kendimi kandırıyor olsamda, var
Belki o da üzgündür diyorum, onunda yaraları kanıyordur
Ya seviyorsa diyorum, ya seviyorsa?
Geçmi kaldık herşey için, bitti mi hikayemiz?
Cevap yok...
Ama yinede şunu bilmelisin;
Bana gözyaşı borçlusun,
Göz yaşlarımdan sen sorumlusun

urunguşat
16-01-09, 18:25
Yine De Ben Toplardım Yerlerden Kalbimin Kırıklarını



en çok
senin yanında üşürdüm
sen beni her zaman üşütürdün de
haddimi aştığım zamanlarda
sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani
en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme
çok toydum
dayanamazdım
buz kesilirdim
ve son bir vuruşla
paramparça etmeyi de ihmal etmezdin
o buz kütlesini her seferinde


yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını


suya benzerdin
musluktan damlardın mesela
ben uykuya dalmadan hemen önce
uykumu sökmek için

yada durup dururken
bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan
bana armağan ederdin

hiç bi şey yapmasan
ayakkabımın içine girerdin
tam da evden yeni çıkmışken ben



sen basbayağı suya benzerdin
ne zaman kötü hissetsen
kötü hissettirmek için
yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle
tabi ki ben olurdum yokuşun altında
ve her zaman hazırdı savunman;
yokuş yukarı nasıl akacaktın
ve tabi ki gövdemi parçalardın
sen benim gövdemi parçalardın da
yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını



sen suya benzerdin ya
sensiz olmazdı
olduğu kadar da olmazdı
yani ben bir hiç kimseydim
ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını


sırf ayaklarına batmasın diye.. .....

urunguşat
16-01-09, 18:25
Siyah…
Hava siyah,
Işıklar daha vurmamış toprağa,
Ufuk siyah…
Sevdam siyahlara bürünmüş,
Duygularım sürüklenmekte boğulmaya…

Ne bir umut,
Ne bir gülümseme var ruhumda.
Bir teselli isterken şarkılardan,
Ağzımdan çıkan mırıltılar siyah…

Yalnızlık bir ceza mıdır bana?
Yoksa bir ödül mü tüm bu yalanların arasında?
Etrafım insanlarla doluyken,
Bu yalnızlık çelişkisi biraz siyah…

Sevdiğim, bir gözyaşı tadında,
Elleri başka avuçlar arasında.
Yıkılmanın bir anlamı olmadığını düşünürken,
Artık aşk benim için siyah…

Ne bir renk,
Ne bir güç var ruhumda.
Bir derman ararken kendime,
Yazdığım dizeler siyah…

urunguşat
16-01-09, 18:25
Biliyordum...
Suskunluğuna öyle alışmış ki zemheri yüreğim,
Sen söylemesen de,getirmesen de dile ve anlam getiremesem de;buralara ait olmadığını kabullenebiliyorum...

Kimlere uzanıyordu ellerin?

Benimkilere dokunmama nedenine nasıl da uzaktı gözlerim...

Oysa tenim bir nefes uzağındaydı,

Sense sadece soluksuzluğunu verirdin bana...

Cayır cayır sana yanan ve bir o kadar susuz,

Bir o kadar ıssız,

Sana,varlığına,bana kattıklarına ve belki daha da fazla aldıklarına rağmen hâlâ masum bir bekleyiştir bu...

Ekmekle katık edecek kadar bile değildir umudum
Olsun da...doyurmasa da olur
Bir bak yeter...konuşmasan da olur

Karmakarışık,derbeder bir yerlerdeyim ben
Kendimi kaybettim,bulamıyorum...(Bulsana beni...)

Sonu gelmeyen bekleyişlerden,gecelerin bitimsizliğinden,içimdeki sancıların canımı yakmasından öyle yoruldum ki...

Ve sıkıldım...

Bunları tek başıma aşacak gücü kendimde bulamamak çok koyuyor bana

Yokluğun vurdu zayıflığımın ortasındayken ben,

Yediremedim gururuma...dudaklarda sus kaldım

Yağmurlar yağdırdım gittiğin şehre,

Sen olmayınca...gözlerde yaş kaldım...(alıntı)

urunguşat
16-01-09, 18:25
Beni Sensiz Bırak........
Ayrılsam diyorum sevdandan kırgınlığım geçer belki....
Yalnız kalmak istiyorum bir kaç yıl.
'Seni seviyorum, çok tatlısın, herşeyimsin' gibi cümleleri duymadan yaşamak istiyorum bi süre.
Kalbimin sadece Allah için atmasını istiyorum her daim.
Senin sevgini, varlığını beynimden, yüreğimden atmak istiyorum.

Yalnızlığı sevmezdim ben.
Şimdi her fırsatta bir köşeye çekiyorum kendimi.
Senden uzak senin nefesini duymadığım bir köşe.
Bu nefret değil senden nefret etmiyorum.
Bu yalnızca dünyamı karartmaya çalışan siyah bir toz bulut...

Anla beni ne olur!
Duygularımı hüznümü anlamadın bari kırgınlığımı anla.
Anla ve yalnız bırak beni.
Beni sensiz,beni sevgisiz bırak.
Sevmek istemiyorum artık, sevdikçe kırılıyor parçalanıyorum. BİTTİM!!!

Deniz durulsun, yağmur yağmasın, şimşek çakmasın.
Beni korkutan yalnızlığa sürükleyen herşey yok olsun.
Ağlamak değil gülmek istiyorum artık, kırılmak değil toparlanmak istiyorum.
Sevilmek de istemiyorum sevmek de .....
Sevgi bana uzak olsun ben sana!!!

Alın kalbimi benden. Kalpsiz yaşayabilirsem....
Alın sevginizi benden sizsiz yaşayabilirsem...
Alın bütün umutları benden. Mavi akşam olmadan yaşayabilirim belki...
Alın bütün duyguları
Yalnızlığım ve kırgınlığımı bana bırakın...

Hadi sende git artık!!!
Bak yavaş yavaş alışıyorum yalnızlığa.
Hadi göm beni kalbine git.
İmkansızlığı sevmedin mi zaten sen?
Git imkansız olacak herşey.Dönmek yok,sevmek yok.
İmkansız gördün öyle sevdin bırak öyle kalsın.
BAK MAVİLER GİTTİ SİYAHLAR KALDI BANA.
UMUT GİTTİ HÜZÜN KALDI VİCDANINA.
HAYDİ GİT...
DUR!!!SEVGİNİ DE AL ÖYLE GİT.
SENİ SEVMEK İSTEMİYORUM ARTIK...



-aLıntı-

urunguşat
16-01-09, 18:26
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan...
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan…
Bırakıp ardında hayatın anlamlarını…
Yol almalı kendi bilinmezliğine doğru,
Hep ağır gelir ama doğruyu söyler yürek..
Güneş batmadan aşmalı bu yüzden,..
Hasretin yamaçlarını….

Vakti geldiğinde gitmeli insan …
Unutup tüm amaçlarını…
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan,
Uzanıp sevda kıyılarına sarılmalı güneşe…
Günlerce yatmalı, günlerce kalmalı,..
Yıllarca yanmalı…
Yakmalı hasretin her çeşidini.
Savurup küllerini denize…
Kaçmalı…

Vakti geldiğinde gitmeli insan…
Öte diyarlara uçmalı.
Gelip oturmuş yüreğinin tam da ortasına..
Durup, git Seden , duymaz..
Duygu kimin?, sevda kimin?
Ezilmiş altında kanayan yürek kimin?..
Durdurup, bak desen bakmaz.
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan…

Ne güzelde bakıyor güneş sımsıcak,
Yüzü gülüyor aynasında tüm şehrin.
Bu neyin manasıdır ki;
Birazcık naz yapıpta dur diyemiyor yüreğin…
Havası kapkara olmalı artık,
Kalbi siyaha boyanmış bu şehrin.
Ekmeği kara , suyu kara,

Vakti geldiğinde gitmeli insan…
Bırakıp yüreğini uzaklara…
Her şey durulur belki ve vurulur sevgin,..
Kaybolur hasret yok olursun sen.
Ağlamak sızlanmak fayda etmez artık
Çevirip gözlerini arkaya bakmak olmaz
Sığmıyorsa için içine olduğun her an…
Öyle bir başına kalmak olmaz.

Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan…

urunguşat
16-01-09, 18:29
Hani bana hayat felsefen ne demiştin ya FATİH bu şiir çok güzel anlatıyor hayat felsefemi...




Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatlarını çırpabildiğin kadar hafif.
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç.
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü.
Ne renk olursa olsun kaşın,gözün karşındakinin gördüğüdür rengin.
Yaşadıklarını kar sayma;
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna.
Ne kadar yaşarsan yaşa sevdiğin kadardır ömrün.
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bilki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma herşeyi;
SEVDİĞİN KADAR SEVİLECEKSİN...

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ayışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın güneşin seni ısıttığı kadar sıcak...
Kendini yanlız hissettiğin kadar yanlız
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü
Ve güzel hissettiğin kadar güzelsin
Bunu unuttuğun an aldığın nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar unutulursun.
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin
Bunuda öğren:
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN.....

ALINTI

urunguşat
16-01-09, 18:29
Saat Gecenin İkisi



Saat gecenin ikisi
Düşlerinin en derinirine daldığın vakit,
Sen mışıl mışıl uyurken,
Bir garip var seni düşünen
Çok denese de
Atamayan seni kafasından,
Kırsa da kendi kalemini,
Silemeyen seni defterinden,
Ne senle çok mutlu bu garip,
Ne sensiz bir anlamı var...

Saat gecenin ikisi
Karanlık her yer düşleri gibi,
Yine almış eline kalemi,
Ne yazacağını bilmeden atıp tutuyor kendince,
Esir alınan düşlerinin özgürlük hesaplarını yapıyor,
Ve yine bir sonuca varamıyor kendince...

Saat yine gecenin ikisi,
Gece bitmek bilmiyor bu garip için,
İçinde garip bir korku var,
Garip bir telaş,
Sarmadan yaralarını yeni bir yara açılıyor yüreğinde,
Düş sokağından kimse geçmiyor senden başka,
Kulağı hiçbir şey duymuyor seni görünce,
Ve sevmiyor kimseyi seni sevdiği kadar...

Saat gecenin ikisi,
Serseri sokaklara bakıp pencereden,
Ağlıyor olup bitenlere,
Ya da olması gerekenlerin olmamasından,
Gururunu da kaybetmiş olmasına ağlıyor,
Ama dinmiyor acısı,
Yine saate bakıyor...Saat gecenin 2si..

Saat gecenin ikisi
Gündüzü yok artık garibin,
Ölümle baş başa artık,
Ama umutlu yarınlara,
Uyumadan uyanacağı sabahı düşlüyor,
Ve yine saate bakıyor...

Saat gecenin ikisi,
Sevmekle doğru orantılı olarak geçen zamana yanıyor
Sevip sevip karşılık görmemesine üzülüyor,
Bir derin ah çekiyor içinden,
Sessizce, usulca,
Gözyaşları dökülse de aşk yolunda,
Umutlu yarınların peşine düşüyor garibim,
Kimsenin onu sevmediğinden emin olsa da...

urunguşat
16-01-09, 18:29
Sen üzülme bana sevgilim,

idare ediyorum işte
İttire ittire götürüyorum hayatı

bilinmezliği ile...

Sen üzülme suskunum diye.
Söküklerini dikiyorum gecenin.
Ay ile yıldızları birleştiriyorum,
Gök ile güneşi,

martılar ile denizi, güzel ile çirkini...
Yaşam ile ölüm arasındaki bu maratonun
Son finalini koşuyorum nefes nefese.

Sen üzülme ara sıra ağlıyorum diye
Adına yazdığım tüm şiirleri fırlatıp attım da denize
O canımı yaktı biraz.... Yoksa iyiyim ben.

Kızma bana gecenin karanlığına takılıp kaldım diye
Merak etme; güneş bana da doğacak
Beni de yakacak, içimi yeniden ısıtacak
Denizin tuzu tenimi ısıracak
Huzur; giyilmemiş bir elbise gibi
Ruhumu sımsıkı saracak.

Gelmek istersen yeniden bana
Kapım açık tüm sevdalara
Geleceğin zaman haber ver
Ya da dokun yüreğime
Gün ışığı aydınlığında

urunguşat
16-01-09, 18:29
Beni güzel hatırla!
Bunlar son satırlar...
Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından
ya da bir yağmur sel oldum sokağında
sonra toprak çekti suyu...
Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için.
Uyandın ve ben bittim...

Beni güzel hatırla!
Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini...
Sana sırdaş oldum, dost oldum,
koynumda ağladın.
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,
beni üzdün, kınamadım.
Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım...

Beni güzel hatırla!
Sayfalarca mektup bıraktım sana.
Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım.
Sakladım günahını, sevabını içimde
sessizce gittim...
Senden öncekiler gibi sen de anlamadın.

Beni güzel hatırla!
Sana unutulmaz geceler bıraktım
sana en yorgun sabahlar...
Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka,
söylenmemiş "Merhaba"lar sakladım her köşeye
vedalar bıraktım duraklarda.
Ne ararsan bir sevdanın içinde
fazlasıyla bıraktım ardımda.

Beni güzel hatırla!
Dizlerimde uyuduğunu düşün,
saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı,
mutlu olduğun anları getir gözünün önüne.
Alnından öptüğüm dakikaları...
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
şaşırtmayı severim biliyorsun.
Bu da sana son sürprizim olsun.
Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
beni güzel hatırla.
Gidiyorum...
(alıntı)

urunguşat
16-01-09, 18:30
Birgün sessizliğim oluyor, boğuyorsun kelimelerin içimde…
Birgün çığlığım oluyor, döküyorsun içimdeki kırıntıları düşüncesizce…

Bazen yalnızlığımsın, içinde kaybolduğum…
Bazen kaçmak istediğim duygularım…

Korkuyorum senden…
Belki de alıştığım sensizlikten…
Bir geliyorsun, bir gidiyorsun…
Gözlerimde göremediğimsin…
Yüreğimde bulamadığımsın…

Sen, bende bilinmeyensin !

Ve sen,
Anlattıklarımdan çok anlatamadıklarımsın…
Bağladım elimi kolumu, çaresizliğim yüreğimin düğümü….


Gözkapaklarıma uyku oturdu.
Gecenin kaçıncı çeyreği bilinmiyor.
Ben ise hala suskun...


Bu kadar erkenmiydi gidişin?
Gözlerinin derinliğine dalıp boğulmak isterdim, o en kör olduğum anlarda bir daha çıkmadan.

Nefesinle yaşamayı isterdim tükendiğim zamanlarda,
Başımı yaslayıp omzunda ağlamak yeterdi bana…
Senin yanındayken dünya dursun, güneş doğmadan batsın, hiç önemli değildi.

Susardım, hiç konuşmazdım, sadece susardım. Seni ve sendeki tazeliği izlerdim,
Kıpırdanışlarındaki kimsenin duymadığı o benzersiz müziği dinlerdim.

Ne olur ki gitmeseydin!


Sen,
Unutulan
Sen,
Tükenen
Umutlarımsın…
Mutluluğu taşıyamayansın !
alıntı..

urunguşat
16-01-09, 18:30
Oysa hep yolculuklardı sakladığım kendime


Akşam olmakta
uzak dağların ardında trenler geçmektedir şimdi
gözlerimde mavi gecelerin yıldızları
yüreğimde özlemin ince sızıları
yorgun güvercinlerin kanat çırpınışlarında soluğum
bakakalırım her akşam öyle dalgın, dargın ve ıraklardan ırak
yalnızlığımdır damlayan karanlığın kirpik uçlarında her gece
her sabah bir çocuktur içimde alıp başını gider uzak dağların doruklarına
yıllar var ki tek bir çiçek açmadı gönül bahçemde
kabr-i hanemde tek bir yolcu geçmedi
çöl oldu gülüstanım
şiiristanım, düşistanım


Oysa hep yolculuklardı sakladığım kendime, keşifsiz denizlerdi
yıllarca bir ayrılığı biriktirdim deltalarda, bir yalnızlığı
kendimden kaçıp kaçıp kurtulmak isteyen bir gemiydim belki
belki bir deliydim herkesin akıllı olduğu bir dünyada
oysa yıllar varki tek bir gemi gecmedi denizlerimde
göğümde tek bir martı uçmadı
yaşlı ve yalnız bir ağaç gibi sürgün kaldım yüreğimin içinde
bilirimki, her akşam gözlerimde akıp giden o çağıltı
avuçlarımda taşıdığın ateşle sudur
uzak dağların ardında kalan menekşe gözlü bir kızın kokusudur
her dizede yüreğime kanayan sözcüklerle yazılan

Akşam olmakta
uzak dağların ardında trenler geçmektedir şimdi
yüzümde sınırları çizilmemiş bir hüznün camları parçalanıyor
depremler başlıyor her gece, şehirler çöküyor içimdeki çukura
ve her sabah yeniden yüreğimde sızılarla uyanır bir dağçiçeği
bakarım öyle uzaklara kanayan gülüşlerle, kırık düşlerle
ki, metropol duvarlara yapıştırılmış
boynu bükük bir resim karesi gibiyim sanki
hüzünlü yüzüm aykırı sakalımla

Akşam olmakta
uzak dağların ardında trenler geçmektedir şimdi
gecede keman hıçkırıkları, başımda gam
belki analar ağlamaktadır uzak bir kentte
yittik çocuklar, yorgun babalar ve yüreklerinde ezikliği çaresizliğin
belki herkes bir yarayı sarmaktadır kendi içinde kimbilir
kimsesiz bir ölümü karanlığında

Yıllar varki, ayrılıklar yaralı bir nehir gibi akmaktadır içime
rüzgarlar eserken alnımın sahillerinden, uzak denizlere savrulur düşlerim
kirlenir mavi gülüşlerim, yaralanır martılar, havada asit ve kir kalır
simsiyah bir bulut gölgeler yüzümü her gece, gecelerki, yaslandığım tek sığınak

Akşam olmakta yine
ey geceden gelip geceye giden trenler
bir gün yanlış saatlerin gözlerimde buluştuğu bir noktada
bir damla su gibi düşünce hayatın uçurumundan
son isyanını çekince yüreğim, alıp götür beni buralardan
insanın uğramadığı uzak kıyılara
bir derviş gibi ıssızda yanmak için, kendi içimde sarmak için yaramı...

urunguşat
16-01-09, 18:30
ÇÜNKÜ KALBİM ACIYOR
Sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...




Sustum!
sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız




sustum!
bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar...
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzü




Sustum!
tuz basıp yaralarıma!
sustum
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece
kimse bilmiyor..
kimse görmüyor




sustum!
sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan
kimse hissetmiyor...




saçlarını kokluyorum rüzgarların
dudaklarından öpüyorum hayatı
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar
yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
mendil silmiyor
yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor...




sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman
sustum
yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse anlamıyor...




sustum!
ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor
geceler avutmuyor
ben sustum
acılarım konuşuyor yalnız..




ben sustum!
susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar
gelmiyor bahar
kuşlar sevinmiyor
yıldızlar küs
ay üzgün
güneş doğmuyor
acılar dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor...




sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
sustu hayat
sustu zaman
acılar konuşuyor yalnız
acılarım konuşuyor
kimse duymuyor...
duymuyor...
duymuyor...
duymu...
duy...alıntıdır

urunguşat
16-01-09, 18:30
KAlsana...

Kalsana ..!
Kara geceler boğazıma ilmik ilmik düğümlenir gidersen..
Geceler kavuşmaz sabaha..
Kalsana..
Nolur az biraz daha kalsana..!
.
.
Kalırsan anlamsız düşlerim anlam kazanır..
Kalırsan sigaramdan çektiğim nefes azalır..
Gidersen ömrüme biçtiğim süre kısalır..
Gidersen yaralı kalbim "kalsanaaaaaaa" diye haykırır..
.
.
Kalsana..!
Nolur az biraz daha..
Kalsana..!
.
.
Yan cebimde kelimelerim var her an oynadığım..
Gidersen yan yana getirip cümle kuramadığım..
önemsiz gibi görünür sana olan kırgınlığım..
Ama olsun..
Gitmek istiyorsun ya..
Git..!
Kalırım başbaşa kelimelerim ve kırgınlığımla..
.
.
Bu gece sözler ağır,sözler acı..
Olur ya hani kalmak istersen..
Artık kal-ma..!
Gitsene..!
Nolur..
Az biraz daha gitsene...!

urunguşat
16-01-09, 18:30
SEVMİŞTİ..
sevdi.. hem de cok sevdi..
unutamadi.. unutamazdi da..
çünkü.. yüreginin bitanesiydi..
agladi.. hem de cok agladi..
içindeki BEN.. cok ama cok..aci cekerek..
sessizce.. içine akti gözyaslari..
kalbini.. herkeslere kilitleyerek..
yüregine mühürledi bitanesini..
kimselere asla.. bir daha..
"seni seviyorum".. diyemedi.. diyemezdi..
demeyecekti..
yeminliydi bitanesine..
yüregimin bitanesi dedi..
yine de susmadi.. icindeki ciglik..
korkuyordu.. korkulari vardi..
cikamadi.. kiramadi zincirini..
özgürlük.. esaret ikileminde kalakaldi..
düsündü.. cok düsündü..
geceler güne.. günler geceye karisti..
icinden cikamaz oldu..
cesaret edemedi..
cesareti olsa.. bir dakika dururmuydu acaba..
korkularina yenik düstü..
içindeki BEN.. cok isyan etti buna..
kendine.. cok ama cok kizdi..
cesaretsizligine..ürkekligine..korkularina..
ama..
kizginligi.. korkularinin bilinmezligine..
cevap veremedi..
gelecegin bilinmezliginden ürktü..
ürkmemesi gerekiyordu..
biliyordu.. ama elinde degildi..
yine de ürperip.. ürküyordu..
sonunda..
yüregimin bitanesi..
diyerek gitti..
sessizce..

urunguşat
16-01-09, 18:31
Kavak Yelleri'nden

Anladım, yok.. çok döndüm çok dolaştım..yok.
En güzeli senin gözlerin..
Gözlerin çocukluğumuz kadar sıcak
Ve gözlerin kalan ömrümüz kadar derin..
Dönenlere küsme sakın sen dünyaya küsebilir misin?
Bil ki kimine göre baba ocağı kimine göre yar kucağı şu kürkçü dükkanı dediğin..
Ve beklide her yolun sonundan sana dönmek en güzel yanı şu gençliğin..
Çünkü yok.. çok döndüm çok dolaştım yok..
Ve ben de anladım
ASLI varken surete gerek yok…

urunguşat
16-01-09, 18:31
Zamanın insanı yorduğu cansız vakitlerdeyim.
Düzeltmek istediklerimin hızına ulaşamamanın tahammülsüzlüğünde
ve düzeltemediğim eğrilen süreçlerin ezberindeyim yine.

Zamandan bana, benden geriye kalan,
ulaşamadıklarımın yorgunluğu ve uykuya yabancı kaldığım
bilinmez kaç katran gecede hesaplaşmanın derdinde
bir deli yangın vurur yüreğime.


Bir de kaçak düşlerin gölgesi vurunca çıkmaz gecelerin kavgalı yüzüne,
yazmak kafi gelmez duyumsananları aktarmaya ve kelimeler öyle boş,
öyle kifayetsiz kalır ki yaşananlar karşısında,
nârdan âlâ cehennem bile kafi gelmez bu yangını anlatmaya.


Ey! Buzulların korunağı,
çöllerin gönüllü serabı med-cezir garipliğinde ki bi-karar yürek.
Neden bir çok şeyin yitikliğini yaşadıktan sonra uyanırsın ki,
daldığın derin uykudan?
Bilmez misin ki?
Kaybedilenler dönüşsüz bir hatra vurduğu zaman kendisini
bir daha geri dönmez hareket ettiği noktaya.


Yaşantımın derinleşen derin çukurlarına gömüldükçe cansız sevinçlerim;
dünün yanılgısı, bugünün yadsızlığı ve yarının sabahsızlığı da
yüreklendiriyor bu bitimsiz eziyeti.


Ve yoğun, ve yorgun ve yılgın duygularımın fazlalık faili!
Bugün kendimi sensizliğe terk edip, gidiyorum.
Yarın veya bir sonra ki gün geri döner miyim? bilmem.
Ama yinede bitirebilirsem içimdeki bu bitimsiz kavgayı,
belki o zaman dönerim yine...


Bu gece karanlığı da yanıma alıp gidiyorum.
Bir mevsim sonra, güneşi sabahlarıma katıp ta gelir miyim? bilmem.
Ama kim bilir, benden önce uğrarsa bahar sana...
belki o zaman dönerim yine filizlenmiş düşüncelerimle yarınlarıma...

urunguşat
16-01-09, 18:34
Kalbimde Sayısız Cam Parçaları...Kapıyı vurup gidişinin ardından, bende "gitmelerin" üzerine kapadım tüm kapıları…
Benden gittiğini sandın ya hani, kitledim umutlarımı sanmaların üzerine…
Gitmemişsin gibi, hiç bitmemişsin gibi uyudum sana dün…
Uykumda içim ürperdi…
Rüyamda bile sen yoktun…
Gerçekliğini yaşattığın her ne varsa alıp, düşlerime kattın ve öylece gittin…
Beni karmaşıklığının içine hapsedip, ellerini çektin…
Şimdi bir sen yoksun birde sendeki ben yok…

Ve yine benim, yine sensiz yine bomboş yine darmadağın…

Düşündüm de "yok" olan çok şey var artık…
Önce sen yoksun…
Sonra senin bana kattıkların yok…
Her şey senden öncesi…Senden sonrası hiç yok !
Bir hiçlik bana kalan !
Sorma yok olanları, dokunuyor !

Var olanların zamanı şimdi !
Sensiz bir "ben" var…
Hüzüne karışmış umutlar var…
Beni içime küstüren, sende tükenen bende bitmeyen sevgim var !
Dinmeyen yağmurlarım var…
Anlattırma var olanları, canım yanıyor !

Kalemimin her darbesi gözyaşı misali…

Kalbimde sayısız cam parçaları…
Kırılmışım, dökülmüşüm…
Kendi kendime kalmışım başı boş sokaklarda…
Yok olanlara var olanları karıştırıp, susmuşum aynada ki halime…

Ve yine;
Sessiz bir köşede, kendimden düşmüşüm…
Ve yine;
Yüreğimde biryerlerde kaybolmuşum… alıntı

urunguşat
16-01-09, 18:34
Sustun , kayboldun yeniden ,,,
Beklettin beni yine unuttuğum sokak köşelerinde ...
Yalnız bıraktın beni yağmurla ...
Ağlattın yine !!!

Susuyorum,,,
Sonra en çok ben konuşuyorum.
Yalnız kalıyorum ...
Kalabalıkta dolaşıyorum.
Resimleri yırtıyorum .
Sonra ağlayıp tekrar birleştiriyorum .
Sevdiğim şarkıları dinliyorum.
Sonra, hiç sevmediklerimi ...
Seni çıkaramıyorum içimdenn ...

Birgün yolda yürüyordum ,
Bir şarkı duydum ... kalbim acıdı .

“ Seni Seviyorum “ diyordu şarkı .
Yüreğimde saklı kudretimle
Hem ömürde hem ölümde
Ben seni seviyorum ...
Sen sevsende sevmesende, gönlüme gelmesende
Ben , seni Seviyorum !!!

Yeter artık yüreğimm !
Yapma bunu kendine .
Geçmişi göm artık bir daha bulamayacağın yerleree ...
Çok zor değil mi ???
Şarkılar , şiirler, resimler, bir ömür verebileceğin ufacık cümleler ,
Beraber aldığın her nefes,
Yaşadığın her an ,
Özlemler, tebessümler , ayrılıp , sonra dayanamayıp tekrar birleşmeler ...
Hangi kalp alır saklar bunca yaşanmışlığı acı vermeden ???

Dedim yaa ,,,
Birgün yolda yürüyordum ,
Bir şarkı duydum ... kalbim acıdı !!!
Bu kadar !!!

urunguşat
16-01-09, 18:35
HADİ SEN KOY BENDEKİ YALNIZLIĞIN ADINI..
Karanlık ve puslu seni benden alan şehir...
Sokakları boş,ürkek ve tedirgin...
Bir mum alevi seçtim seni kendime..
Sana doğru Öylece yürüyorum,gölgemi ardıma alıp..
Hala umutluyum,yitirmedim senli düşlerimi..
Aniden...
Birden...
Hiç ummadığın anda...
Bir köşe başında gözlerim gözlerinle buluşacak..
Biliyorum...
Uzun ve yorucu bir masaldı yaşadıklarımız..
Başım bedenime ağır gelmekte artık..
Kalbimi taşıyamıyor göğsüm..
Saklambaç oynamak için çok geç artık..
Ya çık sobeliyim seni..
Ya da biliyim olmadığını saklandığın yerde..
Tek başıma oyunlar oynamaktan sıkıldım..

Yaşlandı ruhum..
Güzler kışlara tekrar tekrar vurmadan..
Ya burdayım de,ya da oyunum bitsin..
Fikrimin ince çizgisi..
Çığlığımı mısralara döken mürekkebim..
Yani SEN..
Yani Kalp Atışım..

Hadi fırlat suratımın ortasına aşkın izdüşümlerini..
Hadi üzerine üzerine yürü anıların..
Hadi zırhını kuşanıp aşktan kaleleri zaptet...
Maviden çekip al umutlarımın karaya çalan yanlarını..
Hadi sen koy bendeki yokluğunun adını

urunguşat
16-01-09, 18:35
Meğer...
Meğer seher yelleri de kırarmış başakları,
Umutlarda hep hanımeli açmazmış.
Düşünceler,sarıp sarmalarmış solmuş baharları..


Anılara küskün görüntülerde yaşarmış meğer düşler,
Ve geceler,hep yıldızları gizlemezmiş koynunda,
Hasretlere tutsak olurmuş karanlığın
kolları..

Meltem değilmiş tüm rüzgarların ismi meğer,
İsmi martı değilmiş,
Beyaz olan tüm kuşların..

Sırlar taşımazmış gündönümleri uzaklara her zaman,
Kolay değilmiş her bilmece,
İri sorular varmış yüreklereworldkd.com saplanan..

Nankör diye haykırırmış,
Saatler her geçen an'a,
Meğer arkadaş değilmişworldkd.com akreple yelkovan..

Ağacın dalında filizlenirmiş meğer sevda,
Yalnızlıkmış kökleri,
Ayrılıkmış derinlere uzanan..

Şimdi sanma yalnız senin gözlerinde geziyor nemli bulutlar,
Yalnızlık doruklarından çığ gibi yıkıldığında,
Erkekler de ağlarmış inan.
Olsa da göz pınarları ıslanmadan..

urunguşat
16-01-09, 18:35
Ben Deliyim

Yorgun ve Yalnızım Kaldırımlara Misafirim
Gecenin Gözleri Üzerimde
Denizin Ortasında Küçük Bir Adayım
Yüzme Bilmem Yüreğimi Bir Yere Bırakmışım
Bıraktığım Yerden Çok Uzaktayım
Kapıları Üstüme Kapatmışım
Üstüme Sürgüleri Beynime Çekmişim
Hey!
Sabreden Derviş
Bana da Sabretmeyi Öğretsene



Ben Deliyim...

Ama Çok Şey Bilirim
Renkler ve Zevkler Birşey İfade Etmez Benim İçin
Sonların Başladığı Yerden
Başlangıçların Son Bulduğu Yere Gidiyorum
Kara Bir Tren Gibiyim Yani
Bir İstasyondan Bir İstasyona Hep Aynı Raylar Üzerinde



Ben Deliyim...

Yağmurun Yağması Benim İçin Romantik Değil
Ben Kurşun Yağmurlarını Bilirim
Benim Güneşim Batmaz Dünyam Dönmez
Ayım Hep Mehtap Halindedir Rüzgarlarım Doğudan Eser
Kadehime Doldurduğum Hüzün Sarhoşuyum
Mezem İse Bir Dilim Umut
Ezbere Bilirim Yaşamayı
Yaşarken Savaşmayı




Ben Deliyim...


Benim Mevsimim Değişmez Sadece Bahardır
Kuşlardan Sadece Güvercini Bilirim
Yüreğim Kanatlarıyla Beraber Çarpıyor
İnsanlardan Sadece Çocukları Severim
Onlarıda Büyüyünceye Kadar


Ben Deliyim...
Ben Delinin Biriyim....

urunguşat
16-01-09, 18:35
Siyah bir elbise aldım daha geçenlerde.

Herkes sordu bana
"Bu elbisenin rengi neden böyle?"

Bir cevap için yordumsada kendimi
Anlamazlar diye korktumda
Söyleyemedim bir türlü
Sebebi "Yanlızlıktır" diyemedim.


Siyah ile yanlızlığı
Buluşturdum bu elbisede
Benim de hayatım
Malasef budur işte.

Soluk ve renksizdir siyah
Bir acı, matem havası
İnsanın içini karartan
Ölümün ve yanlızlığın sesi.
Can bir kuş gibi durmuyor ki yerinde
Keşke dursaydı
kalırdım hep bir köşede
O köşe başında soğuk bir direk
Ve ben onun yerinde

Bir gün......
Siyah siyah atarken okula adımlarımı
Siyah ayakkabılarımla
Yine siyah hayallere daldım

Siyah gözlerini görürüm belki
Düşüncesiyle...

Siyah benim işte,
Siyah benim Yanlızlığım
Siyah benim can dostum

Siyah bir elbise aldım geçenlerde
Siyah ve yanlızlığımı buluşturdum
Bu elbisede...

Siyah korkutur aslında beni
Siyah yaşartır gözlerimi
Çünkü hatırlatır siyah
Her gördüğümde seni

Yani anlayacağın
Siyahla yaşamak benim işim.


Bilesinki
Siyahla yaşamak
Sana düşmez be
Küçük zalim...

urunguşat
16-01-09, 18:36
Siyah korkutur aslında beni
Siyah yaşartır gözlerimi
Çünkü hatırlatır siyah
Her gördüğümde seni

Yani anlayacağın
Siyahla yaşamak benim işim.


Bilesinki
Siyahla yaşamak
Sana düşmez be
Küçük zalim...

urunguşat
16-01-09, 18:36
Bahar Yağmuru
Yağmur yağıyordu bir bahar akşamında.
Ve ben seni düşlüyordum..
Balkondan uzattığım bedenim ıslandıkça,
Ağlıyordum, çünkü seni hatırlatıyordu yağmur..

Sokağa çıktım, şemsiye almadan,
Islanıyordum, şehrimin dar sokaklarında..
Gidiyordum, nereye gittiğimi bilmeden,
Ama biliyordum sana ulaşacağımı, umuyordum...

Yağmur güzel değildi belki, senin kadar,
Ama seviyordum, sebepsiz bir şekilde..
Tıpkı seni sevdiğim gibi...
Gökyüzüne baktım o an, göremedim yıldızları..
Kaybettim onlarıda senin gibi..

Ağlıyordum, bir bahar akşamında,
Sebebini bilmeden ağlıyordum...
Rahatlatıyordu çünkü ağlamak beni,
Tıpkı seni gördüğüm anki gibi..

Yağmuru dinliyordum, bir bahar akşamında,
Ağzından çıkan her sözü dinlemem gibi...
Huzur veriyordu çünkü bana,
Sebepsiz ve nedensiz dinliyordum..

Yağmura benzetiyordum seni, herşeyinle..
Yağmurla gelen herşeyi veriyordun bana,
Yalnızca birşeyi veremiyordun, yağmur gibi,
Bir benim olmayı beceremiyordun....

alıntı yazarının ismini bilemiyom

urunguşat
16-01-09, 18:36
Ben Hiçkimseyim

Herkes gibi davranma bana,
Yanlış yaparsın, ama anlayamazsın.
Anlam veremezsin, tepkisiz tepkilerime.
Çünkü ben farklı denizlerde yüzmeyi severim.

Farka, fark atmayı severim.
Anlamsızca bakmanı isterim yüzüme.
Sevmem tanınmayı, kıyıda yalnız başıma,
Yalnızca seninle kalmak isterim her fırsatta...

Herkes gibi davranma bana,
Bilmessin, sana nasıl şekil verdiğimi.
Daha önce aldığın, sonuçları alamazsın,
Tabu olmuş, basit ve sıradan hareketlerden.

Tabuları, yıkmayı severim...
Çünkü bilirsin sevmem sıradan olmayı.
Akıl alma, beni benden başka kimse bilmez,
Dedim ya! sevmem tanınmayı, severim yalnızlığı..

Herkes gibi davranma bana,
Ben daha öncekilerden farklıyım.
Dedim ya! herkes gibi davranma bana,
Ben herkes değilim güzelim, ben hiçkimseyim...

urunguşat
16-01-09, 18:36
Gelde gölgemin adı olsun...
Vazgeçtiğim onca şeyin arasında gidenlerdendi gözlerin
Ve bir gün kör oldum
Yalnızca senin gözlerinle tamamlanıyordum
Ama bulamadım seni ve senin bakışlarındaki beni...

Nice sözler yitirdim bugüne kadar
Ama sen bunların en önemlisiydin
Ben onca şeyin değerini bildimde
Senin değerini bilemedim
Özür dilerim...

Sessizliğime hançer vuruyor şimdi her anı, ayrı ayrı
Ve her gece ayrı bir düşman gündüz gülüşlerime
Sessiz sedasız bu can bitti senden gayrı
Bir şey kalmadı bana yaşamak için, küstüm nefesine...

Uzak yolları aşarsan bir gün
Burda seni görmek isteyen bir kör sana bakan
Ve duymak isteyen bir sağır var bugün
İsmini haykırmaya yeminli lal bir kahraman...

Gelde bitsin karanlık yanım
Gelde gölgemin adı olsun ey isyanım...

urunguşat
16-01-09, 18:37
tut ellerimden


Sırat’tan incedir sevda köPage Ranküsü
Beraber geçelim tut ellerimden.
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden



Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza, yele, yağışa
Giden ilkbahara, gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden.

Birleşmek üzredir şafakla gurûp
Korku beklenilmez kapıda durup
İster zehir olsun, isterse şurup
Beraber içelim tut ellerimden.

Çağır hayallerin en ötesini
Yakından duyarsın aşkın sesini
Sonsuz mutluluğun penceresini
Beraber açalım tut ellerimden.

Hatırla kaybolan hatıraları
Elmastan ışıklı, altundan sarı
Zaman tortusundan işte onları
Beraber seçelim tut ellerimden.

Şüphe “başlangıç”tır, karar “nihayet”
Zamanı zamana etme şikayet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım tut ellerimden.

urunguşat
16-01-09, 18:37
ÖĞRENDİM Kİ...


.Farkında mıyız acaba ?
Yıllar sonra öğrendim ki...

Öğrendim ki,
Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız
Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, gerisini karşı tarafa bırakırsınız.
Öğrendim ki,
Güveni geliştirmek yıllar alıyor
Yıkmak 1 dakika.
Öğrendim ki,
Hayatında nelere sahip olduğun değil, kiminle olduğun önemli.
Öğrendim ki,
Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün,
Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.
Öğrendim ki,
Kendini en iyiyle kıyaslamak değil,
Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.
Öğrendim ki,
İnsanların başına ne geldiği değil,
O durumda ne yaptıkları önemli.
Öğrendim ki,
Ne kadar küçük dilimlersen dilimle,
Her işin iki yüzü var.
Öğrendim ki,
Olmak istediğim insan olabilmem çok zaman alıyor.
Öğrendim ki,
Karşılık vermek düşünmekten çok daha basit.
Öğrendim ki,
Sevdiklerinle iyi ayrılman gerek.
‘’Bittim’’ dediğin andan itibaren, daha pilinin bitmesine çok var.
Öğrendim ki,
Sen tepkilerini kontrol edemezsen,
Tepkilerin hayatını kontrol eder.
Öğrendim ki,
Kahraman dediğimiz insanlar bir şey yapılması gerektiğinde,
Yapılması gerekeni
Şartlar ne olursa olsun yapanlardır.
Öğrendim ki,
Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.
Öğrendim ki,
Bazı insanlar sizi çok seviyor,
Ama nasıl göstereceğini bilmiyor.
Öğrendim ki,
Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterirseniz,
Bazıları hiç karşılık vermiyor.
Öğrendim ki,
Para ucuz bir başarı.
Öğrendim ki,
En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.
Öğrendim ki,
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları,
Seni kaldırmak için elini uzatır.
Öğrendim ki,
İki insan aynı şeye bakıp, farklı şeyler görebilirler.
Öğrendim ki,
Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.
Öğrendim ki,
Her şartta kendisi ile dürüst kalanlar daha uzun yol yürüyor.
Öğrendim ki,
Hiç tanımadığın insanlar 2 saat içinde hayatını değiştirir.
Öğrendim ki,
Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.
Öğrendim ki,
Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.
Öğrendim ki,
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa kullanılsın,
Anlam yükü o kadar azalır.
Öğrendim ki,
Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasındaki çizginin,
Nereden geçtiğini bulmak zor.
Öğrendim ki,
Gerçek arkadaşların arasına mesafe girmez,
Gerçek aşkların da!
Öğrendim ki,
Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
Ne tür deneyimler yaşadığınızla ilgisi var.
Öğrendim ki,
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan da ilgi, sevgi ve güven görebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil.
Öğrendim ki,
Ne kadar yakın olurlarsa olsunlar,
En iyi arkadaşlar da üzebilir.
Onları affetmek gerekir.
Öğrendim ki,
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor,
Bazen insanların kendisini affedebilmesi gerekir.
Öğrendim ki,
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın,
Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Öğrendim ki,
Şartlar ve olaylar,
Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir,
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.
Öğrendim ki,
2 kişi münakaşa ediyorlarsa
Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Öğrendim ki,
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar
Ve problem fırsatın yanında cüce kalır.
Öğrendim ki,
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun,
Pişmanlığı uzun yıllar sürüyor…

urunguşat
19-01-09, 15:51
Geniş bir aşk için yüreğimi daralttım


Geniş bir aşk için yüreğimi daralttım
Öyle ise inceden inceye gel bugün
Hançer izinden derin sızı
İnsan olmanın kaygısı
Ve toprağın kokusu
Ve yağmurun sesiyle
Ve hangi zamanda bu düğüm çözülür bilmeden
Biriktirdiğin bütün hüzünlerinle
Kendince gel
Kays gibi yansam da çarem yok mudur
Aslı'nın gönlünde Kerem yok mudur
/ Ey Aşk
Ben buradayım
Sen sevgiliyi çağır
Yüreğimden yüreğine bir yol bul
Cehennemden uzak
Cennete yakın
İşte bekliyorum yanmak için
Ateş saçan sözlerinle/
Ey söz
Sana tüm aşkların haritasını çıkarabilirim
Sevdaların nasıl toprak olduğunu anlatabilirim ya da
Kalp ağrılarını
Sancılarını
Aşkın felsefesini
Kimbilir daha başka neleri sunabilirim
Ya da bir roman yazabilirim hepsinden berisi
Ama kelimeler de biter
Suskunluk bir minyatür kalır deri sayfalarda
Avcının vurduğu ceylan
Sadece ter bırakır avuçlarına
Başka şairlerin şiirleri gibi
Söz de yandı dilde matem yok mudur
Bülbülün sesinde sitem yok mudur
Seni yanan yüreğime hapsettim
Damarlarımdan kan çekildi
Yangını söndürecek su bulamadım
Usul bir okşayış
Gibi ne varsa titreyen ellerimde
Savrulmak isterim rüzgarın önünde
Ki gözlerin mezarım olsun
Ne gün doğsun oynak
Ne gün batsın nazlı
Başladığım yerde hep
Beklemeliyim bu aşkı
Yeni filizler fışkırmalı yüreğimden
Yeni çiçekler sürmeliyim bahara
Konup arılar bal yapmalı
Sonra dağıtmalıyım bu aşk balını
Susmalıyım ve daha
Konuşmak haram olmalı
Bir yol bulmalı
Bir yol ah
Gözlerinde ölmeliyim
Ben ölünce aşk filizlenmeli
Ceylan derisini üzerinde taşımalı
Zümrüdüanka avcıyı
Kaf Dağı'na aşırmalı
Aşk için yürekte kasem yok mudur
Aşk için kul ben-i adem yok mudur
/Ey Aşk ben buradayım
Sen sevgiliyi çağır
Bir serencam bu bedenim
Anlaşılmaz bir serenat
Tuzu derin denizlerdeki tat
Gelsin ey aşk
Gelsin sevgili kor aleviyle/
Geniş bir aşk için yüreğimi daralttım
Bir yudum su olsun gözlerinde
Dudağımda kuruluğu gidermek için
Sana sunmak için kendimi
Yanıma aldım
Duvardaki gölgem güneşe kalsın
Yok olmayı bilmezse aşk içinde gönül
Kendine dar gelen mezarı dünya olsun
Diyerek sana vardım
Al
İşte yüreğim
Aşk içinde aşka mahrem yok mudur
Aşk içinde aşka elem yok mudur

urunguşat
19-01-09, 16:16
BİR GÜN SANA GELECEĞİM

Mevsimlerden kış olmalı
Ben yine yorgun ürkek
düşmeliyim yollara,,,
en son adımda
en son takatımda
tutmalısın kollarımdan....
Mevsimlerden kış,günlerden cumartesi olmalı
şehrin en kuytu yeri
gözlerinin yeşili
asırlardır bu özleyeni
öpmelisin dudaklarından
Rıhtım? Sahil? Kumsal?
neresi bilmem
ama mutlaka deniz olmalı!
Ellerimde avuçlarının sıcaklığı
Ve illaki,,,
Kor gözlerin....
Bir gün sana geleceğim!
Mevsimlerden kış,,Ve saçlarımda beyaz olmalı....

urunguşat
19-01-09, 16:17
Silemiyorsan Karalıcaksın
Sen benim için hem bir hiç hem de her şeysin…

Giderken bıraktığın yara sonsuz bir acı bıraktı yüreğimde…

''sevseydin gitmezdin…gitseydin sevmezsin..''

Giderken bıraktığın yarayı ne başkası kapatabilir..nede sen…

Hücrelerim paramparça kimi ölü kimi ölüm savaşında..

Aynı yasamaya çalışmak gibi…

Sensiz hayata alışmak gibi…

Varlığında yokluğunda bir savaş aslında…

Büyük bir savaş…

Hiçbir zaman kazanamayacağım bir savaş…

Vazgeçtim her şeyden..sevdan hariç…

Ne yasamamın bir önemi var su anda nede gıdısının…

Ne gelişini beklerim..nede beni sevmeni…

Biz bizi bir hiçe harcadık…

Geri dönmek kolay mı?bittik derken tekrar aşkım demek kolay mı ?

Her şeyden zor bebe(ğ)im..

Çok zor…

Şimdi arasan son kez sesini duymak için nelerimi vermezdim ki…

Bu can yoluna feda…

araya aylar girse de her seferinde dönmüştük birbirimize…

bu kez çok farklı olacak biliyorum…

geri dönüşümüz olsa silmezdik birbirimizi…

daha doğrusu sen beni…

ben seni silsem zaten uğruna bunca yas dökülmezdi…

bunca acı çekilmezdi …

ne var ki öğreniyorum artık ;
SİLEMİYORSAN KARALAYACAKSIN

urunguşat
19-01-09, 16:17
ah saçları alev alev sevgili...
gözlerindeki volkanlarda yanan benim...
bilmezsin...
kor kırmızısı dudaklarında sana susayan...
ve senin çöllerinde hep sensiz kalan...
bembeyaz yanaklarında eriyip giden bir yaş gibi...
incecik kaşlarından çıkan okla kalbinden vurulan...
ve sadece sende yanıp kavrulan...
benim sewgili...
sen ateşsin...
sen Alevsin...
sen bir kor parçası yüreğimi yakan...
sen bir ateş damlası gözlerimden durmadan akan...
ben bir günahkarım...
senin cehenneminde yanmaya dünden razı olan...
sensiz cenneti ne etsin bu yürek...
ne yapsın iyiliği güzelliği ve sensizliği...
seninle kötüyse dünya bırak öyle kalsın...
ben razıyım herşeye sen olacaksan yanımda...
korkmuyorum yakacaksın diye beni...
ateşinde yanmaya hazırım zaten....
hadi yak beni gözlerinde...
hadi ateşinde dağla sensiz kör olmuş yüreğimi...
görmezmisin...
daha ne kadar muhtaç bu adam sana...
ne kadar ihtiyacı var senin dokunduğun toprağa...
senin için cehennemdeki ateş diyorlar sevgili...
sensizlik cehennemden beter bana....
dedim ya razıyım dünya yansın...
her yerde ateş olsun baş harfi sen olan...
ve hiç su olmasın ihtiyacım yok ona...
ben sadece sana susuyorum sadece sana....
yazdığım kelimelerim bile ısınıyor seni anlatırken...
bir bakışın yetiyor ölmem için...
ne olur anla artık beni alev bakışlım...
ister yak beni istersen dağla...
sen bir alev ol ben bir günahkar...
gözyaşlarında beni yakacaksan acıma bana ağla...
fazlasını istemez bu yürek yeter bana senden bir damla...

urunguşat
19-01-09, 16:17
Birlikte Eskiyelim Seninle
Yavaş yavaş çekildi gölgeler. Ayak sesleri kesildi. Şehir kapattı gözlerini. Herkes öyküsünü bir yastığa gömdü... Acılarını, kederlerini, hüzünlerini, sevinçlerini gecenin lacivert yıldızlı atlasıyla örttü. Ve başladı gecenin şarkısı... Benim şarkım: ‘Ah kavaklar acı düştü peşime’



Ah Sevgili
Sevgili acı!
Birlikte eskiyelim seninle

Ömür sermayesi tükeniyor. Takvim yaprakları savruluyor sonbahar rüzgarlarıyla. Gecenin külü uzuyor dudaklarımda. Gözlerimde mor halkalar çoğalıyor. Her geçen gün’den bir ah kalıyor. Elleri soğuyor insanın kendine bile. Kalbinde bir uçurum boşluğu... Su yangını bakışlarında....

Ah Sevgili
Kalbine sığmıyor insan
Mendilinde saklayamıyor hıçkırığını

/Yağmur yağmalı şimdi..Ruhları kirinden arındıran bir yağmur..Dilimde dualar, senli şiirler olmalı...Sokaklara vurmalıyım kendimi.../

Vakit ilerliyor. Hüzün atını sürüyor dört nala. Toynakları yüreğime batıyor. Bekçi düdükleriyle bölünüyor rüyalar. Ben kırık bir aynada suretimi seyrediyorum. Yüzümde kelimeler. Sana dair mısralar var. Sonra sise karışıyor herşey.

Ah sevgili
Kendinde kayboluyor insan
Sensiz çıkaramıyor yolları

urunguşat
19-01-09, 16:17
Bit İçimde Lütfen
Konuşmak gerekir bazen,susmak artık çare değilse…
Anlatmaya başlamalı bi yerden,en başta kendinden,
Başlıyorum öyleyse dur ve dinle;

Ardından değişti hayatım,bütün değişime mahkum hayatlar gibi,geceler değişti kara kuru oldu biraz daha çok acı verir oldu…mevsimim yıllardır sonbahar rengi soluk,yüreğim yorgun ayazda kalmış bi-çare donuk.

Aynı şarkılar farklı anlamlar kazandı,oysa şarkılar bu kadar içimi acıtmazdı,güneşi seven ben,ay ışığında aydınlatmaya çalıştım dünyamı ve yıldızlar başka türlü parladı gökyüzünde…yalnızlığımı anlatmak istercesine..

Ağır ağır çektim perdeleri
Çekmeceye gizledim çocuksu sevinçleri
Büyüdüm sanki harcadım yılları
Umduğumdan olgun yaşadım ayrılığı
Beyaz örtüler örttüm eşyaların üstüne
Kapadım kapıları topladım anıları
Döktüm denizlere

Ve sen hala varsın,gidip gelirsin içim de bir yerde ama hep aynı yerde…
Payını almış olmalısın değişimden,

İlgili sen olmak üzere bir sözleşme hazırladım içimde,
Sen aklıma gelecektin sadece,yüreğime uğramayacaktın,
Düşünecektim ama dokunamayacaktım,
Üzülecektim belki ama ağlamayacaktım…
Öyle yaptım ve altına imzamı attım…

Ve sen tüm kuralları ihlal ettin,infaz ettin yüreğimi,sana gel dedim gelmedin…rahat bırak gecelerimi uykularımı böyle kabus olma,hala içimdesin gitmiyorsun,bit…bit lütfen…

urunguşat
19-01-09, 16:18
Sen Herşeysin Birtek Bende Olmayan
sen bir aşksın;sonu ayrılık olan...
sen bir kırmızı gülsün...
hep hasret kokan....
sen bir rüzgarsın sevgili....
beni hep sensizliğe fırlatıp atan...
sen bir yağmursun ey yar...
her damlasında bedenime damla damla akan...
ama hiç bir zaman beni kendiyle ıslatamayan...
sen bir dünyasın...
herkesi içinde barındıran...
ama sadece beni içine alamayan...
ve sen bir cehennemsin be kahpe!
tek günahı seni sewmek olan beni...
türlü türlü işkencelerle azaba boğan...
sen hiç bir cennet olamazsın...
cennete yaklaşamaz bile senin gibi kötü olan...
sen verilen bir yemin gibisin...
ama yemini veren yalancı...
hiç bir zaman sözünde durmayan...
sen bir duraksın bir çok otobüsün geçtiği...
ama bir tek benim her zaman geç kalmışlığım olan...
sen bir denizsin...
içinde bir dünya olsada benden ayrı...
bir tek ben varım senin içinde boğulmaktan korkan...
sen bir hayalsin ne yazık benim için...
öyle bir hayal ki...
hiç bir gerçeklik bile yerini dolduramayan...
benim için sen bir ruyasın...
yaşamak çekilmez sensiz ve her gece yatağıma girince...
gözlerimi kapatmamla etrafımı saran...
aslında sen herşeysin şu gözlerin gördüğü...
sen herşeysin bu dünyada olan ve olmayan...
her şeysin ama...
birtek ben olamadın ne yazık...
birtek ben olamadın sana deli gibi aşık olan...

urunguşat
19-01-09, 16:18
Umut
Mezarlarmıdır sadece sessiz kalan…
Yaşarkende sessiz kalamazmı insan…
Oysa ben ne çığlıklar bilirim,sessizce çoğalan…
Severken ayrılmayı kabul ettiremiyor zaman…

Zaman anlık teselli beklide yalan…
Yalan olan aşk güzeldir,doğru olan ayrılıktan…
Bir kez sevdaya düşmesin insan…
Atmaz olur kalbi… durur hiç acımadan…

Gündüz ve gece sabah ve akşam…
Kim kalmışsa sonunda sesini duyan…
An olur geçersin ömründen ve dünyandan…
İşte böyle bu hayat,biter umursamadan…

Dört mevsim yedi kıta dokuz gezegen…
Hangisine sığarki acımı zorlasam…..
Enginin sözünde varmıdır yalan…
Ömür yangın,yürek yorgun,yaş çoktan geçmiş…
Her şey bitsede birgün umut hiç bitmezmiş…

urunguşat
19-01-09, 16:18
Çok sevdiğim ve değer verdiğim birini üzdüm istemeden de olsa.
Neydi hırçınlığımın sebebi?
Hak etmemişti oysa!
Defalarca özür diledim…
Unuttum dedi…
O unuttu belki, belki affetti ama…
Peki ya ben nasıl unutacağım, affedecek miyim kendimi?
Nasıl düştüm bu hataya…
Zaten yorgundu yüreği, bir de ben yordum.
O herkesten kaçarken bir tek benden kaçmamıştı oysa.
Her şeyiyle açmıştı kalbini.
Neden varlığıyla yetinmek yerine fazlasını istedim?
Nedendi bu bencillik?
Kendimi şu an kadar kötü hissettiğim başka bir an oldu mu acaba?
Keşkeler çözüm değil biliyorum.
“Seni Seviyorum” dedim ilk defa, ama kaybetme ihtimalimi düşünmedim hiç.
Bu kadar hoyrat davranmamalıydım, gizlenmemeliydim sınırsız olduğunu sandığım sevginin arkasına…
Unut dedin…
Unutamadım, söz verdim ama ilk ve son defa tutamadım.
Özür dilerim
Seni Seviyorum…..

urunguşat
19-01-09, 16:18
Mavi bir gülümsemeyle girdin hayatıma.
Her yerde seni ararken ben,
Sen bahçede sırılsıklam olmuş bekliyordun.
Nasıl da titriyordun?
Yüzünce acı bir umutsuzluk görmüştüm önce,
Ve sonra büyük bir nefret, hayata karşı…
Halbuki hayat güzeldi.
Doğa ne kadar etkileyici,
Yıldızlar ne kadar parlak
Ve gözlerin ne kadar masumdu.

Ben seni hep sevdim

Elimde fotoğrafın yerine senin ellerin olsaydı keşke.
Sana uzaktan uzağa değil de
Yanından seslenseydim seni seviyorum diye.
Düşünürken aşk nedir diye;
Aşkın sen olduğunu söyleye bilseydim sana keşke…
Sen aşka inanmıyordun…
Halbuki aşk ne kadar güzeldi.
Aşkına baktığında dünyanın sekizinci harikasını görmek,
Onu fethi zor fatih’i tek bilmek,
Ve seninle yıldızlarda buluşmak.

Ben herkesi sevdim.

Gizli, saklı kalmasaydı keşke sözler,
Utanmasaydı rüzgarlar,
Senin tenini bana getirselerdi keşke.
Seni bana değdirselerdi…
Senin gözlerini bana gösterseydi aynalar.
Bir çok göz gördüm ela, mavi, yeşil…
Hepsi farklı bakıyordu dünyaya,
Mesela, yeşiller doğayı sevmiyorlardı,
Siyahlar karanlığı…
Ama ben hepsini seviyordum.

Ben herkesi seni sevdim diye sevdim.

Keşke yalan olmasaydı aramızda.
Yalan acaba hiç bizim gibi aşık olmadı mı?
Hey yalan! Sen anlamaz mısın aşığın halinden?
Bilmez misin hiçbir aşık seni istemez.
Uzak kalamaz mıydın aşkımızdan?
Ya da en azından aşkımdan.
Kimseler çekemedi bizi.
Senin beni sevmeni kıskandılar hep.
Senin aklını çeldiler hep biliyorum.
Ya da en azından benim sana olan aşkımı çekemediler.
Ama hemen telaşlanma, ben kimsenin sözüne uymadım.
Ama ben yine de herkesi sevdim.

Unut onu dediler,
Evlenecekmiş dediler de inanmadım.
Seni zorla veriyorlar değil mi?
Sen üç kuruşa verilecek kız mısın?
Aşk üç kuruşa bırakılacak bir şey mi?
Ya da en azından benim aşkım.
Unut onu evlenecek dediler de,
Ben inanmadım.
Seni almaya geldim.
Bekliyorum burada.
Bu da mektubum olsun sana.
Bu kaçıncı mektup gerçi değil mi?
Niye gelmek istemezsin?
Babandan korkarsın değil mi?
Merak etme yahu bizim aşkımız ya da en azından benim aşkım
Ölümü de göze aldı.
Ama ben herkesi seviyorum.
Ölümü de seviyorum.
Aslında biliyor musun?
Ben herkesi,
Seni seviyorum ya kırılmasınlar diye seviyorum…

urunguşat
19-01-09, 16:19
YAĞMUR SONRASI ISLAK SUSUŞLAR

hangi akşamdan geldim ben
hangi şehir kovdu yağmur sonrası
hangi içine burkuldu adımlarım
düştüm güzdü mevsim
elimde kalemin izi
yazgıma asılı aynaydı durmadan
yazardı beni

bilgelikti yoluma açan tomurcuk
acısı kendine kırmızı aşk
dudağımdan düştü elif
kızıldı vakit
gözlerim uykuya ölgün
hangi ölümdü geldim ben
hangi şehre kefenlendim
içime kırıldı kalem
sustum

ey aşk sen konuş madem
sustuğum yerden

urunguşat
19-01-09, 16:19
Yüreğime bir beden büyük gelen umutları
Üzerimden çıkarıp gidiyorum."

Küçük bir çocuğun duası gibi
Masumluğunu sundum sana aşkın.
Ama sen,
“İmkansız bir aşk “ deyip sustun.
Oysa sana dair ne düşlerim vardı.
Dans edecektim yağmurlarda seninle.
Yıldızların saçlarına düştüğünde,
Bir gökkuşağı çizecektim beyaz tuallere.


Asla kırgın değilim sana...
Özgürdün, hürdün elbet.
Güneşte yaşamak varken,
Karanlıklarda boğulmayı göze alamazdın sen...
Gözlerine sakladığım baharlara
Veda busesini yapıştırıp gidiyorum.


Aslında bir teşekkür borçluyum sana,
Yarım bir adamın karanlıklarına
Rüya misali baharlarınla konakladın..
Her nefesinde,
Mevsimleri soludum gözlerinde.
Kırılmış bir gönül mabedine
Bir gülüş ekledin ya,
Bir ömür yeter bana..
Hep ağladığımda öper dururum
Baharda açmış o gülüşlerini......

Gittiğim yerlerde,
Kim bilir belki de alışırım.
Alışacağım; gözlerinin yokluğu değil elbet.
Bahçemde ezilmiş güllerin çığlıklarına ,
İçimdeki çocuğun gözlerindeki ıslaklığına,
Elbet bir gün alışırım....

Gidiyorum,
Aynalara ağlamaklı suretimi bırakıp
Masum çocukların dualarına gidiyorum...
Senin uyuduğun saatlerde ben,
Bu şehri, bu yüreği sana bırakıp
Yağmurlarla öpüşmeye gidiyorum.

urunguşat
19-01-09, 16:20
Seninle Başladim Bitsin Seninle
Seninle başladım... bitsin seninle...
Ve gün be gün ben seni düşünürüm.
Sen benim her şeyimsin.
Ey sevgili....
Rüzgarlara ezberlettim Türkülerimi
Ben hep uzaklara türkü yazarım
Sılamsın... sevdamsın... sabır taşımsın
kalemim adından başka ad yazmaz
bu kütükte başka bir ad okunmaz
narına nuruna kurban olduğum seven sevdiğinden asla yakınmaz

ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim
terhis olsam gidecek bir yerim yok...
yüreğimden başka SİLAH taşımam
bütün adresleri iptal ettim
benim senden özge gerçek yarim yok...
sen benim her şeyimsin ey sevgili...
ben rol gereği aşık değilim
deme bu garibin benimle işi ne...
aşkın beni teşhir eder
sesin içime saklanır
aklanırsa adım seninle aklanır....

istersen durmadan adres değiştir
gözlerimi bağlasalar da bulurum seni
ben türkülerde tanırım fizan ı yemeni
anlasam ki sesim sesine değmiştir
bütün gemileri yakar giderim
bu bir taahhüttür sına beni
en derin rüzgarların önüne sür bulut bulut
bir yerde yanlış yaparsam adımı unut
son kurşunu kendime sıkar giderim
bir et kemik torbası değilim ben
bir hasar raporu değil yazdığım
bir aşk mektubudur ey sevgili
kızıl kıyametten önce
ve görmek için bakmaya gerek yok
her dilde güzeldir senin adın
meydanlar sarsılır sen ortaya çıkınca
yeter ki görecek göz, göz olsun
vel hasıl uzun sözlere hiç gerek yok
dil hicabından lal olmalı seni anarken
ey benim tabibim tacidarım
gün dönümüdür
ben seni bekliyorum
seninle başladım..... bitsin seninle....
ALINTI...

urunguşat
19-01-09, 16:20
Yaşım Yirmi yedisinde, nafile

Yaşım yirmi yedisinde, nafile
Gönlümden geçenler elli ikiisinde,
Seviyorum seni,
Gönlümün ağaran saçları boyunca,
Saklaman niye, yüreğinden geçenleri,
Ayıpmı, sevmek,
Bunun günahı niye?

Martılara yol veren elimdeki simit,
Bölüşülmeye hazır,yanlız olmuyor,
Şehirlerde açan yaz havasında
Sensiz ayaz,sensiz zifir karası
Kaybolduğum gözlerin uçurumunda......

Şu sıralar, iş güç yoğun,
Oyalanıyorum, şantiye şantiye
Tam unuttum diyorum,
Ohh çekerken , birden
Bıçak yarası gibi, geçiyorsun yüreğimden.......

Anlıyorum, imkansızlığını
Kahroluyorum;
Ağlıyorum olmuyor, saklaya saklaya
Ya sen çok güzelsin,
Yok sana benzeyen kimse,
Yada ben çok körüm,
Görmüyorum etrafımdan geçenleri,
Girmek isteselerde, naziz yüreğime,

Sen;
İllede, inadına ;
Yeminim büyük ettim,
Ya seninle, yada sensiz seninleyim,
Sen beni sevmeyecekmişşin sevme,
Umrumdaysa namerdim,
Sensizde seni inadına seveceğim,

urunguşat
19-01-09, 16:20
Gidenlerin Ardından



Tavşanın iniltisine,
Tilki koşarak gidermiş.
Ama yardımına değil…

Sıcak dan kavrulmuş susuz bir hayatın adamıyım.
Yağmurun verdiği umumi bir sevginin anlamı yok bende.
Sevgi, aşk, aşık benim olmalı kanarak içmeliyim.
Met-cezirli dostlara aşklara hem ben hem hayatım tok.

Bitmek bilmeyen seyrüsefer kaptanıyım.
Koskoca lüks bir geminin biricik yolcusuyum.
Su ayaklarımın altında uzansam tutacağım,
Bu kadarı da fazla ferim kalmadı yavaş yavaş çürüyorum

urunguşat
19-01-09, 16:21
Denk Değiliz

1)

Biz denk değiliz
Bunu kabul etmek zorundayım
Sana karşı olan sevgimin karşısında
Gözlerim körelmemeli
Körelirse sana bağnazca tutulurum
Diye düşünüyorum son birkaç gündür
Bu düşünceler arasında şunu da kabul etmek zorundayım
Güzel gözlü
Sana bağnazca tutulmuş haldeyim
Seni düşünmeden duramıyorum
Her yanımdasın
Hayatımı kuşatmış haldesin
Aldığım nefestesin
Seni inanamayacağın kadar çok seviyorum
Ve bu tutkum bana acılar yaşatıyor
Sana kavuşamazsam yıkılırım aldığım son nefesim olursun
Bunun farkında bile değilsin
Seni bir daha göremezsem acılara
Mahkum olurum
Sevdan karşısında
Bitap haldeyim
Ama biz denk değiliz

2)
Artık nesnel düşünüyorum
Zifiri karanlıklardan benliğimi çekerek
Seni ciddi ciddi düşünmeye başladım
Düşüncelerini duygularını okuyorum
Ve seni düşünüyorum
Kendimi ve sevgini bir kenara atarak
Seni düşünüyorum
Ve denk olmayan yönlerimiz beliriyor bir anda karanlıklardan
Senin de düşündüğün farkları buluyorum

Gözlerindeki anlam belki bir şey ifade etmiyor
Beni sevmiyorsun bile aklından bile geçmiyorum
Belki
Yani anlayacağım gibi biz denk değiliz galiba
Ben boşuna sana bu kadar bağlandım
Doğrusu içinde bulunduğum sıkıntılı dönemden
Kurtuluş için bir nebze olsun soluk almak gibi
Bir şey galiba sana karşı beslediğim sevda
Ama şundan eminim ki
Seni ölümüne seviyorum
Seni seviyorum
Beni sevmeme ihtimaline rağmen
Seni ölümüne seviyorum ÇİĞ tanesi
Ömrümün son DEMİM
Tüm dengesizliklere rağmen
Seni seviyorum….

urunguşat
19-01-09, 16:21
Eserini Rafa Kaldır

Selamın da bitti ya,
Demek ki her şeyi tüketmişsin,
İflas etmiş hislerin,
Besbelli ki,
Gönül galerin kibirinin talanına uğramış,
Kapanmış kapısı,
Kilit vurulmuş,
Anahtarını uzayın derinliklerine fırlatmışsın,
Ohh, ohh be,çok rahatsın anlıyorum canım,
Bebekler kadar rahat uyursun artık,
Tebrikler, bak bunu çok iyi yapmışsın...
Hani nerede o söndürülemez görünen koca yangın,
Hamarat itfaiyeci,
Sen çok yaşa emi, suyunu nereden buldun,
Işıktan da ımı hızlısın,anlamadım,
Nasıl, ne çabuk, ne zaman söndürdüğüne şaşarım,
Enkazıda kalmamış sevdanın,
Hızlı yok edicim, a cicim,
Gurur duy kendinle bak başardın işte, başardın...
Tek arta kalan şey,
Yalnızca bir avuç kül ,
Rüzgarı da ikna etmiş gibisin,
O da tersten esiyor,
Katmış önüne o bir avuç külü,
Savuruyor, savuruyor,
Suskunlukla bitmesini bekliyorsun,
Meraklanma o da biter,
Bir avuç külün şu koca evrende yeri mi olur,
Rivayeti mi edilir sanki...
Varsın olsun,
Bende bir buruk yürek,
Bükük bir boyun,
Kırık bir gurur kalmış geriye,
Ne farkeder ha, ne farkeder,
Evet kader utansın diye düşünebilirsin,
Teselli mükafatı gibi bir şey olur ya,
Sen hiç utandığını duydun mu kaderin,
İnsanların utanmaz ettiği,
O utanmazın,
Bükük boyunlara,
Buruk yüreklere,
Kırık gururlara,
Mahçubiyetini bir söyleyen oldumu hiç...
Her şeye rağmen de,
Hep onu suçlarız ama,
Asıl suçlu biz değil miyiz,
Onu da biz yaratmadık mı sanki,
Al hadi, işte eserin,
Yani ben,
Günahımı kaderemi yüklesem,
Yazık değil mi ona da,
Hep o mu suçlu sanki...

Al hadi dünya senin olsun,
Çekiliyorum içinden,
Kaderi suçlamadan,
Bizdeki kader de, yine biz değilmiyiz,
Ortak etme beni soluduğun havaya,
Bildiğin gibi yaşa,
Dünya senin olsun,
Mutlu ol, kendimi imha etmeye gidiyorum artık,
Kül değil, zerre kalmasın,
Geniş olsun yerin,
Rafa kaldırbilirsin eserin,
İnkar et, kader de istersen,
Bu eser Benim değil de ,
Ört üstünü,
Görmesin kimse,
Ne yaparsın, okunmuyor, okunmuyor işte,
Kötü bir eser o,
Ama yinede, yazarına kader deme,
Kadere de yazıktır...
Bir başka eser yaz, artık deneyimlisin,
İyisini yaz, olur mu, iyisini,
Kaderi suçlama, suçlama sakın...

urunguşat
19-01-09, 16:21
Kırdım Baltamı

Bakışlarında doğmamış bir çocuktum
gözlerini her kırptığında
Zaman durdu,ben içinden geçtim
Yaşlandım sevdiğim

Nefretinde çöllere ağlayan bir yağmurdum
yalnızlık vurdu,kan kustum
Paslandım sevdiğim

Yokluğun,gölgesi olmayan bir Çınar dı
Kalbime çok sevda kondu,birtek sendeydi gözüm,
Ey benim özüm!,kırdım baltamı
yaslandım sevdiğim...

urunguşat
19-01-09, 16:22
Sevmek

Gözlerinde sezdim ben bu hali;
Dudakların bilir bu ahvali,
Koklarken ide kokulu yapraklarını
Düşündüm Süleyman’ın makamını
Nam olmuştu ona dünya kalmadı
Bir derya ki gözlerin nehirleri salmalı
Dem vurur aşıklar sazın telinden
Sevgi ister haberi yok bedelinden
Bedeli neydi kim bilir kaç sene
Sordum ömür yetmez desene
Karıncada girmişti bu yola
Yetmedi ömrü yolda verdi mola
Ama kabarmıştı artık bir defa yürek
Sevda için bir ömür ne demek
Gördü o sesi sevda sokağından
Bir buğday’ın en sıska başağından
Rüzgar eser, dolu, yağar başak acılanır
Fakat topraktan oda faydalanır
Sitem eder yağmura, kara, doluya
Bilmez can veren odur toprağa
İşte dostlar sevmek hali böyledir
Kim ne derse desin sevmek en güzeldir.

urunguşat
19-01-09, 16:22
Derman

Sevdaya tutulduğum o gün inan
Ağlıyordu yalnız yağmur taneleri
Seni hatırladığım yalnız bir tek o gün
Gecemi gündüze döndürdün bil ki

Görmese kararan gözlerim seni
Sevdaya tutulup yanardım her an
Yıllarım kaybolup gelmese geri
Sevmeye muhtaçtım ben seni inan

Solsada gülümün en son yaprağı
Sevdanı gönlüme vermezsin bile
Ve sen yaşarsın yine çektirip acı
Kuruyan gözlerim dönse çeşmeye

Aşk ile tutuşup yansaydın inan
Sevgimi gönlünden atmazdın belki
Kavrulup ateşte kül oldum inan
Sana dost olmamı anlamadın ki

Dert ile yoğrulup kalsan da yalnız
Bendeki sevgiyi anlamazsın ki
Sevdana tutuldum yüreğim sensiz
Kan ağlıyor içim derman olman ki

urunguşat
19-01-09, 16:22
Duvara, bir titiz örümcek gibi,
İnce dertlerimle işledim bir ağ.
Ruhum gün doğunca sönecek gibi,
Şimdiden ediyor hayata veda.

Kalbim, yırtılıyor her nefesinde,
Kulağım, ruhumun kanat sesinde;
Eserim duvarın bir köşesinde;
Çıkamaz göğsümden başka bir seda...

urunguşat
19-01-09, 16:22
son bir dilek...
saat 12'ye gelirken
dudaklarım dudaklarını isterken..
sensizliği ruhumda hissederken..
yalvardım Allah'a
yollasın diye nuel babayı yanıma..
nuel baba'ya sesleniyorum..
eğer duyuyorsan beni..
yanıma bırak onu gecenin karanlığında usulca..
yalvarırım Allah'ım gerçek olsun nuel baba
bıraksın bu gece onu yanıma yalvarırım..
eğer bu gece o olmazsa yanımda isyan etmem
ama üzülürüm nuel baba'ya haykırırım
nuel baba kırma beni yalvarırım..
bırak elleri ellerimde kalsın bu gece..
sabah olunca alırsın tekrar..
ama güneş doğana kadar kalsın yanımda nolur..
çok görme onu bana..
canım acıyor..
içim yanıyor..
ağlıyamıyorum nuel baba sesim çıkmıyor nolur getir onu bana
Allah'ım görüyorsun halimi..sesim kısıldı ağlamakdan gözlerim şişdi..
NOLUR GELME NUEL BABA GÖRMESİN SEVDİĞİM BENİ AĞLARKEN..
GÖZLERİM ŞİŞTİ UTANIRIM NOLUR GÖRMESİN BENİ..
ÜZÜLÜR YOKSA..

urunguşat
19-01-09, 16:22
stersen durmadan adres değiştir
gözlerimi bağlasalar da bulurum seni
ben türkülerde tanırım fizan ı yemeni
anlasam ki sesim sesine değmiştir
bütün gemileri yakar giderim
bu bir taahhüttür sına beni
en derin rüzgarların önüne sür bulut bulut
bir yerde yanlış yaparsam adımı unut
son kurşunu kendime sıkar giderim
bir et kemik torbası değilim ben
bir hasar raporu değil yazdığım
bir aşk mektubudur ey sevgili
kızıl kıyametten önce
ve görmek için bakmaya gerek yok
her dilde güzeldir senin adın
meydanlar sarsılır sen ortaya çıkınca
yeter ki görecek göz, göz olsun
vel hasıl uzun sözlere hiç gerek yok
dil hicabından lal olmalı seni anarken
ey benim tabibim tacidarım
gün dönümüdür
ben seni bekliyorum
seninle başladım..... bitsin seninle

urunguşat
19-01-09, 16:23
seni çok seviyordum ya şimdi..?
seni çok sevdiğimi sölüyordum..
hatırladınmı..
sevgi neydi acaba..
ben seni niye sevmiştim acaba ?
bunlar hala cevabını bulamadığım sorular..
ama cevabını bildiğim tek soru var..
sevginin , aşkın,saygının ,dürüstlüğün karaborsaya düştüğü şu devirde..
ben seni hala seviyorum..
sana ilk kez yalan söledim
seni aslında sevmiyorum..
buna sevgi denmez..
sevgi böle olamazki..
ben sana olan hislerimi sevgiyle sınırlayamam..
ama adına koyacak bir kelime bulamıyorum ki..
öleyse ben seni hala seviyorum..

urunguşat
19-01-09, 16:23
Bitmişlik..
Tükenmişlikle..
Gözlerin arasında bir yerdeyim. ..
Ne yerdeyim. ..Ne gökte...

Yalan söylemedim hiçbir zaman...
Korkum vardı..
Titremekl iydi hallerim. .
Kalbim derin bir yaranın üzerine veriyordu acı acı nefesleri ni..
Amaçsız yürüyordu ayaklarım yıllardır..
Derin bir yağmura çektin beni...
Kelimeler ini içtim..Sarhoş oldum..
Bir gece yarısı susuşlarına düşürmüştüm,bir damla gözlerimden..
Birde...
ihanet mi? sorusuna veremediğim susuşlara..

Susarak..
susa susa..
Susadım günlerce....

...

Kapımın kilidi korkudan kapandı...
Korkuları..
Acı , sızı ve özlemleri kilit yapmışım farkına varmadan kapılarıma...
Şimdi ben bile aça mıyorum yüreğimin kapısını....
Ve farketmed en...
Sende bir kilit vurdun... .
Adı neydi bunun?..
Yağmurda gözyaşımı..ihanetmi..Yokluk mu..?
Bilemem..
Bilmekte istemem..
Tek hissettiğim..
Daha yolun başındayken hayatın..
Sonumu beklemem. ..

Şemsiyemi açtım..
Bilmek istedim..
Yazdım...
Yağmur yağarken..

...

Yağmur yağıyordu..Üşümüştün..
Nasıl oldu bilmiyoru m...
İçeri aldım seni..
Sessiz kaldık bir süre öylece..
Tozlu raflara,Unutulmuş kitaplara dokundu ellerin..
Durmadan bakınıyordun etrafa...
Unutulmuş duygulara sebep aradın kalbimin her köşesinde..
Ve şimdi kilitli kapıları zorlar oldun..
İçimi acıtıyorsun..
Bu gece son...


Dokunma yüreğime.....


alıntı

urunguşat
19-01-09, 16:23
Senden Geriye Kalanlar!
Dilimde kaybolmuş kelimeler, dudağımda anlamsız bir tebessüm..
Yıkımlardı senden geriye kalan..

Yaralı bir geçmiş ve anlamsız bir gelecek bağışladın bana..
Hayallerim,Suskunluğumun canımı acıttığını fısıldadılar usulca kulağıma..
Nedenini bilmediğim korkular sardı ansızın her yanımı..
Geçmişin yorgunluğu vurdu tenime..
Senden geriye enkaz altında duygularım kaldı sadece..

Yırtılan takvim yapraklarına karşı,hayallerim ve umutlarım korkusuzca direniyordu..
Dilsiz sevinçlerim,solgun yapraklar gibi kırgın ve başıboş..
Kendimle hesaplaşma zamanı geldiğinde bedenim sürgün olur bilinmeyen yerlere..
Senden geriye sadece yaralı sevinçlerim kaldı..

Bu kentin en ücra köşelerine sinmişti senin kokun..
Sahiller martılara küs oldu,sensiz dalgalara çarpıyor diye..
Senden geriye hasretler ve hüzün kokan yalnızlıklar kaldı..

Senden sonra,yitirdi anlamını gözlerim..
Ve ağladı yüreğim sessizce,usul usul,inceden inceye..
Durgun bakıyor yüreğim yarınlara..
Senin olmadığın bir hikayede anlamsız her rol ve her son..
Anlatmalıydı suskun yakarışlarım seni her yere ve herkese..
Ama olmadı..

Tüm harfler seni tanımlarken aciz..

Cümleler anlamsız..

Geceler sessiz..

Hayallerim sensiz kalıyordu,seni anlatmak için..


Senden geriye sadece haykıran düşlerim..
Yıkılan hayallerim..
Yakılan resimlerin ve yokluğunun kokusu kaldı..

Bir de somurtkan bakışlarım ve çatık kaşlarım ..


alıntı..

urunguşat
19-01-09, 16:24
Bir fotoğrafa bakıyorum şimdi...

Resmi de hayalim gibi, ben gibi, dünlerim gibi...
Yarım kaldı bir ocak sabahı...
Şimdi düşünüyorum da yarım kalan kimin düşüydü acaba...!

Sevmekse, en büyüğünden seviyorum ama...

Hadi gel de şimdi karanlığı konuşturan yazılarımı, sustur susturabilirsen

Susturmasa da olurdu yazılarımı,yada susması da kabulumdu,ama bir kere gelsin ve baksın istiyorum bu kırık yüreğe,gördüğünü görmek istiyorum suskunluğumu....Çok mu şey istiyorum ne dersin kalpsiz...

urunguşat
19-01-09, 16:28
sen istiridyede inci gibi...

İğdeli aşklar gibisin
Kırılgan ve saf
Sen dalımı kırmadan
Göçmeliyim diyarından
Sen gönlüme huzur gibi
Sen yüreğime su gibi
Sen gözüme ateş gibi
Benim kilitli kapılarım var
Benim uzak diyarlarım var
Benim zehir zemberek aşklarım var
Uzak dur yar
Geldinmi git demem
Sen taze bir sabah gibi
Sen istiridyede inci gibi
Benim vurgunlarım var
Sana açtığım yer
Denizin dehliz mavisi
Sen derinlerde yüzmeyi bilirmisin
Bilmezsin yar
Sen yerkabuğunun yeşilini bilirsin
Ben grisini
Dünyaya sızmak yanmaktır bilirsin
Gel yanma yar
Benide yanına alma
Gelsen git demem
Hangi kadın
Bir beyaz tene
Bir hoyrat göze
Bir deli sevdaya hayır der
Hangi kadın
Karanlığın üzerine
Bir demet gül serpmez
Ve hangi kadın hakketmez aşkı
Ellerini usul usul pembeye boyamaz

Sen bir hayat gerisin benden
Eksiklerin özlemlerin var
Ben senin eksik yanınsam
Sen benim ağrıyan yanımsın
Hani aşk bulunca hesapsız gitmeli ya üstüne
Bir duygu fırtınasında sürüklenmeli
Haramiler yol kesinceye kadar
O harami sen
O harami ben olursam
Geriye ne aşk kalır
Ne eksik yanın
Ne acı aşklar yaşadım
Kendime ettiğim zulmü
Kimse etmedi bana
Kılıç kalkan kuşanıp
Deştim yüreğimi
Ve sararken yaralarımı
Hiçbir aşkın sahibi yoktu
Gel yanma yar
Seni taze bir sabah gibi
Seni istiridyede inci gibi
Seyreyleyim
Ne zaman inanırsam aşksız yaşanacağına
Ne zaman dibe vurursam aşksız
Sana teslim olmak
Boynumun borcu
Ve birde zaman kalmışsa yaşamaya
Hayat kaçıp giderken ellerimizden
Hesaba kitaba sığmıyor yürek……

http://www.turkforum.net/images/statusicon/user_online.gif

urunguşat
19-01-09, 16:29
karanlıkta bir aşk fırtınası

Ölmeyi ister geceleri yüreğim
sessizliğe alışmışken
tam da uykuya dalarken
gelmeni ister yüreğim gelmeni.

Sen yıldız gibi parlak
ben sensizlik gibi ürkek
kayıp gitmiştin şehrimin üstünden
alışamadan ışığına,
gece sanki söz vermişti
ayrılıklara.
Alışmamı istemişti sanki
senden kalan tek hatıraya
yalnızlığa...

O rüzgârda savrulan saçlarına
benim elim uzanamasa da
parlamasa da gözlerim
şehrim karanlık diye gözlerim kapalı zannetme...
Sen gitsen de
bir umut işte
mum yakmışım gözlerime...
Karanlık bıraktığın şehrime
uğramasa da ışığın
ben bilirim ki;
bu gönül yana yana kül olur...
Yine sensiz
yine sessiz
yine sevgisiz
ben bilirim ki;
bu gönül yana yana kül olur...

urunguşat
19-01-09, 16:29
nefret ---- alıntı
Aşığım, sırtımda eski bir ceket.
Ne Hasan sorar derdimi, ne de Mehmet
Bir aşk yüzünden günlerce çektim zahmet.
Yalan değil gerçektir,
Etmişim dünyadan nefret.

Acıma sevdiğim vur, kır, çevreni mahvet.
Yalmz kalbimi kırma, biraz daha sabret.
Gönderdim, aldın mı bir demet buket?
Yalan değil gerçektir,
Etmişim dünyadan nefret.

Seni düşünmekten kaldım iskelet.
Ediyor musun benden nefret?
Sende ne sevgi var, ne de merhamet.
Yalan değil gerçektir,
Etmişim dünyadan nefret

urunguşat
19-01-09, 16:29
SAVAŞMAK - Alıntı
Savaşmak
İki kişilik bir mucize için tek başına
SAVAŞMAK!
Uğraşmak, çabalamak,
Yorulmak, bittiğini hissetmek,
Adeta içine işleyen o acıya rağmen
Yine de
Savaşmak!!!
Kendine kızmak,
Yeter hala daha ne duruyorsun diye haykırmak,
Ama öyle kısık bir sesle ki
Sana bile çok uzak
Gidemezsin işte.
Demek her şey bitmemiş ki
Hala daha devam ediyor bu mucize dersin.
Eğer bitmeliyse o gitmeli diye düşünürsün.
Çünkü sen yapamazsın
Gidemezsin
Denersin ama çıkmaz o sözcükler bir türlü
Aşk neymiş öğrenirsin.
Aşk savaşmak, savaşın dersin herkese
Ama için için
Aşk acı çekmek dersin
Bitmeyecek seni sürekli kemirecek bir acı.
Ama herkese aşkın savaşmak olduğunu inandırmak için
Kobay olarak kullanırsın kendini.
Savaşmak!!!
İki kişilik bir mucize için tek başına
Savaşmak!!!
Ama nereye kadar!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!


Alıntı

urunguşat
19-01-09, 16:29
Kırgınım…
Kime olduğunu, neye olduğunu bilmeden kırgınım…
Belki hayata, belki kendime kırgınım sadece…

Kırgınım…
Yüreğim bir yanardağ gibi kaynayarak yanarken,
Nasıl oluyor da bir buz dağı oluveriyorum bir anda…

Kırgınım…
İçim sevgi ile kavrulurken neden böyle yıkıcı,
Parçalayıcı oluyorum…
En çok sevdiğim varlıkları bir anda kırıp,
Un ufak ediyorum…

Kırgınım…
Öfkeme, tat almayan yüreğime,
Sevmenin, sevilmenin değerini bilmeyen
Kalbime…

Kırgınım…
Yeşilin huzurunu, mavinin derinliğini,
Görmeyen gözlerime...
Kuşların nidasını işitmeyen kulaklarıma
Kırgınım…

Kırgınım…
Mantığımla kalbimin arasında gidip gelen
Benliğime…

Kırgınım…
Sonuçlandıramadığım sevgilerime,
Sarılmaya korktuğum sevgililerime…

Kırgınım çok kırgınım,
Beceriksizliğime, korkaklığıma,
Kırgınım…
Belkide bir hayalden ibaret oluşuma…


alıntı

urunguşat
19-01-09, 16:30
Boşuna çırpınışlarım
Biliyorum yine boşuna çırpınışlarım
Boşa değilmiş eski kaçışlarım
Bir bildiği varmış oysa
Aşık olupta.. hep susuşlarımın
Seviyorum doğru , dogru yıpranışlarım
Anladım ne ifade ettiğini
Geride kalan için gidişlerin..
Anladım onun bunun için farklılığını..
Evet artık hiç bişey anlatmıyor..
Aslında her zaman dolu olan boş bakışlarım.
Yanlış anlama boş değildi sana olan kayboluşlarım,
Vardı elbet boş olan bazı şeyler belkide,
Sana kavuşmak için verdiğim savaşlarım..
Biliyorum yine boşuna çırpınışlarım
Belkide şimdi anladım her şeyin boş olduğunu
Her zaman yanında olanın bir gün kaybolduğunu
En içten duyguların bile boşluğa savrulduğunu
Ve birazdan bir şey daha anlıyacağım,
Aslında hep boşuna olduğunu yazışlarımın...

urunguşat
19-01-09, 16:30
her şey bir garip bugün
sen garip ben garip
****steki kuş,sofradaki aş garip
birşeyler var yolunda olmayan biliyorum
ama neee..?
sen mutlu ben umutlu
ama birşeyler var
bir korku var yüreğimde
ılık esen bu rüzgar içimi donduruyor
bir sessizlik var ikimizdede
fırtına öncesi gibi
umutluyum ama huzurlu değil
bugün yada yarın birşeyler olacak
biliyorum ve ayrılık gelecek
gel yanıma uzan diyorsun
oysa ben yanına ölmek istercesine
kalmak istiyorum
saçında bir tel yüzünde bir ben
ve kendimde bir sen olmak istercesine ölmek istiyorum
mutlu bir ölüm yok derdi şaiir
şu anda ölmek yani ellerim sarılmışken bedenine
ve yüzün göğsümde uzanmışken sen
saclarını koklayarak
ve o can alıcı gözlerine bakarak ölmek
mutlu bir ölüm varmış be şaiir
demek istiyorum.
sen dışında ben içimde tir tir titriyoruz.
ürkek bir güvercin edası var titreyişinde
sende yasağa batmış bir düşün korkusu..
bende beş yaşındaki bir çocuğun,
annesinin terkine uğrama korkusunun titrekliği
alıntı

urunguşat
19-01-09, 16:30
Bir kez severek baksaydın eğer...

bir kez severek baksaydın eğer
yıldızları kopardırdım gökyüzünden
ellerine dizerdim mutluluğu
yıllarım olurdu yollarım olurdu

ne yazık gelmeyecek
bekledigim baharlar
esmeyecek basımda
deli rüzgarlar

sen uzaklık olacaksın
ben bekleyen bir yar
gözlerim kapanacak
hasterinle yar

korkum yok
a$kım var benim
ne söylersen söyle
bitmeyecek sevgilim
zorum yok benim
hasretim var sevgilim...


(alıntı)

urunguşat
19-01-09, 16:30
Kalbim Ağliyor
Unut Diyordun
Artik Mutlusundur Kalbim
Günlerdir Görmüyorsun
Umarim Gülüyordur Yüzün
Gözyaşlarin Kurudu
Kalbin Ağliyor
Umut Edip Hala Bekliyormusun
Biliyorum Hala çok Seviyorsun

urunguşat
19-01-09, 16:31
Kendi Nefesim Gibi



Her gülüsün bir bahar şu gönlüme
Her nefesin sevdayı barındıran bir ömür bana
Her kelimen mutlulukları anlatan bir şiir bana
Yaşadıkça dört mevsimde seninle tüm baharları
Çektikçe içime her nefesini kendi ciğerlerime
Yaşıyorum seni kendi "canım" gibi
Çekiyorum içime seni kendi " nefesim " gibi.

Varlığında anlam bulan
" Seni seviyorum" diye başlayan tüm sözlerim
Yokluğunda büyüyen
" Seni delice özledim" diye alev misali yanılan hasretim
Şahit olacak ayrılığa açılan tüm duruşmalarda
Tesellimdir senin mutlulukların sonu bilinmeyen yarınlarımda
Yaşıyorum seni kendi ömrüm gibi
Yanıyorum alev alev, hasretine yanan bir köz gibi.

Gecede gözlerinle aydınlık saçılıyorsa etrafıma
Sevginle ruhum dimdik ayakta duruyorsa tüm acılarıma
Bir tomurcuk daha yeşeriyorsa " sevda" adına çölleşmiş yarınlarımda
Yaşıyorum seni yarınlarımdaki umutlarım gibi
Seviyorum seni kendi nefesim gibi.

urunguşat
19-01-09, 16:31
Herşeye Rağmen





Sana beni anlatsam
Duygularımı,içimi
Haykırsam beni anlar mısın
Ağlasam sesimi duyar mısın
Senden kendimi istesem
Kendimi, kendi öz benliğimi
bana özgürlük verebilir misin
Senden birazcık sevgi istesem
Verebilir misin...
Sen Hasret nedir
Aşık olmak nedir
Yasaklanan şeyleri yapmak nedir
Bilir misin?...
Öldürdüğün, yok ettiğin, parçaladığın
Geçmişimi istesem
Umutlarımı, gözyaşlarımı, hayallerimi
Her şeyimi geri verebilirmisin
Ve... cılız sesimle, ezik yüreğimle
Savaşırcasına haykırıyorum
Herşeye rağmen
"SENİ ÇOK SEVİYORUM."

urunguşat
19-01-09, 16:31
Aşkın İçin Buradayım



Aşkın için buradayım,
Sevgini tazelemeye geldim.
Sessizlikten hoşlanmıyorsan,
Sana beni getirdim.
Şiirden anlamazsın biliyorum,
İçine resmimi çizdim.
Belki bir gün bakarsın,
Resmin içine senide ekledim...
Sana inceden bi şarkı hediyemdir,
İster gül, ister ağla!
Kalbim bundan sonra senindir,
Al anahtarını yıllarca açma.
Ama hep yanımda kal,
Sevgini hep bende ara.
Ben sana mahkûmum,
Beni sakın yalnız bırakma!

urunguşat
19-01-09, 16:31
O'nun Aşkı

Umutlarım karanlıklara karıştı
Depresyondayım artık heyecanım kalmadı
Sevgiliyle avutmaya çalıştım kalbimi
Yalnızlık birdenbire kapımı çaldı

Dağları deliyorum bulmak için aşkımı
Çöllere düşüyorum kavurmak için tutkularımı
Mecnun bile kıskanmaya başlarken beni
Hatırlıyorum birden böyle aşkların mazide kaldığını

Fallar açıyorum kendime avutmak için kalbimin bir yanını
Burçlar seçiyorum kendime ama aşkta en şanslı olanını
Kahinler bile söylerken aşık olduğumu
İçimden bir ses itiyor bir kenera bu batıl inançları

Dünyalar arıyorum kendime kalsın diye hoş bir anı
Nefesler çekiyorum içime birazda güneş ışığı
Tam aydınlığa çıkıyorum derken
Battı güneşim,bitti nefesim,bitti onun aşk'ı...

urunguşat
19-01-09, 16:31
Ah İsTaNBuL!


Ah İstanbul(!)
Caddelerde ışıklar yanıyor,
Etrafta insanlar geziyor,
GökyÜzÜnde yıldızlar,
Birisi diğeri ile kadeh tokuşturuyor
Biraz daha ilerliyorum...
Birisi sevdiğini almış koluna,
Hayata nispet yaparcasına ilerliyor,
Deniz karanlığın ÜstÜne vuran ışıkla,
Kumsala bir başka gÜzel vuruyor...
RÜya kent İstanbul
Gene sahte belki de gerçek aşklara
Karanlığın arasında şahitlik yapıyor.
Ben de bir gÜn tutacağım elinden,
Sormayacağım artık seni gelenden,gidenden,
Asla çıkarmam seni yÜreğimden
Hadi gel de seveyim seni yeniden...
Acaba ne yapmaktasın?
Biliyorum bensizliğe dayanamazsın.
Sen benim yÜreğimde taşıdığım cansın
Her zaman yaşadığım sevdamsın...
Bizim aşkımız yeter her şeye
Herkesi kıskandıracak bir gÜn geri geldiğinde
Şimdi kaldım sensizlikte
Bir gÜn sana doyacağım seninle..

urunguşat
19-01-09, 16:31
Düşlerimi izleyen sendin gözümde
Sonsuz imkansızlıklara tutuklu kaldık.
Yaşadıklarımız kaldı bil ki özümde,
Yazgıya bağlanarak acılara daldık.
Senden tatlı bir buse kaldı yüzümde,
Biz ayrılığı bir son bildik.

Kalbim eskisinden hızlı çarpsa da,
Biz bu aşktan alacağımızı aldık,
Gerçekler, kayalar gibi sarpsa da,
Biz ayrılığı bir son bildik.

Aramayacağım bir kuytu ya da bir liman,
Gidişleri biz son bildik,
Yaşama yenilip ölüme varan,
Biz ayrılığı bir son bildik.
Alsamda nefes, bil ki acılar var bedeni saran,
El eleydik bak yaşamın sonuna geldik.

Deselerde dostlar ömür bitmedi,
Felek bu aşka yetmedi,
Acılarla yürekten gitmedi,
Nedense biz ayrılığı son bildik..

urunguşat
19-01-09, 16:32
SADECE BİR FISILTI

Güller derledim allı , beyazlı, mavili, sarılı.
Asılı yıldızları topladım gökyüzünden ellerimle.
Mehtaplı gecelerde aydan selam yolladım.
Şiir serpiştirdim yollarına.
Sildim tüm zamanlarımın gözyaşını.
Yüreğime hapsettim gidişine yakılan ağıtlarımı.
Hıçkırıklarda boğdum en ağır sözlerini .
Topladım gidişine üzgün güz yapraklarını.

Kilit vurdum yalnızlığıma.
Gün gün düşlerimde biriktirdim özlemini.
Sildim belleğimden, benliğimden.
An/larımızı.
Geçmişimize ait ne varsa her şeyi
Kırdım,
parçaladım.
Yeniden...
yine yeniden....
başlamaya hazır
gönül bahçemden BİR GÜN geçersin diye.
Beklediğimden habersiz .
Bana seslenen
sadece bir fısıltı olsaydı
rüzgarın dilinde.
Yeterdi bana.

Sen olsan da olmasan da......

urunguşat
19-01-09, 16:32
Seni seviyorum deme bana....!
hep böyle mi bakar gözlerinin içi senin?
hep böyle mi sevdiğini söylersin bana?
içinde biryerler de uçan martılar
gözlerinde bilmediğim pırıltılarla,
“seni seviyorum” deme bana!
içim bir tuhaf oluyor
dokunmak istiyorum ellerine sonra,
büyüttüğün kuşlara ekmek atmak birde
güle-oynaya...

“seni seviyorum” deme işte bana...

alıp başımı gitmek istiyorum, çok uzaklara
ya da senin yanına!..
gelsene hadi,
al beni buralarda n...
bırakma bir başına....
acıyor biryerler im sen olmayınca
“seni seviyorum” deme bana...
unutuyoru m kanatsız olduğumu,
melekler gibi uçmak istiyorum sonra...

tarifsiz boşluklar var, tarifsiz korkular
sen yine sevdiğini söyleme bana...
sarılma öyle hemen ...
ellerim üşüyormuş - “ kaç yazar?”
Ödünç istemem ellerini. ..
Sıcak elleri bırakmak zordur bilirim.. ...
En iyisi al bendeki emaneti
Gökkuşağının 8.rengi olma hayalleri ni
“seni seviyorum” deme bana
gitmek istemiyor um sonra...
oysa biliyorsu n
gitmem gerektiğini
ilk ben söylemiştim.......
gözyaşlarım burnumda
“seni seviyorum” deme bana...
(Alıntı)

urunguşat
19-01-09, 16:32
Yoruldum artık anLamsız kavgalardan Kalp kırmalardan git gellerden..
Ortada yaşamaktan....
Yıprattı beni Aşk..
Acımadı hiç..

Ama hiç bi zaman Kaçamadım Ondan..
Hep Çaldı en cok ıhtıyacım oLanları aLdı yarım bıraktı beni!

Ama taşımıyor artık bedenim İsyan ediyor Çığlıklar atıyor..
Küçük avuntularda kapatamas oldu büyük yaralarımı..
Bişeyler düzelicek diyerekte kurtulamıyorum önüme sunulan gerceklerden..

Konusmak ıstıyorum anLatmak ama
İçimden cıkmıyor ki keLimeler yazsın ellerim..
Sesimde cıkmıyor ki başkalarına
Çıglıklarım nerdeyse kulaklarımı yırtıcak ama kimse duymuyor
Kendımı sadece ben duyuyorum sadece ben dınlıyorum..

Odam,Gökyüzüm,Özgürlüğüm
Hiç biri bir şey ifade etmiyor artık bana
tat aLma duygumu yitirdim.
Ne cok yükselirsen Okadar hızlı düşersin.
Bunu düştüğümde toprakla temasımda anLadım.
Düşüşün sersemliğini atmaya çaLışırken
Anladım..

Aslından yüreğinden ayaklarına düşmüşüm ben...
Cennetten,Cehenneme...
Ayağa kalkıp yürüdüğümde,
Ayaklarımın altında kaLan umutlarım mış...

Yoksun...Yoktun Zaten...
Hiç bir zaman tam Olamadık seninle..
Yanyana duran iki defter yapragı gibiydik...
Ne bir rüzgar gelip bizi kavusturabıldı..
Nede bız defteri kapatabıldık...
Beyazdık Oysa karanlanmıştık...
Yüreğimiz elimizde,Özügürdük..
Bulutların üstünde Yürürdük...

Düştük!!!!
Okadar sert olduki düşüşümüz..
Biz Öldüğümüzü bile anlamadık..
Dagılmış,Parçalanmıştık Sağa sola sacınlan umutlarımızı,hayallerimizi toplarken
Sevgimizi yerden kaLdırmayı unuttuk!...

Biz Düş(tük) SEVGİLİ...

Cennetimizden Cehenneme...
Yüreğimizden,Ayaklarımıza...

urunguşat
19-01-09, 16:32
Karanlık bir gecenin,yıldızlara teslim olmuş yalnızlığında..
Kayan bir yıldıza yüklediğim dilekteki kişi sen mi ol dedim..

Bir uçurum kenarında,avuçlarıma tırnaklarımı geçirip..
Gözümdeki yaşlarla haykırarak,tanrı dan dilediğim kişi sen mi ol dedim..

Umutsuz gecelerin,gün ışığına gebe bekleyişine..
Koşa koşa güneşin ipini çektiren kişi sen mi ol dedim.

Mutluluğumun umudu,mutsuzluğumun sebebi..
Bekleyişlerimin sonu olsun dediğimin kişi sen mi ol dedim..

Baharımın yeşeren yüzü,goncalarımın bükük boynu..
Yazımın güneşi,kışlarımın beyazı olacak kişi senmi ol dedim..

Heyecanlarımın mutlu bekleyişi,kırgınlıklarımın hüzünbaz yanı..
Umutlarımın bekçisi olmalı dediğim kişi sen mi ol dedim...

Ah be canımın yarısı,ömrümün sebebi ....
Bunları bana verip,yitirmekten korkacağım kişi sen mi ol dedim....

Demedim...
Demedim...
Umdum...
Sustum...
Ama
DEMEDİM.....

Diyemedim..demedim...
Bir şeyler engel oldu..
Yüreğime bir ağırlık çöktü..
Boğazımı bir el sıktı...
Diyemedim işte.
SUSTUM..........

urunguşat
19-01-09, 16:32
Masum aşk
Layık olmak bir aşka
Değil yolunda kapısında ağlamak ona
Şirinim gelsene yanıma
Özlemimdesin hala
Seni unutmak mı asla
Ağzımdan gelse kan uğrunda ölmek olsa
Ancak yinede karşı gelinemez aşka
Zaten özlemimizdir bizim aşkımız şirinde olsa

urunguşat
19-01-09, 16:33
KİMDİ O
Geçiyor adamın biri yoldan
Söylenirdi yine hiç durmadan
Oysa bam başka biriydi
Kim onu bilebilirdi görünmez biriydi

urunguşat
19-01-09, 16:33
İkimiz de biliyoruz, sevgilim,
öğrettiler :
aç kalmayı, üşümeyi,
yorgunluğu ölesiye
ve birbirimizden ayrı düşmeyi.
Henüz öldürmek zorunda bırakılmadık
ve öldürülmek işi geçmedi başımızdan.

İkimiz de biliyoruz, sevgilim,
öğretebiliriz :
dövüşmeyi insanlarımız için
ve her gün biraz daha candan
biraz daha iyi
sevmeyi...

urunguşat
19-01-09, 16:35
İHANET



Üç günlük dünyaysa yaşadığımız

Ağlar iken ihanete

Güler iken dostluğa çelmeler attığımız

Bu dünyaysa eğer toplayıp durduğumuz ne varsa

Öyleyse bırakıver ağıtlarımı

Bırakıver gülmelerin ihanetini



Kimileri balıkçı oltalarında ararken ganimeti

Kahvehanelerde demlenip dururken kimileri

Çaycı Selami Anadolu türkülerinde rüyalardayken

Sinema köşelerinde kimileri

Aç köpeklere sevda yakmış ise simitçi Hasan

Sevgiye dair yazılan bir mektubun

Şarkılarda söylenen bir şiirin

Ne anlamı kaldı söyle

İki kere ikinin dört etmediği zamanlar

Hüzünlü bir ırmağa bırak kendini

Bırakıver bütün ihanetleri



Eğer yaşamak dediğimiz şey buysa

Mutluluk posterlere düşürülen renklerse

Yağmurlara tutun öyleyse

Bir güle tutun

Sabahın kırağısı güneşe taşır seni öylece

urunguşat
19-01-09, 16:36
Dayanamıyorum

Daha iyisi için ayrılık...
Dayanamıyorum bu iyiliğe,
Kandırma kendini benide üzme kahretme.
Nasıl bir iyilikse kahrolsun,
Nasıl bir iyilikse mahvolsun,
Dayanamıyorum ben ayrılığa.

Geçmişi kapadık böylesi iyi diye,
Aldandık sevgimizin küçüklüğüne,
Hayatı zindan ettik birbirimize,
Nasıl bir anlayıştı kahrolsun,
Nasıl bir iyilikse mahvolsun,
Çözemiyorum düğümünü,
Dayanamıyorum ben ayrılığa.

urunguşat
19-01-09, 16:36
G e c e

Ben gecenin en çok,
adını seviyorum.

Bir kere asildir gece...
Sonra karanlıktır.
Yüzlerdeki sahte tebessümler,
Yalan gülücükler,
Anlarsınız ya.
Sonra nefes alır çiçekler.

Arka odada bir ayin vardır,
Bense bir yangını doya doya yaşıyorumdur bu gece.
Elimde bir mücevher kutusu tutuyorumdur...
Mücevher kutusundaki afyon ruhunu,
şöminede yanan son fahişenin nefesi karışır
Ateşe gizli düşen silüete.
Süre baygın,
Kaygı sarhoş,
giz gözlerimde sarhoş.

Bebek kucağımda
ve
a
y
r
ı
n
t
ı

ayrıntı sırtıma geçirdiğim bin yıllık paltoda,
ayrıntı usul usul hayatı adımlayan saçlarımda.
ayrıntı ne kadar yağlasan da yine gıcırdayan kapıda.

Kapıyı açık unuttum,
Bir avuç su kadar masumsun oysa.
Zamanı yakabilir misin suyla?
Yap o zaman! Hadi ne duruyorsun!

Umutsuzluğu demin çöpe attım.
Biten şarap şişesiyle.
Gözlerimi mücevher kutusuna koydum.
Yatağıma girdim, mezara gömülen ceset gibi.
Geç kalıcağım dünden belliydi Ağustos`a.
Geceyi seviyorum dost!

Ben,
Gecenin
En Çok
Adını Seviyorum.!!

urunguşat
19-01-09, 16:36
Öyle bir sev ki
Sen gülerken yanındakiler de güler,
Ama ağlarken yalnız ağlarsın,
Onun için öyle bir ağaca yaslan ki,
Asla yıkılmasın.
Öyle bir dost edin ki,
Seni asla bırakmasın.
Öyle bir sev ki yüreğinden kimse ayırmasın,
Ve öyle birini sev ki seni gözleriyle bile aldatmasın...

urunguşat
19-01-09, 16:36
Kuşlar


Gittiğiniz yerde sıcak kalplere
Anlatın sevdamı ziyan olmasın
Yorulmayın yavaş uçun ey kuşlar!
Şu hevesim kursağımda kalmasın.

Kuşlar muradımı siz anlarsınız
Benim sığınacak yerim kalmadı
Dert ortağım bir tek sizler varsınız
Halime yanacak dostum olmadı.

Fazla bekletmeyin dönün bahara
Anlatın aşkımı kahrolanlara
Benide götürün uzak diyara
Yüreğim ****ste boşa yanmasın.

"V" yapın yorulan geçsin sıraya
Sığmaz artık gönlüm köşke, saraya
Korkunç yıllar maya çaldı karaya
Karalar bağlamak kader olmasın.

Kuşlar muradımı siz anlarsınız
Benim sığınacak yerim kalmadı
Dert ortağım bir tek sizler varsınız
Halime yanacak dostum olmadı.

urunguşat
19-01-09, 16:37
Gözlerin
Bir haşmetli bakış, bir edalı söz
Kalbime üssünü kurar gözlerin
Sessiz kurşun gibi iki ahu göz
Kuşatır gönlümü sarar gözlerin.

Kafdağı deyipte uzağa salar
Selam vermez gözlerimi kan bular
Neyleyim sonunda boz toprak dolar;
O zaman ne işe yarar gözlerin?

Geçen günler boğar bir ağıt gibi
Bekletti yıllarca bir vaat gibi
Zamanı yanıltan bir saat gibi
Kalbimi azaba kurar gözleri.

Gözlerin gözümde yüreğimde yaslı
Gözlerim, don çalmış yıllardır paslı
Felekten bir peşrev bu gönül faslı
Fazlası ömrüme zarar gözlerin.

Rengini devşirir derin yosunda
Sevişir aksiyle gözlerin suda
Geceler boyunca bekler pusuda
Dalgın bir anımda tarar gözlerin.

Kimsesiz kralım sensin başa taç
Umut yağmurumsun toprağım kıraç

urunguşat
19-01-09, 16:37
Sürgün Yüreğim
Kaldırımların terinde sürüklenerek baş veren
Sürgün yüreğimle yağmurların tokadına giren
Kırışık bulutları dondurarak zihnime seren
Gözlerim acının balyozunda kalbimi parçalayarak ezen
Solgun gölgenin sürükleyişinde seninle gezen.
Hayallerimin çiçekleri koparak ellerimde kanlanan
İstanbul'un kalın bedenine kapanarak uzaklara eren
Seni düşlerimin tarağında hayat elim olarak gören
Seni dudaklarımın bestesinde hayat eşim olarak ören
Bir derbeder yokuşlarda heyelanlar çöken ben
Bir divane yakarışlarda hıçkırıklar söken ben.
Şimdi ise yoksun, karanlığın perdesine kapanmış
Yoksun kalan yüreğim dalgaların kucağında
Yoksul duran kelimelerim ağlayışların sarsıntısında.

urunguşat
19-01-09, 16:37
Sen
Serin sonbahar sabahında
Saçların savrulurken senin
Sahilde sular saçılır
Serin serin
Sanki sularda senin sesin
Susun sular,susun
Sadece sevdiğim söylesin.

Sonbahar sabahında
Sedir soğuk,sümbül sarı
Sofra sensiz,sokak sessiz
Sabahın seherinde
Simitçinin sesi sokağı sarıyor
Sesleniyorum,
Seviniyor simitçi
Serin sonbahar sabahında.

Sen salınan servi,sen sırma saçlı
Sen solmayan sümbülümsün
Söylediğim serenatlar sanadır
Sakın söyleme sırrımızı
Sînende sakla
Seni sormasınlar sokakta
Sahte sarışınlar,suratsız sarhoşlar
Saklan seni sevmeyenlerden
Sevgiler sonuçsuz,sevdalar sahteyse
Sorumluyuz,suçluyuz…

Sen suskun,sen sakin
Sözlerin sımsıcak
Saçılır sîneme
Sağanak sağanak
Senelerce sabrettim
Sanki sahâbe sabrı
Sırlarım sende saklı
Sahildeki su sesi
Saklasın sevgimizi…

urunguşat
19-01-09, 16:37
Adı Yok
Umarsız yolların düş sakinleri
Çınar altı konaklar her bahar vakti
Sönmüş yıldızları fırsat bilip
Dertleşirler meltem rüzgarları gibi
İçimde kilometrelerce üzgün düşler
Hasat zamanını hasretle bekler
Belki de canımdaki acı bu
Söz ister her akşam kalbim seni ister
Boşluğunu dolduramaz hiçbir saadet
Yıldıramaz beni kederlerim azıcık sabret
Ağlamak mı dersin yoksa gülmek mi
Göçüp gittiğimde kalbinde hep beni yad et
Kapımda soğuk ayaz akşamlar
Odamda sonbahar kokusu var
Yitirilmiş sessiz sedasız anlık duygular
Çalıyor bedenimden gel ruhumu sar
Ey gelmişine yandığım uçsuz bucaklar
Kim silebilir kaderimi şaşarım
Alt etmişim hayatımı dolar taşarım
Hani dilinin ucuna gelir takılır ya
Hani gözlerin bakmaya kıyamaz ya
İşte öyle bir adam yaşar sol yanımda
Kum saati gibi tükenen ömrümü
Sil baştan alıp geriye saramıyorum ki
ADI YOK bu şiirin anlatamıyorum ki.

urunguşat
19-01-09, 16:38
Ben seni sevdim mi ??
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
Içtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Omrumu değerli kılan bir şeydin
Sen benim bozbulanık gençliğimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni?

urunguşat
19-01-09, 16:38
Seni sensizde seviceğim
Seni sensizde sevecegim
Ne kadarda istemezsen beni
Yüzümü bile görmekden kacsan
Ben yinede seni bekleyecegim
Sanmaki istegim seni üzmek
Su yalan dünyada bos yere yanmak
Sen ellerin olsan bile
Seni sensizde sevecegim bunu asla unutma…
Nereye baksam hayalin karsimda
O son bakisin hala aklimda
Ne hissettim o an dünya mi umrunda
Ama yinede seni sensizde sevecegim…
Gözlerimde bulut oldu
Gönlüm harab oldu
Sen gittin dünyam kara oldu
Sözlerinle vursan bile
Yinede seni sevecegim sen sevmesende…
Ismin düsmez dilimden
Unuttugun agliyor her bir dertten
Sevmeyecegini bile bile
Seni sensizde sevecegim bunu unutma!!!

urunguşat
19-01-09, 16:38
Ne ben yari görürüm,ne o yazdıklarımı duyar,
Diyemediğim on üç harfliyi tekrarlar dururum.
Kaçamadığım ezanlar içinde sararken beni efkar,
Diyemediğim on üç harfliyi tekrarlar dururum.

Güldü mü sanırsın bu gözler gittiğin günden beri,
Sokaklar sardı beni,onlar avare ben serseri,
Pişmanlıkla birlikte dönmeni beklerken geri,
Diyemediğim on üç harfliyi tekrarlar dururum.

Gecenin karanlığı çökerken üstüme ağır ağır,
Bekleyenin yanına gel,zincirlerini kır,
Özlerken seni,sana söylenmemiş olan sır,
Diyemediğim on üç harfliyi tekrarlar dururum.

Haykırmak istesem de engel buna geceler,
Ne güzeller gördüm ben,ne eceler,
Anlatmaya çalıştım,kifayetsiz kaldı heceler,
Diyemediğim on üç harfliyi tekrarlar dururum.

İlk kez sevdim ama sevdiğim gül,çıktı kem,
“Seni Seviyorum” daha başka ne desem,
On üç harfliyi söylemenin verdiği dem,
Artık söylediğim on üç harfi tekrarlar dururum.

urunguşat
19-01-09, 16:38
mermi boşluğu
attı kendini bulutların üzerinden
yüzünde koskoca bir hiçle beraber
ıslak hayalerimin bedeni...
damla damla vurdu parçaları pencerelere
süzüldü şeffaf kanı usulca
bir çocuğun ürkek yanağına gamze oldu...
yürüdüm sokaklarda umarsızca
içimde koca bir mermi boşluğu
yitik yüzler şehrinde yiten çocukluğumun peşinde.
canımın kıymığı battı elime
parmaklarım acı dolu...
denizi özledim...
derinliğini sessizliğini
o kadar suskunken yüreğim
yinede özledim dilimin kesiğini
kendi kanımı doldurdum kadehe
bir yudumda içtim yaşanılan ne varsa ömrümde
ıslandı hayallerim
şeffaflaştı ellerimde zaman
bir bebeğin gözkapakları gibi saydam, damar damar
içimdeki uçurum vurdu yüzüme
saklayamadım aynadaki görüntüden maskemi
kandıramadım kendimi
düştüm...
sevgiyle doldurdum namlumu bir kez daha
ve sıktım korkusuzca içime...
sol yanımda koca bir mermi boşluğu...

urunguşat
19-01-09, 16:38
Anılar öptü
Anılar Öptü Dudaklarımı
(....çok zaman sonra belki de sen...)



sesi soluğu kesilmiş bir aşkın ortasından yürüyoruz
acılarımızı saramayacak kadar uzağız artık
kirpiklerimizde beslenen düşler,
yeni doğacak sevgililere miras

düşünüyorum da,
belki biz sevgiyi değil, hep ayrılığı büyüttük seninle
çıplak bedenlerimizden akan özlemler yanılttı bizi
yağmur yağarken anımsadığın ben değil,
yalnızlığındı belki de
ve ben yalnızlığını bile özledim desem,
beni duyamayacak kadar sessizsin artık
nakaratındayım anıların
beni bu gece dehlizlere sürükleyen Timur Selçuk,
babasının şarkılarını söylüyor
öyle hüzünlü, öyle hasret, öyle tutkulu
ben de senin şarkılarını söylüyorum
is gibi, sus gibi, öyle vurgulu
kaçırıp getireyim kendimi yanına bir an için desem,
sana sarılamayacak kadar yorgunum artık
dağınıklığını toparlarken odamın,
elimde kaldı bir kitabın içinden düşen resmin
göz göze geldik bir an,
gözlerinde 'seni seviyorum' bakışın
kara çalılar ardına saklanan sinsi bir isyan kaşıdı yüreğimi
resimlerde kalacak kadar yabancı değildik o zaman
her şeyden önce dostumdun,
ıslak hüznümü bile varlığınla gülümsetebildiğim
şimdi gözlerinde yeniden kulaç atmak istiyorum desem,
mavilerinde yüzemeyecek kadar bitkinim artık

nerede yanlış yaptığımı itiraf etmedi aşk
ilam kağıtları birikmiş bir sevda duluyum
şarkıların sakiliğini tek başıma yapıyorum,
rakı makamına göre kadehe doluyor
bilirsin işte, artık sevmek istemeyen kadınlık halleri
an geliyor,
kalbim kanatlanıp göğüs ****sine girmek istiyor desem,
semalarında süzülemeyecek kadar yaralıyım artık

ağdalı sevdim seni ama yapışkan değil
sevmek çekip gitmekti gerektiğinde, bunu bildim
sadece şiirlerimde konuşabildim, bağıra..çağıra
kızdın ve kırıldın sitemlerimin tavşan dudaklarına belki ama
sevdim seni, ayazda..boranda
ah o sadekâr ellerin bedenime yeniden dokunsa desem,
ellerini bedenimde tutamayacak kadar titriyorum artık

bir kedi gözlerimin içine baktı
ruhumdan bir deniz geçti, dalgaları göğsüme çarpttı
antika bir fincanda iç çekişlerim kaldı
gül kurusu perdeler, mutluluğuma kapandı
anılar dudaklarımı öptü, dudaklarım sızladı
çok zaman sonra sen de öp beni desem,
öpüşlerimiz bizi yakacak kadar sıcak değil artık

ve sen, her şeye rağmen gelip, 'seni seviyorum' desen,
bu iki kelimeden ölesiye korkuyorum artık..

urunguşat
19-01-09, 16:38
""Yok o senin icin
Herşeyden değerliyse,
Gözünü yumduğun anda
Onu görebiliyorsan,
O bütün şarkılarda,
Bütün şiirlerde,
Bütün resimlerde ise,
Ona muhtaç olduğunu
Söylemekten utanmıyorsan,
Senin içten ve büyük sevgine
Karşılık vermiyeceğinden
Korkmuyorsan,
Bütün bencil duygularından
Sıyrılabilmişsen
Onun için herşeyi,
Ama herşeyi yapacak gücü
Kendinde buluyorsan,
Her hali sana
Ayrı ayrı güzel geliyorsa,
Karşıisında kendini
Bir çocuk gibi hissediyorsan,
İstediği anda onun için
Ölebileceksen,
Onun için yaşıyorsan
Ve yine onun için
Bildiğin bilmediğin
Bütün düşmanlıklara
Karşı koyabileceksen,
O her geçen dakika
Sende biraz daha büyüyorsa
Ve kendi kendine bile
Çok sevdiğini bütün
Samimiyetinle,
İnanmışlığınla
İtiraf edebiliyorsan,
Bir gün o seni hiç,
Ama hic sevmediğini söylese bile ,
Senin sevginde azalma olmayacaksa
Ve ölünceye kadar onu aşkların
En olumsuzu ile sevebileceksen;
İşte o zaman
Onu seviyorsun demektir.

O sana sevmeyi,
Gercek aşkı öğretti.
Sen onu hep sevecek
Ve sevilmenin mutluluğunu tattıracaksın.

O , hiç sen olmasan bile,
Seni bir parça sevmese bile.... ""

urunguşat
19-01-09, 16:39
Gölgelerden sıyrılma telaşıydı benimkisi,
Tek kişilik sahnemde alkış alabilme hevesi.
Önce hasretten ölüp,
Sonra yollarıma serilen hüzünlerle sevişip,
Tanrının huzurundan geri dönebilme becerisi!
Kaç kere kovuldum cehenneminden,
Kaç kere zorla cennete sokmaya çalıştılar beni,
Sayamadım!
Saysaydım,
Şerefsiz sevdalarımın hesabını tutardım önce,
Ve ruhumu şeytana satmazdım,
Gözlerini görünce!
Umrumda diil artık ruhumun fahiseliği,
Ne de olsa veresiye defteri istemeyecek ya zebaniler
Ben ölünce...

urunguşat
19-01-09, 16:39
"Her gün bir yerden göç etmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel,
Bulanmadan, donmadan akmak ne ala,

Her şey dünle beraber gitti, can cazım
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım."
(Mevlana)

"O'YSA ANLAR"

"Mİ-ADINA"

Yeşil/kırmızıya, mavi/kırmızıya, şaraba, sabahın serinliğine, serçenin pıtı-pıtısına

Ve tenin-deki salyangoz tutunuşlara teslimiyeti yaşadığım anlar-dan beri..

Anladım ve bilmeden sevdim-yüreğimden

Bir ırmağın akışı gibiydi hayat...

Asi, teslim olmayan kendisinden b-aşka-sına..

_Önüne setler çekilse de, akışını biriktirirdi, o_

Öncesi/sonrası, eskisi/yenisi, başı/sonu olmayan sade-ce bir akış-kan-lıktı...

Hep-yeni, hep-ilk kez yaşanan...

İrade-denilen, korkuların gard-kalkanı...

Tereddüt, korkuların eseri...

Ve insan-denilen iradesinin esiri...

_Mor (sadece MOR) dışına-asi, içine-uy/sal_

urunguşat
19-01-09, 16:39
Hiç kalbin acıdımı...
Hiç kalbin acıdımı sebepsizce,
Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri,
Dolunaya baktığında hissettin mi hiç
Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu,
Ve acı bir şekilde farkına vardın mı,
Kalabalık içinde sessizce dolaştığını…

Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin;
Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki,
Tuttuğun el sana huzur verir de;
Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın…

Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun;
Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın,
Tek damla düşmesin diye çabalarsın;
Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların,
Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların,
Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda…

Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları,
Yaşadıkça yaşar bu sevda kalbinde,
Büyüdükçe büyür kalbin, bu sevdayı saklar içinde,
Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne,
Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur…
Duyguların ağır gelir; ezilirsin
Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende,
Teslim olursun ölüme,
Sessizce…

urunguşat
19-01-09, 16:39
Bİtaneme
BIRTANEM

Bu gece neden bu kadar sessiz

ve neden bu kadar soğuk?

ne yanan sobanın sıcaklığı

ne de sıcak bir yaz güneşi

bir nefesin,bir tenin kadar

ısıtmıyor ısıtamıyor inan

işte seni sensiz yaşıyorum

bu soğuk gecelerde

hele birde çöktü mü

derinden bir sessizlik

dokunma bana sakın ağlarım

ağlarım gecenin soğuk koynunda

sen ne kadar zalim olduğunu

bilir misin gecelerin?

uykusuz kaldığın oldu mu hiç

yaşadın mı gecelerin uzunluğunu

yaşadın mı söyle!

saniyeleri dakikalara,

dakikaları saatlere dönüştürüp

sabahı edemedigin oldumu hiç

veya yatagın içinde bir saga sola döndünmü?

yada gecenin bir yarısında

ayak sesi dinledigin oldumu

pencere önlerinde

karanlıktan gelen karanlıga karışan

insanları izledinmi hiç?

benzettigin oldumu aralarında

yada kaç kişiyi benzettin en azından

o an kanının dondugunu

işte o an bayılacagını hissettinmi hiç?

dogru sen bunları nerden bileceksin

bilmen için senin

benim gözümle bakman gerek

bilmen için sevmek

yada anlaman için ben olman gerek...

ben olamazsın ama canım!

belki birgün sende seversin

belki sende beklersin birilerini

tıpkı benim gibi

benim seni bekledigim gibi...

urunguşat
19-01-09, 16:39
bir yol masalı
aynı trenin
yolcusuydular
aynı kompartımanda
yan yana iki kişi
demir tekerlekler
dönmeye başladığında
pencereyle çevrelenmiş
sinema perdesi gibi camdan
aynı filmi izlemeye başladılar
şehirden çıkıncaya kadar
camdan su gibi akan
sokaklar evler evler
yürüyen insanlar ve talaşla koşuşan
köpekler kediler
ve oynaşan çocuklar

yaşlı olanın düşüncesinde
perdede hızla akan hayat
diğerininse aynı manzarada düşünde
gideceği yerde kuracağı yeni bir hayat

şehir bittiğinde
sırayla geçmeye başladığında perdeden
denizler dağlar ve ormanlar
yaşlı olanın içinde acıtan bir sızı
ve dağlarda bir kuş olmak düşünde
ve ellerine geride kalmış bir mevsimden
damlayan iki ılık yaş
diğerininse aynı manzarada gözünde
mavi gökyüzü, enginde gemiler
yeni kentlerde umuda yolculuk

biraz daha ilerlediğinde zaman
bir merhabayla birbirlerine uzatıp ellerini
ve isimlerini söyleyip
yol arkadaşı oldular
sonra koyu bir sohbete daldılar
özellikle de birbirlerine
yaşamdan söz edip
aynı perdede aynı anda
açılan ve kapanan kapılarla
izledikleri farklı filimleri anlattılar

böylece şimdi ikisi de
biraz daha rahattılar

daha da ilerleyince saatler
gözler kapandı
ve her ikisi de
diğerinin anlattığı filmi unutup
kendi rüyalarına daldılar

kaç istasyon geçtiler bilinmez
yaşlı olan uyandığında
inmiş olduğunu fark etti arkadaşının
yeni yaşam istasyonunda

o devam etti yoluna
son istasyona doğru
ve nerde indiğini kimse bilmedi
kendinden başka

nice zaman sonrasında
diğeri yeni yaşamında
fırtınalı bir mevsimin
soğuk yağmurunda ıslanmış
ve üşümüş yürürken yolda
küçük bir kuş bedeninin
sürüklendiğini görünce suda
çoktandır unuttuğu
trendeki yol arkadaşını
canlandırdı usunda
acı bir tebessümle
anımsadığı tek şey
onun kuş olma düşü
ve ona anlattığı kendi filmiydi

sonra ıslanarak ve üşüyerek
sessizce devam etti yoluna

urunguşat
19-01-09, 16:39
Öp Beni

Gece güne kavuştuğunda
Rakıya gamı meze yaptığında
Gözlerin uzaklara daldığında
Avucuna çiseleyen yağmur damlasıyla
Dudakların susuz kaldığında
Kapat gözlerini
Öp beni! ...

Hayatından geçen, her hangi kadın gibi
Güzde ki hüznü sarar gibi
Bitimsiz mektuplar yazar gibi
Efkarına yar eder gibi
Çakır keyf vakitlere sığmaz gibi
Kapat gözlerini
Öp beni! ...

Birkez daha aşkı gördüğünde
Tutkuları ilmek ilmek ördüğünde
Gidene dur dediğinde
Vefayı koynuna yar ettiğinde
Bir sözün ruhunda bin saadete erdiğinde
Martıların yakomozlarla seviştiğinde
Kapat gözlerini
Öp beni! ...

Bağlamanın telinde
Bedri Rahmi'nin şiir güllerinde
Hüzzamın, türküye seslenişinde
Dünden kalanı yarına eklediğinde
Kaldırıpda başını uzakları düşlediğinde
Sağ elini sol yanına getirdiğinde
Kapat gözlerini
Öp beni! ...

Yaşamla ölüm arasında
Açlıkla tokluk molasında
Anılarının geceni kuşatmasında
Sıcacık bir gülüşe tutsak kaldığında
Gem vuramadığın duygularının arsızlığında
Ruhun sıkılıp, yüreğin daraldığında
Boşverip gerçeklere umuda sarıldığında
Kapat gözlerini
Öp beni! ...

urunguşat
19-01-09, 16:40
Aşka ve sevgiye dair
Aşk ikidir sevgi bir;
Aşk yalan,sevgi gerçektir.
Aşk sudur,sevgi susuzluk.
Bu yüzden sevgi hasrettir,
Özlemektir,beklemektir.
Asıl maharet:
Susuzken suyu içmek değil
Karşısına geçip seyretmektir.
Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak;
Aşk açmaktır,sevgi katlamak.
Sevgi saklamaktır
Yüreğini,gözlerini
Ve de ellerini saklamak
Bahar geldiğinde…
Bir çiçeğe,yeşile,çimene
Aşık olamazsın ama seversin.
Arkadaşına aşık olamazsın
Ama seversin.
Toprağa fidanı aşkla değil
Sevgiyle dikersin.
Sevgi için ölünür,aşk öldürür.
Aşk kıskançtır,nankördür
Sevgiyi öldürür.
Aşk Kabil’dir,sevgi Habil.
Aşkla sevgi aslında kardeştir
Babaları insandır,Adem’dir
Aşk için şiirler yazarsın,
Şarkılar yaparsın;
Sevgiyi anlatamazsın.
Çünkü yüreğine sığdıramazsın.
Kalbini aşka kapatabilirsin
Ama sevgiye kapatamazsın
Sevgi gizli,aşk aşikardır.
Yüz vermeyince unutursun
Sen aşığım diye daha kendini kandır.
Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır.
Dahası da var:
Aşkın gözü kördür,
Fazla naz aşık usandırır;
Aşk oyun,aşık oyuncaktır.
Sevgi ise yaşamdır,hakikattir.
Aşk aceledir,
Sevgi usul usul sabırlıdır.
Acele işe hem şeytan karışır.
Aşk ateşlidir
Çünkü hastalıklıdır.
Sevgi ılıktır
Çünkü sağlıklıdır.
Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir
Aşka ve sevgiye dair…

urunguşat
19-01-09, 16:40
sana beni sev demiyorum
sana beni sev demiyorum,
yalnizca yüreginden bir parça ver,
oraya sevgi tohumlarini ekmesini,
ben beceririm...

sana hep yanimda ol demiyorum,
yalnizca yüreginden bir parça ver,
oraya sokulup ayrilmamayi,
ben beceririm...

sana şarkilarla beni söyle demiyorum,
yildizlara baktiginda beni gör orada demiyorum,
demiyorum işte, anlasana!
korkmasana...

bana yüreginden bir parça ver,
kendi bestemi bulmayi,
ben beceririm...

bana yüreginden bir parça ver,
yildizimi bulup aglamayi,
ben beceririm...

ölürken beni sayikla son nefesinle demiyorum,
bana yüreginden yalnizca bir parça ver,
oraya gömülüp, seninle birlikte
toprak olmasini, ben beceririm

urunguşat
19-01-09, 16:40
Sensizlik SenSizLik
Biliyorum konusacak birseyimiz kalmadi, paylasacak hic bir seyimiz yok.
Yine de yüregimden gücümün yettigi yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konusuyorum... Bugün sana olan kirginligimi rafa kaldirdim,
sevgimi aldim avuclarimin arasina, ona siginiyorum... Cümlelerimi kisalttim,
kelimelerim buruk, gülüslerim istenmeyen dudaklarimda...

Bir ihtimal gelisine sigindigimi farkettiysem de, engel olamadim gurursuz
ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hos tutmak istiyorum,
imkansiz olan her rüyaya inanasim geliyor... Bir cocuk gibi
isteklerimi bastiramiyorum... calmayan telefonuma elim gidiyor,
sana halen bende oldugunu israrla yazmaya calisiyorum... Bende olan seni,
hic kirmadim, degistirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin
nasil oldugunu, gülüp gülmedigini anlamsiz bir sikintiyla merak ediyorum...

icimdeki güzelligine inanip inanmamani artik umursamiyorum!
Üsüyorum, bu üsüme yalnizligimdan geliyor ve sariyor her tarafimi...
Tutunabilecegim hicbir güzellik yok, hatirlamaktan usanmayacagim
anilarim disinda... isinabilmek icin onlara sariliyorum...
Anlamsiz ve cevapsiz sorular hihzirca siritiyor, ben görmemeye
calisiyorum... Düsler uzak gibi görünüyordu ama yakindi...

Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini ac desem kapatacaksin
ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldim ama bakmadim
falima... Gözlerimi gelislere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemis
itiraf etti sonunda... Düsüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam degil...
Gelseydin, kendimi unutup sana kosacaktim, susturacaktim icimdeki isyani,
kavgalarin ortasinda bir günes gibi dogup isitacaktim yüregini,
sevincten aglayacaktim bu defa, mutluyken hemen sarhos olmusum gibi,
dokunacaktim, sarilacaktim. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de
hic niyetin yoktu aslinda... Kendimi kandirdigimi anladigimda agliyordum...

Eskiden kimi sarkilarin ne kadar anlamli oldugunu düsünürken, simdi
ayriligin ardindan calinan her sarki umutsuzlugumu ve sevgimi anlatiyormus
gibi geliyor... Sevdigim ne cok sarki varmis, bunu senin gidisin gösterdi bana...
Her sarkida sen varsin, her yerde, her gördügüm insanda, denizde,
gecede, uykumda... Nasil beceriyorsun her yerde olabilmeyi...
Bu bir marifetse eger, neden benim yanimda degilsin ki?
Gözyaslarim asilligini yitiriyor ve yenik düsüyorum sevdana...

Gittin! Belki de hic gelmemistin ben, geldigini sandim... Ayak uyduramadim
yorgunluguna... Dudaklarina düslerindeki öpüsü konduramadim...

Kimi zaman bir cocuk oldum gülüslerinde simaran, kimi zaman bir kadin;
dokunuslarinda kendini bulan... Ama! En cok da imkânsizin oldum...

Her gelisimde bir kez daha gönderdigin oldum... inanamadigin, Yenemedigin,
üzerinden atlayamadigin korkularin oldum... Agladigin, bagirdigin ya da
sustugun isyanin oldum, sessizce bosalan gözyaslarin, birikmisligin oldum...
Yüregindeki kadin ben olmak isterken yüregine siginan ve tozlanacak olan
bir ani oldum... Haketmediklerin, artik yeter dediklerin ve herseyin olmak isterken
belki de hicbir seyin oldum... Söylesene ben gercekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzaklari cagiriyordu, ben üstüme alindim, sana geldim...
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenisi sahiplenir miydim?

simdi bir mevsimlik ask kaldi avuclarimda sadece bir mevsim yasanan
ama bir ömür gibi gelen ask... Kalbime henüz söyleyemedim gittigini,
ögrenirse onun da aci cekmesinden korkuyorum... Seni halen
benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...
Gittin! Sevdamin yokluguna alisabilirim belki ama sesinin uzak yollarin
sonunda olmasi acitiyor icimi... Suskunlugun en büyük silahindi,
suskunlugunla vurdun beni asil aci olan, canimi acitan unutulmak...

Söylesene unutulmak kime yakisiyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakismiyor ...

Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak
sende daha güzel duruyor... Görüyorsun iste, ask'a ve sana ihanet etmiyorum
benim kirginligim ask'a... Sen üstüne alindin...

urunguşat
19-01-09, 16:40
Düş! Düşsüzlüğüme
Düş! Düşsüzlüğüme

--------------------------------------------------------------------------------

Düş! Düşsüzlüğüme
“Bir yenilgi sonrasında
Gece; 04.26
Bir fincan kahve,
Bir karalama kağıdı,
Bir kalem,
Küllükte yanan bir sigara
Ve tüm hücrelerimde sen”


Dışarıda köpek sesleri
Sevdadan mı, efekt için mi?
Yoksa isyan mı haykırdıkları?
Beni ayakta kılan, sevdan!

İçindeyim gece karanlığının
Karanlık ve kararsızlık değil midir hayat?
Bir ışık gerekiyordu geceye ve hayata
İkisini de aydınlatan, sevdan!

Düşten güzeldir gece
Kapkaradır ve sonrası aydınlık
Düşsüzlüğüme düş! Yarat kendini
Geceye ve düşe renk veren, sevdan!

En güzeli düşlerini düşlemek
Düşlerine su gibi sızıp dolaşmak
Düşlerim, düşlerin bir olduğu an,
Anı anlamlandıran, sevdan!

Mutlu olmakmış yaşama amaç,
O halde düşlerde yaşamak gerek.
Arıt kendini düş düşsüzlüğüm(d)e;
Düşsüzlüğüme düş olan, sevdan!

urunguşat
19-01-09, 16:41
Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular,
rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın,
senin etinden, tırnağından ayrı,
senin kokundan uzak.



Şu anda hiç bir şey mümkün değil.
Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak
ve her şeyden mahrumum ben.
Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.



Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.



Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada;
Seni ve beni hatırlayacaklar



İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız



Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın



Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...



Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim.



Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel
Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri
En karanlıklarda bile uzanır bir el
Kendiliğinden açar sabaha perdeleri



Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü
Her zaman en güzel, her yerde eşsiz
Sen yaprak, sen köpük, sen kuş tüyü
Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz



Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı
Yazmak her şeyi bir bir kumların üstüne
O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz
O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne.



Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar
Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde
Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde
Kirpiklerinde keman, bebeklerinde gitar...



Bir daha dünyaya gelsem
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye



Seni görmediğim günler
Karanlıktayım, katran gecelerdeyim
Cehennem misali bir yerdeyim
Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse
İşte öyleyim...



Gözleri namuslu namuslu parlar insanların
Gökyüzü inadına mavi
Yaşamak inadına güzel
Bu şehirde sen varsan...



Bütün kadehlerimi hep sana adıyorum
Hep senin için bu bir bir boşalan şişeler
Umutsuzluğum, sarhoşluğum senin eserin
Senin yüzünden bu delicesine içmeler

urunguşat
19-01-09, 16:41
Dayanmak zor yalnızlığına akşamların
Unutmak mümkün değil seni bir şarkı gibi
Ağır ağır ilerleyen bu zaman içinde
Her an bir sarhoşluktur sensizliğin verdiği



Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın..
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.



Bir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan
Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan
Özlenen sen, özleyen sen, özleten sen
Varken doyulmayansın, yokken dayanılmayan



Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Bu ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum



Beni çağırdığını bir defa duyabilsem
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum



Dün kopan bir yapraktı,düşen bir kuru daldı
Bugünden güzel değil bulacağın yarında
Aç ellerini bir bak yanan avuçlarında
Dün gitmiş yarın yok bize bir bugün kaldı



demek o beni sevmiyor
demek o beni anlamıyor
bana içkimi verin
bana kadehimi verin
bir daha ölmek istiyorum



Bir yerlere varmadan, nasıl böyle
Hiç durmadan akıp gidiyor günler
Yaşam diye verdiğin bu mu söyle
O mu sırtıma sapladığın hançer



Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim
Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz
Yürüdüm bir yolun sonuna geldim
Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz



Zamanlar kalleş şimdi, herşey artık bir oyun
Manzaralar hüzünlü insanlar ağlamaklı
Bir akşam getir bana, gizlice ve en saklı
Saatleri birer birer dudaklarında sun



Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
'Seviyorum' diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?



Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi
Akıtır taşa, toprağa kanımı
Dünya seninle aydınlık ve güzeldi
Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı



seni arıyorum kalabalık caddelerde,
tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun..
perişan hayallerimin başladığı yerde,
sana sesleniyorum, duyuyor musun?



beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin..
ya o karanfil , baygın kokulu çiçek.
gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin,
anladımki bu ömür sensiz geçmeyecek.



yalnız sen varsın beyaz gülüm,
evde bahçede ve sokakta,
bir eylül akşamı gördüğüm ,
o beyaz hayalsin uzakta..



yeter.. gel artık yeter..
karanfiller açtı gel
kış bahçesinde , güller
beyaz güller açtı gel

urunguşat
19-01-09, 16:41
İstesem ben bu ömrü, bu talihi istemem
Böyle durup durup senden ayrılmak varsa
Orada bir mezar kazılır benim için
Ayrılığın nerede başlarsa.



Şimdi en açık renginde gözlerin
Şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak
Anlatılmaz bir şey var aramızda hazin
Şiir gibi bir şey seninle yaşamak



Çirkin olan,fena olan ne varsa unut
Gözlerimin söylediği şarkıyı dinle
Ellerimizde sevgi içimizde umut
Bütün iyilikleri paylaşalım seninle



Varlığın dudaklarımda bir bal tadı
Yokluğun en korkuncu ölümlerin
Senden başka dindiren olmadı
Acısını içimde kanayan yerin



Bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin
Yıldızların en parlak olduğu zamansın
Denizlerim senin kıyılarında sakin
Bırak ellerini avuçlarımda kalsın



Aşkın büyülü sesini duyuyor musun
Şimdi onun gülleri açan güz bahçelerinde
Gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun
Çoban kulübelerinde balıkçı kahvelerinde



Benimle kal zaman bitinceye kadar
Benim ol yüzyıllar ve çağlar boyunca
Bir ömürdür seninle geçen dakikalar
Ölümden güçlüyüm sen yanımda olunca



Şimdi öyle büyük ki beraberliğimiz
Nabzın benim bileklerimde vurmakta
Artık bütün kaygıların ötesindeyiz
Benimle en güzelsin aynalardan uzakta



Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi
Aşktı o! Beni durup yenileyen
Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi
Oydu, dolu dizgin gidişime dur diyen



Dönebilmek o dönüşü olmayan yollardan
Sürekli bir aldanış bir daha bir daha
Hiç bitmeyecek gecelerden bir sabaha
Çikabilmek ve sevmek durmadan usanmadan



Konuşmak konuşmak gözlerle fısıltılarla
Duymak büyülü sıcaklıgını beyaz ellerin
Her geçen dakika var oldugunu anlamak için
Yaşamak arzu dolu dudaklarda, şarkılarla



Unutmak ne varsa kötülükten yana
İnmek sevilen gözlerin derinligine
Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildigine
Bin yıl içmek o sulardan kana kana



Her gün ona koşmak dağlardan tepelerden
Her yerde, her zaman onsuz edememek
O en tatlı hayal, en büyük gerçek
Anlarsın taşan o, günlerden gecelerden



Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi
Neydi çekip kendine, beni bağlayan
Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
Elleri ta içimde o dev miydi



Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun?
Bir aşk çizgisi var her şeyden öte
O çizgiden başka bütün çizgiler
Aşkı tüketmede



Her düşünce aşka teğet geçiyor
Tanığı çizgiler var olduğumuzun
Bir aşk çizgisi var her şeyden önce
Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun?

urunguşat
19-01-09, 16:41
Bu benim ilk aldanışım değil,
Bu benim son yıkılışım değil,
Bırak bu sahte gözyaşlarını,
Bırak bu masum bakışlarını.
Üzülme, benim için üzülme,
Üzülme bu son için üzülme,
Ben, ben, ben yeterim kendime..



Varsın da bir dağ gibi büyüsün hasretin içimde,
Varsın da her gece
Bir kemanın tellerinde ezilsin kalbim,
Varsın da bir daha değmesin ellerim ellerine,
Asla pişman değilim.



Hatırla, bir adam diyordun hatırla,
Ömür boyu sevsin beni ömür boyu,
İşte o deli, işte o çılgın, işte o adam benim.
Çünkü ben,
Çünkü ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim.



Severken ne kadar büyükse insan
Ayrılırken yine büyük olmalı
Ne kadar insafsız olsa da zaman
Sevenler her zaman bir dost kalmalı..



Bir ecel olsa da ayrılığımız
Bir ömür sürse de pişmanlığımız
Koca bir mazi var yaşadığımız
Geçmişe her zaman saygı duymalı..




Yırtılmış olsa da resimlerimiz
Yabancı olsa da isimlerimiz
Nefrete dönse de sevgilerimiz
Yine de o aşka saygı duymalı
Sevenler her zaman bir dost kalmalı..




Duydum da inanmadım
Aşka gülüp geçmişsin
Benimkisi aşk değil
Bir oyundu demişsin
Zafer senin zaferin
Eser senin eserin
Sevin ey zalim sevin
Bak bir erkek ağlıyor..



Bana bunu yapmayacaktın
Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
Ve öylesine gururlu bitişin.
Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu
Erken düştü masken yüzünden
Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil
Bir hiçtin
Görüyorsun işte
Gittin
Ve de bittin…



Bana bunu yapmayacaktın
Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni
Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin
Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni?
Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin?..



Artık
Adın ihaneti çağrıştırıyor bana
Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini
Söyle
Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun
O acımasız hançerini? ..
Bil ki
Bundan böyle
Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana
Yaklaşmam yasak
Dokunmam yasak
Ve ömrümce
Sarılmam yasak sana!..



Ayağım ayağıma dolaşır sonra
Gözlerim büyür büyür, kocaman olur
Bakarsın dilim tutulur, hiç konuşamam
Bana gel deme!



İşte resimlerine bakıp avunuyorum
Hayallerim yetiyor bana ne güzel
Zaten ölesiye hasretim aydınlıklara
Ve bitimsiz bir özleyiş bendeki
Kanatlanabilirim, uçabilirim belki
Bana gel deme!



Aklımdan çıkmıyorsun
Sensiz bomboş bu hayat
Susma öyle ne olur
Bana kendini anlat..



Aşkımızdan kime ne
Sevdamızdan kime ne
Başkasından bana ne
Ah benim nar çiçeğim
Canım ipek böceğim
Meraktan öleceğim
Bana kendini anlat..



Ey benim gönlümün nazlı çiçeği
Barışın ellere, küsün bana mı?
Sana kim öğretti böyle sevmeyi
Bayramın ellere, yasın bana mı?




Duymadın gönlümün haykırışını
Kırdın şu gönlümün sabır taşını
Görmekten usandım çatık kaşını
Gülüşün ellere, nazın bana mı?

urunguşat
19-01-09, 16:41
Uçurdun yellere ümitlerimi
Düşürdün dillere çektiklerimi
Soldurdun içimde hayallerimi
Baharın ellere, kışın bana mı?



Çok yalvardım gitme diye ben ona
Yıllar sonra dönüyormuş bana ne
Seviyordum gülüp geçti aşkıma
Şimdi beni seviyormuş bana ne..



Neyleyim ben dökse bile yaşını
Ben unuttum çoktan onun aşkını
Vursun artık o taşlara başını
Çok pişmanmış yanıyormuş bana ne..



Gönlümde aşk saati bak durdu
Seven kalbim beklemekten yoruldu
Yıllar var ki ne aradı ne sordu
Şimdi beni soruyormuş bana ne...



uykusuz gecelerin
sabahını bana sor
yarım kalan aşkımın
eyvahını bana sor
bana sor yalnızlığı
ayrılığı bana sor
mutluluğu bilirsin
mutsuzluğu bana sor.



karşılıksız sevginin
vefasız sevgilinin
bomboş kalan bir elin
acısını bana sor..



Daha dün diyorsan geçen yıllara
Gözlerinde anılar hala yeşilse
Ve hala ıslaksa kirpiklerin
Bırakıp bütün mutlulukları
Bırakıp bütün güzellikleri bir yana
Bekledinse yollarımı
Bekle geliyorum...



İsyan edip ağladığın mevsimlerde
Aşkımla silebildinse gözyaşlarını
Sevemedinse benden başkasını
O bensiz gülüşler avutamadıysa seni
Dindiremediyse hasretini yıllar
Ve bir türlü unutamadınsa beni
Bekle geliyorum...



Her şarkı bir sevdadan dökülür mısra mısra
Her şarkı yaşanmış bir masalı resmeder Düşün çamlar arasını, mehtaplı geceleri, masmavi denizleri
Düşün şimdi yollara serpilen ümitleri
Hadi bir şarkı da sen
Söylesene! ..



Bak büütün güzelliklerin tümü sende
Bak sende gülümsüyor en amansız özlemler
Unut bir yerde bensiz olduğunu, çaresiz
Ayrılıklar sevenlerle yücelir
Hadi sil gözlerini
Gülsene! ..



Bitimsiz bir sevdadır yaşamak
Sevmekse en güzeli mutlulukların
Sense içimde en tanrısal gerçeksin
İşte yüreğim bildiğince çarpıyor sen, sen diye
Sende gözlerim, sende ellerim, sende sen olan varlığım
Düşünsene! ..



Bakma sen yağmurların sağnak döküldüğüne
Bakma sen gecelerin karanlığına
Bu pembe umut sütten de beyaz
Bu senli hayal gülden de kırmızı
İşte renk renk çiçekleri aşkımızın
Görsene! ..



Ve bir gün dur diyeceğim geçip giden zamana
Son kurşunu sıkacağım sensizliğe
Öbek öbek mutluluklar taşıyacağım dağ eteklerinden
Sana gökten yıldızları koparacağım bir bir
Sana bitmez tükenmez sevdalar getireceğim
Beklesene!..



Böyle uzak uzak bakma gözlerime ne olur
O küskün bakışlarını saplama yüreğime
Bir sen kaldın düşlerimin zirvesinde
Bir sen kaldın umutlarımın ötesinde
Bir sen...




İstemem sevgili yüzüme gülme
Eğer ki sonunda ağlatacaksan
İstemem sevgilim ümitler verme
Sonunda dünyamı karartacaksan




Ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim
Bir ömür boyunca sevenlerdenim
Ellerin ellerime değmesin derim
Eğer ki sonunda bırakacaksan

urunguşat
19-01-09, 16:41
Gönüle vurulmaz asla bir kilit
Seveni öldürür kırılan ümit
Sevgilim yanıma yaklaşmadan git
Eğer ki sonunda ayrılacaksan




Ne köleyim ne de bir kul
Vicdan bir borç, hayat okul
Alın sizin olsun akıl
Ben bu köyün delisiyim



Ateşleri kül ederdim
Kurşunları gül ederdim
Şu dağları yol yapardım,
Acıları bal yapardım
ben olsam..




Ben olsam ah ben olsam
O dağlarda ben olsam
O yollarda ben olsam
Oralarda ben olsam
Sokaklara aşk yazardım
Acılara son yazardım
ben olsam.



Yoksullara çul olurdum
Her sevene kul olurdum
Elimde aşk bayrakları
Yasaklardım yasakları
Ben olsam ah ben olsam...




Sen hayatımın en vazgeçilmez aşkı
Sen uğrunda en çıldırdığım esmer
Sen yolunda savaşlar verdiğim sevdam
Sen uğrunda ölümlere gidip geldiğim
Sen beklediğim
Sen özlediğim
Sen gizlediğim...



Güneş doğmayı unutabilir
Sabah olmayı
Yağmur yağmayı
Çiçekler açmayı unutabilir
Kuşlar uçmayı
Baharlar gelmeyi
Ama ben seni asla...



Ne zaman bir şiir okunsa aklımdasın
Ne zaman bir telefon çalsa karşımdasın
Sen tanrımın en güzel armağanı
Sen hayatımın en gerçek yalanı
Sen bütün huylarımı ezbere bilen
Sen gözyaşlarımı en iyi silen
Sen dünyanın en güzel kadını..



Sen yemeğimin tuzu
Yüreğimin buzu
Anasının en güzel kızı
Sen kalbimde en tatlı sızı
Sen bütün varlığımın en sevimli hırsızı
Sen sevdikçe sevilesi
Övdükçe övülesi
Öptükçe öpülesi aşkım...



Sen beni yokluğuyla delirten
varlığıyla yolumu yolundan çeviren
Sevdasıyla beni bir dağ gibi deviren kadın
Bundan böyle senden sorulsun günahlarım
Sende bütün sorularım
Sende bütün cevaplarım
Adam olmuşsam senden
Katil olursam senden
Ben çoktan vazgeçtim kendimden
Ama senden
Asla kadınım
ASLA! ...



ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşum
senden öncesi yoktu seninle var olmuşum
sende bütün ümitler,sende bütün özlemler
beni bende arama artık ben sen olmuşum



Aramızda dağlar var
Aramızda uçurumlar
Yaklaşma yanılırsın
Ben öldüğümü bilirim
Sen yaşadığını sanırsın
Kendini bilmeden daha
Beni tanıyamazsın...



Günlerim ateşe gebe
Gecelerim sancılı
Varamadık sabaha
Ben bir yumak düğüm düğüm
Sen karmakarışık bir kördüğüm
Kendini çözmeden daha
Beni anlayamazsın...



Dudaklarımda yaşayamadığım
Çocukluğumun, gençliğimin şiiri
Dört yanım hüsran
Dört yanım yalan
Dört yanım hüzün
Dört yanım isyan!




Vazgeçtim bütün saltanatından,
Sevdalarından köhne dünyanın
Ne dostta vefa
Ne aşkta huzur
Her gün bir yıkım
Kalbimden vurur!




Yıkılır kalırım bu sağır akşamlarda
Önümde dağ gibi bir yalnızlık
İçimde yıllanmış yorgunluklar
Unutulmuş eski bir adrese çıkar yollarım
Çayımın ilk yudumunda o
Sigaramın son nefesinde o
Anlarsa beni.. bir tek o anlar.

urunguşat
19-01-09, 16:42
Bağırdım
Dağlar, taşlar uyandı çığlıklarıma
Denizler yandı yangınlarıma
Gökte yıldızlar ağladı
Benim bu zavallı yalnızlığıma
Bir tek sizi uyandıramadım
Bir tek sizi! ...



Alın sizin olsun bütün saltanatıyla dünya
Bütün sahteliğiyle hayat
Alın kucaklayın gönlünüzce
O bitmeyen ihtiraslarınızı
O dinmeyen bencil aşklarınızı!




Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın
Denizin durgunluğu, gözlerimi
Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır
Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin
Beni unutamazsın bilirim.



Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın.
Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak
Ama sen yine de sözlerime aldırma.
Gözlerin zamansız ıslanmasın.
Çünkü, artık çocuk değilsin
Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin.



Ne zaman karşıdan bir gemi geçse
Kalbim durur, ölür gibi olurum.
Ayrılıp gidişin gelir aklıma
Mendiller sallanır ben kahrolurum



Üstüme yıkılır bu koca şehir
Kalbim paramparça bir taş olurum
Ne zaman karşıdan bir gemi geçse
Gözümde kurumuş yaşlar bulurum



Benden son arzumu sorsaydın eğer
Seni son bir defa görmek isterdim
Ayrılıp gittiğin o günden beri
Nerdesin nasılsın bilmek isterdim
Bir beyaz karanfil vermek isterdim




Bir cennettir bu dünya sevmesini bilene
Gerçek olur her rüya görmesini bilene





Gel seninle sevgilim mutluluğa gidelim
Şu üç günlük dünyada sevelim sevilelim
Dikenler bir gül olur ateşler bir kül olur
Dağlar bile yol olur gelmesini bilene



En güzel yerinde bitti aşkımız
Bir gönül sayfası daha kapandı
Ansızın terketti umutlar bizi
Bir gönül sayfası daha kapandı.



İkimiz sevmiştik delicesine
Ayırdılar bizi ölürcesine
Ölmeden toprağa gömercesine
Bir gönül sayfası daha kapandı




Ayrılıkmış meğer aşkın bedeli
Kalbim paramparça gönlüm bir deli
Nasıl diner sensiz gözümün seli
Bir gönül sayfası daha kapandı.





Bu son buluşmamız
Bu son görüşmemiz
Kimbilir bir daha karşılaşmayız
Belkide bir daha görüşemeyiz
Ayrılmalıyız ayrılmalıyız..



Senin gözlerin yaşlı
Benim yüreğim yaslı
Bu aşkta bir umut kalmadı yazık
Seni bir başkası bekliyor artık
Yazık..Ayrılmalıyız..




Yıllardır çektiğim yetmezmiş gibi
Karşıma sen çıktın bir sen eksiktin
Kaderime borcum bitmezmiş gibi
Bahtıma sen çıktın bir sen eksiktin




Zalimsin diyemem az gelir sana
Bana karlar yağar yaz gelir sana
Derdinden ölsem de naz gelir sana
Yoluma sen çıktın bir sen eksikt

urunguşat
19-01-09, 16:42
Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
Gözleri kal diyor dudakları git
Bakışın anahtar gözlerin kilit
Ellerin aç diyor dudakların git

Ayrılık dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor dudakların git

Gidersem bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam kalbime yenilmeyeceğim
Çözemedim seni çıldıracağım
Gözlerin kal diyor dudakların git

urunguşat
19-01-09, 16:42
Ömrümün en güzel senelerini
Alıpta gittiniz bu şehir ve sen
Gönlümün en masum ümitlerini
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen

Döktüğüm yaşlara aldırmadınız
Giden gençliğime acımadınız
Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız
Beni iyi tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var

Unuttun mu diye sorma
Unutamam ceren gözlüm
Sitem edip gönül kırma
Dayanamam ceren gözlüm

urunguşat
19-01-09, 16:42
Seni yazdım hayatıma
Gönlümün her sayfasına
İnan senden başkasına
Sarılamam dayanamam



Islanırsa eğer gözün
Yüreğime çöker hüzün
Ne olursun gülsün yüzün
Sen gözümde tüten duman
Sen vardığım en son liman
Sen Tanrı'mdan bir armağan
Sini unutmam ceren gözlüm



Aldattılar
Ümitlerimi, hayallerimi
Özlemleri, düşlerimi
Parça parça
Kopardılar! ..
Sonra unutulduğuma inandım
Sevdiğimden ayırdılar.



Kendilerini hep "çok" bizi hep "yok" saydılar.
Ve sonra kuyruklu bir yıldız gibi kaydılar, kayboldular..

urunguşat
19-01-09, 16:42
Kimbilir ne kadar güzelsin bugün
Benden uzaklarda doğum gününde
Hatırla ne kadar mutluyduk canım
Seninle geçen yıl doğum gününde



Kim derdi sonu bu öyle bir aşkın
Belki kurumuştur çoktan gözyaşın
Kutlu olsun sana bu yeni yaşın
Bana da sensizlik doğum gününde

urunguşat
19-01-09, 16:43
Kimbilir ne kadar güzelsin bugün
Benden uzaklarda doğum gününde
Hatırla ne kadar mutluyduk canım
Seninle geçen yıl doğum gününde



Kim derdi sonu bu öyle bir aşkın
Belki kurumuştur çoktan gözyaşın
Kutlu olsun sana bu yeni yaşın
Bana da sensizlik doğum gününde



Benim için bir mum yaktın mı bilmem
Camlardan yollara baktın mı bilmem
Ah burada olsa dedin mi bilmem
Yoksa unuttun mu doğum gününde



Kimbilir kiminle kesildi pasta
Bir dilim düşmez mi bu eski dosta
Sen sevinç içinde ben ise yasta
Senden uzaklarda doğum gününde



Çatlamış sabır taşım
Bir alev her gözyaşım
Ah benim dertli başım
Bir o döner bir de ben
Bu aşkın tek gerçeği
Asla yok geleceği
Yüreğim kan çiçeği
Bir o kanar bir de ben.



Al götür eskici kalbimi benim
Neyim var neyim yok sorma bir daha
Gözümde yaşlardır birtek servetim
Acıyıp yüzüme bakma bir daha

urunguşat
19-01-09, 16:43
Baharda gelmedin yazda gelseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım
Nasıl sevdiğimi sen de bilseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım



Kaç gece terk ettim kaç sabah koştum
Seninle doluydum sensiz bomboştum
Geç olsa da aşkı sende bulmuştum
Kaderimi baştan çizemez miydin
Bu kördüğümü sen çözemez miydin
Daha önceleri gelemez miydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım..



Kalbim sarıl diyor aklımsa bırak
Gönlüm hep seninle ellerim uzak
Sen yolun başında ben de son durak

urunguşat
19-01-09, 16:43
Senden uzakta seni yaşadım
Maziye yeniden daldım bu gece
Acı bir pişmanlık sardı içimi
İçmeden bir başka oldum bu gece



Seni düşündükçe başka kollarda
Kadehim kırıldı avuçlarımda
Sana dur demeyen gururumu da
Ayaklar altına aldım işte yine ben



Bensiz ne haldesin şimdi kimbilir
Sen yoksun bu hayat nasıl çekilir
Gözümde canlanır anılar bir bir
Resmini bin defa öperim yetmez



Denize dökülen bir ırmak gibi
Öyle ak içime öylesine dol
Yarına açılan bir yaprak gibi
Unuttur mazimi geleceğim ol

urunguşat
19-01-09, 16:43
Hasretin yerini müjdeler alsın
Bırakta mutluluk kapımı çalsın
Bütün acılarım dünlerde kalsın
Unuttur maziyi unuttur gülüm



Yorgunum yıllardır hep beklemekten
Yorgunum gönlüme sabır ekmekten
Kurtar artık beni hasret çekmekten
Bir ömür boyunca seveceğim ol.



Madem ki içinde o ateş söndü
Bir daha yakmadan gidebilirsin
Aklımda kalmasın bu son bakışlar
Yıllardır verdiğin kederi görme
Üstüme yıktığın kaderi görme
Ömrümden çaldığın günleri görme
Beni de görmeden gidebilirsin

urunguşat
19-01-09, 16:43
Demek ben suçluyum bir tek sen haklı
Ben zalim bir düşman sense zavallı
En güzeli alıp beni asmalı
Beni affetmedin affetmiyceksin



Zorlama kendini veda etmeye
Zorlama gözünden yaşlar dökmeye
Mecbur değilsin birşey demeye
Hiç bir şey demeden gidebilirsin..



Seninde gözlerin ıslanır bir gün
Hele bir ümidin kırılsın da gör
Ne yaşama arzun ne aşkın kalır
Kurduğun hayaller yıkılsın da gör

urunguşat
19-01-09, 16:44
Dumansız bir yangın başlar
Amansız bir deprem kopar
Yıkılır kalırsın bir dağ olsan da
Hele bir sevdiğin terketsin de gör
Bu koca dünyayı yakasın gelir
Eski resimleri yırtasın gelir
Bütün aynaları kırasın gelir
Sırtına bir hançer vurulsun da gör



Adımın önünde adın yazılı
Resmimin yanında resmin basılı
Sabrım sabıkalı, sevdam azılı
Hasretin kanıma girdi girecek

urunguşat
19-01-09, 16:44
Sevmeyi bilemedin
Sevilmeye hakkın yok
Gün sayıp beklemedin
Özlenmeye hakkın yok!
Sevdamla coşmadın ki
Dağ deniz aşmadın ki
Umutla koşmadın ki
Kavuşmaya hakkın yok!



Aşk nedir bilmedin ki
Sevildin sevmedin ki
Mutluluk vermedin ki
Mutluluğa hakkın yok!

urunguşat
19-01-09, 16:44
Aldığım her nefes sana yazılı
Korkarım ki sensiz ömrüm sayılı
Yüreğim tutuklu gönlüm cezalı
Hasretin kanıma girdi girecek.

Kahır dolu rüzgarlar esiyor içimde
Yıkılıp kalıyorum bu sağır akşamlarda
Beni sensizliğe nikahladılar
Yenildim duygularıma
Yenildim gururuma ağlayamadım
Şimdi sanadır bu ağlayışım

urunguşat
19-01-09, 16:44
Gözümde dağlar gibi büyüyor hasretin
Gelip gelip özlemin doluyor içime
Yokluğunda şair kesildi gönlüm



Oysa nelere katlandı bu gönül
Ne acılarla halay çekti bu yürek
Ne ihanetlere gülüp-geçti bu gözler
Bir yokluğuna alışamadım
Bir de sensiz bu akşamlara
Unutamam demiştin giderken bana
Ben de unutamadım

urunguşat
19-01-09, 16:44
Biliyorum şimdi saçlarını yaban eller okşuyor
Gözlerine başka gözler gülüyor
Gözlerin ki gördüğüm gözlerin en güzeliydi
Varsın adı hasret olsun artık bu sevdanın
Varsın sonu ayrılık olsun bu romanın
Bitmedi bitmeyecek bu şarkım
Nerede olursan ol
Kiminle olursan ol



Yanındayken bile özlerdim seni
Şimdi içimde bir başka yangın
Şimdi gözlerimde en ıslak bakışın
Ölmek kaderde var biliyorum
Herşeyin sonu yakın

urunguşat
19-01-09, 16:45
Ama sen de bil ki
Yağmurlarca sevdim seni
Yağmurlarca sana yandım
Hatırla derya gözlüm
HATIRLA AŞKIM..



Seninle zamanların en ölmezini yaşamıştık
En büyük çemberini çizmiştik mutluluğun
En geniş açılarına aşkı taşımıştık beraberce
Hatırlar mısın?