PDA

View Full Version : ahmet selçuk ilkan şiirleri



zeyta
05-03-05, 20:26
24 Aralık

Kahır yüklü bulutları postalıyorum güneye doğru
Boşaltın tüm istasyonlarını Adana'nın
Dost bulutlar gözlerim gibi
Ağlayacak...

Saatler beş geçmiş olacak yirmibiri
Takvimler 24 Aralık'ı takmış göğsüne
Ben bakarken eski resimlere
Salim beni düşünecek!

Süleyman ikinci kurşunu sıkacak kadere
Dur! Diyemeyeceğim
Postal kokusunda, barut kokusunda
Askerce efkarlı bir rüzgar esecek...

Cengiz, o plakta geçmiş kendinden
Sağında Habip solu bomboş
Dudaklarında hep o acı şarkı titrek titrek
"Gitti Gelmeyecek"

Bitmeyen geceler Ağbaş'ın zarlarında
Sigara dumanlarında kederler
Dur ulan Sarraf!
Memleket nere? Berlin nere? Bir de Antep!
Ana avrat dümdüz gidecek...

İkinci bir şarkıyı dinleyeceğim bir sarhoş gecede
Başım omuzlarında Yasin'in
Ergün'üm bu kadeh de senin şerefine
"Ağlama, değmez hayat" Yılmaz'ım
Hasret ha bitti ha bitecek...

Bir bir dolacak gözlerime geçmiş seneler
Aklımdan Zeki'ler, Saim'ler, Emin'ler geçecek
Binlerce anılar kaçıracaklar o gün beni
Gelmek isteyeceğim, gelemeyeceğim
Durup bakacağım göklere anam göklere
Bir "Of ulan of!" yükselecek!


Ahmet Selçuk İlkan

zeyta
05-03-05, 20:27
Almira

Şimdi aynı şehirde olsaydık seninle Almira
Yine aynı sokaklarda birlikte yürüseydik hayata
Ve adımızı yeniden yazsaydık
Buluştuğumuz bütün duraklara
Unutup gitseydik bütün çirkinliklerini dünyanın
Ve bütün acımasızlığını
Sorgulayıp bütün yasakları
Sorgulayıp bütün günahları
Seninle yeniden başlasaydık bu sevdaya
Seninle yeniden Almira

Şimdi aynı okulda olsaydık seninle Almira
Yine aynı sınıfta, yine aynı sırada
Birlikte göz atsaydık o kırmızı kaplı kitaplara
Tarih gibi, fizik gibi, matematik gibi
Ölümsüz aşkları sorsaydık hocalara
Ölümsüz aşkları Almira

Şimdi bir kır kahvesinde olsaydık seninle
Yine aynı masada, yine aynı köşede
Yeniden düşler kursaydık seninle
Dağlar gibi sıra sıra
Ve yeniden yaratsaydık kendi dünyamızı
Ve de birlikte söyleseydik ikimizlik kendi şarkılarımızı
Meydan okuyup ayrılıklara
Hem de teslim olmadan
Yıllara, yollara, yalanlara
Teslim olmadan Almira

Ne var ki;
Bir kara eylüldü
O kara üzüm gözlerine son bakışım
Yanışım ve de yıkılışım
Üstümden bütün trenler geçti o gün
Bütün otobüsler
Ve bütün gemilerim battı sen gideli
Şimdi bütün umutlarım alabora
Anlıyorsun değil mi
Anlıyorsun Almira

Şimdi bir düşün
Kim itti bizi bu kör olası ayrılığa?
Kim itti bizi bu pişmanlıklar denizine?
Kim yaktı bizi kim?
Hem de sırtımızdan vura vura
Görüyorsun değil mi görüyorsun
Bir ikimiz sığamadık bu koca dünyaya
Bir ikimiz Almira
Ve işte o gün
Koca bir son yazıldı bu aşkın son sayfasına
Dönüşü olmayan bir yolda kaldık
Dönüşü olmayan bir yolda Almira...


Ahmet Selçuk İlkan

zeyta
05-03-05, 20:28
Ayrılık Kapıyı Çalıyor

Ayrılık kapıyı çalıyor açma
Biraz daha düşün zamanımız var...
Ne günler yaşadık bak sayfa sayfa
Seninle yazılmış romanımız var...

Gönül kapısından hemen uçma dur!
Selamsız vedasız böyle kaçma dur!
Bilinmez yerlere yelken açma dur!
Seninle mutluluk limanımız var!..

Bir anda yokuşa çevirme düzü
Dargınlık bir aşkın tadı ve tuzu
Hatırla Tanrıya verdiğin sözü
Ayrılmak yok diye yeminimiz var...


Ahmet Selçuk İlkan

zeyta
05-03-05, 20:29
Ayrılıkların Şairi

Ben ayrılıkların şairi,
Yalnızların ozanıyım.
Sen, sen masallar okurken daha,
Ben acıların yazarıyım.

Haklısın, aramızda dağlar, denizler var,
Haklısın, aramızda uçurumlar.
Senin sevdaların, üç günlük masal,
Benim sevdalarım, Allah'ına kadar.

Elma şekeri mi sandın aşkı,
Ne şiirin şiir, ne şarkın şarkı.
Hele bir kırılsın, feleğin çarkı,
İşte ben o zaman görürüm seni.

Halâ tahta masalara yazıyorsam adını,
Aşk kitaplarında arıyorsam tarifini aşkın,
Kahır mektuplarında yeniden buluyorsam seni,
Islak mendillere siliyorsam gözyaşlarımı,
Eyvahlar çekiyorsam her biten aşkın ardından,
Bana sor yalnızlığı,
Ayrılığı bana sor diye haykırıyorsam,
Ve sabahçı kahvelerinde
Bir çay gibi demliyorsam hasretini,
Ve inadına özlüyorsam, o çay karası gözlerini,
Bil ki, bu seni erkekçe sevdiğimdendir.

Bu benim ilk aldanışım değil,
Bu benim son yıkılışım değil,
Bırak bu sahte gözyaşlarını,
Bırak bu masum bakışlarını.
Üzülme, benim için üzülme,
Üzülme bu son için üzülme,
Ben, ben yeterim kendime

Varsın da bir dağ gibi büyüsün hasretin içimde,
Varsın da her gece
Bir kemanın tellerinde ezilsin kalbim,
Varsın da bir daha değmesin ellerim ellerine,
Asla pişman değilim.

Hatırla, bir adam diyordun hatırla,
Ömür boyu sevsin beni ömür boyu,
İşte o deli, işte o çılgın, işte o adam benim.
Çünkü ben,
Çünkü ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim.


Ahmet Selçuk İlkan

zeyta
05-03-05, 20:29
Bana Gel Deme

Ayağım ayağıma dolaşır sonra
Gözlerim büyür büyür, kocaman olur
Bakarsın dilim tutulur, hiç konuşamam
Bana gel deme!

Bırak umutsuzluğum bende kalsın
Yokluğunda eriyeyim bırak
Gözyaşlarım yağmurlaşır diyorum
Bana gel deme!

İşte resimlerine bakıp avunuyorum
Hayallerim yetiyor bana ne güzel
İnan dudaklarını ısırabilirim
Bana gel deme!

Zaten ölesiye hasretim aydınlıklara
Ve bitimsiz bir özleyiş bendeki
Kanatlanabilirim, uçabilirim belki
Bana gel deme!


Ahmet Selçuk İlkan

zeyta
05-03-05, 20:30
Beni Siz Öldürdünüz

Daha on üç yaşındaydım
Ömrümün en güzel çağında...
En deli dolu düşler, hayaller rüzgar gibi başımda
Ve en büyük özlemlerim yarınlarımda
Bir büyüsem "bilim adamı" olacaktım kesin
Bulmak için mutluluğun formülünü
Ve en doğru adresini
Ve de duyurmak için taş kalpli insanlara
İnsanlığın sesini...

Oysa bir sabah
Benden önce büyüdü çığlıklarım apansız
Yeri göğü inletti isyanlarım, feryatlarım
Çünkü
Bir deprem kopmuştu yüreğimin tam ortasında
Siz yaşarken her zamanki gibi
Vurdumduymazlığın kollarında
Ve en tatlı uykunuzda...
Bağırdım
Dağlar, taşlar uyandı çığlıklarıma
Denizler yandı yangınlarıma
Gökte yıldızlar ağladı
Benim bu zavallı yalnızlığıma
Bir tek sizi uyandıramadım
Bir tek sizi!..
Sanki yaşayan bir ölüydünüz
Duymadı o taş yürekleriniz son sözlerimi
Öylesi sağır öylesine kördünüz
Hayır... Hayır deprem değil!
Beni siz öldürdünüz!..

O benim babamdı
Dünyaya meydan okuyan
O en büyük,
O en kahraman,
Dünyanın en ağır yükü omuzlarında
Ve en güzel gülüşü bakışlarında
İlk kez yenik düştü
O Allah'ın belası
O kör olası
Son sabaha...

O benim annemdi
Dünyanın en güzel annesi
O benim gözbebeğim
Ben onun birtanesi
Yuvamızı başımıza yıktınız
Sarılır gibi onun sımsıcak kucağına
Tutunur gibi o ipek saçlarına
Sizin bitmez uykularınıza inat
Takarak kollarıma bir kanat
Uçtum bir kuş gibi
En acı sondan
En kutsal bir sonsuzluğa
İşte o an
Gözlerimde bir mum gibi söndünüz
Çünkü...
Ne görecek gözünüz vardı
Ne de yüzüme bakacak yüzünüz
Yoktunuz, hiçtiniz!
Aynalar kırılıyordu yüzünüzde
Siz depremden bile önce çöktünüz
O gün yalnız beni değil...
Annemi de öldürdünüz!..

Ne arkadaşım var artık
Ne öğretmenim
Ne okulum
Ne yarınım ne de umudum!
Alın sizin olsun bütün saltanatıyla dünya
Bütün sahteliğiyle hayat
Alın kucaklayın gönlünüzce
O bitmeyen ihtiraslarınızı
O dinmeyen bencil aşklarınızı!
Size dur demeye bile vaktim yok artık
Nasılsa bir gün anlarsınız günahlarınızı!
Nasılsa bir gün görürsünüz yalanlarınızı!
Siz ki herşeyi bizden iyi bilen
Siz ki herşeyi bizden iyi gören
Siz ki bizi ölmeden toprağa gömen
Yine siz kazandınız
Her yerde siz
Her zaman siz
En büyük siz
Siz kim misiniz?
Onu siz benden daha iyi bilirsiniz!..


Ahmet Selçuk İlkan

zeyta
05-03-05, 20:31
Bir Gülü Sevdim

Bu son buluşmamız
Bu son görüşmemiz
Kimbilir bir daha karşılaşmayız
Belki de bir daha görüşemeyiz
Ayrılmalıyız, ayrılmalıyız
Bir gülü sevdim
Bir seni sevdim
Bir mevsimlikmiş senle aşkımız
Gel gitme desem, kal etme desem
Hiç faydası yok ayrılmalıyız
Senin gözlerin yaşlı
Benim yüreğim yaslı
Bu aşkta bir umut kalmadı yazık
Seni bir başkası bekliyor artık
Ayrılmalıyız, ayrılmalıyız


Ahmet Selçuk İlkan

zeyta
05-03-05, 20:31
Biz Ne Ayrılıklar Görmüş Adamız

Gitmek istiyorsan gidebilirsin
Biz ne ayrılıklar görmüş adamız
Çekinme sen de vur sırtımdan beni
Biz ne ihanetler görmüş adamız

Aldırma sen benim yalnızlığıma
Aldırma sen benim gözyaşlarıma
Boşver sende kalmış yarınlarıma
Biz kadere çelme takmış adamız.

Sevsen gidemezdin sevsen bırakamaz
Sevsen çıldırırdın seven ne yapmaz
Git bu ateş de beni kül etmez yakmaz
Biz ne cehennemler görmüş adamız

Hadi daha çabuk daha acele
Git başka kollara git güle güle
Sen de unutursun adımı bile
Biz ne vefasızlar görmüş adamız

Hep aynı hikaye hep aynı masal
Sen bu şarkıyı git başka yerde çal
Al yanı başımdan gölgeni de al
Biz ne yalnızlıklar görmüş adamız


Ahmet Selçuk İlkan

zeyta
05-03-05, 20:32
Gözlerin Kal Diyor

Buna nasıl ayrılık bu nasıl veda
Gözlerin kal diyor dudakların git
Bakışın anahtar gözlerin kilit
Ellerin aç diyor dudakların git

Ayrılık dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor dudakların git.

Gidersem bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam kalbime yenileceğim
Çözemedim seni delireceğim
Gözlerin kal diyor dudakların git

Duvardan insin mi resimlerimiz
Yabancı olsun mu isimlerimiz
Ya o deli dolu gecelerimiz
Anılar kal diyor dudakların git

Bu roman da biter belki birazdan
Ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan
Ağlıyor besteler yine hicazdan
Şarkılar kal diyor dudaklar git


Ahmet Selçuk İlkan

zeyta
05-03-05, 20:33
Sen Vurdun Da Ben Ölmedim Mi?

Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi?

Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara... Bu kasvetli akşamlara
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Otobüs duraklarına...
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım...
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere küsmezdim
Kalanlara acımazdım...
Sen varken böyle üşümezdim, titremezdim
Masumdum, çocuklar gibi
Böyle delirmezdim, küfretmezdim...
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim.
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı?

Biliyorsun
Bütün acılarına 'yeşil ışık' yaktım olmadı
Bütün korkularına 'arka çıktım' olmadı
Dağlara merdiven dayadım olmadı
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
Sevdim olmadı, yandım olmadı, taptım olmadı
Artık benden pes
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes
Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git...
Ama ardında
Ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
Çek silahını, daya sırtıma
Titrersem namerdim...
Sen vurdun da ben ölmedim mi?


Ahmet Selçuk İlkan

zeyta
05-03-05, 20:34
İsyanlardayım

Gittiğin yerlerden dönmedin geri
Yollara rest çektim isyanlardayım
Kırıldı sonunda sabrımın teli
Yıllara rest çektim isyanlardayım

Beklenen yarınlar kaybolmuş dünden
Ümitler selamı kesmişler benden
Nasılsa hayır yok gelecek günden
Kadere rest çektim isyanlardayım

Bu benim talihim sözüm yok sana
Payımı aldım ben sevdadan yana
Hasretinden başka ne verdin bana
Sana da rest çektim isyanlardayım


Ahmet Selçuk İlkan

Kanka Bot
05-03-05, 22:49
Gönderdiğin tüm şairlere ait şiirler ile bize şiir ziyafeti çekiyorsun saol gerçekten...

bobu
05-03-05, 23:19
kanka ya ilk defa katiliyorum , hep boyle guzel siirler okuyacaksam cok sansliyim demektir. sagolun bobu

--KeDi--
15-08-05, 01:14
Bana Ne


Çok yalvardım gitme diye ben ona
Yıllar sonra dönüyormuş bana ne
Seviyordum gülüp geçti aşkıma
Şimdi beni seviyormuş bana ne...

Neyleyim ben dökse bile yaşını
Ben unuttum çoktan onun aşkını
Vursun artık o taşlara başını
Çok pişmanmış yanıyormuş bana ne...

Gönlümde aşk saati bak durdu
Seven kalbim beklemekten yoruldu
Yıllar var ki ne aradı ne sordu
Şimdi beni soruyormuş bana ne...
Ahmet Selçuk İlkan

--KeDi--
15-08-05, 01:16
Ben Seni Asla


Sen hayatımın en vazgeçilmez aşkı
Sen uğrunda en çıldırdığım esmer
Sen yolunda savaşlar verdiğim sevdam
Sen uğrunda ölümlere gidip geldiğim
Sen beklediğim
Sen özlediğim
Sen gizlediğim...

Güneş doğmayı unutabilir
Sabah olmayı
Yağmur yağmayı
Ama ben seni asla...

Çiçekler açmayı unutabilir
Kuşlar uçmayı
Baharlar gelmeyi
Ama ben seni asla...

Ne zaman bir şiir okunsa aklımdasın
Ne zaman bir telefon çalsa karşımdasın
Sen tanrımın en güzel armağanı
Sen hayatımın en gerçek yalanı
Sen bütün huylarımı ezbere bilen
Sen gözyaşlarımı en iyi silen
Sen dünyanın en güzel kadını

Sen yemeğimin tuzu
Yüreğimin buzu
Anasının en güzel kızı
Sen kalbimde en tatlı sızı
Sen bütün varlığımın en sevimli hırsızı
Sen sevdikçe sevilesi
Övdükçe övülesi
Öptükçe öpülesi aşkım...

Sen beni yokluğuyla delirten
Varlığıyla yolumu yolundan çeviren
Sevdasıyla beni bir dağ gibi deviren kadın
Bundan böyle senden sorulsun günahlarım
Sende bütün sorularım
Sende bütün cevaplarım
Adam olmuşsam senden
Katil olursam senden
Ben çoktan vazgeçtim kendimden
Ama senden
Asla kadınım
ASLA!...
Ahmet Selçuk İlkan

--KeDi--
15-08-05, 01:17
Ben Olsam


Ateşleri kül ederdim
Kurşunları gül ederdim
Şu dağları yol yapardım,
Acıları bal yapardım ben olsam

Ben olsam ah ben olsam
O dağlarda ben olsam
O yollarda ben olsam
Oralarda ben olsam
Sokaklara aşk yazardım
Acılara son yazardım ben olsam

Yoksullara çul olurdum
Her sevene kul olurdum
Elimde aşk bayrakları
Yasaklardım yasakları
Ben olsam ah ben olsam...
Ahmet Selçuk İlkan

--KeDi--
15-08-05, 01:18
Beni Unutamazsın

Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın
Denizin durgunluğu, gözlerimi
Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır
Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin
Beni unutamazsın bilirim.

Parkın tozlu yollarında yalnız dolaşacaksın
Mutsuz gökyüzünde bir-iki yıldız, ışık tutacak karanlığına
Delikanlının biri uzanacak ellerine ansızın
Çaresizliğine, yalnızlığına irkileceksin
Ve daha sonra tarakta kalan saçlardan anlayacaksın ihtiyarladığını
Dudaklarının pembeliği solacak
Cilâsı çıkmış bir mobilya gibi eskiyecek güzelliğin
Kahrolacaksın!
Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın.
Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak

Ama sen yine de sözlerime aldırma.
Gözlerin zamansız ıslanmasın.
Çünkü, artık çocuk değilsin
Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
Başka bir İstanbul olmadığını bilirsin
Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin...

Ahmet Selçuk İlkan

--KeDi--
15-08-05, 01:18
Bu Şehir ve Sen


Ömrümün en güzel senelerini
Alıp da gittiniz bu şehir ve sen
Gönlümün en masum ümitlerini
Çalıp da gittiniz bu şehir ve sen

Döktüğüm yaşlara aldırmadınız
Giden gençliğime acımadınız
Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız
Basıp da gittiniz bu şehir ve sen

Beni iyi tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var
Çalıp da gittiniz bu şehir ve sen

Bağlayıp durdunuz hep ellerimi
Delik deşik ettiniz seven kalbimi
İçimde dağ gibi hayallerimi
Yıkıp da gittiniz bu şehir ve sen

Biriniz sağırdı duvardan bile
Biriniz kalpsizdi taşlardan bile
Bütün acıları dizip önüme
Yakıp da gittiniz bu şehir ve sen

Kimsesiz yalnızdım kollarınızda
Herşeyi kaybettim yollarınızda
Şimdi bir hesap var aramızda
Vermeden gittiniz bu şehir ve sen

Ben yine yaşarım içimde yasla
Ya siz neylersiniz bu ihtirasla
Bir daha dönmek mi buraya asla
İçimde bittiniz bu şehir ve sen

Ahmet Selçuk İlkan

--KeDi--
15-08-05, 01:19
Geleceğim Ol

Denize dökülen bir ırmak gibi
Öyle ak içime öylesine dol
Yarına açılan bir yaprak gibi
Unuttur mazimi geleceğim ol

Hasretin yerini müjdeler alsın
Bırak da mutluluk kapımı çalsın
Bütün acılarım dünlerde kalsın
Unuttur mazimi geleceğim ol

Yorgunum yıllardır hep beklemekten
Yorgunum gönlüme sabır ekmekten
Kurtar artık beni hasret çekmekten
Unuttur mazimi geleceğim ol
Bir ömür boyunca seveceğim ol.
Ahmet Selçuk İlkan

--KeDi--
15-08-05, 01:19
Doğum Gününde


Kimbilir ne kadar güzelsin bugün
Benden uzaklarda doğum gününde
Hatırla ne kadar mutluyduk canım
Seninle geçen yıl doğum gününde

Kim derdi sonu bu, öyle bir aşkın
Belki kurumuştur çoktan gözyaşın
Kutlu olsun sana bu yeni yaşın
Bana da sensizlik doğum gününde

Benim için bir mum yaktın mı bilmem
Camlardan yollara baktın mı bilmem
Ah burada olsa dedin mi bilmem
Yoksa unuttun mu doğum gününde

Kimbilir kiminle kesildi pasta
Bir dilim düşmez mi bu eski dosta
Sen sevinç içinde ben ise yasta
Senden uzaklarda doğum gününde

Elbette kuş olup gelmek isterdim
Ben de yanağından öpmek isterdim
Seni bir kez daha görmek isterdim
Alkışlar içinde doğum gününde
Ahmet Selçuk İlkan

--KeDi--
15-08-05, 01:20
Herşeyi Bitirdik


Herşeyi bitirdik bir yalan gibi
Bu aşkı yarına götüremedik
Ne günler yaşadık bir roman gibi
Ne yazık sonunu getiremedik

Önce evet dedik bu hayır neden
Biz aşkla başladık bu gurur neden
Ümitler sendendir arzular benden
Ne yazık sonunu getiremedik

Şimdi sen yolcusun meçhul yollara
Şimdi ben yolcuyum başka kollara
Ne desek boş artık geçen yıllara
Ne yazık sonunu getiremedik
Bu aşkı yarına götüremedik
Ahmet Selçuk İlkan

--KeDi--
15-08-05, 01:21
İnsanlar Kendileri Çizer Kaderlerini


Artık gidebilirsin gideceğin yere
Sana kal diyemem
Son ümit senden olsun
Senden olsun son pişmanlık
Hayır diyemem
Bil ki
Seni artık sevemem

O bitimsiz anılar gelse de aklıma
Göz göze, diz dize oluşumuz
Birlikte yaşadığımız günler
Geceler de gelse aklıma
Sana dönemem

Her masal gibi bitti bugün
O kısacık mutluluğumuz
Belki yalandı
Belki yalan gibi bir şeydi
Seninle mesut oluşumuz

Şimdi ellerini görüyorum boşlukta çaresiz
Gözlerini görüyorum en acı hüzünlerle dolu
Oysa
Ne kadar yalvarsan da
Ne kadar ağlasan da
Artık evet diyemem
İnsanlar kendi çizer kaderlerini
Seni affedemem...
Ahmet Selçuk İlkan

--KeDi--
15-08-05, 01:22
Ne Zaman Sevdimse


Kaç kere yaşadım ben bu romanı
Ne zaman sevdimse ayrılık vardı
Hep kendim kuruttum gözyaşlarımı
Ne zaman sevdimse yalnızlık vardı

Sen de git, bırak git, beni düşünme
Kader de, hayat de boşver üzülme
Alıştım hasretin her türlüsüne
Ne zaman sevdimse ayrılık vardı
Alıştım kaderin her cilvesine
Ne zaman sevdimse yalnızlık vardı

Yaşamadım gitti gönül tadında
Nelerden vazgeçtim senin uğrunda
Seni de kaybettim yol ortasında
Ne zaman sevdimse karanlık vardı
Ne zaman sevdimse pişmanlık vardı
Ahmet Selçuk İlkan

--KeDi--
15-08-05, 01:23
Ona Sevdiğimi Söyleyiverin


Ecelim zamansız gelirse bir gün
Ona bu şarkımı dinletiverin
Bu en son dileğim, en son sözümdür
Ona sevdiğimi söyleyiverin

Benden başkasına gitmiş olsa da
O güzel aşkımız bitmiş olsa da
Üstünden mevsimler geçmiş olsa da
Ona sevdiğimi söyleyiverin

Sonu hiç gelmeyen bir roman gibi
İçimde sönmeyen bir volkan gibi
Yazılsın bu sevdam bir destan gibi
Ona sevdiğimi söyleyiverin

Ahmet Selçuk İlkan

--KeDi--
15-08-05, 01:23
Sana Borçluyum


Tanrıdır can veren kul ona borçlu
Ben de bu sevdayı sana borçluyum
Bu boynumun borcu, bu gönül borcu
Ben bu mutluluğu sana borçluyum

Dağlarda yol olsam seni beklerim
Ömrümü verseler sana eklerim
Seninle gül açtı tüm dileklerim
Ben bu mutluluğu sana borçluyum

Ne böyle sevildim, ne böyle sevdim
Aşkın böylesini senden öğrendim
Adına yazılı gönül senedim
Çünkü ben bu aşkı sana borçluyum
Ahmet Selçuk İlkan

kızılgonca05
19-09-05, 15:35
BANA BUNU YAPMAYACAKTIN
Bana bunu yapmayacaktın
Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
Ve öylesine gururlu bitişin
Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu
Erken düştü masken yüzünden
Demek ki sen içimde büyüttüğüm bir dev değil
Bir hiçtin
Görüyorsun işte
Gittin
Ve de bittin...

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle bir hancerle yıkmayacaktın beni
Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin
Nasıl kirlettin o tertemiz aşkımızı?
Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni?
Yoksa hep böyle kirlimiydi senin denizlerin?
İşte ellerimde
Suç ortağı bir sinema bileti
Bir pastahane köşesi
Bir tiyatro gişesi.
Bu kadar ucuza gitmeyecektin
Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı
Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni
Şimdi boş bir mezar bulsam
Seni böylesine sevdiği için
Oraya gömerdim kalbimi...

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi
Kan kırmızısı yağmurları yağdırmayacaktın gecelerime
Kanatlarını kırmayacaktın hatıralarımın
Çıldırtmayacaktın
Artık adın ihaneti çağrıştırıyor bana
Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehirini
Bilmiyorum,
Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun
O acımasız hançerini...
Unutma ki
Yasaklanmış kitaplarım gibisin artık bana
Bundan böyle
Yaklaşmam yasak
Dokunmam yasak
Ve
Sarılmam yasak sana.


SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ?
YOKLUĞUNDA NE ATEŞLERİ HASRETİNLE YAKTIMDA
BİR SENİ YAKAMADIM, BENİ YAKTIĞIN GİBİ
ÇÖLDE SU, MAPHUSTA GÜN, ORUÇTA EKMEK GİBİ BEKLEDİM SENİ
SENSE ARAYA KORKULAR KOYDUN...
ŞİMDİ NERDESİN DİYE SORMA
SEN ÇAĞIRDIN DA BEN GELMEDİM Mİ?


SEN VARKEN DARILMAZDIM ÇİÇEKSİZ BAHARLARA,
YAĞMURLU HAVALARA... BU KASVETLİ AKŞAMLARA
SEN VARKEN
BAKIP İÇLENMEZDİM TREN İSTASYONLARINA
OTOBÜS DURAKLARINA...
SEN VARKEN AYRILIKLARA AĞLAMAZDIM...
YIKILMAZDIM BİTEN SEVDALARIN ARDINDAN
GİDENLERE KIZMAZDIM
KALANLARA ACIMAZDIM...
SEN VARKEN BÖYLE ÜŞÜMEZDİM-TİTEMEZDİM
MASUMDUM, ÇOCUKLAR GİBİ
BÖYLE DELİRMEZDİM-KÜFERTMEZDİM...
HELE ÖLMEYİ HİÇ DÜŞÜNMEZDİM.
ŞİMDİ SORUYORUM SANA
ADI SEVDAYSA BU CEHENNEMİN
SEN YAKTINDA BEN YANMADIM MI?


ŞİMDİ UFUKTA KAYBOLDUĞUN YERE BAKIP
BİLDİĞİN BÜTÜN UYKUSUZ ŞİİRLERİ SÖYLÜYORUM
GÖZLERİM ISLAK -KİRPİKLERİM ISLAK
NİYE AĞLIYORSUN DİYE SAKIN SORMA
SEN İSTEDİN DE BEN GÜLMEDİM Mİ?


BİLİYORSUN
BÜTÜN ACILARINA "YEŞİL IŞIKLAR" YAKTIM OLMADI
BÜTÜN KORKULARINA "ARKA ÇIKTIM" OLMADI
DAĞLARA MERDİVEN DAYADIM OLMADI.
SEVDİM OLMADI- YANDIM OLMADI-TAPTIM OLMADI
ARTIK BENDEN PES
BU AŞKIN BİLETİNİ İSTEDİĞİN GİBİ KES
NASILSA GİDİYORSUN
BİLİYORUM GİT...
AMA ARDINDA AĞLAYAN ÇİFT GÖZ
PARAMPARÇA BİR YÜREK
VE YIKILMIŞ BİR DAĞ GÖRMEK İSTEMİYORSAN
ÇEK SİLAHINI DAYA SIRTIMA
TİTRERSEM NAMERDİM SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ?


ADINI HASRET KOYDUM
Adını hasret koydum
Geleceğin yok senin
Gittiğin o yerlerden
Döneceğin yok senin

Toprak oldum yolunda
Neler çektim uğrunda
Pişman ettin sonuda
Bileceğin yok senin

Ümit olsun içime
Işık olsan geceme
Yağmur olsan bahçeme
Yağacağın yok senin.

Ağıt yaksam dilime
Roman yazsam halime
Ellerini elime
Vereceğin yok senin

Vazgeçtim artık senden
Söyle ne gelir elden
Ayrılığı gönülden
Sileceğin yok senin


KAHVE GÖZLÜM
"Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı varsa
Senin kahve gözlerinin bin yıl hatırı var vefasızım"

Yolumuz buraya kadarmış be kahve gözlüm
Artık
Tersine akan bir nehir gibi
Yıkılmış bir şehir gibi
Suya yazılmış bir şiir gibi
Adımı unut
Yalnızlığın boşluğunda
Gecelerin loşluğunda
Sensizliğin sonrasında
Bil ki
Beş para etmiyor umut
Etmiyor be kahve gözlüm

Yalan yanlış
Kırık dökük yaşadık biz bu aşkı
Erken emekli olduk biz bu sevdadan
Biliyorsun
Hep direkten döndü umutlarımız
Hep kendi kalemize attık gollerimizi
Ne acemi bahçıvanmışız meğer ikimiz
Açmadan soldurduk güllerimizi
Açmadan soldurduk be kahve gözlüm

Şimdi yüreğim mutsuzluğun hedef tahtası
Bir değirmen taşı gibi ezip geçtin yarınlarımı
Sokaklara sığmıyor bu dev yalnızlığım
Bu cumartesiler
Bir gün beni öldürecek biliyorum
Çığlık çığlığa şiirlerim yine de seni istiyor bana inat
Ama son kurşun yemiş bu sevdaya
Yetmiyor şımarık pişmanlıklar
Yetmiyor be kahve gözlüm

Bir isyan faslıdır şimdi bu suskunluğum
Hovardaca harcanan mevsimlere
Bu kaçışlara bu gelgitlere
Ömrümüze kesilmiş biletlere
İsyanımdır bu acı acı gülüşüm
Oysa
Kaç kez sildim seni haritamdan
Kaç kez mil çektim o kahve gözlere
Gel gör ki
Kendime bile geçmiyor artık sözüm
İşte bir kürek mahkumu
İşte bir yürek mahkumu
Kapında yine
Bitmedi bu kara sevda
Bitmiyor be kahve gözlüm



GÖZLERİN KAL DİYOR
BU NASIL AYRILIK BU NASIL VEDA
GÖZLERİN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT
BAKIŞIN ANAHTAR GÖZLERİN KİLİT
ELLERİN AÇ DİYOR DUDAKLARIN GİT

AYRILIK DÖNÜŞÜ OLMAYAN NEHİR
YALNIZLIK YIKILMIŞ BOMBOŞ ŞEHİR
KAÇ SEVDA KÜL OLDU BÖYLE KİMBİLİR
GÖZYAŞIN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

GİDERSEM BİR DAHA DÖNMEYECEĞİM
KALIRSAM KALBİME YENİLECEĞİM
ÇÖZEMEDİM SENİ DELİRECEĞİM
GÖZLERİN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

DUVARDAN İNSİN Mİ RESİMLERİMİZ
YABANCI OLSUN MU İSİMLERİMİZ
YA O DELİ DOLU GECELERİMİZ
ANILAR KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

BU ROMANDA BİTER BELKİ BİRAZDAN
NE AŞKLAR YIKILDI GURURDAN NAZDAN
AĞLIYOR BESTELER YİNE HİCAZDAN
ŞARKILAR KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT


ALLAH KAHRETSİN
Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum
Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi
Kim ne derse desin
Tahammülüm kalmadı artık
Bıktım seni sensiz yaşamaktan
Nasılsa döneceğin yok senin
Çıldıracağım bu gidişle
Allah kahretsin!...

Durup durup seninle gezdiğim yerlerde dolaşıyorum
Sanki köşe başından sen çıkacaksın
Sanki duraklarda beni bekliyorsun
Geçen gün birine rastladım aynı sokakta
Saçları sen, gözleri sen, kaşları sen,
Koştum heyecanla peşinden
Ve hayatımda ilk defa
Bir tokat yedim senin yüzünden
Allah kahretsin!..
Dünya ateşler içinde
Savaşlar almış başını gidiyor
Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor
Bense bu gidişle sensizlikten ölüceğim
Umurunda mı senin?
Kimbilir hangi cehenmem desin?
Allah kahretsin!...
Hangi masaya otursam
Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme
Vazomda senin sevdiğin çiçekler
Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar
Senin doğum günlerini kutluyorum senden habersiz
Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için
Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem
Ecel gibi peşimdesin
Allah kahretsin!...

İşte böyle sevda benimkisi
Bu zamanda bu devirde
Haklısın adam olacağım yok benim
En güzeli artık son vermek bu hayata
En korkunç uçurumlara bırakmak kendimi
Ya da en yüksek tepelerden
En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi
Ama içimde sen varsın
Ya sana bir şey olursa
Allah kahretsin!...



YAKILACAK ADAMIM
"İlk ateşi sen yaktın
Son yangın da senden olsun
Senin canın sağolsun..."
Bilmeliydim
Bir sabah çekip gideceğini
Dünyayı başıma yıkıp gideceğini bilmeliydim
Ve sen daha kırmadan bu aşkın kalemini
Ben herşeye eyvallah deyip
Çekip gitmeliydim bu şehirden
Ben yakılacak adamım bu şehirde
Sana böyle yandığım için
Ben asılacak adamım bu şehirde
Seni böyle sevdiğim için
Oysa
Neler öğretti hayat bana
Gülerken ağlamayı
Sırtımdan vurulmayı
Aç susuz yaşamayı
Daha neleri öğretti hayat bana
Bir sana yalvarmayı öğrenemedim
Bir de seni unutmayı
Ben yakılacak adamım bu şehirde
Sana böyle yandığım için
Ben asılacak adamım bu şehirde
Seni böyle sevdiğim için
Sen sahte mutlulukların süslü prensesi
Sen sosyetik barların şımarık sokak kedisi
Sen mutluluğumun korkak faresi
Sen hep aynı gecelerin
Sen hep aynı şarkıların
Sen hep aynı masaların vazgeçilmez mezesi
Senin cirit attığın sokaklarda
Ne gezer aşkın vefanın gölgesi
Çek git artık!
Yaşanmasın bir daha aşkın böylesi
Çek git artık!
Bitsin burada bu aşkın hikayesi
Oysa
Bir yudum mutluluğun için
Yollarına bir ömür serdim
Oysa
Bir gelişin için
Sokaklarına binlerce sabır ektim
Hasretse hasret
Acıysa acı
Uğrunda en kralını çektim
Üstelik yalnız ve tektim
Senin bir taş olduğunu nereden bilecektim
Biliyorsun
Seni bebekler gibi sevdim
Seni çiçekler gibi sevdim
Seni melekler gibi sevdim
Çünkü sen
Tapılacak kadındın(!) bu devirde
Oysa ben
Sana böyle yandığım için
Sana böyle kandığım için
Seni böyle sevdiğim için
Asılacak adamım bu şehirde
Yakılacak adamım bu şehirde
Git git artık...
Güle güle!...




AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN
KALBİMDE ARAMA ESKİ YERİNİ
SEN GÖZÜMDEN AKAN SELE KARIŞTIN
İSTESEM DE ARTIK SEVEMEM SENİ
HASRET RÜZGARINA YELE KARIŞTIN

SENİNLE AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN
YANDI SAYFALARI KÜLÜDÜR KALAN
SEVGİLİM, HER ŞEYİM SENDİN BİR ZAMAN
NE YAZIK SONUNDA ELE KARİŞTIN

KIRILAN KALBİM VAR, DİNMEZ BİR KİNİM
ÖMRÜNCE SÜRECEK AŞKA YEMİNİM
KAVUŞMAK İMKANSIZ ARTIK SEVGİLİM
DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOLA KARIŞTIN


ŞAİRLER AĞLAMAZ
Farzet ki bu aşkı yaşamadık seninle
Farzet ki hiçbir geceyi paylaşmadık ikimiz
Farzet ki saçlarını bile hiç okşamadım

Hadi git gözlerime baka baka git
Hadi git hayatımdan çıka çıka git
Hadi git yüreğimi yaka yaka git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz

Farzet ki unutulmuş bir şairim köşe başında
Farzet ki hiçbir şiirimi sana yazmadım
Farzet ki hiçbir şarkımda adını bile anmadım

Hadi git sevdiğimi bile bile git
Hadi git bir kaleme sile sile git
Hadi git hiç üzülme güle güle git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz

Farzet ki bir kum tanesiyim sahilde
Farzet ki bir çakıl taşıyım yol kenarında
Farzet ki boş bir kibrit kutusuyum ellerinde

Hadi git üzerime basa basa git
Hadi git umutları asa asa git
Hadi git hiç konuşma susa susa git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz

Farzet ki yokum artık
Farzet ki öldüm
Farzet ki isimsiz bir mezarım dağ başında

Hadi git saçlarından bir tel bırakmadan git
Hadi git avucumda bir el bırakmadan git
Hadi git baş ucumda bir gül bırakmadan git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz


ACILAR DUVARI

Acılar kalbime bir duvar ördü
Yıkmak istiyorum yıkamıyorum
Dertlerim önümde bir deniz oldu
İçinden bir türlü çıkamıyorum

Anlatsam derdimi kimse anlamaz
Perişan halime gölgem acımaz
Ölsemde ardımdan bir kul ağlamaz
Bir dost arıyorum bulamıyorum

Öyle yalnızım ki yalan dünyada
Mutluluğa çoktan ettim elveda
Bir kere gülmedim ben bu hayatta
Suçum ne cezam ne bilemiyorum..


ADI GÜL'DÜ!

Adı Gül'dü
Gülleri severdi en çok
Güldü mü güller açardı gül yüzünde
Güllerle bölüşürdü yalnızlığını
Hep gül beklerdi sevdiğinden
Bir de "gül mevsimini" takvimlerden
Bir gül kokusuna
Bir de "gül reçeline" dayanamazdı
Hep güller kurutmuştu
Hayatının en hazin sayfalarında
Hep gülerek büyütmüştü sevdasını
Ve her sabah
Bir gül gibi bırakırdı tebessümünü sofraya
Tıpkı sımsıcak bir ekmek gibi
Ahşap bir evin avlusunda
Mis kokulu gülleri derlerdi
Ve bütün sırlarını sadece güllere söylerdi
Ne zaman bir haksızlık görse
Kanayan bir gül gibi
Ahh bu dünyada
Gülü gülle tartsalar derdi

Ne okur ne yazardı
Ağlasa gülleri sular
Gülse gülleri okşardı
Ama ne zaman içli bir şarkı duysa
Güllere bakar uzun uzun dalardı

İşte öyle bir çiçekti
Şiirimin ucunda gülden bir kalemdi
İşte o kadın
Benim annemdi.

Bir bilseniz
Ne güller yeşertti hayatın dikenlerinden
Dökerek gözyaşını
Ve şimdi
O güller süslüyor onun mezar taşını...

archilles
19-09-05, 15:41
Beni Unutamazsın

Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın
Denizin durgunluğu, gözlerimi
Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır
Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin
Beni unutamazsın bilirim.
Parkın tozlu yollarında yalnız dolaşacaksın
Mutsuz gökyüzünde bir iki yıldız, ışık tutacak karanlığına
Delikanlının biri uzanacak ellerine ansızın
Çaresizliğine, yalnızlığına irkileceksin
Ve daha sonra tarakta kalan saçlardan anlayacaksın ihtiyarladığını
Dudaklarının pembeliği solacak
Cilâsı çıkmış bir mobilya gibi eskiyecek güzelliğin
Kahrolacaksın !

Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın.
Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak
Ama sen yine de sözlerime aldırma.
Gözlerin zamansız ıslanmasın.
Çünkü, artık çocuk değilsin
Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
Başka bir İstanbul olmadığını bilirsin
Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin..

archilles
19-09-05, 15:50
Ben Ayrılıkların Şairi

Ben ayrılıkların şairi,
Yalnızların ozanıyım.
Sen, sen masallar okurken daha,
Ben acıların yazarıyım.
Haklısın, aramızda dağlar, denizler var,
Haklısın, aramızda uçurumlar.
Senin sevdaların, üç günlük masal,
Benim sevdalarım, Allah'ına kadar.
Elma şekeri mi sandın aşkı,
Ne şiirin şiir, ne şarkın şarkı.
Hele bir kırılsın, hele bir kırılsın feleğin çarkı,
İşte ben o zaman görürüm seni.
Halâ tahta masalara yazıyorsam adını,
Aşk kitaplarında arıyorsam tarifini aşkın,
Kahır mektuplarında yeniden buluyorsam seni,
Islak mendillere siliyorsam göz yaşlarımı,
Eyvahlar çekiyorsam her biten aşkın ardından,
Bana sor yalnızlığı,
Ayrılığı bana sor diye haykırıyorsam,
Ve sabahçı kahvelerinde
bir çay gibi demliyorsam hasretini,
Ve inadına özlüyorsam, o çay karası gözlerini,
Bil ki, bu seni erkekçe sevdiğimdendir.
Bu benim ilk aldanışım değil,
Bu benim son yıkılışım değil,
Bırak bu sahte gözyaşlarını,
Bırak bu masum bakışlarını.
Üzülme, benim için üzülme,
Üzülme bu son için üzülme,
Ben, ben, ben yeterim kendime
Varsın da bir dağ gibi büyüsün hasretin içimde,
Varsın da her gece
Bir kemanın tellerinde ezilsin kalbim,
Varsın da bir daha değmesin ellerim ellerine,
Asla pişman değilim.
Hatırla, bir adam diyordun hatırla,
Ömür boyu sevsin beni ömür boyu,
İşte o deli, işte o çılgın, işte o adam benim.
Çünkü ben,
Çünkü ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim.

paylaşımın için saol kanka.
2 tane de ben ekleyeyim dedim.

kızılgonca05
19-09-05, 16:18
ellerine saglık kanka aslolan paylaşmak

archilles
19-09-05, 16:47
Seni Arıyorum...

Aylardan Aralık,günlerden sensizliğin ertesi
Yalnızlıktan üşüyorum...Soba boş yere yanıyor...
Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım
Sensizliğin köşe başındayım.
Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar
Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum
Bütün umutsuzluğuma inat
Yine seni arıyorum...
Dudaklarımda bildiğin o ıslık
Sokak lambalarına sığınıyorum.
Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle
Bir deli rüzgar saçlarımda
Yalnızlıktan üşüyorum.
Bulamayacağımı bile bile
Yine seni arıyorum..
Anlatacak nelerim var bir bilsen
İçimde ihtilalleri kopmuş
Kendimi sürgüne verdim
Mutluluğum çoktan iflas etmiş
İtiraza hakkım yok biliyorum
Beni savunmak sana düştü
Seni arıyorum...
Yarım kalmş şiirlerim gibisin
Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda
Öylesine eksiğim sensiz
Öylesine sahipsiz
İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum
İçimde geç kalmışlığın çaresizliği
Çocuklar gibi ağlıyorum...
Ve gel gör ki her damla gözyaşımda
Yine seni arıyorum...

RuYa_GuZeLi
21-07-06, 14:45
konular bırlestırıldı
saygılar

Kanka Bot
21-07-06, 15:19
Bunu unutmuşsunuz :D

Sarhoş Gibiyim

Bir sevda çölünde bıraktın beni
Kanadı kırılmış bir kuş gibiyim
Dönüp de bakmadın bir gün halime
Sokağa atılmış bir taş gibiyim

O eşsiz hayalin her an karşımda
Gözyaşlarım çağlar her anışımda
Ayrılık şarabı gönül tasımda
İçmeden yıkılmış sarhoş gibiyim

Acılar çöktü bak yine bağrıma
Çoktan hazan erdi gönül bağıma
İnanma sen benim yaşadığıma
Sen gittin gideli ölmüş gibiyim