PDA

View Full Version : Ben adrenalin bağımlısıyım kendime elektrik bile verdim / 22 şubat



M@D_VIPer
22-02-07, 01:49
Ben adrenalin bağımlısıyım kendime elektrik bile verdim
Röportaj: Sema DENKER Fotoğraflar: Sinan ÖZBALKAN

http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2918130.jpg
Foto galeri Alp Kırşan sessiz sakin görünmesine rağmen bir adrenalin bağımlısı. Kırşan, "Adrenalin için her şeyi yapabilirim. En son vücuduma elektrik verdim.Bazen kendimi kontrol altında tutmaya çalışıyorum ama bu hastalığın tedavisi yok" dedi.



Alp Kırşan, "Buzda Dans" yarışmasındaki partneri ve aynı zamanda sevgilisi Julia Novikov ile birlikte ilk kez Kelebek’e konuştu. Kırşan’ın sessiz sakin görünmesine rağmen bir adrenalin bağımlısı olduğu bu söyleşide ortaya çıktı. 28 yaşındaki oyuncu, adrenalin için her şeyi yapabileceğini, bu uğurda vücudunda kırılmadık kemik kalmadığını söyledi: "Bazen kendimi kontrol altında tutmaya çalışıyorum ama bu hastalığın tedavisi yok!"
n "Çat Kapı" dizisi bittikten sonra "Çılgın Dersane" filminde oynadınız. Bu film hayatınızın dönüm noktası oldu ve şu sıralar her yerde Alp Kırşan fırtınası var. Gençler bayılıyor size.
- Alp Kırşan diye bir isim vardı ama bu kişi benim suratımla birleşmiyordu. Yani etiket problemi yaşıyordum. Bu filmle beraber, bu sorun ortadan kalktı. Bir de ben Mehmet Ali Erbil ile Cüneyt Arkın birleşimi bir tip yaratmak istiyordum. Jerry Lewis, Jim Carrey kıvamında bir adam olmaktı amacım. "Çılgın Dersane", bunu ortaya çıkarmak için yakaladığım bir şanstı.
n Filmde iki ayağınız da alçıda.
- Çekimlerin başladığı ilk gün, arkadaşlarla beraber çok içtik. Herkes odalarına gitmek için merdivenlere yöneldi. Ben merdivenlerin başına geldim ve bir anda manyaklığım tuttu, geri dönüp balkondan atladım. Atladığım yer, yaklaşık 4 metre yüksekliğinde falandı... İki topuğumda da kırık vardı. Acıdan bayıldım.
n Alkol şişede durduğu gibi durmuyor işte!
- Onunla alakası yok. Ben hep böyleyim.
n Nasıl yani?
- Öyle işte. Neden yaptığımı bilmiyorum. Bir bakıyorum elimde bir şey, kafama vururken yakalıyorum kendimi... Mesela en son vücuduma elektrik verdim.
n Deli misiniz?
- Bir tahtam eksik, kesin! Kuruçeşme’de arkadaşımla seyir halindeydik. Arabayı durdurdum, indim. Sonra arkadaşımdan arabayı üzerime sürmesini istedim. Yolun ortasında öyle dikildim. Ve arkadaşım arabayla çarptı bana. Havada takla atıp arkaya düştüm. Sonra kalkıp, arabaya binip yolumuza devam ettik.
n Ciddi değilsiniz, değil mi?
- Çok ciddiyim. Bunun sebebi şu olabilir: Sekiz yaşındayken bana araba çarptı. Sonra beni alıp hastaneye götürdüler. Arabanın içindeyken ayağımın sarktığını fark ettim. O küçücük halimle, "Bir şey yok. Kırık var, alçıya alacaklar" dedim. O anda ağlamayı kestim. Sonra ayağımın 40 yerinde kırık olduğu ortaya çıktı. Ben o 40 kırığa rağmen hiç sesimi bile çıkarmadım. Acıya dayanıyorum. O günden sonra acıya ne kadar dayandığımı deneyerek öğrenmeye başladım. Benim acı eşiğim çok yüksek. Bu arada 2 yıl beyin tedavisi gördüm.
n Beyin tedavisi ne demek? Psikolojik tedavi mi yani?
- Yok, arabanın altında kalınca beyin sarsıntısı geçirmişim. Her an beyin kanaması geçirebilirim diye her gün kontrol altında tutuldum.
n Acayip bir şey yapmayasınız diye tutmuş olmasınlar!
- Yok canım. Gerçekten ölüm riski varmış. Hayatım boyunca hep, acıya ne kadar dayanabileceğimi merak ettim. Aklıma ne geliyorsa yapıyorum.
n Sizin kesinlikle psikolojik desteğe ihtiyacınız var.
- Yok canım. Kendimi kontrol altında tuttuğum da oluyor. Ayrıca Allah kötülük yapmayanı koruyor.
n Allah akıl da vermiş ama...
- Allah her zaman benim arkamda. "Ölebilirim"i düşünerek yapıyorum her şeyi. Mesela bu anlamda en büyük hayalim, Boğaz Köprüsü’nden aşağıda duran bir gemiye atlamak.
n Biri sizi durdurmalı....
- Bazen çevremdekilere "Abi siz beni tutun, yoksa ben buradan atlarım" diyorum. Bu durum bir hastalık ve bunun adı adrenalin bağımlılığı.
n Vücudunuzda kaç kırık var?
- Bileğimde kırık var, çenemde çatlak var, kaburgalarımdan 5 tanesi kırıktı, iyileşti, sağ ayağımda 40 tane kırık vardı iyileşti. Sol ayağımda kırık var. Belimde kayma var. Dikişim hiç yok... Çünkü dikiş attırmıyorum.
n Ya ne yapıyorsunuz?
- Yaralarımın kendiliğinden kapanmasını bekliyorum.
n Julia biliyor mu bütün bunları?
- Biliyor. O da bir şeyler yapmaya çalışıyor benim için. Çünkü çok üzülüyor ve korkuyor.
n Peki... "Buzda Dans"tan istediğinizi elde ettiniz mi?
- Evet, Alp Kırşan’ın kim olduğunu insanlar çok iyi anladı. Güzel bir aşk da buldum.
n Tepkiler nasıl?
- Bir kız bana Taksim’de "Geri zekalı" dedi. Onun dışında çok güzel tepkiler var.
n Zeynep Tokuş ile partneri Robert hakkındaki iddialara dair ne söyleyeceksiniz?
- Bir kere taciz falan yoktur. Onların arasında asla bir etkilenme de olamaz. Çünkü Robert o gözle bakacak biri değil.
n Gay mi?
- Bilmiyorum, beni de ilgilendirmiyor. Ama Robert çok efendi biri. Pazar gecesi yaşananlar onu çok üzdü. Kulise gelen bütün gazeteciler "Cinsel tercihin ne" diye sorunca, ağladı. Zeynep kafası karıştığı için böyle davrandı.
n "Zeynep Tokuş’un gideceğim deyip kalması şovun bir parçası" denildi.
- Keşke öyle olsaydı. Ama dediğim gibi Zeynep’in kafası çok karışık. Kuliste inanılmaz bir rekabet var. Zeynep bu ortamların kızı değil.
n Tuğba Ekinci’yle aranız nasıldı?
- Süper. Onu çok seviyorum. O da benim gibi deli. Jüri olsaydım onun bu hallerine güler geçerim. Programda format anlamında bir problem yaşanıyor. Bu ciddi bir yarışma mı yoksa şov programı mı? Jüri bunun kararını daha verebilmiş değil. Benden ciddiyet istediler. O zaman neden Okan elendiği halde çıkıp şov yapıyor? Nerede ciddiyet? Bu iş renkli olmalıydı. Yani Tuğba, ben, Okan kalmalıydık.
n Sizin favoriniz kim?
- Ben Asena’yı tutuyorum. Çünkü onu çok seviyorum. Asena hayatımda gördüğüm en disiplinli, en yetenekli kişi. Ama Zeynep birinci olur. Çünkü halkımız duygusallığı seviyor.
JULIA İLE AYRILMAMIZ KAÇINILMAZ
Alp Kırşan: Julia çok güzel bir kız. Oturmayı, kalkmayı biliyor, ilgili. Onu seviyorum, hem de çok... Herkes ilk etapta cinselliği akla getirse de benim ondan etkilenmemin sebebi bu değil. Onun benim yanımda duruşundan hoşlanıyorum. Yanıma yakıştırıyorum. Julia, çok evcimen ve erkeğini çok onore eden bir kadın. Çok anlayışlı, çok ilgili. 19 yaşında ve o benim için daha bir bebek. Ama bir taraftan da hayatın gerçekleri var. Ben kasım ayında askere gidince ne olacak? Şimdi Levent’ten ev arıyoruz ama tamamen kendimizi kandırıyoruz. O buraya gelmek için okulunu dondurdu. Dolayısıyla ben askere gidince okuluna devam etmeli. Burada tek başına kalmasına izin veremem. Etraf çakal dolu. O yüzden bizim ayrılığımız kaçınılmaz. Bir ilişki yaşamamız çok zor.
ALP’İ ÇOK SEVİYORUM
Julia Novikov: Alp, çok iyi kalpli biri. Ona aşığım. Yarışma bizim için bitti ama ben Almanya’ya dönmek istemiyorum. Alp için burada kalmak istiyorum. Onunla, burada mutluyum. Evlilik için bir şey söyleyemem. Daha çok erken. Ama aileme Alp’ten bahsettim. Onlar tanışmak istiyorlar. Eğer burada kalırsam buz dansı öğretmenliği yapmayı düşünüyorum. Özel ders vermeye hazırım. Kısacası bu yarışmaya katıldığım, İstanbul’a geldiğim için çok mutluyum. İyi ki de gelmişim ve Alp’i bulmuşum.