PDA

View Full Version : Alevi bir erkekle sünni bir bayan evlenebilir mi?



sinancik
20-02-07, 02:22
Alevi bir erkekle sünni bir bayan evlenebilir mi?

Müslüman bir hanım ancak müslüman bir kimse ile evlenebileceğinden önce müslümanı tanıtmamız lazımdır. Müslüman, İslâm dininin bütün kesin hükümlerini kabul edip hiç birisini reddetmeyen kimsedir. Yani namaz, oruç, zekât, hac, abdest, gusül ve benzeri emirleriyle; zina, içki, faiz ve benzeri nehiyleri kabul edip onlara inanan kimsedir. Ama zikredilen şeylerin tümünü veya bir kısmını kabul etmeyen kimse müslüman sayılmadığı gibi onunla evlenmek de caiz değildir. Evlenme vaki olduğu takdirde evlilik hayatı gayri meşrudur. Bunun adı ister sünni olsun, ister alevi olsun.

Demek ki evlenmenin ölçüsü İslâm'dır. Maalesef bugün yurt içinde veya dışında birçok müslüman hanım, durumu sormadan ve İslâm'ın hükmünü öğrenmeden müslüman olmayan kimse ile evlenir ve kendini kıyamete kadar Allah'ın lanetine müstahak eder.

ALINTI

hazari
20-02-07, 16:56
Anadolu Alevileri;tarikatta BEKTAŞİ'liğe,mezhepte ise CAFERİ'liğe bağlıdırlar.bu araştırmayı alevi ozanlarının şiirlerinde bulabilirsiniz.İbadet şekilleri cem evi(alevi cami):zaten cem sözcüğünün anlamı:TOPLANMA,Namaz olarak 1.si HALKA NAMAZI(bu namaz tarikat namazıdır,cem ayininde kılınır.).2.si ise CAFERİ NAMAZI'dır(genelde evde kılarlar).3.sü BAYRAM NAMAZI(bunu da bayramlarda cem evlerinde toplanarak kılarlar).
Aleviliği yorumlarken yapılan hata şu:Günümüz Alevilerin yaşantılarına göre yorumlamamalıyız.Aleviliği 7 ulu ozanın(alevilerin büyük ozanları:Pir sultan.kul himmet,Hatayi,Virani,Yemini,Nesimi,Fuzuli) şiirlerine bakıp,araştırmalıyız.
Aleviliğin de (her inançta olduğu gibi)Felsefesi,Kültürü,Töresi,Gelenekleri vardır.Ama bu demek değildir ki Alevilik bir felsefe,bir kültür...
Saz olayını anlatırken sizler ünlü bir alevi ozanı HARABİ'nin şiirinde alıntı yazayım:"Saz çalsak Allah'a ibadet olur.Davut Peygamber'den Rebabımız var"
sözündeki tefsir şöyledir.Sazı Hakk için çalarız.Çünkü müziğinen ibadet taa..Davut peygamberden geliyor.Davut peygamber de rebab adlı müzik aletiyle
ilahi söylermiş,sünniler de def çalarlar,hristiyanlar da kilise orgu,yahudiler de boru...bakınız her inançta,mezhepte var.İslam tüm peygamberlere imanı emrediyor..nasıl ki kurban kesme İbrahim Peygamberden gelmişse..diğer peygamberlerin nasıl ibadet ettiklerini peygamberler tarihine bakmalıyız..
Semah olayı ise ilahi bir "ALLAH AŞKI"dır,Mevleviler de dönerler yalnız figürler değişiktir.zakir(saz çalan) evde veya cemde alevi ilahisi söyleyip,bunu duyan canlar vecd alıp Allah aşkı doruk noktaya geldiğinde semaha kalkar ve HAKK AŞKINA DÖNER.
Hacı Bektaşi Veli:"Semahımız Hakk aşkıdır ki salıncak değildir.Eğer semahı oyun zannedenin namazı dahi kılınacak değildir" diye bir vecizesi..
gelelim Musayiplik konusuna:Musayip,YOL KARDEŞİ demektir.Bu da peygamber sünnetidir.Çünkü islam tarihinde Hz.Muhammet(s.a.v.) GADİR HUM denilen yerde Hz.Ali'yi kendisine kardeş seçmiştir."Eti etimde,kanı kanımdan,canı canımdandır Ali,Beni seven Ali'yi,Ali'yi seven beni sevmiştir" Hadisini söylemiştir.Onun için Cem'de iki kişi birbirine kardeş seçilir.Çünkü birbirine maddi ve manevi destekleri olsun diye.bir alevi ozanı da bir sözünde"MUSAYİPSİZ LOKMA YEME"diyerek aynı kan kardeşi gibi toplumsal dayanışmayı sağlamlaştırmıştır(zengin fakire,kültürlü kültürsüze...vs yardım eder).
Konuyu toparlarsak arkadaşlar..Ben bir Alevi genci olarak,Aleviler içinde Cem ibadetinde 12 hizmette Zakir(cemde müzik eşliğinde deyiş,duvaz imam gibi alevi ilahileri olan övüt verici,peygamberi ve ehlibeytini övücü şiirler söyleyip zikri coşturan) görevini yapmaktayım.Burada bilgilerimi hasbel kadar paylaştım.
Arkadaşlar biz alevi gençlerine de çok görmeyin..TARİHTE yıllardır yanlış anlaşılmalar yüzünde kıyımlara uğramışız,aşağılanmalara,mum söndü gibi iftiralara maruz kalmışız ve en önemlisi Alevilik hakkındaki kitaplar yakılıp yok edilmiştir.Onun için Alevilik adını yeni yeni duyurmaya çalışıyor.Sizlere tavsiyem
olaylara yaklaşırken tarafsız,hoşgörü ve kardeşçe yaklaşmalıyız..
Alevilik'te HACI BEKTAŞİ HAZRETLERİ der ki:"incinsen de incitme"...

PİR SULTAN ABDAL'ın ŞİİRİ(7 ulu ERENLERDEN birisidir):
Gidi yezit bize demiş KIZILBAŞ(ana,bacı tanımayan anlamına gelen mum söndü İFTİRASI)
Meğer HZ.Ali'yi sevdiğimizden dolayı dese,yüreğim yanmaz.Fakat farklı manada,hakaret anlamında Kızılbaş demiş.
Çoğu kimse sevmedi Şah'ı
Biz severiz Şah-ı Merdan Ali'dir

Kırkımız da bir katara dizildik
Allah'a Hz.Muhammed'e ümmet yazıldık
Hakikatta şerbet olup ezildik
Biz kevser suyu içeriz, sakicimiz Ali'dir

Ey yezit,bizler haram yemedik
Batın olup gördüğümüz demedik
Söz verdik geri dönmedik
Güdülürüz,çobanımız Ali'dir

MUHAMMED Dinidir bizim dinimiz
Cebrail'dir rehberimiz
Tarikat altından geçer yolumuz
BİZ MÜMİNİZ,mürşidimiz Ali'dir

PİR SULTAN'ım HACI BEKTAŞI VELİ'dir pirimiz
Evvel kurban verdik Hz.Ali'ye başımız
On iki imam(EHLİBEYT) meydanında darımız
Biz şehidiz serdarımız ALİ'dir....

highranger
20-02-07, 17:09
kanka belki tartışılabilecek bi konu ama hassasiyeti olan bi konu aynı zamandada yanlış anlaşılmalara yol açabilir.sağlıklı bir fikir alışverişi olabileceğini sanmıyorum.kilitli saygılar

highranger
23-02-07, 15:10
sinan kankanın amacının diyalog şeklinde bir tartışma olduğuna inandığım için konunun kilidi kaldırılmıştır.

NaviGasyoN
23-02-07, 17:57
Müslüman bir kadin müslüman olmayan bir kisi ile evlenemez,müslüman bir erkek ise müslüman olmayan bir hanim ile evlenebilir bu isin ana maddesi.:smile:

Alevi bir erkek sünni kadin ile evlenebilirmi sorusuna o perspektiften bakarsak eger erkek alevi olup'da müslüman ise hic bir sorun olmaz ama dikkat "müslümansa" derken sözde degil özde olacak:okay:

KAYTAGI
24-02-07, 01:29
Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir.9 Mü’min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkar ederse bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır. (maide 5)
aleviler hristiyan veye yahudilerden daha mı aşağı ki onlarla evlenmek yasak olsun?

Nûr(*) Sûresinin 3 . Ayetinde
Zina eden erkek ancak, zina eden veya Allah’a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu mü’minlere haram kılınmıştır.
bu ayet konusunda yorum yapacak kapasitede değilim o yüzden yoruma açtım.

coskundeniz
24-02-07, 13:58
aleviler kiz alirlar ama sunnilere kiz vermezler,neden acaba?

akmax
24-02-07, 14:24
alakaya maaydonoz
ne demek
bizim dinimiz insanları ırk din dil ayrımı yapmadan sevmemizi emreder
bu konuyu açan arkadaşın alevilik konusunda hiç bir bilgisi olmadığı gibi
öğrenmeyide tercih etmemiş.
ilk önce bilgilenmek gerekir sonra onu tartışmak gerekir
yoksa kulaktan dolma laflarla bir yere varılamaz

akmax
24-02-07, 14:27
navigasyon nedemek istemişsin anlamak mümkün değil
sende al eline bir kitap oku öğren alevilik ne demek
ilk başlangıcı ne zaman sonra fikir yürüt
eğer bilmiyorsan
sor öğren

turnmeon3000
24-02-07, 15:08
vallaaa bu konu basit bi konu aleviler müslüman olmadığı için kız verilmez kız alınırsada o kız müslümanlığa dönmeli aksi takdirde evlilik olmaz...bu konuda nagivasyonu destekliyorum ... doğru sölediği her sözüde desteklerim camiye gitmeyen namaz kılmayan orcun tutmayan insana ne kız verilirrr değişmediği takdirde nede kız alınır....

KaRMaKaRıŞıK
25-02-07, 01:49
vallaaa bu konu basit bi konu aleviler müslüman olmadığı için kız verilmez kız alınırsada o kız müslümanlığa dönmeli aksi takdirde evlilik olmaz...bu konuda nagivasyonu destekliyorum ... doğru sölediği her sözüde desteklerim camiye gitmeyen namaz kılmayan orcun tutmayan insana ne kız verilirrr değişmediği takdirde nede kız alınır....

kanka yaş 21 evlenmediysen büyük konuşma... gönül işi bu.
sen istesende istemesende aleviler islamın içinde.

konu hakkındaki düşüncem ise
ben aleviyim.
tek şunu belirteyim.
eğer iki eğitimli kadın-erkek evlenecek olursa din-mezhep-ırk sorun olacağına hiç ihtimal vermiyorum.

coskundeniz
25-02-07, 23:32
kardesim ben sana sunu soyleyeyim,ben aleviye kiz vermem de almamda.

fasıla
26-02-07, 00:28
aleviler guslederler mi? ilk sorum bu. alevi arkadaşlar cevap versin. avukatları değil.

gusl farzdır. gusletmeyen cünüptür.

gelen cevaplara göre yeni sorularım olacaktır

orchide
26-02-07, 00:43
aleviler kiz alirlar ama sunnilere kiz vermezler,neden acaba?

eVET BUNU ACIKLAMALILAR HEM GUSL EDERLERMI DIYE BENDE SORUYORUM ?

perfekt_löwe
26-02-07, 06:50
Müslümanlik kriterleri bellidir bu sartlari tasiyan herkes herkesle evlenebilir bu sartlari tasimayan evlenemez haramdir.

hazari
26-02-07, 12:42
Arkadaşlar, bazı CAHİLLER-İFTİRACI-İSLAM DÜŞMANLARI YOBAZLAR sırf kötülük olsun diye işin aslını bilmeden,Kızılbaşlar ana bacı tanımaz diye çok çirkin bir iftira atarlar...
Şunu belirtelim ki Kızlbaş-Alevi aynıdır.ALEVİLER DE MÜSLÜMANDIR.Bu müslümanlara da böyle bir iftira atmak çok çirkin bir olaydır.Bunu da ancak ya iftiradan çıkarı olan yapacaktır ya da KÖR CAHİL yapacaktır. Hz.Peygamberimiz bile Kafirlere hakaret etmemiş ve iftira etmemiştir.Halbuki herkesin ibadet ettiği gibi Aleviler de kendilerine göre ibadet ederler ki bu ibadetin ismi CEM'dir.Cem Evi,peygamber dönemindeki mescittir.O devirde mescit peygamberin evidir.O evde Hem ibadet evi hem ilim irfan yuvası hem de halkın sorunları hallediliyordu.Zaten Cem sözcüğünün anlamı:TOPLANMAK demektir.Cem ibadetini gözünüzle görmeniz için(kulaktan duyma fikirlerle değil) uydu kanallarındaki CEM TV'de Perşembe akşamı saat 20:00'de izleyebilirsiniz.Frekansı:11757 V 2962 3/4 'dür.
Cem'de LAİLAHE İLLALLAH ..gibi Alevi ilahiler,deyişler söylenir.Kelime-i Şahadet getiren herkes MÜSLÜMANDIR...
Bu Cem'e,dergaha eğri giremez..Cem'e giren HAKK AŞKIYLA pişip doğru yoldan ayrılamaz.Bu Cem'e ELİNE-BELİNE-DİLİNE sahip olanlar girer.Cem'e toplanan herkes ANA-BACI KARDEŞTİR ve Cem'de devamlı dua okunur.ALAH-MUHAMMET-ALİ'den bahsedilir ki bu toplantıda kötülük bulunmasa gerek...Kadınla ibadeti yakıştıramayan gericiler,bu ibadeti kabullenemeyip çeşitli çok çirkin İFTİRALARA başvurdular.Daha sokakta, erkek önde kadın arkada yürüyen bir zihniyete kalkıp islam'daki Kadın-erkek eşitliğini,beraber ibadet edebilecekleri Aleviliği nasıl anlatabiliriz.Öncelikle Kafalardaki ÖNYARGILARI silmeli(bir bilim adamı demiştir ki:önyargıyı parçalamak,atomun çekirdeğinden parçalamaktan daha zordur..) ve Aleviliği alevilerden tanımalıyız.Yalancı-iftiracı-İslam ve insan düşmanı kişilerden öğrenmemeliyiz.Hiç ömrünüzde Cem tv'deki Cem ibadetini izlediniz mi?İzlediyseniz orada iftiralardaki çirkinlikleri gördünüz mü?HAYIR..
Artık ALEVİLİK GÜN YÜZÜNE ÇIKMIŞTIR.İslamın aydın modern yüzüdür.
Emevi-Abbasi İslamının geri kalmış mezheplerinin uydurdukları din-mezhepler Çürüyor.Artık aydın,özgür düşünen Sünni arkadaşlarımda sorular sorup,gerçeği araştırıyorlar...
ALEVİLİK DER Kİ: Dağılmış bir karınca yuvası görsek,o gece yatmayız kaygımız vardır...Sararmış bir yaprak dalından düşse,gözümüz yaşarır duygumuz vardır.İster Kutup'ta bir Eskimo Genci,ister Afrika'da garip bir zenci.FARKETMEZ NE DİLİ,DİNİ,IRKI,İNANCI..İNSAN OLUŞUNA SAYGIMIZ VARDIR..ONU YARATANA SEVGİMİZ VARDIR.
BİZ MEVLANA GİBİ HÜ DİYEREK DÖNERİZ,BİZ YUNUS EMRENİN HOCASI HACI BEKTAŞIN BEKTAŞİLERİYİZ,BİZLER HORASAN ERENLERİNİN İSLAM ANLAYIŞIYIZ.KADINA HİÇBİR ZAMAN HOR BAKMAYIZ..İNSAN-ALLAH-DOĞA TASAVVUFİ SEVGİSİNDENİZ...eğer biz bu erenlerin yolunda olmasaydık,bu ülkede kan gövdeyi götürürdü.Bizler incindik,fakat incitmedik.Tarihte hep kıyımlara,iftiralara uğradık...Bizler Sivas'taki gibi insan yakmadık.Çünkü Peygamber soyundan gelen seyyit olan dedelerimiz bizlere hep barışı,sevgiyi övütledi..Bizler GÜRUH-U NACİLERİZ...BİZLER EHLİBEYT TARAFTARLARIYIZ..
hadis-i şerif'lerde :
1)"Ali nehrin bir tarafına geçse ve başkaları da nehrin karşısına geçse,sizler Ali'nin tarafına geçiniz..(Hz.Muhammet)
2)Benim ehlibeytim Nuh'un Gemisine benzer,O gemiye binenler kurtulanlardır...(Hz.Muhammet)
3)Ey insanlar,bu Ali benden sonra dünya ve ahirette sizin velinizdir...(Hz.Muhammet)
4)Ey Ali,bir kul Allah'a hakkıyla ibadet ettiği halde,senin ve Ehlibeytinin insanların en faziletlileri olduğunuzdan şüpheye düşerse,o kişi ateşin içinde olacaktır...(Hz.Muhammet)
5)Ey Ali,her kim seni severse beni sevmiştir...(Hz.Muhammet)
6)Ben kimin mevlası isem,ALİ onun mevlasıdır...(Hz.Muhammet)
7)En doğru hüküm vereniz Ali'dir...(Hz.Muhammet)
8)BEN İLMİN ŞEHRİYİM,ALİ DE KAPISIDIR...(Hz.Muhammet)
(EĞER ŞEHRE GİRMEK İSTEYEN OLURSA ÖNCE KAPIDAN GEÇMELİ...

Resulullah(Selam üzerine olsun) şöyle buyurdu:
"Ey EhliBeyt,Allah muhakkak ki sizden her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister...AYETİ beş kişi hakkında indi:Benim,Ali,Fatıma,Hasan ve Hüseyin'in."

turnmeon3000
26-02-07, 14:34
kanka yaş 21 evlenmediysen büyük konuşma... gönül işi bu.
sen istesende istemesende aleviler islamın içinde.

konu hakkındaki düşüncem ise
ben aleviyim.
tek şunu belirteyim.
eğer iki eğitimli kadın-erkek evlenecek olursa din-mezhep-ırk sorun olacağına hiç ihtimal vermiyorum.

hım yaşım 21 evet bugüne kadar 4 tane alevi kızdan ciddi şekilde hoşlandım çok istedim onlarda istedi ama alevi olduklarını öğrendikden sonra bu işe hiç başlamadan bitirdim fasıla kanka güzel sorular sormuş ona katılıyorum cevap versinler bakalım gusül olayına:okay:

hazari
26-02-07, 14:39
Emevi Şeriatı düzenlerini izole etmesinler,Bölücülük yapmasınlar.Bazı sünni kardeşlerimiz bile biz ANADOLU ALEVİLERİNİ cemlerimize girip ya da diyalog kurup,bizi bizlerden öğrenip tanımayı öğrenmişler.Ne yazık Bazı dış-yabancı güçlerle işbirliği içnde olan inanç kesimi SAZIMIZA,SEMAHIMIZA,CEMİMİZE hakaret etmeye hakları yoktur.İzin vermeyiz.Yok semahın sazın İslamla ne ilgisi var gibi söylemleriyle kendi sitelerinde ALİCENGİZ OYUNU oynamasınlar.Bizim bunlara karnımız tok.Böyle bir söylemi söyleyen kardeşlerimizin daha tarih ve bilimden haberleri yok pazarda süt satmaya çalışıyorlar.Eğer gerçekten çıkar amacı gütmeden bu ALEVİLERİ öğrenmek istiyorlarsa;önce bu yola herşeyini vermiş eren-evliya-ozanların eserlerine baksınlar.Aleviliği tabiki bunlarda çözmeli.Hünkarın sözlerine baksınlar,hiç bir kötü nasihat bulabilirler mi?
Canlar,müzik ile ibadetİ DAVUT PEYGAMBER de uygularmış tarihde.Harabi bile bu örneği bir deyişinde vurguluyor;SAZ ÇALSAK ALLAHA İBADET OLUR.ÇÜNKÜ DAVUT A.S. dan REBABIMIZ VAR....burdaki rebap;eski bir müzik aletidir.Haşa bizim SEMAHIMIZ NE OYUNCAK NE DE SALINCAK DEĞİLDİR.bunu ANLAMAN İÇİN sözcükler yemez....o ummana dalan kişi bilir.Sende HAKK AŞKI OLMADAN SEMAH EDEMEZSİN.bu yaptığın semah gösterişten ibaret olur.Mevlana'nın dönüşü Kuru dönüş değildir.HAKK-MUHAMMET-ALİ,TANRI-İNSAN-TABİAT-TÜM EVRENİ İÇİNE ALAN BİR İLAHİ DÖNÜŞTÜR.BU DÖNÜŞTE KİŞİ kendi benliğinden arınıp HAKKA teslim olma olayı vardır.Kişi ister namazda kendi özünü hakka teslim eder,kimi meryem ananın resmikarşısında,kimi sinegogta,kimi budha da,kimi ateşte,kimi eski türlerdeki gibi "gög tengri"de,kimi de ilahi bir dönüş olan semahta HAKK İLE BÜTÜN OLUR.Dikkatinizi çekerse TANRINI adı her inançta farklı farklıdır ama öz -hedef aynıdır.Sizler evliya diyince aklınıza islam evliyaları mı geliyor?peki Hıristiyan,Musevi azizleri de Hakkın dostları sayılmıyor mu?Kuranda sadece 24 peygamber biliniyor,fakat tarihte 124000 peygamber dünyaya gelmiş,bu kadar peygamberin nasıl ibadet ettiklerini bilmeden nsıl kesin konuşabilirsin.Bir başkasının ibadetinin kabul olunup olmayacağı sana mı düşmüş?sen TANRI MISIN Kİ böyle bir yargılama yapıyorun.Bu kişi ile tanrının arasındaki hesap,günah onun sevap onun ,KİME NE?
İşte gördüğünüz gibi canlar,inanç ne olursa olsun ALLAH bizi yobaz etmesin,beynimizi bir kafesin içine koyup kör etmesin.
Sen Allah mısın ki haşa kimin müslüman olup olmadığını karar veriyorsun.Peygamber efendimiz bile peygamber iken Allah ile kulu arasına girmemiştir ve girilmez de. Bir insan müslümanım diyorsa müslümandır.Hangi ibadetin üstün olup olmadığını sen nasıl tayin ediyorsun.İbadet insanda gizli bir sırdır.Kur'an-ı Kerim'de bile dikkat edersen "Ey iman edenler..."sözcüğü tekrar tekrar edilmektedir.sünniler,Hıristiyanlar,Museviler... gibi bölmüyor.
kardeşim,hangi şeriat mizanından söz ediyorsun.Ehlibeyt düşmanlarının uydurduğu şerri hükümlerinden mi tarafsın.Yoksa HZ Muhammet ve seçilmiş 12 imamların kuran yasalarından mı yanasın.Sana da ben bir kısas getiriyim kardeşim.Birgün Şafi'ye oğlu sual ediyor."Baba,Ebubekir,Ömer,Osman zatları yanında Hz.ALİ'nin yeri nedir?"
Cevap olarak Şafi:"KURAN-I KERİME göre ve onlar hakkındaki gizlenmiş HADİSLERDEN öğrendiğime göre kıyas dahi edilemez.Çünkü onlar hakkındaki faziletleri bilmiş olsaydın bu suali dahi sormazdın."Demiş.Bu bilgiyi Sünni tarihçi kaynaklarında bulabilirsin.Ama ne yazık ki Hanife ve diğer mezhep imamlarını dolaylı olarak siz EHLİBEYT ile kıyas ettiniz.Suyun alevilikte kutsal yeri vardır.Su mürşittir.CEMLERİMİZDE ibrik içinde, ceme başlamadan sembolik olarak,halka içinde bulunanlara azcık dökülür.Bunada BATINda tarikata,ibadete başlarken yunma(arınma) demektir.Yani içimizdeki nefsi,cem kapısı dışına bırakıp,cemde ana-bacı-kardaş hep bir bütün oluyoruz.Ben şimdi abdestimi fikri olarak alıp arındıktan sonra,Elime dilime belime fikrime sahip olduktan sonra Cem’e girerim.Ama senin Kalbin kötü olduktan sonra ,kadını kara çarşafa,kutuya da soksan sen yine fantezi kurup kötü düşündükten sonra bela-pislik başından eksik olmaz güzel kardeşim.Noksanlık bakış açısında…
ERENLER CEMİNDE kadın kadınlığını,erkek erkekliğini unutur.Bu olay eşitlikten de öte bir şey.Aynı KIRKLARIN CEMİNDE BİR OLMA GİBİ.....VAHDET-İ VÜCUT OLMA.Eğer dediğin(emevi ve abbasilerin alim denilenlere çıkarttıkları) şeriatte bakarsak:"Kadınları tarla olarak görüyor" ve dahi bu işi Kuran'a kadar sokuyorlar.Çünkü kardeş,İMAM HÜSEYNİN MÜBAREK BAŞINA kasteten şimir melunlar,Kuran'a hayde hayde kastederler.Bunun bilimde-islam tarihinde örnekleri var.Örnek gösterirsek SIFFIN SAVAŞIN'da muaviye(ALLAHIN LANETİ ONUN ÜZERİNE OLSUN VE BENİ KORUSUN\kusura bakma muaviye anılınca alevilikte böyle dua edilir) HZ ALİ EFENDİMİZE yenileceğini anlar anlamaz KURAN SAYFALARINI mızrak uçlarına geçirmedi mi? VE DAHİ dur dur dahası var.Bunu da tarih kitaplarında görmüşsündür:Muaviye halifelikte lanet oğlu Yezid’i yerine seçmedi mi?Pekiiiiii bu ne demek.Hani nerde kaldı seçimle seçilen halifelik.Yanlış anlama ama gösteriyor ki islam,HZ MUHAMMET(S.A.V)'İN BIRAKTIĞI GİBİ DEĞİL.Sapla saman birbirine karışmıştır.Sayısızca Hadis türetilmiş ve sen HANGİ ŞERİATTEN bahsediyorsun?
Daha TASAVVUF felsefesini tanımadan,Alevi cemlerini objektif olarak araştırmadan ağır bir şekilde yargılıyorlar?
Daha DEDElerin ne olduğunu,soylarının nerden geldiklerini bilmeden nasıl böyle yargıya varıyorlar?
NE OLURSA OLSUN Başka bir inanca hakaret etme hakkı kimseye verilmez...
NE hoşgörü,ne demokrasi,ne de hümanistlik nerde?
Peygamberin döneminde ibadethanelerden ayakkabı,halı mı çalınıyordu?
veya daha geçen gün haberlerde süleymaniye mi selimiye mi camisinde bir turist bayana tecavüzü nasıl açıklayacaksın?
Yurt dışındaki Kombassan dinci holdingin, kendisine inanan sünni gurbetçilerin alın teri paralarını,emekli paralarını yediğini nasıl açıklayacaksın?Bu kul hakkı değil mi?
Daha geçen haberde gizli kamerayla deşifre edilen camide: imam,cemaata hem namaz kıldırıyor hem de el altından içkisini yudumluyor...Bunu nasıl açıklayacaksın?
Hiç değilse ALEVİLER AHLAKLI,bu saydığım Hz.Muhammdin islamında yoktur.Ama dinci simsarlar yakışmayan çirkinlikleri yapıyorlar.İftiraları atanlar,attıkları iftiraları kendileri yaşıyorlar..Ayıp beeee.
İslam herşeyden önce ahlaktır.Çünkü bir hadis-i Şerifte peygamberimiz(selam onun üzerine olsun) şöyle buyurmuştur:"Ben size,AHLAKINIZI güzelleştirmek için gönderildim"
bu sözden,peygamberimizin asıl amacını öğrenmiş oluyoruz.
Ahlaklı olmayanın,Bir müslüman kardeşine küfür edenin,iftira(mum söndü karalaması) edenin,Ayakkabı-halı çalanın,hırsızlık yapanın,İmam nikahı vaadiyle genç kızları kirletenin,Sivas'ta diri diri insan yakanın,muska-büyü-cincilikle insanları ırzına,malına,parasına kastedenlerin,pazarlarda Ramazan Ayında oruç tutup terazide kul hakkı yiyenlerin hesabını nasıl vereceksin?
ALEVİLİK:ELİNE-DİLİNE-BELİNE SAHİP OLMAKTIR.Bu sözlerin baş harflerini birleştirirsek EDB(ahlak-erdemlilik) çıkar...
canlar bazı CAHİLLER-İFTİRACI-İSLAM DÜŞMANLARI YOBAZLAR sırf kötülük olsun diye işin aslını bilmeden,Kızılbaşlar ana bacı tanımaz diye çok çirkin bir iftira atarlar...
Şunu belirtelim ki Kızlbaş-Alevi aynıdır.ALEVİLER DE MÜSLÜMANDIR.Bu müslümanlara da böyle bir iftira atmak çok çirkin bir olaydır.Horasan erenlerine de zamanında çok iftira atmışlar..fakat onlar yılmamışlar...Bunu da ancak ya iftiradan çıkarı olan yapacaktır ya da KÖR CAHİL yapacaktır. Hz.Peygamberimiz bile Kafirlere hakaret etmemiş ve iftira etmemiştir.Halbuki herkesin ibadet ettiği gibi Aleviler de kendilerine göre ibadet ederler ki bu ibadetin ismi CEM'dir.Cem Evi,peygamber dönemindeki mescittir.O devirde mescit peygamberin evidir.O evde Hem ibadet evi hem ilim irfan yuvası hem de halkın sorunları hallediliyordu.Zaten Cem sözcüğünün anlamı:TOPLANMAK demektir.Cem ibadetini gözünüzle görmeniz için(kulaktan duyma fikirlerle değil) uydu kanallarındaki CEM TV'de Perşembe akşamı saat 20:00'de izleyebilirsiniz.Frekansı:11757 V 2962 3/4 'dür.
Cem'de LAİLAHE İLLALLAH ..gibi Alevi ilahiler,deyişler söylenir.Kelime-i Şahadet getiren herkes MÜSLÜMANDIR...
Bu Cem'e,dergaha eğri giremez..Cem'e giren HAKK AŞKIYLA pişip doğru yoldan ayrılamaz.Bu Cem'e ELİNE-BELİNE-DİLİNE sahip olanlar girer.Cem'e toplanan herkes ANA-BACI KARDEŞTİR ve Cem'de devamlı dua okunur.ALAH-MUHAMMET-ALİ'den bahsedilir ki bu toplantıda kötülük bulunmasa gerek...Kadınla ibadeti yakıştıramayan gericiler,bu ibadeti kabullenemeyip çeşitli çok çirkin İFTİRALARA başvurdular.Daha sokakta, erkek önde kadın arkada yürüyen bir zihniyete kalkıp islam'daki Kadın-erkek eşitliğini,beraber ibadet edebilecekleri Aleviliği nasıl anlatabiliriz.Öncelikle Kafalardaki ÖNYARGILARI silmeli(bir bilim adamı demiştir ki:önyargıyı parçalamak,atomun çekirdeğinden parçalamaktan daha zordur..) ve Aleviliği alevilerden tanımalıyız.Yalancı-iftiracı-İslam ve insan düşmanı kişilerden öğrenmemeliyiz.Hiç ömrünüzde Cem tv'deki Cem ibadetini izlediniz mi?İzlediyseniz orada iftiralardaki çirkinlikleri gördünüz mü?HAYIR..
Artık ALEVİLİK GÜN YÜZÜNE ÇIKMIŞTIR.İslamın aydın modern yüzüdür.
Emevi-Abbasi İslamının geri kalmış mezheplerinin uydurdukları din-mezhepler Çürüyor.Artık aydın,özgür düşünen Sünni arkadaşlarımda sorular sorup,gerçeği araştırıyorlar...
ALEVİLİK DER Kİ: Dağılmış bir karınca yuvası görsek,o gece yatmayız kaygımız vardır...Sararmış bir yaprak dalından düşse,gözümüz yaşarır duygumuz vardır.İster Kutup'ta bir Eskimo Genci,ister Afrika'da garip bir zenci.FARKETMEZ NE DİLİ,DİNİ,IRKI,İNANCI..İNSAN OLUŞUNA SAYGIMIZ VARDIR..ONU YARATANA SEVGİMİZ VARDIR.
BİZ MEVLANA GİBİ HÜ DİYEREK DÖNERİZ,BİZ YUNUS EMRENİN HOCASI HACI BEKTAŞIN BEKTAŞİLERİYİZ,BİZLER HORASAN ERENLERİNİN İSLAM ANLAYIŞIYIZ.KADINA HİÇBİR ZAMAN HOR BAKMAYIZ..İNSAN-ALLAH-DOĞA TASAVVUFİ SEVGİSİNDENİZ...eğer biz bu erenlerin yolunda olmasaydık,bu ülkede kan gövdeyi götürürdü.Bizler incindik,fakat incitmedik.Tarihte hep kıyımlara,iftiralara uğradık...Bizler Sivas'taki gibi insan yakmadık.Çünkü Peygamber soyundan gelen seyyit olan dedelerimiz bizlere hep barışı,sevgiyi övütledi..Bizler GÜRUH-U NACİLERİZ...BİZLER EHLİBEYT TARAFTARLARIYIZ..

Anadolu Alevileri;tarikatta BEKTAŞİ'liğe,mezhepte ise CAFERİ'liğe bağlıdırlar.bu araştırmayı alevi ozanlarının şiirlerinde bulabilirsiniz.İbadet şekilleri cem evi(alevi cami):zaten cem sözcüğünün anlamı:TOPLANMA.Cem'in kaynağı da pegambere yapılan medine'deki ilk evidir,Namaz olarak 1.si HALKA NAMAZI(bu namaz tarikat namazıdır,cem ayininde kılınır.).2.si ise CAFERİ NAMAZI'dır(genelde evde kılarlar).3.sü BAYRAM NAMAZI(bunu da bayramlarda cem evlerinde toplanarak kılarlar).
Aleviliği yorumlarken yapılan hata şu:Günümüz Alevilerin yaşantılarına göre yorumlamamalıyız.Aleviliği 7 ulu ozanın(alevilerin büyük ozanları:Pir sultan.kul himmet,Hatayi,Virani,Yemini,Nesimi,Fuzuli) şiirlerine bakıp,araştırmalıyız.
Aleviliğin de (her inançta olduğu gibi)Felsefesi,Kültürü,Töresi,Gelenekleri vardır.Ama bu demek değildir ki Alevilik bir felsefe,bir kültür...
Saz olayını anlatırken sizler ünlü bir alevi ozanı HARABİ'nin şiirinde alıntı yazayım:"Saz çalsak Allah'a ibadet olur.Davut Peygamber'den Rebabımız var"
sözündeki tefsir şöyledir.Sazı Hakk için çalarız.Çünkü müziğinen ibadet taa..Davut peygamberden geliyor.Davut peygamber de rebab adlı müzik aletiyle
ilahi söylermiş,sünniler de def çalarlar,hristiyanlar da kilise orgu,yahudiler de boru...bakınız her inançta,mezhepte var.İslam tüm peygamberlere imanı emrediyor..nasıl ki kurban kesme İbrahim Peygamberden gelmişse..diğer peygamberlerin nasıl ibadet ettiklerini peygamberler tarihine bakmalıyız..
Semah olayı ise ilahi bir "ALLAH AŞKI"dır,Mevleviler de dönerler yalnız figürler değişiktir.zakir(saz çalan) evde veya cemde alevi ilahisi söyleyip,bunu duyan canlar vecd alıp Allah aşkı doruk noktaya geldiğinde semaha kalkar ve HAKK AŞKINA DÖNER.
Hacı Bektaşi Veli:"Semahımız Hakk aşkıdır ki salıncak değildir.Eğer semahı oyun zannedenin namazı dahi kılınacak değildir" diye bir vecizesi..
gelelim Musayiplik konusuna:Musayip,YOL KARDEŞİ demektir.Bu da peygamber sünnetidir.Çünkü islam tarihinde Hz.Muhammet(s.a.v.) GADİR HUM denilen yerde Hz.Ali'yi kendisine kardeş seçmiştir."Eti etimde,kanı kanımdan,canı canımdandır Ali,Beni seven Ali'yi,Ali'yi seven beni sevmiştir" Hadisini söylemiştir.Onun için Cem'de iki kişi birbirine kardeş seçilir.Çünkü birbirine maddi ve manevi destekleri olsun diye.bir alevi ozanı da bir sözünde"MUSAYİPSİZ LOKMA YEME"diyerek aynı kan kardeşi gibi toplumsal dayanışmayı sağlamlaştırmıştır(zengin fakire,kültürlü kültürsüze...vs yardım eder).
Konuyu toparlarsak arkadaşlar..Ben bir Alevi genci olarak,Aleviler içinde Cem ibadetinde 12 hizmette Zakir(cemde müzik eşliğinde deyiş,duvaz imam gibi alevi ilahileri olan övüt verici,peygamberi ve ehlibeytini övücü şiirler söyleyip zikri coşturan) görevini yapmaktayım.Burada bilgilerimi hasbel kadar paylaştım.
Arkadaşlar biz alevi gençlerine de çok görmeyin..TARİHTE yıllardır yanlış anlaşılmalar yüzünde kıyımlara uğramışız,aşağılanmalara,mum söndü gibi iftiralara maruz kalmışız ve en önemlisi Alevilik hakkındaki kitaplar yakılıp yok edilmiştir.Onun için Alevilik adını yeni yeni duyurmaya çalışıyor.Sizlere tavsiyem
olaylara yaklaşırken tarafsız,hoşgörü ve kardeşçe yaklaşmalıyız..
Alevilik'te HACI BEKTAŞİ HAZRETLERİ der ki:"incinsen de incitme"...

PİR SULTAN ABDAL'ın ŞİİRİ(7 ulu ERENLERDEN birisidir):
Gidi yezit bize demiş KIZILBAŞ(ana,bacı tanımayan anlamına gelen mum söndü İFTİRASI)
Meğer HZ.Ali'yi sevdiğimizden dolayı dese,yüreğim yanmaz.Fakat farklı manada,hakaret anlamında Kızılbaş demiş.
Çoğu kimse sevmedi Şah'ı
Biz severiz Şah-ı Merdan Ali'dir

Kırkımız da bir katara dizildik
Allah'a Hz.Muhammed'e ümmet yazıldık
Hakikatta şerbet olup ezildik
Biz kevser suyu içeriz, sakicimiz Ali'dir

Ey yezit,bizler haram yemedik
Batın olup gördüğümüz demedik
Söz verdik geri dönmedik
Güdülürüz,çobanımız Ali'dir

MUHAMMED Dinidir bizim dinimiz
Cebrail'dir rehberimiz
Tarikat altından geçer yolumuz
BİZ MÜMİNİZ,mürşidimiz Ali'dir

PİR SULTAN'ım HACI BEKTAŞI VELİ'dir pirimiz
Evvel kurban verdik Hz.Ali'ye başımız
On iki imam(EHLİBEYT) meydanında darımız
Biz şehidiz serdarımız ALİ'dir....

Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz
Dergaha doğru gider yollarımız
Şol güzel Ali'yi sevenlerdeniz
Duvaz İmam okur dillerimiz

BİZ MÜMİNİZ,münafıktan üşendik
Turab(toprak)olduk, topraklara döşendik
Kemerbestler ile kuşak kuşandık
Pir eliyle bağlandı bellerimiz

BİZ MÜMİNİZ,kalbimizde kara yok
Bunda yoka yok demezler,vara yok
Nasip olmuş ayrılığa çare yok
Meğer harla açıldı GÜLLERİMİZ...

Biz öğüt almışız bizden ULU'dan
İhsan Muhammet'ten,mürvet Ali'den
Yolda musahip evlerimiz var
Şah Şah diye öter BÜLBÜLLERİMİZ...

KUL HİMMET'im sen de katara düzül
Muhabbet mülkünde üzüm gibi ezil
Severim Pirimi,Benim ne güzel
Gözümden gitmez oldu hayelleriniz...

Alevİ Ne Demek SÜnnİ Ne Demek
Ta Ezelden Bİrdİr dilimiz Bİzİm
Ehlİ diller Bunu İyİ bilirler
Şefaat kanidir Ulumuz bizim

Kur'an-i Kerİm birdir,lisan Bİrdİr,din birdir
İbadet İnsanda gizli bir sırdır
ahlaklı Olmayan Neye İnanırsa İnansın Kördür
Esas Olan Eline-Diline-Beline sahip olamasını bilendir

KurtuluŞ-Çanakkale savaşında Omuz Omuzayız
Şehitlik şerbetini bile içeriz
Vatan İçin al kanımızı saçarızz
Ayyıldızlı BAYRAK canımız bizim...

Lütfen sizden ricam:düşmanların oyununa gelmeyin..Hepimiz sevgi-Edeb-Barışta
birleşelim...Bir de olaya şöyle bakın,saz çalıp semah dönen insandan ne zarar gelir.Sazın atası kopuzu çalan Dede korkut,Türklüğün müzik simgesi değil midir.Dikkat ederseniz ,Alevilik hem arap milliyetçiliğine karşı hem de islamı daha iyi anlayabilmek için dualarını-ibadetini türkçe yapmıştır.Türk geleneklerine sahip çıkmıştır.Peygamber soyundan gelen seyyitleri imam seçip dede korkutunan özdeştirmişlerdir.Kimsenin ne malına,ne canına,ne toprağına göz dikmemişler.Bu topraklarda Barıştan,sevgiden,kardeşlikten yana olmuşlar.
Hocası gibi bektaşi olan Yunus Emre'nin dediği gibi"sövene dilsiz olmak gerek"
Hacı bektaş pirimin dediği gibi:"Sevgidir dinimiz bizim"

İnsanların önyargısız düşünmelerini Cenab-ı Allah'tan niyaz ederim...

zelyot
26-02-07, 15:28
Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir.9 Mü’min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkar ederse bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır. (maide 5)
aleviler hristiyan veye yahudilerden daha mı aşağı ki onlarla evlenmek yasak olsun?

Nûr(*) Sûresinin 3 . Ayetinde
Zina eden erkek ancak, zina eden veya Allah’a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu mü’minlere haram kılınmıştır.
bu ayet konusunda yorum yapacak kapasitede değilim o yüzden yoruma açtım.

karşılık sevgi ve saygı olduktan sonra hayatta olmayacak birşey yoktur...farklılıkları konuşabilmek,anlaşabilmek,hoşgörü ile yaklaşmak olayı zaten temelden çözer...toplumda alevi ve sünni evliliklerin bitmesi nedense hep farklı mezhepler olduğu için gerçekleştiği savunuluyor...oysa bilinmeyen temelde farklılıklar görünsede aslında kişinin karekteri ve kişiliğiyle alakalı bir olgudur...

dinin,dilin,mezhebin iyisi kötü olmaz...insanın iyisi kötü vardır...

ve kaytağıya destekleyici(ayet) açıklamalarından dolayı yürekten kutluyor ve herkesin huzurunda minnettar olduğu kişisel olarak belirtmek istiyorum...YÜREĞİNE SAĞLIK!!!

zelyot
26-02-07, 15:33
aleviler guslederler mi? ilk sorum bu. alevi arkadaşlar cevap versin. avukatları değil.

gusl farzdır. gusletmeyen cünüptür.

gelen cevaplara göre yeni sorularım olacaktır



tabiki cinsel ilişkiden sonra abdest alınıyor...ama her alevinin almadığını belirtmek isterim.yani farklılıklar mevcut olmakla birlikte bazı kesim sadece banyo edler...abdest almayanda var yani...

aysin
26-02-07, 16:11
aleviler guslederler mi? ilk sorum bu. alevi arkadaşlar cevap versin. avukatları değil.

gusl farzdır. gusletmeyen cünüptür.

gelen cevaplara göre yeni sorularım olacaktır

Tabiiki gusül abdesti alıyoruz. ilmihalimizde de ayrıntıları ile mevcuttur.

GUSÜL-BOY ABDESTİ
Vücûdun tamamını bir güzel yıkayıp temizlemek manasına gelen gusül; Allâh’ın Kitâbında; “...cünüp iseniz temizlenin...” [Maide (5): 6] buyurması ve bu temizliğin nasıl yapılacağının da Kâinâtın efendisi Hz. Muhammed (s.a.a.) tarafından açıklanması ile emredilmiş, bir tür bedenî temizliktir.

Gusül abdesti almanın farz olduğu yerler olduğu gibi, sünnet olduğu, iyi görüldüğü haller de vardır.

Başta güzel Peygamberimiz (a.s) olmak üzere, O’nun hak vârisleri olan Ehl-i Beyt İmâmları da (a.s) gusül abdesti ile ilgili açık, net ve doyurucu hükümler beyan ederek, İslâm ümmetinin fertlerine bu konunun ehemmiyetini îzâh etmişlerdir.

İslâm, akla aykırı bir din olmadığı gibi, herkesin kendi aklının sınırları içerisine hapsedebileceği kadar sığ bir din de değildir. İslâm’ın ilke ve prensipleri öncelikle Allâh’ın Kitâbı Kur’ân-ı Kerîm’den ve Kur’ân’ın yanılmaz öğreticileri olan Hz. Peygamber ile O’nun Oniki râşid halîfelerinden öğrenilir. Boy abdesti ile ilgili gerçekler de bu çerçevede anlaşılmalı, insanın dünyâ ve âhiret sâadetine bir vesîle olan bu temizlik de İslâm’ın emrettiği şekilde yerine getirilmelidir.

Sekizinci Râşid Halîfe İmâm Ali Rızâ (a.s) boy abdesti ile ilgili bir sözünde şöyle buyuruyorlar; “İnsanın cünüp olduktan sonra gusletmesinin sebebi, bedeninde ve ruhsal durumu üzerinde oluşan kirlilik ve ağırlığın giderilmesi ve bedenen temiz, rûhen de rahat ve huzur içerisinde olunmasının sağlanmasıdır. Çünkü, cünüplükte bütün beden bu halden etkilenmektedir. Dolayısıyla, bedenin sadece cünüplüğe vesîle olan organının değil, tamâmının yıkanması gerekir. İdrar ve dışkı, meniden daha şiddetli necis oldukları halde, onları yaptıktan sonra gusletmek gerekmez. Bu, Allâh’ın, kullarına hem rahmeti ve merhametinin bir gereği, hem de bu iki halin insanda istek dışında ve çok sık olarak ortaya çıkmasından ötürüdür. Yüce Allâh kullarına zorluk ve meşakkat yüklememek için bu hallerde yalnızca abdest almalarını emretmiştir. Ki Allâh şöyle buyuruyor; “... Allâh sizin için kolaylık ister, güçlük istemez...” ”[24]

Ehl-i Beyt’in seçkin İmâmlarından İmâm Ali Rızâ (a.s)’nın da beyân ettikleri gibi, cünüplük ve benzeri hallerde boy abdesti almak Allâh’ın bir emri ve insanoğlunun faydasına bir uygulamadır.

“...Eğer cünüp iseniz, taharetleniniz...” [Maide (5): 6] âyetinde sözü edilen “taharetleniniz” ifâdesi bütün Müslüman’ların ortak görüşüne (icmâsına) göre gusüldür, boy abdestidir.[25]

Öyle ise; Ehl-i Beyt erkânına bağlı bir Müslüman, her konuda olduğu gibi, bu konuda da; önce Kur’ân-ı Kerim’i ve Peygamber efendimizin (a.s) uygulamalarını kendine örnek almalı, Ehl-i Beyt İmâmlarının (Oniki İmâm’lar) buyruklarına boyun eğmelidir. Haktan, hakîkatten uzak düşmüş ve ne oldukları, kim oldukları, nasıl ve hangi ölçülere göre yaşadıkları belli olmayan, Kur’ân ve Ehl-i Beyt’in öğretilerinden habersiz câhil-cühelânın söz ve davranışlarına tâbî olmamalıdır.

[B]GUSLETMEYİ FARZ KILAN HALLER
Farz olan gusüller yedidir:

1 - Cenâbet guslü.

2 - Hayız guslü.

3 - Nifâs (lohusalık) guslü.

4 - İstihâze guslü.

5 - Ölüye değme guslü.[26]

6 - Ölü guslü.

7 - Nezîr, yemîn ve benzeri sebeplerle farz olan gusüller.

CENÂBET GUSLÜ
İnsan iki şekilde cünüp olur:

Meni gelmesi ile: Bir kimseden ister uyanık, ister uykuda, ister isteyerek, isterse istemeyerek, az veya çok olsun meni gelmesi ile o kimse cünüp olur.

İnsandan gelen sıvının meni olarak kabul edilmesi için; o sıvı bedenden fışkırarak gelmeli, şehvetle gelmeli, sıvı geldikten sonra bedende bir gevşeme hissedilmelidir.

Hasta ve kadınlarda ise meninin fışkırması, şehvetle gelmesi ve bedenin gevşemesi gibi üç şart aranmaz. Yalnızca şehvetle gelmesi veya bedenin gevşemesi yeterlidir.

Bir kimse uykuda iken kendisinden bir sıvı geldiğini hissetmemiş, ancak uyandığında bedeninde veya elbisesinde meni lekesini andırır bir lekenin varlığını müşahede etmiş ise, cünüp olduğuna hükmeder ve boy abdesti alması gerekir.

Cinsî münâsebet ile: Bir kimse, sünnet yeri kadar veya daha fazlası dâhil olmak şartıyla cinsî münâsebette bulunursa meni gelmemiş bile olsa cünüp olur ve her iki tarafında boy abdesti alması farzdır.

CÜNÜP OLAN BİR KİMSEYE YAPILMASI HARÂM OLAN ŞEYLER:
1. Bedeninden her hangi bir yerini Kur’ân’ın yazısına (velev ki bir harfine bile olsa), Allâh’ın ismine, Peygamberlerin (a.s) ve diğer Masumların (a.s) isimlerine değdirmesi.

2. Mescidü’l Harâm’a ve Peygamberimizin (a.s) mescidine (bir kapıdan girip diğerinden çıkılsa bile) girmesi.

3. Diğer mescitlerde sebepsiz ve mazeretsiz olarak oturması, mescide bir şey bırakması.

4. İçerisinde, farz olan tilâvet secdesi bulunan bir sûreyi okuması. Bu sûreler şunlardır:

Secde Sûresi.

Fussilet Sûresi.

Necm Sûresi.

Alak Sûresi.

Cünüp olan kimsenin bu surelerden bir harf bile okuması harâmdır.

CÜNÜP OLAN KİMSEYE MEKRÛH OLAN ŞEYLERDEN BAZILARI:

Abdest almadan ya da, en azından mazmaza ve istinşâk yapmadan yiyip, içmek.

Farz secdeleri olmayan sûrelerden yedi âyetten fazla okumak.

Bedenin her hangi bir yerini Kur’ân’ın cildine veya sayfalarına, yazılarının arasına değdirmek.

Üzerinde Kur’ân bulundurmak.

Abdest almadan uyumak.

Kına ve benzeri bir şeyle boyanmak.

Uykuda cünüp olduktan sonra, gusletmeden cinsel ilişkide bulunmak.

GUSÜL İKİ ŞEKİLDE ALINABİLİR;
1.İrtimâsî gusül: Bir kimsenin, irtimâsî gusül niyetiyle bedeninin tamamının suyun içine gireceği bir şekilde, havuz ve benzeri bir yerde yavaş-yavaş veya bir anda suya girmesidir.

Bu şekilde alınan irtimâsî gusülde de bedenden her hangi bir yerin kuru kalmamasına dikkat edilmelidir.

Farz bir orucu tutma durumunda olan, ya da hac ve umre için ihrâma giren kimse irtimâsî gusül alamaz.

2.Tertîbî Gusül: Banyo ve benzeri bir yerde bedenin kuru bir yeri kalmamak üzere, tertîp ve sıraya uygun bir şekilde yıkanılarak boy abdesti almaktır.

TERTÎBÎ GUSLÜN FARZLARI;
Guslün farzları üçtür;
1-Niyet etmek.

2-Kuru bir yer kalmayacak şekilde bütün bedeni yıkamak.

3-Tertîbe riâyet etmek: Yani önce baş ve boyunu, sonra vücudun sağ tarafını, sonra da sol tarafını yıkamak suretiyle bütün bedeni yıkamak.

CÜNÜB OLAN BİR KİMSE;

Namaz kılabilmek için.

Kabe’yi farz olan tavafı yapabilmek için.

Ramazân orucu ve onun kaza olan orucunu tutabilmek için, mutlak surette gusül abdestini almış olmalıdır.

GUSLÜN BAZI SÜNNETLERİ:

1. Gusletmeden önce idrar yapmak.

2. İdrardan sonra istibrâ yapmak.

3.Gusüle başlamadan önce elleri yıkamak.

4.Mazmaza yapmak (ağıza su verip çalkamak).

5.İstinşâk (buruna su vermek).

6.Suyu isrâf etmeden kullanmak.

GUSÜL İLE İLGİLİ, EHL-İ BEYT İMÂMLARINDAN BİR SÖZ DEMETİ
Aşk yolunun serveri İmâm Cafer Sâdık (a.s) buyurdular; “Bir kadın, erkekler gibi rüyâ görerek ihtilâm olursa, (yani fercinde meni-ıslaklık gelirse) gusletmesi gerekir. Şayet ıslaklık gelmezse gusletmesi gerekmez.”[27]

Hak erenlerinin önderi İmâm Cafer Sâdık (a.s)’a soruldu; “Bir erkek cünüp olduktan sonra, idrârını yapmadan boy abdesti alır, daha sonra da kendisinden meni gelirse ne yapması gerekir?” İmâm buyurdular; “Boy abdestini yeniler.” Soruldu ki: “Kadın, boy abdesti aldıktan sonra ondan meni gelirse ne yapmalıdır?” Buyurdular; “Kadın boy abdestini yenilemez. Çünkü, kadından gelen, kendine âit olan bir sıvı değil, erkeğe âit bir sıvıdır.”[28]

İmâm Hasan Askerî (a.s) buyurdular; “Abdest ve gusülde mazmaza ve istinşâk farz değil sünnet bir ameldir.”[29]

Nûr güneşinin Işığı İmâm Muhammed Bâkır (a.s) buyurdu; “Abdest ve gusül, sınırlarını Allâh’ın belirlediği bir ameldir ki, Allâh onlarla kimin kendisine itaat ettiğini, kimin de kendine isyân ettiğini zâhir eder. Şunu biliniz ki, mümini hiç bir şey necis etmez. Dolayısıyla, abdest ve gusülde suyu, yağ sürer gibi dökünüz, harcayınız.” (İsraf etmeyiniz, yani bu amellerinizi sırf bedenî bir temizlikmiş gibi algılama durumuna düşmeyiniz.)[30]

Âdâbına uygun olarak nasıl boy abdesti alırız?
“Bismillâhirrahmânirrahîm.” diyerek, Allâh’ın adını anar, önce boy abdesti alacağımız mekan yahut vücûdumuzun her hangi bir yerinde necaset, pislik varsa onu yıkar, gideririz. Ellerimizin temizliğinden sonra, sünnet olarak ağzımıza ve burnumuza su verir, daha sonra başımızı ve boynumuzu bir güzel yıkamaya başlarız. Bu arada “Yâ Rabbi! Senin rızân için boy abdesti alarak kalben ve bedenen temizlenmeyi istiyorum.” der, niyet ederiz. Daha önce de belirttiğimiz gibi, niyetin kalb ile yapılması yeterli olmakla birlikte, dil ile de ifâde edilmesi en güzel olanıdır. Sonra, başımızın her hangi bir yerinde kuru yer kalmadığına kanaat getirdiğimizde, sırasıyla vücûdumuzun sağ tarafını, omuzlardan ayaklara kadar güzelce yıkarız. Sol tarafı da aynı şekilde yıkarız. Vücudumuzun hiç bir yerinde kuru alan kalmadığında, yıkandığımız yerden ayrılmak üzere ayaklarımızı tertemiz kılar ve böylece boy abdestimizi tamamlamış oluruz. Boy abdesti alınırken herkes Allâh’a bağlılığı ve sevgisi nisbetinde içinden geldiği şekilde (Özellikle Ehl-i Beyt’ten nakledilen duâlar olması daha uygundur.) Rabbine hamd ve duâlar edebilir.

Kadınlar boy abdesti alırken saçları toplu bir halde ise, saçlarını açmak mecbûriyetinde değildirler. Ancak, suyun deriye ulaşması gerekir. Aksi halde boy abdesti geçersiz olur.

HAYIZ GUSLÜ
Hayız; Kadınların rahminden, belli bir yaşa kadar, genellikle her ay, bir kaç günlüğüne, kan gelmesidir. Bu durumda olan kadına, “hayızlı kadın” denir. Hayız olmaya; âdet görmek, aybaşı olmak, regl olmak vs. de denilir.

Hayız kanı, çoğunlukla koyu kıvamda bir sıvı, sıcak, siyaha çalan veya koyu kırmızımsı bir renkte olur ve baskıyla-hızlı bir akıntıyla dışarı çıkar.

Âdet görmek, bir hanım için tabîi ve normal bir durumdur. Bu hâl Allâh-u Teâlâ’nın insanlığın bir yarısını oluşturan kadınlar için Havvâ annemizden (a.s) beri takdir ettiği bir yazgı ve tekvîni bir kaderdir. Âdet gören bir kadın bu halinden dolayı, dînen ayıplanıp kınanmadığı veya pis kabul edilip dışlanmadığı gibi, Allâh’ın yaratılış fıtratına uygun yapıda bir kul olarak görülür. Ancak, gerek yüce Allâh, gerekse O’nun sevgili Elçisi Peygamberimiz (s.a.a.), kadınları bedenen ve bir kısmını da psikolojik olarak etkileyen bu geçici hallerde bir takım ibâdetleri yerine getirmekten muaf tutmuşlar ve onlara merhamet ile muâmele etmişlerdir. Bu durum, kadınların Allâh ve Resûlü (a.s) katındaki değerlerinin düşüklüğüne değil, bilakis onlara ne kadar yüksek derece ve mertebelerin verildiğinin delîlidir. Zîrâ aybaşı denilen hallerde kadınlar bir takım ibâdetlerini yapmamakla günaha girmiş olmadıkları gibi, o halleriyle Allâh’a itaat içerisinde olduklarından, kendilerine verilen sevap ve mükâfâtı eksiksiz olarak almaya devam etmektedirler.

ÂDETİN BAŞLANGICI VE MÜDDETİ
Bir genç kızda âdet hâli en erken 9 (dokuz) yaşında başlar. Bu yaştan önce kanama olduğu takdirde o hayız kanı kabûl edilmez. Genç kızın âdet görmesi ile birlikte “ergenlik çağı” başlamış olur. Kureyş soyundan olan kadınlar 60 (altmış) yaşına kadar, diğer kadınlar da 50 (elli) yaşlarına kadar hayız görebilirler. Bu yaştan sonra görülen kana, hayız kanı (âdet kanı) denilmez. O kanın bir hastalıktan dolayı geldiği kabûl edilir. Kadınların bir kısmı belirtilen yaşlara gelmeden de âdet kanları kesilebilir, menopoza girebilirler..

Âdet müddetinin en azı 3 (üç) gün, en çoğu 10 (on) gündür. Üç günden az, on günden de fazla görülen kan hayız kanı kabûl edilmez.

Hayızın ilk üç günü peş peşe olmalıdır. Meselâ; iki gün kan görülür, bir gün temiz olunur ve yine bir gün kan görülürse o kanlar hayız kanı değildir.

Bir kadın, peş peşe üç gün hayız kanı görür sonra kan kesilirse, sonra tekrar kan görür ve kan gördüğü günlerle aradaki temiz olduğu günlerin toplamı on günden fazla olmazsa, aradaki pâk olduğu günler de hayız günlerinden sayılır.

Bir kadın üç günden az kan görür ve pâk olur, sonra da üç gün veya daha fazla kan görürse ikinci kan hayız kanıdır, evvelki gördüğü kan hayızdan sayılmaz.

Bir kan görülürde, hayız kanı mı, lohusalık kanı mı olduğundan şüphe edilirse, kan hayız kanı şartlarını taşıyorsa hayız kanı kabûl edilir.

Hamile bir kadının veya çocuğuna süt veren bir kadının hayız olması mümkündür.

HAYIZLI BİR BAYANIN YAPMASI HARÂM OLAN ŞEYLER:
1.Abdest, gusül veya teyemmümle yerine getirilmesi gereken ibâdetler. Farz ve sünnet namazlarının kılınması, Ramazân-ı Şerîf orucunun tutulması vs. gibi.

2.Cünüp olan bir kimsenin yapması harâm olan şeylerin tümü.

3.Meni gelmese dâhî sünnet mahalli yada daha azının dâhil olacağı şekilde eşiyle ilişkiye girmesi. Bu fiil erkeğe de harâmdır.

Hayız ile ilgili bazı hükümler;
Bir kadın, hayız kanı özelliği taşıyan kan görür ve onun üç gün süreceğini kuvvetle tahmin ederse o zaman zarfındaki yapması gereken ibâdetlerini terk etmelidir. Şayet üç gün görmez ise, o takdirde yerine getiremediği ibâdetlerin kazasını yapmalıdır.

Erkek, hayızlı olan eşiyle cimâ yaparsa (cinsel ilişkiye girerse), harâm işlenmiş olur. Buna karşılık, kefâret olarak fakirlere sadaka vermeli, hiç olmazsa Allâh’tan af ve bağışlanma dilemelidir.

Hayızlı bir kadını boşamak geçersizdir.

Kadın, hayızlı olduğunu veya hayızdan temizlendiğini beyân ettiğinde sözü geçerlidir, ayrıca araştırma yapılmaz, kadının sözüne itibâr edilir.

Kadın hayız kanından kurtulduktan sonra gusül etmemiş bile olsa onunla cinsel ilişkiye girilebilir.[31] Ancak, en iyisi gusül yaptıktan sonra ilişkiye girmektir.

Kadının hayızlı olduğu zamanlar kılmadığı günlük namazların kazâsı yapılmaz. Tutamamış olduğu farz orucun ise kazâsı gerekir.

Yakın vakitte hayız olacağını bilen bir hanım, namaz vakti girer girmez namazını geciktirmeden kılmalıdır. Bile bile geciktirir de o arada hayız olursa kılamadığınamazı kazâ etmelidir.

Hayızlı hanımın, namaz vaktinde kendini kandan temizlemesi, hayız bezini değiştirmesi, abdest alarak kıbleye yönelip zikir, duâ ve Peygamberle (a.s) Ehl-i Beyt’e (a.s) salavât ile meşgul olması müstehâb-iyi bir davranıştır.

Hayız guslü nasıl alınır?
Hayızlı bir kadının kandan temizlendikten sonra ibâdetlerini yerine getirebilmesi için gusletmesi farzdır.

Hayız guslü, cünüplükten temizlenme guslü gibi alınır. Ancak, namaz kılınabilmesi için gusülden önce veya sonra ayrıca namaz abdesti de alınmalıdır.

HAYIZ VE HAYIZ HÜKÜMLERİ İLE İLGİLİ EHL-İ BEYT’TEN BAZI RİVÂYETLER
Ehl-i Beyt’in atası Hz. Muhammed buyurdular; “Kim, hayızlı hanımıyla cinsel ilişkide bulunur da cüzzam vb. bir hastalığa yakalanmış çocuğu olursa, o kişi kendinden başka kimseyi kınamasın!”[32]

Sâdıkların imâmı İmâm Cafer Sâdık (a.s)’a soruldu; “Bir kadın hamile kalır, hamileliğinde de önceki aylarda gördüğü gibi hayız olursa namazlarını terk eder mi? İmâm (a.s) buyurdular; “Evet. Böyle bir durumda namaz kılmaz.”[33]

İmâm Cafer Sâdık’a (a.s) soruldu; “Bir kadın Ramazan ayında oruçlu iken güneş batmadan önce adet görürse ne yapmalıdır?” Buyurdular; “Orucu bozulmuş olur ki yiyip, içebilir.”[34]

İmâm Mûsâ Kâzım (a.s)’a soruldu; “Hayızlı bir kadın, kandan temizlendikten sonra, gusül abdesti almadan kocası ile ilişkiye girebilir mi?” İmâm (a.s) buyurdular; “Bir sakıncası yoktur. Ancak, gusül yaptıktan sonra cimâ etmek bana daha sevimli geliyor.”[35]

NİFÂS-LOHUSALIK GUSLÜ
Nifâs; Doğumdan sonra rahimden kan gelmesine denir. Nifas hâli kanın görülmesiyle belli olur. Eğer kadın doğumdan sonra kan görmezse lohusa sayılmaz.

Lohusalık müddeti ve hükümleri;
Lohusalık müddetinde alt sınır yoktur. Bir kadın hiç kan görmediği zaman lohusa kabûl edilmediği gibi, bir an, bir gün vs. de kan görebilir. Ancak lohusalık kanı 10 (on) günden fazla olamaz. Şayet on günü geçerse, gelen kanın başka sebep ve hastalıklardan geldiği (istihâze kanı olduğu) kabûl edilir. [36]

Kadın doğumdan hemen sonra kan görmez, fakat, ilk on gün içerisinde kan görürse, kanı gördüğü andan itibâren lohusa sayılır.

Doğumdan hemen sonra kan görülür, bir müddet temiz kalınır, sonra doğumdan itibâren ilk on gün içerisinde yine kan görürse iki kan görme zamanı ve arasındaki günler lohusalıktan sayılır.

Doğum veya düşükte çocuğun yaratılışının tamamlanmış olması gerekmez. Rahimden gelen düşük, içerde kalsaydı “insan olurdu” denilecek durumda idiyse, bu halde de gelen kan nifâs-lohusalık kanı sayılır.

Hayızlı bir kadına neler farz ve neler harâm ise lohusa için de aynı hükümler geçerlidir.

Lohusalık halinden temizlenen bir kadın, hayızdan temizlenen kadın gibi, boy abdestini ve namaz abdestini alarak ibâdetlerini yerine getirmeye başlar.

İSTİHÂZE GUSLÜ
Hayız ve lohusalık kanı hâricinde, kadından çıkan her türlü kan istihâze kanıdır. Yani; Bulûğ çağına ermemiş bir kızın fercinden gelen kan, buluğ çağına ermiş bir bayandan üç (3) günden az, on (10) günden fazla gelen kan ve lohusa bir kadından on (10) günden sonra görülen kan istihâze kanıdır.

İstihâze kanı genellikle sarı renkli ve soğuk olur. Kendiliğinden ve yakıcılığı olmaksızın çıkar ve koyu da olmaz. Ancak, bazen siyaha çalan koyu kırmızı renkte, sıcak, basınçlı ve yakıcı da olabilir.

İstihâze üç kısma ayrılır:
Az istihâze kanı: Kadının, fercinin dâhiline koyduğu pamuğa iyice işlemeyen ve pamuğun diğer tarafından görülmeyen kandır.

Orta istihâze kanı: Ferce konulan pamuğa işleyen, öbür tarafından da görülen, ancak kanı önlemek için fercin dışına konulan mendile akmayan kandır.

Çok istihâze kanı: Pamuktan geçerek, dışa konulan beze, mendile ve benzeri şeylere kadar işleyen-akan kandır.

İstihâzeli kadın ile ilgili bazı hükümler;
Az istihâze kanı gelen bir kadının, pamuğunu değiştirmesi veya yıkaması, kılacağı namaz için de abdest alması gerekir.

Orta veya çok istihâze kanı gelen bir kadın ise, gerekli temizlikleri yaptıktan sonra kılacağı namazlar için gusletmeli ve ayrıca da abdest almalıdır.

İstihâze kanı kesilen bir kadın da derhal temizlenir. İstihâzesi ile ilgili abdestini veya gusül ile birlikte abdestini alarak namazlarını kılmalıdır.

Kadının fercinin içinde kalan ve dışarı akmayan istihâze kanı, abdesti ve guslü bozmaz.

Mekke ve Medine mescitlerine girmenin, diğer mescitlerde durmanın, farz secdesi olan sûreleri okumanın istihâzeli kadın için bir sakıncası yoktur.

İstihâzesi orta veya çok olan bir kadının, gusül etmediği müddetçe kocası ile cinsel ilişkiye girmesi helâl değildir.

Bayanlarda hayız ve istihâze kanının dışında fercde oluşan bir takım akıntılar olur ise, bu akıntılardan bez kullanarak korunulmaya çalışılmalıdır. Mümkün ise kullanılan bez değiştirilerek temiz bir bez konulmalı abdest alınarak namaza durulmalıdır.

Şehvet, hayal kuşunun daldan dala konması, dokunma vs. gibi sebeplerden oluşan akıntılar ise meni hükmünde değildir. Boy abdestini gerektirmediği gibi namaz abdestini de bozmaz. Ancak, öylesi durumlar vâkî olduğun da takvâ gereği yeniden abdest alınması faziletlidir.

ÖLÜYE DEĞME GUSLÜ
Bir insan, ölmüş bir kimsenin soğumuş veya gusül verilmemiş bedenine dokunursa -ister uykuda, ister uyanık, isteyerek veya istemeyerek dokunmuş olsun- ölüye dokunma guslü alması gerekir. Öyle ki bir kimsenin tırnağı bile, soğumuş yada gusül verilmemiş bir ölünün tırnağına veya kemiğine vs. değse yine ölüye değme guslü almalıdır.

Çocuğun cenâzesine, hattâ, dört ayını doldurmuş ve düşük olmuş bir çocuğa dâhi dokunulduğunda Ehl-i Beyt yoluna göre ölüye dokunma guslü alınmalıdır.

Ölüye dokunma guslünü, cünüplükten temizlenme guslü gibi yerine getirmek gerekir. Bu guslü alan kimse, namaz kılabilmek için ayrıca da abdest almalıdır.

Bir kaç ölüye dokunulduğunda veya bir ölüye birden çok dokunulduğunda bir gusül yeterlidir.

Ölüye değdikten sonra gusletmemiş olan bir kimsenin, mescitte durmasında, eşi ile cinsel ilişkiye girmesinde, içinde farz secde bulunan sûreleri okumasında sakınca yoktur. Ancak namaz ve benzeri ibâdetler için gusledip ayrıca da abdest almalıdır.

ÖLÜYE VERİLEN GUSÜL
Ölüm döşeğinde olan bir Müslüman’a karşı vazîfelerimiz olduğu gibi, ölmüş olan bir Müslüman kardeşimize karşı da yerine getirmemiz gereken bir takım görevlerimiz vardır.

Bu görevlerimizden en başta gelenleri ise; ölüye gusül verilmesi, cenâzenin kefenlenmesi, ölü için bir nevi dua olan cenâze namazının kılınması ve ölünün defnidir. Bu vazîfeleri yerine getirmek farz-ı kifâye olup, bir kısım Müslüman’ların bunları yapması ile sorumluluk diğer Müslüman’ların üzerinden kalkar.

Cenâzeye üç gusül verilmesi farzdır:
1 - Sidr ile karışık suyla,

2 - Kâfur ile karışık suyla,

3 - Hâlis-saf su ile.

Suya karıştırılmak için sidr, kâfur bulunmaz ya da bulunur ancak, gasbedilmiş, çalınmış vs. olursa o durumlarda yalnızca temiz su ile üç guslün verilmesi farzdır.

Cenâze guslü, cünüplükten temizlenme guslü gibidir.

Ölü guslü ile ilgili bazı hükümler;
Cenâzeyi yıkayan kimse Allâh rızâsı için yıkamalıdır. Yaptırılan gusle karşılık ücret almak, talep etmek harâmdır.

Cenâzeyi yıkayan kimsenin mümkün mertebe Müslüman olması, Oniki İmâm’ın Velâyet ve İmâmetine inanması yada en azından onlara düşman olmayan biri olması, akıllı olması, gusül meselelerini bilmesi ve buluğ çağına ermiş olması gerekir.

Müslüman çocuğun guslü zinâdan doğmuş bile olsa farzdır. Kâfirin ve kâfir çocuğunun gusül, kefenlenme ve İslâm usullerine göre defni câiz (dine uygun) değildir. Bir çocuğa karşı bu vazîfelerin yerine getirilmesi için ana-babasının ikisininde yada en azından birisinin Müslüman olması gerekir.

Düşük yapılmış çocuk dört aylık veya daha büyükse gusledilmelidir. Dört aylıktan küçük ise gusledilmesi farz değildir, bir beze sarılarak defnedilir.

Kadın erkeği, erkek de kadını guslettiremez. Ancak, kadın kocasına, koca da karısına gusül verebilir.

Cenâze yıkamak için su bulunmaz veya suyu kullanmanın sakıncası olursa cenâzeye gusül yerine teyemmüm verilmelidir

ÖLÜM VE ÖLÜ GUSLÜ İLE İLGİLİ EHL-İ BEYT’TEN BAZI RİVÂYETLER
İmâmlar İmâmı Resûlullâh (s.a.a.) buyurdular; “Âni ölüm, mümin için bir rahmet ve rahatlık, kâfir içinse bir üzüntü, sıkıntı ve zorluktur.”[37]

İmâm Cafer Sâdık’a (a.s) soruldu; “Kadınlar, kaç yaşına kadar olan erkek çocuğunu yıkayabilirler?” İmâm (a.s) buyurdular; “Üç yaşına kadar yıkayabilirler.”[38]

İmâm Muhammed Bâkır (a.s) buyurdu; “Bir mümin, mümin kardeşini öldükten sonra yıkar ve yıkarken de Allâh’tan kardeşi için af-bağışlanma dilerse, Allâh (c.c.), o ölünün küçük günahlarını bağışlar.”[39]

İmâm Cafer Sâdık’a (a.s) soruldu; “Cünüp olarak ölen bir kimse nasıl yıkanır?”İmâm (a.s) buyurdular; “Ölü guslü olarak bir gusül verilmesi yeterlidir.”[40]


NEZİR VE YEMÎN GİBİ SEBEBLERLE FARZ OLAN GUSÜL
Bir kimse, kendi kendine boy abdesti almayı nezreder, ahdederse, o kimsenin verdiği sözü yerine getirerek boy abdestini alması farzdır.

SÜNNET OLAN GUSÜLLERDEN BAZILARI
Peygamber efendimizden (a.s) ve Ehl-i Beyt İmâmlarından (a.s) nakledilen güvenilir rivâyetlere göre bir çok sünnet gusül vardır. Bunlardan en önemlileri ve çokça tavsiye edilenleri ise şunlardır:

1.Cuma guslü: Cuma günü sabah ezanından, öğle ezânına kadar ki zaman içerisinde yerine getirilmesi iyidir.

2.Mübarek Ramazân-ı Şerîf ayının ilk gecesi ve yirmibirinci gecesine kadar ki tek geceler (3.5.7.vs. geceleri gibi.) ve yirmibirinci geceden sonraki bütün gecelerdeki gusül: Bu guslün yapılma zamanı ise, gecenin tamamıdır.

3.Ramazan ve Kurban bayramı guslü: Bu guslün yapılma zamanı ise, sabah ezanından güneş batıncaya kadar ki zamandır.

4.Ramazan bayramı gecesinin guslü: Bu guslün vakti, arefe gününün güneş batmasından, bayram gününün sabah ezânına kadar ki zamandır.

5.Zilhicce ayının sekizinci ve dokuzuncu günlerinin guslü.

6.Receb ayının birinci, on beşinci ve son gününün guslü.

7.Resûlullâh’ın peygamberlik görevi ile görevlendirildiği gün olan, Receb ayının yirmiyedinci gününün guslü.

8.İmâm Ali’nin Peygamber efendimiz (a.s) tarafından müminlere Velî olarak atandığı gün olan “Ğadîr-i Hum Bayramı” gününün guslü. (Onsekiz zilhicce)

9.Ehl-i Beyt-i Mustafâ’nın, Hıristiyanlarla lanetleşmeye çağrıldığı gün olan (Mübâhele günü) Zilhicce ayının yirmidördüncü gününün guslü.

10.Efendiler efendisi Hazreti Peygamberin (a.s) doğum günü olan onyedi Rebîulevvel gününün guslü.

11.İmâm Mehdî (a.f.)’nin doğum günü olan Şaban ayının onbeşinci günü guslü.

12.Nevruz bayramı gününün guslü, Rebîulevvel ayının dokuzuncu gününün guslü, Zilkade ayının yirmibeşinci gününün gusülleri.

13.Yeni doğmuş bir çocuğa verilen gusül.

14.Bedeninden bir yeri, gusül verilmiş bir ölünün bedenine değen kimsenin guslü.

15.İdam edilmiş bir kimseyi, mecbûren ya da tesâdüfen değil de özellikle görmeye giden ve gören kimsenin guslü.

16.Mekke ve Medîne şehirlerine, Mescidül Harâm’a, Mescid-i Nebî’ye ve bütün Ehl-i Beyt’in pâk kabirlerini, haremlerini uzaktan ya da yakından ziyâret etmek amacıyla yola çıkıldığında da gusletmek müstehâb (iyi bir davranış olarak) görülmüştür.

Bunlardan başka daha bir çok sünnet ve müstehâb olan gusüller vardır ki, onlar ayrıntılı olarak Ehl-i Beyt yoluna bağlı âlimlerin daha geniş ve hacimli, kıymetli eserlerinde beyan edilmiştir.

Bir kimse, sünnet ve müstehâb olarak almış olduğu bir gusül ile, namaz ve benzeri, farz olan bir ibâdeti yerine getiremez. Ayrıca abdest alması gerekir.

Alevî; atalara uyan değil, Hakk’a uyandır.

TEYEMMÜM“...su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm ediniz. Yüzlerinize ve ellerinize ondan (topraktan) sürünüz...” [Maide (5): 6, Nisa (4): 43] âyeti gereğince, bir Müslüman’ın bazı hal ve durumlarda, toprak ile yapmış olduğu temizlik ve almış olduğu abdeste “teyemmüm abdesti ” adı verilir.

İslâm’daki emir ve yasakların maddî ve manevî bir çok faydalarının olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. Ancak, bunlara uymaktaki asıl gâye, Allâh’ın rızâsına ulaşmaktır. Teyemmüm olayı da bu açıdan ele alınmalı, yapılan amel temizlikten daha ziyâde, Allâh’ın emirlerine bağlı kalmış olmak şeklinde anlaşılmalıdır.

Bir kimsenin teyemmüm edebilmesi için bir takım şartlar vardır. Şimdi bunları açıklamaya çalışalım.

HANGİ HALLERDE TEYEMMÜM YAPILMALIDIR?
Aşağıda sayılan yedi yer ve halde teyemmüm yapılır:

1-Abdest veya gusüle yetecek miktarda su bulunamadığında. Bir kimse bulunduğu yer itibâriyle önce suyu arayıp bulmaya çalışmalıdır. Yerleşim alanında ise; ümidini kesinceye kadar suyu aramalıdır. Çöl, dağ ve benzeri yerlerde; bulunulan yer düz ve engebesiz ise, dört tarafa iki ok atımı mesâfede suyu aramalı, bulunulan yer engebeli, ormanlık veya meşakkatli bir alan ise dört tarafa bir ok atımı mesâfede su aramalıdır.

Namaz vaktinin dar olması durumunda ise vakit geçirilmemeli, derhal teyemmüm edilmelidir.

2-Su bulunur, fakat ihtiyarlık, hırsızlık, canavar korkusu ve benzeri sebeplerden dolayı suya ulaşılamadığında teyemmüm yapılır.

3-Su kullanıldığı takdirde hasta olunacağından, hasta ise hastalığın şiddetlenip tedavinin güçleşeceği ve benzeri endişe ve korkuların bulunması halinde teyemmüm yapılır.

4-Su kullanıldığı takdirde, susuzluktan dolayı bir insanın ya da bir hayvanın ölümüne sebep olunacaksa teyemmüm edilir.

5-Beden ve elbisesi necis olan bir kimsenin az miktarda suyu olur ve onunla abdest veya gusül aldığı takdirde, beden ve elbisesini yıkamaya suyu kalmayacak ise, su ile beden ve elbisesini yıkar, kendisi teyemmüm eder.

6-Kullanacak su veya su kabının harâm olması halinde teyemmüm edilir. (Meselâ; su veya kap ğasbedilmiş olsa, veya suyu kullanacağı kap altın ise vb.)

7-Abdest veya gusül alındığında, farz olan namazın tamâmı veya bir kısmının vakti geçirilecekse teyemmüm edilmelidir.

TEYEMMÜMNELERLE YAPILIR?
Toprak, çakıl, taş, tuğla, testi, kireç taşı, alçı taşı, mermer taşı ve benzerleri üzerine temiz oldukları takdirde teyemmüm yapılabilir.

Adı geçen şeylerin bulunmaması halinde elbise veya yaygı-halı-kilim üzerindeki toz ile de teyemmüm yapılabilir. Bu da mümkün olmadığı takdirde çamura teyemmüm yapılabilir.

TEYEMMÜM NASIL YAPILIR VE FARZLARI NELERDİR?
Teyemmümün farzları dörttür:
1-Niyet.

2-İki elinin içini, üzerine teyemmüm yapılması uygun olan bir şeye vurmak.

3-İki elinin içini, alnın üst tarafından kaşların ve burnun üzerine kadar çekmek.

4-Sol elin içini, sağ elin üzerine bileklere kadar çekmek, sonra da sağ elin içini aynı şekilde sol elin üzerine (avuç içine değil) bileklere kadar çekmek.

Teyemmüm ile ilgili bazı hükümler;
Mesh verirken, alnı ve ellerinin içini yukarıdan aşağıya doğru meshetmek gerekir.

Bileklerden parmak uçlarına doğru mesh verilirken, parmak aralarına da mesh vermek gerekmez.

Teyemmüm yapılırken bütün ameller birbiri peşi sıra yapılmalıdır. Arada teyemmüm yapılmadığına inanılacak kadar bir fasıla-zaman aralığı bırakılmamalıdır.

Niyet edilirken, teyemmümün abdest yerine mi, gusül yerine mi ya da hangi tür bir gusül yerine yapıldığı belirtilmelidir.

Abdesti bozan şeyler, abdest karşılığı alınan teyemmümü, guslü bozan şeyler de gusül karşılığı yapılan teyemmümü bozar.

Teyemmüm yapmayı gerekli kılan haller ortadan kalktığı anda derhal abdest veya gerekiyorsa gusül yerine getirilmelidir.

Âdâbına uygun olarak nasıl teyemmüm yaparız?;
Teyemmüm yapılacağı zaman önce üzerinde teyemmüm yapılması uygun düşen bir madde buluruz. Elde yüzük ve meshe engel olacak bir şey varsa çıkarır, gideririz. Ne yerine teyemmüm edilecekse ona niyet ederiz. Meselâ; “Niyet ettim namaz abdesti yerine teyemmüm etmeye” gibi. Besmele çekerek, ellerimizi toprak ve benzeri bir şeye vururuz. Abdest yerine teyemmüm yapılacaksa;bir vuruşla ellerimizi vurduktan sonra saçın bitim yerinden itibaren alına, kaşların üzerine ve burun üzerine kadar meshederiz. Sonra da sağ elin üzerini sol elin içi ile, sol elin üzerini de sağ elin içi ile meshederiz. Boy abdesti yerine teyemmüm yapılacaksa yüz meshi için bir vuruş, ellerin meshi için de bir vuruş olmak üzere en az iki kez ellerimizi toprağa vurmamız gerekir. Bu şekilde teyemmüm almış oluruz.

Akıl; göz, vahiy; ışık gibidir.

Yalnız akılla yetinmeye çalışan,

Karanlıkta yol alan kimseye benzer.



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Bıhârul Envâr: c: 92 sh: 14

[2] Yaşar Nuri Öztürk, Süleyman Ateş, İsmail Hakkı İzmirli, Abdulbâki Gölpınarlı: Kur’ân-ı Kerîm meâli, Süleyman Ateş: İslâm İlmihâli: c: 1 sh: 93, Y. Nuri Öztürk: Hz. Fâtıma: sh: 43

[3] Furû-u Kâfî: c:3 sh: 24..., İstibsâr: c:1 sh: 57...vb.

[4] Şafî, Malikî ve Hanbelîlere göre de abdest de niyet farzdır. Vehbe Zuhaylî İslâm fıkhı anskp: c: 1 sh: 157

[5] Ehl-i sünnete mensup müslüman kardeşlerimizin rivâyet ettikleri ve abdestte ayağın meshedilmesi gerektiğine dair hadislerle ilgili olarak bakınız: Abdulbâki Gölpınarlı: Tarih boyunca İslâm mezhepleri ve şîilik: sh: 595...,Süleyman Ateş: İslâm ilmihâli: c: 1 sh: 93-95... vb.

[6] Prof. Süleyman Ateş: İslâm İlmihâli: c: 1 sh: 95

[7] Taberî: Tefsir-i Taberî: c: 6 sh: sh: 80-82, Prof. Süleyman Ateş: İslâm İlmihâli: c: 1 sh: 95, Cemal sofuoğlu-Salih Aydemir: Hadîs-i Şerîf külliyâtı: c:2 sh: 177, Buhârî: Kitâbul İlim: bab:3, Kitâbul Vudû: bab: 27, Müslim: Kitâbut tahâret: had no: 27, İbn-i Mace: had no: 458, Müsned-i Ahmed: c:6 sh: 358...vb.

[8] Bakınız: Furû-u Kâfî, Men lâ yahduruhul fakîh, Tehzîb, İstibsâr, Bıhârul Envâr,...vb. Ayağa mesh hakkında ayrıca bakınız: Şeyh Muhammed b. Ali El-Kerâcikî (ölümü: H:449): Ayağa meshin vücûbu üzerine.

[9] Şafii ve Hanbelilere göre de abdestte tertib farzdır. Vehbe Zuhayli: İslâm fıkhı ansklp: c:1 sh: 161

[10] Malikî ve Hanbelîlere göre de muvâlat farzdır. A.g.e. c:1 sh: 163

[11] Furû-u Kâfî c:3 sh: 22, Men lâ yahduruhul fakîh: c:1: sh: 34

[12] Ali İrfan: Alevi ve namaz: sh: 66..., Şirali Bayat: Caferi fıkhında namaz ve oruç: sh: 36..., Tevfik Oytan: Bektaşiliğin içyüzü: c: 1 sh: 191, Bedri Noyan: Bektaşilik, Alevîlik nedir?: sh: 237, Haydar Kaya: Bektaşî İlmihâli: sh: 41-42,...vb.

[13] Tehzîb: c:1 sh: 357

[14] İstibsâr: c:1 sh:67, Tehzîb: c:1 sh: 358-359

[15] Ehl-i Beyt öğretilerinde cenâze namazı ölü için bir duâdır. Bilindiği anlamda bir namaz gibi değerlendirilmemektedir. Dolayısıyla, bu namaz görüntülü duâda, abdest almak farz değil, sünnet ve güzel bir davranıştır.

[16] Ehl-i Sünnet mezheplerinden biri olan Şafi mezhebine göre nâmahreme dokunmak abdesti bozar.

[17] El-Hâc Muzaffer Ozak: İrşâd: c:1 sh:99

[18] Furû-u Kâfî: c: 3 sh: 37, İstibsâr: c:1 sh: 84, 86, 87, 95

[19] A.g.e. Aynı sayfalar.

[20] A.g.e. Aynı sayfalar.

[21] Furû-u Kâfî: c:3 sh: 36, İstibsâr: c:1 sh: 83

[22] Furû-u Kâfî: c: 3 sh: 39

[23] Ebû Cafer Kuleynî: Furû-u Kâfî: c:3 sh: 72

[24] Men lâ yahduruhul fakîh: c:1 sh: 44

[25] Tehzîb: c: 1 sh: 103

[26] Şafi, Maliki ve Hanbelilere göre de ölüyü yıkayan kimsenin gusletmesi müstehabtır. Vehbe Zuhaylı: İslâmfıkhı anskp: c:1 sh: 292

[27] Furû-u Kâfî: c: 3 sh: 48, Men lâ yahduruhul fakîh: c: 1 sh: 48, Tehzîb: c: 1 sh: 124, İstibsâr: c: 1 sh: 108

[28] Furû-u Kâfî: c: 3 sh: 49, Men lâ yahduruhul fakîh: c: 1 sh: 47, Tehzîb: c: 1 sh: 143, 148, İstibsâr: c: 1 sh: 118

[29] Tehzîb: c: 1 sh: 131, İstibsâr: c: 1 sh: 118

[30] Furû-u Kâfî: c: 3 sh: 21, Men lâ yahduruhul fakîh: c.1 sh: 25, Tehzîb: c1 sh: 138

[31] Hanefiler de bu görüştedirler: Vehbe Zuhayli: İslâm fıkhı ansklp: c:1 sh: 312

[32] Men lâ yahduruhul fakîh: c: 1 sh: 52

[33] Furû-u Kâfî: c: 3 sh: 97, Tehzîb :c:1 sh: 110, İstibsâr: c: 1 sh: 138

[34] Tehzîb: c: 1 sh: 153, İstibsâr: c:1 sh: 145

[35] Tehzîb: c: 1 sh: 167, İstibsâr: c:1 sh: 136

[36] Ehl-i Beyt yolu hadis kaynaklarında lohusalık halinin on gün, onsekiz-yirmi gün, hatta kırk güne kadar olabileceğine dâir rivâyetler de mevcuttur. Anlaşılan odur ki, bölgeden bölgeye, iklimden iklime, kadından kadına farklı lohusalık hâli ortaya çıkabilmektedir. Ehl-i Beyt yoluna bağlı kadınlar bu rivâyetleri de gözönünde bulundurarak kendi hal ve hareketlerine yön verirler. Durumları uygun olanlar on günü ölçü alır, kanama devâm ederse istihâze hükümlerine göre amel ederler. Hâli, durumu uygun düşmeyenler ise diğer belirtilen süreleri ölçü alarak davranırlar. Karı-koca arasındaki yakınlıkta bu çerçevede değerlendirilmelidir. Bakınız: Furû-u Kâfî: c: 3 sh: 98, Men lâ yahduruhul fakîh: c: 1 sh: 55, Tehzîb: c: 1, sh: 174-177, İstibsâr: c: 1 sh: 152,153 vb.

[37] Furû-u Kâfî: c: 3 sh: 112, Men lâ yahduruhul fakîh:c: 1 sh: 80, c: 4 sh: 292

[38] Furû-u Kâfî: c: 3 sh: 160, Men lâ yahduruhul fakîh:c: 1 sh: 94

[39] Furû-u Kâfî: c: 3 sh: 164, El-Fakîh: c: 1 sh: 85

[40] İstibsâr: c: 1 sh: 194

NaviGasyoN
26-02-07, 16:21
tabiki cinsel ilişkiden sonra abdest alınıyor...ama her alevinin almadığını belirtmek isterim.yani farklılıklar mevcut olmakla birlikte bazı kesim sadece banyo edler...abdest almayanda var yani...

iste bingo denilen sey bu:bravo: neymis ""gusul abdesti almayanlar varmis "":smile:
Zaten biz bunlari söylüyor ve müslüman olmadiklarini söylüyoruz kanka yoksa her aleviyi ayni görmüyoruz inanan ve sartlari yerine getiren alevi kardesimizi tartismak bile terbiyesizlik ve aymazliktir.tesekkür ederim bilgi icin.Zelyot kankanin bilgisine samimiyetine itibar ederim.

aysin
26-02-07, 16:40
iste bingo denilen sey bu:bravo: neymis ""gusul abdesti almayanlar varmis "":smile:
Zaten biz bunlari söylüyor ve müslüman olmadiklarini söylüyoruz kanka yoksa her aleviyi ayni görmüyoruz inanan ve sartlari yerine getiren alevi kardesimizi tartismak bile terbiyesizlik ve aymazliktir.tesekkür ederim bilgi icin.Zelyot kankanin bilgisine samimiyetine itibar ederim.


Gusül abdesti almayanlar sünni olanlarda vardır. Almayan kişiler ne alevileri nede sünnileri bağlar. Sadece kendilerini ilgilendirir. Bizim inancımızda gusül abdesti farzdır. Almayanadır günahı. Kişilerin yaptıkları niçin aleviler üzerine yıkılmak isteniyor. Şu anda Türkiyede ne kadar müslüman var herkesin yaptığı günahlar müslümanların inancına mı yıkılması gerekir.Laf oyunları yapmayalım. Yukarıdaki yazıda belirttim inancımızda gusül abdestini okuma zahmetinde bulunabilirseniz.

akmax
26-02-07, 20:29
bu forumda steril navigasyon gibi neyi üdüğü belli olmayan
kişiler yazmaya devam ettikce hiçbir konu çözüme veyada
tartışılmaya kalkılmamalı bence
steril adında bi yaratık resmen mum söndü olayına katılmış
yok bakire bulmak zormuş gibi şeyler yazmış
4-5 adet şehir ismi vererek oşehirde oturanları sanki mum söndü yapıyorlarmış gibi göstermiş hala forum yönetiminden ses seda yok.
kınıyorum
steril herhalde orda pezoluk görevi yapıyormuş
kendi anasını bacısınıda mum söndü yaparken pazarlıyormuş
ey yönetim beni banlarsında sizinde nefikirde olduğunuz çıkar meydana
yoksa eğer bu steril gibi aşağılık yaratıkları burda tutmayın
öylelerini gördükce insanlığımdan utanıyorum

tymsah
26-02-07, 21:21
Gusül abdesti almayanlar sünni olanlarda vardır. Almayan kişiler ne alevileri nede sünnileri bağlar. Sadece kendilerini ilgilendirir. Bizim inancımızda gusül abdesti farzdır. Almayanadır günahı. Kişilerin yaptıkları niçin aleviler üzerine yıkılmak isteniyor. Şu anda Türkiyede ne kadar müslüman var herkesin yaptığı günahlar müslümanların inancına mı yıkılması gerekir.Laf oyunları yapmayalım. Yukarıdaki yazıda belirttim inancımızda gusül abdestini okuma zahmetinde bulunabilirseniz.

Aysin kanka seni alevilik konusunda verdigin iyi bilgiler icin tebrik ederim hem alevi hem müslüman nasil olunur sen ispat ettin ama herkes bunu yapabilmeli her alevi dini yasamali müslüman olmaktan korkmamali.

fasıla
26-02-07, 21:27
aysin kanka, söylediğin fıkhi konular alevi fıkhından değil ki? şafi maliki ve hanefi fıkhına göre. ben bunları sormadım ki? alevi ilmihalini sordum. alevi ilmihaline göre guslün hükmünü ve nasıl yapıldığını izah edersen sevinirim. ben çevremde sizin dediğiniz gibi gusleden göremedim.

yanılıyor olabilirim

yetişş
26-02-07, 21:39
aysin kanka, söylediğin fıkhi konular alevi fıkhından değil ki? şafi maliki ve hanefi fıkhına göre. ben bunları sormadım ki? alevi ilmihalini sordum. alevi ilmihaline göre guslün hükmünü ve nasıl yapıldığını izah edersen sevinirim. ben çevremde sizin dediğiniz gibi gusleden göremedim.

yanılıyor olabilirim

fıkıhmış ilmihalmiş ben bilmem oyle şeyler arkadaşım
ben sadece yüce yaratanın gönderdiği kuranı bilkirim bence sende
öyle yap yok şafii fıkhıymış yok alevi fıkhıymış
islam tektir kuran tektir fıkha göre yorumlanması bana ters
sonra bende çevremde karısını satan sunni veya şafii insanlar gördüm
şimdi bunların hepsi öyledir diyemeyeceğim gibi
sende alevilerin hepsi hakkında aynı düşünme bence

aysin
26-02-07, 21:59
aysin kanka, söylediğin fıkhi konular alevi fıkhından değil ki? şafi maliki ve hanefi fıkhına göre. ben bunları sormadım ki? alevi ilmihalini sordum. alevi ilmihaline göre guslün hükmünü ve nasıl yapıldığını izah edersen sevinirim. ben çevremde sizin dediğiniz gibi gusleden göremedim.

yanılıyor olabilirim

Kanka yazdığım yazılar alevi ilmihalinden alıntıdır. Gusül konusunda zaten mezhepler arasında fark yoktur. Alevi ilmihalini zaten alevilik nedir başlıklı konular içerisinde yazmıştım. Kitabın 12 imamlar bölümü hariç tamamını orada yazmıştım oradanda bakabilirsin. Gusulü sormuşsun: kısaca ağıza buruna su verip tüm vucutta kuru yer kalmayacak şekilde niyet ile yıkamaktır. 12 imamlar bölümünüde yazacaktım fakat konu kilitlendiği için tamamlayamadım.

Ayrıca konu başlığında alevi sünni evlenebilirmi diye sorulmuş onada cevabım: Türkiyede zaten böyle evlilikler çok fazla kız alınmış kız verilmiş. Bunlardanda nesiller türedi hala kız alınıp alınmayacağı soruluyor. Benim akrabalarımın bir kısmıda sünnidir. Aramızda herhangi bir husumetde söz konusu değildir.

aysin
26-02-07, 22:11
Aysin kanka seni alevilik konusunda verdigin iyi bilgiler icin tebrik ederim hem alevi hem müslüman nasil olunur sen ispat ettin ama herkes bunu yapabilmeli her alevi dini yasamali müslüman olmaktan korkmamali.

Kanka teşekkür ederim. Nasılki her sünni inancına göre yaşamıyor veya yaşayamıyorsa. Her alevide inancına göre yaşamıyor veya yaşayamıyor olabilir. Bundan doğal ne olabilir. Mesele kimin inancına göre yaşayıp yaşayamadığı olayı değildir. Ben islamı nasıl yaşabilirim. Nasıl yaşatabilirim. Nasıl tebliğ edebilirim. Tebliğ metodlarım nasıl olmalı. Bunları tartışabilmektir.

Peygamberimizin tebliğ metodunu örnek alarak nasıl irşadda bulunabilirim. Şayet içimişzde bunun sancısını çekemiyorsak ziyandayız. Bu gün dünden ileride değilsek ziyandayız.

Müslümanlar kötü örnekler vererek birilerini karalayarak ilerleyemezler. Feryadü figan ederek birilerini eleştirerek bir şey elde edemezler ancak zarara uğrarlar. Her zamanda şunu söyleyeceğim. Küçük meseleler yüzünden Aramıza kimse nifak tohumları ekmesin. Benim meselem büyük meseledir. Bir kimsenin benim vasıtamla imana gelmesi sahra dolusu develerim olmasından daha hayırlıdır.

Biz müslümanlar ancak şunu diyebilirsek Başarıya uğrarız. Kim hulusi kalb ile AllAh derse ben ayağının altından öperim.

Saygılarımla.

fasıla
27-02-07, 00:30
Kanka teşekkür ederim. Nasılki her sünni inancına göre yaşamıyor veya yaşayamıyorsa. Her alevide inancına göre yaşamıyor veya yaşayamıyor olabilir. Bundan doğal ne olabilir. Mesele kimin inancına göre yaşayıp yaşayamadığı olayı değildir. Ben islamı nasıl yaşabilirim. Nasıl yaşatabilirim. Nasıl tebliğ edebilirim. Tebliğ metodlarım nasıl olmalı. Bunları tartışabilmektir.

Peygamberimizin tebliğ metodunu örnek alarak nasıl irşadda bulunabilirim. Şayet içimişzde bunun sancısını çekemiyorsak ziyandayız. Bu gün dünden ileride değilsek ziyandayız.

Müslümanlar kötü örnekler vererek birilerini karalayarak ilerleyemezler. Feryadü figan ederek birilerini eleştirerek bir şey elde edemezler ancak zarara uğrarlar. Her zamanda şunu söyleyeceğim. Küçük meseleler yüzünden Aramıza kimse nifak tohumları ekmesin. Benim meselem büyük meseledir. Bir kimsenin benim vasıtamla imana gelmesi sahra dolusu develerim olmasından daha hayırlıdır.

Biz müslümanlar ancak şunu diyebilirsek Başarıya uğrarız. Kim hulusi kalb ile AllAh derse ben ayağının altından öperim.

Saygılarımla.


keşke her alevi sizin gibi olsa. yaptığınız açıklamalardan dolayı teşekkür ederim. Allah razı olsun

steril
27-02-07, 00:44
keşke her alevi sizin gibi olsa. yaptığınız açıklamalardan dolayı teşekkür ederim. Allah razı olsun

evet bu arkadas cok bilgili okuyunca bende cok faydalandim kendisi de alevi galiba ama helal olsun

KaRMaKaRıŞıK
04-03-07, 21:12
bana n derseniz deyin hayatım boyunca hiç güsül abdesti almadım.
bu yüzden kendimi çok aşağılmışımdır. Ama kötü-haram işler yapmadığımdanda kendimi rahat hissediyorum.

highranger
04-03-07, 22:11
bana n derseniz deyin hayatım boyunca hiç güsül abdesti almadım.
ama haftada 3 kez en iyi şekilde banyo yaparım.
yorumlar gelisn navigasyon-fasıla:D

hayatın boyunca gusletmediysen sana geçmiş olsun dicem ama Allah bilir ancak.islamda niyet önemlidir.kırk gün hamamda yıkansanda önemli değil.diğer dinlere mensup olanların içinde hergün yıkananlar var değil mi.biz islam öğretilerine göre konuşuyoruz.buna muhalefet ediyorsan islama muhalefetsin demektir.öyle bi durum varsa saygımız sonsuz olur zaten

KaRMaKaRıŞıK
05-03-07, 00:14
hayatın boyunca gusletmediysen sana geçmiş olsun dicem ama Allah bilir ancak.islamda niyet önemlidir.kırk gün hamamda yıkansanda önemli değil.diğer dinlere mensup olanların içinde hergün yıkananlar var değil mi.biz islam öğretilerine göre konuşuyoruz.buna muhalefet ediyorsan islama muhalefetsin demektir.öyle bi durum varsa saygımız sonsuz olur zaten

haklısın kanka. ama almadığım içinde hep bi eziklik olmuştur içimde.
onun için kendimi çok küçümsemişimdir. bunu da söylemekten çekinmiyorum. yapamam gibi geliyor.
birazda haram işler yapmadığım için kendimi rahat hissedip öyle teselli buluyorum.
yorumunu çok beğendim teşekkürler

fasıla
05-03-07, 00:54
bina çşitli kolonlar üzerine kurulur ve yükselir, kolonlardan bir olmadığı zaman bina belki yıkılmaya bilir, ama yıkılmaya müsaittir.

müslümanın imanı da binaya benzetebiliriz. bu iman, 32 farz dediğimiz kolonlar mevcuttur. bu kolonlardan bir de gusl'dür. binanız yıkılmasada yıkılmaya müsaittir.

KaRMaKaRıŞıK
05-03-07, 14:26
bina çşitli kolonlar üzerine kurulur ve yükselir, kolonlardan bir olmadığı zaman bina belki yıkılmaya bilir, ama yıkılmaya müsaittir.

müslümanın imanı da binaya benzetebiliriz. bu iman, 32 farz dediğimiz kolonlar mevcuttur. bu kolonlardan bir de gusl'dür. binanız yıkılmasada yıkılmaya müsaittir.

yorumun için çok teşekkür ederim.
çok anlamılı bir yorum yapmışsın kanka:okay:

NaviGasyoN
05-03-07, 14:30
yorumun için çok teşekkür ederim.
çok anlamılı bir yorum yapmışsın kanka:okay:

sen akilli adamsin kanka biliyorsun seninle ayri bir dostlugumuz ve sözümüz var birbirimize sen bu gusül olayini bitir insallah cok basit ve cok rahatlayacaksin bir dene hadi kankam:okay:

zelyot
05-03-07, 14:39
inançlara ve düşünceler saygılı olduktan sonra abdest olayıda çözülmeyecek bir iş değil bence...

Nasdax
05-03-07, 14:52
aleviler müslüman değildir demiş bi kankamız pek tabi onlarda bizim gibi müslümandır .. Allah'a inanıyorlar mı? Peygambere ? Kuran'a ? Meleklere ? Kadere ve Kazaya ? ..inanmayanlara birşey diyemem o Allah'ın bileceği iştir..

heavybestdejavu
17-10-08, 21:40
yha sonucda onlarda müslüman ama inandıkları farklı olabilir onlara en başından beri boy abdesti ögretilmemiş olabilr bunu yapmayan tek aleviler oldugunu sanmıyorum bu birazda kişinin kendi istegine kalmış birşey sonucda bende bunlardan haberszdm hep çevremdeki insanlardan bi aleviyle suni evlenemez die duydum merak ettm ve araştırdım gördümki herkes başka dio kimi evlilk olablr dio kimi olmaz dio sonucda bu kişinni kendi düşüncesi kendi görüşü ben alevi deglm ama alevi olan arkadşalrım var ve çok ii insanlar arkdşmda ramaznda bizle beraber oruç tutuo namaz kılıyo ve boy abdestinide alıooo sonucda dedgm gibi bu kişinin özgür iradesine kalmış

güneş
19-10-08, 01:11
yani cevap basit bir alevi de Allah'a inanıyor Kuranın hükümlerine riayet ediyorsa tabi ki sorun yoktur evlenmesinde. ama tabi ki kesin de bişey söyleyemem nasip bu işlerr

zelyot
20-10-08, 12:44
yani cevap basit bir alevi de Allah'a inanıyor Kuranın hükümlerine riayet ediyorsa tabi ki sorun yoktur evlenmesinde. ama tabi ki kesin de bişey söyleyemem nasip bu işlerr


ya etmiyorsa ya ateistse ne olacak...???

Tengri
20-10-08, 14:15
neden evlenemesin ki ?

ikiside insan sonucta

walla benim evlenecegim insan isterse hristiyan olsun farketmez...

sonucta ben onunla dini için değil kişiliği için evlenicem :]

TEKNOKAN
21-10-08, 13:54
kadın olsun yeter :D

sevenstars
24-10-08, 12:02
İslam'a tabi olan bir kadın ancak İslam'a tabi olan bir erkekle (ve tersi de aynısı) evlenebilir.


Sual: Müslüman erkek ve kadın gayri müslimle evlenebilir mi?
CEVAP
Müslüman erkek kitapsız kâfirlerle evlenemez. Kitaplı kâfir kadınla yani Hıristiyan ve Yahudilerle evlenmesi caiz ise de, tahrimen mekruhtur, harama yakındır. Zimmi ile evlenmesi tenzihen mekruhtur. (Hindiyye)

İslam idaresi altında zimmi olarak yaşayan kitap ehli kadın ile evlenmek tenzihen mekruh idi. Zimmi olmayan kendi memleketinde yaşayan gayri Müslimlere harbi kâfir denir. Bugün yer yüzünde zimmi kâfir yoktur. Onun için bugün kitap ehli kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur. Zaruretsiz evlenmemelidir.

Müslüman kadın, kitapsız kâfirle evlenemediği gibi, ister harbi olsun, ister zimmi olsun hiçbir kitap ehli kâfirle de evlenemez. Evlenmeye karar verdiği zaman kâfir olur. (Redd-ül Muhtar)

Konu ile ilgili âyet-i kerimelerden üçünün meali şöyledir:
(Kitap ehli [Yahudi ve Hıristiyan] kadınlarla evlenmeniz helaldir.) [Maide 5]
(İmanlı kadınların kâfirlerle evli kalmaları helal değildir.) [Mümtehine 10]

(İman etmedikçe, müşrik [dinsiz, putperest] kadınlarla evlenmeyin. İmanlı bir cariye, beğendiğiniz, imrendiğiniz müşrik bir kadından elbette daha üstündür. Kadınlarınızı da, iman edinceye kadar müşrik erkeklerle evlendirmeyin! Mümin bir köle, müşrik bir erkekten elbette daha üstündür.)
[B]

Allahü teâlânın emrini beğenmeyen
Sual: Bir erkek, dinsiz bir kadınla evlenmeye niyet edince, bir kadın da, Müslüman olmayan bir erkekle evlenmeye karar verince, niye hemen imanı gidiyor? Sadece haram işlemiş olmuyor mu? Haram işleyene kâfir denir mi?
CEVAP
Haram ile küfür farklıdır. Allahü teâlânın emrini yapmamak veya yasak ettiğini yapmak haramdır. Ancak Allahü teâlânın emrini beğenmemek, onu yanlış görmek küfürdür. Bu inceliği iyi anlamalıdır. Kur�an-ı kerimde evlenmesi yasak edilen kadınlar şunlardır:

(Ana, kız, bacı, hala, teyze, kardeş kızı, süt anne, süt kardeş, kayın valide, üvey kız, gelin ve iki kız kardeşi nikahında bulundurmak.) [Nisa 23]

(Müşrik kadın.)

Burada bildirilen kadınlarla zina eden büyük günah işlemiş olur, fakat kâfir olmaz. Ancak bunlarla evlenmek caizdir diyen kimse, Allahü teâlânın emrini beğenmemiş olur, hafife almış olur. Kâfir olması, zina yapmasından dolayı değil, Allahü teâlânın emrini yanlış kabul ederek evlenmeyi meşru kabul etmesindendir.

[B]
Sünnet olmak sünnettir
Sual: Benim yabancı bir arkadaşım var ve biz evlenmeyi istiyoruz. Müslüman olmayı istiyor. Dinimiz hakkında bilgi almış ve öyle benimle evlenmek istedi. Müslüman olmak ve benim günaha girmemi engellemek istiyor fakat bir husus var ki onun için çok önemli. Ailem onun sünnet olmadan benimle evlenmesinin mümkün olmayacağını söylüyor.
CEVAP
Anne babanız yanlış söylüyor. Sünnet olmak sünnettir, yani mecbur değildir. Hatta büyük kimsenin sünnet olması uygun sayılmaz. Esas şart müslüman olmasıdır. Müslüman olmadan evlenilmez. Evlenirseniz siz de dinden çıkarsınız.

İman etmekle beraber sünnetin şart olmasının ilgisi yoktur. Sünnet olmak adı üzerinde sünnettir. Aileniz namaz kılma şartını koyarsa daha iyi olurdu.

Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye�de diyor ki:
İmana gelen yaşlı adamın sünnet olması şart değildir. Hiç olmasa da olur denildi. Çünkü sünnet, avret yerinin görünmesi için özür olmaz diyenler de vardır. (Hadika)da ve (Berika)da diyor ki, (Müslüman olan yaşlı adam ve hastalar, sünnetin acısına dayanamazlarsa, sünnet edilmezler.)

Yukarıdaki ifadelerden sünnet olmasa da caiz olacağı bildiriliyor. Yani kendisi isterse sünnet olabilir, istemezse zorlanmamalıdır.

Sual: Bizler Almanya�da yaşıyoruz. Maalesef günümüzde iman etmemiş Almanlarla evlilikler yapılmakta. Türk olan kız ise, kızın ana ve babası Alman "damat"larını sadece sünnet olmaya zorluyorlar. Böyle bir nikahın sahih olması için neler gerekir?
CEVAP
Sünnet olmak bir şeyi halletmez. Müslüman olmadıktan sonra hıristiyan erkekle evlenilmez, evlenmeye karar verildiği andan itibaren, kız kâfir olur. Alman erkeğin önce sünnet olmasına değil, müslüman olmasına çalışmalı. Kelime-i şehadet, amentü manalarıyla beraber öğretilmeli, kalben inanıp dili ile ikrar etmesi sağlanmalı. Hakikaten müslüman olduktan sonra sünnet isterse olur, istemezse zorlanmamalıdır. Hatta büyük kimsenin sünnet olması uygun sayılmaz. Esas şart müslüman olmasıdır. Müslüman olmadan evlenilmez. Sünnet, nikah için, müslüman olmak için şart değildir.


Sual: Hıristiyan kadına mehr vermek lazım mı? Hangi haklardan faydalanabilir?
CEVAP
Mehr verilir. Mesela on altın verilirse iyi olur. Her haktan faydalanır. Bir Müslüman, hıristiyan olan zevcesinin kiliseye gitmesine ve evde şarap yapmasına engel olabilir. Hayz ve nifas sonunda, gusletmeye zorlayamaz. Kapatmaya da zorlayamaz, örtünmesini sağlarsa iyi olur.

Sual: Erkek arkadaşım bir Hollandalı kadın ile konuşuyor. Kadın domuz etini çok seviyormuş. Erkek arkadaşım ise kadının domuz eti yemeyi bırakmasını istiyor. Çünkü evlenirseler erkek bu domuz eti işini evinde istemiyor. Evlenmeyi ciddi olarak düşünüyorlar. Kadın diyor ki (Erkek arkadaşım benden bunu isteyebilir mi, yani bu hakkı var mı? Varsa uyacağım.)
CEVAP
Bir müslüman, hıristiyan zevcesinin kiliseye gitmesini ve evde şarap yapmasını yasaklayabilir. Hayz ve nifas sonunda, gusletmeye zorlayamaz. Tesettür ettirirse iyi olur. (Nimet-i islam)
Bu ifadelerden eve domuz eti sokmasını yasaklamaya kocanın yetkisi vardır.

Sual: Bir Hıristiyan kadınla evlenmek istiyorum. Bu kadının başını kapatmam gerekir mi?
CEVAP
Hıristiyan kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur. Yani harama yakındır. Evlenince başını kapatmanız gerekmez. Hiç bir ibadeti yaptırmanız da gerekmez. Çünkü gayri müslimin önce iman etmesi gerekir. İmansız ibadetlerin faydası olmaz.

Sual: Müslümanlığı kabul etmiş bir yabancıyla evlenmenin, ana baba razı olmasa da, onların izni olmadan evlenmenin dinimizde hükmü nedir? İleride kültür farkından doğan problemler çıkabilir ve evlilik geçimsiz bir hâl alabilir mi?
CEVAP
Gerçekten Müslümanlığı kabul etmişse, kültür farkı o kadar önemli olmaz. Çünkü kültürden kasıt, dine uymaktır. İnanılıyorsa her ikisi de dine uyacaktır. Fazla bir problem olmaz. Evet yöre farkı bile evliliğe etki ediyor. Bir taraf anlayışlı olunca problem kalmıyor. Evet yabancı çok şeyi bilmez. Müslümanlığı kabul edince dinin kaidelerini uygulaması gerekir. Ana babanın dine aykırı olan emirlerine uyulmaz. Mesela ana baba namaz kılmayan birisi ile evlen diyemez, derlerse, sözlerine uymak gerekmez. Yabancı müslüman ise evlenmek iyi olabilir. Belki o akrabalarının da müslüman olmasına sebep olabilir. Her ana babanın değil, dinini iyi bilen ehl-i sünnet olan ana babanın sözüne itibar edilir. Yabancı da olsa uygun biri bulunca evlenilebilir.

Sual: Kâfire aşık olmak caiz mi?
CEVAP
Evet. Ehl-i kitap ise evlenmek de caizdir.

Sual: Müslüman erkek ile hıristiyan kadının nikah akdi, nasıldır?
CEVAP
Müslüman erkek ile müslüman kızın nikahı gibidir. Fakat bu nikahın sahih olması için hıristiyan denilen kadının ehl-i kitap olması lazımdır. Yalnız laf ile Hıristiyanlık olmaz.

Sual: Hıristiyan bir kadınla evlendim. Sonradan öğrendim ki Hıristiyan kadınla evlenmek tahrimen mekruh imiş. Bir kere mi tahrimen mekruh işledim, yoksa ömür boyu mu tahrimen mekruh işliyorum?
CEVAP
Hıristiyan kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur. Bir kere mekruh işlenmiş olur.

Sual: Ben ateistim. Müslüman bir bayanla evlenebilir miyim?
CEVAP
Ateist iseniz dinen nikah olmaz. Yani o mümin kız hemen kâfir olur. O kızın kanına girmeyin. Kendiniz de müslüman olmadıkça müslümanla evlenmeyin. İleride problem olur.

Sual: Bir aylığına Amerika'ya gideceğim. Orada bir Hıristiyan kadını ile nikah yapıp dönüşümde onu boşamam uygun mudur?
CEVAP
Bu iki yönden yanlıştır:
1- Dinimizde kitaplı kadın zimmi ise, tenzihen mekruh, harbi ise onunla evlenmek tahrimen mekruhtur. Şimdi dünyada zimmi kitap ehli kadın yoktur. Hepsi harbidir. Zaruretsiz tahrimen mekruh işlemek caiz olmaz. O sizin hanımınız olacağına göre, onun işleyeceği bazı günahlara ortak olursunuz. Bu ise asla caiz olmaz.

2- Belli bir süre ile nikah yapmak haramdır. Bu süre ister kısa, ister uzun olsun. Buna müt'a nikahı denir, haramdır.


Eşlerin Cennette beraber olması için
Sual: Hadis-i şerifte, (Herkes sevdiği ile beraberdir) buyuruluyor. Kitap ehli bir kızı sevip evlenen, Cennette onunla beraber olur mu?
CEVAP
Müslüman olmayan hiç kimse, asla Cennete giremez. Hadis-i şeriflerde, Cennete cömert, güzel ahlaklı ve merhametli olanların gireceği bildirilmiştir. İmanı olmayan kimse, cömert, güzel ahlaklı, merhametli, temiz olsa da, yine Cennete giremez. Müslüman olan, bu vasıflara haiz olmasa bile, günahlarının cezasını çektikten veya affa uğradıktan sonra muhakkak Cennete girer. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cennete ancak Müslüman olan girer.)

Müslüman olmayan herkes ebedi Cehennemdedir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
[B](Şüphesiz, kâfirlere Cehennem azabı ebedidir.) [Zuhruf 74]

Bugünkü yahudiler Hazret-i Musa�yı, Hıristiyanlar Hazret-i İsa�yı sevse de, ahir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselama inanmadıkları için Cehenneme gideceklerdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Beni duyup da iman etmeyen Yahudi ve Hıristiyan [müslüman olmayan herkes] muhakkak Cehenneme girecektir.) [Hakim]

Kâfire asla af yoktur
Allahü teâlâ, müminlerden dilediğinin günahlarını affedeceğini; fakat müşrikleri, yani kâfirleri asla affetmeyeceğini Kur'an-ı kerimde açıkça bildirmektedir. (Nisa 116)

Zerre kadar imanı olan, Cennete girecektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cebrail aleyhisselam, "Allah�a şirk [ortak] üzere ölmeyen Cennete girer" dedi.)

Peygamber efendimiz, birkaç günah ismi sayıp, [B](Bu günahları işleyenler de mi Cennete girecektir?) diye sorunca, Cebrail aleyhisselam, (Evet) dedi. Bunun için günah ne kadar çok olursa olsun, Allahü teâlânın rahmetinden ümit kesilmemelidir. İmanlı ölen herkes, geç de olsa Cennete girecektir. (Hadika)

Şu halde, bir kimseyi temizliğinden, cömert oluşundan, yaptığı iyiliklerden dolayı sevmek ayrı, müslüman olduğu için sevmek ayrıdır. Bir çok gayrı müslim, Peygamber efendimizi takdir eder, insanlığa yaptığı hizmetlerden dolayı sever. Müslüman olmadıkları için, bu sevgilerinin hiçbir faydası olmaz. Müslüman, Peygamber efendimizi severse, Cennette sevdiği ile beraber olur. Kadının da, Cennette kocası ile beraber olabilmesi için mümin olarak ölmesi gerekir. Kadın mümin, kocası kâfir olarak ölürse, yine ikisi beraber olamaz. (Berika)


İyilerle beraberlik
Sual: Bir kimse hem iyileri, hem de kötüleri sevse, hangileri ile beraber olur?
CEVAP
İyi ile kötüyü sevmek, temiz ile pisliği karıştırmak demektir. Karışım pis olur. Bir kimse, hem Peygamber efendimizi hem de Ebu Cehilin itikadını sevse Cehenneme gider.
(Allah ve Resulünü seviyorum) diyen bir kimseye, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Kıyamette sevdiklerinle beraber olursun.) [Müslim]

Âlimler, (Kişi sevdiği ile beraber olur) hadis-i şerifini şöyle açıklıyor:
Bir kimse, salih bir mümini sever, onun gibi itikada sahip olup, onun gibi amel işlemeye gayret eder. Allah dostlarını dost, Allah düşmanlarını da düşman bilirse, ahirette sevdiği kimse ile birlikte Cennette olur.

Bir kimse de hem müslümanları, hem de gayrı müslimleri sever, gayrı müslimlerin itikadlarını beğenirse, gayrı müslimlerle birlikte Cehenneme gider.

(Kişi sevdiği ile birlikte olur) demek, sevdiği kimsenin derecesine kavuşur demek değildir. Fakat iyileri sevdiği için Cennette onlarla birlikte olur. Herkes imanının parlaklığına, kuvvetine göre farklı derecelerde bulunur. (Mektubat-ı Rabbani, Hadika)

Bu yazıdan anlaşılıyor ki, imansızları sevmek, onların itikadlarını beğenmek, insanı ebedi Cehenneme sürükler. Ahirette iyilerle beraber olabilmek için, dünyada da onlarla beraber olmak, onları sevmek, onların yolundan gitmek gerekir.

Kocası öldükten sonra, birisi ile evlenen, ondan da ayrılıp başka bir erkekle evlenen kadın, ahirette hangisi ile evlenecektir? Ümm-i Habibe validemiz, böyle bir suali sorunca, Resulullah efendimiz buyurdu ki:
(Böyle bir kadın, serbesttir. Hangi kocası güzel huylu ise ahirette onunla olur. Güzel ahlak sahibi olan, dünya ve ahiret iyiliğine kavuşur.)

Görüldüğü gibi, kadın, üç kişiden hangisini daha çok seviyorsa, onunla beraber olur. Üçünü de istemiyorsa, hiç birisi ile beraber olmaz. Cennette üzüntü yoktur. Çocuk veya bekâr olarak ölenler de Cennette evlenecektir.

[B]Gayri Müslimleri sevmek
Sual: Bazı kimseler, kiliseye gidip âyinlere katıldığımız için, onlarla yakınlık ve dostluk kurduğumuz için bizi eleştiriyorlar. Eğer kâfirleri sevmek yasak olsaydı, onlara hoşgörüde bulunmak yasak olsaydı dinimiz kitaplı kâfirlerle evlenmeye izin vermezdi. Çünkü insanın hanımını sevmemesi mümkün değil. Yoksa Ehl-i kitapla evlenmek yasak mı?
CEVAP
Ehl-i kitap zimmi ise tenzihen mekruh, harbi ise tahrimen mekruhtur. Bugün zimmi olan Ehl-i kitap yoktur. Hepsi harbidir. Tahrimen mekruh olsa da caizdir. Ancak evlenmekle kâfiri sevmeyi aynı kefeye koymak ne kadar yanlıştır. İnsan muzu da sever ama bunu yemek için sever. Gayri müslim kızının kaşını, gözünü sever. Dinini sevmesi asla caiz olmaz.

Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki:
Kâfirleri sevmemek Kur'an-ı kerimde açıkça emredilmiştir. Kur'ana uymak ise farzdır.
Kâfirleri sevmenin haram olduğunu bildiren âyet-i kerimelerden birkaçının meali şöyledir:
(Allah�a ve kıyamet gününe iman edenler; babaları, kardeşleri ve akrabası olsa da, Allah�ın ve Resulünün düşmanlarını sevmez.) [Mücadele 22] (Demek ki babası da olsa kâfir sevilmez.)

(Kâfirleri dost edinen, Allah�ın dostluğunu bırakmış olur.) [Al-i İmran 28]

(Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin, sevmeyin!) [Maide 51]

(Ey iman edenler, benim ve sizin düşmanınız olanları dost edinmeyin.) [Mümtehine 1]

(Ey Nebi, kâfirlerle [silahla] ve münafıklarla [öğütle, delille, belgeyle] cihad et, [öğüt de kâr etmezse] onlara sert davran! Onların gidecekleri Cehennem, ne kötü yerdir.) [Tevbe 73, Tahrim 9]

Eshab-ı kiram (Kâfirlere gazap ederler, birbirlerine merhametlidirler) diye övülüyor. (Feth 29)

Hakiki imana kavuşmak
Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(Allahü teâlânın düşmanlarını düşman bilmeyen, hakiki iman etmiş olmaz. Müminleri Allah için seven ve kâfirleri düşman bilen, Allahü teâlânın sevgisine kavuşur.) [İ. Ahmed]

(Allahü teâlânın dostunu seven, düşmanını düşman bilenin imanı kâmil olur.) [Ebu Davud]

(İsyan edenlere düşmanlık ederek, Allahü teâlâya yaklaşın!) [Deylemi]

(Bir kavmi sevip de onlarla dostluk kuran, kıyamette onlarla haşrolur.) [Taberani]

(Kâfirlerle mal, can ve dilinizle cihad edin!) [Redd-ül Muhtar] (Kâfirleri sevmek cihad değildir.)

Halife Hazret-i Ömer'e, (Hireli bir Hıristiyan var. Çok zeki, yazısı da çok güzel, bunu kendine kâtip yap) dediler. Kabul etmedi. Aşağıdaki âyeti okuyup, (Mümin olmayan birini dost edinemem) dedi.

Ebu Musel Eşari hazretleri anlatır:
Halife Ömer'e (Hıristiyan katibim çok işe yarıyor) dedim. �Niçin bir Müslüman kâtip almadın? (Ey müminler, Yahudi ve Hıristiyanları sevmeyin) âyetini işitmedin mi sen?� dedi. Ben de, �Onu dini için değil, kâtipliği için aldım� dedim. �Allahü teâlânın hakir ettiğine ikram etme! Onun zelil ettiğini aziz eyleme! Allah�ın uzaklaştırdığına yaklaşma� dedi. �Ama Basra�yı onunla idare edebiliyorum� dedim. �Hıristiyan ölürse ne yapacaksan, şimdi onu yap! Hemen onu değiştir�dedi.

Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, hakkı Ömer�in diline ve kalbine yerleştirdi.) [Tirmizi]

Sual: Müslüman bir erkek, Yahudi ve Hıristiyan kadınla evlenebiliyor da, Müslüman kadın, gayri müslim erkekle, niye evlenemiyor?
CEVAP
Dinimiz öyle emrediyor. Bunun elbette hikmetleri vardır. Fakat dinimizin emir ve yasaklarının her hikmeti bildirilmemiştir. Hikmetini bilip, hikmetinden dolayı inanmak, gayba imana aykırı olur. Din ne bildirmişse, öylece inandım demek gerekir. Eskiden zimmi olan gayri müslim kadınla evleniliyordu. Çocuklar, babanın ve çevrenin etkisiyle Müslüman olarak büyüyorlardı. Şimdi Avrupa�da Hıristiyan kadınla evlenen erkek bile, çocuklarını Müslüman olarak yetiştiremiyor. Onun için dinimiz, bu evliliği tahrimen mekruh olarak bildirmiştir. Böyle bir sebep olmasa bile, dinimizin emri ne ise, ona uymak gerekir.

heavybestdejavu
27-10-08, 15:25
yha nese isteysen istediigle eveldnsin zaten yapmayı kafaya koydukları şeyi bilenler ne kadar anlatsa boş burda yararlı bir çok bilgi okusunlar anlasınlar ne diim

asyalıgezgin
02-11-08, 08:21
Gusül abdesti almayanlar sünni olanlarda vardır. Almayan kişiler ne alevileri nede sünnileri bağlar. Sadece kendilerini ilgilendirir. Bizim inancımızda gusül abdesti farzdır. Almayanadır günahı.
inancına göre Gusül abdesti almayanlar önemli değildir, sadece günahkardır. Önemli olan inançın onu farz kılıp kılmadığıdır. guslu bilmiyorum ama sanki rakı içmeyi sevap gibi gösterenleriniz var.:kiki:

asyalıgezgin
02-11-08, 08:33
bana n derseniz deyin hayatım boyunca hiç güsül abdesti almadım.
bu yüzden kendimi çok aşağılmışımdır. Ama kötü-haram işler yapmadığımdanda kendimi rahat hissediyorum.
islama inanıpta üşendiğin için gusledilmezse sadece günahkar olunur. Allah hepimizi ihmallerimizden dolayı affetsin. ancak farz olmadığını düşünürsek kafir oluruz, Allah korusun hepimizi.......... :sad:

türesin
02-11-08, 16:54
Alevi bir erkekle sünni bir bayan evlenebilir mi?

Bana göre saçma sapan bir soru .:smile::smile::smile:

counter9
02-11-08, 17:15
aleviler sanki insan değil
soruya bakın cahil çingene sorusu

ismail hoca
04-11-08, 02:28
Ya bu kadar da olmaz.

Türkiyede milyonlarca bu tür evlilik var.

Ben çevremde görüyorum. Kız aldık kız verdik hemde çok.

İstemiyorsan evlenmezsin olur biter. Bunu dert etmene gerek yok.

türesin
04-11-08, 02:31
Ya bu kadar da olmaz.

Türkiyede milyonlarca bu tür evlilik var.

Ben çevremde görüyorum. Kız aldık kız verdik hemde çok.

İstemiyorsan evlenmezsin olur biter. Bunu dert etmene gerek yok.

Ha yaşa valla .:okay::okay::okay:

Tırlatmış yobaz bunlar .:Demon08::Demon08::Demon08:

counter9
04-11-08, 15:22
aleviler sanki insan değil
soruya bakın cahil çingene sorusu

SGNMS
04-11-08, 16:01
aleviler sanki insan değil
soruya bakın cahil çingene sorusu

ya kardeşim okadar açıklama yapmışlar hala insan mı değilmi diyorsunuz islamiyete göre :müslüman biri ancak Allahın koyduğu tüm kurallara inanan biriyle evlenir bu böyle söylenmiş ister uygulayın ister terk edin

counter9
04-11-08, 16:10
ya kardeşim okadar açıklama yapmışlar hala insan mı değilmi diyorsunuz islamiyete göre :müslüman biri ancak Allahın koyduğu tüm kurallara inanan biriyle evlenir bu böyle söylenmiş ister uygulayın ister terk edin

Allahın koyduğu kurallarda faşist olmak zorundayız diye birşey yazmıyordu.
Saçmalama herkes istediğini yapar.
Bu arada ister terk edin demişsin.
Niye seninmi dinin?

SGNMS
04-11-08, 17:07
Allahın koyduğu kurallarda faşist olmak zorundayız diye birşey yazmıyordu.
Saçmalama herkes istediğini yapar.
Bu arada ister terk edin demişsin.
Niye seninmi dinin?

istediğini yapma konusunda karışan yok zaten, dini terketmeyi kastedmedim ister uygulayın ister uygulamayın manasında ....;)

counter9
04-11-08, 19:28
istediğini yapma konusunda karışan yok zaten, dini terketmeyi kastedmedim ister uygulayın ister uygulamayın manasında ....;)

ATATÜRK Resmini avatarın yapıp kirtletme o resmi :ka11:

SGNMS
05-11-08, 20:00
ATATÜRK Resmini avatarın yapıp kirtletme o resmi :ka11:


senin amacın burda tartışma yaaratmak başka bişi değil .Seviyene inemem ...başka kapıya ..

yurdusen
05-11-08, 20:36
Öyle sacma bir konu ki,Türkiyede yasayan insanlarin halen magara devrinde yasadigini gösteriyor.Herkez istedigi kisiyle evlenir olur biter.Gönül meselesine ancak Allah karisir.Geri kalana ne düstügünü bari onu bilin.

cemgul
23-04-09, 01:25
Alevi bir erkekle sünni bir bayan evlenebilir mi?

Müslüman bir hanım ancak müslüman bir kimse ile evlenebileceğinden önce müslümanı tanıtmamız lazımdır. Müslüman, İslâm dininin bütün kesin hükümlerini kabul edip hiç birisini reddetmeyen kimsedir. Yani namaz, oruç, zekât, hac, abdest, gusül ve benzeri emirleriyle; zina, içki, faiz ve benzeri nehiyleri kabul edip onlara inanan kimsedir. Ama zikredilen şeylerin tümünü veya bir kısmını kabul etmeyen kimse müslüman sayılmadığı gibi onunla evlenmek de caiz değildir. Evlenme vaki olduğu takdirde evlilik hayatı gayri meşrudur. Bunun adı ister sünni olsun, ister alevi olsun.

Demek ki evlenmenin ölçüsü İslâm'dır. Maalesef bugün yurt içinde veya dışında birçok müslüman hanım, durumu sormadan ve İslâm'ın hükmünü öğrenmeden müslüman olmayan kimse ile evlenir ve kendini kıyamete kadar Allah'ın lanetine müstahak eder.

ALINTI

sinancık sana ne desek boş.
demişsinki müslümanlığı tanımlayalım ilk önce işte efendim Müslüman, İslâm dininin bütün kesin hükümlerini kabul edip hiç birisini reddetmeyen kimsedir. Yani namaz, oruç, zekât, hac, abdest, gusül ve benzeri emirleriyle; zina, içki, faiz ve benzeri nehiyleri kabul edip onlara inanan kimsedir.
şimdi ben sana bir soru sorucam sen içki içen,anasına küfreden,anasını döven,zina eden,oruç tutmayan hiçbir sünni tanımıyormusun ? gerçekten çok merak ediyorum. ben islamın şartlarını yerine getirmeyen bir sürü sünni tanıyorum o zaman sana göre aleviler müslüman değilse bana göre sünnilerin bir çogunluguda müslüman değil , ee şimdi ne oldu. bir konu açarken biraz mantıklı olun, önyargılı olmayın. herkes allahın kulu. siz alevilere taktgınız kadar hristiyanlara, hindulere, budistlere takmamıssınız. nedir alevilerden isteğininiz? canlarınımı istiyorsunuz daha önceden yaptıgınız gibi kanlı, insanlık dışı , eylemlerinize devam edin o zaman.
sana sorarım insanları diri diri yakmakmıdır müslümanlık ?
alevilere laf atmak, onlar hakkında bilip bilmeden konusmak onlara iftira atmakmıdır müslümanlık ?
ne yapmaya çalışıyorsunuz? anlayamadım gitti.
sünni olupta allaha inanmayan oruc tutmayan namaz kılmayanlar vs varsa
alevi olupta allaha inanmayan oruc tutmayan insanlar var.
aleviler oruç tutmuyorsa , zekat vermiyor, kurban kesmiyorda değil, namaz kılmıyor tamam ama alevilerinde bir ibadeti var.
önemli olan kalp temizliğdir ama sizin gibilerin kalp temizliği oldugunu düşünmüyorum eğer kalbiniz temiz olsa hala daha iftira atmalara devam etmezdiniz.
daha yazmaya devam etmeyi isterdim ama sözü sana ve diğer arkadaşlara bırakıyorum.
son olarakta şunu söylüyorum artık durulun, uslanın iftira atmaları, geri kafacılıgı bırakın.
hepimiz insanız , hepimiz kuluz birbirimizden bir üstünlüğümüz yok. sen benim hakkımda kötü konusmaki ebedi mekanın cennet olsun. sen bana iftira atmaya devam edersen, istediğin kadar namaz kıl, oruç tut neye fayda kime fayda...
bu sözlerim sadece sana değil alevilere laf atan, dil uzatan tüm kişilere.
yazıma cevap vereceklerde gördü kuralları içinde aynen benim gibi kalp kırmadan cevap yazsınlar...

asyalıgezgin
29-04-09, 12:22
sinancık sana ne desek boş.
demişsinki müslümanlığı tanımlayalım ilk önce işte efendim Müslüman, İslâm dininin bütün kesin hükümlerini kabul edip hiç birisini reddetmeyen kimsedir. Yani namaz, oruç, zekât, hac, abdest, gusül ve benzeri emirleriyle; zina, içki, faiz ve benzeri nehiyleri kabul edip onlara inanan kimsedir.
şimdi ben sana bir soru sorucam sen içki içen,anasına küfreden,anasını döven,zina eden,oruç tutmayan hiçbir sünni tanımıyormusun ? gerçekten çok merak ediyorum. ben islamın şartlarını yerine getirmeyen bir sürü sünni tanıyorum o zaman sana göre aleviler müslüman değilse bana göre sünnilerin bir çogunluguda müslüman değil , ee şimdi ne oldu. bir konu açarken biraz mantıklı olun, önyargılı olmayın. herkes allahın kulu. siz alevilere taktgınız kadar hristiyanlara, hindulere, budistlere takmamıssınız. nedir alevilerden isteğininiz? canlarınımı istiyorsunuz daha önceden yaptıgınız gibi kanlı, insanlık dışı , eylemlerinize devam edin o zaman.
sana sorarım insanları diri diri yakmakmıdır müslümanlık ?
alevilere laf atmak, onlar hakkında bilip bilmeden konusmak onlara iftira atmakmıdır müslümanlık ?
ne yapmaya çalışıyorsunuz? anlayamadım gitti.
sünni olupta allaha inanmayan oruc tutmayan namaz kılmayanlar vs varsa
alevi olupta allaha inanmayan oruc tutmayan insanlar var.
aleviler oruç tutmuyorsa , zekat vermiyor, kurban kesmiyorda değil, namaz kılmıyor tamam ama alevilerinde bir ibadeti var.
önemli olan kalp temizliğdir ama sizin gibilerin kalp temizliği oldugunu düşünmüyorum eğer kalbiniz temiz olsa hala daha iftira atmalara devam etmezdiniz.
daha yazmaya devam etmeyi isterdim ama sözü sana ve diğer arkadaşlara bırakıyorum.
son olarakta şunu söylüyorum artık durulun, uslanın iftira atmaları, geri kafacılıgı bırakın.
hepimiz insanız , hepimiz kuluz birbirimizden bir üstünlüğümüz yok. sen benim hakkımda kötü konusmaki ebedi mekanın cennet olsun. sen bana iftira atmaya devam edersen, istediğin kadar namaz kıl, oruç tut neye fayda kime fayda...
bu sözlerim sadece sana değil alevilere laf atan, dil uzatan tüm kişilere.
yazıma cevap vereceklerde gördü kuralları içinde aynen benim gibi kalp kırmadan cevap yazsınlar...
cemgul siz konuyu anlıyorsunuz ama anlamadığınızı söylüyorsunuz. 1Müslüman içki içsede zina yapsada en ağır suçu işlesede haram olduğunu kabul eder. (Allah affetsin)
Müslümanlıktan çıkmaz. bir hanefi "haram" olduğunu "-kabul ederek-" babasını da döver içkide içer, bu dünyada veöbür dünyada cezasını çeker. Fakat adı ister Alevi olsun ister Hanefi olsun, içki içmek zina etmek vs. "haram değil derse" o kişi Müslümanlıktan çıkar. Günah işleyen kişi Müslümanlıktan çıkmaz günahkar olur. Allah töbeleri kabul edicidir, Rahman ve Rahim'dir. yani Allah'ın emrini yapmayan değil inkar eden müslümanlıktan çıkar. ha siz içki içmek vs. helal diyorsanız kendi inancınız, saygımız var, içmeye vs.ye devam
"
sünni olupta allaha inanmayan oruc tutmayan namaz kılmayanlar vs varsa
alevi olupta allaha inanmayan oruc tutmayan insanlar var." demişsin Allah'a inanmayan kişinin adı alevidir adı sünnidir, Müslüman değildir, kendi ne alevidir ne sünnidir. Allah'a inanmayan kişi size görev müslüman mı oluyor. o kişi gafil değilse toplumu bozmak isteyen ajandır.

unbelieving-76
29-04-09, 13:52
açıkçası bu konuyu çok saçma buldum
bi insan evlenirken o kişinin dini değerlerine bakarak evlenmez
kişiliğine ve karakterine bakarak evlenir
hem bu tarz alevi-sünni ayrımları hiç hoş değil
ister alevi ister sünni olsun insan olan insandır
mezhebi önemli değildir.
tanıdığım birçok alevide oldukça çağdaş ve düzgün eğitimli insanlar
bu konuyu açanı kınıyorum.

moncuk
29-04-09, 14:11
herşeyde olduğu gibi evlilikte de ölçü islamdır.mezhepler değil.mezheplerin hepsi islamın ve imanın şartlarını emrettiğine göre bunları uygulayan islamın haram ve yasaklarından kaçınan herkesle evlenilebilir.

alevileri namaz kılmıyor oruç tutmuyor diye suçluyoruz.biz sünnilerin yüzde kaçı namaz kılıyor veya oruç tutuyor.namazı sadece 30 güne yani ramazana sığdıran kaç sünni tanıyorum ben.
bir alevinin kendi evinde yada kendi içinde neler yaşadığını hiçbirimiz bilemeyiz.

yalnız şuda varki Aleviliği bir din gibi göstermeye çalışan islamdan soyutlamaya çalışan ve ona göre yaşayan insanlarda var yok değil.ancak bunların cevaplarınıda,ağızlarının payınıda yine Alevi kardeşlerimiz çok güzel veriyor.

teslimolan
29-04-09, 14:21
herşeyde olduğu gibi evlilikte de ölçü islamdır.mezhepler değil.mezheplerin hepsi islamın ve imanın şartlarını emrettiğine göre bunları uygulayan islamın haram ve yasaklarından kaçınan herkesle evlenilebilir.

alevileri namaz kılmıyor oruç tutmuyor diye suçluyoruz.biz sünnilerin yüzde kaçı namaz kılıyor veya oruç tutuyor.namazı sadece 30 güne yani ramazana sığdıran kaç sünni tanıyorum ben.
bir alevinin kendi evinde yada kendi içinde neler yaşadığını hiçbirimiz bilemeyiz.

yalnız şuda varki Aleviliği bir din gibi göstermeye çalışan islamdan soyutlamaya çalışan ve ona göre yaşayan insanlarda var yok değil.ancak bunların cevaplarınıda,ağızlarının payınıda yine Alevi kardeşlerimiz çok güzel veriyor.
Cok güzel bir yazi tebrik ederim sevgili Moncuk. Umarim bu mezheplerde bize göre Müslüman likta olmamasi gereken bir seydi nasil Hz. Muhammed mezhepsizken onu takip ediyoruz diyenlerin kendilerine Islam in disinda birde kücük dallar bulup sünniyiz oyuz buyuz demeleri bizim icin komedi dir. Hz. Muhammed Hz. ibrahim in milletine uyan batila baskaldiran "hanif" bir Müslümandi. Ne Alevi ne Sünni nede baska bi x sade Allah a teslim olan "müslüman" di. Umariz bu mezhep hikayesi de yakin bir zamanda yeryüzünden kaybolur ve insanlar Islam in catisi altinda birlesir.

ChapullerOne
29-04-09, 14:29
evlencem inşallah yakında

moncuk
29-04-09, 14:45
açıkçası bu konuyu çok saçma buldum
bi insan evlenirken o kişinin dini değerlerine bakarak evlenmez
kişiliğine ve karakterine bakarak evlenir
hem bu tarz alevi-sünni ayrımları hiç hoş değil
ister alevi ister sünni olsun insan olan insandır
mezhebi önemli değildir.
tanıdığım birçok alevide oldukça çağdaş ve düzgün eğitimli insanlar
bu konuyu açanı kınıyorum.


senin açtığın ''cennette sıkılmazmıydınız'' konusundan daha mantıklı olduğu kesin canım:smile: ayrıca ben evlenirken kesinlikle kişinin dini değerlerine bakarım bana uymuyorsa o kişide bana uymuyor demektir.ancak alevi-sünni ayrımları hoş değil demişsin ya sana birgün katılacağım aklımın ucundan geçmezdi:hahah:

teslimolan kanka sağolasın.sizde güzel yazmışsınız.mezhep olması gerekseydi peygamberimizin mezhebi olurdu ve herkes ona tabii olurdu.bir yerde mezheplerin olması gerekiyor dinimizi kolay anlayıp yaşayabilmemiz açısından.ancak bana göre yanlış olan mezhepcilik yapmak benim mezhebim doğru seninki yanlış demek.bu Allah korusun dinden çıkarır insanı

unbelieving-76
29-04-09, 15:26
malum yaşadığım yer gazi mahallesi alevisi bol bi mahalle
dolayısıyla çok alevi tanıyorum
%90ıda namazda kılıyor oruçta tutuyor
kimisi hem ramazanda hem bu 12 gün denen bi oruç var onu da tutuyor
din mezhep ayrıma yapmamak lazım.

ChapullerOne
29-04-09, 15:31
hidistanda 30 bin tanrı varmış unbelieving

Biz burada bir tanesiyle uğraşamıyoruz. Onların hali ne durumda merak ediyorum. demek geliyor içimden.

Ne alakası var demeyin. Böyle saçma bir konuda alakasız bir cevap gayet normal.

İslam dünyası habire insanlar cinlerle evlenir mi. Aleviler sünnilerle evlenir mi. bu tür şeyleri konuşuyor yau sizin başka işiniz yokmu. Amerika denilen emperyalizm denilen din sömürüsü denilen bir olay var. birazda onlarla ilgilenin

Erkekler erkeklerle bile evlenir kimse de karışamaz. Adam gitarıyla evlenmiş nolacak şimdi?

gebzeli87
29-04-09, 15:38
Cok güzel bir yazi tebrik ederim sevgili Moncuk. Umarim bu mezheplerde bize göre Müslüman likta olmamasi gereken bir seydi nasil Hz. Muhammed mezhepsizken onu takip ediyoruz diyenlerin kendilerine Islam in disinda birde kücük dallar bulup sünniyiz oyuz buyuz demeleri bizim icin komedi dir. Hz. Muhammed Hz. ibrahim in milletine uyan batila baskaldiran "hanif" bir Müslümandi. Ne Alevi ne Sünni nede baska bi x sade Allah a teslim olan "müslüman" di. Umariz bu mezhep hikayesi de yakin bir zamanda yeryüzünden kaybolur ve insanlar Islam in catisi altinda birlesir.
mezhebin lugat mnasına bakarsak gidilen yol anlamına geldiğini görürüz burda da kast edilen budur dinde takip edilen yol yoksa ayrı bi din gibi algılanmamalıdır . hatta siz mezhep yok diyen kardeşlerimiz bile aslında bir mezhebe bağlısınız

teslimolan
29-04-09, 15:51
Iyi ayri gibi algilama dan cik müslümanlari mezheplere ayiranlara anlat ayirmadan. Bizim yolumuz srat imiz niyetimizle Israil dir Allah a direk giden yoldur. Biz ne hanefiyiz, ne sünni, nede baska bir x sadece Allah a teslim olan kuluz.

moncuk
29-04-09, 16:30
isteyen istediği kişiyle evlenir biz buna karışmıyoruz zaten.ancak nacizane bilgilerimizle islama uygun olan evliliği konuşuyoruz ve bence bu küçümsenecek bir konuda değil

erkekler erkeklerle bile evlenir:011: siz baya uçmuşsunuz kanka.olunur olunurda bu kadarda geniş olunmazki.

unbelieving-76
29-04-09, 17:22
hidistanda 30 bin tanrı varmış unbelieving

Biz burada bir tanesiyle uğraşamıyoruz. Onların hali ne durumda merak ediyorum. demek geliyor içimden.

Ne alakası var demeyin. Böyle saçma bir konuda alakasız bir cevap gayet normal.

İslam dünyası habire insanlar cinlerle evlenir mi. Aleviler sünnilerle evlenir mi. bu tür şeyleri konuşuyor yau sizin başka işiniz yokmu. Amerika denilen emperyalizm denilen din sömürüsü denilen bir olay var. birazda onlarla ilgilenin

Erkekler erkeklerle bile evlenir kimse de karışamaz. Adam gitarıyla evlenmiş nolacak şimdi?

vardır doğrudur
başka yerlerde de kimbilir ne tanrılar vardır eminim
haklısın biz burda bi tanesiyle uğraşamıyoruz
o zavallılar kimbilir ne halde?:D

teslimolan
29-04-09, 17:29
Allah dan baska bir ilah yoktur su yazdiklarinizi da biraz ölcerek bicerek yazin o yazdiklariniz boomerang gibi geri dönücek bizden uyarmasi.

moncuk
29-04-09, 17:56
Allah dan baska bir ilah yoktur su yazdiklarinizi da biraz ölcerek bicerek yazin o yazdiklariniz boomerang gibi geri dönücek bizden uyarmasi.


boşver abicim onların tarzı bu.alıştık artık.birde biz dalga geçmiyoruz sorguluyoruz öğrenmeye çalışıyoruz diyorlar.çocuk var sanki karşılarında.
inanmadıkları birşeyin neyini ölçüp biçsinlerki

baksana erkek erkek ile evlenebilir diyor adam buı nasıl mide anlamadımki.bir insanda din olmadığı zaman bu kadar saçmalayabiliyor işte

unbelieving-76
29-04-09, 23:11
boşver abicim onların tarzı bu.alıştık artık.birde biz dalga geçmiyoruz sorguluyoruz öğrenmeye çalışıyoruz diyorlar.çocuk var sanki karşılarında.
inanmadıkları birşeyin neyini ölçüp biçsinlerki

baksana erkek erkek ile evlenebilir diyor adam buı nasıl mide anlamadımki.bir insanda din olmadığı zaman bu kadar saçmalayabiliyor işte


başka ülkelerde erkekler erkeklerle kadınlar kadınlarla evleniyor bu bi gerçek
mesela misal amerikanın en ünlü talkshowcularından olan Ellen bilmem ne hemcinsiyle evlendi.

teslimolan
29-04-09, 23:12
Kafalari miknatis kadar calismiyor iste.

unbelieving-76
29-04-09, 23:18
e ama teslimolan
o tip insanların vücudunda bi takım hormonlar yanlış çalışıyor ondan dolayı
insanlar kusursuz değiller netice itibariyle.

teslimolan
29-04-09, 23:26
Bir insan hormonlari nasil olursa olsun Allah a saygidan o tarafini "meylini" kurban edicek Allah in yasasina karsi bir seyse ki bunun yasaya karsi oldugunu anlatmaya gerek varmi bilmiyoruz.

Baslangicta zor gelebilir bunlar ayni Hz. Yusuf u o kadinin zorlamasi gibi ancak zamanla Allah nasil Hz. Yusuf u o kadindan uzaklastirdigi gibi yasasina karsi gelmedigi icin böyle meyilli insani da bu pislikten uzaklastirir ve zaman icerisinde ödüllendirir biz öyle inaniyoruz. Kuran daki kissalar Allah in yol ve yönteminin nasil isledigini insanlara anlatir.

Bu bir boksörün darbe indirisi gibidir. Baslangicta zor olucak cünkü boksör baslangicta dinc dir ve güclüdür ve darbelerini cok sert indirir en önemli zaman o zamandir o zamani atlattiktan sonra boksörün darbeleri gittikce yavaslar cünkü boksör güc kaybeder taki boksörün tek yumruk atacak hali kalmaz iste o zaman sinavdaki bir darbe indirir o boksöre ve o boksörü teslim alir. Baslangictaki darbelerden yilmayin.

agrasif_boğa
29-04-09, 23:29
evlencem inşallah yakında

senin işin olmaz

aяwєи
30-04-09, 07:14
Siz baya saptırmışsınız ancak konu bilgi verici nitelikte. Bu çoğu insan için önemli bir mesele. Bende sünniyim ama İslamda birleşildikten sonra bu tarz mezhep ayrılıklarına da karşıyım. Nitekim aşkın da gözü kör :loveineye

ChapullerOne
30-04-09, 12:42
Allah dan baska bir ilah yoktur su yazdiklarinizi da biraz ölcerek bicerek yazin o yazdiklariniz boomerang gibi geri dönücek bizden uyarmasi.

Haklı olabilirsin ama senin gibi düşünen en az 30 bin farklı dine mensup inançlı insan var. Hepsi de aynı şeyi söylüyor. Bu arada sen 30 bin 1 oluyorsun. :okay:

teslimolan
30-04-09, 12:44
Haklı olabilirsin ama senin gibi düşünen en az 30 bin farklı dine mensup inançlı insan var. Bu arada sen 30 bin 1 oluyorsun. :okay:
2 Muhtar ayni anda gördünmü ? 2 Belediye baskani ayni anda gördünmü ? 2 Basbakan ayni anda gördünmü ? 2 Kral ayni anda gördünmü birde 30 binden bahsediyorsun.

Put olarak görülmeden kastedilen 1 ilah dünyanin neresinde olursa olsun kast Allah dir. Tanri da Allah dir, God da Allah dir, Theos da Allah dir. Kalkip biri Tanri ya nasil Allah diyorsun derse ona cevabimiz da sudur. Allah in sifatlari varmidir ? Vardir peki Allah in sifatlarindan biri Vedud yani Seven eee yunanca da ara bakalim Vedud u bulabilecekmisin ? Ispanyolca da ara bakalim bulabilecekmisin ? Fransizcada ara bakalim bulabilecekmisin ? O kelimeyi Vedud olarak bulamazsin ancak onlarin dillerinde ki anlami ile bulursun. Iste bu yüzden Islam diger kitaplarda yazmiyor yanilgisi var. Islam in o dillerdeki anlami yaziyor tabi Islam yazmaz. Yunanca da Islam degil teslimiyetin yunancasi. Ancak Incil dede Allah a teslim olunki seytani kovun yazar zaten bütün gayede bu seytani kovmak. Seytani kovduktan sonra seytan insana vesvese veremez yasaklanmis agactan ye diye bütün olayda bu seytanin kovulmasi. Buda ancak teslimiyetle olur diger kitaplarda bunu söyler.

Burci35
30-04-09, 13:01
tabi ayrimcilik yapmamak gerekio ama bence sünni biri aleviyle evlenmesi iyi olmaz insan seviyo ama anlasamazlar sonradan benim tanidigim aleviler acik sacik, icki iciyo ve haram yiyenlerde var herkes böyle degil ama yani bi müslüman bunlari yapmaz ama sonucta kendiniz bilirsiniz bence dogru olmaz

moncuk
30-04-09, 13:14
tabi ayrimcilik yapmamak gerekio ama bence sünni biri aleviyle evlenmesi iyi olmaz insan seviyo ama anlasamazlar sonradan benim tanidigim aleviler acik sacik, icki iciyo ve haram yiyenlerde var herkes böyle degil ama yani bi müslüman bunlari yapmaz ama sonucta kendiniz bilirsiniz bence dogru olmaz



peki içki içmeyen haram yemeyen namazını kılıp orucunu tutan bir alevi ile içkisini içip namazını kılmayan vs bir sünni evlenebilir mi?ayrım yapmak doğru değil diyorsun ama ayrımı başta yapıyorsun güzelim.

unbelieving-76
30-04-09, 13:19
tabi ayrimcilik yapmamak gerekio ama bence sünni biri aleviyle evlenmesi iyi olmaz insan seviyo ama anlasamazlar sonradan benim tanidigim aleviler acik sacik, icki iciyo ve haram yiyenlerde var herkes böyle degil ama yani bi müslüman bunlari yapmaz ama sonucta kendiniz bilirsiniz bence dogru olmaz


moncukun söylediklerine katılıyorum
önemli olan insan olmaktır
siz düzgün bi alevi tanımamışsınız bence
ve bilirsiniz ki istisnalar kaideyi bozmaz
her şeyde olduğu gibi dinler arasındada mezhepler arasındada ateistler arasında çakmalar çıkabilir
ya da yamuk tipler çıkabilir
ölçü olması gereken bi insanın cibilliyeti milliyeti dini değil insanlığı kişiliği ve karakteridir.

Burci35
30-04-09, 13:49
ayrimcilik yapmiyorum anlatamadiysam ksra bakmayin ben karismiyorum herkes kendi bilir sadece arada bi fark var onu demek istedim

moncuk
30-04-09, 14:08
aradaki fark nedir tatlım

Burci35
30-04-09, 14:22
ya benm bu konuda fazla bilgim yok sadece gördüklerimi biliyom ve benim tanidigim alevilern almanlardan farki yok bütün aleviler öyle degildir tabii ama ben öylelerini gördm fark derken mesela oruc tutmayan haram olan seyleri yiyenler cok burda bilmiyorum yani ben anlayamiyorum

hayalaksu
30-04-09, 17:30
Uzun zamandır üyeyim siteye fakat konulara yazmadım şimdiye kadar. Yazılanları okudum Alevi ve sünni evlenemez diyenlere bende bir iki soru sorayım dedim.
1- Ben aleviyim eşim sünni. Gusl abdesti nedir bilyorum gerektiğinde uyguluyorum, eşim gerek görmüyor. Ramazan da oruç tutmuyorum (12 imamlar orucunu da tutmuyorum), eşim Ramazan da aralıklarla tutmaya çalışıyor. Ben bilmememe rağmen 5 vakit olmasa da namaz kılmaya çalışıyorum bildiğim dualarla ve kitaba bakarak, eşim cuma namazlarına bile gitmez. İçki canım istedikçe içerim, eşim benden fazla içer.Şimdi kim daha çok müslüman?
2- Hoca nikahı kıydırdık eşimle hoca kayınvalidemin istemesi üzerine mezhep konusuna girdi kendi mezhebim yerine eşimin mezhebinin gerektirdiklerini yapıp yapmayacağımı sordu. Yapmayacağımı söyledim. Yinede nikahımızı kıydı. Şimdi ben Allah katında zina mı yapmış oluyorum?
3- Abim katolik bir gelin getirdi. Müslüman olmasını istemedi. Abim ve yengem de mi zina yapmış oluyor?
Ayrıca ilk eşim Aleviydi ama bırakın mini etek giymeyi ailesi pantolon giymeme bile müsade etmezd. Şimdiki kayınvalidem 5 vakit namazında niyazında oldukça dinci olmasına rağmen yanında şortla bile oturuyorum. Görümcem hafız çoğu zaman gusl abdesti almaya erindiğini söylüyor. Eşimin çevresi hep hacı hoca dolu ama müslümanlığın gereklerini çoğu yerine getirmiyor.
BEN İNANMIYORUM HER SÜNNİNİN MÜSLÜMAN HER ALEVİNİN DE DİNSİZ OLDUĞUNA.

moncuk
30-04-09, 17:43
moncukun söylediklerine katılıyorum
önemli olan insan olmaktır
siz düzgün bi alevi tanımamışsınız bence
ve bilirsiniz ki istisnalar kaideyi bozmaz
her şeyde olduğu gibi dinler arasındada mezhepler arasındada ateistler arasında çakmalar çıkabilir
ya da yamuk tipler çıkabilir
ölçü olması gereken bi insanın cibilliyeti milliyeti dini değil insanlığı kişiliği ve karakteridir.


kısmende olsa bende sana katılıyorum kanka.mesela ben 2 sene yurtta bir alevi ile aynı odada kaldım.bu kız ile hiç dini muhabbetimiz olmadı.hatta alevi olduğunu diğer arkadaşlardan öğrendim.oruç tutmaz namaz kılmazdı.biraz özel olacak ama diğer kızlar abdest almadığını söylüyorlardı yalnız abdest konusunda net bilgim yok günahına girmek istemem.ben tüm alevilerin böyle olduğunu düşünüyordum taaki şimdiki iş arkadaşım ve ailesi ile tanışana kadar.aleviliği birde ondan dinledim ve onun yaşantısı ile benim yaşantım arasında hiç fark olmadığını gördüm.
en büyük hatamız önyargılı olmak zaten.sadece bir örnekle hemen genelleme yapıyoruz
müslümanım diyen bir insana sen müslüman değilsin deme lüksünü sahip değiliz.ha günahları vardır oda onun problemi.tüm alevileri ilgilendirmez.

ölçü tabiki insan olmak ancak insanın dini islam ise herşeyde olduğu gibi evliliktede islamı ölçü almalı.evleneceği insanı bu değerlere göre seçmeli.

unbelieving-76
30-04-09, 20:54
moncuk
önceki mesajlarımda dediğim gibi gazide oturduğumdan alevi çok çevremde
sünnilerden de o kadar farklı medeni düzgünler ki anlatamam
yani sünnilerde yobaz kesim vardır ya
aleviler içindede öyleleri illa ki olacak her yerde olur
ama dediğim gibi istisnalar kaideyi bozmuyor
tanıdığım aleviler çok iyiler.

ChapullerOne
30-04-09, 22:01
2 Muhtar ayni anda gördünmü ? 2 Belediye baskani ayni anda gördünmü ? 2 Basbakan ayni anda gördünmü ? 2 Kral ayni anda gördünmü birde 30 binden bahsediyorsun.

Put olarak görülmeden kastedilen 1 ilah dünyanin neresinde olursa olsun kast Allah dir. Tanri da Allah dir, God da Allah dir, Theos da Allah dir. Kalkip biri Tanri ya nasil Allah diyorsun derse ona cevabimiz da sudur. Allah in sifatlari varmidir ? Vardir peki Allah in sifatlarindan biri Vedud yani Seven eee yunanca da ara bakalim Vedud u bulabilecekmisin ? Ispanyolca da ara bakalim bulabilecekmisin ? Fransizcada ara bakalim bulabilecekmisin ? O kelimeyi Vedud olarak bulamazsin ancak onlarin dillerinde ki anlami ile bulursun. Iste bu yüzden Islam diger kitaplarda yazmiyor yanilgisi var. Islam in o dillerdeki anlami yaziyor tabi Islam yazmaz. Yunanca da Islam degil teslimiyetin yunancasi. Ancak Incil dede Allah a teslim olunki seytani kovun yazar zaten bütün gayede bu seytani kovmak. Seytani kovduktan sonra seytan insana vesvese veremez yasaklanmis agactan ye diye bütün olayda bu seytanin kovulmasi. Buda ancak teslimiyetle olur diger kitaplarda bunu söyler.


iki muhtarın aynı anda olamayacağı illaki bir muhtar olacağı anlamına gelmez.

cemgul
02-05-09, 23:42
cemgul siz konuyu anlıyorsunuz ama anlamadığınızı söylüyorsunuz. 1Müslüman içki içsede zina yapsada en ağır suçu işlesede haram olduğunu kabul eder. (Allah affetsin)
Müslümanlıktan çıkmaz. bir hanefi "haram" olduğunu "-kabul ederek-" babasını da döver içkide içer, bu dünyada veöbür dünyada cezasını çeker. Fakat adı ister Alevi olsun ister Hanefi olsun, içki içmek zina etmek vs. "haram değil derse" o kişi Müslümanlıktan çıkar. Günah işleyen kişi Müslümanlıktan çıkmaz günahkar olur. Allah töbeleri kabul edicidir, Rahman ve Rahim'dir. yani Allah'ın emrini yapmayan değil inkar eden müslümanlıktan çıkar. ha siz içki içmek vs. helal diyorsanız kendi inancınız, saygımız var, içmeye vs.ye devam
"
sünni olupta allaha inanmayan oruc tutmayan namaz kılmayanlar vs varsa
alevi olupta allaha inanmayan oruc tutmayan insanlar var." demişsin Allah'a inanmayan kişinin adı alevidir adı sünnidir, Müslüman değildir, kendi ne alevidir ne sünnidir. Allah'a inanmayan kişi size görev müslüman mı oluyor. o kişi gafil değilse toplumu bozmak isteyen ajandır.


asyaligezgin , çok kısa bir şekilde şöyle özetleyicem olayı, sünniler bu forumda olduğu gibi diğer bütün ortamlarda alevileri allahın kurallarını inkar ettikleri için değil, içki içip namaz kılmadıkları için müslümandan saymıyorlar yani senin dediğin doğrudur allahın dediklerini inkar eden kişiler elbette müslümanlıktan çıkar fakat sünnilerin çoğu bu sebebten değil içki içip namaz kılmadıkları için alevileri müslüman saymıyorlar ki hepimiz çok iyi biliyoruz sünnilerin alevilere ne iftiralar attığını değil mi ? hiç alevi arkadaşınız yokmu atılan o iftiralara hiç uyuyormu alevilerin yaşantısı gözlemleyimiz.

counter9
03-05-09, 00:46
konunun saçmalığına bakın. HERKES İSTEDİĞİNİ YAPMAKTA ÖZGÜRDÜR.

sevenstars
03-05-09, 00:49
benim canım seni öldürmek istiyorsa ne yapacağız o zaman?

madem ki özgürüm...

counter9
03-05-09, 00:56
benim canım seni öldürmek istiyorsa ne yapacağız o zaman?

madem ki özgürüm...

Gel öldür ancak bunun kurallarını çiğnemek istersen. Cezasınıda çekersin.
Ancak kuralları olmayan birşey için bu kadar saçmalamanın ne gereği var ki?
Alevi bir erkek sünni bir kadını seviyorsa kadında erkeği seviyorsa. Evlenirler.
Bundan basiti neki?

sevenstars
03-05-09, 01:01
şimdi konu aleviliğin inancı noktasına gitmesin..

Müslüman bir kadın, Müslüman bir erkekle evlenebilir sadece.

Allah'a, Peygamberine inanmayan birisi ile evlenen dinini değiştirmiş oluyor.

madem konu kurala uymak bu da İslamın kuralı

"Ey iman edenler! Allah 'a ortak koşan kadınlarla, onlar iman etmedikçe evlenmeyin... (1)

"...Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden yine hür ve iffetli kadınları, mehirlerini verip nikahlayınız, onlar size helaldir. "(2)

"Müşrik erkeklerle iman etmedikçe onlara mümin kadınları nikahlamayın. " (3)

(1) Bakara, 221
(2) Maide, 5
(3) Bakara, 221

counter9
03-05-09, 01:03
şimdi konu aleviliğin inancı noktasına gitmesin..

Müslüman bir kadın, Müslüman bir erkekle evlenebilir sadece.

Allah'a, Peygamberine inanmayan birisi ile evlenen dinini değiştirmiş oluyor.

madem konu kurala uymak bu da İslamın kuralı

"Ey iman edenler! Allah 'a ortak koşan kadınlarla, onlar iman etmedikçe evlenmeyin... (1)

"...Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden yine hür ve iffetli kadınları, mehirlerini verip nikahlayınız, onlar size helaldir. "(2)

"Müşrik erkeklerle iman etmedikçe onlara mümin kadınları nikahlamayın. " (3)

(1) Bakara, 221
(2) Maide, 5
(3) Bakara, 221

bu sizin faşist olduğunuzu gösteriyor işte. Üstelik burası TÜRKİYE , iran değil!!!!

sevenstars
03-05-09, 01:10
Allah'ın emirlerini uygulamak size faşizm gibi görünebilir ama bana gayet mantıklı geliyor. zaten bütünüyle mantıklı geldiği için inanıyorum, size mantıklı gelmediği için inanmıyorsunuz.

burdan ötesi anlayamayacağınız hükümlere girer... inanmadığınız bir inanç sistemi hakkında tartışmamıza gerek yok.

мєLL_ŦB
03-05-09, 14:09
aşkla sevmekle dinin ne ilgisi var ? istediginle evleneceksin tabikide hepimiz insanız oha yani bu kadarmı gericiyiz ya

unbelieving-76
03-05-09, 16:44
şimdi konu aleviliğin inancı noktasına gitmesin..

Müslüman bir kadın, Müslüman bir erkekle evlenebilir sadece.

Allah'a, Peygamberine inanmayan birisi ile evlenen dinini değiştirmiş oluyor.

madem konu kurala uymak bu da İslamın kuralı

"Ey iman edenler! Allah 'a ortak koşan kadınlarla, onlar iman etmedikçe evlenmeyin... (1)

"...Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden yine hür ve iffetli kadınları, mehirlerini verip nikahlayınız, onlar size helaldir. "(2)

"Müşrik erkeklerle iman etmedikçe onlara mümin kadınları nikahlamayın. " (3)

(1) Bakara, 221
(2) Maide, 5
(3) Bakara, 221


peki niye müslüman erkek dilediği kadınla evlenebiliyor o zaman?
islamda gerçek bi çifte standart var ve kadına değer filanda vermiyo.

sevenstars
03-05-09, 18:43
"Ey iman edenler! Allah 'a ortak koşan kadınlarla, onlar iman etmedikçe evlenmeyin... (1)

(1) Bakara, 221

okumadınız mı???

unbelieving-76
03-05-09, 22:48
221- Müşrik kadınları, iman etmedikçe nikâhlamayın. Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onlar hatırda tutup, öğüt alırlar.

bendeki elmalılı ama aynı manaya geliyor.
yine de saçma bişi sonuçta
sevgi ve aşk olduktan sonra dinler evlenmeye engel olmamalı.

sevenstars
03-05-09, 23:02
size göre saçma olması önemli değil, önemli olan bunun bize emredilmiş olması.

Müminlerin müşriklerle evlenmelerinin yasaklanmasının nedeni "onların ateşe çağırması"dır. Yani bu tür evlilikler, müminleri şirk yollarına yöneltebilir. Çünkü karı-koca arasındaki ilişki sadece cinsel değil, aynı zamanda duygusal ve kültürel bir ilişkidir. Müslüman bir eşin müşrik bir eşi etkileyip onu, ailesini ve çocuklarını İslâm'a kazanması mümkündür. Fakat müşrik eşin müslüman eşi, ailesini ve çocuklarını şirk yollarına düşürmesi de aynı derecede mümkündür. Büyük bir ihtimalle böyle bir evliliğin sonucu olarak İslâm ve gayri İslâm aynı ailede gelişmeye devam edecektir. Bir gayri müslim bunu kabul edebilir; fakat bir müslüman kabul edemez. İslâm'a samimi olarak inanan bir kimse, sadece şehvetini tatmin etmek için böyle bir riske atılamaz. O kendisini veya en azından çocuklarını küfre, isyana ve şirke götürebilecek bir şeyi yapmaktansa arzularını bastırmayı tercih eder

aяwєи
04-05-09, 04:38
sevgi ve aşk olduktan sonra dinler evlenmeye engel olmamalı.
Din çok hassas ve kişinin zaaflarını açığa çıkaran bir konu.. Evlilik de bir ömür. İkisini birleştirirsek aynı yoldan yürünemeyeceği açık ve net bir şekilde görülebilir =)

Ben alevilik ve sunniliğe karşı değilim ancak mesele bütünüyle din olursa, ben de çok net çizgimi çekerim :okay:

counter9
04-05-09, 12:11
Eğer Alevi bir erkek sünni kadına aşık oluyorsa evlenir aslını inkar edende faşisttir, dincidir, gericidir, arap yalakasıdır.

unbelieving-76
04-05-09, 12:46
iyi de arkadaşlar alevilerde müslüman sonuçta
hemde müslümanlığı ilk kabul edenlerdenler bildiğim kadarıyla
türkler ise kılıç zoruyla müslüman olmuştur.

moncuk
04-05-09, 13:35
Eğer Alevi bir erkek sünni kadına aşık oluyorsa evlenir aslını inkar edende faşisttir, dincidir, gericidir, arap yalakasıdır.


hop hop ağzını topl****imse arap yalakalığı yapmıyor burda.islam dini sadece araplara gelmiştir diye bir kural mı varki yalakalık yapalım.ırk farklı birşey din apayrı birşey.bir insan hem türk hem müslüman olamaz mı?aslımız neydi?onlar çok tanrılı dine veya diğer dinlere mensuptu diye bende onların dininden olmak zorundamıyım?ne alaka

siz inanmayanlar için zaten sorun yok herkes istediğiyle evlenir.Gitarınla bile evlenebilirsin benim için no problem:hahah:sorun biz inananların nasıl evlilik yapacağı.eğer müslümansan tabiki islami kurallar çerçevesinde evlilik yapacaksın.

asyalıgezgin
04-05-09, 18:20
bu sizin faşist olduğunuzu gösteriyor işte. Üstelik burası TÜRKİYE , iran değil!!!!


evet burası iran değil, çünkü iranda buş'un crusader(haçlı) emperyalist askerleri yok(şahla birlikte gittiler), bir konuda izin almaya amarikaya gitmiyorlar. iran kendi atom bombasını arabasını füzesini sanayisini yapıyor. iran başka ülkeden gelecek dövize imfye dünyabankasına güvenmiyor. iranda nato gladyosu-erkgenekonu yok. vah iran vah sana acıyorum.
seven stars evlilik konusunu islama göre ne güzel anlatmış faşist demişsin, o konu islama göredir, müslümanlığa inanmayanlar erkek erkeğe kadın kadına hatta bazı hintliler gibi hayvanla dahi evlenebilir. merak etme, müslümanlar müslüman olmayana suç işlemediği sürece karışmazlar. sende kafana ve inancına göre takıl, sana kimse kimle niye evlendin demez. kimle evlenirseniz evlenin ben bir şey deme şahsen...:bravo:


iyi de arkadaşlar alevilerde müslüman sonuçta
hemde müslümanlığı ilk kabul edenlerdenler bildiğim kadarıyla
türkler ise kılıç zoruyla müslüman olmuştur.
1- kendini alevi yada sünni sanıpta Allah'ın emirlerini inkareden kişi adı ne olursa olsun müslüman değildir
2-Türkler kılıç zoruyla müslüman oldularda ermeniler gürcüler süryaniler yezidiler maruniler(hırıstiyan araplar) osetyalılar yunanlılar ve daha niceleri niye kılıç zoruyla müslüman olmadılar demekki sana göre türkler höt diyince korkanlardanmı:nono:

counter9
04-05-09, 19:44
iyi de arkadaşlar alevilerde müslüman sonuçta
hemde müslümanlığı ilk kabul edenlerdenler bildiğim kadarıyla
türkler ise kılıç zoruyla müslüman olmuştur.

Benim bildiğim Abbasilerle savaşırken onlardan öğrenip. Kendimiz benimsemişizdir.(Benimsemez olaydık)

unbelieving-76
04-05-09, 21:36
Benim bildiğim Abbasilerle savaşırken onlardan öğrenip. Kendimiz benimsemişizdir.(Benimsemez olaydık)


katılıyorum.

sevenstars
04-05-09, 21:54
zaten benimsememişsiniz üzülmenize gerek yok

ChapullerOne
04-05-09, 21:57
Benim bildiğim Abbasilerle savaşırken onlardan öğrenip. Kendimiz benimsemişizdir.(Benimsemez olaydık)

yok bee. kılıçtan geçirile geçirile bi hal olduk. Durduk yere din mi değiştirir bir toplum.

Osmanlıda Alevilere yapıldığı gibi asimilasyon var resmen.

Bak şimdi aradan biri çıkıp iyiki kesmişler falan diyecek.

sevenstars
04-05-09, 22:29
632'de Hz. Muhammed Hakk'a yürüdü.

750 Talas Savaşı...

100 yılda ne çok savaş yapılmış demek ki... vay be... daha neler duyacağız kim bilir...

ChapullerOne
05-05-09, 10:33
632'de Hz. Muhammed Hakk'a yürüdü.

750 Talas Savaşı...

100 yılda ne çok savaş yapılmış demek ki... vay be... daha neler duyacağız kim bilir...

bunu ne demek ben anlamadım kanka

sevenstars
05-05-09, 18:22
100 yılda türklerin gözlerini iyi korkutmuşlar demek ki... biliyoruz ki talas savaşı ile karluk türkleri islama girmeye başlamışlardır

ChapullerOne
05-05-09, 18:37
uhud hendek savaşları ile de araplar islama geçmeye başlamışlar işte.

nedense bu savaşlardan sonra din değiştirme bayağı meşhur.

ingilizler afrikaya gittiklerinde din değiştirme olayları falan.

sen ne düşünüyorsun kanka?

sevenstars
05-05-09, 18:56
uhud hendek savaşları ile de araplar islama geçmeye başlamışlar işte.

afedersin ama bunu nerden bildin?

nedense bu savaşlardan sonra din değiştirme bayağı meşhur.

ben osmanlı tarihini yabancı kaynaklardan okuyunca da din değiştirmek için bir zorlama yapıldığını görmedim...

ingilizler afrikaya gittiklerinde din değiştirme olayları falan.

onlar ingiliz biz Türküz

counter9
05-05-09, 19:10
uhud hendek savaşları ile de araplar islama geçmeye başlamışlar işte.

afedersin ama bunu nerden bildin?

nedense bu savaşlardan sonra din değiştirme bayağı meşhur.

ben osmanlı tarihini yabancı kaynaklardan okuyunca da din değiştirmek için bir zorlama yapıldığını görmedim...

ingilizler afrikaya gittiklerinde din değiştirme olayları falan.

onlar ingiliz biz Türküz

çok kısa ve basit cevapların var. Hem üstelik sana sorulanı anlamamışsın bile.

ChapullerOne
05-05-09, 19:12
uhud hendek savaşları ile de araplar islama geçmeye başlamışlar işte.

afedersin ama bunu nerden bildin?

Din Kültürü ve Ahlak bilgisi kitabından.

nedense bu savaşlardan sonra din değiştirme bayağı meşhur.

ben osmanlı tarihini yabancı kaynaklardan okuyunca da din değiştirmek için bir zorlama yapıldığını görmedim...

Osmanlının alevilere uyguladığı asimilasyon tamamen din kökenlidir ve arap müslümanların baskısı sonucu oluşmuştur.

ingilizler afrikaya gittiklerinde din değiştirme olayları falan.

onlar ingiliz biz Türküz



anlatmaya çalıştığım şey ingilizlerin bu işteki kabahati değil.

Dini kullandıklarıdır. Din o kadar tehlikeli ki. İnsanların kimliklerinin topraklarının ve egemenliklerinin ellerinden alınmasına neden olabiliyor.


Türkiye'de olduğu gibi.

dikkat edersen devrim karşıtları hem dindarlardır hem de emperyalistler.

Tıpkı Pkklıların, emperyalistlerin, ve dindarlarımızın Atatürk düşmanı olmalarında ki enteresan tesadüf gibi.

ismail hoca
08-05-09, 02:48
iyi de arkadaşlar alevilerde müslüman sonuçta
hemde müslümanlığı ilk kabul edenlerdenler bildiğim kadarıyla
türkler ise kılıç zoruyla müslüman olmuştur.

Talas savaşını Araplar değil. Türkler kazanmıştır. Biz savaşta yenildiğimizden dolayı değil. İslamiyet'in güzelliğini gördüğümüz için kabullenmişiz. Korkudan değil sevgiden dolayı islamiyeti kabullenmişiz. İslamiyeti Şamanizm'den daha üstün gördüğümüz için biz Türkler bu yüce dinimizi kabullenmişiz.

tls66
08-06-09, 23:18
alevilik insanın içinde mi yoksa soydan mı? kendini alevi olarak görmeyen bi kişinin babası alevi annesi sünni ise bu kişinin sünni bi kızla evlenmesi caiz midir? cvplarsanız sevınırım ...

Ali_Asgar
09-06-09, 02:41
alevilik insanın içinde mi yoksa soydan mı? kendini alevi olarak görmeyen bi kişinin babası alevi annesi sünni ise bu kişinin sünni bi kızla evlenmesi caiz midir? cvplarsanız sevınırım ...

aleviligin soyla alakali birsey oldugunu sanmiyorum.

bizim seyyidlerde genellikle sünni olur ve hatta sii bir bayan ile evli olan seyyidimiz var.

Alinti: myxparadise

Tıpkı Pkklıların, emperyalistlerin, ve dindarlarımızın Atatürk düşmanı olmalarında ki enteresan tesadüf gibi.

Dindarlarin Atatürk düsmani oldugunu nerden cikariyorsunuz, en azindan genelleme yapmayin.

Muhabbetci
09-06-09, 09:06
Öncelikle Alevi canlardan özür diliyorum, cok gec gördüm bu konuyu ve gec vakif oldum...

Ben Alevi kökenli ve kültürüme sahip cikan bir Insanim...Bunuda söylemekden ne cekinirim nede kültürümün dogrularini ona buna , kendi dinini bilmeze ezdiririm...

Ehli Sünnetin hurafeleri oldugu gibi , alevi canlarinda hurafeleri oldugunu söylemekdende asla cekinmem !

Simdi gelelim konunun özüne yahut ortaya atilan iftiralara...

1) Alevi gusl abdesti alirmi?
Alevi bir insan ceme gitmeden önce mecbur gusl alacakdir, yoksa ceme giremez!!
Bu hem Haci Bektasi Veli Makalatinda, Imam caferi sadik Buyrugunda , hemde Dört kapi kirk makam diye bilinen, muhtesem bir ahlak ölcüsünde mevcutdur...Bir kücük misal vermek gerekiyorsa...

Seriat kapısının makamları:

İman etmek,
İlim öğrenmek
İbadet etmek
Haramdan uzaklaşmak
Ailesine faydalı olmak
Çevreye zarar vermemek,
Peygamberin emirlerine uymak
Şefkatli olmak
Temiz olmak
Yaramaz işlerden sakınmak

Bu Dört Kapi kirk makam konusundaki Seriat kapisi...Buna uymaya mecburdur her Alevi!

2) Aleviler namaz kilmazmi?
Öncelikle sunu belirteyim ki, kurani kerimde NAMAZ kelime olarak gecmez ve farca bir sözcükdür...Bunun kurani kerimdeki karsiligi" Salati Ikame " etmekdir...
Kurana göre
Kiyam
Rüku
Secde
Namaz dedigimizdir..

Hic bir alevi yokdurki, Cem evinde ibadetde bunlari yapmamis olsun..Zaten onlarda buna HALKA NAMAZI derler...
Ehli Sünnetin kildigi namazi kilmazlar...O ayri Kurandaki namaz ayri..
Demekki Aleviler Namaz kiliyormus, lakin Ehli Sünnetin kildigini kilmiyormus....

3) Aleviler Müslüman degilmidir?

Bakara Suresi 62 Şu bir gerçek ki, iman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan,Sabiılerden Allah'a ve ahiret gününe inanıp barışa ve hayra yönelik iş yapanların, Rableri katında kendilerine has ödülleri olacaktır.Korku yoktur onlar için, tasalanmayacaklardır onlar.


Simdi bir takim kendini bilmezin mantigina göre, Hristiyan, Yahudi, ve Sabiilerden ALLAHA iman edip peygamberi kabul eden kisi Cennete girebilecekdir ama Alevi
ALLAH BIRDIR , MUHAMMED ONUN Resülüdür dedigi halde Müslüman sayilmicak öylemi?

Vallahi bu kurana ve insanlara iftiradir!!

Aleviler ne diyormus bakin...



Alevilik; İslam'ı benimseyen, Tanrı'nın birliğine (Tevhid) inanan, Hz.Muhammed'i Peygamber kabul eden, kitabı Kur'an olan, Hz. Muhammed'in Ehlibeyt'ini seven, namazı, niyaz ile bütünleştiren, kıyam, rûku ve secdesi ile ibadetini kendi lisanıyla yapan, ümmet yerine hür insanı, yaratanla yaratılan ayrılığını "Vahdet-i Vücut" ile birleştiren, Tanrı korkusu yerine, sevgisini benimseyen, zahiri (görünen) batınla (görünmeyen), batını zahirle birleştiren, şeriat kapısını aşıp, marifet yolu ile hakikat dünyasına ulaşan, Kur'an'ın şekline değil, özüne inen akıl ve gönlü ile "Seyr-ü süluk" (Ruhsal olgunlaşma) olan bir tasavvuf yoludur.
(alevi islam din hizmetleri baskanligi)


Sorulariniz varsa siz sorun ben insallah cevaplicam...Lakin sakin bana mum söndü ile bilmem terbiyesizce yaklasimlar ile gelmeyin..
Dedik ya yukarda alevi kökenliyim...Benim bacima anama küfür sayarim bu tür yaklasimlari...

Mum Söndü iftirasini bu arada ortaya cikaranda Yavuz sultan selim handir...
Kadi Sadeddin ´ di herhalde..fetvalara bakmam lazim...

Ondan önce bu deyim yokdurdu...Uyudrma bir fetvadir sonucda...Malesef Sunni kardesler halen daha bu sacmaliklar ile hem alevi canlara iftira atmakdalar hemde bu iftira yüzünden yarin Mahserde nasil hesap vereceklerini düsünmemekdeler..

ALLAH cemi cümlemizi korusu bu tür sacmaliklardan....