PDA

View Full Version : Uydudan Türkiye’nin petrol yatakları nasıl görünüyor?



highranger
20-04-06, 01:07
Türkiye'nin petrol denizi üzerinde yüzdüğünü biz değil, yabancı petrol uzmanları da söylediği gibi, hepsinden önemlisi uydu fotoğrafları da bu potansiyeli açık bir şekilde gösteriyor. Artık teknoloji gelişti ve yerin üstü gibi, altını da fotoğraflarla görebiliyoruz. ABD'nin uzaya gönderdiği Landsat serisi uyduları petrolü algılayabilme özelliğine sahip. Bu uydular vasıtasıyla dünyanın hangi bölgesinde, ne kadar ve hangi kalitede petrol bulunduğu rahatlıkla tespit edilebiliyor artık.

Landsat uydusu ilk olarak 23 Temmuz 1972 yılında (USA) Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi Başkanlığınca fırlatıldı ve daha sonra ERTS (Dünya Kaynakları Teknoloji Uydusu) olarak isimlendirildi. Bu uyduyu takiben bu seri içinde iki uydu daha 21 Şubat 1975 ve 5 Mart 1978 tarihlerinde yörüngeye oturtuldu.

İsminden de anlaşıldığı üzere, bu uyduların ana vazifesi, dünyanın kaynaklarını tespit etmek. Ayrıca NASA sadece petrol algılamaları için uzaya iki uydu göndermişti. Bu uydular dünyanın her bölgesindeki petrol yataklarını algılayabildiği gibi, Türkiye’deki petrol yatakları, kaç bin metre derinlikte olduğu ve rezerv miktarlarını da belirleyebilme özelliğine sahip.

Bu konuda iki örnek vererek Türkiye'nin petrol zenginliğinin uydudan nasıl tespit edildiğini net bir zemin oturtalım.

Birinci örneğimiz, MGK eski Genel Sekreteri Cumhur Asparuk Paşa'nın Hindistan'da bir uzay üssünde öğrendikleriyle ilgili. İkincisi ise Azerbaycan'da Hazar denizinin petrol rezervlerinin uydu fotoğraflarından gösterildiği bir seminere katılan Prof. Dr. Ahmet Maranki'nin açıklamaları.

Asparuk paşa: Dünyanın en zengin petrol yatakları Türkiye’de
MGK eski Genel Sekreteri Cumhur Asparuk Paşa, bir resepsiyonda kendisine soru soran gazetecilere şunları söylüyordu:
“Bırakın Afganistan’ı Türkiye’ye bakın. Türkiye zenginlikleri içinde fakir bir ülke. Dünyanın en zengin petrol yataklarının 6 bin metre derinlikte bile olsa Türkiye’de olduğunu biliyor muydunuz?”

Cumhur Asparuk’a bu bilgiler Hindistan’da bir Uzay Üssü’nde üst düzey yetkili Amerikalı bir general tarafından aktarılmıştı. Amerikalı general, uydu görüntülerinde Türkiye’nin 5-6 bin metre derinlikte çok zengin petrol yataklarına sahip olduğunu ifade etmiş, Asparuk Paşa da bu bilgiyi Türk kamuoyuyla paylaşmıştı.

Prof. Maranki: Uydu görüntülerinde petrol yataklarımızı gördüm

Uzun yıllar Azerbaycan’da görev yapan kozmik bilim uzmanı Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin yine Azerbaycan’da Hazar Denizi’nin petrol rezerviyle ilgili yapılan bir seminerde şahit oldukları gerçekten çok önemli. Maranki, bu seminerde kuzey-güney uzantılı Hazar denizinin petrol rezervinin tam olarak görülebilmesi için uydu görüntülerinin doğu- batı uzantılarının da tam olarak verilmesi gerektiğini belirterek şunları söylüyor:

"Hazar denizinin doğu- batı uzantılı uydu görüntüleri bizim Trakya’yı da içine alacak şekildeydi. Ve bu görüntülerde, uzmanların petrol olarak işaret ettiği renk, bizim topraklarımızda oldukça fazla sayıda vardı. Özellikle Kastamonu bölgesinde bu renkleri görünce sordum, bu nedir diye. Onlar da “neden soruyorsun” diye cevap verdiler.”

Maranki, orada şahit olduğu manzara üzerine aynı zamanda doğduğu yer olan Kastamonu’ya gelmiş ve uzun süre araştırmalar yapmış. Kastamonu’daki yaşlı insanlarla sohbet etmiş. Bu araştırmalar neticesinde 1957 yılında Amerikalıların Kastamonu’da petrol bulduklarını ve buldukları kuyuları civa ile kapattıklarını tespit etmiş. Prof. Maranki’de bu kuyuların fotoğrafları da mevcut. Daha sonra Maranki’nin verdiği bu bilgiler, bölgesel gazeteler tarafından manşetlere taşınınca, ertesi gün ABD’nin Ankara Büyükelçisi soluğu Kastamonu’da almış. Bu beklenmedik, sürpriz ziyaret nedeniyle kendisine sorulan “neden Kastamonu’ya geldiniz” sorusuna Büyükelçi’nin verdiği cevap gerçekten çok anlamlı: Sarımsak festivaline katılmak için!!!

Türkiye’nin petrol potansiyelini sadece Maranki, Asparuk paşa ifade etmiyor.
Türkiye`de 20 yıl süreyle Shell firmasının Genel Müdürlüğü`nü yapmış olan Anthony Hages, bakın bu konuda neler söylüyor: "Petrol ile ilgilenen ABD şirketleri bilirler ki Türkiye petrol okyanusunun üzerinde oturmaktadır."

cppmaker
20-04-06, 01:43
iide kanka neden Türkiye petrolleri kullan(a)mıyor ??

dewil64
20-04-06, 01:49
anlaşması var çünki ama yakın zamanda bitiyor diye duymuştum ama bizim aptallar bi anlaşma daha yapar ama ama ama delirmemek elde değil böyle şeyleri okuyup faydalanamadıktan sonra ...

cppmaker
20-04-06, 01:54
ne anlaşması bu ??
bizim petrolümüze kim karışıyo ki?

highranger
20-04-06, 03:16
bunlar uzun hikaye kanka.türkiyedeki petrol yatakları zaptedilemez hale geldi yer yer değişik bölgelerde asfaltı toprağı delerek fışkırıyor hemen beton döküp kapatıyorlar.topraklarımız bekaretini koruyor.kullanım hakkı bizde değil

SuNLigHT0734
20-04-06, 03:36
evet ne zaman bitecekse bitsin bu
ben bişey daha duymuştum bu van gölü canavarı ile ilgili amerikalılar van gölünde uranyum tespit etmişler bunu araştırmak için orada bir söylenti çıkarıyolar van gölü canavarı diye sonra amerikadan bir heyet gelip canavarı incelemek için gölde araştırmaa yapıyolar uranyum yataklarını inceleyip gidiyolarmış

bir gazetecinin yazısı vardı ismi aklımda değil tamam tamam buldum bir gazecinin yazısı
ISTER INANIN ISTER INANMAYIN...
Turkiye-Petroller-Oyunlar

Petrol yoksa çıkartma ruhsatı neden vermiyorsunuz!..

Değerli okurlar, geçenlerde Türkiye-Suriye sınırında uydu verilerine göre petrol denizi olduğu iddiasını yazmıştım..Yazı sonrasında Silopi''de madencilik yapan Beşir Yılmaz aradı.. Yazacaklarımı lütfen iyi okuyun!...
Beşir Yılmaz telefonda.
" Vedat bey, gelin Silopi''de Cudi eteklerine sizi götüreyim de petrolü kendi gözünüzle görün!.." diyerek feryat ediyordu..
"Nasıl yani!.." diye sorduğumda anlatmaya başladı..
"Biz aileden madenciyiz..
Irak sınırında yaklaşık 300 km ya da bir başka deyişle
yaklaşık 150 milyon ton asfaltit madeni buldum..
Bu madeni bir süre resmi olarak işlettikten sonra devlet
1978 yılında " kamulaştırıyoruz" diyerek el koydu.
Rezervin de 50 milyon ton olduğu iddia edildi.
Madem asfaltit rezervi az , neden el koyuyorsunuz.
Dünyanın neresine giderseniz gidin asfaltit maddesi bulunan
her yerin altında petrol vardır.
Silopi''nin altı da petrol denizidir.

Yaz aylarında etraftaki ocaklardan resmen petrol akar ve
Hezil çayına karışır.

Gelin görün! Sadece petrol değil, burada çok zengin uranyum
ve nikel madeni de var" - Nereden biliyorsunuz?
"Türkiye''deki analizlere güvenmediğim için madenin her
tarafından örnekler alarak
Almanya''ya bizzat götürdüm ve analiz yaptırdım.

Raporları gönderdim size ( Sonuçlar elimde Yatağan ve
Tunçbilek''e
göre iki misli rakamlar var) dünyanın en önemli
uranyum madenlerinden birisi buradadır ve aktif
haldedir.." Beşir Yılmaz''ın anlatacak o kadar çok
şeyi var ki makineli tüfek gibi ard arda sıralıyor.

Ben de zaman zaman araya girip soru soruyorum..
- Petrol olduğunu nereden biliyorsunuz?

"Bu bölgede İngilizler 1967-87de petrol aramışlar.
Açılan kuyulardan gökyüzüne doğru 100 metre kadar petrol
fışkırmış.
Ardından kapatmışlar ve betonlamışlar.
Benim madenimin yanında da bu kuyudan var ve vanasını gelin
birlikte açalım eğer beton ve civa basıp
tıkamadılarsa bakalım ne kadar petrol fışkıracak.

Dönemin köylüleri arasında hâlâ yaşayan görgü tanıkları var ve
petrolün 100 metre kadar fışkırdığını görenler var."
Beşir Yılmaz konuştukça pür dikkat dinlemeye devam
ediyorum.. "Vedat bey, asfaltit maddesi olan her yerde petrol
vardır.

Eğer petrol yoksa bana neden petrol çıkartma ruhsatı
vermiyorlar.

Musul ve Kerkük''ün rakımı 80-100 metre civarındadır.
Cudi Dağı''ndaki petrolümüz resmen Irak''a doğru akıyor ve
başta
İngilizler ve ABD bunu biliyor.."

Beşir Yılmaz bugünlerde Silopi''ye bile zor gider hale gelmiş.

Devlet kamulaştırılacak diye el koyduğu madeni şimdi Turgay
Ciner''in sahibi olduğu Park Holding''e devretmiş.

Durum böyle olunca, Yılmaz da dava üstüne dava açmış
ve yürütmeyi durdurma kararı aldırmış.

Eğer tekrar el konulursa AİHM''ye başvuracakmış.

Kısacası madeninin peşini bırakmıyor ama artık bölgedeki aşiret
ağaları da onun peşini bırakmaz hale getirilmiş..

Bütün dava tutanakları elimde okudukça dehşete
kapılıyorum.. Şimdi sıkı durun... Beşir Yılmaz
Başbakan Tayyip Erdoğan''a bu durum üzerine
başvurmuş ve dilekçe vermiş dilekçede aynen şöyle
yazıyor.. " Bürokrasi ve çeteler milletin hak ve
hukukunu aramaktan bezdirmiştir. Televizyonda ve
basındaki konuşmalarınızda "hortumcu çetelerin ve
bürokrasinin üstüne gidilecektir" diyorsunuz Millet
buna çok seviniyor..

25 yıldır gasp edilen madenimiz çete ve bürokratların, anayasa,
kanunlar ve insan hakları hiçe sayılarak ihale yolu ile
peşkeş çekiliyor.

Allah''a ve sizin yüksek adaletinize sığınıyorum."
Beşir Yılmaz devlet tarafından el konulan mallarını ve bunun
karşılığında devletin verdiği parayı yazıya eklemiş..

1- 35 km yol yaptım.
2- 500 bin ton hazır çıkarılmış kömürüm var.
3- 3,5 milyon metreküp hafriyat yapılmış.
4- Mazot tankları.
6- Dinamit ambarı.
7- Kantar ve kantar binası. .

Resmi olarak bana ait olan ve vergisini ödediğim madenimde
bugüne kadar yaptığım işler ve halen bulunan
demirbaş ve çıkarılmış maden için ödenen para da
5.800.800 TL.. (Buna resmen gasp ve devlet terörü denir!..)

Beşir Yılmaz Başbakan Erdoğan''a yazdığı dilekçede devam ediyor..
" Bu para halen bankada duruyor.

Buna rağmen Türkiye Kömür İşletmeleri ihaleyi adamlarına ve
hortumculara peşkeş çekiyor... ". . .
Beşir Yılmaz''ın bu başvurusuna Başbakan Erdoğan bugüne
kadar cevap vermemiş.. Beşir Yılmaz''dan al ve ABD
bağlantılı şirketlere ver... Uranyum konusu da bir
başka skandal... Güneydoğu resmen petrol denizi
üzerinde ve Türkiye ABD Firmalarının peşinde "bize
petrol bul" diye yalvarıyor...

Korkunç iddialar devam ediyor:. 6 mühendisin kafaları kesildi.

TPİK diye Türkiye Petrolleri''nin kurduğu bir kurum yurt dışına
petrol arama işlerine giriyor ve bugüne kadar milyar dolar
zarar ediyor...
Beşir Yılmaz diyor ki: "Kimin hain kimin işbirlikçi
olduğunu anlamak çok kolay!..

Eğer bölgede petrol yok ise neden bana petrol çıkartma ruhsatı
verilmiyor. Ruhsatı verin 800 metreden petrolü
çıkartmazsam ben bu ülkeyi terk ederim.

MTA yıllar önce sondaj yaptı 480 metrede su bulundu ve ardından
delici aletin ucu kırıldığı için sondaja son verildi.

Herkes bilir sudan sonra petrol gelir.

Biz yerli teknoloji ile 1200 metreye kadar sondaj yapabiliriz
kimseye ihtiyacımız yok.

İzni versinler siz görün petrol nasıl fışkıracak.."

Bu görüşmemizden bir gün sonra Beşir Yılmaz tekrar
aradı ve Soma''da görevli bir mühendis ile görüşmemi
isteyerek telefon numarasını verdi.

Adını burada yazmak istemiyor. Mühendis ile görüşmemde daha da
çarpıcı gerçekler çıktı ortaya... Altı ay kadar önce Cudi
dağları

eteklerinde bulanan 6 insan iskeletinin ne olduğunu bilip
bilmediğimi
sordu..ben de "bilmiyorum" dedim. Mühendis ekledi "
Bu iskeletler 18 yıl önce Cudi Dağı''nda kaybolan 6
Türk petrol mühendisinin iskeletleri.

Kafaları kesilerek öldürülmüş.." Dondum kaldım.

Ne diyeyim.

Kendisi de mühendis olduğu için yalan söylemiyordur diye
düşündüm..
Ardından devam etti.. "Vedat bey Türkiye maden
bakımından dünyanın en zengin ülkesi.

Siz Ödemiş yakınlarındaki Bozdağ''ın dünyanın en büyük altın
rezervi olan dağlarından biri olduğunu biliyor
musunuz? Ama bu madenleri kimse çıkaramaz.

Hatta bu konunun üzerine giden gazeteciler
öldürüldü.. Uğur Mumcu ve Çetin Emeç''in
öldürülmeden kısa bir süre önce bu madenler üzerine
gittiğini biliyorsunuz her halde..." İlgiyle dinledim.

O kadar çarpıcı şeyler anlattı ki, yazmaya sayfalar yetmez..

İddiaların hepsinin belgeli olduğunu söyleyen bu mühendis,
gazete

ve televizyon kanallarında hiçbir gazetecinin bu yönde bir
haber
yapamadığını ve milletin resmen uyutulduğunu
örneklerle anlattı.. Beşir Yılmaz''a son sözüm "
Bana anlattıklarınızı Genelkurmay''a anlatınız mı?" oldu.

Aldığım cevap da aynen şöyle.. " Vedat bey her şeyi
belgeleriyle birlikte birkaç kez askeri
büyüklerimize anlattım ama bugüne kadar bir arpa
boyu ilerleme kaydedemedik!".. Ne diyeyim, bu
milleti korumaya yemin etmiş olanlar utansın!.. Son
sözüm: "AB, ABD PKK''yı boşu boşuna özellikle bu
bölgede güçlendirip milletin başına bela etmedi.

Bölgeye gelecek barış ortamı Türkiye''yi ekonomik
olarak uçuracak gelişmelere gebedir!.."

güneş
20-04-06, 21:12
haklısın bizde petrrol var ama kullanamıyoruz. çünkü bizim doğu komşularımızdan petrol fışkırırken bizde olmaması mümkün değil.ama niye onlar pnlar kullanırken biz kullanamıyoruz.

NiKoTiN
21-04-06, 09:51
o kadar zengin kanynaklarımız olmasına rağmen yinede kullanamıyoruz...herşeyimizi almışlar elimizden anlamadım gitti..en çok bor var onu bile kullanamıyoruz tam olarak...

kullanıcıkanka
21-04-06, 10:34
Her kim olursa olsun verilen tavizler devam ettiği sürece bu böyle gidecek ama nereye kadar? Irak, İran, belki Suriye peki sonra? Herşeyi ile dokunulmamış bir hazine olan Türkiye mi?